Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar (Answers to creationist claims)

Mart 25, 2006

Akıllı Tasarım Hareketinin amacı nedir?

Kategori: Akıllı Tasarım, evrim, evrim teorisi — Da Vinci @ 8:49 pm

Daha önce Akıllı Tasarım: Bilim mi din mi? başlıklı yazımda Kama Belgesi’ne değinmiştim ama sadece bu konuyla ilgili yeni bir yazı yazmak istedim.

Kama Belgesi (Wedge Document)’nde akıllı tasarım hareketinin kısa ve uzun dönemli planlarını ve hedeflerini anlatan Kama Stratejisini içermektedir. Bu belgede temel hedef olarak şu iki madde yer alıyor:

  • To defeat scientific materialism and its destructive moral, cultural and political legacies.
  • To replace materialistic explanations with the theistic understanding that nature and human beings are created by God.

Türkçe’ye çevirmek gerekirse aşağı yukarı amaçlarını şöyle ifade edebiliriz:

  • Bilimsel materyalizmi; yıkıcı manevi, kültürel ve politik mirasını yenilgiye uğratmak
  • Materyalist açıklamaları, doğanın ve insanların Tanrı tarafından yaratıldığı teistik (tanrısal) anlayışı ile değiştirmek.

Bu belgede temel hedeflerin dışında 5 yıllık ve 20 yıllık hedefler de koyulmaktadır. Bunların arasında Akıllı Tasarımın; “bilim dünyasında baskın olarak kabul gören bir teori haline getirilmesi”, “dini (dinsel), manevi, kültürel ve politik hayatın içine iyice işlemesi” gibi bazı hedefler de mevcut. Bu arada bu stratejinin adının neden “kama” olduğunu merak edenler olabilir. Kama belgesinde bu şöyle açıklanıyor: “Materyalist bilimi dev bir ağaç kabul edersek stratejimiz bir kama gibi görev görmesi için tasarlandı. Bir kama görece küçük olmasına rağmen, en zayıf noktasına vurulduğunda bir ağaç gövdesini ikiye ayırabilir.”

Bu arada 5 yıllık strateji planı özeti bölümündeki şu ifade dikkat çekicidir:

Design theory promises to reverse the stifling dominance of the materialist worldview, and to replace it with a science consonant with Christian and theistic convictions.

Burada şöyle diyor: “Tasarım teorisi materyalist dünya görüşünün boğucu egemenliğini geri çevirerek, bunu Hristiyan ve teist inancıyla uyumlu bir bilim ile değiştirmeyi vaadetmektedir.”

Diğer yazımda bunlarla ilgili yorum yapmıştım ama bu sefer sadece bilgilendirme amaçlı olarak bunları veriyorum. Yani bu hedefler, amaçlar ve strateji ile ilgili yorum yapmayacağım. Ama eklemek istidiğim som birşey daha var. Sizce bu belge nasıl ortaya çıkmış olabilir? Acaba AT’ciler bu hedefleri açık açık herkese söyledi mi? Elbette hayır. Akıllı tasarım hareketinin başındakilerden biri olan Stephen C. Meyer’in söylediğine göre belge DI (Discovery Institute) ofislerinin birinden çalınmış ve DI’dan izin alınmadan internete koyulmuş. Ne kadar ilginç öyle değil mi?

Bu konuda daha ayrıntılı bilgi isteyenler bu Kama Belgesine buradan ulaşabilir. Ayrıca buradan da Kama Belgesinin orijinalinin tarayıcıdan çıkarılmış pdf dosyasına ulaşabilirsiniz.

35 Yorum »

  1. “understanding evolution” web sitesinde “frequently asked questions” bolumune girersen, orada su an amerikada yer
    alan -degisik dallarda- dunyanin en seckin bilim kuruluslarinin evrim kurami ogretimini nicin desteklediklerine dair
    cok aydinlatici beyanatlari var. ayrica bircok dini grublarin nicin evrim kuraminin arastirilmaya ve ogretilmeye
    devam edilmesi gerektigini aciklayan bir cok aydinlatici beyanatlari var. eger bu beyanatlari turkceye cevirip
    turk halkina da aktarabilirsen insanlik, medeniyet, anlayis ve bilim yolunda -inanclari her ne olursa olsun-
    butun insanliga buyuk bir hizmet vermis olursun.
    selamlar, saygilar……..

    Yorum yazan: durust birey — Nisan 18, 2006 @ 11:37 am

  2. butun muslumanlara selamun aleykum diyerek basliyorum. ben amerika birlesik devletlerinin boston eyaletinde
    yerlesmis bulunan bizim mutevazi bir musluman cemaatimiz adina bu yaziyi yaziyorum. Bu yazi akilli tasarim
    haraketi ile ilgili olarak basimizdan gecen ve bizi telaslandirip tedbir almaya iten bir olayin anlatimidir.
    lutfen sorumlu butun muslumanlar da bu olayi diger muslumanlara aktarsinlar ki, hepimiz buyuk bir fitneye karsi
    tedbirli ve uyanik olalim: bundan alti ay kadar once endonezyali ahmet isminde bir arkadas cemaatimize
    katildi. bu arkadas devamli olarak cevresindeki butun insanlara evrim teorisini kendince curuten bilgiler
    sunuyor ve eliyle saga, sola, yukariya ve asagiya isaret ederek “evrimi sagda, solda, yukarida ve asagida her yerde
    yikima ugratacagiz ve islami hakim kilacagiz.” diyordu. ve devamli olarak isa peygamberin gelmesinin cok
    yakin oldugunu bildiriyor ve mehdi ile birlikte dunyaya islami hakim kilacagini anlatiyordu. biz de zaten
    bu kisinin evrim ile ilgili kullandigi butun argumanlarin phillip johnson isimli uclemeci hristiyan kisinin
    basini cektigi ve 1900 lu yillarin basindan beri -degisik isimlerle ve cehrelerle- devam eden bu akilli tasarim
    hareketinin argumanlari oldugunu bildigimiz icin, acaba aralarinda bir iliski var mi diye ister istemez kuskuya
    kapiliyorduk. fakat bunu kendisine sordugumuzda olayi siddetle reddediyor ve akilli tasarim hareketine ve uclemeci
    hristiyan inancina lanetler yagdiriyordu. ve bu sekilde cemaatimizde kalmaya belirli bir sure devam etti. fakat daha
    sonra bir gun bu kisi bilgisayarini cemaatimizden bir arkadasimiza odunc biraktiginda –daha sonra anladigimiz–
    buyuk bir unutkanlik yapmis ve phillip johnson ile irtibatli uclemeci bir cemaatle yaptigi yazismalari silmeyi
    unutmustu. Bu yazilari inceledigimizde anladik ki, bu kisi tamamiyla Allah’in Kuran’da siddetle reddettigi
    ve lanet ettigi uclemeci inancin (5.Sure 73, 19.Sure 88-92) ajanligini yapan art niyetli bir
    kisiydi. ve yukarida bahsettigim el isaretleri de bize fark ettirmeden yapilan bir “hac cikarma” ibadetiydi.
    ve yazilarindan anladigimiz kadariyla bu phillip johnson hareketinin su anki en buyuk ideallerinden biri
    islamin icine bu tip ajanlar sokmak ve bunlari birer islam kahramani haline getirebilmek ve daha sonra
    musait bir ortamda hep birlike gercek yuzlerini gostererek Kurana gore lanetli uclemeci inanis altinda butun insanligi
    somurebilmektir. biz Kuran’in kesin emri geregi hickimseye karsi nefret ve dusmanlik uretmeye calismayan mutevazi ve iyi
    niyetli bir cemaat olmaya calisiyoruz. ve hangi inanisa sahip olursa olsun, herkesin bu dunya hayatinda baris ve
    guvenlik icinde yasamasini arzuluyoruz. fakat ayni zamanda bu tip art niyetli hareketleri de kiniyor ve herkesi
    durustluge, acikliga, saygiya ve hosgoruye davet ediyoruz. ve butun muslumanlarin da bu tip durust olmayan faaliyetlere
    karsi yumusak ve agir basli, fakat ayni zamanda tedbirli ve akilli olmalarini –Kuran’in kesin bir emri olarak–
    tavsiye ediyoruz. Size gelince sayin ateist yazar, size de Allah’tan hidayet diliyoruz.

    Yorum yazan: lutfu — Haziran 13, 2006 @ 2:43 am

  3. Ben kendi anlayışıma göre Kuran’da evrim mekanizmasını yalanlayacak bir ifadeye rastlamadım. Aksine örneğin Kuran’da Allah’ın
    bütün gökteki yıldızlara emirlerini vahyettiği yazılıdır. (41/12) Ve şu an bilim adamları vasıtasıyla biliyoruz ki, bu
    yıldızlarda elementler büyük bir evrim mekanizması içinde hidrojen’den başlayıp oradan helyuma ve en ağır elementlere kadar
    harika bir şekilde üretilmektedirler. Dolayısıyla, Allah buna benzer bir evrim mekanizmasını –canlıların en basit organizmalarla
    başlayıp en komplekse doğru gelişmesi– neden doğaya da vahyetmiş olmasın. Denilebilir ki, Kuran’da Allah insanı iki eliyle
    yaratmıştır diye yazılıdır. Fakat aynı şekilde Allah’ın bütün yıldızları da elleriyle yarattığı yazılıdır. (51/47) Halbuki biz
    bilimsel olarak biliyoruz ki, bu yıldızlar el değmeden evrende doğal olarak oluşmaktadırlar. O halde “elleriyle yaratmak”
    ifadesini “kudretiyle, bütün maharetiyle yaratmak” olarak algılayabiliriz bence. ve Kuran’da bunun haricinde evrim mekanizmasını
    destekleyici daha değişik bir çok ifadeler de mevcut sanıyorum. Burada bazı arkadaşlar bu konuda beni çok mutlu eden değişik örnekler
    vermişler diğer bazı bölümlerde. Dolayısıyla, eğer canlılardaki evrim mekanizması bir gün tam olarak ortaya konulabilirse, belki de
    bu Allah’ın haber verdiği en büyük mucizelerden biri olarak tarihe geçebilir. Ve batıl üçleme inancını destekleyen ve evrime kör bir
    nefret besleyen bu akıllı tasarım hareketi de tamamen iflas edebilir yakın bir gelecekte. Bu açıdan sevgili yazar, belki de siz
    burada böylelikle bilmeden Allah’a hizmet ediyor da olabilirsiniz, kimbilir belki ileride O’nu gerçek manada tanıyıp
    sevebilirsiniz……

    Yorum yazan: yusuf — Haziran 18, 2006 @ 11:30 am

  4. Burada Yusuf önemli noktalara dikkat çekmiş.İslam’a göre Allah’ın iki tip yaratması vardır.Birincisi yoktan var etmedir.Yani Kur’an ayetlerinde geçen “OL” sözü yoktan var etmek emridir.Hiçbir şey yok iken maddenin yaratılması ya da zaman yok iken zamanın olması bu cinsten bir yaratmadır.İkinci tip yaratma ise Allah’ın “OL” demesiyle yarattığı maddeyi, çekip çevirmesiyle olur.Yusuf’un verdiği yıldız örneği bu cinstendir.Yıldızdaki madde yoktan var edildi fakat Helyum Hidrojenden oluştu.

    Burada demek isteğim şudur ki;ben tesadüfler ile evrenin ya da canlılığın oluştuğu düşünmüyorum.Ancak tanıdığım bazı insanlar da tanrının canlıları evrim ile yarattığını savunuyordu.Olabilir her düşünceyi göz önünde bulundurmak gerekir.

