Heralde aranızda Harun Yahya’nın Yaratılış Atlası kitabını duymayan yoktur. Hani şu Avrupa ve Amerika’da okullara ve bilim adamlarına bedava olarak gönderilen yaklaşık 6 kg ağırlığındaki kitap. Hani şu bilim adamlarının çok etkilendiği ve Harun Yahya’ya göre okuyan herkesin evrim teorisinin yanlış olduğunu kabul ettiği kitap.
Bu kitaba HY’nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Kitabı incelerseniz göreceğiniz şey şudur: HY bir fosil resminin yanına bugün varolan bir canlının resmini koyar. Resmin altına fosilin bulunduğu yeri ve tahmini yaşını yazar. (Fosille ilgili hiçbir katalog bilgisi yoktur. Yani fosille ilgili herhangi bir araşırma yapma olanağınız yok. Fosillerde en önemli belirleyici unsur fosilin katalog numarası veya fosile verilen özel isimdir. Fosiller bu etiketleri ile tanımlanır. Ama HY kitabındaki yüzlerce fosilin hiçbir için böyle bu bilgiyi vermiyor. Sanırım kimsenin bunların peşine düşüp araştırmasını istemiyor. Bunu söylediklerin doğru mu yanlış mı olduğunun araştırılmaması veya araştırılmasının mümkün olduğunca zorlaşması için yaptığı çok açık.) Daha sonra bunların altında da bu fosil ile resimdeki canlının tamamen aynı olduğunu, hiç değişmemiş olduğunu, evrimcilerin söylediklerinin yalan olduğunu söyler ve bu sebeple evrimin olmadığını iddia eder. İşte bu şekilde bütün kitap boyunca aynı hikayeyi dinliyoruz HY’dan.
Kitabı incelerken fosillerden bir tanesi gözüme çarptı. 148 ve 149. sayfalarda 89 milyon yıllık bir leopar kafatası olduğu iddia edilen bir fosil var.

(Büyütmek için resme tıklayın.)
Bu tamamen hayal ürünü bir fosildir. Ortada katalog numarası, fosil adı veya bu buluşla ilgili bilgi veren herhangi bir referans olmadığı için bu resimdeki fosilin gerçekte ne olduğunu malesef araştıramıyoruz. Ama emin olduğumuz birşey var. Eğer bu gerçekten bir leopar fosili ise HY’nın verdiği 89 milyon tamamen uydurmadır. En eski leopar fosilleri yaklaşık 3.8 milyon yıl öncesine dayanır. Aslan, kaplan, leopar ve jaguarları da içine alan Panthera cinsinin yaklaşık 6 milyon yıl önce birbirinden ayrışmaya başladığı düşünülmektedir. Yani bu tarihten öncesi için aslan, kaplan, leopar ve jaguar türlerinden bahsetmek mümkün değildir.
Günümüzde yaşayan tüm kedigillerin (ev kedisi ve büyük kediler dahil) ortak atalarının yaklaşık 11 milyon yıl önceye dayandığı canlıların DNA’ları üzerinde yapılan çalışmalarla anlaşılmıştır (1). Ama işin içine soyu tükenmiş tarihi kedigiller de katıldığında bu tarih daha da eskilere gider. 30-20 milyon yıl önce yaşamış olan Proailurus kedigillerin bilinen en eski ortak atası olarak kabul edilmetedir (2). Proailurus’u, 20-10 milyon yıl önce yaşamış olan Pseudaelurus takip etmiştir(2). Pseudaelurus kedigillerin bilinen en yakın ortak atasıdır.
Görüldüğü gibi 89 milyon yıllık leopar fosili bilimsel bulgularla ve verilerle tamamen çelişmektedir. Ortada böyle bir fosil yoktur. Bu tamamen hayal ürünü ve uydurma bir fosildir.
Bu kitap incelendikçe daha çok fazla bu tür hayali fosil bulunacağına eminim. Ama bununla kim uğraşır veya uğraşmak ister bilmiyorum.
Referanslar:
1. W.E. Johnson et al.: The Late Miocene radiation of Modern Felidae: A genetic assessment. Science 6 January 2006: Vol. 311. no. 5757, pp. 73 – 77
2. Rothwell, T. 2003. Phylogenetic systematics of North American Pseudaelurus (Carnivora, Felidae). American Museum Novitates No. 3403, 64pp.
Kategorisi: Evrim, Evrim Teorisi, Harun Yahya, yaratılış | Etiketlendi: Evrim, Evrim Teorisi, fosiller, Harun Yahya, yaratılış atlası, yaratılışçılık
Gerçekten mi? Onun için mi durmadan bütün ateistler gerizekalı diyorsun? Onun için mi şapşal Darwin diyorsun? Yazık. Cevap bekle bakalım.
Kusura bakma da Bu iddiayı savunanlara akılı mı diyeyim???
Ne diyeyim sen söyle???
Bak Turgay, belli ki sen karşındaki kişiye saygı duyup düşüncelerine düşüncelerinle cevap verebilecek, bilimsel bir tartışma sürdürebilecek biri değilsin. Senin üslubuna karşı aynı şekilde biri çıkıp sana gerizekalı derse ne olacak. Karşılıklı hakaretler dizisi mi? Onun için lütfen burada yazmayı bırak. Sana göre değil burası. Belli ki amacın bilgi alış verişi falan da değil. Lütfen bu işi uzatmadan bitir. Üslubuna uygun bir yerde yazmaya devam edebilrisin. Ne beni ne de burayı takip edenleri daha fazla rahatsız etme. Bu isteğimi anlayışla karşılayacağını umuyorum.
Ya kardeşim siz onun bunu yalanlamayı bırakında ilk önce şu fosillerin değiştiğini bi kanıtlayın ne zamandır sizin sitelerinizde geziniyorum anca Adnan Oktar ı yalanlamıssınız başka bişede yok.O zaman sizde doğrusunu gösterinde bizde inanalım.Gerçekten sizin yaptığınız(Darvinciler) açıklamalar bilimsel gibi duruyo ama biraz durup düşününce araştırınca çok tutarsız şeyler olduğu anlaşılıyor
yunus arkadaş
“” fosillerin değiştiğini kanıtlayın demişsin “” ve değişimin kanıtlarının olmadığı kanısında gibisin … peki sen bu kanıya nereden vardın ??? çeşitli ünv. de evrim ile ilgili bölümler ve çok bilgili bilim adamları mevcut… onlarla görüştünmü yada bilen birilerine sordunmu , yada evrimi savunan hangi kitapları okudun , eğer bu görüşü savunmanda dini inanışların rtkili ise iinancın ile ilgili bilimsel olmayan ve yanlış şeyler hakkında ne kadar bilgi sahibisin ??? karşı taraf ne diyor bunu iyice anladın , özümsedin yanlış olduğuna kanaat getirdindemi konuşuyorsun yoksa önyargılımısın …umarım ön yargılı değilsin … piyasada bol miktarda ön yargılı insan var zaten önemli olan adaletli olmak ve objektiflik…bu teorisi ancak anlamak istiyorsan anlarsın , ben ön yargılı olacağım diyorsan biraz zor olur bu iş …
yazmaya devam et irtibatı koparmayalım :))
Kardeş kusura bakma ama senein dünyadan haberin yok.Bi kere saçmaladığın şu cümlenden belli:”Ya kardeşim siz onun bunu yalanlamayı bırakında ilk önce şu fosillerin değiştiğini bi kanıtlayın ne zamandır sizin sitelerinizde geziniyorum anca Adnan Oktar ı yalanlamıssınız başka bişede yok.”bir kere fosillerin değişimi tür bazında meydana gelir, belli bir türe ait
varyasyonlar ne kadar çok mutasyon geçirip ortama adapte olmuşlarsa farklılaşma olur ayrıca seçme-ayıklama mekanizmalarıda türün lehineyse o tür belli bir süre hayatta kalır.yoksa sizin gibilerin dediğine göre sayısız fosil ve ara geçiş formu bulunması lazım ancak yok.İkinci aymazlığınsa sitede yalanlamadan başka birşey olmadığı yönünde, kardeşim yazının sonunda referans verilmiş bize, açıp orjinal kaynaktan
okusana be adam !!!!!!!!!!
