Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar (Answers to creationist claims)

Mart 25, 2006

Harun Yahya’nın Çarpıtmaları 1

Kategori: Harun Yahya, evrim, evrim teorisi, yaratılış — Da Vinci @ 1:31 pm

Harun Yahya’nın Evrimcilerin İtirafları isimli kitabından faydalanılarak hazırlanan Evrimcilerin İtirafları.com sitesinde Evrim Teorisinin Geçersizliği Hakkındaki İtiraflar bölümünde şöyle bir alıntı var (Aynı alıntıyı “Evrimcilerin İtirafları” kitabının 18. sayfasında da bulmak mümkün):

Prof. Derek Ager:
Öğrenci iken öğrendiğim bütün evrim hikayelerinin bugün doğru olmadıklarının anlaşılması oldukça önemli.26

26. Derek Ager, “The Nature of the Fossil Record.” Proceedings of the Geological Association, Vol. 87, No:2, 1976, s. 132

Acaba bu alıntıda gerçeklik payı var mı? Yani Derek Ager acaba gerçekten Harun Yahya’nın dediği gibi Evrim Teorisi’nin geçersiz olduğunu dair bir itirafta mı bulunuyor bu yazısında? İnternette biraz araştırdım ve bu konuyla ilgili ilginç bir yazı buldum. 10.5.1988′de Kenneth S. Saladin ile Duane T. Gish arasında yapılan bir tartışmada Saladin şunları söylemiş:

Dr. Gish fondly cites Derek Ager to make it sound like evolution is being debunked wholesale….

Uh, I couldn’t find Ager’s paper in the library anywhere and librarians on two campuses told me no such journal had ever existed as the one Gish cited. So finally I wrote to Ager, and I have his letter with me tonight, if you’d like to see it. Ager says first of all Gish got the name of the journal and the year of publication wrong. But then he did enclose the paper Gish meant to cite {14}. Now the complete sentence Dr. Gish often alludes to reads, “It must be significant that nearly all the evolutionary stories I learned as a student, from Trueman’s Ostrea/Gryphaea to Carruthers’ Zaphrentis delanouei, have now been debunked,” which makes i.t sound like evolution wholesale has been debunked. Ager was only talking about the evolution of Ostraea, which is oyster-like bivalve molluscs, from Gryphaea, another bivalve, and saying that previous interpretations of their relationship have been mistaken.

14. The correct citation is Derek V. Ager. 1976. The nature of the fossil record. Proceedings of the Geologists’ Association 87:131-160.

Saladin burda aşağı yukarı (tam çeviri değil) şöyle diyo:

Dr. Gish, Derek Ager’den alıntı yaparak evrimi tamamen çürütülmüş gibi göstermeye çalışıyor.
Ager’in bu yazısını kütüphanede hiçbir yerde bulamadım, iki kampüsdeki kütüphane görevlileri bana Gish’in alıntı yaptığı şekilde bir dergi olmadığını söylediler. Sonuç olarak ben de Ager’e mektup yazdım. Eğer görmek isterseniz diye, Ager’in mektubunu yanımda getirdim. Ager ilk olarak Gish’in derginin adını ve yayımlanma tarihi yanlış verdiğini söylüyor. Daha sonra gerçek kaynağı veriyor (Derek V. Ager. 196. The nature of the fossil record. Proceedings of the Geologists’ Association 87:131-160.). Şimdi Dr. Gish’in bahsettiği cümlenin tamamı şöyle: “Öğrenciyken, Trueman’ın Ostrea/Gryphaea evriminden ve Carruthers’ın Zaphrentis delanouei evrimine kadar neredeyse öğrendiğim tüm hikayelerin şimdi yanlış olduğunun öğrenilmesi önemli.” Burda Ager Ostrea’nın Gryphaea’dan evrimiyle ilgili eskiden yapılan tahminlerin yanlış olduğundan bahsediyor.

Görüldüğü gibi Duane Gish, Derek Ager’den alıntı yaparken “It must be significant that nearly all the evolutionary stories I learned as a student, from Trueman’s Ostrea/Gryphaea to Carruthers’ Zaphrentis delanouei, have now been debunked” cümlesindeki kalın harflerle yazılmış olan bölümü kafasına göre atıyor ve geri kalan bölümü evrim ile ilgili herşeyin yanlış olduğu anlaşılmış gibi göstermek için kullanıyor. Peki Duane Gish kimdir? The Institute for Creation Research yani Yaratılış Araştırması Enstitüsü başkanı. Yani Türkiye’deki Bilimsel Araştırma Vakfı’nın yabancı versiyonu ve bilgi kaynağı. Harun Yahya’nın yukardaki alıntısına baktığımızda alıntıyı aslında Derek Ager’in eserinden değil Duane Gish’den yaptığını görüyoruz. O da Gish gibi bu yazıları insanları yanlış yönlendirmekte, gerçeklerden uzaklaştırmakta ve istediği yöne çekmekte kullanıyor.

152 Yorum »

  1. durust yaklasimlarindan ve bilgilendirici aciklamalarindan oturu once seni tebrik ederim. sana bu konuda
    birkac tavsiyede bulunmak istiyorum:

    1- oncelikle lufen “evrimci & yaratilisci” kavramini terkedip “tesadufcu & yaratilisci” terimlerini kullanmani dilerim.
    cunki yeryuzunde evrim teorisini ciddi bir kuram olarak degerlendiren ve bilim adamlari tarafindan bu konunun
    arastirilmasini destekleyen yuzbinlerce musluman, hristiyan, yahudi inananlar mevcuttur. dolayisiyla evrimci ve
    yaratilisci ifadeleri mutlak olarak birbirinin zitti olan kavramlar degildir.
    2- evrime karsi yalan yalnis ve cahilce kesin bir cephe alan insanlar buyuk oranda dinci, despot, bagnaz diyebilecegimiz
    bir anlayis sahibi olan insanlar grubundalar. bu kisilerin butun inananlari temsil etmedigini -onlar oyle gostermeye
    calissalar da- lutfen unutma.
    3- dindar olmak ve bir yaraticiya inanmak ateizme yada herhangi baska bir dusunceye bagli insanlara karsi despot
    zalim bir tutum takinma sebebi degildir. yeryuzunde her neye inanirlarsa inansinlar insanlar arasinda merhamet ve
    hosgoruye dayali bir yasami savunan azimsanmayacak sayida musluman, hristiyan, yahudi vs. inananlar mevcuttur.
    dolayisiyla lutfen yukarida alintiladigin yazarin sahsinda butun inananlari incitecek ve ayni kaba koyacak
    tutumlardan ozellikle kacinmani tavsiye ederim. aksi takdirde bu tip yazarlarin istedigi tuzaga dusmus olursun.
    ve bundan butun insanlik zarar gorur.
    5- erdem, merhamet, hosgoru, tolerans ile bu dunyayi butun insanlar icin daha guzel, daha yasanabilir bir hale
    getirebiliriz. bilim youlundaki butun calismalarinda sana basarilar dilerim.

    Yorum yazan: durust birey — Nisan 17, 2006 @ 8:22 am

  2. bende arkadaşımın yorumlarına katılıyorum örneğin ben ne bir evrimci ne de karşıtıyım
    evrim karşıtlığını çok bağnazca ve gerikafalılık olarak görüyorum ve eğer bir evrim
    varsa bunun da tesadüfi olaylarla değil Allah ın varlığıyla açıklanabileceğine inanıyorum.evrim konusunda ki çalışmaları desteklediğim gibi evrim konusunda biliçli saptırmalara da karşıyım.

    Yorum yazan: darkstar — Mayıs 2, 2006 @ 5:03 pm

  3. sayın da vinci sizinle fikir alış veriişnde bulunmak istediğim konular var..nasıl iletişim kurabiliriz? teşekkürler…

    Yorum yazan: azel — Mayıs 26, 2006 @ 4:17 pm

  4. aslında fikir alışverinden kastım çelişkide kaldığım bazı konularda görüşlerinizi almak istiyorum..mailim : mr_mad01@yahoo.com

    Yorum yazan: azel — Mayıs 26, 2006 @ 4:22 pm

  5. miller - urey deneyinin hatalı olduğunu son evrimci kaynaklar da söylemektedir.bunu Miller bile kabul etmiştir.örneğin BİLİM TEKNİK dergisinin evrende tek miyiz?adlı 98 yılı sayısında ‘tavuk yumurta bilmecesi’başlığında miller deneyin ilkel atmosferle uyuşmadığı belirtilir…

    Yorum yazan: m.ali — Mayıs 27, 2006 @ 12:47 pm

  6. Sayın m.ali,

    “Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya’nın Yanılgıları 1″ başlıklı yazımı okursanız 2005 yılında yapılmış bir araştırmanın Miller-Urey deneyini destekleyici olduğunu görürsünüz. Ayrıca daha önce yapılan birçok deneyin Miller-Urey deneyinde amaçlanan hedefi destekleyici sonuçlara ulaştığını yazımı inceleyerek görebilirsiniz.

    Yorum yazan: Da Vinci — Mayıs 28, 2006 @ 1:51 pm

  7. Bilim Araştırma Vakfı (BAV), dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ABD’de de bu konuda konferanslar düzenlemiştir. Ayrıca Harun Yahya’nın kaleme aldığı Darwinizm’i bilimsel olarak çökerten yüzlerce eser ABD’de de okurlarıyla buluşmaktadır. Harun Yahya’nın eserleri, özellikle bu ülkenin bilim çevrelerinde büyük yankı uyandırmış, ABD’nin ünlü bilim dergilerinde geniş yer almıştır.

    Amerikan Bilim Eğitimi Ulusal Merkezi (National Center for Science Education) tarafından yayınlanan Reports Dergisi, 10 Kasım 1999 tarihli sayısının kapağını, Harun Yahya’nın “Evrim Aldatmacası” kitabının resmine ve derginin 30 sayfasını Harun Yahya’nın evrim teorisini çökerten ve yaratılışı ortaya koyan çalışmalarına ayırmıştır.

    22 Nisan 2000 tarihli New Scientist dergisi ise, “Burning Darwin” başlıklı bir makalede, dünyada evrim teorisine karşı yürütülen entelektüel kampanyada yazar Harun Yahya’nın eserlerinin önemli bir yeri olduğunu şöyle vurgulamıştır: “Harun Yahya uluslararası bir kahraman. Kitapları İslam Dünyası’nın her yanına yayılmış durumda.”

    Ünlü bilim dergisi Science’ın, 18 Mayıs 2001 tarihli ve “Yaratılışçılık Asya ve Avrupa’nın Birleştiği Yerde Kök Salıyor” (Creationism Takes Root Where Europe, Asia Meet) başlıklı bir makalesinde ise; Harun Yahya’nın kitaplarının pek çok yerde ders kitaplarından bile daha etkili olduğu belirtilmiştir.

    Bir başka çarpıcı gelişme ise geçtiğimiz günlerde yaşanmıştır. Amerika’dan yayın yapan http://www.pitch.com adlı internet sitesindeki bir haberde, Truman Üniversitesi’nden evrimci Taner Edis, BAV’ın başarısının sırrı olarak Harun Yahya’nın kitaplarının büyük popülaritesini göstermiş, “Bu kitaplar oldukça iyi kalite kağıda basılmış, renkli resimlerle dolu ve bu kitaplar her yerdeler…” diyerek sözlerine şu şekilde devam etmiştir: “Batı Dünyası’nda bulabileceğiniz her türlü bilimsel yayınla rekabet ediyorlar, Türkiye’de Harun Yahya kitapları birçok bilimsel yayından çok daha iyi basılmış kitaplar olarak görülüyor.”

    Ayrıca Taner Edis, 2001 yılında Science dergisinin BAV’ı dünyanın en güçlü evrim karşıtı kuruluşlarından olarak tanımladığının altını çizerek, Harun Yahya’nın kitaplarının İngiltere ve Endonezya’da olduğu gibi dünyanın her yerinde popülarite kazandığını da sözlerine eklemiştir.

    Haberde görüşüne yer verilen ünlü evrimci Profesör Ümit Sayın ise, evrimciler adına fikri yenilgilerini kabullenerek, “Artık Yaratılışçılara karşı bir savaş yok. Savaşı onlar kazandılar, 1998’de Türkiye Bilimler Akademisi’nden altı profesörü yaratılışçılara karşı konuşmaları için motive etmiştim. Artık, bugün bir kişiyi bile motive etmek imkansız” açıklamasını yapmıştır.

    Haberin devamında ise; Türkiye’den, evrim teorisini savunanların neredeyse tamamen yenilgiye uğradığı bir ülke olarak bahsedilmiştir. Ve BAV’dan; “kendi ülkesinde o kadar başarılı oldu ki, şimdi Kansas Davalarında kendisinden uzman bir temsilci göndererek ABD’li yaratılışçılara yardım etmesi isteniyor.” açıklaması yer almıştır.

    Yorum yazan: Bilgiç — Haziran 9, 2006 @ 3:17 pm

  8. LÜTFEN OKUYUN

    Bilim Araştırma Vakfı (BAV), dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ABD’de de bu konuda konferanslar düzenlemiştir. Ayrıca Harun Yahya’nın kaleme aldığı Darwinizm’i bilimsel olarak çökerten yüzlerce eser ABD’de de okurlarıyla buluşmaktadır. Harun Yahya’nın eserleri, özellikle bu ülkenin bilim çevrelerinde büyük yankı uyandırmış, ABD’nin ünlü bilim dergilerinde geniş yer almıştır.

    Amerikan Bilim Eğitimi Ulusal Merkezi (National Center for Science Education) tarafından yayınlanan Reports Dergisi, 10 Kasım 1999 tarihli sayısının kapağını, Harun Yahya’nın “Evrim Aldatmacası” kitabının resmine ve derginin 30 sayfasını Harun Yahya’nın evrim teorisini çökerten ve yaratılışı ortaya koyan çalışmalarına ayırmıştır.

    22 Nisan 2000 tarihli New Scientist dergisi ise, “Burning Darwin” başlıklı bir makalede, dünyada evrim teorisine karşı yürütülen entelektüel kampanyada yazar Harun Yahya’nın eserlerinin önemli bir yeri olduğunu şöyle vurgulamıştır: “Harun Yahya uluslararası bir kahraman. Kitapları İslam Dünyası’nın her yanına yayılmış durumda.”