    Yorum yazan: isimsiz — Aralık 21, 2006 @ 11:14 am

  5. dunya capinda “evrim karsiti” haraketi baslatan
    “PHILLIP JOHNSON” (bu ismi turkceye cevirirsek :) “HALUK YAHYAGIL” bence cagimizin “mesih deccal”
    hareketinin oncusudur. bu kurnaz profesor “akilli tasarim” kisvesi altinda “evanjelik hristiyan ideolojisini” once abd’nin daha sonra da diger butun ulkelerin ders programlarina sokmaya calisiyor olmali.
    bilindigi gibi evrim kurami butun “insanlarin Allahin suretinde yaratildigini” iddia eden ve Isa Peygamberin “Allahin tipatip aynisi olan bir tecellisi oldugunu” iddia eden bu evanjelik hristiyan ideolojisini bilimsel platformda hezimete ugratmistir. insanlarin daha basit canlilardan evrimleserek geldigini gosteren bircok fosil kaydi kendilerini “direkt olarak bir anda Allahin suretinde yaratilmis kisiler” olarak goren bu adamlara buyuk bir ilahi tokat olmustur ve olmaya devam etmektedir. nasil ki bunlarin atalari gecmis yuzyillarda
    dunyayi evrenin merkezi seklinde sunarak (cunki onlara gore “Allahin biricik oglu olan Isa” ancak evrenin merkezinde ve en buyuk olan bir gezegende yasamis olabilirdi) buyuk bir yanilgiya dusmusler ve daha sonra bilimsel platformda hezimete ugramislarsa, insallah bunlar da atalari gibi hezimete ugrayacaklar ve daha sonra insallah (bir coklari) evrim kurami ile birlikte gercek Yaraticiya yoneleceklerdir. —bu acidan bu sitede evrim olayini “vahiy ile yonlendirilen ilahi bir doga olayi” olarak algilayip bircok yonleriyle kabul eden ve bu konuda Kitabtan deliller sunan inancli arkadaslari butun gonlumle tebrik etmek isterim—
    insallah yakin bir zaman sonra evrim karsiti bu “mesih deccal” hareketi bilimsel bulgular karsisinda tamamen cokecek, ve yeryuzundeki insanlarin buyuk cogunlugu “ol” emriyle ve belki de “evrim mekanizmasini kullanarak” butun canliligi yaratmis biricik ve tek Allaha doneceklerdir. bu sadece benim buyuk bir umidim ve inancim, buyuk bir arzum, ve Allahtan buyuk bir duamdir. selamlarimla……..

    Yorum yazan: umut uyaran — Ocak 2, 2007 @ 2:59 am

  6. benim bildigim kadariyla “mesih deccal”
    cagimizda ortaya cikip bircok insanlari Allahin ve mesih Isa peygamberin adini kullanarak saptiracak bir sahtekar kisi (ve onun ideolojisi) anlamindadir. ve saniyorum bu baglamda islam alemi icinde cikacagi bildirilen “mehdi deccal” de aynen buna benzer bir mantikla hareket edip bircok insanlari Allahin ve mehdi Muhammed peygamberin adini
    kullanarak saptiracak bir sahtekar kisi (ve onun idelojisi) anlamindadir. ve saniyorum bu her iki “deccal” de evrim kuramini ve ateizmi
    kendilerine hedef secerek bazi saf dindar insanlarin gonullerini oncelikle bu sekilde kendilerine cekmeye calisacaklardir. ve kendilerini ateizme karsi savasan “inancli birer kahraman” olarak maskelemeye calisacaklardir. bu konuda saniyorum inananlarin unutmamasi gereken en onemli hususlardan bazilari sunlar olabilir:
    1) Allah katinda en kotu olan kisiler ateistler degil, fakat Allah adina hareket edip Onun adina yalan uyduran zalimlerdir. (6.sure 93)
    2) Allah katinda en igrenc zalimlik kendisine hicbir sey vahyedilmemisken “bana vahyolundu”
    iddiasinda bulunmaktir. (6.sure 93)
    nitekim her iki “deccal” de saniyorum Allahin vahyiyle hareket eden kisiler olduklarina inanacak ve kandirdiklari insanlara da bu fikri empoze etmeye calisacaklardir. (7.sure 30 & 6.sure 71) bunlarin gercek kimligini ancak Allahin Kitabini hakkiyla okuyan salih inananlar idrak edeceklerdir.
    3) ozellikle “mehdi deccal” saniyorum kendisinin mutlak bir mehdi oldugunu ima etmek icin cok sayida “sahte gaybi hadis” kullanacakdir.
    burada bilinmesi gereken en onemli husus saniyorum Muhammed Peygamberin kendisine Kuranda vahyedilen “gayb” bilgisi disinda hicbir “gaybi” bilgiye sahip olmadigini kavramaktir. (6.sure 50 & 12.sure 102) Muhammed Peygamber sadece kendisine Kuranda vahyedilen bu “gayb” bilgisine tabi olmus ve bunu Allahin emri geregi butun insanlara da iletmistir. (6.sure 50 & 12.sure 102 & 72.sure 26-2 8) dolayisiyla, Allahin ve Peygamberin bu acik Kuransal beyanini inkar edip “mehdi deccalin” pesine takilan insanlar saniyorum Kuranda bildirilen su akibetle karsilasacaklardir isin sonunda: (24.sure 39)(7.sure 30 & 18.sure 104)
    4) bu baglamda, eger “evrim kurami” yakin bir gelecekte bazi yeni somut deliller ve kesiflerle daha da guclenir, ve bunun
    —bircok yonleriyle— Allahin
    iradesinin acik bir yansimasi oldugu butun hristiyan ve islam aleminde kabul edilirse, belki de bu her iki “deccalin” sonunu getirecektir.
    5) unutulmamasi gereken simdilik son bir onemli husus da saniyorum su olabilir: her iki “deccale” karsi her kim mucadele ederse etsin, saniyorum bu kisiler ateistler bile olsa, sonucta bilmeden Allaha hizmet ediyorlar konumunda olabilirler. cunki goklerde ve yerde olan her kisi Allaha aittir, ve Allah bu “deccalleri” ve bunlarin Onun adina uydurduklari sahte yol ve ideolojiyi hezimete ugratmak icin butun kullarini kullanabilir diledigi gibi. (48.sure 7 & 21.sure 19)(23.sure 55-59 & 74.sure 11-17)

    Yorum yazan: egemen ufuklar — Şubat 4, 2007 @ 10:28 am

  7. sayin yazar, ncse (national center for science education) web sitesinde, son zamanda amerikada basilmis bulunan ciddi bir bilim adami gorunumundeki —fanatik evangelist hristiyan— Jonathan Wells’in “icons of evolution” isimli kitabinda evrim kuraminin en bilinen delillerine karsi yonelttigi elestri ve argumanlara verilen cesitli guzel bilimsel cevaplar var. (Alan Gishlick tarafindan hazirlanmis) eger imkaniniz varsa, bunlarin turkceye cevrilip, ilgilenen butun insanlara da ulastirilmasini onemle tavsiye ederim. calismalarinizda basarilar dilerim.

    Yorum yazan: hakan hekimoglu — Şubat 25, 2007 @ 4:01 am

  8. Hakan bey,

    Bahsettiğiniz yazıdan uzun bir süredir haberim var. Alan Gishlick’in yazısından başka da Jonathan Wells’in “Icons of Evolution” kitabındaki birçok bilimsel yanlışı açıklayan yazılar var. Bunların en azından birinin Türkçeye çevrilmesi gerçekten çok iyi olur. Aslında daha önceki yazılarımda bu yazılardan bazı bölümleri Türkçeye çevirmiş bulundum. Ama baştan sona Türkçeye çevirmek için ciddi bir zaman harcamak gerekir ve maalesef benim böyle bir zamanım yok. Keşke buna harcayacak boş vaktim olsa…

    Bu arada bahsettiğim diğer yazılar şunlar:

    http://www.nmsr.org/iconanti.htm
    http://www.talkorigins.org/faqs/wells/
    http://www.cbs.dtu.dk/staff/dave/IconsReview.html

    Yorum yazan: Da Vinci — Şubat 26, 2007 @ 8:41 pm

  9. Bazı arkadaşlar Harun Yahya nın evrim teorisine karşı olmasını evanjelik Protestanlar adına yaptığı hakkında zanna kapılmış. Ve bu konuda yanlış söylentilerde bulunmuş. Anlaşılan Harun Yahya nın sitesine hiç bakmamış. Harun Yahya nın evrim teorisini hedef almasının nedeni , bu teorinin her türlü din aleyhtarı felsefenin temelini oluşturmasındandır. Yazarın eserleri incelendiğinde sadece darwinizmle değil, materyalizm, kominizm, faşizm, siyonizm, masonluk gibi din dışı ideolojilerle de fikren mücadele ettiği görülebilir. Evrim inancı da bugüne kadar Yaratıcıya değil, inkarcılara hizmet etmiştir. Bir de evrimi gösteren bir çok fosil kayıtlarından bahsedilmiş! Galiba arkadaş Yaratılış Atlası Fransa yı ve diğer Avrupa milletlerini sallamadan önce yorum yollamış. Neyse mevzu da o değil zaten. Evanjelik Protestanlık hareketi ile ilgili olaraktan kendisinin Allah ın Kur’an-ı Kerim’de reddettiği ve lanet ettiği üçleme inancından da haberi vardır. Bu konuda kendisinin
    Kitapları ve makaleleri de bulunmaktadır.
    http://www.harunyahya.org/imani/hz_isa_peygamberdir/hz_isa_peygamberdir_01.html
    kitabı ve
    http://www.harunyahya.org/Makaleler/oglu_degildir.html makalesi incelenebilir.

    bundan başka kitap ve makaleleri de vardır.

    Yorum yazan: e_akyol — Mart 24, 2007 @ 1:43 am

  10. HY’nin yaratilis atlasi denilen sacmaliginin Avrupa ulkelerini salladigindan bahsetmis. Dogrudur salladi. Ama neden? “Boyle bilimsel verilerle celisen yalan yanlis bilgilerle dolu bir kitap nerden cikti nasil oldu da bize gonderildi” diye sallandilar. Yoksa “vay be adam ne guzel gostermis, biz de simdiye kadar enayi gibi evrim masallarina inaniyorduk” diye sallandiklari yok. Yani sallandiklari dogrudur ama asil onemli olan neden sallandiklari.

    Yorum yazan: Da Vinci — Mart 25, 2007 @ 10:21 pm

  11. yine evrimcilerin klasik olarak uyguladığı, fikirden ziyade kelimeler alınıp alaycı bir üslupla demagojiye başvurulmuş.

    kitabın bilimsel verilerle celisen yalan yanlis bilgilerle dolu bir kitap olarak algılandığı yazılmış!!!
    o yüzden Fransa da bu kitabın, Allah’ın varlığını reddetmek ve materyalist felsefeyi çöküşten korumak uğruna yüzyıllardır savunulan özgürlükçü gelenek terk edilip bakanlık emriyle de okullarda bulunulması yasaklanmış. o yüzden söz konusu kitaptaki fikir ve belgelere el sürülmeden direk demagojik savunmaya başvurulmuş.

    Fikirlere karşı fikirlerle mücadele edemeyenler her dönemde kitapları yasaklama, okurları baskı altına alma ve daha da ileri giderek kitap yakma yöntemlerine başvurmuşlardır. Fransızlar da bugünlerde fikri hiçbir cevap veremedikleri Yaratılış Atlası isimli kitabı Nazi Almanyası’ndan kalma yasakçı ve baskıcı bir kimliğe bürünerek övündükleri filozoflarının ve onların dünyaya aşıladıkları sapkın fikirleriyle ve -gerçekte boş bir aldanıştan ibaret olan- kültürlerini ve geleneklerini bir çırpıda terk etmişlerdir. Materyalist fikirlerin beşiği olan Fransada bile fikre, fikirle karşılık veremeyenlerin aczini gösteren bu durum, evrim teorisinin ve bilimsel destek oluşturduğu ideolojilerin son çırpınışlarını ortaya koymaktadır.

    http://www.lefigaro.fr/france/20070202.FIG000000236_offensive_du_creationnisme_islamique_en_france.html

    http://www.humanite.presse.fr/journal/2007-02-08/2007-02-08-845535

    http://www.sciencemag.org/cgi/content/summary/315/5814/925a

    http://www.turkwelt.de/News/file/article/sid/20/index.html

    http://www.sabah.com.tr/2007/02/03/gun124.html

    http://www.harunyahya.org/guncel/fransada_yaratilis_atlasi.htm

    Yorum yazan: e_akyol — Mart 26, 2007 @ 1:55 am

  12. Sayin Akyol,

    Bu gazetelerde yazanlarla ne gostermeye calistiginizi anlamadim. O kitabin icindekiler neyi kanitliyor saniyorsunuz? Kimsenin bilmedigi yeni bilgiler mi var saniyorsunuz o kitapta? Yeni bilimsel verilere mi yer veriliyor saniyorsunuz? Fosil resimlerini aliyor ve yanina o fosile benzeyen bir canlinin resmini koyuyor ve “bakin bu canli bu canli su kadar milyon yildir degismemiz, demek evrim yok” diyor. O linkini verdginiz Science Magazine makalesinde bu kitabin gonderildigi kisilerden biri olan Gerdien de Jong (Utrecht Universitesinden bir biyolog) bunun “absurdly ridiculous” (anlamsiz sekilde sacma diye cevrilebilir) bir mantik oldugunu soyledigi belirtiliyor. Tabi HY o yazidaki bu tip bolumlere deginmiyor. Ayrica HY sitesinde Science@daki yazida “ünümüzde yaşayan canlılarla tıpa tıp aynı olan fosillerin resimlerine ayrılmış” demis ama yazida “tipa tip ayni” diye birsey yok “look strikingly similar” yani “carpici sekilde benzer gozuken” diyor. HY yine her zaman yaptigi gibi kasitli ceviri yanlislari yapmaya devam ediyor.

