[Bu yazı www.turandursun.com sitesinde yayımlanmıştır. ]
Bu ayki yazımın konusu yine Harun Yahya’nın gerçek dışı iddiaları olacak. Bu seferki kitabımız ‒ her ne kadar isim benzerliği olsa da ‒ geçen seferkinden farklı. Bu yazıda “50 Maddede Evrim Teorisinin Çöküşü” adlı kitaptaki iki maddeyi ele alacağım. Lafı fazla uzatmadan incelememize başlayalım:
4 – Deprem, Bir Şehri Nasıl Geliştiremezse, Mutasyonlar da Canlıları Geliştiremezler
Mutasyonlar, insan vücuduna dair tüm bilgilerin şifreli olduğu DNA üzerindeki rastlantısal değişikliklerdir. Mutasyonlara radyasyon, kimyasallar gibi etkenler neden olur. Evrimciler, mutasyonların canlıları evrimleştirdiğini öne sürerler. Oysa mutasyonlar canlılara daima zarar verirler, onları geliştirmezler, onlara yeni özellikler (örneğin kanat, akciğer gibi organlar) kazandıramazlar. Onları ya öldürür ya da sakat bırakırlar. Mutasyonların bir canlıyı geliştirdiğini, ona yeni özellikler kazandırdığını iddia etmek, bir depremin bir şehri daha gelişmiş ve modern bir hale getirdiğini, veya bir bilgisayara çekiçle vurulduğunda bir üst modelinin ortaya çıkacağını iddia etmeye benzer. Nitekim gözlemlenmiş hiçbir mutasyonun genetik bilgiyi artırdığı görülmemiştir. (Harun Yahya, 50 Maddede Evrim Teorisinin Çöküşü, s. 10-11)
Mutasyonların canlılara daima zarar verdiği, canlıları geliştirmediği, yeni özellikler katmadığı gibi iddialar ancak bilimsel gerçeklerden tamamen kopuk bir zihnin ürünü olabilir. Elbette her mutasyon yararlıdır, yeni özellikler katar gibi bir iddiada değilim ama Harun Yahya’nın buradaki iddiası tüm mutasyonların zararlı olduğu yani hiçbir şekilde yararlı mutasyon olamayacağı yönündedir. Amerika’daki en popüler evrim karşıtı Hristiyan gruplardan olan Answers in Genesis bile yaratılışçılar tarafından asla kullanılmaması gereken argümanlar listesine “hiçbir yararlı mutasyon yoktur” maddesini koymuştur. İnançları uğruna Dünya’nın 6000 yaşında olduğunu bile savunabilen bu adamlar bile “hiçbir yararlı mutasyon yoktur” argümanının bilimsel gerçeklerle çeliştiğini görebiliyor ama Harun Yahya bu saçma iddiayı savunuyor ve bu görüşü, depremlerin binaları yıkması ve çekiçle bilgisayar vurmak gibi absürt örneklerle süsleyerek insanlara yutturmaya çalışıyor.
Mutasyonların prensip olarak yararlı olup olamayacağıyla ilgili bir tartışmaya girmek bile anlamsız olacaktır. Şüphesiz ki prensip olarak mutasyonlar yararlı sonuçlara neden olabilir. Ama gerçekten de gözlemlenmiş yararlı mutasyonlar var mıdır? Elbette vardır. Bu konuda en çok bilinen birkaç örnek için Yararlı mutasyonlar var mıdır? başlıklı yazıya bakabilirsiniz. Bu yazıda yararlı olduğu bilinen birkaç mutasyon örneğini ve kısa açıklamalarını görebilirsiniz.
Bunun yanında Mutasyon tipleri ve ektileri başlıklı yazıyı da incelemek Harun Yahya’nın örneklerinin absürtlüğünü daha net ortaya koyacaktır. Örneğin kromozom veya gen duplikasyonları (ikileşmeleri) bir çekiçle bilgisayara vurmaktan ziyade örneğin bilgisayarın sabit diskinin veya hafıza biriminin birer kopyasının oluşması gibi birşeydir. İkinci bir sabit disk oluşmasının yararlı olmasının mümkün olamayacağını mutlaka zararlı olacağını söylemek ne kadar akıllıcadır sizce? Gen duplikasyonlarının yanında ekleme ve çıkarma mutasyonları ile nokta mutasyonların da yeni ve farklı özelliklerin ortaya çıkmasında etkili olduğu gözlemlenmiş ve gayet iyi bilinen gerçeklerken Harun Yahya’nın yaptığı gibi bu gerçekleri görmezden gelerek insanlara bunların aksini aktarmaktaki amaç ne olabilir? Olay acaba sadece bilgisizlikten kaynaklanan yanlış bilgi aktarımı mı yoksa belli bir amaca yönelik olarak çarpıtma ve aldatmaca mı?