    Ünlü bilim dergisi Science’ın, 18 Mayıs 2001 tarihli ve “Yaratılışçılık Asya ve Avrupa’nın Birleştiği Yerde Kök Salıyor” (Creationism Takes Root Where Europe, Asia Meet) başlıklı bir makalesinde ise; Harun Yahya’nın kitaplarının pek çok yerde ders kitaplarından bile daha etkili olduğu belirtilmiştir.

    Bir başka çarpıcı gelişme ise geçtiğimiz günlerde yaşanmıştır. Amerika’dan yayın yapan http://www.pitch.com adlı internet sitesindeki bir haberde, Truman Üniversitesi’nden evrimci Taner Edis, BAV’ın başarısının sırrı olarak Harun Yahya’nın kitaplarının büyük popülaritesini göstermiş, “Bu kitaplar oldukça iyi kalite kağıda basılmış, renkli resimlerle dolu ve bu kitaplar her yerdeler…” diyerek sözlerine şu şekilde devam etmiştir: “Batı Dünyası’nda bulabileceğiniz her türlü bilimsel yayınla rekabet ediyorlar, Türkiye’de Harun Yahya kitapları birçok bilimsel yayından çok daha iyi basılmış kitaplar olarak görülüyor.”

    Ayrıca Taner Edis, 2001 yılında Science dergisinin BAV’ı dünyanın en güçlü evrim karşıtı kuruluşlarından olarak tanımladığının altını çizerek, Harun Yahya’nın kitaplarının İngiltere ve Endonezya’da olduğu gibi dünyanın her yerinde popülarite kazandığını da sözlerine eklemiştir.

    Haberde görüşüne yer verilen ünlü evrimci Profesör Ümit Sayın ise, evrimciler adına fikri yenilgilerini kabullenerek, “Artık Yaratılışçılara karşı bir savaş yok. Savaşı onlar kazandılar, 1998’de Türkiye Bilimler Akademisi’nden altı profesörü yaratılışçılara karşı konuşmaları için motive etmiştim. Artık, bugün bir kişiyi bile motive etmek imkansız” açıklamasını yapmıştır.

    Haberin devamında ise; Türkiye’den, evrim teorisini savunanların neredeyse tamamen yenilgiye uğradığı bir ülke olarak bahsedilmiştir. Ve BAV’dan; “kendi ülkesinde o kadar başarılı oldu ki, şimdi Kansas Davalarında kendisinden uzman bir temsilci göndererek ABD’li yaratılışçılara yardım etmesi isteniyor.” açıklaması yer almıştır.

    Yorum yazan: Bilgiç — Haziran 9, 2006 @ 3:18 pm

  9. Archæopteryx sıcak kanlı değilmi?

    Yorum yazan: davetçi — Haziran 9, 2006 @ 5:39 pm

  10. merhaba sayin yazar, ben Amerikada yasayan bir turk vatandasi olarak size bunu yaziyorum. Su an Amerikada evrim
    konusundaki en yetkili kurulus “National Academy of Sciences” kurulusudur. Bu kurulus bugun dunyadaki butun bilimsel
    buluslara imza atan bilim dallari ve adamlari tarafindan desteklenen ve hatta Amerikan hukumetine bilimsel tavsiyeler
    sunma yetkisine sahip olan cok ciddi ve saygin bir kurulustur. Ve bu kurulus evrim kurami ogretimini ve arastirilmasini
    yuzde yuz destekleyen bir kurulustur. ve Amerikada bilime objektif olarak yaklasan bir cok dini kurum dahi bu kurulusun
    bu tutumunu ve evrim kurami lehindeki yayinlarini desteklemektedir. Bu kurulusun evrim kurami ogretimini ortadan
    kaldirmaya calisan koyu dogmaci bir grup hristiyana verdigi bilimsel cevaplar da bu konuya objektif olarak yaklasan
    butun ciddi makamlar ve kuruluslar tarafindan doyurucu bulunmustur. (www.nap.edu/html/creationism/) Yukarida adi gecen
    mantalitedeki yazarlar ise Amerikada bilimle fazla alakasi olmayan arap kokenli cahil ve dogmaci bir kisim insanlar arasinda
    okuyucu bulmaktadir. Ciddi bilimsel kuruluslarin bu tip yayinlari ciddiye alip muhatap olmasi dusunulemez bile boyle uygar
    ve bilimsel alanda gelismis bir ulkede. Ancak yer yer basinda buradaki koyu hristiyan dogmacilari kendilerine ornek alan
    ortadogu kokenli bazi dogmacilarin geri kalmis ulkelerde -ozellikle arap ulkeleri- bilim adami yetersizligi yuzunden
    bu temelsiz bilim disi goruslerini yayabildikleri esef ve hayretle soz konusu edilmektedir zaman zaman. Fakat islam
    dunyasinda da cok cesitli ilahiyatcilar seviyesinde evrim kurami ogretimini destekleyen ogrenimli din adamlari her
    gecen gun daha da artmaktadir, bu guzel haberi de okuyoruz zaman zaman hem burada, hem de turk basininda. burada
    ogrenimli hristiyan din adamlari da ayni sekilde bu bilimsel konuya cok daha medeni ve objektif yaklasabilmektedirler
    artik. Insallah bu konuda buyuk bir uyanis olur yakin bir tarihte, ve insallah din ile bilimin hicbir zaman catismadigi
    ve catismayacagi, ancak ruh hastaligi tasiyan, dinci egemenlik kurma sevdasindaki sarlatanlarin din anlayisi ile bilimin
    catistigi ve her zaman da catismaya devam edecegi gun gibi ortaya cikar yakin bir gelecekte. Esenlikler dilerim.

    Yorum yazan: kerem — Haziran 10, 2006 @ 2:51 am

  11. merhaba da vinci, sana benim icin buyuk dersler ogreten ve Allahi arayisimda bana yol gosteren tanik oldugum bir
    olayi anlatayim: 1975 yilinda Medine Islam Universitesinin rektoru Seyh Abdul Aziz Bin Baz dunyanin duz oldugunu
    ve bilim adamlarinin iddia ettigi gibi donmedigini mantiksal ve kendine gore bilimsel delillerle ispata koyulur.
    “eger bilim adamlarinin iddia ettigi gibi dunya donuyor olsaydi, ulkeler, daglar, agaclar, nehirler ve okyanuslarin
    dibi olmazdi, ve insanlar dogu ulkelerinin batiya ve bati ulkelerinin doguya kaydiklarina sahid olurlardi.” teziyle
    ortaya cikar. (Kitabinin 23. sayfasindan bir alinti) ve boyle bir durumda Kiblenin de yerinin degisecegini vurgulayarak
    olayi materyalist dogmanin etkisinde kalmis sahte bilim adamlarinin bir tuzagi, ya da yanilgisi, olarak lanse eder. ve
    bu bilimsel acidan yalnisligi -kendisinin vasitasiyla- kanitlanmis!! tezi savunan butun muslumanlari kafir olarak
    damgalayip, canlarinin ve mallarinin gasp edilebilecegini beyan eder. ve bu islam buyugunun bu degerli tezi okullarda
    tek gecerli tez olarak okutulmaya baslar. -belki de hala bu tez ogretiliyor olabilir, emin degilim- ve para, pul,
    san, sohret sikintisi olmayan Allah tarafindan desteklenmis!! bu din buyugu suudi arabistanda halka nasil butun sahte
    bilim adamlarini dunya capinda dize getirdiginin ve hepsinin nasil onun onunde sessiz kalip yenilmeye mahkum
    olduklarinin propagandasini yapmaya koyulur. Allahi gercek manada arayan kucuk bir grub inancli insan sadece buna itiraz
    etmeye cesaret eder, ve onlar da derhal layik olduklari muameleye tabi tutulurlar…..
    Bu olay benim Allahi arayisimi negatif yonde etkilemedi, tam tersine beni bilimsel verileri daha yakindan ve tarafsiz
    olarak inceleyip, hickimsenin etkisinde kalmadan, gercek manada Yaraticiyi aramama ve Onun sozu olarak inandigim
    kaynagi bu veriler dogrultusunda anlamaya yoneltti. Ve sunu anladim ki, hangi din olursa olsun, her devirde bunlarin
    icinde mutlaka deli rasputinler, don kisotlar cikmaya devam edip bilime karsi, insanliga karsi, erdeme karsi, durustluge
    karsi, hosgoruye karsi, anlayisa karsi kahramanca savasmaya devam edeceklerdir, ve bunlar belirli bir sure dunyasal
    basariya da ulasacaklardir. Fakat daha sonra daima bilim, erdem, ahlak, hosgoru, alcakgonulluluk, insanlik ve
    -inananlar icin- Yaratici galip cikacaktir. kal saglicakla……..

    Yorum yazan: hasan — Haziran 10, 2006 @ 10:08 am

  12. siten tamamen harun yahya, onun kitapları, sitelerine karşı kurulmuş..bence çok yetersiz. http://www.netcevap.org/da evrimle ilgili tüm dergiler ,televizyon yayınları, gazeteler incelenmektedir ve onlarla ilgili cevaplar mantıklı dogru olarak verilmektedir vede onlarla ilgili binlerce net cevap yer almaktadır.

    Yorum yazan: bilgiç — Haziran 12, 2006 @ 4:52 pm

  13. :D evrimciler ah evrimciler dünya adam olsa siz olmazsiniz ki zaten siz insan degil HAYVAN OGLU HAYVANSINIZ sizde bunu söylüyorsunuz iste yav kardesim siktir olun gidin muz toplayip yeyin ormanda Pc basinda ne halt ediyorsunuz yav birakin artik insanlarin peisini siz INSAN OLMAYACAKSINIZ bizde sizin gibi hayvan olmayacagiz

    Yorum yazan: IHGG — Temmuz 6, 2006 @ 3:40 pm

  14. .* (Nahl Suresi, 125)
    Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendi*
    *(Taha Suresi, 43-44)
    İkiniz Firavun’a gidin, çünkü o, azmış bulunuyor. Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp-düşünür veya içi titrer-korkar*

    öfke bir Müslüman vasfı değildir. Allah Kuran’da müminleri tarif ederken “onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlardan bağışlama ile geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever” buyurur. (Al-i İmran Suresi, 134)
    Müslümanların öfkeli bir üslup takınmalarını gerektirecek bir durum da yoktur. Bir Müslümanın diğer insanlardan tek isteği, onların da Allah’a iman etmesi ve güzel ahlakla yaşamasıdır. Bu ise ancak Allah’ın o insanlara da hidayet vermesiyle mümkün olur. Biz ne yaparsak yapalım, insanlara ne kadar gerçekleri anlatırsak anlatalım, kalpler Allah’ın elindedir. Allah, “… iman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu” ayetiyle, bu çok önemli gerçeği Müslümanlara hatırlatmaktadır. (Rad Suresi, 31)
    http://www.islamterorulanetler.com/

    Yorum yazan: bilgiç — Temmuz 6, 2006 @ 6:02 pm

  15. Kuran’da “bütün kuşlar ve diger hayvanlar sizin “aynınız-benzeriniz” (emsalukum) olan topluluklardır ve sonra onlar da
    Allaha döndürülecektir” denilerek (6/3 8) bütün canlılara bu açıdan insanlar kadar saygınlık verilmiştir. ve bugün birçok canlıların
    genetik açıdan insana ne kadar “benzer” oldukları da mucizevi bir şekilde bilim tarafından tesbit edilmiştir. dolayısıyla hayvanları
    bu şekilde aşağılayarak ciddi bir bilimsel teoriye saldırmak gerçekten çift kat “Allah adına Allaha saygısızlık yapmak” dışında bir
    şey değildir sanıyorum. ve HY gibi bilimsel, ahlaki ve entellektüel kisvesi altında çalışıp aslında tek hedefi cahil dindar insanları
    Allah adına bütün “insani ve ahlaki değerlere” ve “bilimsel metot ve yaklaşımlara” karşı basitce provoke etmek olan yazarların da bu
    günahda büyük payları olacaktır sanıyorum. (örneğin bu tip yazarlar yanılmıyorsam evrim kuramı ile ilgili ciddi bilimsel çalışmaları maoist
    kaynaklı bir komplo, humanizimi (insanlık) sinsi bir egoizm ve Allah düşmanlığı ve her türlü saygıyı, hoşgörüyü, özgür yaşamı masonluk
    kaynaklı batıl bir adet ve gelenek olarak sunmaya çalışmışlar birçok yerlerde….) Allah bütün medeni ve hoşgörülü insanları –ister
    dindar olsunlar, ister ateist– bu tip çarpık ve hasta anlayışlardan korusun.

    Yorum yazan: arif — Temmuz 7, 2006 @ 4:06 am

  16. Sevgili arif arkadaşım, ben de sana katılıyorum. Bu HY gibi yazarların bence El Kaide terör örgütünün başındaki adamlardan
    anlayış olarak hiçbir farkları yok. Bunların hepsi sanırım insanlığın, hoşgörünün, özgürlüğün karşıtı olan kişiler. Bunların tek farkı
    belki birinin bunları açıkça ve direkt olarak ilan etmesi, öbürlerinin ise bunu sinsice yapmaya çalışması. Kaba bir
    örnekle özetlemeye calışırsam, bunların birisi tam bir “çıplak ayı” gibi ise, ötekileri “beyaz takım elbise giydirilmiş bir ayı” gibi
    sanki….. (örnek biraz fazla kaba olduysa, lutfen affedin!) Yaradan bütün insanları rahmetiyle kuşatsın………

    Yorum yazan: orhan — Temmuz 9, 2006 @ 3:06 am

  17. Sevgili Da Vinci

    Yazılarını araştırma yaparken gördüm. Seni pozitif gayretlerin ve sahip olduğun bilimsel görüş için kutluyorum. İnançla karartılımış insan beyni, sen ve senin gibilerin sayısı arttıkça aydınlanacaktır. Hurafe herzamanki gibi dayatma be baskı ile ve herzaman ki gibi kendi saçma yaradılış teorisine toz kondurmayıp, bilimsel gerçekleri terz yüz edip insanlara sunarak gerçeklerin üstünü örtmeye çalışsa da, bilimsel bakış zaman içerisinde tarihte olduğu gibi baskın çıkacak ve insanları din doğmasından ve beyin köleliğinden kurtaracaktır.