    Yorum yazan: Da Vinci — Mart 27, 2007 @ 7:42 pm

  13. Kimse tarafından bilinmeyen bilgilerin olduğu hakkında bir zannım yok . Aksine bazı bazı çevreler tarafından bilinen ama toplumun genel kesimi tarafından bilinmeyen veya farklı şekilde tanıtılan fosiller kitaplaştırılmıştır. Şimdi günümüz evrimcilerinin içinde bulunduğu önyargılarını göz önüne aldığımızda buna karşı olumlu bir yanıt beklenmez. Ancak evrim teorisinin temel iddiası olan, türlerin uzun süreçler içinde değişimlere uğrayarak birbirinden türediği iddiasına karşı konulamaz bir darbe vurulmuştur ve gündeme taşınmıştır. Nitekim yeryüzünün neredeyse tümü kazılmış olmasına rağmen, Darwinistlerin, türler arasında sözde geçişim sürecini gösterebilecekleri bir tane bile fosil yoktur.
    Birçok darwinist de dahi böylesine kompleks ve birbirinden tamamen farklı canlı gruplarının evrim teorisine göre açıklanabilmesi için, önceki devirlere ait çok zengin ve aşamalı bir gelişimi gösteren fosil yatakları bulunması gerektiği, ama bunun söz konusu olmadığını bilmektedir.
    Dünyanın nasıl olup da böyle birdenbire birbirlerinden çok farklı canlı sınıflamalarıyla dolup taştığı, hiçbir ortak ataya sahip olmayan apayrı yapılardaki canlıların nasıl ortaya çıktığı da evrimcilerin asla cevaplayamadıkları bir sorudur.

    Nitekim Darwin de, “eğer aynı sınıfa ait çok sayıdaki tür gerçekten yaşama bir anda ve birlikte başlamışsa, bu doğal seleksiyonla ortak atadan evrimleşme teorisine öldürücü bir darbe olurdu” diye yorumda bulunmuştur. (Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 302) Şimdiye kadar bulunan fosiller ise bu darbeyi ortaya koymaktadır. Bilimsel çevreler tarafından zaten bilinen bu gerçek de bu kitapta açıklanmıştır. Yani evrim teorisi temellerinden biri olan ara geçiş formlarının hayali bir mekanizma olduğu kamuoyunun önüne serilmiştir. Darwin bile bugün yaşasa belki bu nedenle teorisini reddedecekti.

    Ancak günümüz evrimcileri görüldüğü üzere teorinin sahibi darwinden bile daha katı ve bağnazdır. Darwin “Eğer teorim doğruysa, türleri birbirine bağlayan sayısız ara-geçiş çeşitleri mutlaka yaşamış olmalıdır… Bunların yaşamış olduklarının kanıtları da sadece fosil kalıntıları arasında bulunabilir” gibi yorumda bulunarak teorinin doğrulanmasında bazı bilimsel kriterler ortaya koymuştur. Ama günümüz evrimcileri bu kıstası bir kenara bırakarak her ne suretle olursa olsun evrime inanma kararlılığını göstermektedir. Buna göre kimi zaman göre sahte fosiller üretirler, hayali çizimleri bilimsel delil gibi gösterirler, bazen metafiziğe bile kaydıkları görülmüştür. Örneğin bazı evrimciler tarafından ortaya atılan umulan canavar(hopeful monster) teorisi de, bulunması umulan ara geçiş formlarının bulunamamasından dolayı baskı altındaki bazı evrimcilerin, ara geçiş formlarına gerek olmadığı, çünkü türler arasında geçişin aniden olduğu yönündeki iddiadır. Buna göre örneğin ilk kuş bir sürüngen yumurtasından TESADÜFEN çıkmış, yine TESADÜFEN başka yumurtadan çıkan bir kuşla birleşerek kuş familyası oluşturulduğu ortaya atılmıştır gibi. Tabi bu teori bugün evrimciler tarafından bile kabul görmemektedir.
    Ama bu ve benzeri şekildeki taassup ve bağnazlık içerisindeki kişilerin önüne ne getirilirse getirilsin akıl ve vicdanlarıyla değil önyargılarıyla ve aynı düşünce kalıbında yorum yapacağı aşikardır. Bu kişileri endişelendiren ise darwinizmin içinde bulunduğu bu açmazın kamuoyu önüne serilmesidir. Verilen linklerde bazı yayın organlarındaki etki ortaya konulmuştur. Ancak asıl tepkiyi Fransa ve bazı diğer avrupa ülkelerinin milli eğitim bakanlıkları vermiştir. Kitabı yasaklayan Fransa Milli Eğitim Bakanı konu hakkında bizzat açıklama yapmış, kitabın öğrencilerden uzak tutulması talimatını vermiş ve Fransızlar için sakıncalı gördüğünü ifade etmekten kaçınmamıştır. Yani Almanya nazizminde olduğu gibi. Evrimciler de ancak kitaptaki dilbilgisi, çeviri hataları veya kitabın finansmanı, şekli, cilt baskısı sayfa sayısı, kağıt kalitesi gibi konularda demagojik yorumlar yaparak cevap verilmiş görünmekte veya kendilerini tatmin etmektedirler.

    Yorum yazan: e_akyol — Mart 29, 2007 @ 12:49 am

  14. Bakıyorum e_akyol rumuzlu arkadaşın yazdığı yorum üzerine hiç kimse yorum yapmamış. En azından henüz. Bence bu artık sözün bittiği yerdir. Hala inatla evrim, evrim diyen arkadaşları o çok savundukları düşünme, fikir yürütme, sorgulama gibi hasletlerini biraz da evrim teorisini sorgulamak için kullanmaya davet ediyorum. Kazançlı çıkacak olan sizlersiniz. Bilime inanmış olmanız güzel ancak bilim adına her sunulana da lütfen inanmayın.

    Yorum yazan: ismail codar — Nisan 5, 2007 @ 8:07 pm

  15. hy kitaplari, sanirim, bilim adami kiliginda gercek kimlik ve niyetlerini gizlemis Amerikan Evangelistlerin bu ciddi bilimsel konu aleyhine yaptiklari cogunlukla basit ve adi carpitmalarin yalan yanlis tercumelerinden ibaret eserler genelde.

    fransa dahil butun gelismis ulkelerde ve Amerikada zaten bu Evangelist iddialar cok daha onceden ele alinmis ve cevaplandirilmistir.

    hy gibi gizli bir Evangelist hayrani ve masasi olan bir piyonun yazdigi bu tip kotu tercume eserler ancak bu konu hakkinda yeterli bilgisi olmayan saf ve cahil bazi dindar insanlari etkilemek icin kullanilan bir propaganda malzemesi olmasi disinda,
    sanirim aydin ve bilgili (dindar olsun, ateist olsun) insanlar uzerinde pek etkili olmaz…..

    ben de yukarida bir arkadasin isaret ettigi noktaya aynen katiliyorum: sanirim dunya capinda evrim karsiti hareketi baslatan Amerikan Evangelist PHILLIP JOHNSON
    (turkcesi: YAHYAGIL) ve yine …..YAHYA kod ismiyle hareket eden malum kisi buyuk ihtimalle bu cagin iki buyuk DECCALI olabilirler. yakinda umarim bu gercek cok daha genis capta yayilir…….

    (Not: bugun butun Evangelistler ateizme, masonluga karsi mucadele etme maskesi altinda
    faaliyetlerini surduruyorlar. dileyenler internette yapacaklari kucuk bir arastirmayla derhal bu gercegin farkina varabilirler.)

    Yorum yazan: rustem kemal buyuker — Nisan 11, 2007 @ 3:06 pm

  16. Evet, su an dunya capinda uygulanmakta olan “Evangelist Plan” sanirim kisaca sundan ibaret olabilir:

    Evrim mekanizmasini kullanarak yeryuzunde yasami ve canliligi yaratmis olabilecek bir Yaratici fikri bugun butun Evangelistleri dehsete dusuren en kotu ve korkulu bir ruyadir.

    Cunki boyle bir sey yeryuzundeki butun turleri kendi eliyle ve bir anda yarattigi, ve butun insanlari da bunun ardindan yine bir anda ve kendi suretinde yarattigi iddia edilen bu “Evangelist Tanri” inancinin aslinda bir yalan oldugunu ortaya dokecektir.

    ve bu durum yine, tum bunlarin ardindan Meryem ile iliskiye girip kendisine Isa adinda
    –kendisine tipatip benzeyen– bir insan-ogul peydahladigi iddia edilen bu “Evangelist Tanri” inancinin aslinda bir yalan oldugunu ortaya dokecektir.

    Bu sebeble, su an merkezi Amerika’da bulunan ve gunumuzde hepimizin uzulerek sahid oldugu ortadoguda ve dunya capinda yurutulen isgal ve somuru faaliyetini arka planda tasarlayip tetikleyen bu “Evangelist Hareket” sanirim yine Islam alemine yonelik olarak su gizli ve art niyetli planini da belirli bir sure once yururluge koymustur:

    a) Islam alemi icinde oncelikle insanlari Evrim Kuramina karsi kiskirtacak bir takim insanlari yerlestirmek, ve bu kisilerin ateizme, siyonizme, masonluga vs. karsi mucadele eden “Islam Kahramanlari” olarak lanse edilmesini saglamak….

    b) Ve yine bu Islam etiketli ajanlar vasitasiyla butun insanlara Isa’nin cok yakinda yeryuzune tekrar geri gelecegi ve Evrim Kuramini tamamen ortadan kaldiracagi
    fikrinin asilanmasini saglamak…….

    c) Bu konuda bir zamanlar dunya capinda bu “Evangelist Mesih Deccal” hareketinin merkezi olarak kullanilan Istanbul (onlara gore Konstantinopol) sehrinin bu ajanlar icin ozellikle merkez sehir olarak secilmis olmasi……

    Dolayisiyla, yukarida cok kisa ve genel hatlariyla aciklamaya calistigim bu “Evangelist Plan” karsisinda butun sorumlu insanlarin ve ozellikle serefli Turk Milletimizin –dindari ve ateistiyle– hep birlikte uyanik ve tedbirli olmamizi gonulden salik veririm…..

    Yorum yazan: hasan edirneli — Nisan 12, 2007 @ 10:26 pm

  17. Gecenlerde internet uzerinde yapmis oldugum bazi muhabbetlerde diger musluman ulkelerden (sanirim misir, ya da urdun) bazi arkadaslar beni uzen bir yorumda bulundular.
    Buna gore, yakinda Istanbulda olmasi beklenen deprem onlara gore Allahin butun insanlara

    “EVANGELISTLERIN etkisi altinda calisan ISLAM DECCALININ”

    Istanbulda ve Turkler arasinda turedigini gostermek icin olacak ilahi bir isaret ve cezalandirma anlaminda gerceklesecekmis.

    ve yahudilere gonderilen peygamber Harun (AAron) ve hristiyanlara gonderilen peygamber Yahya (John) isimlerini kendisine takma isim olarak secen bu DECCALIN bu hadiseden sonra maskesi tamamen dusecekmis.

    Insallah kastettikleri bu adam gercek manada Turk degildir, ve insallah yakinda cekip gider bu ulkeden usaklik ettigi herhangi bir Evangelist ulkeye……..