Geçelim bir diğer iddiaya:
7 – Canlı Grupları Yeryüzünde Aniden ve Aynı Anda Ortaya Çıkmıştır
Bugün bilinen temel canlı kategorilerinin tamamına yakını, 530-520 milyon yıl önce, “Kambriyen Devri” adı verilen jeolojik devirde aynı anda ve aniden ortaya çıkmıştır. Süngerler, yumuşakçalar, solucanlar, derisidikenliler, eklembacaklılar, omurgalılar gibi birbirinden tamamen farklı vücut planlarına sahip canlı kategorileri, daha önceki jeolojik devirlerde hiçbir benzerleri yokken, bir anda belirmişlerdir. Bu gerçek, evrimcilerin, canlıların tek bir ortak atadan uzun zaman içinde ve aşama aşama türedikleri iddiasını çürüten önemli bir delildir.Yeryüzünün bir anda, son derece farklı vücut yapılarına, son derece karmaşık organlara sahip birçok canlı ile dolması, elbette ki bu canlıların yaratıldıklarını gösterir. Evrimciler, Allah’ın varlığını ve yaratışını inkar ettikleri için bu mucizevi olayı kesinlikle açıklayamazlar. (Harun Yahya, 50 Maddede Evrim Teorisinin Çöküşü, s. 12-13)
Burada devasa boyutta bir çarpıtma göze çarpıyor. Belki çok önemli değil ama Kambriyen devri 10 milyon yıllık bir aralığı değil 490-543 milyon yıl öncesini yani 53 milyon yıllık görece oldukça uzun bir aralığı kapsar. Ayrıca bilinen temel canlı kategorilerinin tamamına yakınının bu dönemde ortaya çıktığı, tamamen gerçeklikten uzak ve bilimsel delillerle çelişen temelsiz bir iddiadan başka birşey değildir. Eski bir Genç Dünya Yaratılışçısı ve (halen) Hristiyan olan Glenn R. Morton’un Phylum Level Evolution (Filum Seviyesi Evrim) başlıklı makalesinde belirtildiği gibi Kambriyen öncesi dönemde 4 filum, Kambriyen döneminde 9 filum, daha sonraki dönemlerde ise 20 civarında filum ortaya çıkmıştır. Bunlar sadece hayvan filumlarını kapsar. Bunlara bitki filumları da eklendiğinde dağılım şöyle olur: Kambriyen öncesi dönemde 4, Kambriyen döneminde 9, sonraki dönemlerde ise 32 filum. Görüldüğü gibi Kambriyen döneminde ortaya çıkan temel canlı kategorileri bırakın tamamına yakın olmayı çoğunlukta bile değildir. Son 10 bin yıllık dönemi kapsayan Holosen devrinde yani M.Ö. 8000 yılından günümüze kadar on 10 bin yıl içinde olan süreçte 12 (bitkiler de katılırsa 13) yeni filum ortaya çıkmıştır. Yani şu anda Kambriyen dönemine göre çok daha kısa sürede daha fazla yeni vücut planının ortaya çıktığı bir dönemde yaşamaktayız. Ayrıca bakterilerilerin 2.5-3 milyar yıl önce var oldukları gerçeğini de unutmamak gerekir. Mikroorganizmlar Kambriyen döneminin çok öncesinden beri Dünya üzerinde varlıklarını sürdürmektedirler.