    Bende http://www.antoloji.com sitesinde kurduğum ateizm ve din, ateist , bilim ve ütopya, evrim vb. gruplarla benzer aydınlanmacılığın içerisindeyim.

    Çalışmalarında başarılar dilerim. Hakan

    Yorum yazan: Hakan — Temmuz 18, 2006 @ 10:23 am

  18. Sevgili Hakan,

    Düşünce, yorum ve gayretlerin için teşekkür ederim. Bu yolda yalnız olmadığımı ve aynı yolda ilerleyenlerin sayısının her geçen gün arttığını görmek çok güzel.

    Saygılar

    Yorum yazan: Da Vinci — Temmuz 22, 2006 @ 10:03 am

  19. sevgili davinci
    (sadece soruyorum.)
    tabiki yazım silinmezse :)
    Soru 1:Kardeşim matematil ilminde olasılık diye bir mevzuu var.Evrim ve Olasılık yan yana gelince sana ne ifade ediyor.?

    Yorum yazan: farukkk — Temmuz 24, 2006 @ 7:49 pm

  20. farukkk,

    Sorduğun soruya büyük bir zevkle cevap veriyorum. Evrimin olma olasılığı bence 1′dir. Yani kesinlikle olmuştur ve her an olmaktadır.

    Yorum yazan: Da Vinci — Temmuz 29, 2006 @ 9:27 am

  21. Sevgili arkadaşlar…yazılarınızın bir kısmını okudum…Sn.HARUN YAHYA’nın böylesine bir ciddi çaba göstermesi ve bu konuyla bu kadar sistemli bir çalışma yapması bütün DÜNYA yı etkilediği gibi gördüğüm kadarıyla sizide şaşırtmış…Nitekim yavaş yavaş herkez bunu kabulleniyor ve birgün sizde kabul edeceksiniz…Böylesine salih mü’min leri bu şekilde sapkın göstermek ALLAH katında büyük bir suçtur…Ancak nasıl ki bundan önce Peygamberler , Elçiler ve Salih mü’min ler hep iftiraya maruz kaldılarsa HARUN YAHYA ve arkadaşlarınında bu şekilde iftiraya maruz kalmaları HARUN YAHYA nın ve diğerlerinin doğru olduklarını belgeliyor…Nitekim 25 e yakın mahkemenin hepsinden temiz çıkan HARUN YAHYA şimdi çalışmalarına canla başla devam ediyor…Ne Mutlu bu yolda mücadele edenlere….Sevgiler selamlar…

    Yorum yazan: Mustafa — Temmuz 31, 2006 @ 8:44 pm

  22. peki.sana bir soru: senin vücudunda kaç kromozom var. muhtemelen 46 diyeceksin. peki 46 kromozom nasıl meydana geldi???? yaratılışa inanlar tabii ki yaratıcının bu 46 kromozonu yaratmak için sadece “ol” demesinin yeterli olacağının cevabını verebilirler. şu anda 46 kromozom yerine 45 yada 47 bile olamayacağını biliyoruz.sence basit tek canlı hücre 46 kromozom olmaya karar verip insan mı evrimleştirdi, yoksa o hücre insan oldu da kromozomu kendi vücudunda evrimleştirdi!!!!!! bye…

    Yorum yazan: yusuf — Ağustos 1, 2006 @ 2:01 pm

  23. Mustafa,
    Senin ciddi çaba dediğin şey Amerika’daki yaratılışıçıların yaptığı çalışmaları alıp tercüme etmekten başka birşey değil. HY’nin iftiraya falan maruz kaldığı yok. Asıl iftira ve yalanlarla insanları kandırmaya çalışlan HY’dir. İşte ben de bunu ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Biraz kafası çalışan ve zihinsel bağımsızlığa sahip herkes bunu açıkça görebilmektedir.
    yusuf,
    Daha önce başka birine verdiğim cevabın bir bölümünü aktarıyorum:

    Yeni türlerin diğer türlerden evrimleştiği düşüncesi de fosil bulguları ve genetik araştırmalarıyla desteklenmektedir. Evrim teorisine göre her tür başka bir türden evrimleşmiştir. Mesela insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların ortak atadan evrimleştiği düşünülmektedir. Büyük kuruksuz maymunlar ailesine goriller, orangutanlar, şempanzeler ve insanlar girer. Bunların hepsinin ortak bir atadan evrimleştiği düşünülür. Bunlar içinde de insanlar ile şempanzeler en yakın akrabalardır. Bu türler arasındaki akrabalığı hem fizyolojik hem de genetik benzerliklerinden anlayabiliyoruz. İnsan genomu ile şempanze genomu çok büyük (kaba olarak %98-99 civarında) benzerlikler göstermektedir (1). Ayrıca insan ve şempanze genomuyla ilgili ilginç bir bilgi daha vermek isterim. Şempanzelerde (orangutan ve gorillerdeki gibi) 24 çift kromozom vardır. İnsanlarda ise 23 çift kromozom vardır. Yapılan araştırmalar insanlardaki 2 numaralı kromozomun, şempanzelerdeki 2A ve 2B kromozomlarının birleşimi olduğunu göstermiştir (2). Normalde kromozomların uçlarında olan telomerlerin insanlardaki 2 numaralı kromozomun ortasında olduğu gözlemi bilim adamlarını, bu kromozomun 2 kromozomun birleşimi ile oluştuğu sonucuna götürmüştür. Bu gözlemler insanlar ile şempanzelerin ortak bir atadan geldiği tezini oldukça sağlamlaştırmıştır.
    Referanslar:
    1. Chimpanzee Sequencing and Analysis Consortium (2005). Initial sequence of the chimpanzee genome and comparison with the human genome. Nature 437: 69-87. (1 September 2005)
    2. IJdo JW, Baldini A, Ward DC, Reeders ST, Wells RA, Origin of human chromosome 2: an ancestral telomere-telomere fusion. Proc Natl Acad Sci U S A 1991 Oct 15;88(20):9051-5

    Sanırım bu yazıdan kendine birşeyler çıkarmışsındır. Okuduğunu iyi anliz edip bir sonuca varabiliyorsan bu cevap sana yeterli olacaktır. Ama yok bu cevaptan şunun cevabına ulaşamadım diyorsan cevabıma ek yapmak isterim.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 6, 2006 @ 11:42 am

  24. şu anda ben hayvan mıyım? artı ingilizce (kelimelerin bir kısmından başka-İNTERNET SAYESİNDE-) seviyem yoktur. bu bir mantık sorusudur. cevabında bile karşı tarafı ciddiye alınmıyorsa o tartışma bir kör önyargıya dönüşmüştür. buna da söylenecek bir söz yoktur. ayrıca hayvan olacağıma hiristiyan bile olsam tanrıya inanırım. kaldı ki tanrılar çatışması diye bir olay ispatlanmamıştır. benim yorumum kesinlikle SON DİN İSLAM DİNİ GERÇEKTİR… BYEE…

    Yorum yazan: yusuf — Ağustos 7, 2006 @ 8:42 pm

  25. Da vinci
    sempazenin genomonun araştırlmasına ne zaman başlandı?

    Yorum yazan: mehtap — Ağustos 8, 2006 @ 2:54 pm

  26. Göklerle yeri bir elma farzet Tanrının kudret ağacından bitmiş.Sen, bu elmanın içindeki bir kurda benzersin:Ağaçtan da haberin yok bahçıvandan da
    Ey zulumle bir kuyu kazan!sen kendin için tuzak hazırlıyorsun!
    İpek böceği gibi kendi çevreni örtme!kendine kuyu kazarsan bari kararınca kaz
    MEVLANA CELALEDDİN (RUMİ)MUHAMMED

    Yorum yazan: hakan — Ağustos 10, 2006 @ 7:16 pm

  27. yusuf,

    “Ben hayvan mıyım?” demişsin. Bak sana şöyle anlatayım.

    Biyolojide ökaryot hücreli canlılar şöyle sınıflandırılır. 4 alem vardır:

    1. Tek Hücreliler
    2. Mantarlar
    3. Bitkiler
    4. Hayvanlar

    İnsanlar da elbette normal olarak hayvanlar alemindedir. Yani insan bir hayvandır. Eğer sen “yok ben hayvan değilim ben mantarım veya bitkiyim” diyosan o senin sorunundur, biyolojiyi ve bilimsel gerçekleri bağlamaz.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 12, 2006 @ 12:11 pm

  28. mehtap,

    Genomun çıkarılması çalışmaları 2000′li yılların başında başladı diye biliyorum. Ama bunun konuyla ne ilgisi olduğunu anlamadım. Açıklarsan sevinirim.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 12, 2006 @ 12:42 pm

  29. sayın da vinci.
    siz şu anda canlıları sınıflandırmışsınız. güzel ama insan bir maymundan mı türedi yoksa yoksa boyu 0,5 mm yi geçmeyen bölünerek çoğalan(eşeyli üremeyen yani çiftleşemeyen) amipten mi türedi? lütfen kıvırmayalım. çünkü iddia edilen evrim destekleyen sitesinde metinlerden biri bu adreste var.
    ((( http://bilimvedin.blogspot.com/2006/03/ate-ile-mate.html )))amipin hikayesi.neyse ben felsefe istemiyorum ve yine sorumu soruyorum? tek hücreli canlıdan kromozom oluşup insanı mı evrimleştirdi? yoksa tek hücreli canlı insan olup kromozomu mu evrimleştirdi? kaldı ki kromozom dememdeki tek sebep bütün canlıların özlük bilgileri sadece kromozomlar sayesinde yeni nesile aktarılmasındandır. başka mantıklı açıklaması yoktur. ayrıca yabancı sitelerden çeviri vermeyin. ingilizce bilgim yoktur(yani bir tübitak ya da bir türk profesörünün onaylanan bilimsel çalışmaları.. vb.)byeee….

    Yorum yazan: yusuf — Ağustos 16, 2006 @ 8:21 pm

  30. İnsanın kendine özgü egosu, diğer türlerden kendisini soyutlaması, diğer türleri kendisinden aşağı görmesi, kendisine “Hayvan” sıfatını bir türlü yakıştıramayışı sebebiyle insan ve insan davranışı üzerine çalışmalar hep kısır döngüler içinde kalmış.

    Ne zaman insanı başka bir tür olarak gören egomuzu yenebilirsek, o zaman bu bilimlerde de akılalmaz bir hızla ilerleyebileceğiz. Yoksa, gözlerimiz bağlı, karanlık bir odada yönümüzü bulmaya çalışmaktan başka birşey yapmıyoruz bu egomuzla.

    Çok basit bir teori atayım ortaya…
    Birileri aşkın niye bittiğini merak edip araştırmış ve aşkın en uzun süresinin 3-4 yıl olduğu gözlenmiş istatistiklerde…

    Neden sorusuna bir türlü yanıt verilemiyor şimdilik ya da veriliyor da tepkilerden dolayı söylenemiyor.

    İmparatorun yolculuğu isimli belgeseli seyrettiniz mi bilmem. Penguenlerin Yürüyüşü.
    Penguenler 1 yıl için tek eşlidir. Her yıl kendilerine bir eş seçerler, çiftleşirler, önce baba anneye, sonra anne yavruya yemek taşırlar. 1 yıl sonunda penguen yavrusu yumurtadan çıkar. Baba, yavrusunun kendi sesini tanıması için kulağına bir kaç kez öter. Sonra anneye bırakır yavruyu, yeterli büyüklüğe erişip avlanmayı öğrenecek yaşa gelene kadar. Daha sonra yavru babayı bulur ve babadan avlanmayı, eş bulmayı vs. öğrenir.

    Şimdi bir şey görebiliyor musunuz aşk neden 3 yıldır?

    İnsanoğlunun şu kendisini herşeyin üstünde gören egosu yüzünden bu benzerliklere ve sonuçlar çıkarmaya karşı gözbağı oluşturmuşuz kendi kendimize. Uzaylıların dünyayı işgal ettiği filmlerin unutulmaz klişesi olmuştur artık “Evet, biz çok gelişmişiz ama… Dünyada aşk var…”.

    Aşk insana mahsustur, konuşmak insana mahsustur, arkadaşlık insana mahsustur, insan da insan…

    İnsan denilen çıplak maymun türü, kendisini doğanın içinden ve dolayısıyla da doğanın yaşam döngüsünün içerisinden, besin zincirlerinin tek yönlü işlediği bir duruma çekmiş bir hayvan türüdür.

    Ve sadece kendimize has zannettiğimiz pek çok şey de sadece bize özgü değildir.