    Yorum yazan: nuray m. agarbey — Nisan 13, 2007 @ 1:24 am

  18. Öncelikle belirtilmelidir ki savunulan evrim teorisi ortaya atıldığı günden beri her zaman din dışı ideolojilere sözde bilimsel destek sağlamıştır ve mazlum halkların aleyhinde yer tutmuştur. Özellikle de müslüman milletler bu kutuplaşmadan ciddi zarar görmüşler ve hala görmektedirler. Bir kaç örnek vermek gerekirse bu gün doğu Türkistan da yaşayan müslüman kardeşlerimiz darwinizmden destek bulan komünist rejimle yönetilen çinin despot rejimi altında ezilmektedirler. Uygur kökenli Müslümanların oluşturduğu Doğu Türkistan’da, Çin Komünist Partisi tarafından, Çin’in hiçbir bölgesinde yaşanmayan boyutlarda şiddet ve baskı uygulanmaktadır. İşkence, idam, çalışma kampları, dini baskı Doğu Türkistan’da uzun yıllardır günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. Müslümanlar sadece dinlerini yaşamak istedikleri için tutuklanmakta, işkenceleri ile ünlü Çin hapishanelerinde aylar, hatta yıllar boyunca tutulmakta, özgürlük ve demokrasi taleplerini dile getirenler acımasızca idam edilmektedir. Avrupa da bazı ülkelerde gurbetçi olarak yaşayan Müslüman azınlıklar hala neo-nazi holiganlar gibi grupların tacizlerine maruz kalmakta hatta can ve mal kayıplarına uğratılmaktadırlar. Darwinizm vahşetine günümüz dünyasındaki en bariz örnek ise israilin uygulamakta olduğu siyonist idelojidedir. Eski İsrail başbakanı izak şamir bir açıklamasında :
    “Ağaçlardan inen insanlardan meydana gelen ulusların dünyanın liderliğini üstlenmeleri kabul edilebilecek bir şey değildir. İlkeller nasıl kendilerine ait fikirlere sahip olabilirler? Birleşmiş Milletler’in kararı bir kez daha bize göstermiştir ki, biz diğer uluslar gibi değiliz.”( Roger Garaudy, Siyonizm Dosyası, sf. 193) Şeklindeki söylemi bu ideolojinin de sosyal darwinist sözde evrimsel mekanizmaları kullanarak uyguladığı şiddetin meşrulaştırmaya çalıştığını açıkça göstermektedir.
    Darwinizm, sömürgeciliğin sözde bilimsel temeli olmuştur. Çünkü Darwin, insan ırklarını ileri sürdüğü hayali evrim süreci içinde farklı basamaklara yerleştirmiştir. Avrupalı Beyaz Adam’ı en ileri ırk saymış, Asyalı ve Afrikalı kavimleri ise neredeyse maymunlarla aynı düzeyde göstermiştir. Dahası, tüm insanlığın daimi bir çatışma ve yaşam mücadelesi sürdürdüğünü, bu mücadele içinde Batı’nın kazanmasının ve diğerlerini köleleştirmesinin “doğanın kanunu” olduğunu öne sürmüştür. Darwin, İnsanın Türeyişi adlı kitabında şöyle yazmıştır:
    Belki de yüzyıllar kadar sürmeyecek yakın bir gelecekte, medeni insan ırkları, vahşi ırkları tamamen yeryüzünden silecekler ve onların yerine geçecekler. Öte yandan insansı maymunlar da… kuşkusuz elimine edilecekler. Böylece insan ile en yakın akrabaları arasındaki boşluk daha da genişleyecek.(Charles Darwin, The Descent of Man, 2. baskı, New York, A. L. Burt Co., 1874, s. 17 8) Görüldüğü gibi evrim teorisine karşı olan insanlar bilime , ilerlemeye karşı olmasından veya evanjelik Protestanlara destek sağlamak amacıyla karşı çıkmıyor, gerçekte masal olan bu teorinin oluşturduğu din dışı ideolojileri temelinden çökertmek amacıyla karşı çıkmaktadır. Yani ideolojileri sivrisinekler gibi tek tek yok etmek yerine kaynak bulduğu bataklığı kurutarak yok edilmesi amaçlanmaktadır. Harun Yahya nın evanjelik Protestanlığa hizmet ettiği ise bazı kişilerin yorumlarında sandıkları gibi tutarsız bir zandan ötesi değildir. Kendisi yeni masonik düzen isimli kitabında bu mezhebin doğuşu, amaçları ve kabalist Yahudilerin Mesih planına yaptıkları katkı açıkça belirtilmektedir. Dileyen sitesinden bütün kitabı online olarak inceleyebilir. http://www.harunyahya.org/kitap/YMD/YMD.html
    Deprem meselesine gelince eğer Allah kaderde deprem yaratmışsa olur ve bunun önüne geçilemez. İnsanların ölmesi için deprem olması da gerekmez. Ayrıca mısır veya Ürdünlülerin olmamış deprem hakkında yorum yapması İslam a ters düşer. Hz Harun(as) ve Hz Yahya(as) hristiyan ve Musevilere gönderilmesine rağmen biz de onları peygamber olarak kabul ederiz. Müslüman olduğunu umduğum yorum sahibinin İslam ı güvenilir kaynaklardan( örneğin diyanet işleri yayınları veya web sitesi) öğrenip yorum yapmasını tavsiye ederim. Diğer yorumcuların da zanlarına göre değil gerçek bilgilere göre yorum yapması kendileri açısından daha iyi olur. Nitekim Kur’an ‘da insanları şaşırtıp-saptıranlar için “onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak ‘zan ve tahminle’ yalan söylerler” (Enam Suresi, 116) ayetinde belirtilen kişilerden olup hem dünyada , hem ahirette küçük düşmelerine yol açabilir.

    Yorum yazan: e_akyol — Nisan 23, 2007 @ 5:24 pm

  19. evrim karsitligi bundan yaklasik yuzyil kadar once sanirim Amerikada “maymun davasi” adiyla anilan olayla baslamistir.
    bu davada bugunku evangelistlerin atalari olan kisiler her turlu iftira, asagilama ve karalama kampanyasini kullanarak bu bilimsel kurami derhal ortadan kaldirmaya calismislar, fakat gunumuze kadar hala basarili olamamislardir.
    bu evangelistlerin bu bilimsel kurama olan dusmanliklarinin temelinde yatan en buyuk sebeb ise, sanirim, onlarin incil’deki bazi ayetleri kendi egoist anlayislari dogrultusunda yanlis yorumlayarak

    a) Allahin yeyuzundeki her tur canliyi bir anda ve kendi eliyle, ve asla degismez bir tarzda yarattigi,
    b) ve bundan sonra da en son olarak insan turunu yine asla degismez bir tarzda ve KENDI SURETINDE yarattigi,

    sanisina kapilmis olmalaridir.

    halbuki evrim kurami yeryuzundeki her canli turunun her zaman degisime ve evrime acik olabilecegini gostererek bu carpik ve egoist evangelist saniyi temelinden sarsmistir.

    elbette —ilahi bir yonlendirme
    dogrultusunda— her zaman degisime ve evrime acik olabilecek hicbir canli turunun asla evrimlesmesi dusunulemeyecek olan tek Allahin kesinlikle ve hicbir sekilde tecellisi ya da SURETI olamayacagini anlayan bu evangelistler derhal kurnaz ve pis taktiklere basvurarak dindar insanlari dunya capinda bu kuram aleyhine kiskirtmaya baslamislardir.
    bu oldukca adi ve kurnaz papaz taktiklerinden bazilarini soyle siralayabiliriz:

    1) evrim kuramini kesinlikle sadece ateizmi destekleyen bir kuram olarak lanse etmek.
    2) yeryuzunde temelde evrim kuramini ve bu kuramin getirdigi bazi kavramlari yanlis yorumlayip kotuye kullanan birtakim hasta ruhlu insanlari on plana cikarip kullanarak bunlarin sahsinda butun kurami ve buna inanan dunya capinda cok sayida iyi niyetli ve anlayisli butun bilimadamlarini ve diger butun insanlari –dindar ya da ateist– lekelemeye calismak. (ornegin: hitleri, stalini vs. kullanmak.)
    3) bircok fanatik evangelist papazi sozde biyologlar olarak yetistirip evrim kurami lehine gunumuzde bulunmus bircok bulguyu carpitmalarini saglamak. (bunun en son ornegi: Jonathan Wells isimli unlu papaz, (pardon) biyolog!)

    ve bunun disinda daha nice sesli ve goruntulu hazirlanmis adi ve kurnaz evangelist propaganda malzemeleri. (HY bunlari bizden cok daha iyi bilir kuskusuz!)

    fakat butun bunlara ragmen, su an bu vahsi ve egoist evangelist hareketin merkezi olan Amerikada dahi cok sayida salih dindar insanlar ve bunun disinda cok sayida diger butun aydin insanlar bu kurami ve bu kuram hakkinda yapilmaya devam edilen butun arastirmalari gonulden desteklemektedirler.
    ve saniyorum ESI BENZERI OLMAYAN TEK ALLAH inancina en yakin olan hristiyanlar da yine bu evrim kuramina ilimli yaklasan butun hristiyan gruplar olabilirler yakinda, potansiyel olarak.

    (not: gecenlerde CNN commentaries bolumunde
    prof. Francis Collins’e ait bir makale yayinlandi. —Prof. Collins insandaki uc kusur milyar genin haritasini cikarmayi basaran amerikali bilimadamlari grubunun basindaki en kidemli profesor—
    bu makalede Prof. Collins kendisi eskiden bir ateist iken neden fikrini degistirip daha sonra Allaha yoneldigini aciklamis.
    ve sonra evrim kuraminin neden “buyuk ilahi bir plan” olarak algilanabilecegi konusunda sahsi kanisini ve delillerini sunmus.
    ve Amerikadaki evrim karsiti evangelist hareketin aslinda ne kadar yersiz ve bagnaz bir hareket olabilecegine isaret etmis. ingilizce bilen butun arkadaslarin bu makaleye ulasarak tamamini okumalarini onemle tavsiye ederim.)

    Dolayisiyla, Kuranda “yeryuzunde Allah adina uretilmis en buyuk ve korkunc yalan” olarak nitelendirilen

    a) butun insan turunun bir anda ve asla degismez bir sekilde Allahin suretinde yaratildigi,
    b) ve buna binaen de Hz. Isa’nin tipatip Allahin suretinde oldugu,

    yalanini (5/17 & 19/88-91)destekleyebilmek icin baslatilmis ve gunumuzde dunya capinda hizla surdurulmekte olan bu evrim karsiti evangelist hareket umarim yakinda tamamen bilim karsisinda hezimete ugrar.
    ve dilerim bundan sonra butun aydin ve dindar, egitimli ve kulturlu genclerimiz bu konuya cok daha durust, sagduyulu ve akilci yaklasirlar.
    ve yine dilerim yeryuzunde butun dindar insanlar bu kuram sayesinde ESI BENZERI OLMAYAN TEK VE BIRICIK ALLAH inancinda birlesirler.
    ve yine dilerim, evrim kuraminin getirdigi bazi temel kavramlar bundan boyle butun insanlar tarafindan –dindar ya da ateist– daha saglikli yorumlanip bu kuram dunya capinda insanlar arasinda alcakgonullulugu, butun diger canlilara yakinligi, sevgiyi ve sefkati, ve dunyada adaleti, yardimlasmayi, ve topluca kalkinmayi saglayan onemli bir etmen olarak kullanilir.

    bu acidan bu web sitesinde ve bunun disinda diger bazi dini ya da oteki web sitelerinde evrim kuramini bircok yonleriyle kabul eden ve bu konuda Kuran’dan deliller sunan cok sayida dindar insanlari —hatta ilahiyatcilari—
    ben de gonulden destekledigimi bildirmek isterim.

    HY konusunda ise, cok sayida kisiden duydugum

    Cahil Sarlatan,
    Lise 2′den Terk Kacik,
    Belden Asagi HY,
    Herkes Yukari, HY Asagi Bakar,
    Yerim Seni Yavrumcu HY,

    veya

    Papaz Masasi,
    Haham Papaz,
    Islam Deccali,
    Mesih Deccal Philip Johnson (Yahyagil)in adasi ve ogrencisi Mehdi Deccal,
    Beklenen Istanbul Depreminin asil sebebi Lanetlenmis Deccal,
    (ve en cok uzuldugum) Turk Deccal,

    gibi cirkin bircok yakistirmaya katilmadigimi belirtmek isterim.
    evet bu sahsin yaptigi son derece cirkin, cahil, gaddar, ve egoist evrim karsiti propaganda faaliyetinin –dindar ya da ateist–bircok temiz, durust ve serefli insani derinden incittiginin ben de farkindayim. fakat yine de, kotuluge iyilikle ve anlayisla ve ilimle karsilik verilmesi gerektigine inaniyorum, gucumuz yettigi kadar.
    cunki kotuluk ancak kotulugu dogurur, hicbirimize fayda getirmez…..