Burada tüm yaratılışçıların cevap vermesi gereken çok önemli bir soru karşımıza çıkıyor. Fosil kayıtlarında omurgalı hayvanların ilk defa gözlemlenme sırasının balıklar, amfibiyenler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler şeklinde olması ve aniden hep beraber bir ortaya çıkışın olmaması Kambriyen patlaması iddiasını nasıl destekler? Ayrıca neden Kambriyen dönemine ait hiçbir amfibiyen, sürüngen, kuş veya memeli fosili yoktur? Eğer Kambriyen dönemi ani ve toptan bir yaratılışı temsil ediyorsa neden bu dönemden kalan sürüngen, kuş veya memelilere ait hiçbir fosil bulunmuyor ve aniden yaratılış görüşünün tam aksine bu canlı grupları kademeli bir değişimi işaret edercesine sırayla ortaya çıkıyorlar?
Kategorisi: Evrim, Evrim Teorisi, Harun Yahya | Etiketlendi: fosiller, Kambriyen patlaması, mutasyonlar, yararlı mutasyonlar
neden sadece 2 maddeyi ele alıyon.geriye kalan 48 maddeye cevap bulamadın mı yoksa :))) bu arada referans verdiğin tuna dursun eğer önemli bir insan olsaydı herkes tanırdı.ben adını ilk defa duyuyorum..
ermez..
belli kafan pek ermiyor bu konulara..
turandursun duymamissan, sitesi var gir, oku.. eserlerini tani.
ayrica yukaridaki yazninin turan dursun’la alakasi yok.. sadece turandursun sitesinden yayinlanmis bir yazi.. ayrica diger maddelerede cevap vardir.. ama sence bu maddeleri ve cevaplari okuduktan sonra, diger 48 maddeye cevap vermek gerekirmi?? asagi yukari diger maddelerin ne olabilecegini, bu maddeler gibi safsatalardan ibaret olacagini anlamamk aptallik olmazmi..
New Ateist,
Yazının sahibi benim. Bu makaleyi turandursun.com’da yayımlanması için yazmıştım. Orada yayımlandıktan belli bir süre sonra yazıları burada yayımlıyorum. Ortada bir yanlış anlaşılma varmış gibi geldi, düzeltmek istedim.
Yeme bizi Da Vinci !
Yok onu ben yazdımda, yok orda yayınlattımda falan diye atıp tutuyon.Senin eğitimin ne, senin yaşın ne! o kadar profesör yazamıyorda sen mi yazıyorsun! hadi bee!
bu yazıyı yazan adamı bilmem ne zaman önce atv haberde izlemiştim.Adam yeni zelandalı mı neydi.hatta adam yarı zenciydi :D :D
Soytarılık yapmaktan zevk almak nasıl bir psikolojik sorundur acaba?
mutasyonlar konusundakı orneklerınıze baktım..özellıkle şu loylondan besın ureten bakterıler ılgımı cektı..labaratuar ortamındada aynı sekılde bu bakterılerın mutasyonunun gozlemdıgını yazmıssınız..anlamadıgım ıse nasıl oluyorda tam zamanın da bır mutasyon gecıryor bu canlılar yanı labaratuar ortamındada anınden mutasyon oluyor ve canlı adaptasyon gelıstırıyor..bu tesaduften fazlasına ısaret dıyor bence…..kambrıyen devrınde ıse asıl acıklamanız gereken su…kambrıyen devrındekı canlıların vucut komplexlıgı cok fazla kambrıyenden oncekı bır kac canlı grubuyla kambrıyen devrı canlıları arasında evrımsel bır ucurum var ve aralarında evrımsel bır baglantı yok……kambrıyenden sonrakı canlılarda bu evrımsel baglantı varmıs gıbı gorunuyor..ama kambrıyenden oncekı canlılar kambrıyen devrındekı canlılara evrımsel olaak baglanamıyorlar….
son olarak …bende inaclı bır ınsanım ..neden evrım ALLAH ın varlıgını ınkar etsın bunu bır turlu anlayamadım..ben evrımsel yaratılısı savunuyorum (kambrıyen devrı buyuk bır sorun olmasına ragmen) ha dersenızkı ınancınızda buna ısaret varmı bence var…ınsan suresının 1. ayetı ıle mumın suresının 12 ayetı bence acıkca evrımden bahsedıyor……insanlar kafalarında bır tanrı ıcat etmısler ve bu tanrının neyı nasıl yaratması gerektıgı hakkında fıkır beyan edıyorlar..bence bu cok yanlıs……ha evrıme gelınce ben evrımı her zaman cıddıye alırım ama darvınıstlerı degıl…darvınıstler tesaduflere ınanıyor ama ben buguune kadar bulunmus hıc bır evrım kanıtının tesaduflerı dogruladıgını gormedım..hep mukemmbel vucut hatlarına sahıp eksıksız canlılar cıkıyor…bu evrımın tesaduf degılde bır olgu oldugunu gosterıyor bence…evrım dogaya konmus bır kanun olabılır..cunku evrımı sadece canlılar degıl tum evren gecrıyor..