    İşte bu egomuz yara aldığından biraz da evrime karşı bu kadar tepkiliyiz. Ne diyor dogmacılar kendilerini savunurken : “Sizin atanız maymun olabilir, ama benimki adem…”

    Ben de galileonun ünlü lafı ile cevap veriyorum : “Yasalarla dünya duruyor diyebiliriz. Ama dünya yine de dönüyor…”

    Herkese sevgiler

    Yorum yazan: Warmest Grey — Ağustos 17, 2006 @ 12:00 pm

  31. sevgili Warmest Grey
    mesele bir teoriye karşı olmak yada olmamak değildir. mesele ortada ciddi bir iddaa yani evrim iddiası vardır ve bu bir iddaanın da kanıtlanması gerekir. kimsenin şahsi görüşleri bilimin ispatlanması için kullanılamaz. ve bu iddaa da yerel bilim adamları ile yürütülen çalışmalar sonucu ispatı kesin yargıya dönüştürülmelidir. galileyi dışlayan sistem galilenin deli olması değil o düzenin o ispatı yapamamış olmasıdır. ve sonuç ispattan sonra ortaya çıkmıştır.ve yanlış anlaşılan konu budur.
    düşünün acaba evrimci düşünceyi destekleyen fikirler niye hala kesin ispat derecesine gelememiştir. NEDEN!!!! ACABA NERDE HATA YAPILMAKTADIR…
    ACABA NİYE YARATILIŞA İNANANLAR 1-0 ÖNDE BAŞLAMAKTADIRLAR…
    son sözüm şu olacak. insanı ispatlanmayan iddaalarla ve kişisel görüşlerle yönlendirmeye çalışmasınlar. ve kendileri de dikkat etsinler…
    son sözüm bu. byee…

    Yorum yazan: yusuf — Ağustos 17, 2006 @ 8:28 pm

  32. Sevgili Yusuf,
    Burada bir maç yapılmıyor. Burada benim ve muhtemelen ki pek çok kişinin de itirazı olan noktalar şunlar :

    1. Ortada evrim teorisini destekleyen pek çok kanıt var ve bu kanıtlar yok sayılıyor. Evet, belki evrim teorisini ispatlamıyorlar bu kanıtlar, ve biyoloji matematik temelli bir bilim olmadığından belki de ispatı hiç bir zaman yapılamayacak, ama her daim yeni kanıtlar ortaya çıkacak ve bu her yeni kanıta karşılık ama onunla şunun arasında niye ara geçiş yok diye itirazlar yükselecek. Yükselebilirde, var olan kanıtları yok sayarak bir yere varılamaz ve bu bilimsel bir yaklaşım değil, saptırmadır. Bir yerde hata yapılmıyor. Dediğim gibi biyoloji matematik gibi sayılarla ispat edilemeyeceğinden, ve evrim karşıtları bu konuyu anlayamadıklarından ortada hata olduğunu sanıyorlar ama yanılıyorlar.
    2. Evrim karşıtları sürekli mesnetsiz bir istatistikten bahsediyorlar. Bu istatistiği kullanırken, sanki en başta sadece 2-3 molekül vardı ve bu 2-3 molekül büyük tesadüfler sonucunda bir araya geldi, sonra ortaya protein çıktı ve sadece bir taneydi, sonra da sanki bu bir tane aminoasit sadece var olan 1 tane özel koşulu yakaladı da tesadüfen aminoasit oldu gibi bir saptırmaya gidiyorlar. İşin esası, başlangıçta sayısız molekülden bazıları protein oluşturdu, bu protein sayısı trilyonlarcaydı, belki de daha fazla… Ve bunlar içinden bir kısmı da binlerce uygun ortam içinden pek çoğunda aminoasitleri oluşturdu… Ki bu da milyarlarca veya daha fazlaydı. Sonrasında bu milyarlarca aminoasitten 1 tane hücre oluşsa bu yeterlidir… Sonrasında o hücre zaten kendine yetecek kadar çoğalır. Ama çok daha fazlaydı…
    3. Ben de bir istatistik vereyim. Bu verilere dayalı. Öyle işkembe-i kübradan sallama değil. Bilim adamlarına göre, bulunan kanıtlar ışığında dünyadaki canlıların evrimle bugüne gelmiş olmaları ihtimali %99… Kalan 1 de her daim bir yanılgı payı olduğundan…
    4. Evrim teorisi çöktü gibi sansasyonel başlıklarla açıkça ve bu teoriyi az çok bilen insanlar dışındaki kesimi kandırmaya yönelik yalan söyleniyor. Neden?
    5. Bir teori, bir tez, yalnız ve yalnız anti tezinin daha kuvvetli verilere dayandığı veya ispatlandığı durumlarda çöker. Evrimin karşısındaki teori olarak akıllı tasarım yer almakta ve bu akıllı tasarımı destekleyici herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bu sebeple, evrim karşıtı teorisyen olduklarını iddia edenlerin tek yaptıkları, evrim teorisine saldırarak yanlış olduğunu ispat etmeye çalışmaktır. Ben burada 2+2=5 diyebilirim. Eğer temel matematik bilgisinden yoksun birisiyseniz, tek söyliyebileceğiniz, hayır yanlış, 4′dür demek olur ama yanlışlığını ispatlayamazsınız. 2+2′nin 5 etmemesi, ancak ve ancak sayı doğrusu üzerinden matematiksel bir ispatla sonucun 4 ettiği gösterilerek yapılır. Evrimin karşısında böyle bir teori olmadığı gibi, destekleyici kanıtları çok fazla.
    6. Bir teorinin savunucuları arasında diktatörlerin bulunması da o teoriyi ve savunucularını diktatör zihniyetli yapmaz. Bu yönde de çok abartılı saptırmalar söz konusu… Neden? Ben de o zaman şöyle derim: Akıllı Tasarım’ın dünyadaki en büyük savunucusu George Bush’tur ve nasıl bir adam olduğu ortadadır. O takdirde, akıllı tasarımı savunanlar, insanlığı bir savaş ortamına sürükleyecek zehirli bir fikrin peşinde koşmaktadırlar. Akıllı tasarım denilen fikir, ortadoğuda büyük acılar ortaya çıkarmış, insanların toplu ölümlerine yol açan acımasız silahların kullanımına sebep vermiştir. O halde hala akıllı tasarım niçin savunulmaktadır? Bu zehirli fikrin arkasında, bu savaşlardan çıkar sağlayanlar vardır… Derim ve Hitler’le evrimi çakıştıran hiç bir kimse de söylediklerime karşı çıkamaz. Ancak burada bana küfür eder…

    Bir başkası da, El kaide’nin yaptıklarıyla İslamı özdeşleştirir… Yine bu adamların hiç biri bu fikre yanıt veremez ve gelip küfür eder ve gider…

    7. Evrim teorisinin savunucuları kimseye kendi görüşlerini empoze etmeye çalışmamaktadır. Tek yaptıkları bilimsel olarak vardıkları sonuçları kitap, dergi ve net üzerinden insanlarla paylaşmaktadırlar. Aksine, dogmacı yaklaşan evrim karşıtı kesim kendi fikirlerini dayatma çabasındadır. Üstelik de karşı oldukları evrimin tonlarca destekleyici kanıtı varken ve kendi savlarının hiç bir mantıklı izahati yokken bunu yapmakta, kanıtları olmadığı için de yalana başvurmaktadırlar. Bunun ispatı mı? Hemen http://www.google.com.tr yazın, evrim kelimesini aratın. Bakın bakalım, hangi fikrin savunucusu binlerce web sitesini kendi adına kaydettirmiş ve sürekli düşüncelerini pompalamakta… Bilimde kişisel görüş yoktur. Gözlem sonucu sonuçlar vardır. Ve bu sonuçlar kişinin kendi yorumlarıyla teori haline gelir. İspatlanırsa da kanun olur.

    8. Bunu üzülerek söylüyorum ki, (ben müslümanım diye belirtmiştim daha önce, o sebeple üzülerek söylüyorum) islam tarihi kıvırmalarla ve kıvırtanlarla doludur. Ve öyle görünüyorki en büyük kıvırtma operasyonu evrim teorisi ispatlandıktan sonra ortaya çıkacaktır. Örnek mi : Ana rahminde olanı kimse bilemez, bildiğini söyleyen yalan söyler dendi… Ultrasonla 3-4 aydan sonra cinsiyet görülebiliyor. Ve 10 yıl içinde cinsiyet siparişi yapılabilecek. Şimdiden kıvırtma çalışmaları başladı. Yok kuranda bu vardı da şöyleydi de böyleydi de… Yağmurun yağacağı zamanı bir tek Allah bilir ve belirler, kimse bilemez dendi. Yağmur bombası atanlar yalancı kafirdirler dendi… Şimdi çok isabetli tahminler ve yüksek başarılı yağmur füzeleri karşısında bir başka kıvırtma operasyonu geldi. Ondan öncesi mi? İbni Sina afaroz edildi. Hala bugün bazı kesimler kendisini kefere bilirler. Ebul İz (1300′lü yıllarda ilk Türk robotunu yapan adamdır), afaroz edildi, abdest alma robotu yaptığı için…
    Bugün eserleri viyanada müzede realize edilmiş ve çalışır olarak, şemalarıyla sergilenmekte. Şemaların orjinalleri İÜ Merkez kütüphanesinden… İslamiyetde de yobazlar bilimsel gelişmelere hep mesafeli durdular. O yüzden matbaa bu ülkeye 300 yıl sonra geldi. Ve o yüzden 500-600 yıldır islam ülkelerinde bir tane bile elle tutulur bilimsel gelişme kaydeden çıkmadı. En son Pakistanlı Abdüsselam eşit alanlar teorisini ispat ederek Nobel aldı. Konuşmasına besmeleyle başladı ve her cümlesinde Allah adını aldı ama ülkesinde ve pek çok islam ülkesinde kafir ilan edildi…

    O yüzden diyorum ki bu maddenin özeti olarak, şu dinimizi bir rahat bırakın da içimizde yaşayalım, bilimi de dinin içine sokarak ispat biliminin yerine inanç bilimini koymaya çalışmayın da adam gibi araştırmamızı yapalım.

    9. Ben de diyorum ki, aynen katılarak son cümlene, insanı ispatlanamayan iddialar, saçma sapan fikirlerle kendi görüşlerine yönelimi dayatmaya kimse kalkmasın ve kendileri de dikkat etsin… (Ne demekse bu kendileri de dikkat etsin… Tehdit midir nedir? )
    Güldüm şimdi…

    Benim de son sözüm bu…
    Sana da byeee…

    Yorum yazan: Warmest Grey — Ağustos 17, 2006 @ 9:31 pm

  33. sevgili Warmest Grey
    bana kesin bilimsel ispat ve açıklama gerekmektedir.
    kuyuya bırakılan yusuf, kim ip salarsa onun ipine tutunur. şu ana kadar evrimciler ip salamadığına göre diğer ipe sarılmam gerekiyor. hayat kısa evrim iddialarının ispatlanmasını bekleyemem. byeee

    Yorum yazan: yusuf — Ağustos 21, 2006 @ 3:03 pm

  34. Sevgili Yusuf,
    Bilimde genellikle ispat yoktur. Teoremler kanıtlarla kuvvetlenir veya kuvvetlenmez.

    Elbette ki nasıl bir görüşe sahip olacağın senin tercihin. Biz sadece anlattık.

    Kaldı ki burada sanırım kimsenin derdi evrim teorisini ispat değil, evrim teorisine karşı durmak adına ortaya konan saptırma bilgiler.

    Bu bakımdan, aslında pek çoğunun yaptığını yapmayıp, sadece tercihini belirtmenden ötürü teşekkür ediyorum.

    Kendine iyi bak.

    Yorum yazan: Warmest Grey — Ağustos 21, 2006 @ 4:08 pm

  35. ben cogu zaman nur tv den harun yahya nin belgesellerini bakarim. cunku belgeseli severim.
    dedigim gibi sadece belgeseli izlerim. ne zaman o canlilardaki ozellikleri hep allah a baglamaya calissada tinlamam. kendisi caliyor kendisi oynuyor.
    neyse!!!!
    bizler biraz daha bekleyecegiz.cunku bu semavi dinler ve tanri olayi dunden bugunden degil. 5-6000 yilldir kok salmis bir olaydir.
    1-200 yilda hemen curutulecek teori degildir.
    ama bazi turk web sayfalarina ziyaret ettigimde, yaratilisi inanmayan kisiler cogunlukla kulaktan duyma bilgilerle ispatlamaya calisiyorlar. olmadi hakaret etmeyi yegliyorlar.
    bu kisiler allah i tartisacaklarina, dindeki bilhassa islamiyetteki yanlislari dile getiriyorlar. haliyle tepki topluyor.
    aslinda yaradanin olmadigini ispatlamaya gerek yok. tabiati, yasami,olumu ve kainati mantik cercevesinde degerlendirirsen dogru yolu bulursun.bilim ve mantik en dogru cozum. ama iste oyle olmuyor.
    simdi bilim ve mantikla kademe kademe aciklamak zorundasin. cunku yeteri kadar bilgiye ulasilamadi.
    efendim ne imis;
    darwin in teorileri bir bir yikiliyormus. tabiki yikilacak. o zamanki bilgiyle bu zamani karsilastiramazsin.
    nasil solar sisteminde bulunan 9 gezegenden biri olan pluto nun planet olmadigi anlasildigi gibi, darwin nin bazi iddialarida eleminasyon olacaktir. bu demek degildir ki yaratilisi savunanlar kazandi.anadoluda daha dune gelinceye kadar yagmur dualarina cikilmazmiydi?yagmuru allah in yagdirdigini soylemezlermiydi. simdi ne diye boyle bir iddialari yok? demek ki onlarda tereddutte. hem bu yaris degil ki. dogru yolu bulma cabasi.

    simdi bazi arkadaslara soru soracagim.
    imanin sartlarindan bir tanesi kader ve kazaya inanmaktir, yaniliyormuyum?
    yani allah gecmisi ve gelecegi biliyor.
    simdi elimizde bir bicak var. bu bicakla domates biber ve ekmek dograyabilirim. ayni zamanda da birisini oldurebilirim.bu kader oluyor herhalde.allah gelecegi bildigi halde, yani bir sahisi oldurecegimi ve benim cehenneme gidecegimi soyluyorlar. boyle olunca beni ve canlilari ne diye dunyayi gonderdi?
    yani sonucunu bildigi maci ne diye tahminde bulunma geregini hissediyor?
    saygilarimla

    Yorum yazan: bayram — Eylül 5, 2006 @ 7:25 am

  36. Sevgili Bayram,
    Burada Kuran’ın doğruluğu, Allah’ın varlığı vs. gibi bir konu tartışmadığımızı, evrim teorisinin üzerine yapılan mesnetsiz karşılıklara dair görüşlerimizi ilettiğimizi düşünüyorum.

    Ve bence doğru olan da bu konuya sadık kalmak kanaatindeyim. Dolayısıyla insanların inançlarına dair bir söylemde bulunmak bu bağlamda hem Allah veya yaratıcı inancı olup (kendimi örnek verebilirim) hem de bilimin inançla ayrışması gerektiğini düşünen ve bu ikisini yaşam tarzında ve zihninde ayırt edebilen insanları soğutmaktan başka bir işe yaramaz.

    Bu tip konuları dinin tartışıldığı forumlarda veya bloglarda ortaya atmak daha doğru olmaz mı? Aksi tepki doğurmaz mı? Ne dersin?

