Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar (Answers to creationist claims)

Temmuz 30, 2007

Harun Yahya’nın hayali fosilleri

Kategori: Harun Yahya, evrim, evrim teorisi, yaratılış — Da Vinci @ 10:21 am

Heralde aranızda Harun Yahya’nın Yaratılış Atlası kitabını duymayan yoktur. Hani şu Avrupa ve Amerika’da okullara ve bilim adamlarına bedava olarak gönderilen yaklaşık 6 kg ağırlığındaki kitap. Hani şu bilim adamlarının çok etkilendiği ve Harun Yahya’ya göre okuyan herkesin evrim teorisinin yanlış olduğunu kabul ettiği kitap.

Bu kitaba HY’nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Kitabı incelerseniz göreceğiniz şey şudur: HY bir fosil resminin yanına bugün varolan bir canlının resmini koyar. Resmin altına fosilin bulunduğu yeri ve tahmini yaşını yazar. (Fosille ilgili hiçbir katalog bilgisi yoktur. Yani fosille ilgili herhangi bir araşırma yapma olanağınız yok. Fosillerde en önemli belirleyici unsur fosilin katalog numarası veya fosile verilen özel isimdir. Fosiller bu etiketleri ile tanımlanır. Ama HY kitabındaki yüzlerce fosilin hiçbir için böyle bu bilgiyi vermiyor. Sanırım kimsenin bunların peşine düşüp araştırmasını istemiyor. Bunu söylediklerin doğru mu yanlış mı olduğunun araştırılmaması veya araştırılmasının mümkün olduğunca zorlaşması için yaptığı çok açık.) Daha sonra bunların altında da bu fosil ile resimdeki canlının tamamen aynı olduğunu, hiç değişmemiş olduğunu, evrimcilerin söylediklerinin yalan olduğunu söyler ve bu sebeple evrimin olmadığını iddia eder. İşte bu şekilde bütün kitap boyunca aynı hikayeyi dinliyoruz HY’dan.

Kitabı incelerken fosillerden bir tanesi gözüme çarptı. 148 ve 149. sayfalarda 89 milyon yıllık bir leopar kafatası olduğu iddia edilen bir fosil var.

leopardskull.gif
(Büyütmek için resme tıklayın.)

Bu tamamen hayal ürünü bir fosildir. Ortada katalog numarası, fosil adı veya bu buluşla ilgili bilgi veren herhangi bir referans olmadığı için bu resimdeki fosilin gerçekte ne olduğunu malesef araştıramıyoruz. Ama emin olduğumuz birşey var. Eğer bu gerçekten bir leopğar fosili ise HY’nın verdiği 89 milyon tamamen uydurmadır. En eski leopar fosilleri yaklaşık 3.8 milyon yıl öncesine dayanır. Aslan, kaplan, leopar ve jaguarları da içine alan Panthera cinsinin yaklaşık 6 milyon yıl önce birbirinden ayrışmaya başladığı düşünülmektedir. Yani bu tarihten öncesi için aslna, kaplan, leopar ve jaguar türlerinden bahsetmek mümkün değildir.
Günümüzde yaşayan tüm kedigillerin (ev kedisi ve büyük kediler dahil) ortak atalarının yaklaşık 11 milyon yıl önceye dayandığı canlıların DNA’ları üzerinde yapılan çalışmalarla anlaşılmıştır (1). Ama işin içine soyu tükenmiş tarihi kedigiller de katıldığında bu tarih daha da eskilere gider. 30-20 milyon yıl önce yaşamış olan Proailurus kedigillerin bilinen en eski ortak atası olarak kabul edilmetedir (2). Proailurus’u, 20-10 milyon yıl önce yaşamış olan Pseudaelurus takip etmiştir(2). Pseudaelurus kedigillerin bilinen en yakın ortak atasıdır.
Görüldüğü gibi 89 milyon yıllık leopar fosili bilimsel bulgularla ve verilerle tamamen çelişmektedir. Ortada böyle bir fosil yoktur. Bu tamamen hayal ürünü ve uydurma bir fosildir.

Bu kitap incelendikçe daha çok fazla bu tür hayali fosil bulunacağına eminim. Ama bununla kim uğraşır veya uğraşmak ister bilmiyorum.

Bu arada son birşey daha ekleyeyim. Bu resimdeki kafatası bir leoparınkinden çok ayınınkine benzemektedir. Bu konu üzerinde biraz araştırma yapacağım. Bakalım bu işin altından neler çıkacak.

Referanslar:
1. W.E. Johnson et al.: The Late Miocene radiation of Modern Felidae: A genetic assessment. Science 6 January 2006: Vol. 311. no. 5757, pp. 73 - 77
2. Rothwell, T. 2003. Phylogenetic systematics of North American Pseudaelurus (Carnivora, Felidae). American Museum Novitates No. 3403, 64pp.

79 Yorum »

  1. 1. Afrika Leoparı (Panthera pardus) kafatası: http://www.evolutionnyc.com//ImgUpload/P_87483_961831.jpg

    2. Sırtlan kafatası: http://img227.imageshack.us/img227/7703/brownhyenaxr0.jpg

    3. Siyah ayı kafatası: http://www.evolutionnyc.com//ImgUpload/P_457277_961859.jpg

    4. Kısa suratlı ayı kafatası: http://www.evolutionnyc.com//ImgUpload/P_881945_944763.jpg

    HY’nin kafatası hangisine daha çok benziyor siz karar verin. O kafatasının bir leopara ait olduğunu neye dayanarak söylüyor kim bilir. Ayrıca 89 milyon yılı nasıl uydurduğunu da anlamak mümkün değil.

    Yorum yazan: Da Vinci — Temmuz 30, 2007 @ 12:53 pm

  2. Çok güzel bir çalışma HY ve onun hastalığındaki diğer organizmalar çok büyük olan maddi kaynaklarıyla koca koca kitaplar hazırlayıp dağıtıyorlar.Biri liseyede gelmişti 3-5 kitap Din Hocası görmeden alıp çöp konteynırına atmıştım.Ama benim bunun gibi binlercesini yok etmem mümkün değil.Adamlar çok zengin iyi probaganda yapıyorlar.Camilerde toplanan KAYITSIZ BAĞIŞLAR işte böyle organizasyonların kasasına gidiyor.

    Yorum yazan: Ahmet Fırat — Temmuz 30, 2007 @ 6:01 pm

  3. Teşekkürler Ahmet bey.

    HY’nin başka bir komedisini daha buldum burada. Fosilin dönemi için “Senozoik zaman, Kretase dönemi denmiş”. Halbuki Kretase dönemi Mezozoik zamandadır, Senozoik zamanda değil. Ne kadar bilimsel bir çalışma öyle değil mi :)

    Bu arada jeolojik devirler hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.

    Yorum yazan: Da Vinci — Temmuz 30, 2007 @ 9:16 pm

  4. Bu arada İngilizce bilen arkadaşlar buradan Yaratılış Atlası’ndaki bazı hayali fosillerle ilgili ufak bir incelemeye ulaşabilir. Resimlerdeki fosiller ile yanında aynı olduğu iddia edilen canlının tamamen farklı canlılar olduğunu görmek için faydalı olacaktır. Bu yazıdaki bilgiler üzerinden araştırma da yapıp HY’nin iddiasının doğruluğunu kontrol şansınız da olabilir.

    Yorum yazan: Da Vinci — Temmuz 31, 2007 @ 6:44 am

  5. [...] Harun Yahya — Da Vinci @ 9:13 am Harun Yahya’nın hayali fosilleriyle ilgili önceki yazımda hayali bir leopar kafatasından bahsetmiştim. Bu yazımda ise levrek olduğu iddia edilen bir [...]

    Pingback yazan: Harun Yahya’nın hayali fosilleri (devam ediyor…) « Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar — Ağustos 8, 2007 @ 9:13 am

  6. Bir bina nasılki kendiliğinden oluşmuyorsa,nasıl ki manavda duran patlıcan kendiliğinden yemek olamıyorsa ve nasılki şu yeryüzünde her şey yapılırken bir plana dayanıyorsa kainatta elbetteki bir plan sonucucu oluşmuştur.Gerçekler bu kadar açıkken nasıl oluyorda çocuklara anlatsanız fıkra niyetine gülecekleri şeye inananıyorsunuz.Ne yani Dünya ve güneş birbirlerine hangi uzaklıkta olurlarsa ve dünya hangi eğimde olursa insanlara ve diğer tüm canlılara zararı olmayacağına kendileri mi karar veriyor.Yoksa uzayı ALLAH ayarladı da yeryüzünü tesadüflere mi bıraktı.Kaldı ki yeryüzünde bile binlerce kanıt var isterseniz onların bir kısmınıda sayabilirim.Lütfen arkadaşlar birazcık aklımızı kullanalım.

    Yorum yazan: METERYALİSTSAVAR — Ağustos 9, 2007 @ 2:22 pm

  7. Materyalistsavar bey,

    Harun Yahya’nın hayali fosilleriyle ilgili yazacağınız birşey varsa duymak isterim. Yazıyla hiç ilgisi olmayan mesajlar yazmazsanız sevinirim.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 9, 2007 @ 4:02 pm

  8. METERYALİSTSAVAR,
    Ne yani Dünya ve güneş birbirlerine hangi uzaklıkta olurlarsa ve dünya hangi eğimde olursa insanlara ve diğer tüm canlılara zararı olmayacağına kendileri mi karar veriyor.
    Canlıya zarar verecek şekilde güneşine uzak veya yakın dünyalarda insan veya canlı oluşmadı! Bakın, merkürde canlı var mı? Bir ihtimal marsta bir olmuş olabilir diye araştırılıyor… Burada ben bir karar mekanizması göremiyorum.

    Yorum yazan: kodoman — Ağustos 10, 2007 @ 1:25 am

  9. Evrim Teorisinin özü yaratılışın inkarına dayanıyor ben bu örnekle akıl yürüterek evrimin ne kadar gülünç olduğunu açıklıyorum.Bakın kendiniz ne güzel söylüyorsunuz diğer gezegenlerde hayat olmadığını ALLAH dünyaya canlıların yaşaması için gerekli ortamı hazırladı ve bizi buraya gönderdi yani Dünyanın doğal yapısı ile canlıların ihtiyaçları birbirleri ile uyumlu.Ayrıca olmayan bir şeyin yani yok olan bir şeyin daha yokken şartları kontrol edip olacağı yere karar vermeside enterasan bir şey.Fosillerin hayali olduğu ise sizin kendinizi kandırmanızdan başka bir şey değil.Harun Yahya kendisi evrimi kanıtlayan bir tek fosil getiren olursa 3-4 trilyon ayarlayabileceğini söyledi ve bunu yabancı basın mensupları aracılığı ile tüm dünyaya meydan okuma şeklinde yaptı.Madem ki hayal kanıtlayın hem Harun yahyayı bitirin hem de trilyonlara kavuşun.Vicdan ve Akıl ne büyük servet.Akıldan kastım Zeka değil ALLAHA olan iman.

    Yorum yazan: METERYALİSTSAVAR — Ağustos 10, 2007 @ 7:23 am

  10. Materyalistsavar bey,

    Evrim teorisinin özünde dini hiçbir şey yoktur. Bakın bir müslüman olan Caner Taslaman kitabından ne yazmış:

    Evrim Teorisi ile Tanrı inancı ilişkisindeki yaygın yanılgıların en önemlilerinden biri, Evrim Teorisi’ni ortaya koyanların veya ona inananların ateizm ile Evrim Teorisi’ne inanmayanların ise teizm ile bütünleştirilmeleridir. Oysa gerçek hiç de böyle değildir; Evrim Teorisi’ne inanan birçok dindar teist mevcuttur. Pek çok ateist ise Evrim Teorisi’nin doğru olup olmadığı ile hiç ilgilenmeden ateist olmaktadır. Bu yüzden hem Evrim Teorisi’ne inanç ile ateizmin, hem de teizm ile Evrim Teorisi’ni reddetmenin özdeşleştirilmesi hatalıdır.

    Yani siz kendinizi kandırıyorsunuz. HY’nın gazına geliyorsunuz.

    Fosillerin hayali olduğunu açıkça ortaya koyuyorum işte. Daha ne bekliyordunuz? HY açık açık çarpıtma yapıyor. Fosilin yaşını ve canlının türünü uyduruyor. Bilerek yanlış bilgi veriyor.

    Evrimi kanıtlayan fosile 3-4 trilyon verebilirmiş. Hiç güleceğim yoktu :) Binlerce fosil evrimi açıkça göstermektedir. Bir taneyi çekip “bak bu fosil evrimi kanıtlar” demek mümkün değildir. Fosiller bir bütünlük içinde anlamlıdır ve binlerce fosil bir bütünlük içinde evrimin olduğunu gösterir. Geçiş fosilleri çok fazla vardır. HY’nin hayal ettiği gibi bulunamamış değildir. Daha önceki muhtelif yazılarımda bu konuya değindim.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 10, 2007 @ 7:55 am

  11. Şunu açıkçası söylemeliyim, ateist olduğun için, Yaratıcının var olduğunu hazmedemediğin için bu konuda doğru yayınlar yapan harun yahya’yı karalamaya çalışıyorsun. Sen şimdi açıkça söyle bakalım senin amacın “yaşayan fosiller” belgeselini karalamak mı, yoksa bunun üzerinden ateizm propagandası yapmak mı???

    Ben açıkça biliyorum senin derdinin ne olduğunu.. Harun Yahya’nın eserlerini karalayarak boş emellerine fayda çıkarmaya çalışma.

    BU DÜNYADA MÜKEMMEL BİR SİSTEM VARDIR! İNSANIN YARATILIŞINDAKİ MUAZZAM SİSTEM ORTADADIR. BU SİSTEM, BUNCA MÜKEMMELLİK TESADÜFTÜR DEMEK ACİZLİĞİN EN BÜYÜĞÜDÜR. En küçük örnek dünyanın yuvarlak olduğunu 6.yüzyılda Kur’an-ı Kerim ifade ederken, bilim bunu 16.yüzyıllarda ispatladı. Kur’anın yaratıcı tarafından gönderdiğini ispatlayın sayısız delil vardır. İNSAN AKIL SAHİBİ OLUP BUNLARI ANLAMALIDIR! Bırakın boş hayallerinizde debelenmeyi de yaratıcının varlığını kabul edin.. Onun daveti hepinizedir. Herkesi kucaklıcak kadar engin merhameti vardır..

    Dünyaya 60-70 sene için öylesine geldiğimizi düşünmek hakkaten mantık dışı. Bir imtihan için geldiğimizi, bir yaratıcının muhakkak olduğunu ve o yaratıcının, bizi hayvanlardan ayıran doğru hayat çizgisini islam dini ile verdiğini bilelim ve buna göre hayatımızı düzenleyerek gerçek huzura varalım. Ateistliğin boş bir efsane olduğunu ölümümüzden önce anlamalıyız. Eğer gecikirsek, bu dünya imtihanının sonucu ahirette çok ağır olacaktır..
    Sizi tüm kainatın yaratıcısı olan Allah’a emanet ediyorum. Selametle kalın.