@akın
tek bir sorunu cevaplamak isterim… evrim kimsenin dinini ve tanrıyı inkar etmez… evrim bunla alakalı değildir… bazı gericiler bunu ileri sürerek kendilerine pay cıkarmaya calısıyorlar… olay bundan kaynaklanıyor…
onun haricinde inanmak veya inanmamak kişiye kalmış bir şey…
maden evrimin dinsizlikle bir alakası yoktur o zaman aşağıdakileri okuyalım lütfen:
Karl Marks, Darwinizm ile komünizm bağlantısını şu şekilde açıklamıştır:
“Darwin’in yapıtı büyük bir yapıttır. Tarihteki sınıf mücadelesinin doğa bilimleri açısından temelini oluşturuyor.” (Marks Engels Mektuplar, cilt 2, s. 126)
Lenin ise şöyle demektedir: “Marks’ın teorisinin tümü, evrim teorisinin, en tutarlı, en tam, en düşünülmüş ve özlü biçimiyle çağdaş kapitalizme uygulanması-dır.” (Robert M. Young, Darwinian Evolution and Human History)
“BİZİM GÖRÜŞLERİMİZİN TABİİ TARİH TEMELİNİ İÇEREN KİTAP (Darwin’in Türlerin Kökeni kitabı) BUDUR İŞTE.” (Marx ve Engels, Mektuplar, s. 426)
Kitleleri katleden kanlı Çin komünizminin diktatörü Mao ise dayandığı sapkın ideolojiyi açık şekilde ifade etmiştir:
“ÇİN SOSYALİZMİNİN TEMELİ, DARWİN’E VE EVRİM TEORİSİ’NE DAYANMAKTADIR” (K. Mehnert, Kampf um Mao’s Erbe, Deutsche Verlags-Anstalt, 1977)
Stalin’in ise sözleri şöyledir:
“Genç nesillere… üç şeyi öğretmeliyiz: Dünyanın yaşını, jeolojik kökenini ve DARWİN’İN ÖĞRETİLERİNİ” (Kent Hovind, The False Religion of Evolution,) Royalse.com
Lenin’in terör talimatları oldukça dikkat çekicidir:
“Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak… Devletin hazinelerinden paraları almak… Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır.” (“Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkın-da”, Homizuri G. P., Moskova 2005)
Bebek katili Abdullah Öcalan ise, Darwin’in sapkın öğretilerine hayranlığı ile bilinmektedir:
“Genelde insan dışı tüm canlı varlıklarda süren doğal evrim süreci, insan toplumunda kendi kavrama ve ifadesiyle bilinçlice sürdürülmektedir. İnsan türünün Homo Sapiens türünde günümüzün dil yapısına yol açan kavrama sürecindeki sıçrama, iradeli toplum oluşumlarına sıçratma imkanı vermiştir. Yabanıl toplum aşamasında insan grupları bir nevi gelişkin hayvan topluluklarının düzeyini yaşıyordu…”
şimdide sedatın siyasetle biyolojiyi karıştırmasını açıklayalım…
darwinin yaptığı tek şey canlıları gözlemlemek ve bunun sonucunda canlılar arasında bağlantı var mı yok mu bunu öğrenmek…
yıllarca çalışmasının ardından bilindiği üzere çalışmasının bir özeti olan türlerin kökeni kitabını çıkarttı…
gelelim sedatın iddiasına… kominizm vs… darwinin kitabında siyaset yoktur… varsa sayfa numarasını sölemen yeterli tekrar okurum… (okuduysan tabi)
tarihte sınıf mücadelesi olmuşsa bu kapitalist ve dini sınıflandırmalardan dolayı olmuştur…
sosyalizmin anlamını bilmeyen sedata burdan sosyalizmin ne olduğunu araştırmasını öneririm…
liderlerin kendi zaaflarından, saplantılarından ve doyumsuzluklarından kaynaklanan sorunlar sosyalizme, komunizme ve evrime bağlanmaz…
birileri sürekli şu gerçeği gözlerinden kaçırmışlardır… komunizm ve sosyalizm bilimin hep pozitif tönde ilerlemesini sağlamıştır… bilime önem verilmiştir… rusya ve çin şuan birer dünya deviyse nedenide budur…
darwinin çalışmaları bir gerçeği göstermiştir… insanlar arasında sınıf farkı yoktur… hatta hiçbir canlı arasında sınıf farkı yoktur…
işte bu dini kuralları yöneten ve bunlar tarafından kandırılmış insanları rahatsız etti…
şimdi gelelim dinine sahip çıkanların yaptıklarına…
-yıllarca süren haçlı seferleri…
