Harun Yahya’nın Çarpıtmaları 2
Harun Yahya’nın Evrimcilerin İtirafları isimli kitabından faydalanılarak hazırlanan bir sitede Evrim Teorisinin Geçersizliği Hakkındaki İtiraflar bölümünde şöyle bir alıntı var (Aynı alıntıyı Evrimcilerin İtirafları kitabının 18. sayfasında da bulabiliriz):
Dr. Robert Milikan (Nobel ödüllü, ünlü bir evrimci):
Şu çok acıklı: Biz bilim adamları şu ana kadar hiçbir bilim adamının kanıtlayamadığı evrimi kanıtlamaya çalışıyoruz.2727. SBS Vital Topics, David B. Loughran, Nisan 1996, Stewarton Bible School, Stewarton, Scotland, URL:http://www.rmplc.co.uk/eduweb/sites/sbs777/vital/evolutio.html
İlk olarak verilen kaynak gerçek kaynak değil. Heralde Harun Yahya sözün orijinalinin nerde geçtiğini bulamamış, belki de hiç araştırmamış. Kaynak olarak bir Hristiyan Okulunun evrim karşıtı mücadele için yaptığı çalışmayı göstermiş. Ben orijinal sözü ve bu sözün nerde geçtiğini vereyim:
The pathetic thing is that we have scientists who are trying to prove evolution, which no scientist can ever prove. (Millikan, Robert A., Nashville Banner, August 7, 1925)
Şimdi de yazarın gerçekte ne dediğine bakalım: “Acıklı olan şey hiçbir bilim adamının hiçbir zaman ispatlayamayacağı evrimi ispatlamaya çalışan bilim adamlarımız var”. Teorilerin ispatlanması veya kanıtlanması ilginç bir konudur. Bu konuyla ilgili Cemal Yıldırım’ın Evrim Kuramı ve Bağnazlık kitabında yazdığı bir bölümü aktarmak istiyorum (Kitaba buradan ulaşabilirsiniz):
Bir kez bir olgu olarak evrimsel değişme çeşitli yollardan gözlenebilmektedir. Öyle olmasa bile, fosil ve canlı organizmaların gözlemsel özelliklerinde çıkarsanabilir bir olaydır, evrim. Sonra evrim düşüncesi bir hipotezden ileri bir kuram kimliği kazanmıştır; gözlem ve deney ürünü sayısız verilerle yoklanmış, doğrulanmış bir kuram! Yaratılışçılar bu sonuç karşısında kalınca ağız değiştirmekte, kuramın ispat edilmediğini ileri sürmektedirler. Doğrudur, evrim kuramı ispat edilmemiştir. Ama bilimde hiçbir kuramın ispatı verilmez, verilemez! İspat, mantık ve matematik çalışmalarına özgü bir “doğrulama” türüdür; bir savı bilimde olduğu gibi olgulara giderek yoklamayı değil, doğruluğu varsayılan kimi ilkelerden mantıksal çıkarsamayla doğrulamayı gerektirir. Evrim kuramı, fizik, astronomi, kimya gibi bilim dallarındaki herhangi bir kuram gibi birtakım olgusal veri ve ilişkilere açıklama sağladığı, çok sayıda güvenilir kanıtlara dayandığı için ayakta durmaktadır; yoksa belli bir inanca dayandığı için değil!
Burada Cemal Yıldırım, Evrim Teorisinin neden sapa sağlam ayakta olduğunu, ispatın ne olduğunu ve neden Evrim Teorisinin ispatlanması diye birşey olmadığını net bir şekilde açıklamaktadır.
Son olarak Harun Yahya’nın kitabında geçen “Dr. Robert Milikan (Nobel ödüllü, ünlü bir evrimci):” bölümü için birkaç şey söylemek istiyorum:
1. Bahsi geçen bilim adamının soyadı Milikan değil Millikan’dır. (Önemsiz bir ayrıntı gibi gözükse de bunun bilimsel ciddiyet açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca internette arama yaptığınızda neredeyse tüm evrim karşıtı sitelerde bu ismin yanlış yazıldığını görürsünüz. Bu da Harun Yahya’nın aslında nerelerden beslendiğini göstermesi açısından önemli diye düşünüyorum.)
2. Robert Millikan 1868-1953 yılları arasında yaşamıştır ve bu yazıyı 1925 yılında yazmıştır.
3. Kendisi bir fizikçidir ve Nobel Ödülünü de fizik alanında almıştır. Fizikten sonraki en önemli ilgi alanı din ve felsefedir (bkz.).