Ben sana ” sen ne dersin ” dedim.. Cevap ??
dediğim gibi hakaretler yeri olmasını bende en az senin kadar istemem… Sansürler (geri zekalı dedğim yerleri.. ateistler kalsın).. Yada ben kopyalıyorum.. sil hakaretsiz olarak yazarım tekrar.. Problem değil.
Ayrıca yiğidi öldür hakkını yeme.. Atesitlerin sorduğu ” Niçin Kambiryen fosilleri ile yada ilk bitki fosilleri ile diğer canlıları aynı anda görmüyoruz sorusu) evet ilginç .. Etkilendim.
Allah bir anda niye yaratmadı.
Allah tabi ki istediği gibi yaratır. Her şeye Kadir..
Ama bu şekilde yaratması dünyanın , hayatın.. yaratılmadığını ispatlamaz.
Düşünün ki çekirdeği atıyorsunuz yıllar sonra ağaç oluyor (bir anda değil)..
Evet bilgi alışverişi değil .. Direk MAT istiyordum.(Satranç bildiğini düşünerek bu ifadeyi kullaıyorum)
Ama hakaretsiz.. ayrıca.. Richard Dawkins in sitesinin ve Harun Yahya nın bazı engellelemelerinde …
Bence engellenmemeli.. yanlış fikirler bilimsel açıdan çökertilmeli..
…
Da Vinci’nin notu: Yazacağın yorumların yazının konusuyla ilgili olmasına ve aynı şeyleri defalarca tekrar etmemeye dikkat etmeni öneririm. Eğer mesajın belli bir yazının konusuyla uyuşmuyorsa, o zaman mesajını Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz başlıklı bölüme gönderebilirsin.
Bundan sonra yazıyla ilgisi olmayan yorumlar silinecektir.
ÇORBA ÖRNEĞİ..
Verdiğim örneğin bir benzerini Richard Lenski uyguluyor.. bakteriler üzerinde..
Prof. Mike J. Behe’nin cevapları.. (Çevirisini bizzat yaptımi İNG bilen arkadaşlar orjinaki ike kıyaslayabilirler.)
———————————-
Mike Behe
http://www.amazon.com/gp/blog/post/PLNK3U696N278Z93O
Sevgili Okuyucular
Ulusal Bilimler Akademisi nin yazıları arasında ilginç bir yazı yayınlandı.
“ Deneye tabi tutulan Escherichia coli. poilasyonundaki temel bir buluşun evrimsel olasılığı. “ (1) Ulusal Bilimler Akademisine Seçilen Richard Lenski’nin “ açılış makalesi”.Lenski’nin 40.000 neslin üzerinde hızlı büyüyen böcekler ve E. Coli bakterileri ile ilgili yaklaşık 20 yıldır Michigan State teki “ Evrim Laborotoarında “ ciddi çalışmaları var!
Lenski’nin büyüleyici çalışmasının 7. Bölüm Evrimin Kenarında (The Edge Of Evolution) ı tartışıyorum. Lenski ye göre çalışmalarda tanımlanan tüm faydalı mutasyonlar çalışan genler devredışı yada daha az aktif oldukları zaman “ degradative “ (indirgenmiş) gözüküyorlar. Böylelikle raslantısal mutasyonlar genleri kolayca bozuyor ve yerine yenilerini inşaa edebiliyor. Hatta organizmanın yaşamasına yardımcı bile olabiliyor. Bu çok önemli bir nokta.
Herşeyden önce genlerin yapılarını kolayca bozan bir işlem düzenli moleküler sistemleri, hücre içindeki bir çok proteini yeniden inşaa edemez.
Gazetesinde 30.000 nesil sonra bir hattaki hücrelerden biri bir özellik geliştirmişti, oksijenli ortamda
sitratı (limon tuzu) besin kaynağı olarak kullanıyordu. (Doğada E. Koli Bunu yapamaz). Şu anda doğada E. Koli nin sitratı normal besin olarak kullanacak ve sindirebilecek bir çok enzimi var. (Daha önce görülmemiş egzotik bir tür bakteri). Fakat doğada bu bakterinin “ citrate permease “ denilen enzimne ihtiyacı var. Bu enzim sitratı hücre zarından geçmesini sağlar. Bu yüzden sitratı kullanacak tüm bakteriler sitratı hücre zarından geçirecek bir yol bulmak zorundalar. Mekanizmanın geri kalan kısmı zaten oradayıdı. Aerobik bakterinin büyümesi açısından tek bilinen bariyer sitratı “ oxic “ şartlarda taşıyamamasıdır. (1) Lenski’nin diğer çalışanları bazı mutant E. Kolilerin sitratı besin kaynağı olarak kullananabildiklerinden bahsetmişlerdi. Bir keresinde mutasyon takip edilemedi. (2) Diğer örnek citT geni tarafından kodlanan, normal olarak sitratı oksijensiz ortamda taşıyan bir protein, overexpress. (3) Oksijenli ortamda overexpressed protein E.Koli nin sitrat la büyümesine izin verir.
Lenski’nin mutnatı bu geni veya bakteride oksijenli ortamda başka bir sitrat kullanan geni oluşturacağa benziyor. (Mutasyonu henüz bulamadı).
Lenski ‘nin üzerinde durduğu ana nokta yeni bir özelliğin evrimsel ihtimalidir. Trilyonlarca hücreyi 30.000 nesil boyunca geliştirdi ve sadece bir düzine sıra hücre bunu yapabildi.
Bunun yanısıra Lenski önceki deneylerinde anyı hattaki evrimleştikten sonra dondurduğu hücrelere
baktı, en azından 20.000 nesil sitratı kullanabilecek şekinde mutasyona uğramıştı.
Buradan şu sonucu çıkardı; bir sırada faydalı bir mutasyon meydana geldi, yeni bir özellik kazanmak için ikinci mutasyona ihtiyacı olan bir mutasyon. Diğer sıradaki hücrelerde bu mutasyon meydana gelmemişti, bu yüzden sitrat kullananma özelliğini geliştiren ikinci mutasyon meydana gelemedi.
Lenski bu buluşun Stephan Jay Gould’un sıçramalı evrim modelini desteklediğini iddia ediyor. Raslantısal mutasyonlar evrimin gidişatını bir başka yöne yönlendirebilirler, ve hayatın biçimi (re-wound) olsaydı, büyük olasılıkla evrim şimdikinden çok farklı bir yol alacaktı.
Bence bu sonuçlar kolayca The Edge Of Evolution görüşü ile fazlasıyla uyuşuyor. Kitabın ana
noktalarından biri “ keşke bazı özellikleri sunmak için tek mutasyon gerekseydi, böylelikle Darvinizim in onu bulmak için küçük bir problemi olurdu. “
Fakat birden fazla gerekli ise, tüm işe yarar mutasyonların bir arada bulunma ihtimali olağanüstü derecede düşük. “ Net bir faydalı etki için iki mutasyonun meydana gelmesi gerekiyorsa, orta seviyede bir durum zararlı ise, yada başlangıçtaki durumdan daha kötü uygunluğa getirecekse o zaman çok büyük bir evrimsel problem var demektir. (4 ) Yani iki mutasyon gerekiyorsa? O zaman bu durum raslantısal mutasyonların açıklanamaz.