    Yorum yazan: durust birey — Mayıs 4, 2007 @ 2:51 am

  20. peki biz Hz. Muhammed (a.s.)in ummeti
    degil miyiz?

    Hz. Muhammed (a.s.) ve onun buyuk halifeleri:

    Hz. Ebubekir (r.a.)
    Hz. Omer (r.a.)
    Hz. Ali (r.a.)
    Hz. Osman (r.a.)

    gibi Islam dininin en onemli sahsiyetlerini bir kalemde gecip kendisine oncelikle yahudilere gonderilen bir peygamberin (Harun) ve yine oncelikle hristiyanlara gonderilen bir peygamberin (Yahya) isimlerini takma isim olarak secen bir kisinin samimiyetine ne kadar guvenilebilir?
    acaba bu durum bize bu sahsin bilincaltinda yatanlari ve aklinin gercekte nerede oldugunu gosteren bir isaret olamaz mi?

    hele ki, bugun evrim kuramini temelden yikarak
    bu vesileyle,

    a) butun insanlarin asla degisemez bir sekilde -hasa- Allahin suretinde yaratildigini,
    b) ve bu vesileyle Hz. Isa’nin da -hasa- Allahin tipatip aynisi oldugunu,

    kanitlamaya calisan evangelist hareketin en onemli akil hocasi ve lideri olarak kabul edilen sahsin isminin

    Phillip R. JOHNSON = (YAHYAGIL)

    olmasi yine bize bazi onemli seyler anlatan ikinci bir isaret olamaz mi?

    ve yine bugun bu vahsi ve kibirli sapkin evangelist hareketin kendilerine

    a) evrim kuramini

    —cunki evrim kurami muhtemelen yukarida anilan en temel iki sapkin evangelist inanisa golge dusurebilir ve insanlarin bu iki sapkin inanisi sorgulamalarina neden olabilir—

    b) masonlugu

    —cunki masonluk genelde evrim kuramina ilimli yaklastigi icin,
    ve su anda dunya capinda (ozellikle Afganistan ve Irak) bircok masum muslumanlara karsi girisilen korkunc evangelist zulum, iskence, oldurme ve isgal faaliyetlerine karsi elestri getirdikleri icin, bu somurgeci evangelist dunya duzeni hareketi aleyhine muhtemel bir tehlike unsuru olarak algilaniyor
    olabilirler—

    (bu konuda ingilizce bilen sahislarin mutlaka

    http://www.bibleprobe.com/freemasonry.htm

    adresine girerek evangelistlerin —kendileri kadar muslumanlara hor ve asagilayici bakmadiklari icin— masonluk aleyhine nasil ates puskurduklerini ve savas actiklarini mutlaka okumalarini tavsiye ederim.)

    en buyuk iki dusman olarak secmis olmasi,
    ve yukarida anilan ve …. YAHYA takma ismini kullanan sahsin soylemlerinin neredeyse bu evangelist soylemlerle tipatip ayni olmasi bize onemli seyler anlatan ucuncu bir isaret olamaz mi?

    evet, sanirim, sonucta benim de su an ki kanaatim o ki, yukarida bir nebze anlatmaya calistigim bu evangelist hareket kuskusuz bu cagin en tehlikeli MESIH DECCAL hareketi olabilir.
    ve MESIH DECCAL’in kontrolu ve etkisi altinda faaliyet gosterecegi, ve muslumanlari Kurani kullanarak aldatmaya calisacagi,
    yuce Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.) tarafindan haber verilen ISLAM DECCALI de sanirim yine yukarida anlatmaya calistigim bu baglamda ortaya cikacak olabilir.

    Yuce Allah butun salih muslumanlara ve salih olmayi arzulayan butun diger insanlara bu her iki DECCALI gercek manada tanimayi ve onlarin fitnesinden hakkiyla sakinmayi nasib etsin.

    Yorum yazan: hasan edirneli — Mayıs 5, 2007 @ 2:16 am

  21. gecenlerde hy takma ismini kullanan malum kisiyi bir tv programinda gordum.
    ve onu gorur gormez, aklima su an ozellikle irakta hergun “evangelist isgalin” sonucu

    sakat kalan,
    gozlerini kaybeden,
    ellerini ve ayaklarini kaybeden,
    yuzleri ve butun bedenleri yanan,
    evlerini kaybeden,
    ailelerini kaybeden,

    nice masum insan geldi aklima.
    nedendi butun bunlar?
    kendilerini Tanrinin suretinde ve Peygamberlerini de Tanrinin tecellisi olarak goren “evangelist zihniyetin” sonucuydu bunlar herhalde….
    evrim kuramini yeryuzundeki butun kotuluklerin kaynagi seklinde lanse eden, ve kendi turlerini asla evrim gecirmez “ilahlar” olarak
    goren bu zihniyet asil kendileri yeryuzundeki butun kotuluklerin kaynagi idiler kuskusuz……

    sonra yine hy takma ismini kullanan sahsin
    dunya capinda evrim dusmanligi yapan bu evangelist zihniyetin akil babasi olarak kabul edilen Phillip Johnson’a “Profesor” diye hitab etmesi geldi aklima bir kitabinda…..
    midem bulandi kuskusuz….

    ve tekrar bugun yeryuzunde bu “evangelist somuru” duzeninin zulmu altinda sefil ve perisan birakilan zavalli insanlarla, bu “evangelist zihniyete” usaklik ederek karin gobek sisirmis bu adamin suratina baktim ve bu iki degisik dunyayi kafamda karsilastirdim.

    ve sonra cevresindeki bazi saksakci insanlarin bu zavalli ve cahil evangelist kukla ve piyonunu “islamin kurtaricisi” olarak lanse etmeye calstiklarini gorunce, kusmamak icin bir an evvel tv’nin basindan kalktim…..

    Yorum yazan: nurhayat esenruzgar — Mayıs 7, 2007 @ 12:42 am

  22. Dünyada Allah ın ilk defa açıkça inkar edilmesine ve dünya tarihinin en büyük fitnesine sebep olan, Stalin, Lenin, Trotsky, Mao, Pol Pot, Hitler, Mussolini, Franco… gibi insanların ortaya çıkaran vahşi kapitalizm, komünizm faşizm gibi vahşet ideolojilerini doğuran geçtiğimiz yüzyılda da yaklaşık 200 milyon çeşitli şekillerde katline vesile olan bu ideoloji hangi sağlıkla yorumlanıp barışa, sevgiye, hoşgörüye vs. ahlaki özelliklere dönüşebilir? İnsan ırkları arasında evrimsel basamak olduğunu iddia ederek ırkçılığı sözde meşrulaştıran, insanı gelişmiş bir havyan hükmünde değerlendirip yaşam mücadelesini doğal seleksiyon olarak gören, bu sebeple de güçlünün zayıfı ezmesini normal karşılayan evrimsel mekanizma nasıl olur da yeryüzünde düzeni sağlayabilir? Buna yanıt bulmak olanaksızdır. O zaman darwinizmin savunulması da -inkarcıların kendini tatmin etmesi dışında- iman sahipleri tarafından savunulması inkarcılara destek sağlayacağından yanlış olur. Zaten yapılan çalışmalar Müslümanları birlik olmaktan uzaklaştırmak amacıyla yapılmaktadır. Bu bakımdan inanan kimseler bilimsel olarak da zaten masaldan ibaret olan bu teorinin ideolojik arka planını da çökertmek için çalışmalıdır. Allah bir ayetinde Müslümanlara şöyle buyurmaktadır:
    İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)
    Yeryüzündeki fitne ve bozgunculuk aşikar olarak göründüğüne göre acele olarak yapılması gereken iman edenlerin birlik olması ve bu inkarcı felsefeyle fikri ve ilmi olarak mücadele edilmesidir.
    Kuran da belirtililen belirtilen yaratılış örneklerini ve Kuran’ın darwinizmi yalanladığını anlatan, büyük İslam alimlerinin de tefsirlerini kaynak gösteren kitap önyargısız olarak incelendiğinde İslam la din dışı ideolojilere temel oluşturan evrim teorisinin tamamen çeliştiği anlaşılabilir. http://www.harunyahya.org/imani/yalanliyor/yalanliyor.html
    Makaleler…
    http://www.harunyahya.org/Makaleler/evrimedelilyoktur.html

    http://www.harunyahya.org/Makaleler/evrimteorisi.html

    http://www.harunyahya.org/Makaleler/evrimicurutuyor.html
    Müslümanların masonlara ılımlı baktığını iddia eden evanjelikler öncelikle merkezlerinin bulunduğu ülkeye bakmalıdırlar. Abd dünyanın ilk masonik devletidir.bu bağımsızlık bildirgesinde yer alan 56 imzanın 50si masonlar tarafından atılmış olması ve 1 doların üstünde bulunan abd mührü de masonik simgelerle oluşturulması ile aşikardır. Böyle bir devletin içinde bulunan evajelik Protestanların yorumlarının ne kadar tutarsız olduğu ortadadır.
    Masonluğun evrim teorisiyle ilişkisine gelince bu yaklaşım ılımlı değildir, teori ortaya atılmadan önce ve sonra masonlar evrim teorisinin en etkili koruyucuları ve propagandacıları olmuştur. Temple of nature (doğa tapınağı) isimli eseriyle evrim teorisinin ana çatısını oluşturan darwinin dedesi erasmus darwin İskoçya’nın Edinburgh kentindeki ünlü Canongate Kilwining locasında üstad masondu(William R. Denslow, 10,000 Famous Freemasons, vol. I. Macoy Publishing & Macoy Supply Co., Inc. Ricmond, Virginia, 1957, s. 285)
    Darwin teorisini yayınlar yayınlamaz, etrafında bir grup gönüllü propagandacı oluşmuştur. Bunların en önde geleni ise, o zamanlar kendisine “Darwin’in çoban köpeği” sıfatı bile yakıştırılan ve darwinizm’in yayılmasındaki tartışılmaz en önemli faktör sayılan Thomas Huxley’dir .Huxley, İngiltere’nin en önemli bilim kurumlarından biri olan Royal Society’nin bir üyesiydi ve bu kurumun neredeyse tüm diğer üyeleri gibi kıdemli bir masondur (Albert G. Mackey. “Charles Darwin and Freemasonry”. An Encyclopedia of Freemasonry New York: The Masonic History Company, 1921, Vol. III.)
    Afganistan ve ıraktaki zulmün temel sebebi ise evanjelizm değil israilin Siyonist ideolojisidir. Mesih getirme planı doğrultusunda orta doğuyu parçalayıp kontrol altına tutmak nihayetinde de kurulacak olan büyük israilin Tevratsal sınırlarını hazırlamaktır. bu plan 500 senendir kabalist Yahudiler ve tapınakçılar tarafından uygulanmaya çalışılmaktadır ve büyük ölçüde de gerçekleştirilmiştir. Masonlar ve evanjelikler bu plana direk katkıda bulunmaktadır. bu plandan masonlarla evanjeliklerin (hristiyan Siyonistlerin) ne yarar beklediğinin cevabı ise masonların tapınakçı kökenlerinden evanjeliklerin Yahudi sempatizanı(judaizer) inanışlarında yatmaktadır. (ayrıntılı bilgi http://www.harunyahya.org/kitap/YMD/YMD.htmlb , http://www.bulduncevabi.com/yasaminsan/merakettikleriniz/neden_nicin/ders.asp?208769 )
    Sömürgeciliğin sözde bilimsel temeli ise zaten yukarıda açıklanmıştı.
    Evanjeliklerin inanışları kendilerinedir. Bizim diğer kutsal kitapları Kuran dışında yorumlamamız da olanaksızdır. Böylelikle evanjeliklerin Allah(cc) ve Hz İsa (as) hakkında ne düşündükleri bizi alakadar etmez. Biz kendi yolumuza bakarız. Bu bakımdan evanjelik hareketten etkilenmenin de anlamı yoktur. Bizim amacımız Kuran ahlakının tüm dünyaya yayılmasını sağlamaktır. Harun Yahya nın evanjeliklerle ilişkilendirilmesi de tamamen tutarsızlıktır. Malum siteye en azından verilen linklere bakılmadan yorum yapıldığı görülmektedir.
    Harun Yahya müstear ismi için sitede , inkarcı düşünceye karşı mücadele eden Peygamberin hatıralarına hürmeten isimlerini yad etmek için kullanıldığı belirtilmiş . Yahudiler tarafından şehit edilmiş olan bu iki peygamber isimlerinin yine kabalist Yahudiler tarafından oluşturulan Mesih planına ve dünya düzenine karşı fikri mücadelede kullanılmasının anlamı da görülebilmektedir. Yazar ayrıca Cavit Yalçın, Musa Yusuf, Adem Yakup, İdris Şit gibi müstear isimleri de kullanmaktadır. Yani isim kodlaması üzerine mesnetsiz komplolar üretmek anlamsızdır.
    Kendi nefislerini ilah edinip kendini evrim teorisiyle tatmin eden ateistler, dünyayı babasının malı gibi görüp başka halkların yaşama haklarını göz ardı ve gasp eden Siyonist Yahudiler, kötülüğü örgütleyerek mevcut düzenden azami çıkar sağlamaya çalışan ancak gizlilikleri ve faaliyetleri ortaya çıkarılan masonlar ve evrim teorisinin doğurduğu diğer ideolojilerden dünyevi çıkar sağlayan kimseler Harun Yahya nın fikirleri ve mücadelesini sindiremeyerek hazım sorunları yaşamaktadır. Yukarıdaki yorumda belirtilen mide bulantısı ve kusma hali bunun sonucu ortaya çıkmış olması muhtemeldir. O bakımdan yorumcunun kendini gözden geçirmesi, sonuç alamaz ise de bir hekime başvurması tavsiye olunur.