    Yorum yazan: Ehlidost — Ağustos 10, 2007 @ 12:17 pm

  12. Ehlidost bey,

    ateist olduğun için

    Doğrudur ateistim. Ama bunun konuyla ilgisi yok. Burada konu tamamen gerçek dışı şeylerin bulunduğu bir kitap.

    Yaratıcının var olduğunu hazmedemediğin için

    Ne hazmından bahsediyorsunuz? Eğer Tanrı diye birşeyin gerçekten varolduğunu düşünsem ateist olmazdım. Olmadığını düşündüğüm için ateistim. Yani varolduğunu bilip de hazemedememek biraz mantık dışı oluyor :)

    bu konuda doğru yayınlar yapan harun yahya’yı karalamaya çalışıyorsun.

    Doğru yayınlar mı? Bu sitedeki onlarca yazımda HY’nin yayınlarının bilimsel gerçeklerle tamamen taban tabana zıt olduğunu gösteriyorum. Sizin doğruluk anlayışınız bilimsel verileri, dini görüşünüzle çeliştiğini düşündüğünüz birşeye saldırmak için çarpıtmaksa bu sizin sorununuzdur. Benim böyle bir doğruluk anlayışım yok.

    Sen şimdi açıkça söyle bakalım senin amacın “yaşayan fosiller” belgeselini karalamak mı, yoksa bunun üzerinden ateizm propagandası yapmak mı???

    İkisi de değil. Karalamak olamaz çünkü benim yaptığım karalama değil. HY’nın argümanlarının bilimsel verilerle çeliştiğini, gerçekleri yansıtmadığını ortaya koyuyorum. Ateizm propagandası da değil çünkü yazılarımda dini yorumlar yapmıyorum. Benim amacım tamamen bilimsel verilerin ve gerçeklerin çarpıtılmasını ve birilerinin bu çarpıtmaları kendi amaçları uğruna kullanmasını engellemek için bunların doğrularını ortaya koymak. Bu siteyi daha önceden takip ediyor olsaydın evrim teorisinin doğru olmasının Tanrının (genel anlamda tanrıdan bahsediyorum burada yani İslam veya Hristiyanlığın tanrısından değil) olmadığı anlamına gelmez. Yani evrimin bilimsel bir gerçek olması Tanrının olmadığı sonucuna getirmez bizi. Bunu daha önce de birçok kere belirttim yorumlarımda. Hal böyle iken ateizm propagandası yaptığımı iddia etmek komik olmaktan öteye gitmiyor.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 10, 2007 @ 1:02 pm

  13. helal olsun, Da Vinci,

    sende buyuk gelisme var.
    eger Evrim Kuramini bu sekilde
    –daha ilimli ve genis bir tarzda–
    savunmaya devam edersen,
    ve hem bir Yaraticiya ve hem de Evrim Kuramina
    inanan butun dindar insanlara da saygiyla yaklasirsan,
    ve Evrimi sadece “Ateizmin Mali” olarak
    lanse edip propaganda yapmazsan,

    saniyorum hem AT ve hem de HY gibi cahil sarlatanlarin hakkindan geleceksin
    yakinda, Allahin izniyle…

    eger Hz. Muhammed bugun hayatta olsa,
    inan seninle birlikte bu sarlatanlara karsi bilimsel bir mucadele verirdi…

    Yorum yazan: evrimci dindar — Ağustos 11, 2007 @ 12:58 am

  14. evrimci dindar bey,

    Ben bunu ilk defa söylemiyorum. Bu blogda daha önceki yorumlarımda birkaç kere daha söylemiştim.

    Evrim teorisinin dini sonuçlar çıkarması mümkün değildir. Sonuçta bilimsel bir teoridir ve yeryüzündeki canlı çeşitliliğinin oluşumunu açıklamaya çalışır. Hal böyle iken bu teorinin dini sonuçlara varması mümkün değildir.

    Dini görüşler insanların kişisel görüşleridir. Bilime alet edilmemelidir. Birçok teist bilim adamı evrim teorisini kabul ediyor. Eğer HY’nin pompaladığı gibi bir durum olsaydı böyle birşey olur muydu? Bu bilim adamları aptal mı? Elbette değiller. Dini görüşlerinin bilimin içine sokmamaları gerektiğinin farkındalar. Evrim gibi çok sağlam temellere dayanan birşeyi inkar etmenin bilimsel düşünceyle bağdaşmayacağının farkındalar.

    Evrim Tanrıyla çelişmez dedim ama şunu eklemem lazım. Eğer bir din insanların yoktan şak diye yaratıldığını, bir hokus pokus hamlesi ile ortaya çıktığını söylüyorsa, o din evrimle çelişir. Bazı müslüman din adamları Kuran’da böyle birşey olmadığını ve İslamın evrimle çelişmediğini söylüyorlar. Ne kadar doğrudur bilmiyorum.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 11, 2007 @ 8:06 am

  15. praentolsciansen cagda olusumların boyle farkılık gostermeye baslaması rostantıc devrin fgauastory donemının palientelik tasarımlarıyla ilgilidir.dolayısıyla evrim teorisinin temelinde olan transmisdenaua yaklasımına soyledıklerınızın hepsı ters dusuyor.bunu nasıl acıklıycaksınız sayın evrımcıler.buyrun cevap bekliyorum.tarih 11 agustos 2007.

    Da Vinci’nin notu: Okan, bu tip saçmalamalara devam edersen yazılarını kaldıracağım. Şaklabanlık yapmak istiyorsan git başka yerde yap.

    Yorum yazan: okan — Ağustos 11, 2007 @ 9:31 am

  16. Evrim teorisinin özünde dini hiçbirşey yok bende bunu söylüyorum. Evrim hiçbir zaman bu dünyayı ALLAH yaratmamıştır dememiştir.Ama yaratılanı ve yaratanı yok sayarak fikirlerini savunmuştur.Evrimi savunanlar kelimelerle hem kendilerini hemde yüzyıllarca başka insanları kandırmaya çalışmış zaman zaman bunda başarılı olmuşlardır.Örneğin kendi köhnemiş zihniyetlerine bilimsel, dindar bilim adamlarının tamamen akla ve mantığa yatan düşüncelerine dogmatik gibi ipe sapa gelmez kelimeleri yakıştırmışlardır.Evrim dediğimiz şey bir canlının diğer canlıya dönüşmesi kadar basit bir şey değil.Evrim bireylerin ve ondan oluşan toplumların hatta bu toplımlardan kurulan devletlerin hayatın her alanındaki yaşam biçimleri.Yani evrim sadece biyoloji bilimini ilgilendirmiyor İstersen birazda evrimi ideolojik açıdan incele.Ayrıca şunu bana bir açıklasana medem evrimle din bu kadar barışık ilahi dinler olarak kabül edilen hangi din evrimden bahseder.Tersinide düşünelim hangi evrim kitabında olumlu anlamda din geçer.Kaldıki tüm dinler hayata dair tüm detayları bulabilirsiniz bu kadar önemli bir gerçekten bahsetmemesi gerçekler, ismini verdiğin şahsın dediği gibiyse çok ilginç bir durumla karşı karşıyayız.Ayrıca milyarları es geçip referans olarak bir kişiyi niye dikkate alalım.Sana 2 adet sorum var.Kainat nasıl oluştu ? yeryüzünde hayat nasıl başladı ?

    Yorum yazan: METERYALİSTSAVAR — Ağustos 11, 2007 @ 9:31 am

  17. Evrim yokyur

    Da Vinci’nin notu: Biz de KS hazretlerinin yorumu bekliyorduk bu konuda ne diyecek diye. Sonunda teşrif ettiler ve paha biçilmez yorumlarını yaptılar. KS hazretleri öyle diyorsa öyledir. Bundan sonra ne bize ne de bilim adamlarına laf düşmez.

    Yorum yazan: KS — Ağustos 11, 2007 @ 5:00 pm

  18. Evrim gercekten var olabilir.
    hatta Allahin en buyuk mucizelerinden biri dahi olabilir benim acimdan.
    bu konuda inancli arkadaslarin bu sitenin diger bazi bolumlerinde

    (HY sahtekarliklari 3 & Akilli Tasarim Hareketinin amaci nedir vs. gibi… ;)

    bu konuda cesitli dindar arkadaslar tarafindan yapilmis bazi Kuransal yorumlari okumalarini oneririm.
    Ayrica dunya capinda saygi duyulan onemli bazi dindar bilim adamlarinin ve ilahiyatcilarin bu konudaki –evrim lehine– yapilmis yorumlarini arastirip okumalarini oneririm.

    Francis Collins (hristiyan, genetik uzmani)
    Faruk ElBaz (musluman, yerbilimleri uzmani)
    vs. gibi…

    ve daha bircok musluman ve hristiyan vs.
    yuksek egitimli ilahiyatcilar gibi…

    fanatik evrim karsitligi belki de “Evangelist Papaz” ideolojisi olmalidir ancak, gercek dindar insanlara hic yakismayabilir bu
    cahilce ve yobazca tutum…

    sevgilerle.

    Yorum yazan: yasemin — Ağustos 12, 2007 @ 2:06 am

  19. İslam, bilimle çelişmez.Ama evrim bilmle çelişir.Bilimsel olmayan saçmalıklar İslam’a uymaz.Zaten İslam evrimi kabul edemez.Evrim İslamla çelişir.Evrim teorisi hiç bir şekilde İslamla aynı yerde olamaz.Hem Müslüman olduğunu söyleyen, hem de evrimi kabul edenler
    münafık insanlardır.İmanları ve din blgileri zayıftır.Bilimsel bilgilerden de tamamen yoksundurlar.
    Çok önemli okyun:
    http://www.harunyahya.org/imani/yalanliyor/yalanliyor.html

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 13, 2007 @ 7:27 am

  20. Size göre münafık olan birkaç kişi sayalım o zaman:

    Prof.Dr.Mehmet Bayrakdar
    Prof. Dr. Süleyman Ateş
    Doç.Dr.İlhami Güler
    Yrd.Doç.Dr.Hadi Adanalı

    Bunların dini bilgisi de yok zaten. Ne anlarlar dinden. Bilim adamları da bilimden falan anlamaz zaten. HY hazretleri hem dini hem bilimi en iyi bilen insandır. HY’nın bilgi birikimi içinde bilimsel veriler üzerinde oynama, çarpıtma ve bu yollarla insanları yanlış bilgilendirme de var. Bunlar da İslam’ın bir parçası mı yoksa HY’nın kişisel tercihi midir yalnızca?

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 13, 2007 @ 7:39 am

  21. sevgili kardesim,

    senin aklindan zorun mu var?

    sen, ya da HY, Allahin yerinde mi saniyorsun kendini?

    lutfen kendine gel ve tovbe et.

    bircok salih inanan insanin gunahina girme!

    sonra, eger sen evrimi kesinlikle aykiri goruyorsan kendi inancina,
    diledigin gibi yasa kendi inancin ve anlayisin dogrultusunda, fakat gaddar ve egoistce baska inananlara saldirma…. (Kuran 33/58, 49/11)

    Allah seni affetsin.

    Yorum yazan: mahmut — Ağustos 13, 2007 @ 10:23 am

  22. mahmut bey,

    İsmini verdiğim kişiler evrim teorisinin islamla çelişmediğini söylüyorlar. Bunu kafamdan uydurmuyorum heralde. http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/03636/ adresine bakabilirsiniz.

    Ama yanlış anlaşılmasın ben burada evrim ile islamın çelişmediğini savunmuyorum. Yalnızca bunu savunan din adamları olduğunu söylüyorum.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 13, 2007 @ 10:43 am

  23. sayin Da Vinci,

    ben yukarida “Musluman” adi altinda yazan arkadasa hitaben yazmistim yukaridaki yorumumu,
    size hitab etmiyor o yorum yani,
    o arkadasa hitab ediyor sadece…
    yeterince acik olmadigi icin kullandigim uslup, kusura bakmayin lutfen.

    ben butun insanlara, inanci ne olursa olsun,
    saygi ve hosgoruyle yaklasmayi tercih ederim
    herzaman.
    ve benim sahsi inancim da “evrim dusuncesi islam ile celismez.” yonundedir temelde.
    fakat bunun aksini dusunen muslumanlara da
    –diger insanlara gaddarlik ve zorbalik yapmadiklari surece– saygiliyim herzaman…

    (not= dilerseniz bu yorumumu
    ve yukarida sizin yaptiginiz –yanlis anlamadan kaynaklanan– yorumunuzu
    tamamen silebilirsiniz.)

    iyi gunler dilerim size.

    Yorum yazan: mahmut — Ağustos 13, 2007 @ 12:47 pm

  24. mahmut bey,

    Bu açıklamanızdan sonra bir önceki yazınızı okuyunca daha iyi anlaşılıyor onu bana hitaben yazmadığınız. Yanlış anlama için kusura bakmayın.

    Size de iyi günler,

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 13, 2007 @ 12:54 pm

  25. “Musluman” arkadas,

    eger mumkunse, Evrim Dusuncesinin neden Kuran ile asla bagdasamayacagina dair
    kendi Kuransal delillerini maddeler halinde kisaca yaz ve acikla burada lutfen.

    bu siteye ara sira ugrayan ve Evrim hakkinda olumlu gorus bildiren bircok Musluman
    arkadas da var gordugum kadariyla cunki.

    belki onlarin da cesitli cevaplari olabilir, senin iddialarina karsi.

    guzel bir fikir alisverisi olur, belki de
    bu hepimiz icin.

    HY’nin tek tarafli ve maksatli hazirlanmis sitelerine girmek pek zevkli ve ogretici olmuyor genelde cunki, benim acimdan.

    saygilarla.

    Yorum yazan: yasemin — Ağustos 14, 2007 @ 2:09 am

  26. sayın davinci

    Leoparların soyunun 30 milyon yıl öncesine kadar gidebileceğine inanıyorsunuz ama 89 milyon yıl öncesine kadar gidebileceğine inanmıyorsunuz. Bunun sebebi bedir?

    Jeolojik zaman dizelerinde 60 milyon yıl çok önemli sayılmasa gerek. Köpekbalıklarının da milyonlarca yıl değişmedikleri söylenir. Fosilin kataloglanıp kataloglanmadığını sorgulamıyorum, o sizin işiniz. Benim merak ettiğim Leopar’ın atasının neden 90 milyon yıl öncesine ait olamıyor oluşudur.

    Eğer Proailurus’un 30 milyon yıl önce yaşadığı tahmin ediliyorsa ve jeolojik zaman skalasında 40-50 milyon yıl çok önem arzetmiyorsa kedigillerin atası 100 milyon yıl önce yaşıyor olabilir.

    Neden olmasın?