-yıllarca süren insanları müslümanlığa zorlayan arap katliyamı ( türklerde bu katliyamlardan sonra müslüman olmuştur)
-yakın tarihe gelirsek menemen olayı. Kubilayın dini dogmalarla beyinleri yıkanmış köpekler tarafından vahşice öldürülmesi…
-şeyh said isyanı…
-daha yakına gelelim madımak katliyamı…
-biraz daha yaklaşalım hrant dink in öldürülmesi…
-biraz uzaklaşalım dünyanın en dindar ülkesi olan amerkanın ırakta yaptığı katliyam…
-amerikanın dünya üzerinde yaptığı diğer katliyamlar…
-ısrail filistin arasındaki sorunlar
-israil lübnan savaşı
evet bu saydıklarım yok biz müslümanız biz hristiyanız biz yahudiyiz diyenler… hepsi dindar bunların…
bunların hepsi kapitalizm ve din nedeniyle olmuştur ve gerçek sebepleri bunlardır…
fakat evrim teorisi bir savaşa neden olmaz, evrim canlıyı savunan bir teoridir canlıların eşit olduğunu iddia eden bir teoridir…
komunist liderlerin, biz evrimi kabul ediyoruz katliyam yapacağız gibi bir düşüncesi yoktu. yalnızca hükmetme istekleri vardı…
Lenin’in terör talimatları oldukça dikkat çekicidir:
“Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak… Devletin hazinelerinden paraları almak… Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır.” (”Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkın-da”, Homizuri G. P., Moskova 2005)
bununla evrim arasında nasıl alaka kurduysan tebrik ediyorum…
ve son olarak hakaretin bu kadarı… yazıklar olsun… evrimi savunanları öcalan denilen katille bir tutman… acaba darwinden, evrimden haberi var mı sormak isterim ama öle bir ihtimal yok…
ordan burdan bulduğun yazıları kopyala yapıştır yaparak siyasi yazılar yazarak kelime oyunları yaparak bi yere gelemezsin sedat…
son olarak harun yahyanın sitelerinden kopyala yapıştır yapma varsa bi bildiğin ve KENDİ DÜŞÜNCEN öle yaz…
sedatın yazıları buradan kopyalanmıştır….
http://www.netcevap.org/index.php?git=makale&makale_id=1752
akın aydın değilim onu belirteyim.
@ sedat;
öncelikle hiç bir zaman evrim teorisini siyasal bir sistemle bağdaştırmamalısın bence. eğer bağdaştırmak istiyorsan, güçlünün hayatta kalması, yani seçilim aslında daha çok kapitalizmle alakalı bir durum. komunizm ve sosyalizm sistemleri daha eşit ortamlar yaratmak üzereye ortaya çıkmış sistemler. fakat kapitalizm ise insanların tamamen bilinçsiz ya da kısmi bilinç seviyesinde para akışına katkıda bulunmalarını sağladığından daha körü körüne bir sistem. din evrim bağlantısına gelirsek gereksiz bir tartışma içine girmiş oluruz.evrim hiç bir zaman bir tanrının varlığını sorgulayan bir teori olmamıştır, tabi eğer harun yahya gibi balık tutma aparatlarının fotoğraflarını çekip evrimin olmadığını kanıtlamaya çalışan bir kişiye inanmıyorsan, ya da onun gibilere.bir insanın şu hayatta yapması gereken okuyup, düşünüp, yorumlamaktır. inanıyorsan, Kur’an da böyle diyor zaten.ilerlemenin yolu süzgeçten geçirip gerekliyi kullanmaktır.sosyalist, komunist devletler de tarihin bir çok döneminde olduğu gibi ilerlemeyi önemsemiş devletlerdir. sadece birşeylerin akışı değil de, teknolojide, sağlıkta, eğitimde yapılan gelişmeler bir sosyalist ya da komunist devletin gelişimini gösterir.çünkü insanlara eşitlik ve daha rahat bir yaşam sağlamak amaçtır, lüksten önce temeli kazandırmak gerekmektedir.ayrıca mao, lenin, stalin vs. hiç farketmez, bir siyasi diktatör ya da demokratik, inançlarını açıkladığında bu bütün devlete mal edilemez.kendi görüşleridir ve saygı duyulmalıdır.en ufak bir siyasi olayda yaşanan tartışmalara bakarak bunun böyle olduğunu düşünmelisin.
