<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar için yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com</link>
	<description>Yaratılışçıların bilim dışı, gerçeklerle ilgisi olmayan evrim karşıtı iddialarının bilimsel cevapları</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Nov 2009 16:21:31 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5714</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 16:21:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5714</guid>
		<description>bak aser gördünmü her tarafını kendim yazdım !!! emeğimle , düşüncemle , araştırmamla !!! bende senin gibi oradan burada milyonalrca sayfa kopyalayabilirim !! adnan hoca efendinin bir sitesi var ise evrimcilerin 100 tane var &#039;!!!! mesele orayı burayı kopyalayım bir şeyler ifade ettiğini sanmak değildir .. önemli olan burada KENDİ GÖRÜŞLERİNİ , DÜŞÜNCELERİNİ ANALİZLERİNİ PAYLAŞMAKTIR !! adnan hocanın sitesinden aldığın o yazıyı okumadım , okumamda !! nedenmi ?? ÇÜNKÜ NE YAZDIĞINI KELİMESİ KELİMESİNE BİLİYORUM 1!!!! işte benim farkım bu , ben karşı tarafın görüşlerini iyi bilirim ya siz ??????? evirm kuramın az da olsa bildiğinizimi sanıyorsunuz ???? siz bir şey bilmiyorsunuz sadece birilerinin size yalan yanlış verdiği bilgilerle yetinmesini biliyorsunuz !!! fikriniz hür değil , eliniz kolunuz belli nedenlerden dolayı bağlı !!!!! o yüzde istesenizde bir tartışmanın içine giremezsiniz !!!! bu bir durum tesbitidir !!! ve doğru bir durum tesbitidir !!!ne olursa olsun buraya kendi düşüncelerinizi yazın . başkalarının klişeleşmiş sözlerini değil !!!! ki o başkalrınında karanlık geçmişi bilinmekte !!!! hani mankenlerle basılma , çeteler , tarikatlar , toplanan kanlar falan ... say say bitmez o yüzden kısa kestim !! ne derler ateş olmayan yerden duman çıkmaz !!demekki bir zamanlar bir yerler yandı tutuştu ki , bu olayklar güğndeme geldi !!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bak aser gördünmü her tarafını kendim yazdım !!! emeğimle , düşüncemle , araştırmamla !!! bende senin gibi oradan burada milyonalrca sayfa kopyalayabilirim !! adnan hoca efendinin bir sitesi var ise evrimcilerin 100 tane var &#8216;!!!! mesele orayı burayı kopyalayım bir şeyler ifade ettiğini sanmak değildir .. önemli olan burada KENDİ GÖRÜŞLERİNİ , DÜŞÜNCELERİNİ ANALİZLERİNİ PAYLAŞMAKTIR !! adnan hocanın sitesinden aldığın o yazıyı okumadım , okumamda !! nedenmi ?? ÇÜNKÜ NE YAZDIĞINI KELİMESİ KELİMESİNE BİLİYORUM 1!!!! işte benim farkım bu , ben karşı tarafın görüşlerini iyi bilirim ya siz ??????? evirm kuramın az da olsa bildiğinizimi sanıyorsunuz ???? siz bir şey bilmiyorsunuz sadece birilerinin size yalan yanlış verdiği bilgilerle yetinmesini biliyorsunuz !!! fikriniz hür değil , eliniz kolunuz belli nedenlerden dolayı bağlı !!!!! o yüzde istesenizde bir tartışmanın içine giremezsiniz !!!! bu bir durum tesbitidir !!! ve doğru bir durum tesbitidir !!!ne olursa olsun buraya kendi düşüncelerinizi yazın . başkalarının klişeleşmiş sözlerini değil !!!! ki o başkalrınında karanlık geçmişi bilinmekte !!!! hani mankenlerle basılma , çeteler , tarikatlar , toplanan kanlar falan &#8230; say say bitmez o yüzden kısa kestim !! ne derler ateş olmayan yerden duman çıkmaz !!demekki bir zamanlar bir yerler yandı tutuştu ki , bu olayklar güğndeme geldi !!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5713</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 16:15:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5713</guid>
		<description>aser 

bilginin bir bilim adamından gelmesi önemlidir.ayrıca evrime karşı çıkan bilim adamnalrınn olduğuda bir gerçektir .AMA İSTİSNALR KAİDEYİ BOZARMI ???? bu bilim adamları bariz bir şekilde istisnadır !!! inanmazsan bana bilim adamları arasındaki ( doğa bilimleri ) evrimci bilim adamlarının oranlarını bir inceleyebilirsin !! senin hesaptan , az sayıdaki bilim adamının evrime karşı olmasını dikkate alırsak neden ÇOK DAHA FAZLA SAYIYA sahip olan EVİRMİ DESTEKLEYEN BİLİM ADAMLARININ sayısına göre evrim doğrudur diyemniyoruz ??? az sayıda bilim adamının sözü ile evrim yanlış oluyorda , neden çok daha fazla sayyıda bilim adamının evrimi doğru kabul etmesiyle evrim doğru olmuyor ??? !!!!!! 