    Yorum yazan: deneme — Ağustos 14, 2007 @ 8:30 am

  27. Düzeltme:

    “Leoparların” soyunun 30 milyon yıl öncesine kadar gidebileceğine inanıyorsunuz…

    değil..

    “Kedigillerin soyunun 30 milyon yıl öncesine kadar gidebileceğine inanıyorsunuz…

    Yorum yazan: deneme — Ağustos 14, 2007 @ 8:30 am

  28. deneme bey,

    Benim merak ettiğim Leopar’ın atasının neden 90 milyon yıl öncesine ait olamıyor oluşudur.

    demişsiniz. HY’nın söylediği 89 milyon yıl önceki canlının Leopar ile tıpa tıp aynı olduğu. Ben buna karşı çıktım. Bunun birinci sebebi böyle bir fosil olmaması. Yani 89 milyon yıllık bir leopar kafatası yok. 89 milyon yıllık leopar kafatasıyla tamamen aynı bir kafatası fosili yok.

    Leoparları da içine alan Panthera cinsine ait fosiller en eski 6 milyon yıl öncesine gitmektedir. Proailurus cinsi 30-20 milyon yıl önce yaşamıştır. Yani Kedigiller familyasındaki en eski fosil 30 milyon yıllık. Panthera cinsine ait en eski fosil ise 6 milyon yıllık. Panthera pardus (leopar) türüne ait en eski fosil ise 3.8 milyon yıllık. Peki HY ne diyor? Hayali bir fosil ortaya koyuyor ve elinde hiçbir delil olmamasına rağmen bunun 89 milyon yıllık olduğunu ve leopar olduğunu söylüyor. Bir kere şunu kabul edin. Bu adamın elinde hiçbir bilimsel delil veya kaynak yok. O resimdekinin 89 milyon yıllık olduğunu veya leopar olduğunu gösteren hiçbir delil veya kaynak yok. Hadi diyelimki 89 milyon yıllık olduğunu kabul ettik. Sadece resimlere bakarak bile leopara benzemediğini görüyoruz. Yukarda başka türlerin kafatası resimlerini verdim. Onlara bakarsanız bunun leopardan daha çok diğer başka canlılara benzediğini görebilirsiniz.

    Ayrıca 50-60 milyon yılın önemli bir zaman olmadığı yönündeki görüşünüzle ilgili yorum yapma gereği bile hissetmiyorum. 60 milyon yılda o kadar büyük evrimsel oalylar olabilir ki bunu tahmin bile edemezsiniz. İnsan şempanze ayrımının 4.5-5.5 milyon yıl önce olduğunu, bunun da insanların yaklaşık 5 milyon yılda oluştuğu anlamına geldiğini düşünürsek (tabiki çok daha öncesinden başlayan kademeli bir ilerleme var ama) 60 milyon yılda çok çok önemli şeyler olabilir. Yani ha 30 milyon yıl ha 90 milyon yıl demek mümkün değildir. 60 milyon yıl jeolojik zaman skalasında bile çok uzun bir zamandır.

    Bu arada yeni fosil bulgularıyla Kedigillerin ilk örneklerinin 100 milyon önce yaşadığı bulunursa (sizin varsayımınız gibi) bile o canlı leopar olamaz. 89 milyon yıl önce leoparların yaşadığının kanıtı sadece ve sadece 89 milyon yıllık bir leopar fosili bulunmasıdır. Ama ortada böyle birşey yok. HY bunu ne yazıkki uydurmuş. Bu iddiasını destekleyecek ne bir fosil var ne de başka bilimsel bir kanıt veya kaynak.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 14, 2007 @ 9:21 am

  29. Yasemin hanım gecikmişde olsa size bir cevap vermek istiyorum.Bir şey ne ise odur siz bize birkaç kişinin örneğini veriyorsunuz ben size Anayasalardan(kutsal kitaplardan peygamberlerden)bahsediyorum siz genelgelerden yönetmeliklerden…Kuranda insanın nasıl yaratıldığına dair çok detaylı bilgi verilir ve ilk insan olarak HZ Ademin adı geçer ve Allah HZ Ademin nasıl evrimleştiğini hiç anlatmaz kaldıki aynı Kuran insanın hayatına dair birçok detayı anlatır.Esnek olunacak konular vardır bunlar tartışılır doğru bulunabilir ama birde doğruluğundan emin olunan doğruluğu kesinleşmiş konular.İnsanlar bunu savunduğu zaman sizin tabirinizle yobaz olmazlar.mesala siz çok sevdiğiniz bir insana kötülük yapmayı düşünmüyorsunuz aklınıza bile getirmiyorsunuz diye yobaz olmazsınız neden? Çünkü bunun yanlış olduğundan eminsinizdir.İsterseniz annenizi öldürmeyi tartışmaya açalım ne kadar saçma değil mi..?Umarım anlatabilmişimdir.
    “ZAMANI KOKUTANLAR MÜLTECİ DİYOR BANA
    YÜKSELDİK SANIYOR ALÇALDIKCA TABANA
    ZAMAN KORKUNÇ DAİRE İLK VE SON NOKTA NERDE
    BAZI GERİDEN GELEN YÜZBİN DEVİR İLERDE”

    Yorum yazan: METERYALİSTSAVAR — Ağustos 14, 2007 @ 3:05 pm

  30. ve o zaman Rabbin Meleklere soyle demisti: Ben simdi yeryuzunde bir Halife kilacagim… (2/30)

    Halife kelimesi Kuran’da bir toplulugun “arkasindan gelen” kisileri
    kastederek kullanilmis olmalidir. (Ornegin Nuh kavminden sonra onlarin “arkasindan gelen” Hud ve takipcileri gibi. 7/69)

    o halde, nicin Adem Peygamber de yukaridaki ayette –su anki en gecerli bilimsel verilere gore sanirim Austrolopithecus turu– bir toplulugun –evrim kanaliyla– “arkasindan gelen” secilmis bir Halife olarak algilanmasin?

    Insanin uzerinden henuz kendisi anilan birsey olana kadar Uzun Bir Zaman gecmedi mi?
    (76/1)

    su anki bilimsel verilere gore saniyorum yeryuzunde en erken, yaklasik 3.5 milyar yil oncesine ait, en basit organizmalara dair bulgular var,
    bundan daha kompleks butun canli turleri
    ve daha sonra nihayet insan turune ait fosiller ise, bundan Uzun Zamanlar sonra gorunuyor olmali.
    O halde, neden yuce Allah Evrim mekanizmasini kullanarak butun bu metodolojik yaratmayi
    ve bunun ardindan, yukaridaki ayette isaret edildigi uzere, Ademi ortaya cikarmis olmasin?

    Size ne oluyor ki Allaha izzet vermiyorsunuz? Halbuki O sizi “tavir tavir” yarattigi halde? (71/13-14)

    su anki bilimsel verilere gore saniyorum yeryuzundeki butun canli turleri genel ortak bir atadan gelmektedir.
    buna binaen, butun canli turleri geldigi ortak ata hesaba alinarak, gosterdigi benzer ozelliklere gore, siniflandirilabilmektedir.
    O halde, neden bu siniflandirmayi yukaridaki ayette anilan “tavir tavir” kelimesinin isaret ettigi bir anlam olarak algilamayalim?

    (not= yukarida ilettigim ayetlerin geleneksel yorumlarindan haberdarim. fakat ilim seviyesi arttikca, Allah her cagda Kuran ayetlerinin anlasilmasini derinlestirebilir diye dusunuyorum. cogu zaman bu geleneksel yorumlari da kabul etmekle birlikte, bu ayetlerin yukarida aktarmaya calistigim konulara da isaret edebilecegini dusunuyorum. ve Allahin ayetlerini tek bir anlama hapsetmenin dogru olmayacagina inaniyorum.
    bu baglamda, yukaridaki konularda belirttigim
    hususlarin neden kesinlikle kabul edilemeyecegine dair Kuransal deliller
    sunmak isteyen arkadaslarin yorumlarini
    ictenlikle bekliyorum, hem kendi adima ve hem de Evrim Dusuncesine genelde ilimli yaklasan tum inancli arakadaslar adina.)

    hayirli gunler.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 15, 2007 @ 12:45 am

  31. http://www.harunyahya.org/imani/yalanliyor/yalanliyor.html
    Şurayı oku kartal.O kitapta bütün saçma iddaların çökertiliyor.
    Evrim yok.

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 11:41 am

  32. Cehennemde çok yanacaksınız, acı çekeceksiniz, pişman olacaksınız.Düşünün biraz.ALLAH size hesap soracak.!!!!!!!!!!!!!!

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 11:42 am

  33. ”’su anki bilimsel verilere gore saniyorum yeryuzundeki butun canli turleri genel ortak bir atadan gelmektedir.”’

    Hiç de öyle öyle değil, sen bilimi ateistlerden öğrenmeye devam etttt…Sana çok yazık, cehennemde yanmak çok kötü bir azap.Acıyorummm…

    Ayet yorumları hakkında, Arapça’da uzman arkadaşlarım var.Senin yaptığın yorumların hiç de doğru olmadığına eminler.Öğren de gell!!! Kafana göre atma!!! Evrim bir kere ATEİST, MATERYALİSTTİR, UNUTMA!

    Evrim-teorisiorganetcevap.org bu siteye de girin biraz.bağnaz, tutucu, geri kalmış evrimciler.

    http://www.harunyahya.org/evrim/curuk_temel/curuktemel_06.html

    Hiyerarşik Sınıflama Hakkındaki Evrimci Yanılgılar ” adlı konuyu okuyun.Özllikle kartal adlı şahısss

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 12:02 pm

  34. http://www.evrim-teorisiorganetcevap.org

    Da Vinci’nin notu: Adresi verilen bu sitede toplamda 4 tane yazı var ve yazıların evrim-teorisi.org’daki yazılara cevapla falan ilgisi yok. Yanlışlığı daha önce defalarca gösterilmiş, bildiğimiz klasik yaratılışçı çarpıtmaları barındıran yeni bir site. Diğer sitelerinden hiçbir farkı yok. http://www.evrim-teorisi.org‘da HY ve ekibinin yanlışlarını, çarpıtmalarını ortaya koyan birçok yazı var. Eğer sitenin adıyla uyumlu bir içerik yapmak istiyorlarsa bu yazılara cevap vermeleri gerekir. Öyle site ismine koymakla cevap vermiş olunmuyor.

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 12:06 pm

  35. İNSANIN “EVRİMSEL MERHALELER” SONUCUNDA YARATILDIĞI YANILGISI

    “Size ne oluyor ki, Allah’tan bir vakarı ummuyorsunuz? Oysa O, sizi gerçekten tavır tavır yaratmıştır.” (Nuh Suresi, 13-14)

    Evrimsel yaratılışı savunanlar yukarıdaki ayette geçen “tavır tavır” kelimesini “evrim merhalelerinden geçirerek” şeklinde çevirirler. Oysa ayette geçen Arapça “etvaren” kelimesinin “evrim merhaleleri” şeklinde çevrilmesi bu kişilerin şahsi yorumlarıdır ve İslam alimleri tarafından da ittifakla kabul görmemektedir.

    “Etvar” kelimesi “tavır, halet, durum” anlamına gelen “Tavru” kelimesinin çoğuludur ve Kuran’da bu şekilde başka bir ayette geçmemektedir. İslam alimlerinin bu ayetle ilgili tefsirleri de bu gerçeği ortaya koymaktadır.

    Örneğin Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Kuran-ı Kerim Tefsiri’nde bu ayeti; “Oysa o sizi aşama aşama birçok hallerden geçirerek yaratmıştır” şeklinde tercüme etmiştir. Ayetin tefsirinde ise bu aşamaları “evrim mertebeleri” şeklinde ifade etmiştir. Ancak burada “evrim mertebeleri” ifadesi ile kastedilen mananın insanın farklı bir canlı türünden kaynaklandığını öne süren evrim teorisi ile hiçbir ilgisi yoktur. Nitekim tefsirin hemen devamında bu aşamaların neler olduğu şöyle ifade edilmektedir:

    “… Ebu’s-Suud’un açıklamasına göre; önce unsurlar halinde, sonra gıdalar halinde, sonra karışımlar halinde, sonra sperma halinde, sonra embriyon halinde, sonra et parçası halinde, sonra kemik ve et halinde, sonra da bambaşka bir yaratılışla şekil vermiştir. “Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir.” (Müminun , 23/14). Bunları yapan o güzel Yaratıcı ululama ve saygıya layık değil mi? O sizi daha başka bir şekil ve yaratışla yükseltemez mi? Yahut ezip yok ederek elem verici o azaplara düşüremez mi? Siz niye bunları düşünmüyorsunuz?”

    Elmalılı’nın yukarıdaki ifadelerinden de anlaşıldığı gibi, bu ayette geçen aşamalar bir insanın sperm olarak ulaştığı anne rahminde, önce embriyo, ardından bir et parçası, sonra kemik ve et halinde gelişip, sonra da bir insan olarak dünyaya gelişini ifade etmektedir.

    İmam Taberi’nin Tefsiri’nde de Nuh Suresi’nin 14. ayeti; “Halbuki O sizi merhalelerden geçirerek yaratmıştır” şeklinde çevrilmiş ve “Önce sperma halindeydiniz; sonra sizi kan pıhtısına, ondan sonra da bir çiğnem et parçasına dönüştürüp yarattı” şeklinde açıklanmıştır. 1

    Ömer Nasuhi Bilmen ise ayeti; “Halbuki, sizi muhakkak türlü türlü derecelerde yaratmıştır” şeklinde çevirmiş ve şu şekilde tefsir etmiştir:

    Haalık-ı Kerim (sizi muhakkak türlü türlü derecelerde) muhtelif suretlerde (yaratmıştır) Siz başlangıçta birer nutfe idiniz, sonra kan parçası, et parçası, kemik sahibi oldunuz, sonra da bir insan olarak vücut sahasına atıldınız. Bütün bu muhtelif, ibret feza hadiseler, inkilaplar, bir Haalık-ı Hakim’in varlığına, kudret ve azametine birer parlak delil değil midir? Ne için siz kendi yaradılışınızı hiç düşünmüyorsunuz!” 2

    Görüldüğü gibi İslam alimleri Nuh Suresi’nin 14. ayetini ittifakla aynı şekilde yorumlamış, sperm halinden insan haline geliş arasındaki aşamalar olduğunu ifade etmişlerdir. Ayetin bu şekilde yorumlanması gerektiği ise, “Kuran ayetlerinin yine Kuran ayetlerine göre tefsir edilmesi” prensibi gereğince açıktır. Çünkü Allah başka ayetlerde insanın yaratılış aşamalarını anne rahmindeki aşamalar olarak anlatmaktadır. Dolayısıyla “etvaren” kelimesinden de bu mananın çıkarılması gerekir. Bu kelimeden, insanın kökenini bir başka canlı türüne bağlamaya çalışan evrim teorisine dayanak aramak, temelsiz bir yorumdur.