sosyalizm ya da komunizm ise ilerlemek için sadece dinin dogmalarından kurtulmayı seçmişlerdir, fakat talihsizliktir ki hep dinsiz ya da dine karşı devletler olarak nitelendirilmişlerdir. fakat din her zaman irade ilgili ilgili kalmıştır.
yazıya bakarak şu kanıya varıyorum;
sosylist ve komunist devletler dinsizdir, evrim teorisini desteklemişlerdir. bu da evrim teorisinin dinsizliği yaydığına bir kanıttır.yani 3 ilişkili olması muhtemel konunun basitçe yan yana getirilip mantık aranmasından başka birşey değildir.
eğer bu sözleri hala bu ekonomik ve siyasal sistemlerle örtüştürüyorsan, her birini dini dışarda bırakarak incelersen, kendi cevabını da bulursun.şimdi sözleri numaralandırıp teker teker elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım.
1- Karl Marx bir ekonomik sistem savuncusundan önce bir sosyologdur. fakat diğer sosyologların aksine toplumu sınıflar ve özellikle bu çatışmalar üzerine ele almıştır(herhangi bilimsel bilgi alabileceğin(tabi yanlı olmadığı sürece) sitede bulabileceğin bir bilgi).bu sözünde ise hayvanlarda da olan güçlünün güçsüzü yenmesi olayına atıfta bulunuyor ve zenginin ya da asilin fakiri ya da sıradan insanları ezmesi, üstte olması ile ilişkilendiriyor. çünkü bilindiği üzere insan nüfusunun büyük çoğunluğu amerikan ve fransız devrimlerinden önce yüksek kültüre sahip insanlar tarafından (ki onlar din adamları, ülke yöneticileri gibi güce sahip insanlardır) köle olarak kullanılmaktaydı.
2-yine aynı sonuç, güçlü insanın (günümüzde para, mal,mülk,mevki vs. sahibi) güçsüz insanla arasında olan ilişkisi, çatışmasının aslında kapitalizmde olmasıyla kurulan bir bağlantı var burada. madem ki evrim teorisi bu kadar kapitalizme yakın ve kapitalist sistem dinle alakalı görülüyor, neden evrim dinsiz oluyor demek istiyorum bu noktada.(senin mantığının aynısı)
3-Marx ve Engels, iki düşüncenin yakınlığından dem vurmuşlar.
4-öncelikle sapkın ideoloji olarak nitelendirmeni anlayamıyorum, mao’da farklılıklardan uzaklaşıp, aynı sistemin kullanılmamasından bahsediyor olmalı hatırladığım kadarıyla. cımbızla özellikle çekilmiş bir cümleyle birşeyleri kötü ya da iyi ilan edemezsin bence.
5-dikkat edersen 3 madde de bilim içeriyor yukarıda bahsettiğim gibi.tanrı bile sisteminin sınanmasını istiyorsa, bırak bilim gelişsin demek istiyorum. ki yanlışlanmamış olması da bilimin tarih boyunca nasıl sürüp geldiğinin göstergesidir.yani senin açında evrim teorisi olmayan sapkın ideoloji değil de tanrının yaratısı, sistemi olarak görülmelidir.
6-lenin yeni bir sistemden bahsetmekte, mutlak güç istemekte, bu yüzden de paraya karşı yani kapitalizme karşı güç elde etmek istemektedir. tek kötü yan ise bunu uygulayış sistemidir.