ayrıca , evrimi destekleyen bilim adamlarının sayısı , evrimi analiz etmede kullanılacak kriterlerden yanlızca biridir &#039;!!  benim bir şeyi doğru kabul etmem için YANLIZCA BİLİM ADAMLARININ ONU DESTEKLEMESİ YETERLİ DEĞPİLDİR !! bu sadece bir tane şarttır , evrimi doğru kabul etmeme neden olan onlarca durum var !&#039;!!!! ayrıca şunuda belirteyim , evrim karşıtları bilerek yada bilmeyerek bir yanlışın içindeler ( bir çoğu aslında bunu bilerek yapmakta ) oda şudur .evrim konusunda bilim adamları çeşitli farklı düşüncelere sahip olabilirler ama bu onların evrime karşı olduğunu göstermez ,birielri bilim adamlarının konuşmalarından bazı yerleri cımbızlama çekmekte , yada bilerek yanlış çeviri yapmak ta ondan sonrada bakın bakın bu bilim adamı evrimi eleştirmekte demekte !!! OYSA ŞU KOMEDİYE BAKIN Kİ O BİLİM ADAMI EN ÖNDE GELEN EVRİMCİLERDEN !! laf oyunları ile evrim karşıtı yapılıyor o ayrı konu 1!!! !:))) birielri heralde gerçekten evrim karşıtı bilim adamları bulmakta bir sıkıntıu içindelerki , bir şekilde EVRİMCİ BİLİM ADAMLARINI EVRİM KARŞITI GİBİ GÖSTERİYORLAR ( aslında buda büyük bir maharet ama neyse :))) kolay iş değil yani bunu başlartmak :))))tabi halk gerçeği o kadar kolay göremediği için çamur at izi kalır mantığı ile birielri üç kağıtçılık yapmakta !!!! 

bir de onlarca bili m dalı demekteiym .inanan i,nsanlar ne demek istediğimin farkında değiller !! evrim kuramı , sadece , biyoloji , antropoloji, , genetik bilimi zooloji ... tarafınnda desteklenen bir kuram değildir !! aynı zamanda SOSYOLOJİ , PSİKOLOJİ , TARİH , JEOLOJİ , Kİ,MYA ,FİLOLOJİ . .... VS .. onalrca bilim dalı tarafında desteklenen bir bilim dalıdır !!! bir kişi eğer ben göğe uçtum , gezdim diyorsa yada ben mesihim diyorsa :) )) yada cinler periler vs var diyorsa PSİKOLOJİ BİLİMİ BUNA KARŞI ÇIAKR  BUNU , BEYNİN YADA ŞARTLANMIŞLIĞIN Bİ,R YANSIMASI OLARAK GÖRÜR!!! yani, sizin inandığınız şeyleri psikoloji bilimi bir BEYİN AKTİVİTESİ OLARAK GÖRÜR !!!!!! dinlerin oluşumunu , sosyoloji bilimi size anlatıldığı şekilde açıklamaz !!! bu bilime göre din , insanların bir ürünüdür !!! inanan birisi rüyasıonda bir melek görebilir , yada halüsinasyonal ayık vaziyette iken bir şeytan görebilir . din bunu DUA İLE İYİ ETMEYE , YADA O KİŞİYİ &quot;&quot;&quot;ALLAHA &quot;&quot;&quot; YAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIR KENDİNCE , dua larla yada başka subjektif ve geçersiz , ilkel insanların ürünü olan yöntemlerle iyi etmeye çalışır !!! ( şartlanmışlılğın sonucu olanları geçersek , yani aşırı derecede inanması sonucu gerçekleşen iyileşmeleri geçersek ) başarı yüzdesi çok çok azdır !! ama psikoloji ve psikiyatri bilimleri o kişi için şunu der &quot; senin sorunların var , sen hastasın &quot; &quot; bana gel , sana bir kaç ay yada bir kaç yıl ilaç tedavisi yada başka tedaviler uygulayayım iyi olacaksın &quot; der !! ve başarı yüzdesi dine göre çok çok daha yüksektir !! ve bilimsel temellere dayanır !!!! tesadüfi bir iyileşme ( dua ile olduğu gibi ) değildir !! verilen ilaçlar beyinsel , hormonal ve kimyasal değişmelere ve düzelşmelere yol açar !!! O KİŞİDE ARTIK OLMAYAN ŞEYLERİ GÖRMEZ !!!! alın size bilim !!!! işte bu gibi daha binlerce örnek verilebilir , din ile sosyoloji ve psikoloji bilimlerinin çatışma noktasında !! bakın biyolojiden bahsetmedim