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 12:21 pm

  36. Evrimci yaratılışı savunmak yerine direk ateistliği savunun! Hiç değilse münafık değil, direk KAFİR olursunuz!

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 12:25 pm

  37. KURAN’DA EVRİMSEL SÜRECE İŞARET BULUNDUĞU YANILGISI

    “Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti.” (İnsan Suresi, 1)

    Yukarıdaki ayet aynı çevrelerin evrime delil olarak sundukları bir diğer ifadedir. Kişisel yorumlarına dayalı bir çeviriyle “kendisi anılmaya değer birşey değilken” ifadesi “insanın bir insan olmadan önceki hallerinin ifade edildiği” şeklinde açıklanmaktadır. Oysa ilk iddia gibi bu evrimci iddia da gerçeklerden uzaktır.

    Altı çizili ifadenin Arapçası şu şekildedir:

    “lem yekun şey’en mezkuren”

    Lem yekun: değildi

    Şey’en: bir şey

    Mezkuren: zikredilen, adı geçen

    Bu ifadeyi “evrimsel yaratılış”a bir delil olarak göstermek de çok zorlama bir yorumdur. Nitekim bu ayet İslam alimleri tarafından evrimsel bir süreç olarak yorumlanmamaktadır. Örneğin Elmalılı Hamdi Yazır bu ayetteki zaman ifadesini şu şekilde tefsir eder:

    “Başlangıçta ilk maddeleri olan unsurlar ve madenler, sonra onlardan aşama aşama yaratılıp orta maddeleri olan bitkisel, hayvansal gıdalar “çamur hülasası” (Müminun Suresi, 12), sonra onlardan süzülen yakın maddesi olan meniye doğru yavaş yavaş aşama ve mertebeler içinde gelen bir şey olmuş, fakat insan diye anılan şey olmamıştı. Gerçekte insanın her ferdi gibi cinsi de ezeli değil, sonradan olmadır. Hem dehrin başlangıcından, âlemin yaratılışından çok sonra var olmuştur.” 3

    Ömer Nasuhi Bilmen ise ayeti şu şekilde tefsir eder:

    “Bu ayetler, Cenab-ı Hakk’ın insanları hiç mevcut, malum değillerken bilahare birer katre sudan işitir ve görür bir halde yaratmış ve onları imtihana tabi tutmuş olduğunu bildiriyor… Nev’i insan, başlangıçta hiç mevcut değildi, sonra bir müddet içinde bir katre sudan, bir topraktan ve çamurdan tasvir edilmiş bir ceset haline gelmiştir. O insan, o zaman malum değildi, onun ne gibi bir ismi haiz ve ne için yaratılmış olduğu gök ve yer halkınca bilinmiyordu. Sonra kendisine ruh bilinci yad edilmeye başlanılmıştır.” 4

    İmam Taberi ise ayeti, “İnsanın ‘(Adem’in) üzerinden öyle bir zaman dilimi geçmiştir ki; o esnada o, şanı ve üstünlüğü olan bir şey bile değildi. O sadece yapışkan bir çamur ve değişken bir balçıktı” şeklinde tefsir etmektedir. 5

    Dolayısıyla da bu ayette geçen ve zaman ifade eden tanımı “evrimsel süreç” olarak yorumlamak, Kuran’a göre dayanağı olmayan subjektif bir yorumdur.

    Yorum yazan: Müslüman — Ağustos 15, 2007 @ 12:27 pm

  38. Kartal bey kardeşim ayetlerle ilgili yorumlarınız bana oldukça zorlama yorum gibi geldi.Bana öyle geliyorki yaratılış karşısında yenilen evrimciler yani sizler dinle evrimi kaynaştırarak bir çıkış noktası arıyorsunuz.Yalnız şunu lütfen unutmayın evrim sadece canlıların bir şeyken bir şey olması değildir.Evrim bir yaşayış tarzıdır bunun içindirki bugüne kadar yeryüzüne gelmiş ne kadar metaryalist felsefe varsa hepsinin ana referans kaynağı evrim olmuştur ve (kendilerince) evrimin bir gereği olarak acımasızca milyonlarca insanı öldürmüş herzaman gözyaşı ve felaket sebebi olmuşlardır.Madem evrim bu kadar dinle barışık neden bunca kutsal kitap bunca peygamber bunca din alimi evrimden bahsetmemiştir neden genel olarak(sizin zorlama istisna ve yorumlarınızı saymazsak)dinler evrimi kabül etmez diye bilinir Bir fikri savunduğunuz zaman ayetlere olmadık anlamlar yüklemek yerine sağlam kaynaklar sunmanız gerekir örneğin herkezin anlayabileceği açık bir ayet bir hadis veya tüm islam dünyasınca kabül görmüş büyük bir zatın konuyla ilgili görüşleri…Evrim nasıl kabül edilebilir anlamıyorum insan anne karnında yüz şekilleri oluşurken mesala göze bir yuva oluşturmak için aynı anda aynı saniyede binlerce hücre intihar ederek gözün yuvasını oluştururlar hemde bu işlemleri yapanlar kendi varlığından bile haberi olmayan hücreler. Bu nasıl tesadüf yoksa Allah müdaheleyi maymunken yapmadı şekil sürekli değişti de insanken mi müdahele başladı madem öyle şu an maymun ırkı neden devam ediyor peki biz neden evrimleşerek üçüncü bir şey olamadık niye tüm bu değişimler bizim zamanımıza denk gelmiyor dünyaya maymun gelipte insan olup maymunluk anılarını anlatanı gören var mı ?Sizin mantığınıza göre çok çok ilerde bizdende bugün bizim maymunlardan bahsettiğimiz gibi bahsedecekler biz böyleydik halimize şükredelim diyecekler.Lütfen komik olmayalım.

    Yorum yazan: DÜŞÜNEN İNSANLAR İÇİN — Ağustos 15, 2007 @ 1:41 pm

  39. Evrim nasıl kabül edilebilir anlamıyorum

    demişsiniz. Ben de anlamıyorum ama merak ediyorsanız Prof.Dr.Mehmet Bayrakdar veya Prof. Dr. Süleyman Ateş’e sorabilirsiniz.

    Bu arada müslüman katılımcıların HY’nin hayali fosilleriyle ilgili yorumlarını da duymak isterim. Bu tip çarpıtmaları, gerçekleri manipüle ederek insanları kandırmayı nasıl karşılıyorlar? HY’nin bu yaptıklarını ahlâki açıdan nasıl değerlendirirler merak ediyorum.

    Yorum yazan: Da Vinci — Ağustos 15, 2007 @ 2:05 pm

  40. yukarida verilen imam taberi, elmalili hamdi,
    omer nasuhi gibi islam dusunurlerinin yasadiklari donemlerde elbette bugunun bilimsel bulgularina ulasilamadigi icin, yukaridaki ilgili ayetleri o sekilde anlamis ve yorumlamis olmalari akla yatkin ve uygun olmalidir.
    Allah her birinin Islam adina isledikleri salih amelleri kabul etsin.
    ve yuce Allah elbette bu dusunurleri
    –o donemdeki bilimsel kapasitelerine gore–
    bilip anlamalari mumkun olmayan seylerden
    umulurki sorumlu tutmayacaktir. (2/286)

    bu dusunurler (ozellikle imam taberi… ;) kendi yasadigi donemde muhtemelen

    dunyanin yuvarlak oldugunu, (79/30)
    evrenin genisledigini, (51/47)
    denizlerin arasindaki engeli,(55/20)

    vs. gibi hadiseleri de bilmiyordu.
    ve bu nedenle, elbette bu ilgili ayetleri de
    su an bizim anladigimiz sekilde kavrayip yorumlamis olmasi beklenemezdi, degil mi?

    bunun haricinde, saniyorum pek bir makul izahin ya da itirazin yok, yukarida verdigim ayetlerin nicin o sekilde anlasilmamasi gerektigini somut olarak gosterecek sekilde?
    nitekim bu ayetler (Kuran arapcasina iyice vakif olan) bircok ilahiyat profesoru
    ve diger inancli insanlar tarafindan da gunumuzde bu sekilde anlasilabilmektedir.
    (yukarida gecen ve Kuran’da tek bir kez kullanilan ve ozellikle vurgulanan bu “etvaren” kelimesinin
    sadece senin ongordugun tek anlama hapsedilmesini makul gormek ise, pek akilci ve uygun bir yaklasim olmayabilir sanirim, bircok inanan ve bilimden haberdar olan insanlar icin.)

    (phlogeny) ve ortak bir atadan gelme ve genel
    olarak Evrim Dusuncesi mevzusunda ise, gunumuzde bu konuda yeryuzunde genetik acidan en kidemli bir profesor olarak taninan ve kabul edilen unlu bilim adami Francis Collinsin bu konudaki cesitli makalelerini okumani isterim.
    Bu profesor kendisi eskiden bir ateist iken sonra Allah inancina yonelmis,
    ve su an dunya capinda okunan kitaplariyla insanlari Allah inancina cagiran cok onemli
    ve saygin bir bilim adami.
    ve bu kisi Evrim Dusuncesini –genetik acidan ve fosil kayitlari acisindan– destekleyen
    ve bu konuda isteyen herkesle tartisabilecegini aciklayan (azili evrim dusmani Evangelist Papazlar ve Akilli Tasarimcilar da dahil) unlu bir uzman.
    Gordugun gibi Evrim Dusuncesi sadece materyalist ve ateist degil, hatta bazen insanlari Allaha yonelten bir fikir olmalidir,
    buna gore.
    (ve burada “Akilli Tasarim Hareketinin Amaci Nedir?” bolumunde Evrim Dusuncesini baska yonlerden inceleyip olumlu gorus bildiren
    bazi onemli Musluman bilim adamlarinin aciklamalarini ileten
    diger bazi arkadaslarin yorumlarinin da okunmasini ictenlikle oneririm.)

    daha sonra baska ayetlerle yine Evrim Dusuncesini incelemeye devam edecegim, nasip olursa…

    selamlar, sevgiler.

    ayrica lutfen sakin ol biraz. sana bunlari zorla empoze etmeye calismiyorum.
    bunlari kabul etmiyorsan, kendi diledigin sekilde ve kendi anlayisin dogrultusunda
    ozgurce yasayabilirsin. hukum sadece Allahindir. biz hickimseyi yargilama hakkina sahip degiliz. (34/25-26)

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 15, 2007 @ 2:13 pm

  41. dusunen insan arkadasim,

    sana biraz dusunmen icin, o halde ben de sunlari aktarayim:

    fanatik anti-evrimcilik de bir yasam tarzidir.
    su anda yeryuzunde yaklasik iki milyar baglisi bulunan, ve malesef dunyanin super gucunu elinde bulunduran “Evangelist ve Emperyalist Isaperest Bozuk Dinin” yasam tarzidir.

    ve bu yasam tarzina bagli bazi bozuk insanlar,
    malesef su anda Emperyalist ve Kibirli ideolojileri dogrultusunda maddi ve manevi olarak butun dunyayi ve ozellikle Islam dunyasini isgal etmis ve harap etmis durumdalar.

    fanatik anti-evrimciligin bununla ne ilgisi var diye sorarsan eger, sana yine
    “Akilli Tasarim Hareketinin Amaci Nedir?” bolumunde cesitli dindar arkadaslarin yapmis olduklari bircok enteresan yorumlari okumani oneririm oncelikle. selamlar ve sevgiler.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 15, 2007 @ 3:22 pm

  42. sayin Da Vinci,

    HY’nin “HAYALI” fosillerini diger muslumanlarin pek garip karsilayacaklarini sanmiyorum.
    cunki HY’nin kendisi zaten bizim disimizda aslinda “madde & gerceklik” olmadigini, ve herseyin beynimize ulasan bir elektron akiminin yorumu sonucu olusan bir “HAYAL” oldugunu savunuyor yanilmiyorsam.
    Islam Dininde cok genis cevrelerde “acik bir kufur ve hezeyan” olarak nitelendirilen boyle bir inanisa ve iddiaya sahip birinin ortaya koydugu deliller de elbette “HAYALI” olacaktir.

    Buna nicin sasirsinlar?

    Yorum yazan: nurhayat — Ağustos 15, 2007 @ 3:45 pm

  43. (bu yorum “Kuranda Celiski Yoktur” sitesinde
    “Yaratilis ve Darwin” konusuna gonderilmis
    inancli bir okuyucu yorumundan alintidir. Cahit arkadas hakkini helal et.)

    size Evrim ile ilgili benim Kitabtan cikarabildigim bazi dusuncelerimi ileteyim:

    14/19 da “eger Allah dilerse sizi giderip-yok eder ve yeni bir yaratis getirir.” deniliyor.

    bu ilahi soz sanirim yakin bir tarihte ingilterede gozlemlenen ve “dogal secilime” dair en somut delillerden
    biri olarak sunulan pepper moth olayini haber veren mucizevi bir soz olabilir.
    nitekim bu gozleme gore sanirim siyah rengin kamuflaj acisindan avantaj sagladigi ortamda once beyaz pepper mothlar “telef
    olup gidiyorlar” ve bunun yerine daha sonra siyah pepper mothlar onlarin “yerini alip cogaliyorlar.”

    2/65 de “…biz de onlara sinmis maymunlar olun dedik.” deniliyor.

    bu ilahi soz de sanirim darwinden ve oteki butun bilim adamlarindan
    cok daha once Allahin bir turun baska bir ture donusebilecegini haber veren mucizevi bir sozu olabilir. ve yine buradan belki soyle bir
    sonuca da varilabilir:
    Allah yeryuzunde hayati en basit organizmalarla baslatmis ve daha sonra belki kendi iradesini hakkiyla yerine getiren organizmalari –ve bunlarin soyunu– bir ust ture gecirerek boylelikle mukafatlandirmis olabilir. yani yukarida nasil ust ture ait organizmalar Ona karsi suc isledikleri zaman bir alt ture donusturulerek cezalandirilmissa, burada da bu islemin tam tersi uygulanarak yeryuzundeki butun canli turleri bu sekilde yaratilmis ve yayilmis olabilir.
    nitekim 76/1 de “insan anilan bir sey olana kadar uzerinden uzun bir zaman gecmedi mi?” deniliyor.
    ve su an sanirim butun bilim adamlarinin hemfikir oldugu bir konu ise, toprak katmanlarinda bulunan fosillerde en eski katmanlarda daima en basit organizmalara
    ait fosillerin oldugu,
    ve gunumuze dogru yaklastikca daha kompleks organizmalara ait fosillerin bulundugu,
    ve modern insan fosillerinin ise bu piramitin en ustunde -yani en son zamanda- oldugu gorusudur.

    29/20 de “o halde yeryuzunde dolasin ve yaratmaya nasil basladigina bakin.”

    ve 21/30 da “ve her canli seyi sudan yaptik.”
    deniliyor.

    burada da canliligin suda basladigini dusunen ve buna delil olarak urey-miller deneyinde elde edilen -–butun canlilarin yapi tasi
    olan–- bazi amino asitlerin uretilebilmesi olayini gosteren goruse destek veriliyor olabilir. (evet bu deneye bazi itirazlar yapildigini biliyorum, fakat sonucta onemli olan burada cesitli aminoasitlerin suda uretilebilmesi gercegidir, ve belki ileride bu konuda bu isi tamamen cozecek cok daha iyi deneyler yapilabilir.)