Raslantısal mutasyonların ve seleksiyonun etkisiz olduğunu gördükten sonra, Lenski’ nin
laboratuarındaki çalışanlara saygı duyalım. Yıllardır az miktarda şeker – glikoz ihtiva eden bir çorbada
E.Koli yetiştiriyorlar. (Bakterilerin kolaylıkla sindirebilecekleri).yaklaşık on defa aynı miktarda sitrat ilave ettiler. Tantulusun bir çok hücresel versiyonu gibi, onbinlerce nesil tirilyonlarca bakteri besin bolluğu içinde yüzdü. Sitrat. Ama sadece hücrenin dışına ulaşamıyorlardı. Hücreler bir parça glikozu metabolize ettikten sonra açlığa mahküm edilmişlerdi – olasılık ötesi mutasyon serisi meydana gelene kadar.
Lenski’nin çalışanlarının vardığı sonuç: (1 ) Cit genine final mutasyonu problemini çözemiyor, oluşumu için alt mutasyonlar gerekiyor. Alt mutasyonların meydana gelme olasılığı …. kültürlerin büyümesine ve tabaklardaki kuluçka süresinin uzatılma olayına bağlı idi.
—————————–
The possibility of multiple mutations is especially relevant, given our evidence that the emergence of
Cit+ colonies on MC plates involved events both during the growth of cultures before plating and during prolonged incubation on the plates.
http://www.answersingenesis.org/home/area/cfol/ch2-mutations.asp
http://www.answersingenesis.org/articles/wow/are-mutations-the-engine
Turgay Atacan..
baya hirslisin gibi geldi bana.. o kadarki hirsini alamayarak, dozunuda arttirdinki, siteyi ele gecirmekten bahsediyorsun.. kendince Evrim teorisini curuttun herhalde, bu hizla gidersen yarinda Dunayanin yuvarlak olmadigini herhalde ileri surersin.. ozellikle Da Vinci’ye, “” yazilarimi silerek ancak kazanirsin..”” diye bir laf etmissin. Kusura bakma ama sen salakmisin ne?? Savasmi oluyor burada?? Herkes kendi fikirlerini soyluyor.. Da Vincinin senin yazilarini silmek yerine, daha koyu bir sekilde yayinlayarak, senin ne kadar SALAK oldugunu herkese gostermesi gerekir. Yani, beyninin calismadigini tahmin ettimde, bu kadar APTAL oldugunu bilmezdim.. Ayrica hizini alamayarak artik seviyene uygun, hakaretlerde ekliyorsun yazinda.. Neyse..!!
Ben bu siteyi daha 1-2 ay once , ateist olmaya karar verdigimde gordum.. cok begendim, biyoloji ile alakam olmamasina ragmen, Evrim Teorisi gibi hayatimizi, dogada olan biteni, en azinda canlilarla ilgili kismini, en iyi aciklayacak tek bilimsel teori olmasi acisindan, ogrenmeye ve anlamaya calisiyorum, bu konu ile ilgili mumkun oldukca her kaynaktan bilgi edinmeye calisiyorum, bunun icin, hemen hemen herkesin yorumunu, degisik acilardan konuya bakildigi icin, okuyorum ve ufkumu genis tutmaya calisiyorum.
senin bu kadar salakca ifadeler kullanman, senin yazilarini artik okumaya deger olup olmama ile ilgili suphelerim olustu.
Evrim teorisinin bilinmeyen eksik taraflari tabiiki olabilir.. ama henuz doldurlmamis bu bosluklar firsat bilinerek, hemen al sana Tanrinin ispati demekte cok basit kacis yolu.. Peki ya bahsettigin bosluk yarin bulunursa ne diyeceksin ?? eminim baska bosluklar bulacaksin.. boylelikle, zaman gectikce, bilinmeyenler orataya cikarildikca, sen ve senin gibi yaratiliscilarda kacacak yer arayacaklaridr. Gould hicbir zaman Evrime karsi cikmiyor, tamamen savunuyor. Yaratilisci degil.. Ancak, seninde bahsettigin gibi Evrimin olusumu ile ilgili degisik yorumlari vardir. Bu cok dogal degilmi ??? Tabiiki olacak, Evrim teorisi gokten zembille inmediki aynen Darwin’in ortaya attigi gibi Kabul edilsin, Evrim teorisi bulunan verilerden yola cikilarak ortaya cikarilan bir bilimsel gercek.. ama zamanla yeni veriler ciktigindada , bu yeni verileri bilimadamlari, yaratiliscilar gibi, red etmezlik yapmazlar, bu yeni bilgilere gore, teorilerini gelistirirler. Bilimsellik boyle olur.. Suyun kaldima kuvveti teorisi orataya atildiginda, “”suyun cisimleri kaldirdigi “” teorisi bircok veriye dayanarak ortaya atildi. Ama bazi cisimlerde batiyordu. Bazi cisimleri nicin kaldirmadigini anlamalari epey uzun zaman aldi. Ama hicbir zaman, suyun kaldirma kuvveti yoktur diiye bir anti teori ortaya atilmadi. Sadece neden bazi cisimler yuzuyor, bazilari batiyor uzerine arastirmalar yapildi. Sonrada ne oldugu cozuldu. Eger senin gibi yaratiliscilar gibi, suyun kaldirma kuvveti yoktur deyip, arastirmalr yapilmamais olsaydi, su anda bir cok geminin teknolojisi olmayacakti belki.. onun icin, Evrim teorisindede boyle eksiklikler olabilir, ama bu eksiklikler hicbir zaman Evrim TeorisininYANLIS oldugu anlamina gelmez.
Tabiiki hepimiz bilimadami degiliz, bilim adamlari gibi olaylari arastirip teoriler uretebilme durumunda degiliz.. ama her konuyla ilgili bir dusuncemiz olmamasi gerektigi anlaminada gelmemelidir. Onun icin, bilimadamlarinin yaptiklarina dayanarak, bir dusunce sistemi gelistirebiliriz. Ama bunu yaparken, o bilmadami dedigimiz kisilerin alanlarina, inanislarina vs.. bakmak gerekir. Yani, mesela, bir mimarin, hucre biyolojisi ile ilgili ne tur bir teorisi veya iddiasi olabilirki??? Ayni ornek, peygamber gibi taptigin, bilim kelimesinin bile anlamina bildiginden kusku duydugum, Harun Yahya … Evrim ile ilgili ne iddiasi olabilirki??? Ingilizce bildigini soyluyorsun, ayrica yazinda verdigin bazi linklerdende tahmin ediyorumki, sende bilirsinki, Amerika’da su anda cok yaygin olan, cok zengin olan, buyuk lobiler olusturan ve cumhuriyeci parti ile siki siki iliskileri bulunan bazi Hiristiyan derneklerinin, yaratiliscilikla ilgili web site’larini aynen kopye edip, yazilarini bize yutturmaya calisan bir …. Ayrica, sende bu siteleri yazilarina kaynak gostermissin.. “” Bozacinin sahidi Siraci olur”” diye bir laf vardir, onun misali..
Neyse, konuya gelelim, yazinizin bir yerinde Mike Behe diye birinden bahsediyorsunuz. Sanirim, Amerikali yaratilisci bilimadami Micheal Behe demek istedin. Hani, inanis tarzina ters dusen cogu onemli bilimsel gercekleri es gectigin icin, herhalde bundada dikkat etmedigin aklima geldi.
M. Behe ile ilgili 2-3 hafta kadar once cok ilginc bir makale okudum. tam olarak nereden okudum hatirlamiyorum ama eger istersen kaynagini bulabilirim.