sosyoloji bile evrimi desteklemekte , dinin varsayımlarını yok saymaktaddıor !!!! size sayfalarca yazı yazarım  , d,n ile psikoloji yada psikiyatri bilimlerinin aslında çok farkklı şeyleri söylediğine dair !! bilim dini reddeer !! psikoloji bilimi bu dallardan yanlıozca biridir !! psikoloji ile evrim bilimi iç içedir !! bu birliktelik KORKULARDAN ( DİNDE OLDUĞU GİBİ ) BESLENMEZ !! bu iki bilimin felsefesi aynıdır !! bilimsel düşünce sistemi yani !!!!!! evirm i düşünürken sadece bir canlılık meselsei olarak olaya bakmak yanlıştır ,yüzeyselliktir !! bir ARAŞTIRIN ÖĞRENİN BAKALIM PSİKİYATRİ BİLİMİNİ YADA SOSYOLOJİYİ evirm ,le mantıksal bir yakınlık yada DİN İLE ÇELİŞEN BİR ŞEYLER BUABİLECEKMİSİNİZ !!!! size daha onalrca bilim dalı örnek gösteririm , evrim le benzer şeyleri savunan !! BU BİLİMLERİ AZ YADA ÇOK ÖĞRENMENİZ , evrimi sadece bir biyolojik kuram olarak görmekten vaz geçmeniz , evrimin çok yönlü mekaniz malarını öğenmeniz size DERİNLİK KAZANDIR !!!! evrim kuramı basit ve tek yönlü bir kuram değildir !!evrim kuramı basit bir fiziksel teori değildir !! sosyal , kültürel , siyasal , biyolojik , genetiksel , ...bir çok yönü vardır !!! daha sayfalarca yazarım ama , şuan için beni tam olarak anlayabileceğini düşünmüyorum , çünklü diğer bilim dallarını az da olsa özümsememiş görünmektesin arkadaş 1!!evrime karşı çıkıyorsun çünkü HEP TEKDÜZE BİLGİLERİ ALMIŞSIN , sadece tek tip kitapları tek tip internet sayfaalrını takip etmişssin !!! tak tip çevrede yetişmişsin , tek tip düşünmüşsün !! bilimin diğer dalalrı kopnusunda pek bir bilgiye sahip değilsin gibime gelmekte ( umarım yanılmışımdır ) hep birilerini örnek almışsın sanki , birielri internet sitelerinde YALAN YANLIŞ ÇARPITMA .. BİŞEYLER YAZMIŞ , SENDE BUNU DOĞRU KABUL EDİVERMİŞSİN !!! neyse bu kısmı burada kesiyorum , sana tavsiyem evrimi , adnan oktarın dayattığı gibi bir İDEOLOJİK DÜŞÜNCE GİBİ GÖRME !! bir önce ki yazoımda yazdığım gibi evrim çok ama çookk derinlikli bir kuramdır !!!onalrca bilim dalı tarafında öyle yada böyle desteklenir !!! NASA örneğini çok veriyorum , NASA bile uzayda araştırma yaparken evrim kuramının sunumlarında yararlanır !! ordaki yada diğer kurumlşardaki bilim adamlarının tamamı evrimci olmayabiğlir doğru ( büyük çoğunluğu evirmcidir !!! ) ama ÇAMURDAN YARATILMAYA , YADA BABA OĞUL KUTSAL RUHA , YADA tevratta yazdığı gibi &quot; siz yahudiler dışında tüm insanlar size köle olsun diye yaratılmış tır  &quot; a yada kuramnda var olan kafa kol kesmeye , kadınları dövebiklirsiniz &quot; e , odunun balığa ateşin suya dönüşmesine ( urfadaki mesle ) dünyanın incilde yazdığı gibi DÜZ OLDUĞUNA !!!! insanların bundan binlerce yıl önce 1000 yıl yaşayabildiğine !!!! ... daha onalrca örnek verebilirim !!! İNANMAZLAR !!! tanrıya inanmak ayrı şey , tanrının adına kutsal denilen kitaplar gönderip içinde YUKARIDA YAZDIĞIM GİBİ TUHAF ŞEYLERİ İNSANLARA SÖYLEDİĞİNE İNANMAK AYRI ŞEY !!!!!!   