    6/38 de “yeryuzundeki butun hareketli-canlilar ve kuslar sadece sizin benzerleriniz (emsalukum) olan topluluklardir.”

    ve 6/133 de “eger dilerse sizi giderip-yok eder ve sizin ardinizdan diledigini getirir, nasil ki sizi baska bir kavmin zurriyetinden getirdigi gibi.” deniliyor.

    burada da oncelikle genetik acidan insanlarin ve diger butun canlilarin birbirleriyle cok benzer oldugu gercegine,
    ve daha sonra da butun canlilarin bir alt
    ture ait topluluklarin zurriyetinden cikarilip
    getirildigi dusuncesine destek veriliyor olabilir.

    71/14 de “ve suphesiz O sizi tavirdan tavira gecirerek (atvaran) yaratmistir” deniliyor. burada da hem insanin anne karninda gecirdigi merhalelere, hem de butun canliligin –yukarida izah etmeye calistigim sekilde– gecirdigi dusunulen merhalelere gonderme yapiliyor olabilir.

    ve simdilik son olarak 7/69 da “sizi Nuh kavminden sonra halifeler kildi ve yaratisda sizi (cisimde ve ilimde 2/247) fazlalastirdi.” deniliyor.

    burada da insan turunun kendi icinde evrimlesmeye ve beyin hacminde ve anlayisda gelismeye devam ettigini gosteren bazi eski fosil bulgularina mucizevi bir gonderme yapiliyor olabilir.

    sonucta benim kanaatim su ki, belki de Evrim olayi tamamen Allahin iradesi ve vahyiyle suregelen mucizevi bir hadise de
    olabilir…

    Kartalin Notu: benim bu tip bazi yazilari alintilamam bu yazilardaki her yorumu aynen ve tipatip kabul ettigim anlamina gelmiyor. sadece bu konuda dusunup kafa yormus diger bazi inancli insanlarin –Evrim hakkinda ve olumlu yonde– degisik dusuncelerini aktariyorum. dusunmek iyidir cunki. ve yine kesinlikle bu fikirlerin tek dogrular oldugunu ve diger butun insanlara empoze edilmesi gerektigini iddia etmiyorum.
    dileyenler olumlu karsilar bunlari, dileyenler kendi gerekcelerine binaen olumsuz karsilar ve kabul etmeyebilirler. hukum Allahindir sadece.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 2:39 am

  44. (bu yorum “HY Sahtekarliklari 3″ bolumunde inancli bir arkadasin Urey-Miller deneyi hakkinda yaptigi bir yorumundan alintidir. Fikret arkadas hakkini helal et.)

    Sn. kaan bey, urey-miller deneyi elbette butun insanlik icin heyecan verici buyuk bir bilimsel deney ve bulustur.
    Akli ve sagduyusu yerinde olan hicbir insanin buna bu acidan itiraz edebilecegini sanmiyorum.
    Bu deney sayesinde inorganik maddelerden yararlanilarak organik maddeler elde edilebilmesi olayi basli basina buyuk bir olaydir. Ve gelecekte bu gibi deneylerin hangi ufuklari acacagini da su an
    tam olarak kestiremeyebiliriz.
    Fakat ben size sunu bildireyim ki, belki bu buyuk olay dahi Kuranda haber verilmis olabilir.

    21.Sure 30.Ayette “O reddediciler gormediler mi… ve bizim butun canli seyleri sudan yarattigimizi?”

    denilerek belki de bu deneyin
    butun insanlik icinde “gozlemlenecegine” isaret ediliyor olamaz mi?

    Evet ilahi Kitabta bir cok konularin, hatta yukarida bazi arkadaslarin belirttigi en temel konularin dahi

    Allahin fiziki varligi,
    meleklerin ve cinlerin fiziki varliklari,
    Allahin vahyinin varligi,
    ve mucizelerin varligi vs. gibi

    deney ve gozlemle bilimsel olarak ispatlanamayacagini ben de kabul ediyorum. Zaten bunu Kitabin kendisi acikca bildiriyor.
    Bu acidan yukarida bahsedilen tarzda ciddi ve dunya capinda itibar goren somut bilimsel bulus ve deneylere “dinsel bir motifle” karsi cikilarak dinin savunulmasini ben de cok yanlis buluyorum. Hatta bu yaklasim uzun vadede hem dine, hem de dindar insanlarin ruhlarina buyuk bir zarar ve izdirap verebilir diye dusunuyorum…

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 3:19 am

  45. Kartal bey akıllı tasarımcılarla bizim hiç bir bağlantımız söz konusu olamaz.Onlar bana evrimcilerin değişik bir versiyonu gibi geliyor.Hani ılımlı İslam diye bir şey çıkarttılarya bunlar da ılımlı evrimci olsa gerek çünkü onlar Hiçbir zaman bir yaratıcıdan bahsetmez onun yerine tasarımın kendisi sanki birşeymişde O tüm bunları ayarlamış gibi konuşurlar.Yani evrimi tuturamadık öyleyse kainatın bir tasarımı olsun planlı programlı olsun Ama mümkün olduğunca bu tasarımın sahibine Allah demeyelim. Tüm evrimcilere(Evrimci olupda dindar olmayı başaranlar dahil)şunu sormak istiyorum.MADEM EVRİM SADECE BİYOLOJİ BİLİMİNİ İLGİLENDİRİYOR ÜSTELİK DİNDARLARDAN EVRİMİ KABÜL EDENLER VAR NEDEN BİYOLOJİ BİLİMİN BASİT BİR TEORİSİ İÇİN TARTIŞMALAR HİÇ BİTMİYOR ? Açıkcası benim için canlılığın atasının ne olduğunun hiç önemi yok Ama……

    Yorum yazan: DÜŞÜNEN İNSANLAR İÇİN — Ağustos 16, 2007 @ 7:31 am

  46. (bu yazi “Kuran’da Celiski Yoktur” sitesinde ve “Evren, Bilim ve Inanc” baslikli konuda inancli bir arkadasin yaptigi yorumdan bir alintidir. “Inancli Bilimci” isimli arkadas lutfen hakkini helal et.)

    Kuran’da yuce Allah soyle buyuruyor=

    O (Allah) bir sey diledigi zaman, Onun emri sadece ona “ol” demesidir, ve sonra o derhal olmaya baslar. (36/82)

    …ve biz Demiri yaratip-indirdik, onda
    cetin bir kuvvet ve insanlar icin faydalar vardir. (57/25)

    De ki: yeryuzunde dolasin o halde, ve
    bakip-arastirin O (Allah) yaratmaya nasil baslamis? (29/20)

    ******

    yuce Allahin emri geregi, yukaridaki ozel hususu (Demirin yaratilip-indirilmesi) arastirdigimizda, bildigim kadariyla bugunku
    bilimsel veriler isiginda –inancli bir perspektiften– su sonuclara ulasabiliyoruz:

    1) Yuce Allah “demiri” yaratmak istedigi zaman, bu is icin oncelikle “ol” emrini kullanarak yaratma hadisesini sifirdan ve yildizlarda baslatiyor olmalidir.

    2) bu yildizlarda yuz binlerce yil suren bir surecte butun elementler –en basitten en komplekse dogru– Onun vahyi dogrultusunda, kendiliginden ve el degmeden, olusmaktadirlar. bunlar sirayla

    Hidrojen & Helyum & Lityum & Berilyum & Bor…

    seklinde gitmekte ve “Demir” ise bu evrimsel cizginin cok daha sonralarinda ortaya cikmaktadir.

    3) ve daha sonra yuce Allahin bu yildiza bictigi sure doldugunda,
    ve artik yakitini tamamen tukettiginde, bu yildizlar buyuk bir patlamayla son bulmakta,
    ve bunun sonucunda, bu yildizda o ana kadar uretilmis olan butun elementler ve “Demir” butun evrene ve gezegenlere, yine Onun
    vahyi dogrultusunda ve el degmeden, indirilmektedirler.

    bu aktarilan ornekten benim cikarabildigim bazi en onemli noktalari & fikirleri soylece ozetlemek istiyorum=

    1) Yuce Allahin zihninde her tur varligin “yaratis plani” icin buna
    benzer bir evrimsel surec -–en basitten baslayip en komplekse dogru, Onun vahyi dogrultusunda, kendiliginden ve el degmeden
    ilerleyen–- olmasi mumkun ve makul olabilir Kurana gore…

    2) Burada Kuran’da kullanilan bazi
    sembolik & mesel anlatimlari gercek manada algilayip-yorumlayarak bu tip bilimsel bulgulara karsi cikmak dogru ve uygun bir davranis olmayabilir. Ornegin=

    Ve biz gogu (yildizlar & gezegenler) ellerimizle bina ettik….. (51/47)

    ayetini kullanarak yukarida anlatilan “yildizlarin, Onun vahyi dogrultusunda, el degmeden kendiliginden olusumu” hadisesini tamamen reddetmek gibi…

    cunki yuce Allah gercek manada hicbir sey icin “ellerini” kullanmayacagini, fakat sadece “ol” emrini kullanacagini,
    ve bunun sonrasinda, diledigi herseyin, Onun vahyi dogrultusunda, kendiliginden olmaya baslayacagini acikca bildiriyor olmali. (36/82)

    ve yine yukarida aktarilan bu ilk ayeti (36/82) yanlis algilayip-yorumlayarak

    Demirin vs. Allahin “ol” emrinin sonrasinda “hemen ve bir anda
    olmus olmasi” gerektigini iddia ederek

    yukarida aktarilan sureci reddetmek yine hic uygun ve dogru bir yaklasim olmayabilir.

    o halde, bugun en genel anlatimla,

    yeryuzunde butun canliligin en basit organizmalarla ve buyuk
    ihtimalle suda basladigini bildiren,
    ve bundan sonra, gitgide daha kompleks organizmalarin yeryuzunde tureyip yayildigini belirten,

    bu evrim kurami nicin yine Yuce Allahin muhtesem zekasinin ve yaratis hikmetinin ve vahyinin bir tecellisi olarak algilanmasin?

    De ki: o halde yeryuzunde dolasin, ve O (Allah) yaratmaya nasil baslamis bir
    bakip-arastirin… (29/20)

    …ve biz her canli seyi bir sudan yarattik. (21/30)

    kendisi anilan bir sey olana kadar insanin uzerinden Uzun Bir Zaman dilimi gecmedi mi? (76/1)

    ve daha bircok muhtemel hikmetli ayetler ve isaretler…

    kisaca, demem o ki,

    yuce Allahi –hasa– hz. Isa’nin tipatip aynisi olan bir insan seklinde tasavvur eden,

    ve herseyi direkt olarak eliyle yapmak zorunda olan ilkel bir Tanri olarak tasavvur eden,

    dunyayi butun evrenin merkezine yerlestirip biricik oglunu buranin “ebedi ilahi” olarak tayin eden bir Tanri olarak tasavvur eden,

    meryem ile iliskiye girip kendisine bir ogul peydahlayan egzantrik bir Tanri olarak tasavvur eden,

    bu tip kisilerin baslattigi ve adina “akilli tasarim” dedikleri –bilimsel kilifa sokulmus– bu son derece art niyetli ve sinsi
    hareket ugruna nicin bu bilimsel konuya tamamen uzak, dusman ve kor kalalim?

    yukarida bir nebze tarif etmeye calistigim bu sahte Tanri tasavvurunun gercekte “akilli bir tasarim” yapmasi mumkun olabilir mi acaba?
    ve yine bu sahte Tanri tasavvurunun evrim gibi muazzam bir mekanizmayi “akil etmis olmasi” dusunulebilir mi acaba?

    yakin bir zaman sonra hikmetli ve tek “gercek Allah” inancinda yeryuzundeki butun salih insanlarin bulusmasi dilegiyle…

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 7:36 am

  47. (bu yorum yine yukarida anilan “Inancli Bilimci” isimli ayni arkadasa aittir.)

    yine Kuran’da soyle buyuruluyor=

    ve biz dedik: ey Adem sen ve esin simdi CENNETE (=bahceye) yerlesin ve orada istediginiz gibi bolca yiyin…
    ve sonra biz dedik: o halde oradan inin simdi, baziniz baziniza dusmanlar olarak.
    ve sizin icin YERYUZUNDE bir yerlesme ve
    rizik-arama olacaktir belirli bir sureye kadar. (2/35-36)

    bu ayetlerde gecen CENNET (=bahce) ifadesini yine YERYUZUNDE olan bir mekan olarak algilamak cok makul ve mumkun olabilir sanirim.

    buna gore:

    Adem ve esi ilk olarak Allah tarafindan YERYUZUNUN guvenli ve bol rizik veren verimli YUKSEK bir BAHCESINE yerlestirilmis olabilir.
    nitekim bu ayni Surenin devaminda YUKSEK BAHCE (=cennetin birebvetin) ifadesi bu anlamda kullaniliyor olmalidir. (2/265)
    ve daha sonra, Adem ve esi bu BAHCEDE bulunan yasaklanmis meyvayi yediklerinde, Allah tarafindan hem kendileri, hem de soy
    ve akrabalari (bu ana kadar cogalmis olmalilar, cunki ayetin “cogul kip” kullanmasi buna isaret ediyor olabilir) buradaki rahat
    hayattan indirilip YERYUZUNUN daha az verimli ve calisma gerektiren bir bolumune surgun edilmis olabilirler. (2/36)
    yoksa burada Adem ve esinin baska bir GEZEGENDE olan bir CENNETTEN cikarilip YERYUZUNE nakledildigini dusunmek
    bircok acilardan makul olmayabilir.

    cunki muhtemelen benzer bir olayda Kuran’da soyle buyuruluyor=

    ve (Allah) dedi: Suphesiz o (CENNETLER 44/25-2 8) simdi onlara kirk yil boyunca haram kilinmistir. onlar bu sure icinde
    YERYUZUNDE saskin saskin dolasacaklardir…(5/26)

    bu ayetlerde Israilogullari –aynen yukarida Adem ve ogullari gibi– kendilerine miras kilindigi bildirilen guzel ve verimli
    BAHCELERDEN (=cennatin) (44/25-2 8) menedilip YERYUZUNDE baska kurak bir bolgede yasamaya mahkum edilmis olmalidirlar.
    yoksa yuce Allah burada ayrica YERYUZU ifadesini kullandigi icin,
    biz Israilogullarinin burada menedildigi CENNETLERIN baska bir GEZEGENDE oldugu sonucuna varmiyoruz.

    yine Kuran’da soyle buyuruluyor=

    Suphesiz Allah katinda Isa’nin ornegi aynen Adem’in ornegi gibidir= Allah onu TOPRAKTAN yaratti, sonra ona “ol” dedi, ve o da derhal olmaya basladi. (3/59)

    bu ornekten bu iki degerli sahsiyet arasinda benim cikarabildigim en onemli benzerlikleri soyle aktarmak istiyorum=

    1) hem hz. Adem, hem de hz. Isa bu YERYUZUNE ait ayni TOPRAKTAN (burada mevcut olan elementler) yaratilmis olmalidirlar.
    dolayisiyla, hz. Ademi dis dunyadan buraya nakleder seklinde yapilan yorumlar bu benzerligi zedeleyebilirler.