Bu adam, 2005 yilinda Amerika’daki bir Yuksek Mahkemede, bir davada bilirkisi olarak katilmis.. bu dava, Amerikanin bir eyaletindeki, asiri hiristiyan bazi ailelerin, okullarda “Yaratilis” teorisini okutulmasi icin actiklari davadir. Davada, Behe’de yaratiliscilarin getirdigi bilimadami, bilirkisi olarak ifade verecek. YAziya gore, Behe’nin verdigi ifade, sorgu hakimine verdigi cevaplar, yaptigi aciklamalarla mahkeme odasinda ne kadar “REZIL” oldugu, sorular karsisinda nasil caresiz kaldigi, deyim yerinde ise, YERIN DIBINE GIRDIGI ayrintili olarak aciklamaktadir. Hatta Behe’nin arkadaslari, Behe’nin butun bunlari, politikacialrla, oradaki hiristiyan dernekleriyle ilsikilerinin oldugu icin boyle bir seye giristigi ve tahmin edemeyecegi kadar zor duruma dustugunu soyluyorlar. Neticesinde, Yuksek Mahkeme hakimi kararindada Behe dahil, yaratiliscilara buyuk bir ders niteliginde olan kararini veriyor.
……devami sonraya…
yukarida gosterilen resimdeki kafatasi grizzly ayisina ait bir kafatasidir 89 milyon yillikdir.leopar kafatasiyla uzakdan yakindan akrabaligi yoktur.yaratilis atlasi internetden baksinlar sayfa 3 de bulacaklar.arkadaslar son kez buradayim ve son sozlerimi soyleyecegim
ALLAH hepimizi doganin icinde bulunan elementlerden yaratdiki doganin icinde donusebilelim (rcyle)
her canliyi ayni maddelerden farkli olarak yaratdi
yaratan ALLAH neden bir canliyi evrimlestirip farkli bir canliya donustursunki?zaten O ol der ve o hemen olu verir..
yardan ALLAH maymun’un suretini begenmeyipde onlara neden baska bir suret versin? eger begenmiyorsa neden dunyamizda halen maymunlar mevcut?
evrimcileri yaniltan asil mevzu ALLAHIN yaratmakda kullandigi malzemenin herturlu canlida bir parcada olsa bulunmasidir.dogaya bakin arkadaslar nasilda donusturuyor bir hayvan lesinin yok zamanla doganin nasil yok etdigini dusunun! eger doga rcyle donusturmeseydi dunya yasanilir bir yer olurmuydu?onca oluyu nerede sakliya bilirdik?
yukaridaki sorularimi evrimci dinci arkadaslarimin dikkat etmesini istiyorum.ateistlere soyleyecegim su sizler yanlis yoldasiniz buyuk bir toplulugun kabul etmedigi evrim teorisinin bagzi kendini bilmez seytanin elcilerinin islerine ortak olmayin.olaki tanriya inanmasanizda o icinizde kalsin,baska insanlarin tanriya inancini zedeliyenlerden olmayinki eger sizler rahmetli olmadan once evrim teorisinin tum dunya tarafindan yalanlandigini duyarsan son nefesini vermeden once af diledigin zaman affedilesin.
kardeslerim yunus emreyi,mevlanayi dinleyin biri siir digeri dans hocasi degil gel kardesim her ne olursan ol gel…..ALLAHa emanet olun bilmeden kotu soz soylemissem bunu icinde daha once tanriya yer olmayan Serkan kardesinizin soyledigine emin olabilirsiniz.
Duyuru: Yaptığım uyarının geriği olarak yazının konusuyla ilgisiz mesajları sildim. Sadece Turgay Atacan’ın çevirisini emeğine saygı duyduğum için silmedim. Tabi bu arada NewAteist’in de ona yazdığı cevabı silmedim.
Bundan sonra aynı uygulamaya devam edeceğim. Daha önce neler olduğu önemli değil. Bundan sonra yazıların konusuyla ilgisiz mesajlar silinecektir. Eğer hiçbir konuya uymayan birşeyler iletmek istiyorsanız, genel bir tartışma istiyorsanız mesajınızı Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz başlıklı bölüme gönderebilirsin.
SİZ AÇIKFİKİRLİ DEĞİLSİNİZ!!!!
Turgay Atacan’ın yazılarını niçin sildiniz?? Bu şekilde kazandığınızı mı zannediyorsunuz??
Sansürle.. yasakçı zihniyetle.. Turgay demiştiki
” Elbette Yazıları silebilirsin… tabii bu böyle kazanmak istersen ”
Devekuşu kafasını kuma gömmüş.. kimsenin kendisini görmediğini zannediyormuş..
Ostrich.
Ayrıca yazıları ben kopyaladım… Tekrar yapıştıracağım… Neresi konu ile ilgili değil??? Yazılar tamamıyla sitenin ana fikri üzerinde duruyor.. en kritik noktalarda cevaplar veriyor.
Çökmüş Evrim Teorisini göre Tüm Canlılar doğal olarak, raslantılarla, (Bir Bilinç OLmadan Meydana Geldi)
Ne demek biliyormusunuz?? Katrilyon x Katrilyon x Katrilyon (adet protein Bir Tasarımcı Olmaksınız Meydana Geldi) (Tabi Bu ortamda.. tüm elementler, atomlar, moleküller, Yıldızlar)..
Sadece canlıkıl açısından şu soruyu soralım
Tek Bir Protein Bilinçli Bir tasarım (Our Cosmic Designer) olmaksınız nasıl meydana gelebilir??
Hangi Evrimci açıklayabilir???
@Özcan
Farkında mısın bilmiyorum ama yukarda bir yazı var. İstersen sayfanın en üstüne çık ve bak. O silinen mesajların o yazıyla bir ilgisi var mı? Gayet açık bir şekilde “yazıyla ilgisiz mesajlar silinecektir, mesajınız yazının konusuyla ilgili değilse site hakkındaki görüşleriniz başlıklı yazıya ekleyebilirsiniz” dedim. Bunu anlayabiliyor musun? Türkçe biliyorsun gördüğüm kadarıyla. Peki anlaşılmayan nedir? Genel birşeyler yazacaksanız gidin o başlıkta yazın diyorum. Bunda anlaşılmayan ne var? Bu yazının altına yorum ekleyeceksen yazının konusuyla ilgili olsun diyorum. Ben yazıda neyden bahsediyorum hiç baktın mı? Yaratılış Atlas’ındaki uydurma bir leopar fosilini konu alıyorum yazımda. Buraya yazacağınız yorumlar bununla ilgili olsun diyorum. Bununla hiçbir ilgisi olmayan tartışmaları burada yapmayın diyorum. Bu tip genel tartışmaları yapabileceğiniz başlığı da işaret ediyorum. Neden orada değil de burada yazmakta ısrarlısın? Ben size birşeyi yazmayın demiyorum. Uygun yerde yazın diyorum. Gayet açık değil mi?
Şimdiye kadarki tüm yazılarda zaten konu dağılmış.. Evrim yaratılış tartışmasına dönüşmüş.. Niye???
@Özcan
Bundan önce öyle olduğunun farkında olmadığımı sanıyorsun? Bundan sonra böyle olsun diyorum. Neden bu isteğime saygı duymuyorsun? Bu kadar zor mu? Belki farkında değilsin ama zaten en geniş çaplı tartışma zaten Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz başlıklı bölümde devam ediyor. Neden orada değil de illaha burda yazmak istiyorsun? Derdin nedir? Hala gelmiş önceki mesajları buraya eklemekle uğraşıyorsun. Bunlar çok gereksiz hareketler. O yazdıkların da silinecek. Eğer silinmemesini istiyorsan diğer tarafa yazman gerekiyor. Bu tavırlarla ne kazanmayı umduğunu çok merak ediyorum. Böyle yaparak o konuların konuşulmasını engellediğini göremiyorsun belli ki. Bunu anlaman ne kadar sürecek diye çok merak ediyorum.