BU BİLİM ADAMLARI EVRİME KARŞI ÇIKIYORLAR , MANTIKSIZ VE BİLİM DIŞI BULDUKALRI İÇİN , AMA DİĞER TARAFTANDA YUKARIDA SAYDIĞIM VE SAYAMADIIM BİNLERCE BİLİM VE AKIL DIĞI ŞEYİ KABUL EİDYORLAR ÖYLEMİ =????????? NASA da çalışan biri kutsal kitapları kabul ediyor öylemi, ??????? ee ??? nerede kaldı akıl , mantık , bilimsel düşünce ???? bilimsel olmadığı için bir bilim adamı evrime karşı çıkıyorsa NASIL OLUYORDA EVİRMDEN BİNLER KAT DAHA MANTIKSIZ OLAN ŞEYLERE İNANANBİLİYORLAR ???? bu sizce iki yüzlülükj değilm i???? yoksa KORKTUKLARI İÇÖİNMİ ACABA ???? aser arkadaş , evrime bütün bilim adamları destek veriyor diyemem , bu büyük bir yüzde ile böyledir ama yüzde yüz değildi , ama bir de durum tesbiti yapayım EVRİME MANTIKSIZ OLDUĞU İÇİN KARŞI ÇIKAN BİİR , EĞER KUTSAL METİNLERİNDE YAZAN ON BİNLERCE TUHAF ŞEYE İNANIYORSA , O KİŞİ ZATEN BİLİM ADAMI SAYILMAZ !!!! O YÜZDE BİR NEVİ, , BİLİM ADAMLARI ARSINDA EVRİMİ KABUL ETME ORNIDA YÜZDE YÜZ OLMAKTA 1!!!!!! anlatabildimmi acaba ???? insanaşlr her şey olsun ama iki yüzlü olmasın 1!! bu bilim adamalrı içinde geçerlidir . ama sana şunu söyleyebilirim  öyle sandığın gibi bilim adamları evirmi reddedip , incile yada kurana yada tevrata inanmıyorlar arkadaş !!! BİR TANRININ VARLIĞINA İNANMAK BAŞKA , O ATANRINI İNSANLARA KİTAP GÖNDERDİĞİNE VE O KİTAPTA ON BİNLŞERCE TUHAF VE MANTIKSIZ BİLİM AKIL DIŞI ŞEY SÖYLEDİĞİNE İNANMAK BAŞKA !!!!! BUNUN AYRIMINI İYİ YAPIN DERİM SİZE ... sizi kandırıyorlar arkadaş :))))) 

bir de aklıma bir soru takıldı , kimsedende bir cevap bulamadım 1! hani, senin o örnek aldığın adnan hoca efendi varya , ha işte o diyor ya nasıl oluyorda h , o , n , c .. atomları bir araya geliyor ve zamanla o atomlar bu kadar ileri teknolojiyi üreten insana döünüşebiliyor diye ... tam bende o soruyu merak ettim ve sana şunu soruyorum nasıl oluyorda 3000 - 5000 yıl önce adeta bir hayvan kadar ilkel ve çaresiz olan insan , bu kadar kısa sürede nasıl oluyorda BU TEKNOLOJİYE ULAŞIYOR ??? İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI , UZAYA ARAÇ GÖNDEREBİLEN İNANILMAZ BİR TEKNOLOJİ , SAVAŞ TEKNOLOJİSİ , İNANILMAZ TEKNOLOJİK YIOLCU UÇAKLARI , TIBBİ TEKNOLOJİ VS..VS... ELEKTRONİK VE BİLGİSAYAR ALANINDA İLERLEMELER .... bitmez kısa keseyim ... sen bu sorunun cevabını verebilirmisin ??? sence ,atomların bir araya gelip bizleri oluşturması ile , ilkel bir canlının daha henüz 2009 yılında bu derece inanılmaz bir teknolojiye ulaşması benzer bir İNANILŞMAZ GELİŞME DEĞİLMDİR ??? acaba , ilek insanı bu teknolojiye ulaştıran sürecin mantığı ile , biyolojik evrimin mantığı aynı olabilirmi ??? aynı olamaz diyorsan , acaba o ilkel insan nasıl olmuşta bu günkü gibi , bilgisayar başında TRİLYONALRCA KM UZAKTAKİ MARS TA BULUNAN BİR UZAY ARACINA TOPRAĞI ANALİZ ETTİRİYOR SONRADA SONUÇLARI DÜNYADA NALIYOR !!! ??? bunu bir açıklarmısın bana ?? bu inanılmaz gelişme nasıl olmmuş ???? siz,n atomlar nasıl olmuşta insana dönüşmüş sorusunda önce bu teknolojik gelişmeyi bir açıklamanız gerekmezmi ???? sence bu benzer bir mantık değilmidir ????? hangisi inanılmaz bir gelişme diye sorarsan  BİR HAYVAN KADAR İLKEL OLAN BİR CANLININ BU DERECE İNANILMAZ İŞLLERİ YAPMASI ( VE HENÜZ 2009 YILINDA !!! 100 000 SENE SONRAKİ TTEKNOLOJİ KONUSUNDA BİR TAHMİN BİLE YAPAMAM !!!!) ATOMLARDAN İSNANIN OLUŞMASINDNA BANA DAHA İNANILMAZ GELMETE !!!! sen en dersin ???????? hiç böyle bir soru aklına geldii dfaha önce ???? bu soruya güzel ve mantıklı bir cevap verebilirsen sevinirim ( ama adnan hocanın masal sitesine boşuna bakma !! ben oraları senden daha iyi bilirim !! bu gibi keskin bir soruya cevap bulamazsın orada !! olsa olsa masal lar vcardır orada !! beyin yıkama vardır , bilerek yada bilmeyerek yanılşma ve yanıltma vardır !!! bunalrı bulursun ama mantıklı sorualrın cevabını asla !!!!!!!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>aser </p>