    Yorum yazan: e-akyol — Mayıs 30, 2007 @ 12:27 am

  23. yukarida verdigim evangelistlerle ilgili o linke girerseniz,
    orada bu somurucu “evangelist zihniyetin” evrim ve masonluk aleyhine urettikleri taktiksel propaganda malzemesinin,
    yukarida akyol isimli arkadasin ilettigi bazi argumanlarla nasil tipatip ayni oldugunu ibretle musahede edebilirsiniz sanirim.

    burada ayrica bu ayni “evangelistler”
    hz. Muhammedi –hasa–

    a) kana susamis bir terorist,
    b) kiz cocuklarina tecavuz eden bir sapik,
    c) seytana kulluk eden bir meczub,
    d) kendi akrabalarini katleden bir yamyam,

    ve daha nice igrenc yalanlarla vasiflandirmislar.
    su an afganistan ve irakta nice musluman anne ve kizkardeslerimizin irzina gecen, masum insanlarin ve cocuklarin canlarini alan ve iskenceler eden
    bu “anti-evrimci” ve “anti-mason”
    evangelist zihniyete kulluk etmeyi bir “mehdilik” olarak algilamissa bir adam, ona artik soylenebilecek pek bir soz olmaz sanirim. olay sadece seref, haysiyet ve vicdan meselesidir.

    sadece Kuran’dan iki ayet vererek, bu konuyu bitirmek isterim:

    …Allah her kimi saptirirsa, artik onu dogruya erdirecek yoktur. (Zumer 36)

    …ve bir kisminin uzerine de sapiklik hak oldu, cunki bunlar Allahin disinda seytanlari (=evangelistler, Enam 112 & Maide 14,17) kendilerine rehber edindiler, fakat kendilerini hidayete erdiren mehdiler
    (= muhtedune) olarak goruyorlar. (Araf 30)

    sn. akyol arkadasim, dilerim Allah, eger dilerse, seni bu Evangelistlerin ve onlarin gudumundeki bu sahte Mehdilerin bu tip hezeyanlarindan kurtarip ve basiretini acip daha guzel bir yola sevkeder…
    fakat degilse, selam olsun sana.
    artik bu konuda daha fazla tartismanin cok anlamli olacagini sanmiyorum.

    Yorum yazan: hasan edirneli — Haziran 27, 2007 @ 12:14 pm

  24. evrimde “dogal secim” olarak vasiflandirilan kavram sanirim inanan insanlar arasinda “ilahi secim” olarak algilanabilir.
    hayatta guclu olan ve kendini yenileyebilen turlerin basari kazandigi, digerlerinin elendigi ise, zaten her konuda –sosyolojik ve biyolojik– kendini gosteren inkari mumkun olmayan bir hayat gercegidir sanirim.
    hayatta bu yaris olmazsa, zaten gelisme olmaz
    kanimca. onemli olan ve burada insani hayvandan ayiran en onemli ozellik, dusenin elinden tutmasidir sanirim, tekme atmasi degil. onu kaldirip tekrar yarisa dahil etmesidir. ve boylece butun insanligin elele gelismesidir.
    dolayisiyla, ben evrim kuramina bircok yonleriyle inanip, ve bunu ahlaki baglamda saglikli yorumlayip, boylece ayni zamanda ahlakli ve yardimsever olan, ve alcakgonullu kalan, nice dindar insanlar ve ateist insanlar taniyorum bu baglamda.
    yukaridaki gibi bazi uc ve asiri insanlari ornek verip evrim kuramini ve buna inanan nice mutevazi insanlari bu sekilde karalamaya calismak ve zan altinda birakmak
    ve bunu da “Allah adina cihad basligi” altinda yapmak bence cok buyuk bir haksizlik ve bagnazlik olabilir bu acidan.

    Yorum yazan: ayla h. turksel — Haziran 28, 2007 @ 11:02 am

  25. islam alemi icinde, hem gecmiste ve hem de gunumuzde, evrim kuramini bircok yonleriyle kabul etmis,
    ve bunun Kurana gore ahlaki ve dogru yorumlamasini hakkiyla yapmis, cok degerli alimler var sanirim.
    bunun gunumuzdeki en son ornegi Misirli unlu bilimadami Pr. Faruk Elbaz olabilir.
    Prof. Faruk Elbaz butun islam alemi icinde buyuk saygi ve itibar goren, belki de
    cagimizda islamin yetistirdigi en buyuk
    bilimadamlarindan biri olarak kabul edilen degerli bir kisi. bu Profesor

    = nasa’da calismis,
    = islam dunyasinda bircok taninmis buyuk
    devlet adamlarina birinci elden bilim
    danismanligi yapmis,
    = tarihte uzaya cikan ilk musluman astronotu
    kendi elleriyle yetistirmis,

    ve sadece islam dunyasinda degil, batida ve dunya capinda dahi itibar goren cok degerli bir bilim insani.

    bu Profesorun evrimin bircok yonlerini destekler yondeki aciklamalarini,
    ve bunlarin Kurana gore yapilmis bazi ahlaki ve dogru yorumlarini,

    ogrenmek isteyenlerin internette kucuk bir arastirmayla, “Farouk Elbaz” ismiyle,
    mutlaka bu sahis ile yapilmis cesitli roportaj ve makalelere ulasip okumalarini ictenlikle oneririm.
    ve ayrica yine yurdumuzda bircok ilahiyatci,
    egitimli ve inancli insanimizin evrim kuramini bircok yonleriyle destekleyen ve bunlarin Kuransal aciklamalarini yapan bazi beyanatlarini okumalarini onemle tavsiye ederim.

    insallah, bu konuda butun inancli insanlarimiz yakinda cok daha bilincli bir hale gelirler. ve insallah bu kuram sayesinde,

    yeryuzunde yaratilmis ve, ilahi bir irade dogrultusunda, daima evrime & degisime maruz birakilmis hicbir canli turunun kesinlikle ve ebediyen

    EVRIMI & DEGISIMI ASLA MUMKUN OLMAYAN MUKEMMEL VE EBEDI ALLAHIN SURETINDE OLAMAYACAGI

    inanci ve yaklasimi dunya capinda kabul gorur.
    ve boylelikle yeryuzunde Allah adina uretilmis en igrenc ve korkunc Evangelist yalan karanliga gomulur.
    (Tekvin 1/27 & Yuhanna 1/1-4) (Kuran 5/17)

    fakat bilim seviyesi henuz yeterince gelismemis eski donemlerde,
    ve evrim kuraminin yukarida anilan bu igrenc yalani ortadan kaldirabilecek potansiyelinin henuz yeterince anlasilmamis oldugu donemlerde,
    bu kurama karsi negatif gorus bildirmis olan islam alimleri elbette yuce Allah tarafindan sorumlu tutulmayabilirler.
    fakat butun bunlari bildikten sonra, hala
    anti-evrimci bagnaz evangelist propagandanin etkisi altinda hareket edip, Allahin izzetini kucuk dusurmek, ve farkinda olmadan evangelist ideolojiye yataklik yapmak elbette salih hicbir muslumanin asla arzu etmeyecegi cirkin bir davranis ve buyuk bir gaflet olabilir kanimca.
    dolayisiyla, ben buradaki butun inancli arkadaslara bu konuyu tekrar iyice bir gozden gecirip daha makul yaklasmalari, ve daha emin bir yol tutmalari hususunda bir hatirlatma yapmayi kendime bir gorev sayarim.
    cunki Allahin tovbe ve rahmet kapisi daima aciktir istisnasiz butun kullari icin. selamlar.

    Yorum yazan: suat kerim anadolu — Haziran 29, 2007 @ 1:12 am

  26. bu HY ismiyle anilan malum kisi bence bu

    antievrimci “evangelist hristiyan” ideolojisi yaninda,
    bir de antigercekci “gnostik hristiyan” ideolojisinin etkisinde kalarak

    iyice saptirilmis ve sarhos hale getirilmis saskin bir DECCAL (= ALLAHIN ADIYLA ALDATILAN VE ALDATAN KISI MANASINDADIR) statusunde olabilir belki de su an icin.

    cunki, cok kisaca ozetlersem, bu “gnostik hristiyan” ideolojisine gore, bizim disimizda aslinda hicbir gerceklik & madde yoktur.
    bizim kendi dis dunyamizda madde ve evren olarak bildigimiz hersey gercekte sadece beynimize ulasan bir “elektron akiminin” burada yeniden yorumlanmasi ve buna binaen algilamanin, bildigimiz sekliyle, olusmasi olayi disinda birsey degildir.
    yani buna gore, bizim dis dunyadan muhatap oldugumuz tek gerceklik bu “elektron akimidir,” bundan otesi ise, bu elektron akiminin yorumuna dayali olarak beynimizde olusan HAYAL DUNYASIDIR.

    dolayisiyla, bu egzantrik goruse gore, butun bu olayi cok carpici bir sekilde! soyle de ozetleyebiliriz:

    yani aslinda butun evren ve dunya bizim icimizdedir (icimizde-beynimizde olusan bir hayal) sadece, biz butun evren ve dunyanin icinde degiliz kesinlikle!

    bu gercek bilimden uzak ve “mistik bir zirva ve hezeyan” hukmunde olmasi cok muhtemel olan “gnostik hristiyan” ideolojisi hakkinda asagida verecegim linkte dileyenler daha genis bilgi edinebilirler:

    http://stargods.org/WhatIsReality.html

    Kuran’da yuce Allaha gore ise, butun evren ve dunya bizim disimizda “nesnel bir gerceklik” olarak yaratilmis olmalidir. (Ibrahim 19)
    ve yine nesnel bir gerceklik olarak yaratilan butun melekler ve insanlar ve
    diger canlilar bundan sonra bu evrenin ve dunyanin ICINE (Arapca= FIY) yerlestirilmis olmalidirlar. (Nahl 49 & Isra 44)
    ve bundan sonra ise, isigin yaratilmasi ve kullanilmasi sayesinde yaratilan butun bu “nesnel gercekligin” ayni goruntusu
    –elektron akimi burada sadece bir iletici olarak kullanilarak– bize yansitilmis,
    ve bizler bu sekilde butun bu gercekligi
    aslina uygun bir sekilde gorur hale getirilmis olmaliyiz Onun tarafindan. (Isra 12)

    Allah hepimizi korusun.

    Yorum yazan: kemal haydarcan — Temmuz 2, 2007 @ 1:53 am

  27. [...] http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/ [...]