Biz Buradabaşladık… dediğin adrese yolluyorum
Dostum da vinci. öncelikle site için sana teşşekkür ediyorum. cehaletle mücadele etmen ve bu kadar saygısız yaklaşımlara rağmen( bazı arkadaşları kastediyorum tabiki) bilimin ahlakından vazgeçmemen çok güzel. ben evrim karşıtı olduğunu iddia eden arkadaşlara burada şunları sormak istiyorum:
1- Mucizelerle dolu olduğu söylenen Kur’anın mucizeleri neden hep bilim bir şeyi ispatladığında ortaya çıkmaktadır.
2- Eğer tüm bilgiler Kur’an içinde mevcutsa, bilime ne gerek vardır.
3- Yok eğer böyle değil, Kur’anın mucizelerinin ortaya çıkması için bilim şartsa bu arkadaşlar neyin mücadelesini vermektedir.
4- Eğer yaratılış diye bir teori varsa ( bilimsel olarak tabi ) tüm ispatlarının aynı zamanı kapsaması gerekmezmi. Mademki her şey bir ‘ol’ demekle ve aynı zamanda oldu, 89 milyonluk bir leopar fosili müzelerinde mevcutsa yine 89 milyonluk bir gergedan,fil,kedi,köpek,kelebek vs. fosilide aynı anda müzelerinde yanyana olması gerekmezmi.
Da vinci ve kodoman dostum. Cehaletle mücadele etmek zor. Bu arkadaşlar evrimin yaratılışla bir ilgisi olmadığını, evrimin ilk canlının nasıl oluştuğunu değil, ilk canlıdan sonra nasıl bir gelişim izlediğini takip ettiğini anlamamışlar. Bilimle teolojiyi aynı sanan arkadaşlara sadece bir şey diyebilirim.Ne diyordu şair: ‘ okumuşsun boşuna sürüp giden gafleti.’
Bu arada bir çok sitede ‘ne o ülen, sen maymundanmı geldin ülen’ diyecek kadar mizah sahibi evrim karşıtı ama bir o kadar bilim dostu:)arkadaşlara rastladım. O arkadaşlar ki kutsal metinlerde annelerinin, kız kardeşlerinin bir eğe kemiğinden ibaret olduğunun farkına varamıyor, varamadığı gibide bilim gibi sadece konusunda uzman kişilerin konuşması gereken bir durum karşısında da bu kadar açık kafalı ve aydınlanmacı olabiliyorlar. İşte sizi tam burada takdir ediyorum. Durum bu olduğu halde hala bu insanları muhatap alacak sinir ve saygı katsayısına sahipsiniz.
saygılarımla…..
http://www.greatdanepro.com/Blue%20Bueaty/index.htm
Da vinci seni ayakta alkışlıyorum gerçekten verdiğin mücadele örnek olmalı.
Bu arada sevgili Kilit arkadaşım bence bizim işimiz din olmamalı biz sadece bilimi savunuyoruz bırak onlar işlerine gelmediği zaman bilime sataşsın biz sadece cevaplarını verip harun yahya’nın yalan dolan dolu sitelerinden başka hiç bir kaynaktan almadıkları cehaletlerini yüzlerine vuralım.
Bilime ve bilime yüzünü dönmüş insanlar hiç bir zaman dine karışmadı fakat her zaman din işine gelmediği vakit bilime karıştı. Bırak boşver biz çizgimizi koruyalım. Ben de bi ateistim ama burası yaratılışçılara cevaplar sitesi daha evrim teorisini anlatmayı bırak ne olduğunu bilmek istemiyorlar, o işlere girersek işin içinden çıkamayız.:)
sevgiler
[...] yıllık bir Asya aslanı kafatası bulunduğu söyleniyordu. Bu nedense bana daha önce üzerine yazmış olduğum, Yaratılış Atlası’ndaki 89 milyon yıllı olduğu iddia edilen leopar kafatasını [...]
Bu evrim teorisi ne saçma bişeymiş. Bu saçmalıklara kim inanırki. Neden düşünme ve konuşma yeteneği bir tek insanda var? Tarihteki sözde gelişim sürecinde bir tek insanlar mı düşünme ve konuşma gereği duymuşlar ve büzden o yetenekleri gelişmiş?? Bu kadar uzun tartışılması da gereksiz. Çünkü evrim teorisi büyük bir SAÇMALIK.
çevrene bakarsan nerdeyse tüm canlılarda düşünme var…
sessiz tanik..
Evrim teorisinin sacma oldugunu soluyorsun, kendince… ve bunlara kim inanirki deyip, sanirim kendini ve senin gibi akil mantik yurutmeyen, bilgi fukarasi olan kisilerden bahsediyorsun anlasilan.
evrim teorisine evrim konusunuda icine alan biyoloji bilimdali ile ilgilenen butun bilimadamlari inaniyor. bilim camiasinda evrimin gercekligi ile ilgili zaten bir fikir birligi vardir. bununla ilgili bir problem yokturki. sadece evrimin isleyisi ile ilgili degisik fikirler vardir.
neden dusunme ve konusma yetenegi tek insanda vardir diyorsun.. yeryuzunde, sanirim, gunumuzde, 2 milyon tur kadar canli bulunmaktadir. tabiiki bu sayi ve canli cesitleri evrimlesme asamasinda cok daha fazla ve degisik turden bulunmakta idiler. o ortamdaki hayata, kosullara ayak uyduramayan yok olup gitmislerdir. gunumuzdeki canlilardan her birinin diger canlilarda olmayan ustun ozellikleri vardir. Evrim acisindan bunun nedeni ve nasil meydana geldigi zaten bilinmektedir. belkide bunun icin gunumuze kadar varliklarini surdurebilmislerdir. ama bu her canlinin diger bir canlida olmayan, diyelimki ustun yetenegi, evrim acisindan hicbir canliyi digerinden ustun kilmaz. insaninda dusunme yeteneginin gelismeside diger canlilardan ustun ozelligi kabul edilebilinir. bunun arkasindan birsey aramya gerek yok.
ayrica bilinc sahibi olan tek canli insanda degildir. diger butun hayvanlarinda, az veya cok gelismis, bilincleri vardir. bir tek insanoglunun konusma yetegine gelince, bu dogru degil. hemen hemen butun canlilarin kendilerine gore gelistirdikleri bir bir iletisim sistemi vardir. insanlarinkide konusmadir. zaten dillerin tarihi cokta eski degildir. gunumuzdeki yaklasik sayilari birkac yuz olan dillerin, sadece cok yakin bir tarihte sadece bir kac dilden geldigini hepimiz bilmekteyiz.
aslinda bu sayilan ozelliklere bakilirsa,bunlarda bir tur evrimlesme degilmi ??
sana tavsiyem, oyle bos keseden atarak birseyler soylemeye calisarak komik duruma dusmek yerine, istersen bu siteden baslayarak, Evrim teorisini biraz ogren sonrada birsey soylemeye calis.
Canlı tarihinde evrim diye bir şey yoktur.
Allah, tüm varlıkların Yaratıcısı ve hakimidir.
Maddeyi yaratan da, bir varlığa can veren de O’dur. Allah’tan başka Yaratıcı, Allah’tan başka bir güç yoktur.
Dolayısıyla yeryüzünde yalnızca Yaratılış gerçeğinin delilleri vardır.
Darwinistler yaptıkları her araştırmada, bu gerçekle karşılaşırlar. Evrimi delillendirmeye çalışır ancak başaramazlar. Çünkü doğada, evrimin gerçekleştiğine dair bir delil bulamamaktadırlar. Tek bulabildikleri, ani, kompleks ve üstün bir yaratılıştır. Sahte deliller de sahte bir teoriyi desteklememekte, aksine onu daha güvenilmez ve dayanaksız hale getirmektedir.