<p>bilginin bir bilim adamından gelmesi önemlidir.ayrıca evrime karşı çıkan bilim adamnalrınn olduğuda bir gerçektir .AMA İSTİSNALR KAİDEYİ BOZARMI ???? bu bilim adamları bariz bir şekilde istisnadır !!! inanmazsan bana bilim adamları arasındaki ( doğa bilimleri ) evrimci bilim adamlarının oranlarını bir inceleyebilirsin !! senin hesaptan , az sayıdaki bilim adamının evrime karşı olmasını dikkate alırsak neden ÇOK DAHA FAZLA SAYIYA sahip olan EVİRMİ DESTEKLEYEN BİLİM ADAMLARININ sayısına göre evrim doğrudur diyemniyoruz ??? az sayıda bilim adamının sözü ile evrim yanlış oluyorda , neden çok daha fazla sayyıda bilim adamının evrimi doğru kabul etmesiyle evrim doğru olmuyor ??? !!!!!! </p>
<p>ayrıca , evrimi destekleyen bilim adamlarının sayısı , evrimi analiz etmede kullanılacak kriterlerden yanlızca biridir &#8216;!!  benim bir şeyi doğru kabul etmem için YANLIZCA BİLİM ADAMLARININ ONU DESTEKLEMESİ YETERLİ DEĞPİLDİR !! bu sadece bir tane şarttır , evrimi doğru kabul etmeme neden olan onlarca durum var !&#8217;!!!! ayrıca şunuda belirteyim , evrim karşıtları bilerek yada bilmeyerek bir yanlışın içindeler ( bir çoğu aslında bunu bilerek yapmakta ) oda şudur .evrim konusunda bilim adamları çeşitli farklı düşüncelere sahip olabilirler ama bu onların evrime karşı olduğunu göstermez ,birielri bilim adamlarının konuşmalarından bazı yerleri cımbızlama çekmekte , yada bilerek yanlış çeviri yapmak ta ondan sonrada bakın bakın bu bilim adamı evrimi eleştirmekte demekte !!! OYSA ŞU KOMEDİYE BAKIN Kİ O BİLİM ADAMI EN ÖNDE GELEN EVRİMCİLERDEN !! laf oyunları ile evrim karşıtı yapılıyor o ayrı konu 1!!! !:))) birielri heralde gerçekten evrim karşıtı bilim adamları bulmakta bir sıkıntıu içindelerki , bir şekilde EVRİMCİ BİLİM ADAMLARINI EVRİM KARŞITI GİBİ GÖSTERİYORLAR ( aslında buda büyük bir maharet ama neyse :))) kolay iş değil yani bunu başlartmak :))))tabi halk gerçeği o kadar kolay göremediği için çamur at izi kalır mantığı ile birielri üç kağıtçılık yapmakta !!!! </p>
<p>bir de onlarca bili m dalı demekteiym .inanan i,nsanlar ne demek istediğimin farkında değiller !! evrim kuramı , sadece , biyoloji , antropoloji, , genetik bilimi zooloji &#8230; tarafınnda desteklenen bir kuram değildir !! aynı zamanda SOSYOLOJİ , PSİKOLOJİ , TARİH , JEOLOJİ , Kİ,MYA ,FİLOLOJİ . &#8230;. VS .. onalrca bilim dalı tarafında desteklenen bir bilim dalıdır !!! bir kişi eğer ben göğe uçtum , gezdim diyorsa yada ben mesihim diyorsa :) )) yada cinler periler vs var diyorsa PSİKOLOJİ BİLİMİ BUNA KARŞI ÇIAKR  BUNU , BEYNİN YADA ŞARTLANMIŞLIĞIN Bİ,R YANSIMASI OLARAK GÖRÜR!!! yani, sizin inandığınız şeyleri psikoloji bilimi bir BEYİN AKTİVİTESİ OLARAK GÖRÜR !!!!!! dinlerin oluşumunu , sosyoloji bilimi size anlatıldığı şekilde açıklamaz !!! bu bilime göre din , insanların bir ürünüdür !!! inanan birisi rüyasıonda bir melek görebilir , yada halüsinasyonal ayık vaziyette iken bir şeytan görebilir . din bunu DUA İLE İYİ ETMEYE , YADA O KİŞİYİ &#8220;&#8221;"ALLAHA &#8220;&#8221;" YAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIR KENDİNCE , dua larla yada başka subjektif ve geçersiz , ilkel insanların ürünü olan yöntemlerle iyi etmeye