7- öcalan dan ben de nefret ediyorum. o ayrı bir nokta. fakat sosyolojik bir atıf yapmış burda.kimsenin bilimle terörü bir tuttuğunu sanmıyorum. fakat içinde hala din ile ilgili bir önerme geçmiyor değil mi?
7 örnek söz 7sinde de din yok nedense.kuruntularından kurtulmalısın bence.tek yapman gereken daha doğru bilgi elde etmeye çalışmak.
neden sordugum soruların dısına cıkılmıs anlamıyorum…evrıme karsı degılım hatta evrımsel yaratılısı savunuyorum …ama kambrıyen devrı gercekten buyuk bır sorun..kambrıyen devrı canlılarıyla oncekı canlı grupları arasında evrımsel ucurum var..bırbırlerıne baglanamıyorlar…basıtten gelısmıse dogr degılde basıtten bı anda gelısmıse gecılıyor..bı anda ıskeletler gozler ortaya cıkıyor..
ayrıca amerıka dunyanın en dındar ulkesı falan degıl yapmayın..adamların agzında sadece dın var…boynuna hac takıp her turlu rezıllıgı yapan sonrada ALLAH a( aslında isaya ) ınandıgını soyleyen ınsanlardan ne beklenebılırkı…dının sıyasete alet edılmesıne bende hep karsı olmusumdur…bahsettıgınız katlıamlar dının somurulmesı ve cahıllıktendır..ama darvınıstler bıle bıle bu katlıamları yapmaktalar..
son olarakta bırılerının bır yerlerde okuduklarını burada yazmaları veya yapıstırmaları cahıllık olarak heralde degerlendırılemez…sonucta bızlere bılgı gokten gelmıyor..ogrendıklerımızın buyuk bır kısmı baskalarının bılgılerıdır…sızde ogrendıklerınızı baskalarına borclusunuz..harun yahyanın evrım dısındakı butun dusuncelerını savunan bırıyım onuda soyleyeyım
bu yazılanlar sedataydı seni niye bu kadar rahatsız etti bilemicem…
darwinistler nerde katliyam yapmış ya hala ne diyorsun…
kopyalama yapılan yer bir hy sitesi olduğu için tamamiyle yalan çarpıtılmış ve üzerine bi çalışmama yapılmamış olan bilgiler karşı cıkmamızın sebebi bu…
bu bir gerçektir amerika en dindar ülkedir… amerikada hala dünyanın yaşının 7-8 bin yıl olduğuna inanan insanlar var…
adamlara dinazorlar nasıl var olmuş o zaman diye soruyosun, tanrı oları bizi denemek amaçlı koydu diyor…
ben öğrendiklerimi okuduğum sayısız kitaba borçluyum, tek bir kişinin sölediklerine ve yazdıklarına değil… ayrıca okuduklarımıda buraya aynen geçirmiyorum kendi düşündüğüm ve yorumladığım sekilde yazıyorum…
“son olarakta bırılerının bır yerlerde okuduklarını burada yazmaları veya yapıstırmaları cahıllık olarak heralde degerlendırılemez…sonucta bızlere bılgı gokten gelmıyor ”
demişsin bu tam olarak doğru değil…armut piş ağzıma düs demek bence bu… eğitimli ve birikimli insan olaylar olgular hakkında yorum yapabilmek için başkalarının bilgisine muhtaç değildir…eğitimli ve birikimli insanda her konuyla ilgili olarak yorum yapabilmesi için gerekli donanım mevcuttur… işleyen beynide cabası !!!