    Yorum yazan: WarmestGrey — Eylül 5, 2006 @ 2:29 pm

  37. peki usta niye kendi sahtekarlıklarınızı yazmıyorsun buraya? madem objektifsin piltdown adamını, koelekantı, nebraska adamını, haeckel’in sahte çizimlerini, dino-kuş sahtekarlığı,rekonstrüksiyonlar… bunların sahtekarlık olduklarını da yaz..ayrıca darwin’in Türkler için söylediklerini, 20. yüzyılda ideolojik darwinizmin kaç milyon kişinin ölümüne sebep olduğunu. hem sen ne kadar yazarsan yaz.the guardian gazetesi geçen bu hale nasıl geldik diyordu.evrime inananların sayısının azaldığını bunu da Harun Yahya’nın konferanslarının ülke çapında yapılan konferansların etkisine bağlıyolar. daha geçen galler, iskoçya ve londrada konferanslar verdiler.şimdi de sanırım amerikadalar. ayrıca yüzlerce milyon yıllık fosilleri getirip halka ücretsiz olarak sergiliyolar. siz niye gelip kendi fosillerinizi sergilemiyorsunuz. millet ikisne de baksın ve kendisi karar versin. geçen yıl Mustafa Akyol’a bir tane akılcı cevaplar veremediniz. Ben Ahirete inanan bir insanım.sizin düşüncelerinize bakarsam o zaman Hazreti Ademle karşılaştığım zaman ilkel bir (maymuna benzeyen) adamla karşılaşacam o zaman. Allah Ademe isimlerin hepsini öğrettiğini söylüyor. ilkel maymun türü bir insan nasıl isimler öğrenir ve konuşur? O zaman İslam dini-haşa- yalan mı söylüyor?

    Yorum yazan: sunshine — Eylül 12, 2006 @ 10:50 am

  38. Selamlar…ilginç insanlarsınız…ilim ve bilim bugün ALLAH ın varlığını ve birliğini ıspatlarken , bunun yanında teori ve safsataları çürütürken…Bunlar görmemek veya görmezden gelmek at gözlüğüyle bakmak demektir..Üstelik konuya dönmek gerekirse evrim teorisi ALLAH ın varlığını reddeder…Bu pencereden baktığımızda acaba Peygamber efendimizin zamanında yaşasaydık ve yaşasaydınız…acaba hanginiz onunla beraber olucaktınız…Dikkat edin o zaman bilim yoktu!!! O zaman neyi savunacaktınız??? Güneş tanrıdır vs vs.. falanmı….Dikkat edin arkadaşlar evrim teorisinin sonu cehenneme doğru adım adım gidiyor siz gelin yol yakınken geri dönün…Selam ve sevgiler..

    Yorum yazan: Musti — Eylül 12, 2006 @ 11:12 am

  39. burdan evrimcilere birkaç söz söylemek istiyorum biliyorsunuz aşk,sevgi,kin,nefret ve bunun gibi insanlara özgü duygusal ya da ruhsal davranışları neden hayvanlarda göremiyoruz sizce bu ruhsal durumlar sadece insanlara bahsedilmiş ilahi olgular değilmidir?yoksa orangutanlar da bilmem kaç bin yıl sonra bizimki gibi ruhsal olgulara evrimleşerek mi sahip olacaklar?insanı insan yapan şey sizce nedir?hayvanlara benzer bacağının gözünün olması mı?olaya sadece fiziksel boyuttan bakmanız en büyük eksikliklerinizden biri.aşka sevgiye inanırmısınız? yok ben inanmam diyorsanız hayvan olmayı çoktan kabul etmişsiniz demektir.hayvanlar kendilerine verilmiş içgüdülerle hareket ederler.farkı kendiniz görebiliyorsunuzdur.teşekkürler…

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 14, 2006 @ 8:57 pm

  40. bir konu daha eklemek isterim ki o da evrimcilerin şöyle bir savı vardır;tarih boyunca insanların hayvanlarınki gibi ilkel bir yaşantısı vardı.aslanlarınki gibi pençeleri kartaldaki gibi gözleri ormanda yaşıyan bir ayınınki kadar gücü yoktu bu nedenle insan, türünün devamlılığı için birşeyler yapmalıydı.o da AKIL dı.insan kendisine savunma mekanizması olarak aklı keşfetti.insanın doğa içerisindeki yalnızlığı,güçsüzlüğü,çaresizliği beyninin gelişmesini,doğaya hükmedebilmesini sağladı..) evet bu sav bazılarına mantıklı gelebilir bende onlara şöyle cevap veriyorum; o zaman yılanların bizden daha akıllı olmaları gerekmez miydi? teşekürler

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 14, 2006 @ 9:22 pm

  41. evrimci ya da yaratılışçı görüşlere sahip arkadaşlarla bu konuda görüş alışverişi yapmak isterim. adresim; ottomandream@hotmail.com bu konulara bende kafayoruyorum eklerseniz sevinirim..

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 14, 2006 @ 9:57 pm

  42. Şimdi arkadaşlar herkesin yanlış anladığı birşey var evrim teorisi tamamen yanlış değildir nedeni de şu darwin maymundan türeyen homosaphiens den bahsediyor bu bilimsel olarak çürük bir teori evrim teorisi bu manada yanlış fakat insanlar ve canlılar evrimleşmiştir buzul çağındaki insanların kemik ve adele yapıları bizimkinden daha farklıydı daha gelişmiş bi adele yapısına sahiptiler ama kafatası büyüklükleri bizimkinden daha küçüktü yani bu da bir evrimlerşeme sürecidir. ayrıca evrim teorisi ilk canlıların yani tek hücrelilerin tesadüfen oluştuğunu söylüyorlar bu çok gülünç bişe hücrenin oluşması için gerekli olan proteinin tesadüfen oluşması 10 üssü 190 da bir ihtimaldir biliyorsunuzki matematikte 10 üssü 50 den sonrası imkanı olmayan bir ihtimaldir düşünün artık rakamı daha protein oluşacakta daha hücre oluşacak gülmemek imkansız ….

    Yorum yazan: Barış yıldırım — Ekim 14, 2006 @ 9:57 pm

  43. tabi ki evrimsel açıklamaları ayırt etmek gerekir.çinlilerin veya japonların kuzey sibiryadan geldikleri kanıtlanmıştır bu yüzdendir ki gözleri bildiğiniz üzere çekiktir.bu ve bunun gibi birçok fiziksel değişim olduğu açık gerçeklerdir.ama insanın maymun ırkından geldiği görüşüne katılmıyorum.bunun nedenini de açıkladım zaten.evrimciler olaya sadece fiziksel açıdan baktıkları için derin yanlışlara düşmüşlerdir..

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 14, 2006 @ 10:05 pm

  44. evrimci olduğunu iddia edenlerde dahil herkes biliyorki evrim safsatası mutasyon , modifikasyon ,negatif ve pozitif seleksiyon,gibi gerçeklerin arkasına sığınsa bile safsatadır. tartışmaya değil,kaale bile almaya değmez bir yahudi oyunudur(kendileri kesinlikle inanmazlar,maksat müslümanların aklını bulandırmak.) gerçek sahtekar:bilgi fukarası darwindir.

    Yorum yazan: gerçekçi — Ekim 17, 2006 @ 10:39 pm

  45. Valla gerçekçi harikasın.
    Yani ben de diyordum ki bu safsatayı ne diye savunuyorum. Evet, ben de bu yahudi oyununun yılmaz bir destekçisiymişim meğer…

    Arkadaşım, saçma sapan konuşup duruyorsunuz buralarda, evrime karşı bir deliliniz yok. Tek bildiğiniz çamur at izi kalsın davranışı. Varsa deliliniz, getirin tartışalım… Getiremezsiniz… Yok çünkü… Bizim mi? Sürüsüne bereket delilimiz. Sizlerin kullandığı argümanları çürüterek elinize verenler de evrimi savunan bilim adamları. Sizin kendinize ait destekleyici neyiniz var? Koca bir hiçiniz… Afferim, hiçin peşinde koşmaya devam edin modern keloğlanlar sizi…

    Yorum yazan: warmestgrey — Ekim 17, 2006 @ 11:23 pm

  46. warmestgrey bey, hangi delilden bahsediyorsun?sizin evrimin olduğuna dair tek deliliniz yok ve savunduğunuz düşünce hala kanıtlanamamıştır.Evrim olmuştur(olmalı) diyen bilim adamları büyük çalışmalar yapmışlardır hatta baktılar ki olmuyor çeşitli sahtekarlıklara başvurmuşlardır, lakin darvin in evrim teorisini(hala teoridir ne hikmetse)kabul ettirememişlerdir.sana tek bir soru soracağım:sonu olan bir şeyin başlangıcı var mıdır?varsa eğer yaşadığımız dünya,uçsuz bucaksız evren nsl oluştu?kendi kendine mi?

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 18, 2006 @ 6:21 pm

  47. ve ayrıca dikkatimi çeken şeylerden biri de sadece kuran a sataşmanız ki bunu zaten yanlış buluyorum.hristiyanlığa tek laf ettiğinizi görmedim arkanızda kimler var çok merak ediyorum.sonuçta hem müslümanlık hem hristiyanlık ilahi dinlerdir ben ikisine de sataşmanızı istemem ama siz bulmuşsunuz bir propaganda aracı(ya da birileri elinize vermiş)papağan gibi aynı şeyleri söylüyorsunuz kanıt nerde?kanıt…sizi MODERN MAYMUNLAR sizi..

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 18, 2006 @ 6:30 pm

  48. insanın atası maymudur diyen darvin zihniyeti(nazizm)ne göre alman ırkı en üstün ırktır.peki bizim bu modern maymunlar(sözüm onlara evrimciler)siz aşağı ırk mı oluyorsunuz bu durumda?nazilerin yaptığı soykırım darvinin teorilerine göre tamamen doğaldır yani güçlü olan zayıfı yok eder, egemenliği altında bulundurur gerekirse katliam da yapar.hah hitlerin katliamlarına uğrasaydınız neler düşüneceginizi çook merak ederdim.

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 18, 2006 @ 6:42 pm

  49. efem neymiş insan ve maymunun kromozomu birbirine çok benziyormuş ,insanın 23 çift, maymunun 24 çift kromozomu varmış,birbirlerine geçiş evrelerindeymiş.Şimdi bu insanın maymundan geldiğini kanıtlar mı?patateste de 23 çift kromozom var(aman Allahım insanın atası patates olmasın)aynı zamanda moli balığında da 23 çift kromozom var(way anam way ben balıkmıydım önceden)bırakın bu şebeklikleri

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 18, 2006 @ 6:50 pm

  50. Osman Bey,
    1. Evet, evrim teorisi ispatlanmamıştır. Bilim insanlarınca her geçen gün yeni deliller bulunmaktadır. Evrim teorisinin delilleri vardır. Evrim yoktur diyenlerin ise hiç bir delili yoktur karşıt bir teoriyi savunacak.
    2. Evrim, evrenin başlangıcıyla da, hayatın başlangıcıyla da ilgilenmez. Konuyu bilmiyor ama ahkam kesiyorsunuz.
    3. Benim ne Kuran’a ne başka bir kutsala sataşmam mümkün değil. Hele Kuran’a hiç değil. Ben, kendi karanlık dünyalarına dini alet ederek başka insanların önünü kesmeye çalışan, erklerini kaybetmemek için dini kullanan, haksız çıktıkları her noktada dine zarar veren sizin gibilere sataşıyorum ve sataşmaya da devam edeceğim. Farkında bile değilsiniz, İslam düşünürü Erzurumlu Hasankaleli İbrahim Hakkı hazretleri evrim teorisini, insanın maymundan türediğini Darwinden 150 yıl önce yazdığı kitapta ele almıştır. Evrim karşıtlığı islam dünyasına hristiyanlık etkisi olarak girmiştir.
    4. Modern maymun… Evet, sizde, ben de, burada yazan herkes de modern birer maymunuz. Ha kabul edersiniz, etmezsiniz, sizin bileceğiniz iş. Ama gelileo’nun dediği gibi “Dünya yine de dönüyor…”
    5. Siz de Akıllı tasarım filan derken bu teorinin en büyük savunucusu George bush’un peşinden, şeriat derken tarihin en kanlı terör eylemini gerçekleştirmiş olan cani Usame bin ladin’in peşinden gidiyorsunuz. Usame bin ladin’in katliamina siz uğrasaydınız neler düşüneceğinizi çook merak ediyorum.
    6. Son yazdıklarınızla (49. madde) kendinizin palyaço balığından türediğini düşündürttünüz bana.

    Yorum yazan: warmestgrey — Ekim 18, 2006 @ 9:58 pm

  51. osman1,

    Gece gece iyi güldürdün beni. Hala aynı saçma sapan, 10 kere cevap verdiğim şeyleri burada görünce artık gülmekten başka birşey yapamıyorum. Sadece şu 23 çift 24 çift kromozomla ilgili cevabın Birkaç evrim karşıtı iddianın cevapları başlıklı yazının “İddia 1″ bölümünde olduğunu belirtmek istiyorum. Sana söyleyecek başka birşeyim yok.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ekim 18, 2006 @ 10:26 pm

  52. bakın burada yanlış anlaşılan şeyler var :
    ben evrim yoktur demiyorum sadece insanın maymundan geldigi görüşüne katılmıyorum diger anlamda ise evet ,değişim olmuştur insanların fiziki yapıları yani günümüzdeki insanlarla bundan 1000 yıl öncesinin insan yapısı aynı değildir ikincisi bilip bilmeden ben ve benim gibileri usame bin ladin in yerine koyan zihniyeti de aşağılamaktan başka birşey yapamayacağım.burdan anlaşıldığı kadarıyla islamı benimsemiş olan insanları terörist yerine koyuyorsunuz (açık ve net)
    da vinci:
    iddia 1 bölümünü daha önce de okudum kromozomların benzerliğiyle evrimin alakası yok bunu biliyoruz.
    kendinizi bilim için çalışıp didinen insanlar olarak görüyorsunuz,tamam olabilir ama bizi usame bin ladin in uşakları olarak görmen bilimde var olan önyargı ve pozitivizm kavramlarına sahip olmadığını gösteriyor bu durumda kendini yobaz olarak tanımlaman daha yerinde olabilir
    bundan önceki yazında :Arkadaşım, saçma sapan konuşup duruyorsunuz buralarda, evrime karşı bir deliliniz yok. Tek bildiğiniz çamur at izi kalsın davranışı. Varsa deliliniz, getirin tartışalım… Getiremezsiniz… Yok çünkü… Bizim mi? Sürüsüne bereket delilimiz. Sizlerin kullandığı argümanları çürüterek elinize verenler de evrimi savunan bilim adamları”. demişsiniz şimdi ise evrim teorisine dayanak delilinizin olmadığını söylüyorsunuz şimdi bu nedir?kendi içinde tutarlı olamamışsın bize görüşlerini nsl kabul ettirebilirsin? sanırım bu kadarı yeter…

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 19, 2006 @ 6:58 pm

  53. evet warmestgrey

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 19, 2006 @ 7:00 pm

  54. warmestgrey bey
    evrim teorisinin sizin dediğinizin tam aksine hayatın ve evrenin başlangıcıyla alakası WARDIR.evrimciler e tesadüfçüler de denildiğini biliyoruz yani birbakıma maymunun kendi kendine mi yoksa yaratılarak mı ortaya çıktığını da tartışmaktayız.şimdi ben size bir soru soracağım,cevabınızı çok merak ediyorum maymun(tabi buna tüm evren de dahil)kendi kendine mi ortaya çıktı(tabi buna vereceğiniz cevap şudur tahmin ediyorum:konuyu saptırmayalım biz evrimi konuşuyoruz :D sizden farklı bi cevap bekliyorum..