çalışır !!! ( şartlanmışlılğın sonucu olanları geçersek , yani aşırı derecede inanması sonucu gerçekleşen iyileşmeleri geçersek ) başarı yüzdesi çok çok azdır !! ama psikoloji ve psikiyatri bilimleri o kişi için şunu der &#8221; senin sorunların var , sen hastasın &#8221; &#8221; bana gel , sana bir kaç ay yada bir kaç yıl ilaç tedavisi yada başka tedaviler uygulayayım iyi olacaksın &#8221; der !! ve başarı yüzdesi dine göre çok çok daha yüksektir !! ve bilimsel temellere dayanır !!!! tesadüfi bir iyileşme ( dua ile olduğu gibi ) değildir !! verilen ilaçlar beyinsel , hormonal ve kimyasal değişmelere ve düzelşmelere yol açar !!! O KİŞİDE ARTIK OLMAYAN ŞEYLERİ GÖRMEZ !!!! alın size bilim !!!! işte bu gibi daha binlerce örnek verilebilir , din ile sosyoloji ve psikoloji bilimlerinin çatışma noktasında !! bakın biyolojiden bahsetmedim sosyoloji bile evrimi desteklemekte , dinin varsayımlarını yok saymaktaddıor !!!! size sayfalarca yazı yazarım  , d,n ile psikoloji yada psikiyatri bilimlerinin aslında çok farkklı şeyleri söylediğine dair !! bilim dini reddeer !! psikoloji bilimi bu dallardan yanlıozca biridir !! psikoloji ile evrim bilimi iç içedir !! bu birliktelik KORKULARDAN ( DİNDE OLDUĞU GİBİ ) BESLENMEZ !! bu iki bilimin felsefesi aynıdır !! bilimsel düşünce sistemi yani !!!!!! evirm i düşünürken sadece bir canlılık meselsei olarak olaya bakmak yanlıştır ,yüzeyselliktir !! bir ARAŞTIRIN ÖĞRENİN BAKALIM PSİKİYATRİ BİLİMİNİ YADA SOSYOLOJİYİ evirm ,le mantıksal bir yakınlık yada DİN İLE ÇELİŞEN BİR ŞEYLER BUABİLECEKMİSİNİZ !!!! size daha onalrca bilim dalı örnek gösteririm , evrim le benzer şeyleri savunan !! BU BİLİMLERİ AZ YADA ÇOK ÖĞRENMENİZ , evrimi sadece bir biyolojik kuram olarak görmekten vaz geçmeniz , evrimin çok yönlü mekaniz malarını öğenmeniz size DERİNLİK KAZANDIR !!!! evrim kuramı basit ve tek yönlü bir kuram değildir !!evrim kuramı basit bir fiziksel teori değildir !! sosyal , kültürel , siyasal , biyolojik , genetiksel , &#8230;bir çok yönü vardır !!! daha sayfalarca yazarım ama , şuan için beni tam olarak anlayabileceğini düşünmüyorum , çünklü diğer bilim dallarını az da olsa özümsememiş görünmektesin arkadaş 1!!evrime karşı çıkıyorsun çünkü HEP TEKDÜZE BİLGİLERİ ALMIŞSIN , sadece tek tip kitapları tek tip internet sayfaalrını takip etmişssin !!! tak tip çevrede yetişmişsin , tek tip düşünmüşsün !! bilimin diğer dalalrı kopnusunda pek bir bilgiye sahip değilsin gibime gelmekte ( umarım yanılmışımdır ) hep birilerini örnek almışsın sanki , birielri internet sitelerinde YALAN YANLIŞ ÇARPITMA .. BİŞEYLER YAZMIŞ , SENDE BUNU DOĞRU KABUL EDİVERMİŞSİN !!! neyse bu kısmı burada kesiyorum , sana tavsiyem evrimi , adnan oktarın dayattığı gibi bir İDEOLOJİK DÜŞÜNCE GİBİ GÖRME !! bir önce ki yazoımda yazdığım gibi evrim çok ama çookk derinlikli bir kuramdır !!!onalrca bilim dalı tarafında öyle yada böyle desteklenir !!! NASA örneğini çok veriyorum , NASA bile uzayda araştırma yaparken evrim kuramının sunumlarında yararlanır !! ordaki yada diğer kurumlşardaki bilim adamlarının tamamı evrimci olmayabiğlir doğru ( büyük çoğunluğu evirmcidir !!! ) ama ÇAMURDAN YARATILMAYA , YADA BABA OĞUL KUTSAL RUHA , YADA tevratta yazdığı gibi &#8221; siz yahudiler dışında tüm insanlar size köle olsun diye yaratılmış tır  &#8221; a yada kuramnda var olan kafa kol kesmeye , kadınları dövebiklirsiniz &#8221; e , odunun balığa ateşin suya dönüşmesine ( urfadaki mesle ) dünyanın incilde yazdığı gibi DÜZ OLDUĞUNA !!!! insanların bundan binlerce yıl önce 1000 yıl yaşayabildiğine !!!! &#8230; daha onalrca örnek verebilirim !!! İNANMAZLAR !!! tanrıya inanmak ayrı şey , tanrının adına kutsal denilen kitaplar gönderip içinde YUKARIDA YAZDIĞIM GİBİ TUHAF ŞEYLERİ İNSANLARA SÖYLEDİĞİNE İNANMAK AYRI ŞEY !!!!!!   