Darwinistler ise, materyalizmi ayakta tutmak adına, büyük bir kısır döngü içinde aldatma yöntemlerine devam ederler. Ama elbette bunun da bir son noktası vardır. Bu son noktaya artık günümüzde ulaşılmıştır. Evrim, sayısız delil ile çürütülmüştür.
http://www.harunyahya.org/evrim/hy_20_soruda_evrim/20soru.html
sanki desmon un yazısı bir şeylerin tekrarı gibi .sanki hipnoz olmuş bir adnan hoca taraftarının hiç değişmeyen mantığı ve yanlış bakış açısı iel yazılmış bir yazı :))) cümleler çok tanıdık ve bir o kadarda kalıplaşmış ve klişe :)))ya arkadaş yıllardır bir mantık tutturmuşsunuz onu süreklli tekrarlamaktasınız CÜMLELER BİLE AYNI YAHU :))) bari şu cümlelerdeki öznenin yüklemin nesnenin yerini değiştirin bir varyyasyon yapın yahu :))) sanki bir bildiri gibi darwinistler yılarca kanıtlamaya çalışmış ve kanıtlayamamış , her seferinde darwinistler yaratılış gerçeğini görmüşler falan fgilan …ya arkadaş adam sizi olmayan şeyler le kandırmakta , kendince bilimsel gerçeklere bir şey diyemediği için bilim adamlarını sanki bilinçli olarak bir gerçek varmışta onu saptırıyorlarmış gibi göstermekte bu muhterek hoca efendi !!! sizin düşüncelerinizde hiç çeşitlkilik yada farklılık yokmu yahu :))) bu sence normalmi herkesin her zaman sanki ezberletilmiş gibi aynı şeyleri söylemesi ???? nereye baksan aynı cümleler aynı mantık hataları … bence biraz kendi düşüncelerin olsun bırak muhterem hocayı sen kendin düşün kendin analiz et kendin gözlemele !!! ne olduğu belli olmayan hıoca efendileri kılavuz edinme !!! bir şeyi eleştirmeden önce onun hakkında çok şeşitli kaynaklardan ( tek taraflı değilk !!! ) bil gi edin gözlem yap anali,z et ondan sonra fikrini söyle …sizin ortak bir giyim tarzınız varmı onu merak ettim şimdi :)))) hani bir üniforma gibi …tüm görüşleriniz tamamen ama tamamen aynı ya o yüzden sordum …insan bu kadarmı aynı düşünür yahu :))) minik bir farklılık bile yok tamamen aynı !!! hık demiş burnundan düşmüş :)))) acaba bu şekilde ordan burdan j-kopya ederenk düşünce leri alıp kullanmanız kendinize yaptığınız bir haksızlı kdeğilmi ??? sizlerde kendi kendinize düşünebilir fikir görüş üretebilirsiniz değilmi ???bu arada üniformanız varmı yokmu merak ettim :))) kızma bana kötü bir niyetle yazmıyorum bunları ama kalıp cümleler yazman dşikkatimi çekti …kendini hoca efendinin sitelerine fazla kapotırma :))) bir de aşağıdaki maymun türü sana neden bu kadar benziyor acaba ?? ( hemen kompleks yapma tamam tamam banada benziyor :)))
http://photos1.blogger.com/blogger/224/1710/1600/HS_B03.0.jpg hoca efendi bunun bir analizini yapıyormu acaba o meşhuuurrr sitelerinde ????
http://www.google.com.tr/search?sourceid=navclient&aq=0h&oq=kuyru&ie=UTF-8&rlz=1T4GGLR_enTR335TR335&q=kuyruklu+insanlar birde şu kuyruklu işnsanlara bir cevap varmı o sitelerde ??? yoksa bu kuyruklar evrimimi kanıtlamakta ??? ne alaka biri isnan diğeri maymun ama ikisindede kuyruk var ??? hadi bakalım süren başladı hemen o siteleri bir karıştır bakalım bu sorulara cevap bulamilecekmisin üniformalı !! arkadaş :))))
emre…
ya bu adamlardan ne istiyorsun arkadas.::))…!! tabiiki adamlar papagan misali, birbirlerinden ogrendikleri safsatalari durmadan tekrarlayacaklar.. tabiiki baska kaynaklara, gercek bilimsel kaynaklara bakma zahmetine girmeyecekler.. bunun icin tabiiki akillarini mantiklarini kullanmalari gerekir.. buda bilimdir.. yaratiliscilikta akil olmaz, mantik yurutulmez.. su sozler onlara aittir : “…HAKKIN YOLU AKIL’DAN DEGIL, YUREKTEN GECER, DOGRU YOLA YUREKLE GIDERSIN, OMUZUNUN USTUNDEKI ILE DEGIL..!! “”
ne guzel soylemisler degilmi.. bu lafi hayat felsefesi yapanlardan daha nasil dusunebilecegini bekliyorsunki ..!!! Sen evrimi destekleyen binlerce milyonlarca delil getir, bunlarin hicbir onemi yokki..
Birde bu zavalli diyecegim, insanlarin ustune fazla gitmemeni tavsiye ederim.. Adam dograken tanri sozu ile dogmus, cocuklugu, ailesi, cevresi, yemesi, icmesi, affedersin her turlu ozel yasantisindaki davranislari, insanlarla olan iliskileri, egitimi mogretimi, kisacasi HERSEYI ama HERSEYI’ine bir din ile tanri ile ozdeslestirilmis. simdi, bilimsel delilleri birak boyle bir kisinin onune koymayi, gozune veya beynine spoksan dahi, yinede “ESEGIMIN PARASI” diyecek… sen kac zamandir buralardasin.. boyle kisiliklerle karsilasmadinmi..??
tabiiki ben bu arkadaslara birazda acimiyorumda degil.. yardim etmek gerekir:).. ama fazla uzatmadan, ayni seyleri tekrar tekrar etmeden, akillarina soru isareti koyup, gerisini kendilerine birakmak gerekir..