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 19, 2006 @ 8:05 pm

  55. iyi akşamlar
    sn osman
    eski insanlardan günümüze nasıl bir evrim olmuş acaba?eski insan lar hayat larına yürüyerek başlıyor sonra unutuyorlarmıydı?yoksa konuşamıyorlarmıydı yada yürüyemiyorlarmıydı yoksa mağralardamı yaşıyorlardı(hepsi için geçerli)(günümüzdede mağralarda yaşayan insanlar var)yada giyinmeyi bilmiyorlarmıydı.kıllar la kaplı bir vücutları mı vardı (maymunlar gibi)(binlarce yıl önce yaşayan hz YUSUFun çok güzel bir insan olduğunu kur an dan biliyoruz )EVRİM elbette vardır insan bebek olur, çocuk olur, genç olur ve yaşlı olur sonrası ” KABİR ya cennet bahçelerinden bir bahçe yada cehennem çukurlarında bir çukur olur”
    ‘Allah ın selamı hakkıyla ona inananların ve hakkıyla ondan korkanların üzerine olsun’

    Yorum yazan: hakan — Ekim 19, 2006 @ 8:44 pm

  56. sn hakan
    ben zaten ne demek istediğimi açık olarak anlattım insanın atasının maymundan geldiğine dair görüşe katılmadığımı belirttim. sen yanlış anlamış olmalısın.barış yıldırımın da dediği gibi bundan binlerce yıl önce buzul çağında yaşayan insanlarla bugünün insanının anatomik yapıları farklıdır.bu anlamda evet değişim vardır.İnsan anatomileri yaşadığı coğrafi bölgelere göre çeşitlilik gösterir.ayrıca bu tartışmada kuran a inanmayanlar da var.onlara daha değişik deliller yada destekleyici düşünceler sunarsan sevinirim.teşekkürler

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 19, 2006 @ 9:21 pm

  57. Osman bey,
    Elbette ki bu konu evrim dışıdır. Vereceğim yanıtı yine de…
    Kendi inancımla yanıtladığımda :
    Var olan her şey Allah tarafından, sınırları bugün bildiğimiz veya bilmediğimiz fizik ve matematik kanunları ile sabit kurallar çerçevesinde yaratılmıştır.

    Bilimsel yanıtım :
    Evrenin kendi kendine mi yoksa bir doğa üstü güç tarafından yaratılarak mı oluşturulduğu bilinmemekle birlikte, bu konudaki en güçlü teori, maddenin oluşmasından önce var olan enerjinin bir noktada aşırı yoğunlaşması sonucunda meydana gelen patlama ve bu yoğun enerjinin oluşturduğu maddelerin etrafa saçılması sonucunda oluştuğudur. Bu da sadece bir teoridir ve en fazla desteklenen teoridir. Teorinin mimarı İngiliz fizikçi Stephen Hawkingdir ve büyük patlama teorisi olarak geçer.

    Ve evet, evrim teorisi hayatın nasıl başladığı ile ilgilenmez ama yeri gelmişken söyliyeyim, bence de dünyada yaşam aminoasitlerden sonra tek hücreliler sonra da çok hücrelilere doğru gelişmek suretiyle oluşmuştur ve bu tesadüfi bir süreç kesinlikle değildir. Bu süreci bir takım ihtimal hesaplarını saptırarak tesadüf gibi göstermeye çalışanların istatistik biliminden ve matematikten haberleri yoktur. Dünya ile aynı şartlara sahip her gezegende hayat başlar ve gelişir. Kesinlikle bu bir tesadüf değildir. Olmadığı da çok rahatlıkla ispatlanabilir. Ama burada önce sizden bu konunun tesadüf olduğunu neden düşündüğünüzü açıklamanızı istiyorum.

    Yorum yazan: warmestgrey — Ekim 19, 2006 @ 10:24 pm

  58. Sayın Osman bey,
    Hakan’a hitaben :
    bu tartışmada kuran a inanmayanlar da var.onlara daha değişik deliller yada destekleyici düşünceler sunarsan sevinirim
    demişsiniz.
    Burada yaklaşımınız son derece sevindirici.
    Konu kurana inanıp inanmamak değil, evrim teorisini bilimsel sınırlar içinde tartışabilmektir.

    Ha bir de şunu söyliyeyim, Usame bin ladin benzetmesini ben yaptım. Birileri nasıl utanıp sıkılmadan evrim teorisi ve onun destekçileriyle eli kanlı diktatörleri özdeşleştirebiliyorsa, kendilerinin karşısına da benzer bir argüman çıkabileceğini, teori ve düşüncelerin eli kanlı kişilerle yargılanamayacağını göstermek adına söylemiştim ama anlaşılan anlamamışsınız. Şimdi anlayabilmişsinizdir umarım…

    Yorum yazan: warmestgrey — Ekim 19, 2006 @ 10:29 pm

  59. da vinci

    yazılarının yanında bir resim var.onun anlamı nedir?merak ettiğim için soruyorum

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 24, 2006 @ 11:26 am

  60. Resimde ne olduğunu öğrenmek için buraya bakabilirsin.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ekim 24, 2006 @ 1:03 pm

  61. hım tamam burdan küçük görüldüğü için belli olmuyordu.tşkkrler

    Yorum yazan: osman1 — Ekim 24, 2006 @ 8:44 pm

  62. Evrim teorisini destekleyen kanıtların sunulduğu bir bilimsel kaynak arıyorum, gerçek anlamda güvenebilebilir bir kaynak. Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim

    Yorum yazan: Druid — Aralık 8, 2006 @ 11:15 pm

  63. Bu konuda çok sağlam İngilizce kaynaklar var ama Türkçe kaynaklar hakkında pek bilgim yok. Eğer İngilizce biliyorsanız birçok sağlam kaynak gösterebilirim.

    Yorum yazan: Da Vinci — Aralık 9, 2006 @ 7:40 pm

  64. İngilizce biliyorum. Kaynağı verirseniz sevinirim.

    Yorum yazan: Druid — Aralık 10, 2006 @ 9:19 pm

  65. http://www.gate.net/~rwms/EvoEvidence.html

    yukardaki adreste açılan sayfada soldaki menüde bu konuda birçok kaynağın linkini bulabilirsin. Ayrıca Wikipedia’daki Evidence of Evolution başlığına bakmanız da faydalı olabilir.

    Eğer bunlar yeterli olmazsa başka linkler de verebilirim ama eminim siz de internette ufak çaplı bir arama ile istemediğiniz kadar kaynağa ulaşabilirsiniz.

    Yorum yazan: Da Vinci — Aralık 11, 2006 @ 9:10 pm

  66. yorumlara baktığımız zaman evrim teorisini destekleyenler,desteklemeyenlere “inancınızı” bilime sokuyorsunuz diye suçluyorlar..E destekleyen arkadaşlarda “inançsızlığını”işin içine koyuyor.Bu nasıl oluyor?(her evrim teorisini destekleyene Allah’a karşı inancı yok demiyorum ama ateist forum’u destekleyenler felan war..bunlar rahatça inançsız diyebilirim çünkü kendileri yazmışlar.)
    Bilimem “inancı” eklemek suçsa “inançsızlığı” eklemek neden suç deil ? :) bana komik geliyor :))

    Yorum yazan: kkmmasd — Aralık 14, 2006 @ 2:48 pm

  67. Evrimi destekleyenler inançsızlıkları nedeniyle değil bilimsel kriterlerle destekliyor, karşı çıkanlar ise bilimsel kriterlerle değil inançları nedeniyle karşı çıkıyor. Yani bir taraf inancını ekliyor diğer taraf ise inançsızlığını eklemiyor sadece bilimsel kriterlere bağlı olarak evrimi destekliyor.

    Yorum yazan: Da Vinci — Aralık 16, 2006 @ 5:46 pm

  68. sayın da vinci
    siz bilimsel kriterlerle evrimi desteklediğinizi söylüyorsunuz darwin evriminin saçma olduğunu düşünenlerin de görüşlerini dini inançlarının gölgesi altında belirttiğini söylüyorsunuz ben destekçisi olanlara bilimsel bir kanıt söyledim (matematiksel ihtimaller) fakat sn. warmestgrey benim istatistikten haberimin olmadığını söylüyor ve bilmeden de olsa benim yanlış veriler sunduğumu söylüyor alın size istatistiki veri siz matematiğe inanmıyorsanız diyecek bişey yoktur saygılarımla

    Yorum yazan: Barış yıldırım — Aralık 30, 2006 @ 4:52 pm

  69. Barış bey,

    Protein oluşması için gerekli olasılık hesabı gibi birşey yoktur. Sanki ortada sadece aminoasitler varmış bunlar kafalarına göre birleşip protein oluşturuyormuş gibi komik bir düşünce ile böyle bir hesaplama yapılırsa ben ve bu konuyu bilenler buna sadece güler ve geçer. Buna benzer bir yorumla ilgili daha önce yazmış olduğum bir bölümü aktarmak istiyorum:

    [...]Tek başına bir proteini alıp ilk önce bütün aminoasitlerin sol elli olma olasılığını hesaplamak daha sonra kaç aminoasit varsa ona göre (1/2)^n (burada n aminoasit sayısı) değerini hesaplamak daha sonra bütün aminoasitlerin protein içinde doğru yerde olması olasılığı hesaplamak ve bunlardan bulduğu tüm değerleri çarpıp “işte bu bir proteinin kendiliğinden oluşma olasılığıdır ve gördüğünüz gibi bu imkansızdır, o zaman canlılar tasarlanmıştır veya yaratılmıştır” gibi bir sonuca varmak bence bu kişinin ne protein yapısından ve oluşumundan, ne temel biyolojiden, ne evrim teorisinden ne de olasılık hesabından hiçbir şey anlamadığını göstermektedir. Böyle bir hesap yapmak ve böyle bi sonuca varmak için bu saydığım konular hakkında temel bilgi birikiminden yoksun olmak gerekir.

    Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.

    Yorum yazan: Da Vinci — Aralık 30, 2006 @ 7:32 pm

  70. sn. da vinci,

    hücrenin oluşumunu darwin ya da evrim destekçileri hangi bilimsel veriyle açıklıyorlar anlatabilirmisiniz?

    Yorum yazan: barış yıldırım — Aralık 30, 2006 @ 11:24 pm

  71. bahsettiğim ilk canlının oluşumu yani

    Yorum yazan: barış yıldırım — Aralık 30, 2006 @ 11:29 pm

  72. Barış bey,

    Daha önce de birçok kez belirttiğim gibi ilk hücrenin veya ilk canlı yapının oluşumu “Evrim Teorisi”nin konusu içinde değildir. Yani Evrim Teorisi dahilinde bu konuya açıklama getirilmez ve getirilmeye çalışılmaz. Canlılığın oluşumuyla ilgili başka hipotezler, teoriler vardır. Bu konu oldukça geniş olduğu için şimdi burada yapacağım açıklama birçok yönden eksik kalacağı için pek birşey ifade etmeyecek. Onun için size bir link vermek istiyorum. Wikipedia’daki Origin of life maddesinde bu konuyla ilgili birşeyler bulabilirsiniz. Ayrıca bu linkten aynı konuyla ilgili başka kaynaklara da ulaşmanız mümkün.

    Yorum yazan: Da Vinci — Aralık 31, 2006 @ 1:49 pm

  73. Sn Dan Vinci ve Warmestgrey,e yalnız değlsiniz diyorm, asla da kalmayacaksınız, bunu dedikten sora, asıl konuya geçelim, dünyada binlerce profesör ve bilim adamı var, ve bunların destek verdiği evrime inanmıyorsunuz, ve çarpıtmalar ve sallamalarala, yazdığı yazılarıyla, Harun Yahya’ya inanıyorsunuz, bi de gözü kapalı inanıyorsunuz, doğru düzgün bilgi sahibi olmadan konuşuyorsunuz, ben sadece bu yorumlarınızı okurken gülüyorm, valla ne diym size;

    Ayrıca, bu konuda ingilizcesine güvenmeyenler için sölüyorm, Sn, Ali Demirsoy’un Bilim Teknikteki, evrim ve onun konusu olmayan, yaşamın başlangıcı hakkındaki yazısını okumanızı öneririm, (Ali Demirsoy un kim olduğğunu bilmeyenler google de kısa bi araştırmayla kim olduğunu öğrenebilirler)
    Son olarak özellikle Barış Bey e öneriyorum, raslantı ve matematiksel olasılık hakkında kafasındaki soru işaretlerinin yok olması için…

    Herkese saygılar sevgiler…

    Yorum yazan: Erdem — Ocak 3, 2007 @ 4:25 pm

  74. Evreni açıklamaya çalışan teorilerle uzun bir süredir ilgileniyordum ama yaklaşık iki yıl önce evrim teorisi ve yaratılışçılarla da ilgilenmeye başladım. Artık yaratılışçıların, görüşlerini bir politik güç haline getirmeye çalıştıklarına dair en ufak bir şüphem yok.
    Çalışmalarınız nedeniyle sizi tebrik ediyorum.

    Yorum yazan: Druid — Ocak 4, 2007 @ 4:06 pm

  75. Teşekkürler Erdem bey ve Druid bey/hanım.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ocak 7, 2007 @ 10:25 am

  76. “Artık yaratılışçıların, görüşlerini bir politik güç haline getirmeye çalıştıklarına dair en ufak bir şüphem yok.”