    Pingback yazan: Akıllı Tasarım: Yaratılışın Bilime Sızma Teşebbüsü « Harun Yahya Çarpıtmaları — Temmuz 24, 2007 @ 4:10 pm

  28. Yukarıdaki yorumlarda neredeyse suçsuz günahsız kendi haline bir örgüt halinde ve kendisine taktiksel komplolara maruz kalmış olarak lanse edilen masonluk örgütü dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük şer örgütlerinden biri olmuştur. Haçlı seferleri sonrasında Kudüs ün işgal edilmesini takiben bu bölgede oluşan tapınak şövalyeleri sapkın öğretilerle ve faiz tefecilik gibi haksız maddi çıkara dayalı oluşturdukları kapitalist düzen sonucu büyük maddi güçlere ulaşmışlar, bunu takiben de Fransa kralı ve Papa tarafından ortadan kaldırılmışlardır. Bu tarikat dağıtıldıktan sonra yeraltına inerek sürdürmüş ve uzun vade içinde masonluk örgütüne dönüşmüştür. Bundan sonra Avrupa da yaşanan her büyük olayda (fransız devrimi, dünya savaşları, hatta Osmanlı devletinin içten çökertilmesi) dolaylı veya dolaysız etkisi olmuştur. Dolayısıyla masonluk kendi haline özel ritüelleri olan bir örgüt değil, öğretilerini kabala gibi firavun büyücülerinin kullandığı putperest büyü kitaplarından alan ve dünyayı kendi masonik idealleri çerçevesinde dinden uzaklaştırmaya çalışan bir örgüttür. Bu ideallerin Avrupa ayağını büyük ölçüde gerçekleştirerek Protestanlık mezhebinin kurulmasınını ve gelişmesini desteklemiş kilisenin ve Vatikan ın kıta üzerindeki otoritesinin de büyük etkide kalkmasını sağlamıştır.
    Evanjeliklerin tarihine bakıldığında ise yukarıda yazdıldığı gibi masonluk örgütü ve kabalist Yahudiler tarafından avrupadaki Yahudi karşıtlığını kaldırmak üzere kurulmuş olan Protestanlık mezhebinin bir koludur. Bu mezhep Yahudileri dünyada üstün ırk olarak gören ve onlara her konuda destek olunmasına inanan bu ölçüde de Yahudilerin kendilerine vaad edilmiş topraklar olarak adlandırdığı nilden fırata büyük İsraili kurma hedefinin en büyük maddi ve manevi destekçileridir. Nitekim bugün büyük ölçüde Yahudi lobisi ve evanjelik Protestanların yönetiminde olan abd her sene israile yaklaşık 6-7 milyar dolar maddi destek ve bunun dışında askeri donanım yardımı yapmaktadır.
    Yani şu an Afganistan da Filistin de ırak da Lübnan da ve diğer İslam coğrafyalarında hatta Afrika ve uzak doğudaki gelişememiş ve hala sömürü altında olan üçüncü dünya ülkelerinde nice musluman anne ve kizkardeslerimizin irzina gecen, masum insanlarin ve cocuklarin canlarini alan ve iskenceler eden zihniyet direkt olarak evangelist zihniyet değildir, bu kabalacı Yahudilerin oluşturduğu Mesih planı doğrultusunda öncelikle siyonistlerin sonra da bunlara destekçi olan hristiyan Siyonistlerin(evanjeliklerin) ve masonların oluşturduğu NOVUS ORDO SECLORUM ( yeni seküler düzen) dir. Abd mührü ve bir doların üzerinde giza piramitinin altında bu yazı açıkça görülebilir. Yani düzen dünyayı sekülerize ederek manevi bağlarını koparıp İsrail oğullarına köleleştirmek veya Yahudilerin üstün ırk olduğunun kabul edildiği evanjelizm gibi mehzeblerin buyruğu altına sokmak için çalışmaktadır. Darwinizm bu bakımdan düzenin en büyük yardımcısı olmuş ve dinsiz putperest bir öğreti üzerine kurulmuş olan masonluk örgütü tarafından sahiplenmiş, propagandası yapılmış ve geniş kitlelere olaşması sağlanmıştır. Günümüzde de hala ülkemizde ve yurt dışında özellikle mason tekeli altında olan medya gerçekte masal olan bu teorinin çeşitli saptırmalarla kabul görmesini desteklemektedir.
    Evanjeliklerin masonluk üzerine yaptıkları aleyhinde propaganda ise görüldüğü gibi danışıklı dövüşten ibarettir. Sonuçta her iki organizasyon da NOVUS ORDO SECLORUM (yeni seküler düzen) e yardım etmektedir.
    Bu yüzden bu düzenin en büyük düşmanı hiçbir dünyevi güç tarafından değiştirilemeyecek olan İslam dır. Masonlar bir şekilde sızdıkları Vatikan ve Protestanlık mezhebi yoluyla hristiyanlığı kendi düzenlerine göre değiştirebilmişlerdir. Ancak son İlahi kitabımız Kur’an-ı Kerim kıyamete kadar aynı suretiyle kalacaktır. Bunun bilincinde olan düzen yöneticileri çeşitli yollarla İslam ı yanlış tanıtmak veya uygulanmasını engelleyerek düzeni sürdürmeye çalışacaklardır. Bir masonik yayında
    (”….Nasil ki Meclisi Millide, hiç münasebet almadigi halde camiin siralarindan yükselen ezan sesi: Ben yasiyorum, ölmedim, ölmeyecegim diyen onun “Essela”sindan baska bir sey midir? Memleket münevverlerinin samiasini tahris eden bu ses, hepimize ikaz ve basiret vazifesini ihtar eden bir sayhadir.” )
    ([BÜYÜK ÜSTAD HAYDAR ALI KERMEN HATIRASI"
    Brosürü - Birlik Tek...Muh... Mahfili Yayini - 1949 - No:1, sf:10)]
    Ezan sesinin masonlara nasıl izdırap verdiği görülmektedir. İnşaAllah yakın gelecekte gerçekte yalan olan darwinizmin fitnesinin kalkmasıyla ve kabalist Yahudilerin fitnelerinin ortaya çıkmasıyla ve Allah ın izniyle düzen ortadan kalkacak Hz Mehdi ve Hz İsa (as) ikinci gelişiyle Hz Muhammed (sav) efendimiz tarafından müjdelenen altın çağa yaşanacaktır.
    Malum sitedeki Hz Muhammed (sav) hakkındaki yalanları gördüğümde de benim de elbet kanım kurudu için eridi. Hiçbir akli balig Müslüman hatta insan o yalanları tasvip edemez. Bir Müslüman dünyevi ve ahretteki mutluluğa erişmesi için iki kaynak vardır. Birincisi Allah ın Kitabı Kur’an-ı Kerim ikincisi de Hz Muhammed (sav) efendimizn sünnetidir. Bu bakımdan ne evanjeliklerin ne de masonik tekeldeki basının din veya ahlak hakkında düşündükleri samimi Müslümanları alakadar etmemektedirler. Ne Harun Yahya ne de herhangi ciddi samimi İslami yazar ne evanjeliklerin ne de Siyonist Yahudilerin telkinelrine veya zihniyetlerine göre yorum yapar. Yapan olursa da Müslüman için en en önemli referans Kur’an-ı Kerim ve Hz Muhammed (sav) efendimizin sünneti olacağından kolayca fark edilir ve anlaşılır. Kaldı ki Harun Yahya kitaplarında tamamen bu NOVUS ORDO SECLORUM (yeni seküler düzen ) in fitnelerini dünya üzerindeki planlarını, vahşet ve zulüm politikalarını ortaya koymaktadır. Bu bakımdan hala Harun Yahya yı evanjelizmin Türkiye kanadı olarak görmek mantıksızlıktır ve tutarsızlıktır. Ayrıca bugün Avrupa daki darwinist – materialist çevreler de Harun Yahya eserlerinin İslami yaratılışçılığı temsil ettiğini ve kullandığı argümanların evanjelist yaratılışçılardan daha etkili olduğunu şöyle dile getirmiştir;
    Madde 57
    … . Kendisi (Herve LeGuyader) bu kitabı “Genellikle Anglo Sakson menşeili olan bundan önceki yaratılışçı inisiyatiflerinden ÇOK DAHA TEHLİKELİ” olarak görmektedir… ve yazar tarafından kullanılan metodun “Bilinçlendirilmemiş bir HALK ÜZERİNDE OLDUKÇA ETKİN OLABİLECEĞİNE” inanmaktadır. http://www.harunyahya.org/guncel/avrupakonseyi_070608.html

    Daha birçok değişik dawinist basın dökümanlarında da materyalizm ve darwinizmin geleceği hakkında Harun Yahya eserlerinin yarattığı panik görülebilmektedir. Linkteki güncel haberler başlığında bu panik görülebilir.
    http://www.harunyahya.org/
    son olarak da Harun Yahya eserlerinin kitaba ve sünnete uygunluğunu belirten çoğu diyanet görevlisi profesörlerimizin ve din adamlarımızın mütalaarının yer aldığı linki vermek isterim.
    http://www.oktarbabuna.net/mutalaa.php

    Hasan Edirneli kullanıcı isimli arkadaşın şahsım adına bulunduğu iyi dilekler için teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Verdiği ayette belirttiği gibi evanjelistler şeytani bir plana hizmet etmektedirler. Ancak görüldüğü Harun Yahya kitapları evanjelistlerin desteklediği yeni dünya düzenine karşı Kuran ve sünneti referans alarak ortaya koymakta planlarının kamu oyu tarafından anlaşılıp kavranılması için çaba göstermektedir. Nitekim Ülkemizdeki masonik sabetayist basın da bunun farkında olduğundan çeşitli karalama kampanyalarıyla bunu engellemeye çalışmaktadır. Unutulmamalıdır ki darwinistler ve materyalistler Allah ın varlığını örten ve inkar eden sınıfına girmektedirler. Bu bakımdan yarumlarızın nereye gideceğine dikkat ederek öyle yorum yapmayı hatırlatır ve benim için yaptığın dilekleri aynı şekilde senin için dilerim.
    Allah bütün inananları Kur’an-ı Kerim ve Hz Muhammed (sav) efendimizin sünnetinden ayırmasın.

    Yorum yazan: e_akyol — Temmuz 27, 2007 @ 3:55 pm

  29. bence su an cagimizda Allahin varligini orten ve inkar eden ilk siradaki insanlar Isaya ve Papazlarina kulluk eden ve boylelikle inkara sapan bu Amerikan emperyalist, isgalci ve
    “anti-evrimci” Evangelistler olmalidirlar. (Kuran 5/14,17 & 9/31)

    ateistler ve materyalistler ise, Kurana gore kafirler grubunda degil, fakat “gafiller” (dunyaya gelmeden once Allahin huzurunda
    bulundurulmaktan “gafil” birakilmis, kendilerinden bu konuda herhangi bir ahid alinmamis kisiler) grubunda olmalidirlar. (Kuran 7/172, 179)

    Allaha karsi yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? ayeti geregi, yuce Allah yine butun bu ateistleri ve materyalistleri –ve salih bazi hristiyan ve musluman gercek bilim adamlarini– ve gercek bilimi ve “evrim dusuncesini” kullanarak bu Evangelist zalimleri ve Allah adina uydurduklari
    “anti-evrimci” Isaperest ve Papazperest yalan ideolojilerini helak edebilir belki de yakin bir zaman sonra.

    nasil ki bundan once de yine bu ateistleri ve materyalistleri –ve yine o donemin bazi salih inancli gercek bilim adamlarini– ve gercek bilimi kullanarak

    “dunyanin evrenin merkezinde oldugu,
    ve dolayisiyla Isanin evrenin merkezinde olan en buyuk ve biricik bu gezegende “Allahin biricik oglu olarak”

    yaratildigi dusuncesini tamamen sarsip yikarak butun bu Isaperest yalanci Evangelist zalimleri ve atalarini hezimete ugratmis oldugu gibi…

    Yorum yazan: suat kerim anadolu — Ağustos 2, 2007 @ 2:30 am

  30. yukarida linkini verdigim (ve HY isimli malum sahisla ortaklik ve isbirligi icinde hareket ediyor olmasi cok muhtemel olan) bu “gnostik hristiyan” ideolojinin orada aciklanan carpici bir iddiasi ozetle aynen soyle sanirim:

    aslinda butun evren su anda agzini acmis ve bizi yutmak icin harekete gecmis buyuk bir canavar hukmunde olabilirmis gercekte,
    fakat biz su an bu evrene baktigimizda, beynimize ulasan elektron akiminini
    bildigimiz sekilde yorumlamak uzere programlandigimiz icin,
    bunu “normal evren” olarak algiliyormusuz!

    bu kisiler buna binaen, ve ellerinde bulunan diger sahte Incillere binaen,
    su an soyle bir iddia icinde de olabilirler sanirim:

    aslinda cevremizde gordugumuz butun
    insanlar da beynimize ulasan elektron akiminin,
    yukarida anlatilan sekilde, yorumlanmasindan ve bunun sonucunda “hayal” ettirilmesinden baska birsey degildir!
    o halde biz bir insani onceden,
    beynine gonderilen bu elektron akimini
    istenen belirli bir tarzda yorumlamak uzere, programlayabilirsek, belki de bu insana

    yedi gobek once VEFAT ETMIS olan butun OLU akrabalarini & atalarini dahi

    su an ayni sekilde “hayal” ettirip gosterebiliriz!

    bilmem ne demek istedigimi tam olarak
    anlatabiliyor muyum?