Yani Harun Yahya bu bilim adamı için “ünlü bir evrimci” demekle gerçekleri yansıtmamaktadır. Tabi bir de kitabın adının Evrimcilerin İtirafları olduğunu düşündüğümüzde kitaptaki örnekler arasında aslında evrimci olmayanların bulunması sizce de ilginç değil mi?

bence din ve bilim birbirinden tamamen ayri kategoride degerlendirilmesi gereken kavramlardir. dinci bir anlayisla
bu sekilde bilimsel bir kurama -yalan yanlis- saldirmak saniyorum oncelikle dine uzun vadede buyuk
zarar verebilir. bilim gorsel ve isitsel belgeler sunarak cesitli fikirler, teoriler uretme ve bununla cevremizdeki
nesnelerin ve evrenin calisma mekanizmasini anlamak uzerine kuruludur. din ise gorsel ve isitselin uzerindedir.
ornegin Kuranda meleklerin ve cinlerin heryerde oldugu yazilidir, fakat biz ne teleskopla, ne de mikroskopla
bunlari goremeyiz, bu konuda herhangi bir fotograf, ses kaydi veya buna benzer somut bir belge ortaya koyup bu
konulari tartismaya acamayiz. bunun gibi daha nice konular var Kuranda. dolayisiyla dinci bir motifle
bilimi ve bilimsel verileri bu sekilde art niyetli olarak topa tutmak ve bunu Allaha hizmet adi altinda
yapmak ancak buyuk bir gaflet ve dalalet olabilir diye dusunuyorum ben. ve bence en iyi yol bilime ve bilimsel
verilere saygili kalmak ve dini bilimsel verilerin isigi altinda anlamak olabilir, tersi degil. eger cesitli
tartismaya acik bilimsel veriler-fikirler varsa, bu da yine saygili bir bicimde elestirilebilir ve alternatifler
sunulabilir. Allah adina ucuz kahramanlik yapmak daima uzun vadede kaba cehalet, yobazlik ve husrani getirebilir ve
bol bol butun insanlarin nefretini arttirir.
Yorum yazan: yahya — Haziran 2, 2006 @ 8:53 am
ben bu HY isimli yazarin evrim ile ilgili ve diger konularla ilgili cesitli kitaplarini inceleme firsati
buldum. ve saniyorum bu sahis afganistan, sudan vs gibi geri kalmis ulkelerde ve buna benzer butun kapali
toplumlarda bu yazdigi seylerle epeyce ilgi gorebilir. Allaha sukur ki, biz turkiye gibi medeniyet ve bilim yolunda
–geri kalmis bu kapali arap toplumlarina nispeten– cok ileri bir duzeydeyiz. ve yine Allaha sukur ki, bizim
ulkemizde bu tip yazarlarin bilimsellik ve entelektuellik kisvesi altinda yazdiklari bu ucuz yobaz
manipulasyonlarina rahatca cevaplar verilebiliyor ve biz de bunlari okuyabiliyoruz. aksi takdirde, su an insanlarin
aya ayak basmasini masonlarin isbirligiyle duzenlenmis bir aldatmaca olarak lanse eden, ve evrim teorisini yahudi
irkinin ustunlugunu kanitlamak icin uydurulmus bir tez olarak sunan, einsteinin rolativite teorisini siyonist bir
tuzak olarak algilayan –cunki einstein yahudi asilli bir bilim adamiydi– tamamen paranoyak, geri kalmis, kapali
ve despot bir arap ulkesinde de yasiyor olabilirdik. Bu sebeble ister yahudi, ister hristiyan, ister musluman, ister
ateist, ya da her ne olursak olalim, icinde yasadigimiz bu demokratik, ozgur, bilimsel merkezli sistemimiz ve
anlayisimiz ve toplumumuz icin hepimiz her ne kadar minnettar olsak azdir.
Yorum yazan: mehmet — Haziran 4, 2006 @ 3:18 am
http://www.ncseweb.org/ adresinde “National Center For Science Education” (Amerikan Ulusal Bilim Egitim Merkezi) kurulusunun
su an butun Amerika sathinda –hatta bazen Kanada da dahil– cok cesitli ve en saygin bir cok bilim akademisinden
ve cok cesitli ogretim kurumlarindan topladiklari evrim teorisinin ogretimi lehinde verilmis aciklamalar yer almaktadir.
bu cok saygin akademiler her cesit bilim dalinda –fizik, kimya, biyoloji, astronomi, jeoloji, antropoloji vs– bugun
dunyadaki her turlu bilimsel bulusa imza atmis butun saygin bilim adamlari tarafindan desteklenen cok onemli kuruluslardir.