god like
biyerde yanlışın var bir amerikalıya sorsan dünya nın yası kaç diye sana 7-8000 yıl demez 4-5000 yıl der :)))
ayrıca amerikan halkı söylenildiği gibi dünyanın en yobaz halklarından biridir…
geçmiş yıllarda bir araştırma yapılmış halkın yüzde 40 ı dünyanın yuvarlak olduğuna inanmamakta …evet yanlış okumadınız yüzde 40 !!! tam bir rezalet !!! nedenide şu incilde o şekilde söylendiği veya ima edildiği için … ee oradaki insanlar haklı. kafir ve ateist olacaklarına dünyanın yuvarlaklığına inanmayı işi kurtarıyorlar …ateist olmaktan iyidir … soruluncada bu kadar kanıt delil var neden dünyanın yuvarlak olduğunu kabul etmiyorsunuz diye … cevap hazır o görüntüler ve kanıtlar insanları incilden ve isa yolundan uzaklaştırmak için şeytanın hazırlamış olduğu bir tuzak !!! HADİ SIKIYSA AKSİNİ İSPATLAYINDA GÖRELİM SİZ NEDERSENİZ DİYİN BU BİR ŞEYTAN İŞİ DİYECEKLER … ŞEYTAN İŞİ OLMADIĞINI GERÇEK OLDUĞUNU BU ZAVALLI İNSANLARA KANITLAYABİLECEK BİR BABYİĞİT VARMIDIR ACABA !!! ??? :)))))
:D:D:D
yaratılışcılardan bugün gelen bu mail üzerine, biraz mutasyonların üzerinde durmak gerekir diye düşünüyorum, buyrun onların yazdıkları:
Mutasyonların uyumlu olarak organlar meydana getirme zorunluluğu
• Darwinistlerin iddiasına göre, mutasyon, vücudun her yerinde orantılı ve birbirine uyumlu değişiklikler yapmak zorundadır.
• Örneğin evrimcilerin iddiasına göre rastgele mutasyonlarla sağ tarafta iddia ettikleri şekilde kulak oluştuysa, sol tarafta da rastgele mutasyonların aynı simetride aynı şekilde duyan, aynı özelliklere sahip ikinci bir kulağın oluşturması gerekiyor. Örs, çekiç, üzengi her birinin aynı şekilde mükemmel olarak eşit şekilde meydana gelmesi gerekiyor.
• Rastgele mutasyonların kalp kapakçıklarını iki tarafta da aynı şekilde oluşturması gerekir. Darwinistlerin iddiasına göre mutlaka mutasyonların bütün kapakçıkları, kulakçıkları eşit uyumda, hatasız, tam yerli yerinde ve aynı anda meydana getirmesi gerekir. Vücudun her bir organında bunun bu şekilde olması gerekir.
• Yoksa büyük çelişkiler olur, bir kulağı ters, bir dişi farklı, tek gözü alnında tek gözü burunda garip yapıların meydana gelmesi gerekir. Mutasyonların her şeyi simetrik ve uyumlu şekilde meydana getirmesi gerekir.
• % 99’u zararlı, %1’i etkisiz mutasyonların faydalı olması; akılcı, uyumlu, simetrik, organları aynı anda meydana getirebilmeleri ise imkansızdır.
mutasyonlar hakkında hiç bilginiz yok anlaşılan…
Harun Yahyanın evrimi redetmesi ve bunu din karşıtı olarak halka aşılaması sonucu insanlarımız bilimden veya dinden uzaklaşmıştır.Eğer bugün 10 müslüman Türk ateist olmuşsa bunların en az 5′in de Harun Yahya gibilerin büyük emeği vardır.Eğer evrimle dinin bir arada olamayacağına inandırılmışsam ikisinden birini seçmem gerekiyor.
H.Y. insanlarımızı dinden veya bilimden uzaklaştırmak için elinden geleni yapıyor.
“Evrime inanıyorsanız Allah’a inanamazsınız” kim diyor H.Y.
“Evrime inanıyorsanız koministsiniz” kim diyor H.Y.(ne alaka ama)
Allah’ü Teala istese idi evreni bir anda hazır olarak yaratırdı.Fakat O bunu belli bir süreçte yaratmayı uygun görmüş.İstese idi insanlar bir iki hafta içinde doğum yapardı ;fakat O yaklaşık 9 ayı uygun görmüş.Allah’ü Teala istese idi soyu tükenmiş canlıları hiç yaratmazdı,yarattıklarınında soyunu hiç tüketmezdi;fakat O bazı türlerin yok olmasını uygun görmüş.
Şimdi soruyorum Allah’ü Teala canlıları birbirinden türeterek YARATMAYI uygun görmüş olamaz mı? Canlıları böyle yaratınca Allah’ın yaratıcılık sıfatı (haşa) yok mu oluyor?
katılıyorum zeynel bey…
bakın birkere bizim maymundan geldiğimiz hiçbir dinde yok…heee!!diğer canlıları bilemem.ama adem ile havva bir anda dünyaya bırakıldılar.yani maymun olarak bıkılp sanra 940 sene evrimleşmediler!!!!!!