    Demiş bir zat.Evrimci düşüncelerin de nasıl politik olarak kullanıldığı ortada.Bakınız Hitler…

    Yorum yazan: isimsiz — Ocak 7, 2007 @ 4:34 pm

  77. da vinci
    link için teşekkürler linkteki Miller’in deneyiyle ilgili türk bilim araştırma vakfı’nın bir linkini göndermek istiyorum bakabilirsiniz
    http://www.bilimarastirmavakfi.org/html2/yayinlar/miller_deneyi.html

    Yorum yazan: barış yıldırım — Ocak 7, 2007 @ 4:50 pm

  78. Barış bey,

    Benim o yazılardan haberim var zaten o yazılardaki yanlışları açıkladığım 2 tane yazım var:


    Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya’nın Yanılgıları 1

    Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya’nın Yanılgıları 2

    bunları daha önce okumuşmuydunuz bilmiyorum ama okumanızı öneririm.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ocak 7, 2007 @ 5:42 pm

  79. Druid bey/hanım

    yaratılışçıların görüşlerini politik bir güç haline getirdiklerine dair şüphenizin nasıl yok olduğunu bizimle paylaşırmınız çok merak ediyorum vereceğiniz örneği/cevabı

    erdem bey
    dünyada *binlerce* bilim adamının kabul ettiğini söylemişsiniz bunlardan bana 100 tanesini sayabilirmisiniz çalışmalarını incelemek istiyorum bu kişilerin yada bir link werebilirmisin kabul edenler derneği :P diye mümkünse türkçe ingilizcede gönderebilirsin

    Yorum yazan: barış yıldırım — Ocak 15, 2007 @ 10:38 pm

  80. ayrıca druid bey hanım herneysen işte senin müslümanları lekelemeye çalıştığın öncelikle o açıklamandan bir parçada nickinden belli çünkü ikisi yanyana gelince böyle bir manzara çıkıyor

    Yorum yazan: barış yıldırım — Ocak 15, 2007 @ 10:41 pm

  81. Barış Bey
    Öncelikle 80. başlıkta bana ’sen’ diye hitap etmenizi dümdüz konuşma isteğinize yönelik bir kanıt kabul ediyorum. Siz de artık benim için ‘SEN’sin.
    Şüphem olmaması tamamen benim şahsi görüşümdür bunun kaynağını da ailemden birinin Adnan Oktar ile yakın ilişkileri olan bir grubun içine girip onların Türkiye şu zamanda şu şekilde değişecek tipinde yaptığı açıklamalara bağlıyorum. Bunları burada sıralamanın bir anlamı yok, daha önce de sıralamadım, çünkü elimde yazılı bir şey yok, ne yazık ki konuşmaları kasete çekmedim. Kaldı ki günümüz Türkiye’sindeki en kuvvetli tarikata bağlı yayın organlarının sürekli evrimi karalayan yazılar yazmaların, Harun Yahya’nın kitaplarını övmelerin ve zaman zaman satmalarının sebebi bence insanları bilgilendirmek değil kendi taraftarlarını arttırma çabasıdır. Üniversiteye hazırlandığım yılda gittiğim bağlantılı bir dershanede -adı M ile başlamakta- bunların hepsini bizzat yaşadım. Evrim fikrini incelemeye yönelik merakıma karşı sunulanlar H.Y’nın önce evrimi çökertip sonra da İslamiyet’i övmeye başladığı kitaplardı. —Görünen o ki, beni hemen İslamiyet’i lekelemekle suçlamaya eğilimlisin o nedenle belirtiyorum sorun İslamiyet’in övülmesi değil!- Türkiye’nin en güçlü tarikatının şu anda Türkiye’de ne kadar etkin ve güçlü olduklarını hepimiz görüyoruz ve H.Y.nında onların araçlarından biri olduğu açık. H.Y. ile sorun daha önce söylediğim gibi İslamiyet’i övmesinde değil. Sorun şu, yukarıda bahsettiğim aile üyesinin davranışlarını incelediğimde İslamiyet’in yerleşmiş şekline aykırı uygulamalar görüyorduk. A.O. ile bağlantıları olan kişilerin ne kadar güçlü oldukları göz önünde bulundurulursa onların ’sırlarını’ açıklamaya kalkan kişi olmak tehlikeli. Bu nedenle bu uygulamaların detaylarına burada girmeyeceğim her ne kadar beni uydurmakla suçlayabilecek olsan da. Ancak medyada yer yer Adnan Hocacıların namaz ve cinsellik uygulamaları üzerine bir takım ifadeler çıkıyor. Bunları dikkate alırsan ne demek istediğim zihninde açıklık kazanır. Bunların hepsi dini yeniden yorumlama ve tarikat kurma anlamına geliyor kanımca. Zaten Adnan Hocanın müritleri ifadesini ilk defa bu cümlede okumamışsındır. Ve sorun işte buradaki tarikat sözcüğünde. Sorun nereye çekilirse oraya gidebilecek olan insanlar. Sorun tarikatın görüşlerine uygun siyasi tabanda hareket etmeye meyilli kişilerin (gittiğim dershanenin %90′ını oluşturanlar) sayısını arttırma çabası.
    Ayrıca görünen o ki yazım rumuzumun anlamını öğrenmene sebep olacak kadar dikkatini çekmiş. Bu konuda öncelikle şunu belirtmeliyim ki üslubunu beğenmedim (’Druid Bey Hanım her neysen’). Druid sözcüğünün anlamına dair ne bulduğunu bilemeyeceğim çünkü internette bu sözcük hakkında birçok açıklama var ve bunların arasında antik druidlerin satanist olduğu da yazıyor. Rumuzumun bununla hiçbir ilgisi yok, edindiğim bilgilere göre de Druid’lerin satanizmle hiç bir ilgisi yok. Druid sözcüğünü seçiyor olmamın sebebi antik druidlerin doğaya özel anlamlar yüklüyor olmalarından ve benim de doğada vakit geçirmeyi belki de birçok kişinin anlayabileceğinizden çok daha fazla seviyor olmamdan kaynaklanıyor. Konuyla ilgili bilgi ingilizce wikipedia’da mevcut.
    İslamiyet’i lekeleme konusuna gelince, böyle bir şeyi hiçbir zaman yapmadım, hiç bir yerde herhangi bir dini karalayan şeyler söylemedim. Ben dinler hakkındaki görüşlerimi sadece yakın çevremle paylaşır ve onların yorumlarını alırım, beni bilen bilir. Ben yaratılışçıların politik bir güç haline gelmeye çalıştıklarından bahsettim, bu gezegendeki tek yaratılışçılar İslamiyet’i takip edenler mi? Evanjelistler’ e ne oldu? Bu durumda tüm dinleri karalamaya çalışmış olmamdan da bahsedebilirsiniz ancak öyle de bir amacım da yok. Kaldı ki senin İslamiyet’i karalamaya çalıştığım fikrine o üç satırlık yazının neresinden ulaştığını çok merak ediyorum.
    Saygılarımla.

    Yorum yazan: Druid — Ocak 16, 2007 @ 4:29 pm

  82. sayın druid,

    Harun Yahya gibi bir yazarı tarikatların ve gericilerin oyuncağı olduğunu belirtmişsin.Harun yahya görüşlerini dayanaklarıyla birlikte açıklamıştır.Öncelikle buna saygılı olmanı bekliyorum.İslamiyeti siyasete alet ettiklerini söylüyorsun, görüyorum ki bundan yarım yüzyıl önceki yahudi katliamını (darvinizm katliamı) nı unutmuşsun ya da daha önce böyle birşey duymamışsın.Darvinizm in insan ayrımcılığını ve ırkçılığı tetiklediğini karanlık çağdaki kölelik toplumlarını geri getirecek bir safsata olduğunu da belirtmek isterim.
    Sence Alman toplumu(darvinizme göre üstün ırk) ile japon toplumu arasındaki fark nedir ya da Türk toplumunun sarı ırktan neyi eksiktir?Dünya gelişiyor fransız Devrimi ardından insan hakları sözleşmeleri nerede kaldı?Siz bunları unutmuş gözüküyorsunuz.Dünya gelişiyor ama siz tutturmuşsunuz bir darvinizm insanlıktan haberniz yok.Bu sözüm islamiyete ve kutsal kitabıma laf edenedir…
    İnançsızlıklarıızı masum insanlara yansıtmaya çalışıyorsunuz.İçinizdekileri hep bu ve bunun gibi platformlara atarak bir tartışma ortamı yaratma peşindesiniz.Çünkü içiniz rahat değil.Bir görüşe bağlanmışsınız ve o görüşe destek arıyorsunuz.
    Harun Yahya sahtekarlıkları demişsiniz sizin Kuran daki mucizelerden haberiniz yok ya da görmezlikten geliyorsunuz…

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 19, 2007 @ 7:41 pm

  83. Sayın Osman1,
    Günümüz Türkiye’sindeki tehlike kanımca darvinizim değildir. Herşeyi bırakalım darvinizim’e dönelim gibi bir şey de demedim. Bir toplum illa uçlarda olmak, bir -izm’e bağlanmak mı zorundadır? Bence Alman topluluğuyla, Japon topluluğu arasında hiç bir fark yok. Türklerin de sarı ırktan hiç bir şeyi eksik değil.
    Darvinizm’in sosyal etkilerine gelince, bu konuda şüphelerim yok değil, Hitler’in Alman ırkını darvinizme dayanarak üstün ırk ilan ettiğine dair H.Y.’dan olmayan kaynaklar gösterirsen sevinirim. Aksini iddia eden kaynaklarla karşılaştırmak istiyorum.
    “İslamiyeti siyasete alet ettiklerini söylüyorsun, görüyorum ki bundan yarım yüzyıl önceki yahudi katliamını (darvinizm katliamı) nı unutmuşsun ya da daha önce böyle birşey duymamışsın.” demişsin. Siyasal İslam olmazsa yer Darvin’e mi kalır demek istiyorsun? Yok öyle değilse bu cümlede Siyasal İslam’ın ve Darvin’in yan yana gelmesi sonucunda ortaya çıkan anlam ne?
    İslamiyetin siyasete alet edilip edilmediğini tartışmanın yeri burası değil -o zaman neden yukarıdaki açıklamayı yaptın demek isteyenlere: İlginç bir üslup kullanarak soran olmasaydı öyle bir açıklama yazmayı planlamıyordum, ilk yorumumdaki tek amacım sadece görüşlerimi belirtmek ve gitmekti.- ama farz edelim ki alet ediliyor ve Hitler darvin evrimiden alman ırkçılığını türetti. Yahudi soy kırımının darvin evrimi temelli olması İslamiyet’i araç olarak kullanmak için bir gerekçe mi, böyle bir çaba varsa bunu haklı çıkarmak için kullanılacak bir yol mu?
    Ayrıca, ben darvinci değilim, evrim teorisini göz önünde bulundurmaya değer bir teori olarak gören biriyim, ikisi arasında öenmli bir fark var. ‘Biri H.Y.’yı beğenmiyorsa darvincidir’ ön yargısından kurtulmanı öneririm.
    Saygılar.

    Yorum yazan: Druid — Ocak 19, 2007 @ 11:29 pm

  84. sayın druid
    Ben ne darvinizmin ne de islam dininin siyasete alet edilmesi gibi bir durumu kesinlikle kabullenem.Öncelikle bu görüşümü belirtmek isterim.
    İkinci olarak hitlerin alman ırkını ve darvinizm i üstün tuttuğuna dair belge istemişsin.Hiç sorun değil.Adolf Hitler’in KAVGAM adlı kitabını oku ,okumadıysan bile(belli oluyor) kitabın arka kapağındaki özeti ya da kitabın ilk paragrafını okuyabilirsin…
    Dinimin siyaset için alet olması en son düşüneceğim şeydir.Bunu nerden çıkardın bilmyorum.Ben sadece darvinizmin Hitlerin o acı katliamına maşa olduğunu belirtmek istedim.Bu İslamiyetin siyasete alet edilmesi gerektiği gibi bi anlam çıkartmaz.Bağlantıyı anlayamadım.
    Neyse lafı uzatmaya gerek yok sanırım.Sorunuzun cevaplarını Adolf Hitlerin ağzından alabilirsini KAVGAM__
    SAYGILAR…

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 20, 2007 @ 12:41 pm

  85. zaten evrim teorisi kanımca göz önünde bulundurulmalıdır.Bu yüzden bu konuyu tartışmaktayız.
    Harun Yahya yı beğenmeyenler darvincidir diye bir şey de demedim.Sadece Harun Yahya’yı sahtekar olarak gösteren zihniyete tepkimi gösterdim.