    2) biz hz. Isa’nin annesi Meryemin rahminde gecirdigi degisik evreler ve asamalardan sonra tam bir insan seklinde burada ortaya ciktigi kanaatine varabiliyoruz sanirim. (19/22-23)
    dolayisiyla, eger biz butun tabiati da Allahin –aynen bu sekilde– yonlendirip kullandigi buyuk bir ana rahmine benzetirsek,
    hz. Ademin de yine cesitli evreler ve asamalardan sonra yine tam bir insan seklinde ve burada ortaya ciktigini dusunebiliriz
    belki…

    dogrularim Allah’tan, yanlislarim nefsimdendir.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 7:59 am

  48. (bu yorum yine “Inancli Bilimci” isimli ayni arkadasa aittir.)

    Kuran’da yine yuce Allah soyle buyuruyor=

    Ovgu goklerin ve yerin yaraticisi olan ve Melekleri

    IKISER,
    ve UCER,
    ve DORDER KANATLI

    kilan Allaha aittir. ve O diledigi sekilde yaratisda (bunu) ARTTIRABILIR. Suphesiz Allah her seye guc yetirendir. (35/1)

    bugun bildigim kadariyla laboratuvarda yapilan bazi bilimsel calismalarda tek bir mutasyonla bazi IKISER KANATLI canlilarin
    EK KANATLARA kavustugu gozlemlenmis olmalidir.
    bu acidan yukaridaki ayet belki de bu bilimsel gozleme de dolayli olarak isaret eden onemli bir bildiri olmakla birlikte, bundan daha
    onemlisi su olabilir=

    yuce Allah, melekler de dahil, yarattigi hicbir canli turunun

    kesin degismez,
    kesin evrimlesmez,

    bir sekilde yaratilma fikrinin buyuk sakincalarini –buyuk hikmet
    ve ilmine binaen– onceden gordugu ve bildigi icin, her turun “evrime ve degisime” acik olma olasiligini bu sekilde mumkun ve makul kilarak,
    ve belki de bu evrim kapisini ebediyen acik birakarak, butun bu sakincayi koklu bir sekilde ortadan kaldirmayi dilemis olabilir.

    nitekim bugun bazi sapkin dini inanislarda cesitli canli turlerinin nasil ilahlastirildigini gozlemleyebiliyoruz. ornegin, yanilmiyorsam

    hindular “dana” turunu mukemmel bir ilah suretinde goruyor olmalilar,

    ve yine tarihte, yanilmiyorsam

    “arslan” turunu,
    “koc” turunu,

    cesitli “melekleri,”

    mukemmel bir ilah suretinde goren topluluklar mevcut olmuslardir.

    ve muhtemelen bugun evrim fikrine dunya capinda en siddetli sekilde karsi cikan bazi bilinen evangelist hristiyan grublarin

    “insan” turunu –asla degismesi ve evrimlesmesi mumkun olmayan– mukemmel bir ilah suretinde gormeleri (Incil-Tekvin 1/27)

    onlarin bu tutumlarini tetikleyen ve korukleyen en onemli etmenlerden birincisi olmalidir. (onlar her ne kadar bunu,
    “evrim ateist & komunist icadidir, biz bu nedenle buna bu kadar karsiyiz” propagandasini ve takiyyesini ustalikla surdurmelerine
    ragmen)

    oysa yuce Allah Kuran’da yine soyle buyurarak:

    …ve hatirlayin ki, O sizi Nuh kavminden
    sonra halifeler kildi, ve sizi YARATISDA kapasite olarak (ilimde ve bedende 2/247)
    ARTTIRDI. (7/69)

    degisim ve evrimin, aynen yukarida anilan meleklerde olabilecegi gibi, insan yaratilisinda da devam edebilecegine isaret ediyor olabilir. (35/1 & 7/69)
    (not: bu her iki ayette YARATIS & ARTTIRDI
    ifadelerinin tamamen ayni olmasina dikkat etmeliyiz.)

    nitekim bugun yapilan bircok bilimsel arastirmalarda ve kazilarda
    dahi, tarih icinde insan turunun bedensel artisi (organ & beyin hacmi artisi v.s.) acikca gozlemlenebilmistir saniyorum.
    (bilim adami kiliginda gizlenen bazi amerikan papazlarin butun bu bulgulari carpitip gecersiz kilmak icin sergiledikleri olaganustu gayrete ve her turlu akildisi izahlara ragmen… ;)

    bu konuda ingilizce bilen arkadaslarin asagidaki web sitesini ziyaret ederek bu konuda amerikada yapilmis daha durust
    bilimsel calisma ve verilere ulasmalarini tavsiye ederim.
    asagida verecegim bu link amerikada, dindar ya da ateist, buyuk cogunlukta butun insanlarin guvendigi ve durustluklerinden
    suphe etmedigi ciddi bir kurum olmalidir,
    (sadece evrimi curutmeye bastan and icerek
    –yukarida aktarilan dini sebebden oturu– Papazlarina ve Isaya aynen kulluk etmeye
    devam etmek isteyen bir kisim fanatik hristiyanlar haric.)

    http://www.nap.edu/html/creationism/

    dolayisiyla, yine sozun kisasi, bu evrim dusuncesi (ilahi bir iradenin kontrolunde gelisen, ateist versiyon degil) bircok yonleriyle, belki de icinde bulundugumuz bu onemli donemde, yuce Allahin buyuk bir bilimsel mujdesi,

    ve hayvani “put,”
    ve ruhani “melek,”
    ve insani “peygamber,”

    tapiciligini ebediyen ortadan kaldiracak buyuk bir kudret ve hikmet ayeti de olabilir.

    ve bundan sonra, sadece yuce Allahin kendisine

    kesinlikle evrimden ve degisimden uzak ve munezzeh olan TEK ve dolayisiyla BENZERSIZ yuce Varlik (42/11)

    olarak layik oldugu sekilde kulluk edilir.

    dogrularim Allah’tan, butun yanilgilarim nefsimdendir.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 8:20 am

  49. (bu yazi “Kuran’da Celiski Yoktur” isimli sitede ve “Hz. Isa” konu basligi altinda inancli bir arkadas tarafindan yapilmis bir yorumdan alintidir. “Ahirzaman” isimli arkadas lutfen hakkini helal et.)

    bence Kuran’a gore ahirzamanda bu olaylar aslinda soyle gerceklesecek olmalidirlar=

    1) oncelikle, bugunku Incil’de hz. Isa

    kendisi vefat ettirilip Allahin katina alindiktan sonra bir daha –Kiyamet Gunune kadar– asla yeryuzunde fiziksel olarak, hicbir kimse tarafindan, kesinlikle GORULMEYECEGINI bildirmis, ve bu gercegin aynen bu sekilde “Tesellici” (= hz. Muhammed)
    tarafindan da dunyaya ilan edilecegine isaret etmis olmalidir. (Yuhanna 16/7-10)

    bu sebeble, hz. Isanin vefat ettirilip Allahin katina yukseltildikten sonra,
    bir daha yeryuzunde –Kiyamet Gunune kadar–
    fiziksel olarak kesinlikle GORULMEYECEGINI bize, Kuran vasitasi ile, acikca ileten hz. Muhammed (3/55 & 5/117)

    bu ilahi gercegi gorup kavrayan bazi salih hristiyanlar tarafindan,
    hz. Isanin Incilde haber verdigi bu gercek

    “Tesellici” bir Peygamber

    olarak kabul edilip,
    saygi duyulacak ve iman edilecek olmalidir oncelikle. (Yuhanna 16/7-10) & (Kuran 3/55 & 5/117)

    2) yine bugun evrim kurami sayesinde,
    yuce Allahin yeryuzunde yasayan butun turleri
    muazzam bir evrim mekanizmasi icinde,
    baslangicta sudan baslatarak,
    ve daha sonra en basitten en karmasiga dogru, evrimsel bir cizgide, yaratmis olabilecegini
    isaret eden bircok ayetler,
    (29/20 & 21/30 & 71/13-14 & 76/1… ;)

    ve yine yuce Allahin diledigi zaman

    hem butun bu herbir canli turunu kendi iclerinde,
    ya da turden ture indirmek,
    ya da daha gelismis bir hale cikarmak baglaminda,
    evrime maruz birakabilecegini isaret eden bircok ayetler,
    (7/69 & 14/19 & 2/65-66 & 6/133… ;)

    bu evrim dusuncesini tamamen reddeden,
    cunki butun insan turunun

    bir anda, ve hicbir zaman asla evrim geciremez bir sekilde,
    mukemmel ve sabit olarak,
    en bastan beri “Tanrinin Suretinde” yaratildigini,
    ve yine buna binaen, hz. Isanin
    –daha da mutlak bir sekilde–
    aynen ve tipatip mukemmel bir “Tanrinin Tecellisi” olarak yeryuzune gonderildigini iddia eden (Tekvin 1/27 & Yuhanna 1/1-4)

    ve boylelikle acik bir kufre ve “inkari uluhiyyete” dusen (5/17) bu bir takim fanatik anti-evrimci hristiyanlara buyuk bir ilahi tokat olacak olmalidir.

    ve yine daha sonra, bu gercegi kavrayan bazi salih hristiyanlar, bununla birlikte

    evrimi ve degisimi hicbir zaman icin ve asla
    dusunulemeyecek olan

    TEK MUKEMMEL & EBEDIYYEN SABIT VE DEGISMEZ,
    MUAZZAM VARLIK YUCE ALLAHA

    –esi benzeri olmayan–
    –her an evrime maruz birakilabilecek olan hicbir canli turunde tecelli etmis
    olmasi da, bu acidan asla makul ve olumlu
    karsilanamayacak olan–

    donecek olmalidirlar.

    ve bu salih hristiyanlar boylelikle hz. Isanin manevi sahsiyetine ve gercek yoluna hakkiyla uyarak, bu kufre sapan

    anti-evrimci Papazperest ve Isaperest (9/31 & 5/117) hak yoldan sapmis kisilere karsi
    Kiyamet gunune kadar Yuce Allah tarafindan ustun kilinacak olmalidirlar. (3/55)

    Kartalin Notu: burada yukaridaki yazinin birinci bolumunde anilan hz. Isa konusunu tartismak istemem sahsen, konunun dagilmamasi icin. bu konu hakkinda fikir alisverisinde bulunmak isteyenler –kendi goruslerini bildirmek, ya da baska yorumlar okumak icin– yukarida anilan siteyi ziyaret edebilirler.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 9:40 am

  50. (bu yazi “Akilli Tasarimin Amaci Nedir?” bolumunde inancli bir arkadasin yaptigi yorumdan alintidir. “Durust Birey” isimli arkadas lutfen hakkini helal et.)

    Asagida “ChristianAnswers.Net” sitesinden bir alinti aktarmak istiyorum.

    muhtemelen Evanjelik Hristiyan olan bu sitede
    Evrim Dusuncesine ilimli yaklasan diger bazi Hristiyanlar dahi siddetle reddediliyorlar.

    Ve bakin buna gerekce olarak gosterdikleri en onemli 10 sebebten birini nasil aciklamislar:

    Tanrinin kendi oglu Isa Mesihte Tecellisi Incilin ana ogretilerinden biridir.
    Incil der ki: Kelime ete burunduruldu ve (Tanrinin Tecellisi olarak) bizim
    aramizda yerlesti.
    Mesih Isa (Tanrinin Tecellisi olan) mukemmel bir insan seklinde yaratildi.

    Halbuki Evrim Dusuncesi bu bizim Kurtulus doktrinimizin temelini sarsmaktadir.

    Evrim Dusuncesini destekleyen Hoimar Von Ditfurth Isanin bedenlestirilmis Tanri olmasi inanciyla Evrim Dusuncesinin uyusmazligini soyle dile getirmektedir:

    Evrim Dusuncesi kacinilmaz olarak bizi bu Hristiyan doktrinini ciddi olarak sorgulamaya goturecektir.
    Bu suphesiz ki en temel Hristiyan inanci olan “Tanrinin Isa’da Tecellisi” fikri icin de gecerlidir.

    evet, sanirim fanatik anti-evrimciligin neden
    Evanjelik Hristiyan ideolojisi oldugunu, ve bundan 100 yil once ABD’de basladigini en iyi bir sekilde anlatiyor olmali yukaridaki alinti.

    Kartalin Notu: yukaridaki yazida adi gecen “Hoimar Von Ditfurth” evrim dusuncesini kabul eden ve bunu buyuk bir ilahi mucize olarak goren inancli hristiyan Alman bir bilim adami olmalidir.
    yukaridaki fikirlerinden oturu fanatik
    anti-evrimci Evangelist Hrstiyanlar tarafindan aforoz edilmis,
    ve ateist ve komunistlerle isbirligi icinde olan bir hain olarak takdim edilmeye calisilmistir cogu zaman.

    Allah gunahlarini affetsin.
    Mekani cennet ve Hz. Isa’nin yani olsun. (3/55)

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 16, 2007 @ 10:06 am

  51. (bu yazi Islami bir sitede “Yaratilis ve Darwin” basligi altindaki bolume
    inancli bir arkadas tarafindan gonderilmis
    bir yorumdan alintidir. Hasan arkadas lutfen hakkini helal et.)

    Yaratici neden yarattigi bir canliyi degistirmeye gerek gorsun ki?

    diye sormus yukarida, sn. metin arkadasimiz.

    Allahin butun isleri mutlak-zeka ve ilim uzeredir mutlaka,
    ve yaptigi butun islerinin altinda cok buyuk hikmetler ve hakli gerekceler mevcut olmalidir.

    benim anlayisima gore, su an “en kritik olan” iki temel gorus olmalidir yeryuzunde,

    bunlardan birincisi “Papazci Yaratilis”
    bunlardan ikincisi “Evrimci Yaratilis”

    fikirleri olmalidir.
    (ateizmi, agnostisizmi vs. hesaba katmiyorum
    burada, cunki konuyu sadece dini bir perspektiften degerlendirmek istiyorum burada.)