banane arkadaş ben cevap vermeden yapamam illaki onlar bir söylerse ben 100 söyleyeceğim :))) bir kerede anlatabilsem tamam ama defalarca tekrar etmem gerekiyorsa onuda ederim !’!! amacım şuan yazıştığım insanları doğru yola getirmek falanda değil , burayı okuyan herkesin daha tarafsız daha bilimsel dagha korkusuz düşünmesine az daha olsa katkımın olması !! yoksa ben de iyi bilirim dine kapılan insanşları bu alışkanlıklarından döndüğrmek hiç kolay değildir !!! dediğim gibi bu arkadaşların bir anda doğruları görmelerini hiç ama hiç beklemeiyorum hafiften yumuşatabilirsem ne ala :))) yada buraya yazı yazmayan ama internette dolaşırken burayı bulan vede yazıları az çok okuyanların bir4az da olsa olayların iç yüzünü görmelerini sağlamak ,yoksa ben bir yada iki kişi ile uğraşmam arkadaş …baştan bülent i dini konularda az çok bilgili sandım ama sorduğum hiç bir soruya bülent cevap veremedi !! bizlerre alt alta arada boşluk bırakarak ( çok yada uzun görünmesi için heralde :))) sorular soruyor ama aslında hepside aynı soru !! yani aslında sadece 1 tane soru soruyor büğlent o da canlılardaki kompleks yapı !! bittii uzatmaya gerek yok değilmi ??? ama benim soru yelpazem çok geniştir ,biyoloji ile ilgili sorarım , sosyoloji ile , kimya ile , psikoloji ile , dindeki çelişkilerden , hadisten ayetten , olasılık hesaplarından …. ama karşı taraf buna pek hazır değil heralde …karşı taraf derken yine belirteyim bir yada iki kişiden bahsetmiyorum bir görüşten bahsediyorum …benim yazıalrım ve eleştirilerim aslında bülent e değil onun temsil ettiği görüşe !!! anlatabildimmi new ateist ??? bir kişi yi bile bilimsel ve akılcı düşünmeye teşvik edebilirsem ne mutlu bana …yukarıda yazan desmon adlı kişi benim için hiç bir şey ifade etmiyor yazım onada değil aslında aralarında binde bir de olsa cesur ve korkmadan objektif bir şekilde olaylara yaklaşabilecek var ise onun aktivasyon enerjisini sağlamaya çalışıyorum ( yani bazı şeylere başlayabilmesi için onlara ilk enerjiyi vermeye çalışıyorum :)) yoksa bu gibi adamlar zaten uçmuşlar , gözleri ve beyinleri sadece ama sadece bir şeye şartlanmış . bunu düzeltme amacı ile yazmıyorum burada , ben sadec başlangıcı yapmalarına az da olsa yardım etmeye çalışıyorum . ama bu bile çok zor oluyor …bende bu tip isnanları iyi tanırım new atesit hayatları din ile subjektiflik ile evrim kuramı karşıtlığı ile geçmiştir bu arkadaşların .vede yetişkin yaşlarında bile tamamen bu düşüncelerin hakim olduğu bir ortamda bulunurlar her zaman …ayrıca benim yazılarım aynı zamanda sizler içinde .yani fikir paylaşımı …ben farklı noktalardan bakarım olaylara , kimsenin göremediği yönleri gündeme getiririm elimden geldiğince …sizlşerde yazın belki benim bilmediğim şeyleri söylersiniz kendimöi geliştiririm .benim yazıalrımdanda sşizler kendinizi geliiştirmeye çalışın …hiç düşünmediğiniz yönlerini keşfedin olayların …AMACIM AYNI ZAMANDA DA BUDUR !! yani bu yazın yanlış olmş :))) beni,m amacımı tam anlayamamışsın , onuda şimdi sana anlattım artık beni anlamışsındır heralde …yoksa bu kadar yazıyı sadece yaratılış masalına inanan arkadaşları ikna için yada onlara cevap olssun di,ye de yazmam .benim gibi düşünenlerede bir katkım olsun isterim , düşüncelerimi onlarlada paylaşmak isterim !!! !BOMBARDIMANA DEVAM :)))) BÜLENT NE OLDU BİZİM ŞU ŞAMANİZM MESELESİ ??? :)))))
EMRE KARDEŞ
eğer tarihi sevsevdim lisede fen değil edebiyat bölümü okuyup üniversitede fen matematik değil türkçe sosyal sorularını cevaplandırırdım
ben ilk cuma namazına üniversitede giden, 38 yaşından sonra 5 vakit namaza başlayan bir insanım
38 zimden önce yaptıklarımı anlatmaya kalksam dudagın uçuklar
uzun lafın kısası ben ne ermişim ne dervişim ne ulemayım nede alim
uydurma hadis konusunda fazla bilgim yok ama mantık yürüt dersen Kurana uyan hadisler doğrudur ,uymayanlar yalnıştır, kısmi uyanlar şüphelidir derim
hadisler konusunda çok dolusun anladığım kadarıyla
haid bari uydurma 3 tane hadis söyle kuttubi sittedenden sıra numarası ver mantık süzgecimizden geçirelim
BOMBARDIMANA DEVAM :)))) EMRE NE OLDU BİZİM ŞU ERKEK DİŞİ MAYMUN VE %50SÜRÜNGEN +%50 MEMELİME MESELESİ ??? :)))))
Yanıtla
arkadaş sen önce kendi inancını bir analiz et , çamurdan oluşumu bir anlat cinslerin oluşumu konusunda size göre insanlarda dişi oluşumu ademin kaburgasından !! olmuş hayvanlarda ne şekilde olduğu belli değpil !! bitkiler konusuna hiç değinilmemiş !!! sen eğer inancında belirtilen dişi erkek ayrımı masalına inanmıyorsan ben senin sorunu cevabını bulurum o kolay !!! cidden sen kendi inancının bu konu hakkında söylediği şeyleri doğru kabul ediyormsun ??? doğrudur diyorsan açıklada biz de doğruları öğrenelim bülent !! yanlıştır masaldır uydurmadır komedidir diyorsan samimi bir şekilde , ben sana evrimin bu konudaki hipotezini araştırı söylerim !! ama önce senin kendi inancının bu konudaki açıklamasına inanıp inanmadığının bir cevabını alalım 1!!!!!! gerisi kolay !!!
gördüğüm kadarı ile keskin bir u dönüşü ytapmışsın bülent kardeş :))) ne diyelim hayırlı olsun ! hayırlı olsunda sen 38 yaşına kadar heralde bazı gerçeklerin farkında değildin yani şuan doğru yolda olduğuna göre(!) o zamn heralde kendin ce yanlış yolda olduğunu düşünmektesin …demekki yanılma eğilimin var :))) ee belki bu eğilime sahip olan sen , yine yanlış yolda olabilirmisin acaba :))) 38 inden sonra girdiğin bu yolun doğru olduğu ; 10-15 yada 20 yıl sonra çok daha farklı bir yola girmeyeceğin ne malum ??? :))))) pek istikrarlı değilsin anlaşılan :)))) şu yüzde elli memeli yüzde elli sürüngen sorusu yine karşıma çıktı !! çok çetrefilli bir soru bu bülent :))) ama sanırım bir süredir god like ın sitesini takip etmiyorsun , ayrıca tekrar belirteyim sanki bu mantıkta bir hata var gibi yani yüzde elli memeli yüzde elli süğrüngen biraz bana tuhaf geldi :)))) hadis konsunda uzman falan değilim ama bazı gerçekleride bilirim .düşünsene bülent arkadaş islamın temelini oluşturan ikinci derecede önemli kaynak ( hadisler ) bunların bile hangisinin uydurma hangisinin gerçek olduğu bilinmiyor !! senin dediğin teknik( kuranla bağdaşanlar bağdaşmayanlar ) çeşitli nedenlerden dolayı kullanılamıyor …yani bir işe yaramıyor senin mantığın !! kimse bu işin nasıl çözüleceğini bilmişyor !! diyanet dakhil kimseni,n hiç bir çalışma yapmaya cesareti yok 1!! çünkü yapamazlar !! benim asıl sormak istediğim şey ikinci kaynak bile sahte ise ne dersin birinci kaynak ( kuran ) damı acaba insan ürünü ??? onun da hiöç bir garantisi yokki be bülent :)))) kuranın allah tarafından indirildiğini sadece 1,5 milyar i,nsan kabul ediyor diğer 5-5,5 milyar insana sorsan çoğu kuran nedir der adını bile bilmez !!! bilenlerde ” onu muhammet ve yandaşları hazırladı ” derler …eee kaynak dediğin şey neye göre geçerli neye göre geçersiz ??? neden sağlam neden çürük ???? kime göre geçerli kime göre geçersiz ?? mısırda geçerli japonyada geçersizmi diyeceksin ??? yada sudan da geçerli yunanistanda geçersizmi ??? yada hiç düşündünmü suudi arabistan da insanlar hayattalarını bun göre düzenlemekteler , güney kore de ADI BİLE DUYULMAMIŞ !! !bu geçerlilik yada kabul görme neden coğrafyadan coğrafyaya değşmekte ??? sen japonyada yaşasaydın kuranın yada peygamberinin adını bile duymamış olacaktın ey bülent arkadaşım :))) yalanmı ??? :))) ah bülent ah …beni, bir sen anlşadın o da yanlış anladın :))) ne olur sanki evrimi eleştirmeden önce iyice bir araştırsan incelesen sonuna kadar kafandaki soruları araştırsan ? yada inandığın şeylere neden inandığını , ne kadar mantıklı ve gerçekçi olduklarını bir sorgulasan ??? ayrıca da vinci defalarca uyardı ama büyük yazmaya devam ediyorsun sonra silincede sansür e hayır düşünceye özgürlük diyorsun :)))