Bu kuruluslar daima ozgur, demokratik ve laik bir toplum anlayisinin savunuculari olmus ve her zaman –dinci ya da materyalist–
her turlu zorba yonetim sekillerinin karsisinda mucadele vermis kuruluslardir. Eger bu aciklamalari turkceye cevirip
butun halkimiza da iletebilirsen, insanimiz su an Amerikada koyu hristiyan dinci grublara karsi verilen bilimsel mucadeleyi
cok daha iyi kavrayabilirler. Bu dinci grublarin bilimsel gercekleri carpitma metotlari, cahil insanlari yonlendirici
manipulasyon teknikleri ve bunlara karsi hazirlanan akilci bilimsel metotlar ve cevaplar da buradan ogrenilebilir.
saniyorum bunlar bu koyu dogmacilarin etkisinde kalmis bunlarin diger ulkelerdeki (ve maalesef ulkemizdeki) butun fanatik
takipcileri uzerinde de etkili olabilir. Selamlar, Murat. (ogrenci, University of Washington)
Yorum yazan: murat — Haziran 14, 2006 @ 4:13 am
Harun Yahya’nın birçok bilim adamının görüşünü saptırdığı ve bu nedenle bir sürü bilim adamının bir çok ülkede açtığı tazminat davalarının söz konusu olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgisi olan var mıdır? Kanıt sunabilir misiniz?
Yorum yazan: Druid — Aralık 8, 2006 @ 11:18 pm
HY’nin çarpıtmaları, saptırmalarını bu sitedeki birçok yazıda görebilirsiniz ama açılan dava var mı yok mu o konu hakkında bir bilgim yok.
Yorum yazan: Da Vinci — Aralık 9, 2006 @ 7:38 pm
Allah büyüktür.evrenin yaratıcısıdır.buna ben kanıtsız kalpten inanırım.Allah sizi ıslah etsin.amin
Yorum yazan: okan — Eylül 6, 2007 @ 8:34 pm
Size inanmayın diyen mi oldu? Bize ne sizin inancınızdan. İster Olimpos dağındaki Zeus’a inanın ister Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in Tanrısına inanın isterseniz uçan spagetti canavarına inanın beni ilgilendirmez. Bu sizin kişisel tercihiniz ve inancınızdır. Kimse size inanmayın demiyor. İçiniz rahat olsun.
Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 6, 2007 @ 8:56 pm
arkadaşlar siz burda da içinde gözlem, bilim vb sözcüklerin geçtiği dogmaları tekrarlıyorsunuz, inanın, Amerika’dan yazan arkadaşım Amerika’yı iyi gözlemlesin…Kurucuları ve onları takip eden Amerikan lobilerinin dayatma bilimsel (!) dogmaları Amerika ‘da iflas etmiştir.
Yorum yazan: seclorum — Mart 14, 2008 @ 4:24 pm
Da Vinci peygamberlerin adını ağzına alırken başına Hz. koymayı unutma asker arkadaşınla konumuyorsun..he bi de peygamberlerle Zeus u bir kefeye koymak senin ne haddine de git istersen ona istersen ona tap diorsun.bu ne haddini bilmezlik Ya Rab.! Sen ıslah eyle…
Yorum yazan: xxxx — Nisan 13, 2008 @ 7:08 pm
xxxx,
Benim kitabımda “Hz.” diye bir kelime yok. Sen istediğin kişiye duyduğun saygı ve sevgiyi istediğin şekilde ifade edebilirsin ama benden aynısını bekleme hakkın yok. Bu konunun yazıyla ilgisi olmadığı için uzatmamanı tavsiye ederim.
Yorum yazan: Da Vinci — Nisan 14, 2008 @ 3:56 pm
evrim teorisini Darvin ortaya çıkarmıştır.halbukidarvin sadece birkaç canlı türünün kemik yapılarını incelemiştir.inceleme yaptığı hayvan kemikleri arasında benzerlik görünce bir canlının başka bir canlıya dönüştüğünü söylemiştir.Bunuda mutasyona bağlamıştır.Biliyoruz ki mutasyonların yüzde 99u zararlıdır ve ölüme götürür.Yüzde 1i ise ya etkisis ya da zararı hemen anlaşılır.Demek istediğim darvinin görüşü tamamen yanlıştır.
Yorum yazan: m.e.d. — Nisan 25, 2008 @ 8:31 am
m.e.d.,
Sadece ilk cümlen doğru gerisi tamamen yanlış. İşkembeden uydurmak denilen şey senin bu yaptığın oluyor işte. Bilgi sahibi falan olmaya gerek yok direk salla. Oh ne güzel. Aferim sana.
Yorum yazan: Da Vinci — Nisan 25, 2008 @ 3:53 pm