    “Papazci Yaratilis” fikrinin temeli
    Incil-Tekvin 1/24-27 ayetlerine dayaniyor olmalidir.
    ve bu fikre gore, Tanri yeryuzundeki butun canli turlerini

    kendi eliyle,
    bir anda,
    ve –birbirlerinden bagimsiz olarak– ayri ayri,
    ve asla degisemez ve evrimlesemez,

    bir sekilde yaratmis olmalidir.

    ve bunun ardindan yine insan turunu

    kendi eliyle,
    bir anda,
    ve yine asla degisemez ve evrimlesemez bir sekilde,
    ve “Kendi Suretinde,”

    yaratmis olmalidir. (Incil-Tekvin 1/27)

    Evet, eger gercekten yuce Allah “Kendi Suretinde” bir canli yaratmayi dilemis olsaydi,
    (ki O boyle birseyi asla dilemeyecegini 42/11 ayetinde acikca isaret edip vurgulamis olmalidir bizim icin)
    burada Allah’tan iki sey beklenirdi:

    1) bu canliyi “bir anda” yaratmis olmasi,

    cunki yuce Allahin kendisi butunuyle “bir anda” vardir, ezelden ve ebede kadar,
    ve kendisi cesitli asamalardan gecerek var olmamistir.
    dolayisiyla “Kendi Suretini” bagislamak isteyecegi herhangi bir canli turunu de yine butunuyle “bir anda” yaratip ortaya cikarmasi
    uygun olani olacaktir.

    2) bu canliyi asla “degisemez ve evrimlesemez” bir sekilde yaratmis olmasi,

    cunki yuce Allahin kendisi hicbir zaman icin “en kucuk bir degisim ve evrim” gecirmez. O ezelden ebede kadar hep aynidir
    ve mukemmeldir.

    iste yukaridaki (Tekvin 1/24-27) ayetlerine dayali olarak gelistirilen bu batil “Papazci Yaratilis” fikrini temelinden sarsip yikmak,
    ve bu batil fikri tamamen gecersiz kilmak icin,
    yuce Allah “Evrimci Yaratilis” fikrini benimseyerek,
    ve “ol” emrini kullanarak,

    yeryuzunde hayati en basit organizmalarla suda baslatmis, (29/20 & 21/30)
    ve daha sonra muazzam bir evrim kanaliyla
    butun diger canlilari asamalar halinde ortaya cikarmis, (71/13-14)
    ve bu halkanin en sonunda da insan turunu ortaya cikarmis olabilir. (76/1)

    ve yine butun bu canli turlerini
    gerek kendi turleri icinde,
    ve gerekse yeni bir tur halkedecek sekilde,
    daima “evrime ve degisime” –ihtimal olarak– acik birakmis olabilir. (7/69 & 14/19)

    dogru soylediklerim Allahtan, yanildiklarim nefsimdendir.

    daha sonra devam etmek uzere insallah,
    selam ve sevgilerimle.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 24, 2007 @ 7:43 am

  52. butun bu alintilardan sonra, ben burada direkt olarak Evrim konusunda degil ama, daha genis cercevede –Kurandan edindigim– su fikirlerimi iletmek istiyorum.
    belki bunlar genelde

    Evrim konusuna,
    Darwinist Ateizme,
    Evangelist Hristiyanliga vs.

    karsi nasil bir tutum icinde olmamiz,
    ve nasil yaklasmamiz gerektigine dair,
    bize daha derin ilahi bir perspektif kazandirabilir ve onemli ipuclari verebilir belki de umarim, Allahin izniyle…

    1) Kurana gore yeryuzundeki butun ateistler
    “kafirler” (= inkarcilar) olarak degil, ancak “gafiller” (= habersizler) olarak nitelendirilmis olabilirler.
    cunki bunlar –dunya hayatindan once–
    Allahin huzurunda hicbir zaman icin bulundurulmamis, ve kendilerinden bu konuda

    (Melekleri & Peygamberleri &
    Din Adamlarini 3/80 & 9/31)
    sahte RAB (Allah adina hukum ureten otorite
    42/10 & 9/31) edinmeyeceklerine dair

    hicbir ahid alinmamis,
    fakat bu buyuk ilahi sehadetten ve huzurdan tamamen “gafil” (= habersiz) birakilmis kisiler olabilirler. (Kuran 7/172, 179)

    dolayisiyla, bu tip kisilerin Allaha (Onun Meleklerine, Kitablarina, Din Gunune, Cennet ve Cehenneme… ;) karsi tamamen duyarsiz kalacaklarina ve bu konulari asla dusunmek, isitmek, gormek istemeyeceklerine isaret edilmis olabilir. (7/179)
    ve bilakis, bu tip insanlarin sadece temel hayvani icguduler dogrultusunda (kuvvet & zeka sergileme, yeme, icme, ureme, eglenme vs.) yasama arzusuyla dolu olacaklarina isaret edilmis olabilir. (7/179)
    ve yuce Allah, buyuk ilahi adaleti geregi,
    –bu kisileri daha onceden Kendi huzurunda bulundurmaktan gafil biraktigi icin– belki de bu insanlari dunya hayatindan sonra “cehenneme” (mezar) sokarak sonlandiracak,
    ve bunlarla “ebedi bir hesaplasma” icine
    –inkarci Arap musrikler, Hristiyanlar, Yahudiler vs. ile girecegini bildirdigi
    tarzda–
    girmeyecek de olabilir. (7/179) & (98/6)
    (dunyevi cennet x cehennem anlamlari icin bkz. Kuran 6/141 & 7/179)

    dolayisiyla, bu tip insanlar temelde
    dine karsi saygili kaldiklari surece,
    ve dindar insanlarin ozgurce kendi dinlerini, kendi aralarinda yasamalarina mudahele etmedikleri surece,
    ve dindar insanlara zorbalik yapmadiklari surece,

    kendileri de erdemli ve onurlu olarak diledikleri sekilde ozgur yasama hakkina sahip olabilmelidirler sanirim. (60/8-9)

    bunun disinda, yukarida anilan sahidlik olayinda hazir bulundurulduklari halde (7/172),
    Allaha verdikleri bu ahde ihanet ederek
    Isayi ve Papazlarini sahte RABLER edinen (9/31)

    –ve su an dunya capinda faaliyette olan isgalci ve somurucu–

    ozellikle Evangelist Hristiyan zihniyet
    ise, Kurana gore direkt olarak “kafirler”
    (= inkarcilar) olarak vasiflandirilmis, (5/17)
    ve bunlarin isledikleri bu Allah adina buyuk yalan ve gunah soylemleri

    yeryuzundeki en buyuk igrenclik,
    ve butun evreni yikima ugratacak buyuk bir zulum

    olarak nitelendirilmis olabilir. (19/88-91)

    Allah katinda her zaman en kotu & en zalim olan kisiler

    Allah adina yalan uyduran “dini kisveli”
    kisiler ve kurumlar olmalidir. (6/93)

    bundan otesi ise, ancak ikinci planda
    daha az kotu olarak yer almalidir her zaman, sanirim.

    dolayisiyla, yukarida bazi arkadaslarin
    yorumlarinda da acikca isaret ve ima edildigi uzere,
    bugun bu art niyetli “anti-evrimci” Evangelist propagandaya,
    ve bunlarin ateizmi on plana cikarip
    temelde Evrim dusuncesini bu yolla
    –dunya capinda ve butun inananlarin nezdinde–her yonden karalamak icin uyguladiklari kurnaz
    ve gayri-ahlaki taktiklere karsi,
    butun inancli arkadaslarin cok daha uyanik, Kuransal acidan egitimli ve bilincli hareket etmemiz gerektigini onemle hatirlatmak
    ve bu konuda ciddi bir uyarida bulunmak isterim.

    son olarak, yuce Allah

    su an Evrim dusuncesini bircok yonlerden destekleyen,
    ve bunun Kurani aciklamalarini ve ahlaki dogru yorumlarini arastiran ve bizlere ogreten,

    gunumuzun butun Islam dusunurlerinden,
    ve ilahiyat profesorlerinden,
    ve tum dindar insanlardan ve arkadaslardan

    bu baglamda razi olsun ve amellerini bosa cikarmasin,

    ve yine bu Evrim dusuncesiyle, bu cahil ve batil “Anti-Evrimsel Insanperest ve Isaperest” Evangelist hareketi dunya capinda
    –bilimsel ve ideolojik acidan– ebediyyen yikima ugratsin diyerek, ve bunu Ondan
    halisane dileyerek bitirmek isterim.

    Ona bilerek –ya da bazen bilmeyerek– hizmet eden herkese, selamlarimla…

    ve yine elbette benim de burada soylemis olabilecegim butun dogrular sadece Allah’tan,
    ve tum yanilgilarim ise, sadece nefsimdendir,
    diyerek ayriliyorum.

    Yorum yazan: kartal — Ağustos 24, 2007 @ 12:12 pm

  53. ………..

    Da Vinci’nin notu: Küfürlü mesaj silinmiştir.

    Yorum yazan: hayri — Ağustos 27, 2007 @ 1:00 am

  54. Neden birbirimize saygı gösterme konusunda bu kadar acz içinde bir milletiz anlayamıyorum.

    Yorum yazan: Mustafa KURU — Ağustos 29, 2007 @ 7:26 am

  55. http://evrimkarsiti.blogcu.com/4173730/

    bak evrimkarşıtı cevap vermiş. hem o bilimsel dediğin evrimcilerin saçma tahminleri. yok şu zaman ayrılmışmış da… hiçbirinin bilimsel değeri yok. kedigillerin ne zaman yaşadığını göstermek için, fosillere bakmak gerekir.bak fosillere de gör! yok hayaliymiş!!!!! saçmalık!

    vaz geçin bu evrimci saçma iddialardan, gözüme mi inanayım size mi? zaten balıkla ilgili yazıların hepten çalıntı!!!!!

    Da Vinci’nin notu: Bir daha “isimsiz” olarak sanki başkasıymış gibi yazmazsan iyi olur.

    Yorum yazan: aort — Eylül 14, 2007 @ 3:59 pm

  56. @aort

    O blogun sahibi “evrimkarşıtı” sensin değil mi? Bizi aptal falan sanıyorsun heralde. Bu tip oyunlara hiç gerek yok.

    Sana ilk önce Fosil dolandırıcılığı ve Sahte fosiller başlıklı yazımı okumanı öneririm. Bu tip fosillerin neden genelde Çin’den çıktığını o zaman daha iyi anlayabilirsin diye düşünüyorum.

    Ayrıca o resimde leopar diye gösterilen “şeyin” ne olduğuna kimse karar veremez. Şey dedim çünkü ona leopar diyebilmek için baya geniş hatta uçsuz bucaksız bir hayal gücüne ihtiyaç var. Hiçbir ayrıntısı belli olmayan bir kafatası. Ama HY efendi hazretleri buna leopar demiş. Bak sen. Biz de yedik. Oraya uydurma bir katalog numarası yazmakla hiçbir şey hallolmuyor malesef.

    Zaten yazımda da belirttiğim gibi en eski leopar fosili 3.8 milyon yıllık ve en eski Panthera cinsine ait fosil 6 milyon yıllık. Eğer HY bu uydurduğu fosiller aslında uydurma olmasaydı ve gerçek olsaydı zaten HY’nin elinde değil bir doğa tarihi müzesinde olurdu ve o fosili inceleyen en azından bir makale yazılmış ve bir bilimsel dergide yayımlanmış olurdu. Ama nedense böyle birşey yok. Nedense bu tip fosiller hep Çin’den çıkıp HY’nin eline düşüyor. Ne tesadüf ama değil mi? Yakında HY Çin’de bulunan 50 milyon yıllık insan fosiliyle karşınıza çıkarsa hiç şaşırmayın :) Ne de olsa Çinli fosil imalatçıları sipariş üzerine de çalıyordur. HY sipariş etti mi hemen hazırlarlar istediği özelliklerdeki fosili.

    Fosilin gerçek olmadığını görmezden bile gelsek o fosilin bir leopara ait olduğunu hiç kimse iddia edemez. Hiçbir bilim adamı bakıp bu leopar diyemez çünkü kafatasının hiçbir ayrıntısı belli değil. Kaldı ki bazı türleri sadece kafatasına bakarak ayırt etmek de mümkün olmayabilir, iskeletin diğer parçaları da gerekebilir.

    Bu katalog numarası da kendi müzelerinde kullandıkları katalog numarası. Yani fosilin gerçekliğiyle ilgili hiçbir değeri yok. Fosili bir yerlerden almışlar ve müzeye koyarken katalog numarası vermişler, o kadar. Tüm memeliler için SM ön takısını kullanmış (kuşlar için SB vb.) ve sonuna bir sayı eklemişler. Bu katalog numarasının fosilin bilimsel gerçekliğiyle hiçbir ilgisi yok. Kendi kafalarına göre verdikleri birşey yani.

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 14, 2007 @ 7:19 pm

  57. da(r)vinci @
    ”O blogun sahibi “evrimkarşıtı” sensin değil mi? Bizi aptal falan sanıyorsun heralde.” :) :D :D ben evrimin karşısındayım ama, evrimkarsiti ben değilim yani. :D evet önceden sizi aptal sanmıyordum ama şimdi anladım: kesinlikle öylesiniz.

    tabiii… ben evrimkarştıyım, ben HY’yım… yok yok ben Michael Behe’yim de…

    ulan yuh be… ben evrimkarsitiyim demek… bilmiyodum bak sen deyince öğrendim…ben aslında HY yım da çaktırmıyom biliyon mu????

    dur senin kim olduğnu tahmin edeyim… sen kodomansın!!! kandıramazsın beniii… yani ateist bi üniversite öğrencisisin…veterinerlik miiii??? ya da zooloji..

    başka sıralıy mi???

    davinci
    ”Oraya uydurma bir katalog numarası yazmakla hiçbir şey hallolmuyor malesef.”

    YUH BEEEE!!ulan bu kadar bağnaz cahil olunmaz!!! yani 100 milyon yıllık insan fosili bulunsa ve bu da hy’nın elinde olmasa, yine evrimi savunup sahte dersin… yazık sana. bilim gerçeği arar, sen ise dogmatik olarak evrimi kabul etmişsin…

    ya bi de beni evrimkarsiti sanıyo yaaaa. ufff yaa ba kadar olmaz… nasıl olabiliyoooo. ben sizi mantıklı insanlar sanardımm…

    hiç güleceğim yoktu. :D bak ben kimim eeeeee ben şey oluym. aha ben hy yım aslında…yok yok ben m. akyolumm.

    sen kadamonsın gizleme… kaçmaz benden.

    yakında o fosillerin iskeleleri sergilenirse şaşma…

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 8:30 am

  58. da[r]vinci @
    “Zaten yazımda da belirttiğim gibi en eski leopar fosili 3.8 milyon yıllık ve en eski Panthera cinsine ait fosil 6 milyon yıllık. ”

    ya o fosilleri görmüyon mu da, en eskisi 3.8 milyon yıllık diyon? işine geldi mi inan işişne gemedi mi inkar et oh!….

    “Eğer HY bu uydurduğu fosiller aslında uydurma olmasaydı ve gerçek olsaydı zaten HY’nin elinde değil bir doğa tarihi müzesinde olurdu ”

    fosiller yaratılış müzelerinde sergileniyor, o fosillere hayal ürünü diyemezsin, gerçekte varlar ve somutlar! :) zaten başka müzelerde de sergileniyor fosiller. evrimci olan müzeler tabi ki sergilemez, adamlar salak mı?