BU BİLİM ADAMLARI EVRİME KARŞI ÇIKIYORLAR , MANTIKSIZ VE BİLİM DIŞI BULDUKALRI İÇİN , AMA DİĞER TARAFTANDA YUKARIDA SAYDIĞIM VE SAYAMADIIM BİNLERCE BİLİM VE AKIL DIĞI ŞEYİ KABUL EİDYORLAR ÖYLEMİ =????????? NASA da çalışan biri kutsal kitapları kabul ediyor öylemi, ??????? ee ??? nerede kaldı akıl , mantık , bilimsel düşünce ???? bilimsel olmadığı için bir bilim adamı evrime karşı çıkıyorsa NASIL OLUYORDA EVİRMDEN BİNLER KAT DAHA MANTIKSIZ OLAN ŞEYLERE İNANANBİLİYORLAR ???? bu sizce iki yüzlülükj değilm i???? yoksa KORKTUKLARI İÇÖİNMİ ACABA ???? aser arkadaş , evrime bütün bilim adamları destek veriyor diyemem , bu büyük bir yüzde ile böyledir ama yüzde yüz değildi , ama bir de durum tesbiti yapayım EVRİME MANTIKSIZ OLDUĞU İÇİN KARŞI ÇIKAN BİİR , EĞER KUTSAL METİNLERİNDE YAZAN ON BİNLERCE TUHAF ŞEYE İNANIYORSA , O KİŞİ ZATEN BİLİM ADAMI SAYILMAZ !!!! O YÜZDE BİR NEVİ, , BİLİM ADAMLARI ARSINDA EVRİMİ KABUL ETME ORNIDA YÜZDE YÜZ OLMAKTA 1!!!!!! anlatabildimmi acaba ???? insanaşlr her şey olsun ama iki yüzlü olmasın 1!! bu bilim adamalrı içinde geçerlidir . ama sana şunu söyleyebilirim  öyle sandığın gibi bilim adamları evirmi reddedip , incile yada kurana yada tevrata inanmıyorlar arkadaş !!! BİR TANRININ VARLIĞINA İNANMAK BAŞKA , O ATANRINI İNSANLARA KİTAP GÖNDERDİĞİNE VE O KİTAPTA ON BİNLŞERCE TUHAF VE MANTIKSIZ BİLİM AKIL DIŞI ŞEY SÖYLEDİĞİNE İNANMAK BAŞKA !!!!! BUNUN AYRIMINI İYİ YAPIN DERİM SİZE &#8230; sizi kandırıyorlar arkadaş :))))) </p>
<p>bir de aklıma bir soru takıldı , kimsedende bir cevap bulamadım 1! hani, senin o örnek aldığın adnan hoca efendi varya , ha işte o diyor ya nasıl oluyorda h , o , n , c .. atomları bir araya geliyor ve zamanla o atomlar bu kadar ileri teknolojiyi üreten insana döünüşebiliyor diye &#8230; tam bende o soruyu merak ettim ve sana şunu soruyorum nasıl oluyorda 3000 &#8211; 5000 yıl önce adeta bir hayvan kadar ilkel ve çaresiz olan insan , bu kadar kısa sürede nasıl oluyorda BU TEKNOLOJİYE ULAŞIYOR ??? İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI , UZAYA ARAÇ GÖNDEREBİLEN İNANILMAZ BİR TEKNOLOJİ , SAVAŞ TEKNOLOJİSİ , İNANILMAZ TEKNOLOJİK YIOLCU UÇAKLARI , TIBBİ TEKNOLOJİ VS..VS&#8230; ELEKTRONİK VE BİLGİSAYAR ALANINDA İLERLEMELER &#8230;. bitmez kısa keseyim &#8230; sen bu sorunun cevabını verebilirmisin ??? sence ,atomların bir araya gelip bizleri oluşturması ile , ilkel bir canlının daha henüz 2009 yılında bu derece inanılmaz bir teknolojiye ulaşması benzer bir İNANILŞMAZ GELİŞME DEĞİLMDİR ??? acaba , ilek insanı bu teknolojiye ulaştıran sürecin mantığı ile , biyolojik evrimin mantığı aynı olabilirmi ??? aynı olamaz diyorsan , acaba o ilkel insan nasıl olmuşta bu günkü gibi , bilgisayar başında TRİLYONALRCA KM UZAKTAKİ MARS TA BULUNAN BİR UZAY ARACINA TOPRAĞI ANALİZ ETTİRİYOR SONRADA SONUÇLARI DÜNYADA NALIYOR !!! ??? bunu bir açıklarmısın bana ?? bu inanılmaz gelişme nasıl olmmuş ???? siz,n atomlar nasıl olmuşta insana dönüşmüş sorusunda önce bu teknolojik gelişmeyi bir açıklamanız gerekmezmi ???? sence bu benzer bir mantık değilmidir ????? hangisi inanılmaz bir gelişme diye sorarsan  BİR HAYVAN KADAR İLKEL OLAN BİR CANLININ BU DERECE İNANILMAZ İŞLLERİ YAPMASI ( VE HENÜZ 2009 YILINDA !!! 