ayrıca hayvanlarda neden düşünme var arkadaş bu konuyu seninle fazla tartışamadık !! tam seni çok kötü bir şekilde sıkıştıryorum “yüzde elli sürüngen yüzde elli memeli ” sorunu soruyorsun :))) god like ın cevabına bir bakta kurtulalım şu sorudan senide rahat rahat sıkıştırayım :))) neyse bu hayvanlar neden bizim kadar da olmasa düşünebilme yeteneklerine sahip ler arkadaş ??? şempanzelerle ilgili yapılan deneylerden haberi,n varmı ? bu zeka seviyeleri seni şaşırtmıyormu ??? anatomileri bizimki gibi , gel görki bizim kadar olmasada zekaları da varmış !! sanki evrim kuramını hatırlıyor insan ne derisn ???? acaba bu hayvanların neden zekaları var ??? nasıl oluyordda bazen bu kadar zekice hareket edebiliyorlar ?? iç güdüye pek benzemiyor ne dersin onlarında kafası çalışıyormu acaba bülent ?? onlarında kendilerine göre bir iletişim dilleri yada anlaşma şekillerimi var acaba ??? bizim gibi konuşamasalarda aralarında bir şekilde iletişimmi kuruyorlar acaba bülent ??? bu sana evrimi anlatmıyormu acaba ??? şempanzelerin tüm anatomileri bize benzer , hücrelerine kadfar aynı yada çok benzer , zeka olarak bize biraz yakınlar , fiziksel yapaıları zaten akraba olduğumuzu göstermekte ,i davranışları hareketleri benzer …ee ???? sonuç : biz le onlar arasında en ufak bir alaka yok öylemi bülent kardeş ??? kendinizi kandırmayın arkadaş deve kuşu gibi davranmayın !! ortada bunca gerçek varken masalalrı , hayallerinizi , arzularınızı komplekslerinizi çocuksu duygu ve düşüncelerinizi rehber edinmeyin !!! gerçekler acıdır aynı zamaqnda çok acıtır arkadaş !!! gerçeklerle yüzleşmek her babyiğidin harcı değil !!! :))) sen şimdi başlarsın ” yüzde elli memeli yüzde elli süürngen ” sorusunu yeniden sormaya :))))
godlikein yazdığı cevabı buraya taşırsan bende okurum emin ol
son yazdığım yazıdan sonra godlike ta nherhangi bir cevap çıkmadı
emre…
senin o unlu link’ine bende sunu eklemek istiyorum.. hani yaratiliscilar derler ya ” gozleri var gormezler diye..” ::))
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=961529&Date=28.10.2009&CategoryID=79
Ingilterede Dorset jurasic donemine ait kilometrelerce uzunluktaki jeolojik formasyonda, 180 milyon yil oncesine ait, 5 m kadar yukseklikte, 20 ton kadar agirlikta oldugu tahmin edilen, agizlariyla buyuk dinaziorlari bir cirpida avlayabilecek, okyanusta yasayan bir canli fosili bulunmus.
Anlatmak istedigim sey, bu fosil, alanlarindan oldukca yetkin paleontologlar tarafindan, bircok teknolojik yontem ve alet kullanilarak 5 yildir inceleniyormus.
Aslinda bu kadar emek, bu kadar zaman ve masraf yapilmasina gerek yoktu. okul gormemis, evrim, fosil bilimi okumamis, bu terimlerin anlamlarini bile bildiginde suphe edilen, ilim irfan’in yanindan bile gecmemis, ama tanrinin verdigi o muthis yetenekle, herhangi bir fosile bakar bakmaz, hemen o fosilin butun ozelliklerini yasini, neye ait oldugunu, hangi tur grubuna girdigini..vs..gibi bilgileribir cirpida sayabilen, unlu , gurur kaynagimiz, Turk biliminin gurur kaynagi HARUN YAHYA hazretlerine gosterselerdi, Harun Yahya seyhimiz onlara bu fosil ile ilgili butun detaylari soyleyiverirdi.. ::))
GODLİKE 21 GÜNDÜR SORUMA CEVAP VERMEDİ
bulent..
soruna o kadar cok cevap geldiki.. tabiiki sevmedigin cevaplari cevaptan saymiyorsun.. farzedelimki cevap gelmedi, SADECE FARZEDELIM, farzedelimki istedigin sartlarda, istedigin gibi UCUBE bir fosil bulunamadi, fosillerin cikarilmasini, bulunmasi kolay bir seymi saniyorsun ? sen bulunan fosllere sukret.. bunlarda bulunmayabilirdi.. sende kalkip ama soyle boyle bir fosil yok diyorsun.. bu neyi ispatliyor onu anlamadim? bundan sonrada bulunamayacaginimi saniyorsun ? sana sorulan hangi soruya cevap verdinki ?? hadi diyelimki, bu PISKIN’liginle, bir kac zavalliyi, hicbirseyden haberi olmayan, evrimin olmadigini zaten dunden kabul eden bir kac sozumona muslumani, kandirabileceksin. ancak kendi kendini nasil kandiracaksin ? kendi kendine, sana sorulan sorularla nasil hesaplasacaksin? sen ne bicim muhendissin ? sende akil yokmu ? yorum yapma gibi , mantik yurutme gibi bir ozelligin yokmu ?
farzedelimki bir cinayet islenmis ve sende dedektifsin. cinayet islendikten sonra, olay yerine geliyorsun. butun deliller, dna ornekleri, cesetten alinan numuneler, gorgu taniklarinin ifadesi..vs.. yiginla delil, bu cinayetin X tarafindan islendigini gosteriyor. bu cinayetin X tarafindanda islenmedigine dair herhangi bir karsit delil yok. ama X’in cinayeti isledigini goren kimsede yok..
simdi sana gore, yani genelde Evrim ile ilgili yaratilisci mentalitesine gore, cinayeti goren kimse olmadigi icin, bu cinayeti X islememistir deyip kesip atiyorsun.
ama akil var mantik var.. insan burada beynini calistirir, nedenlere ve nicinler bakar. bir suru delillere bakar…ona gorede karar verirlir. cinayeti X’in yaptigini ispatlamak icin o kadar cok delil varki, cinayetin islendigini goren kimseye ihtiyacimiz yoktur. cinayeti kimsenin gormemesi o cinayetin X tarafindan islenmedigi anlamina hicbir zaman gelmez..simdi evrim konusunda, yaratiliscilarda boyledir. dunya kadar delil varken, aksi delil yokken,eksik, bu delillerin hicbirini dikkate almadan, bulanamayan bir fosil’e dayanarak, evrimin olmadigini ispatlamaya calisiyorsun… YANI PEH SANA…. Muhendis kafanla boylemi dusunuyorsun, boylemi yorum yaparsin, sorunlari bu mantiklami cozersin.. sen ne bicim muhendissin, birak muhendis olmayi, sen ne bicim akli mantigi olan bir kisisin??????? Yani kusura bakma ama, sana tek soyleyecegim sey, Tanrin sana akil mantik versin, sonrada gidecek bir yol gostersin.. yoksa sen bu akil mantikla bir yere gidebiulecgin gorunmuyor..
“Allahtan” bir yil kadar once, senin gibi dusunmekten vazgectim.. kalbimle degil beynimle yorum yapiyorum. buna sebep olan Da Vinci’ye tekrar tesekkur etmek isterim buradan..