    “HY sipariş etti mi hemen hazırlarlar istediği özelliklerdeki fosili.”

    böyle salak salk iddialarından vaz geç, hiç bi dayanağın olmadan bi yerlerinden uyduruyon! sparişmiş…!

    o dinokuş fosilleri de hep çinden çıkıyo de mi? araform dedikleriniz hep çinden çıkıyo ve sahte oluyo!

    aaaa bu arada, senin(kodoman=davinci) boğaziçi üniversitesiyle alakan olmasın????? haaa!!!

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 10:18 am

  59. @aort

    Sen yazılanları okuyamıyorsan veya okuduklarını anlayamıyorsan söyle de seni ciddiye alıp cevap vermeyeyim. Bunların neredeyse tamamı HY’nın sahte fosilleridir. Memeli kafataslarının tamamını Çin’den almış ve yukarda adresini verdiğim yazıda Çinlilerin bu fosil dolandırıcılığı konusunda ne durumda olduğunu zaten gösteriyor. Ben sana açıkça şunu söylüyorum. 3.8 milyon yıldan daha eski leopar fosili yoktur. Var diyorsanız bunu kanıtlayan bilimsel bir kaynak göstermeniz lazım. Öyle HY efendinin “yaratılış müzesi”ndeki ne olduğu belirsiz bir fosilin hiçbir bilimsel değeri yok. HY oraya 60 milyon yerine 100 milyon da yazabilir ve sen orada ne yazarsa yazsın onu kabul edeceksin değil mi? Peki bunun doğrusunun ne olduğunu kim bilebilir? Bir fosilin yaşını bilim admaları belirler. Eğer bu kadar yaşlı bir leopar fosili bulunmuş olsaydı bu yaş tayini bir bilim adamı yapmış olurdu ve bilimsel bir makalede bu fosil ile ilgili yazı yazardı. Ama ortada öyle birşey yok. Var mı? Nerede?

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 15, 2007 @ 10:56 am

  60. ufffff… sana laf anlatılmaz boşwer sen.tabi tabiii zaten o fosillerin hepsi sahteee, .yok onlar, fotomontaj hepsi… adam niye koyuyo oraya fosili sergiliyo, numarasını da veriyo.

    bulunan her fosil yayınlansaydı ohoooo…

    sanki hy yazıyo o yaşı. :) o kitap avrupada okullara, profesörlere gönderiliyo. yani öyle kafadan yaş atıp, sahte fosil yapmak gibi bi durum söz konusu olamaz. ki zaten böyle bir durum gerçekten inanan birinden beklenemez. zaten yaratılış bir gerçektir, sahte kanıtlara intiyaç yok onca delil varken. o kitapları da büyük ihtimalle hy yazmıyo zaten.

    ayrıca o fosillerin bulunduğu bölge, o bölgede ne tür, hangi dönemin fosilleri çıkartıldığı da yazıyo zaten.

    Y.A. kitabından bir alıntı:

    Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Green River fosil yatakları, Eosen dönemine (55 - 34 milyon yıl) ait en önemli kaynaklardan biridir. Bölgede bilinen ilk kazılar 1850′li yıllarda yapılmıştır. Arkeolog Dr. John Evans 1856 yılında bölgeden topladığı balık fosillerini bilim dünyasına duyurmuş ve Green River Oluşumu bilim literatürüne geçmiştir.Green River aslında, Colorado ırmağının bir koludur. Green River Oluşumu da bir dağ gölleri havzasıdır.

    Green River’daki kazılarda bugüne kadar, yaklaşık 60 ayrı grup omurgalı canlı fosiline rastlanmıştır.

    Bu nedenle Ohio’da, özellikle Paleozoik zamana (543 - 251 milyon yıl) ait çok sayıda fosil elde edilmektedir.

    ÖNEMLİ: Ayrıca 50 milyon yıllık insan fosili olamaz mı? Bir ayakkabı tabanı fosili, 213 milyon yıllık taş yatağında bulunmuştu.Fosilin bilinen tek resmi 1922 tarihli bir New York gazetesinde yayınlanmıştı.

    ayrıca 312 milyon yıllık çömlek buludu. bu bulgular evrimi çökertmez mi? nassıl açıklıyon bunları?
    NOT:şimdi bu çömleğe inanmazsın(hy sana göre yalancı ya) diye sana birkaç link vereyim:
    http://creationtruthministries.org/answers.html
    http://www.badarchaeology.net/data/ooparts/wilburton.php
    http://www.ufoarea.com/main_relics4.html
    http://www.skybooksusa.com/time-travel/experime/paleozoi.htm
    http://www.kabatasdevri.com/kabatas_devri_giris_a.php

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 2:43 pm

  61. bu bulgulara sakın uzaylı deme.

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 2:46 pm

  62. Bir de anlamlı cümleler kurabilsen neler söyleyeceksin.

    Bence diyorum ki HY’nin dediği gibi 70-80 milyon yıllık leopar fosilleri yok. Fosillerin yaşlarını kim belirliyor sence? Bilim admları değil mi? Bana bir tane bilimsel kaynak göster ki 70-80 milyon yıllık bir leopar, aslan, kaplan, kurt fosillerinin bulunduğundan bahsetsin. Eğer bunlar grçekse bir yerlerde bilimsel dergilerde bu fosillerle ilgili yazılar çıkmış olmalı. Var mı? Malesef yok. Yani HY, Çinli fosil dolandırıcılarından sahte bir fosil alıp istediği bir yaşı fosile yazınca o fosil gerçek olmuyor.

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 15, 2007 @ 2:59 pm

  63. sanki hy yazıyo o yaşı. :) o kitap avrupada okullara, profesörlere gönderiliyo. yani öyle kafadan yaş atıp, sahte fosil yapmak gibi bi durum söz konusu olamaz. ki zaten böyle bir durum gerçekten inanan birinden beklenemez. zaten yaratılış bir gerçektir, sahte kanıtlara intiyaç yok onca delil varken. o kitapları da büyük ihtimalle hy yazmıyo zaten.

    ayrıca o fosillerin bulunduğu bölge, o bölgede ne tür, hangi dönemin fosilleri çıkartıldığı da yazıyo zaten.

    Orada yazan yaşın doğru olduğunu nerden biliyorsun? Yaş tayinini bilim adamları yapar. Ayrıca bu fosileri de sıradan insanlar değil bilim adamları araştırır ve bulur. Sen diyorsun ki 80 milyon yıllık bir leopar fosili bulundu ama bulan bilim adamları hiçbir bilimsel dergide bununla ilgili tek kelime birşey yazmadı. Ne kadar komik olduğunun farkında olmadığına eminim.

    Konu sadece bu leopar kafatası da değil. Aynı şekilde birçok kafatası 80-100 milyon yaşında diye sunuluyor kitapta. Bunların tamamı uydurma. Hiçbirinin bilimsel yayınlarda duyurulmuşluğu yok. Böyle birşey mümkün değil. Eğer gerçek olsalar çgerkenten çok önemli fosiller olurlardı ve buluşu yapan bilim adamları çok bir iş yapmış olurlardı ve bu haberler emin ol her bilim dergisinde bol bol yer bulurdu. Bunlar 1-2 tane de değil, HY’nin kitabında onlarca böyle örnek var. Ne gariptir ki bunların bir tanesiyle ilgili bile bilim dergilerin tek bir haber bile yok. Bu işte bir gariplik yok mu sence?

    Kitap avrupada okullara profesötlere dönderiliyor demişsin. Gönderilmesinin önünde bir engel nasıl olabilir ki? Ben de istediğim bir kitabı alıp gönderebilirim. Gönderiliyor diye içindekiler doğru mu oluyor? Önemli olan gönderilen kişilerin kitabın bilimsel içeriğiyle ilgili ne düşündükleri. Bunu da Yaratılış Atlasının dünyadaki ‘etkileri’ başlıklı yazımda değinmiştim. İstersen açıp bakarsın bilim admları kitapların bilimsel(!) içeriğiyle ilgili ne düşünüyorlar :)

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 15, 2007 @ 3:12 pm

  64. Biraz msn diliyle konuşup imla kurallarına dikkat etmiyor olabilirim ama, yazılarımın anlaşılır olduğunu düşünüyorum.

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 3:14 pm

  65. http://community-2.webtv.net/WF11/3BillionYearOld/

    ayrıca şurayı da bi ziyaret et. insanın kökeni çok eski.evrimciler açıklayamaz.

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 3:34 pm

  66. @aort

    Biraz msn diliyle konuşup imla kurallarına dikkat etmiyor olabilirim ama, yazılarımın anlaşılır olduğunu düşünüyorum.

    60 numaralı mesajın moderasyondaydı onu görmeden sadece 61′i gördüğüm için öyle dedim.

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 15, 2007 @ 4:52 pm

  67. davinci@
    ”60 numaralı mesajın moderasyondaydı onu görmeden sadece 61′i gördüğüm için öyle dedim.”

    haaaaa. :)

    ayrıca verdiğim linklere baktın mı? hani şu çömlek meselesi…

    Yorum yazan: aort — Eylül 15, 2007 @ 9:07 pm

  68. @aort

    Aslında verdiğin linklerden biri o 312 milyon yıllık olduğu iddia edilen demir potla ilgili iddiaların ne kadar garip ve komik olduğunu açıklıyor.

    http://www.badarchaeology.net/data/ooparts/wilburton.php
    http://paleo.cc/paluxy/ironpot.htm

    Bu iki linkte olayın garipliği ve aslında bu iddianın ne kadar temelsiz olduğu açıklanıyor. Özellikle ikinci linki okursan olayı net bir şekilde anlayabilirsin.

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 15, 2007 @ 10:17 pm

  69. Yaa Da Vinci, işte böyle cahillerle uğraşıyoruz:

    Ayrıca 50 milyon yıllık insan fosili olamaz mı? Bir ayakkabı tabanı fosili, 213 milyon yıllık taş yatağında bulunmuştu.Fosilin bilinen tek resmi 1922 tarihli bir New York gazetesinde yayınlanmıştı.

    ayrıca 312 milyon yıllık çömlek buludu. bu bulgular evrimi çökertmez mi? nassıl açıklıyon bunları?

    Bilim yerine böyle hurafelere itibar ediyorlar.

    Yorum yazan: kodoman — Eylül 17, 2007 @ 8:28 am

  70. hurafeymiş…! işine gemeyince hurafe de.kendin en büyük hurafe olan evrime inanıyon, hiç bi dayanağı olmayan materyalist felsefeye inanıyon, cahilsin kadoman. materyalizm ve evrimin ne kadar saçma olduğunu anlamayacak kadar da akılsız…

    tabi evrime uymuyo ya hurafe olur sana göre… nerenden uyduruyosan…!

    hepiniz cahilsinz ve bağnazsınız. darvinizm dininden dönemezsiniz yemiyo demii… sorumluluktan kaçın siz daha… ama hesap sorulunca çok pişman olacaksınız ki, geri dönüşü olmayan sonsuz azaba uğrayacaksınız.ben sadece uyarayım.

    Yorum yazan: aort — Eylül 17, 2007 @ 3:23 pm

  71. ama hesap sorulunca çok pişman olacaksınız ki, geri dönüşü olmayan sonsuz azaba uğrayacaksınız.ben sadece uyarayım.

    aort, bu tip şeylerle ancak çocuklar kandırılır. Sen şansını başka yerde dene.

    O 200-300 milyon yıllık çömlek dediğin şeylerin tamamı temelsiz şeyler. Biraz araştırınca işin gerçeği ortaya çıkıyor zaten. Onun için 300 milyon yıl önce insanlar vardı gibi komik hatta saçma sapan şeylere inanmamızı bekleme.

    Bir de kullandığın sözleri biraz daha özenli seçersen iyi olur.

    Yorum yazan: Da Vinci — Eylül 17, 2007 @ 4:59 pm

  72. http://www.christiananswers.net

    ingilizce bilen arkadaslarin zaman zaman
    yukarida linkini verdigim bu –dunya capinda–
    cok populer olan (butun yazilari ve makaleleri
    en az 42 dile cevrilmis durumda) Evanjelik hristiyan siteye ugrayip,
    burada “evrim kuramini tamamen cokerten” muhtesem delillere sahit olmalarini tavsiye ederim. bunlardan bir kaci:

    1) bu arkadaslar dunyanin aslinda milyarlarca yil once degil (fakat Incilde aktarildigi uzere) sadece 6000 yil once ve bir anda “sak” diye yaratildigini “muhtesem delillerle” kanitliyorlar…

    2) yine bu arkadaslar insanlar ile dinazorlarin ayni cagda yasadiklarini “cok saglam fosil bulgulariyla” ortaya koyuyorlar…

    3) yine bu arkadaslar bir maden kazisinda en eski jeolojik katmanlarda “modern insan ayak izine” rastliyorlar…

    4) yine bu arkadaslar insan evrimini gosteren nice fosil kayitlarinin aslinda “kocaman bir uydurma” oldugunu “net bir sekilde” ortaya koyuyorlar…

    5) ve boylece bu arkadaslar bu sekilde ve daha nice delillerle “evrimi tamamen cokerterek” Tanrinin (aynen Incilde aktarildigi gibi) butun insanlari bundan sadece 6000 yil once bir anda ve “sak” diye –evrimlesmesi asla soz konusu olmayan mukemmel ve butun bir sekilde– “Kendi Suretinde” yarattigini (Tekvin 1/27) butun dunyaya en acik bir sekilde ispat etmis oluyorlar…

    6) butun bu deliller su an ABD’nin dort bir yanindaki “Yaratilis Muzelerinde” butun insanliga sunulmakta,
    ve boylece evrimci (Incil dusmani)
    kafirleri buyuk bir sessizlige ve hezimete
    ugratmaktadirlar…

    (bu arada bu sitedeki muhtesem heybetli “Yaratilis Muzesini” mutlaka
    ziyaret etmenizi onemle tavsiye ederim)
    —————–

    Abdulkerimin notu= fakat cok “heyecana” kapilmaya gerek yok herhalde arkadaslar!
    su an ABD’deki ve dunya capindaki nice
    –inancli ya da ateist– diger butun
    bilim adamlari da bu “muhtesem delilerden” (afedersiniz “delillerden” ;) elbette haberdar
    olmalidirlar cunki.
    onlar bu “delilerle” (afedersiniz “delillerle”)mesgul olmak yerine su an dunyanin dort bir yanindaki tum yorelerde ve laboratuvarlarda evrim olayinin tum mekanizmalarini ve tarihte nasil ve hangi sartlarda gerceklesmis olabilecegini tam olarak arastirmak ve tesbit etmek ile mesgul olmalidirlar herhalde…

    selamlar ve sevgiler.

    Yorum yazan: Abdulkerim — Ekim 2, 2007 @ 12:47 am

  73. Sevgili kardeslerim,
    Bir sey sormak istiyorum. Anne sutu