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 20, 2007 @ 3:21 pm

  86. sn. Druid BEY
    sanirim sahsiniza bir ozur borcluyum uslubumdan dolayi affedin… bay yada bayan oldugunuzu bilmiyordum anlasilan beysiniz neyse…

    gunumuz Türkiye’sindeki en kuvvetli tarikata bağlı yayın organlarının sürekli evrimi karalayan yazılar yazmaların, Harun Yahya’nın kitaplarını övmelerin ve zaman zaman satmalarının sebebi bence insanları bilgilendirmek değil kendi taraftarlarını arttırma çabasıdır.
    demissiniz anlamadigim bise war bunu diyorsunuzda kimse kimseye zorla bise okutturamaz herkesin kendi iradesi wardir okuyup okumicagina kendisi karar werir. ve o bahsettiginiz insanlarda taraftar arttirma cabasi diye bise yoktur ki hangi dershaneden bahsettiginizide biliyorum cunku bende gittim o dershaneye onlar kaynagi werirler kabul edip etmemek okuyanin iradesine kalmistir…

    Yorum yazan: baris yildirim — Ocak 20, 2007 @ 3:55 pm

  87. druid bey
    peki soylermisiniz o zaman evrimi savunmak onunla ilgili kitaplar yazmak evrim karsitlarini karalayan yazilar yazmak bunlarin ne farki war sizin soylediklerinizden

    Yorum yazan: baris yildirim — Ocak 20, 2007 @ 3:59 pm

  88. Da Vinci

    Görüyorum ki Ateist siten için Gazi Mustafa Kemal’i de görüşlerine alet etmişsin.Mustafa Kemal Türkiye Cuhuriyetinin dini yoktur demiştir evet doğru ama bununla TC’ nin laik bir ülke olduğunu kastetmiştir.
    Harun Yahya’ya sahtekar demişsin,bazı sözleri çarpıttığını belirtmişsin.Burda asıl sorun sanırım sizde.Atatürk gibi birisinin sözlerini çarpıtman asıl sahtekarlığı sizin yaptığınızı gösteriyor.
    Ya kardeşim bu evrimciler sahtekarlıktan hala vazgeçmeyecekler mi?Sahte kafatasları,Yapıştırma çeneler…Atatük’ü işin içine atmalar…Bırakın kardeşim bu oyunları
    Sizin hedefiniz belli.Siz İslam dinine sataşmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.Ya siteye baktım bir tane hristiyanlığa ya da yahudidinine laf yok.Tamam ben laf atılsın demiyorum.Ama sadece İslam dinine sataşmanız kafamda soru işaretleri yarattı.
    Kuran’da tutarsızlık aramışsınız kendinizce.E kardeşim sormazlar mı sana bu Kuran mucizeleri ,yüzyılllar önce söylenmiş şeyler günümüzde nasıl ortaya çıkıyor.Ana rahminden tutun milyonlarca yıldızı ve samanyolu galaksisini açık açık gösteren bir kitap.Siz bunları açıklayamıyorsunuz…Tutup da Kuranda minik minik hata arıyorsunuz ve bizi güldürüyorsunuz.
    Sizin hata dediğiniz birkaç örneğe gelirsek (birkaç tane bulmuş nasıl bende anlamadım kocaman kitaptan :) ) Yer ve göğün 7 günde yaratıldıgını başka bir ayette ise yerin bilmem kaç günde göğünde geri kalan günde yaratıldığını ayetleri birbirini tutmadığını söylemişsiniz.Ya kardeşim arapçanın ne kadar karışık bir dil olduğunu bilmiyorsun,artı arapça biliyormuş gibi konuşuyorsun.Günümüzde birçok islam bilgini arapçayı kelime şekillerini çözmeye çalışıyor.Birtek sen mi kaldın arapçayı mükemmel bilen?
    Kuran ı kaç kere okudun?Arapça biliyormusun?Yanlış dediğin ayetleri hiç bir din bilginine danıştın mı?İslam diniyle ilgili ne kadar bilginiz ve tecrübeniz var(ateizm dışında)Bu kadar biim adamının içinde ,Kutsal kitapda birkaç hata bulabilmekle inanılmaz bir iş başarmışsınız sizi kutlarım.Nobel ödülü vermek lazım size…

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 20, 2007 @ 5:06 pm

  89. osman bey,

    1. Ben Atatürk’ü görüşlerime alet mi etmişim? Bunu hangi yazımda yapmışım gösterirseniz çok sevinirim.

    2. Benim Atatürk’ün sözleri çarpıttığımı söylemişsiniz. Hangi yazımda ne demişim gösterebilir misiniz?

    3. İslam dinine sataşmaktan başka birşey yapmadığımı söylemişsiniz. Hangi yazımda ne demişim de İslam dinie sataşmışım? (kaldı ki sataşsam ne olacak?)

    Belki farkında değilsiniz ama bu site “evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar” verdiğim bir sitedir. Asıl amaç budur. Bu sitedeki yazılarımda dini konulara girmiyorum. Hangi yazılardan bahsettiğinizi bilmiyorum. Burada dini konuları çok fazla irdelemezseniz sevinirim. Bu sitedeki konunun bilim olmasını istiyorum.

    Bu arada Kuran’daki (sözde) mucizeleri çok iyi bilirim ben. Siz hiç kafanıza takmayın onları. Ayrıca Kuran’da elbette birçok hata, akıl ve mantık dışı veri ve saçmalık mevcut ama bunları bu sitede tartışmam.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ocak 21, 2007 @ 1:17 am

  90. da vinci

    Siten içerisine bazı bağlantılar koymuşsun örneğin ; http://www.islamiyetgercekleri.org bu site içerisindeki yazılar tamamen islamiyete ve peygamberime yöneliktir.
    Şimdi ben bu yazıları KENDİM yazmadım deme…Yazmamış olabilirsin ama bu linkleri sitene yerleştirerek bir bakıma islamiyete yönelik görüşlerini bizlere empoze etmeye çalışıyorsun
    Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili bölüme ise http://www.islamiyetgercekleri.org/ataturk.html linkinden ulaşabilirsin…
    Amacın bilimsel olsaydı sadece “evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar” adlı bölümle yetinebilirdiniz…
    saygılar…

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 21, 2007 @ 1:37 pm

  91. Soracağım 1 şey daha var sitenin üst köşesinde blogroll kategoriler vb.bağlantılar var.Bu bağlantılar sizden bağımsız mı yoksa başka bir siteye mi bağlı?

    Eğer sizden bağımsızsa yanlış anlaşılma olmasın diye soruyorum
    saygılar…

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 21, 2007 @ 2:05 pm

  92. Ordaki adresleri elbette ben koydum. Benim linkini koyduğum sitelerin içeriğindekileri empoze etme gibi bir amacım olduğunu nerden çıkardınız? Ben kimseye birşeyi empoze etmeye çalışmam. Ben doğru bildiğim şeyin arkasında dururum ve sonuna kadar savunurum. Ama “herkes bunu böyle kabul edecek” gibi yobazca bir tavır takınmam. Ben kanıtlarıyla birşeyler sunarım ve kabul etmeyi veya inanmayı okuyana bırakırım. Benim herhangi bir düşünceyi empoze etme gibi bir amacım yok. Zaten böyle birşeye ihtiyacım da yok.

    Oraya linkini koyduğum siteler benim beğendiğim ve bu isteye gelenlere ziyaret etmelerini tavsiye ettiğim sitelerdir. Bu sitelerdeki şeyleri size empoze etmek istediğim şeyler olarak görmeniz gerçekten çok ilginç.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ocak 22, 2007 @ 12:11 am

  93. Da Vinci Bey,

    Osman 1 ile aranıza girdiğim icin kusura bakmayın, soylemek istediğim şeyler var;
    Her sistem, teori, tez bir bakıs açısı ve bir dünya görüşünü içerir. Mesela ekonomik bir sistem olan Komünizm gibi.Bu yüzden ‘ben evrim teorisini savunuyorum dini konulara girmiyorum’ demek olmaz. Olsa olsa siz bu sitede fıkıh-meal-hadis konularına girmek istemiyorum diyebilirsiniz kanımca.Evrim herseyden önce kitaplardaki Adem-Havva masalını otomatikman yalanlar.Onun içindir ki Darwin batıda HRİSTİYANLIĞIN AYAĞINI KAYDIRAN ADAM olarak nitelendirilmiştir. Darwin bir ilahiyatcıydı ama bence O Beagle gemisine binmeden once çoktan ateist olmuştu; seyahatlerinde yaptığı araştırmalar ve evrim teorisini kitaplaştırması onun düşüncelerinin daha doğrusu ateistliğinin somutlaşmış ürünü, doruk noktasıdır.

    Ben sizin kadar biyoloji bilemem, biyolojiyle pek de işim yoktur,ama dinleri iyi bilirim. Osmam 1 in düsüncelerine gelince, ciddi ve gerçekçi bulmuyorum.

    Yorum yazan: ebu'l hakem — Ocak 23, 2007 @ 2:05 am

  94. SN Ebu’l Hakem,

    Hangi düşüncemi neden ciddiyetsiz olarak buldunuz?
    Ciddiyetsiz olarak bulduğumuz düşüncelerimi kendi doğrularınıza göre yorumlarmısınız?
    Dinleri iyi bilmeniz size evrim konusunda ne gibi bakış açıları kazandırdı?
    Bir insanı sadece biyolojik olarak yani somut olarak açıklamaya kalkmak gerçekçi bir yaklaşım mıdır?
    saygılar…

    Yorum yazan: osman1 — Ocak 23, 2007 @ 12:04 pm

  95. ebu’l hakem bey,

    Daha önce de birkaç kere belirttiğim gibi Evrim Teorisinin doğru olması Adem-Havva masalı nedeniyle İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin yanlışlığını ortaya koyar. Yani ben bunu zaten birkaç kere belirttim. Ama bu dini konuları tartıştığım anlamına gelmez. Burada tek tek ayetleri ele alıp tutarsızlıklarını, mantık hatalarını ve gerçeklerle çelişen yönlerini incelemiyorum. Dini konuları tartışmıyorum derken bunu kastetmiştim.

    Darwin’le ilgili söylediklerinize gelirsek, Darwin ateist değildi. Bunu kendi bir mektubunda söylüyor. Kendini agnostik olarak tanımlıyor yani bilinemezci.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ocak 23, 2007 @ 8:01 pm

  96. Osman1 Kardeşim,

    Hangi düşünceni,iddianı ciddi bulmaya olanak var ki? Da Vinci Bey’in görüşlerine Atatürk’ü alet etmesi, İslama sataşması, Kuran milyonlarca galaksinin ‘açık açık’ gösterildiği, ‘ufak tefek hatalar’ dışında bir çelişki bulunmadığı ve bu hatalarında Arapçanın ‘karmaşık’ yapısından kaynaklandığı…

    Yorum yazan: ebu'l hakem — Ocak 24, 2007 @ 8:37 pm

  97. Da vinci Bey

    Cevabınız için teşekkür ederim.Sitenizdeki malum problemlerden dolayı cevabınıza geç ulaştım ve gönderdiğim cevaplarım da tam değil, eksik.

    Dinler konusunda demek istediğimi anlamışsınız. Darwin’e gelecek olursak..söyledikleriniz doğrudur; Darwin bir ‘agnostiktir’. Ama bu benim demek istediğimi yine haklı çıkarır.İsterseniz buraya agnostik kelimesinin ne demek olduğunu bir defa daha vurgulayalım:

    Tanrının varlığının “bilinemez” olduğunu ve konunun aklın sınırlarının dışında olduğunu savunan görüş.

    Agnostisizm resmi olarak ilk defa 1800′lü yillarin sonunda ünlü biyolog T. H. Huxley tarafindan ortaya atilmistir. Bilinmezcilik olarak da tanımlanır. Agnostisizm, tanrının varlığının “bilinemez” olduğunu savunur. Dinlerin tanrıdan gelmediğini söyler ve dinlerin tanrısını da reddeder ancak başka bir tanrının, bir yaratıcının varolup olmadığının hiçbir zaman bilinemeyeceğini söyler. Bu bakımdan agnostisizm kendini, “kesinliklikle tanrı vardır” diyen teizmden de “kesinlikle tanrı yoktur” diyen ateizmden de ayrı tutar. Bir başka kategorilendirmeye göre ise agnostizm, ateizmi kategorisi altında bir alt kategoridir. Geleneksel ateizm, pozitif ateizm adını alırken, agnostizm ise negatif ateizmdir.

    Doğu felsefesinde de agnostizme rastlamaktayız. 11. yy. da yaşamış İranlı şair Ömer Hayyam’ın aşağıdaki dörtlüğü, uzun felsefi yazılardan çok daha etkili şekilde agnostizmi anlatmıyor mu?

    Varlığın sırrı saklı senden, benden;
    Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.
    Bizimki perde ardında dedikodu:
    Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben

    İnsanın, kendi deneyimleriyle elde ettiği olguların ötesinde hiçbir şeyin varlığını bilemeyeceği bir gerçektir. Bizlere göre bilgi duyuların sonucudur ve duyular dışında bilgi edinemez ve herkes için geçerli bilgi olamaz.

    Agnostiklere göre tanrının varlığı meselesi insan aklının ötesinde bir konudur. O halde böyle bir varlık hakkında konuşmak ve hüküm vermek de imkansızdır Her ne kadar bazı agnostikler tavırları ve yaşamları onların ateist olduğu izlenimini vermekteysede bir kısmı kendilerinin felsefi açıdan ateist olmadığını ifade etmiştir. Mesela ateist olarak bilinen ünlü düşünürlerden Bertrand Russell (1872-1970) felsefi açıdan kendisini agnostik olarak tanımlamıştır. Çünkü ona göre herşeye rağmen tanrının yokluğunu kanıtlıyacak bir delil mevcut değildir.

    Huxley agnostik sözcüğünü hem geleneksel Yahudi-Hıristiyan tanrıcılığını, hem de tanrıtanımazlık öğretisini reddederek Tanrinin varlığı sorununu ortada birakan düsünürler için kullandı. Terim daha sonra geriye götürülerek bütün bilinemezci ögretileri kapsamıştır. Agnostisizm, tarihsel olarak bilimin denetiminden yoksun insan düsüncesinin düştüğü büyük yanılgılara bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. İlk tepkiyi Yunan antikçağ bilgicilerinden duyumcu sofistler vermistir. Onlara göre bilgi duyularin sonucudur ve duyular disinda bilgi edinemez ve herkes için geçerli bilgi olamaz. İnsanın, kendi deneyimleriyle elde ettiği olguların ötesinde hiçbir şeyin varlığını bilemeyeceğini ileri sürer bu öğreti.

    Yorum yazan: ebu'l hakem — Ocak 24, 2007 @ 8:50 pm

  98. arkadaslar kusura bakmayin araya girdigim icin, fakat ben de bu konularla ilgili birkac gorusumu bildirip ayrilacagim derhal.
    bu aralar hic vakit yok maalesef uzun internet muhabbetleri icin.
    oncelikle Kuran, Tevrat ve Incilde gecen
    bircok anlatimlarin (Adem ve Havva dahil) bilimsel degil sembolik “ahlaki anlatimlar” olabilecegini dusunuyorum.
    bu acidan evrim kuraminin dinleri yalanladigi dusuncesine katilmiyorum. evrim olayi genis cercevede Allahin ol emrinin bir yansimasi, ve butun evrenin ve canliligin Onun bu emri ve yonlendirmesi dogrultusunda planli olarak kendiliginden olusumu ve gelisimi seklinde de dusunulebilir saniyorum…..
    benim icin bundan daha onemli bir konu ise kisaca sudur:
    Kuran ateist ya da agnostikleri ikna etmek icin indirilmis bir kitap degildir sanirim.
    Kuran “Arapca Edebiyat Uslubunu” kullanarak
    zaten halihazirda Allahin varligina kesinlikle inandiklarini bildiren bazi araplari “sizin elinizdeki kaynaklar Allaha ait degildir” gercekte Allaha ait olan tek kaynak “iste bu Harika Arapca Mesajdir” seklinde ikna etmeye calisan