    SAHTE MESIH (= BUYUK DECCAL) ve bunun
    etkisinde hareket edecegi bildirilen saskin SAHTE MEHDI (= KUCUK DECCAL) su an aramizda olabilir mi acaba?

    Allah tekrar hepimizi korusun.

    Yorum yazan: kemal haydarcan — Ağustos 5, 2007 @ 2:18 am

  31. asagida “ChristianAnswers.Net” sitesinden bir alinti aktarmak istiyorum.

    muhtemelen Evanjelik Hristiyan olan bu sitede
    Evrim Dusuncesine ilimli yaklasan diger bazi Hristiyanlar dahi siddetle reddediliyorlar.
    Ve bakin buna gerekce olarak gosterdikleri en onemli 10 sebebten birini nasil aciklamislar:

    Tanrinin kendi oglu Isa Mesihte Tecellisi Incilin ana ogretilerinden biridir.
    Incil der ki: Kelime ete burunduruldu ve (Tanrinin Tecellisi olarak) bizim aramizda yerlesti.
    Mesih Isa (Tanrinin Tecellisi olan) mukemmel bir insan seklinde yaratildi.

    Halbuki Evrim Dusuncesi bu bizim Kurtulus doktrinimizin temelini sarsmaktadir.

    Evrim Dusuncesini destekleyen Hoimar Von Ditfurth Isanin bedenlestirilmis Tanri olmasi inanciyla Evrim Dusuncesinin uyusmazligini soyle dile getirmektedir:

    Evrim Dusuncesi kacinilmaz olarak bizi bu Hristiyan doktrinini ciddi olarak sorgulamaya goturecektir.
    Bu suphesiz ki en temel Hristiyan inanci olan “Tanrinin Isa’da Tecellisi” fikri icin de gecerlidir.

    evet, sanirim fanatik anti-evrimciligin neden
    Evanjelik Hristiyan ideolojisi oldugunu, ve bundan 100 yil once ABD’de basladigini en iyi bir sekilde anlatiyor olmali yukaridaki alinti.

    Yorum yazan: durust birey — Ağustos 15, 2007 @ 8:29 am

  32. asagidaki yazilar

    http://www.apologeticspress.org

    hristiyan sitelerinde, bugun evrim dusuncesini temelde bir cok yonleriyle kabul eden ve “theistic evolution” (=dindar evrimcilik) olarak anilan hristiyan dusunce
    akimina karsi yazilmis bazi karsit fikirli yazilardan alintilardir.

    hristiyan dunyasi icindeki bu suregelen tartismayi biraz daha iyi anlamak,
    belki bizim de evrim konusunda genelde daha anlamli ve tutarli bir yaklasim sergilememiz acisindan faydali olabilir umidiyle,
    bunlari asagida kisaca aktarmak istiyorum.

    ——————————

    dindar evrimcilik & kilisenin laneti

    r.l. wysong yazisinda diyor ki=

    (hristiyan aleminde) dindar evrimcilik
    tarihte Augustine ve Aquinas tarafindan vaaz edilmisti.
    bugun ise artik moda haline geldi. bugun
    artik evrime su veya bu sekilde inanmayan birini bulmak cok zor hale geldi,
    ve yine bir yaraticiya su veya bu sekilde inanmayan birini bulmak cok zorlasti.
    bu melez inanc (dindar evrimcilik) bu ikisi arasinda (kilise & okul) kesin bir secim
    yapmak istemeyenlere buyuk bir kapi
    acmis oldu.

    ********************

    bert thompson yazisinda diyor ki=

    evrim teorisi elbette evrimin milyarlarca yillik bir surecte olustugunu iddia ediyor. halbuki incil-cikis 20/11, 31/17…
    bunun tam aksini soyluyor.
    incil-tekvin 1. bolum bize yaratilisin her gununun “gunduz ve geceden” mutesekkil normal “gunler” (toplam 6 gun) oldugunu
    bildiriyor, ta ki bu konuda bu “gun” ifadesinin uzunlugu hakkinda suphe olusmasin. (Abdulmelikin notu= halbuki “gun” ifadesi
    Kuran’da, bunun aksine, ayni zamanda “uzun devirler” anlaminda da kullanilmis
    olmalidir. 70/4)

    incil-tekvin 1/27 erkek ve kadinin bildigimiz tek bir “gun” icinde yaratildigini bildiriyor.
    ve bunlar tamamen yetiskin, ve Tanrinin
    butun emirlerini derhal yerine getirebilecek kadar eriskin idiler.
    fakat evrim oncelikle Adem ve Havvanin olmadigini, ve sonra yeryuzundeki ilk ciftin uzun jeolojik zamanlardan sonra
    evrimleserek ortaya ciktigini soyluyor. (Abdulmelikin notu= halbuki Kuran’da da
    ilk insanin (ve esinin) yeryuzunde
    ortaya cikisinin “uzun devirlerden” sonra
    ve muhtemelen “evrimsel asamalar”
    halinde olduguna isaret ediliyor olmalidir.
    76/1 & 71/13-14)

    o halde, bu iki iddia (bilimin iddiasi & incilin iddiasi) arasinda hicbir tutarlilik yoktur.
    oyleyse, bu (hristiyan) evrimci dindarlar
    bunun hangisini kabul edecekler simdi?
    o halde, bu cirkin ve asagilayici incil karsiti (evrimci) sistem nicin bugun bircoklarina cazip geliyor?
    bu sadece incilin ilahi yazarlarini (Abdulmelikin notu= incilin onemli bir bolumunu kendi elleriyle yazan papazlar kastediliyor olmali burada) yalanci ve sarlatanlar haline cevirecek olan buyuk
    bir odun verme olayidir.

    o halde, Tanrinin kendi sozunde bildirdigi bu yaratilis (alti normal “gun” icinde ve aniden) fikrinde ne zarar vardir?
    yoksa Onun sozu artik bizim icin yeterince dogru degil midir?

    ********************

    herkese selamlar.

    Yorum yazan: Abdulmelik — Eylül 6, 2007 @ 5:43 pm

  33. Abdulmelik bey,

    Katkınız için teşekkürler. Burada da görüldüğü giib Hristiyanlar arasında bu konuda büyük ayrımlar var. İncil’dekileri kelime anlamıyla kabul edenler olduğu gibi sembolik olduğunu kabul edenler de var. Yani bazıları Dünya’nın gerçekten 6 günde yaratıldığını ve Dünya’nın toplam yaşının 6000 civarında olduğunu düşünürken bazıları anlatılan bazı şeylerin sembolik olduğunu kabul ederek bu tip görüşleri kabul etmiyor. Yani Hristiyan dünyasında İslam dünyasına göre çok daha karmaşık bir durum var. Evrim konusunda da çok farklı görüşler var. Young Earth Creationism, Old Earth Creationism, Theistic Evolution ve Intelligent Design. Yani Hristiyan dünyası evrim konusunda çok dağınık. Bu arada tabiki Hristiyan olup Evrim Teorisini destekleyen de birçok bilim adamı ve din adamı var.

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 6, 2007 @ 6:08 pm

  34. asagida yine

    http://www.apologeticspress.org

    hristiyan sitesinde,
    EVRIMIN MODERN DUNYANIN DUSUNCE TARZINA ETKISI
    isimli bir makalede tesbit edebildigim bazi onemli hususlari aktarmak istiyorum.

    bu makaleyi kaleme alan hristiyan dinbilimci profesor Furman Kearley, Ph.D.
    burada oncelikle Evrim dusuncesini

    once marksizimin, nazizimin, pragmatizimin vs,
    ve sonra yeryuzundeki hirsizligin, dolandiriciligin, ahlaksizligin,
    ve akla gelebilecek baska herturlu
    kotulugun vs,

    temel kaynagi olarak gosterip lanetledikten sonra, en sonunda yine isi bugun Evrim dusuncesini bircok yonleriyle destekleyen hristiyan dindar akima getiriyor,
    ve bakin konuyu nasil bagliyor=

    Evrimin “Tanri ve Incil” inancina yonelik etkisi ise asamali olarak soyle gelismektedir:

    Evrimin boyle bir (hristiyan) kisi tarafindan kabul edilmesi once onu
    theistic evolution (=dindar evrimcilik) fikrine,
    ve buradan dindar liberalizme,
    ve buradan da sonunda (Incilin ogretisini) tamamen kufre (=inkara) goturmektedir.

    oncelikle boyle bir (hristiyan) kisi ozel yaratilisi (=Incilde aktarilan ve 6 normal “gunde” ve aniden oldugu bildirilen yaratilis fikri) reddetmekle ise basliyor.
    (abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar Kuran’da aktarilan ve 6 “uzun devirde” olduguna isaret edilen yaratilis fikrine daha yakin insanlar olmus oluyorlar boylelikle)

    daha sonra bu (hristiyan) kisi evrensel tufan fikrini reddediyor.
    (abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar yine Kuran’da isaret edilen ve buyuk ihtimalle bolgesel oldugu izlenimi tasiyan Nuh tufani
    fikrine daha yakin insanlar olmus oluyorlar belki de yine temelde)
    …..

    ve son olarak boyle bir kisi Mesihin bedensel olarak tekrar dirilisini (Incilde aktarilan Mesihin carmiha gerilme hadisesinden 3 gun sonra, bedensel olarak dirilip tekrar kisa
    bir muddet icin havarilere geri donmesi inanci) reddediyor,
    ya da bunu tamamen manevi bir olay olarak algiliyor.
    (abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar yine Kuran’da bildirilen hz. Isanin –carmiha gerilmeden once– Allah tarafindan
    vefat ettirilip Onun katina yukseltildikten sonra, tekrar 3 gun icinde asla fiziksel olarak geriye donmedigini acikca bildiren Kuransal goruse (Maide Suresi 117) daha yakin
    insanlar olmus oluyorlar boylelikle yine)

    ve makalesinin sonunda bu prof. hristiyan dinbilimci soyle ikrar ediyor=

    Evrim dusuncesi elbette burada tartistigimiz bu seytani meyvanin (=bencillik, ahlaksizlik, hirsizlik, arsizlik vs.) en buyuk temel sebebi degildir kuskusuz.
    fakat gunahkar insan –insanin Tanriya baskaldirma arzusu– en buyuk temel sebebtir.
    Evrim ise burada sadece felsefi bir sistem olarak islev goruyor,
    ve insanoglunun Tanridan bagimsiz olmasi dusuncesini gerceklestiriyor.
    (abdulmelikin notu= bu kisi Yaraticiya inanan ve ayni zamanda evrime inanan ve ahlakli yasayan bircok hristiyanlari asla
    gercek dindar insanlar olarak gormedigi, ve asla kabul etmek istemedigi icin,
    ve bunun disinda, diger evrime inanan bircok medeni ve ahlakli insanlari israrla
    topyekun gormezden gelme egiliminde oldugu icin, herhalde yine boyle kesin ve genel bir yargiya variyor olmali burada.)

    ve makalesini soyle bitiriyor, bu prof. hristiyan dinbilimci=

    o halde, haydi bu seytani felsefeyi (Evrim dusuncesi) birakalim tamamen,
    ve kendimizi Tanriya teslim edelim.

    (abdulmelikin notu= tesekkurler sayin hristiyan dinbilimci, fakat izninizle ben almayim. sizin Tanriniz size, benim Yaraticim bana olsun…

    tekrar herkese selamlar.

    Yorum yazan: Abdulmelik — Eylül 9, 2007 @ 9:33 am

  35. [...] http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/ [...]

    Pingback yazan: Akıllı Tasarım: Yaratılışın Bilime Sızma Teşebbüsü « — Mart 1, 2008 @ 10:41 pm

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com' dan Bloglar.