100 000 SENE SONRAKİ TTEKNOLOJİ KONUSUNDA BİR TAHMİN BİLE YAPAMAM !!!!) ATOMLARDAN İSNANIN OLUŞMASINDNA BANA DAHA İNANILMAZ GELMETE !!!! sen en dersin ???????? hiç böyle bir soru aklına geldii dfaha önce ???? bu soruya güzel ve mantıklı bir cevap verebilirsen sevinirim ( ama adnan hocanın masal sitesine boşuna bakma !! ben oraları senden daha iyi bilirim !! bu gibi keskin bir soruya cevap bulamazsın orada !! olsa olsa masal lar vcardır orada !! beyin yıkama vardır , bilerek yada bilmeyerek yanılşma ve yanıltma vardır !!! bunalrı bulursun ama mantıklı sorualrın cevabını asla !!!!!!!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına ALACA KARANLIK tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5712</link>
		<dc:creator>ALACA KARANLIK</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 15:14:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5712</guid>
		<description>eser benim taklitci bir yapım falan yok!!!!!olamaz!!!!olmıyacak!!!!bilmem anlata bildim mi?

ben sadece emre&#039;nin yazılarına yine emrenin gözünden cevap verdim..............evrimi çok iyi biliyorum.hayır aksine emre çoğunluğu ve insanları göstererek &quot;onlar bilim adamı ,onlar mutlak en doğruyu bilir&quot; diyor...ben sadece bunu söyledimç....

ama be ne desem suç heee!!!!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>eser benim taklitci bir yapım falan yok!!!!!olamaz!!!!olmıyacak!!!!bilmem anlata bildim mi?</p>
<p>ben sadece emre&#8217;nin yazılarına yine emrenin gözünden cevap verdim&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..evrimi çok iyi biliyorum.hayır aksine emre çoğunluğu ve insanları göstererek &#8220;onlar bilim adamı ,onlar mutlak en doğruyu bilir&#8221; diyor&#8230;ben sadece bunu söyledimç&#8230;.</p>
<p>ama be ne desem suç heee!!!!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına aser tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5711</link>
		<dc:creator>aser</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 14:13:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5711</guid>
		<description>sen bilgileri kimden nasıl söylendiğine göre değerlendirerek ne kadar  gerçekçi olduğunu söyleyebilirsin?sen bana , akıl verirken önce bir kendine bak evrim teorisini yok efendim onalrca bilim adamı kabul ediyor diyorsun sen bu bilim adamlarının hangi doğmatik bilgilere sahip olduğunu biliyormusun?bunu yanı sıra kabul etmeyen bilim adamlarınında varlığını biliyorsun.evrim teorisini sırf bazı bilim adamalrı kabul edyor diyemi kabul ediyorsun?lütfen  kopyalansa dahi  o yazıları bir defa okuyuver.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sen bilgileri kimden nasıl söylendiğine göre değerlendirerek ne kadar  gerçekçi olduğunu söyleyebilirsin?sen bana , akıl verirken önce bir kendine bak evrim teorisini yok efendim onalrca bilim adamı kabul ediyor diyorsun sen bu bilim adamlarının hangi doğmatik bilgilere sahip olduğunu biliyormusun?bunu yanı sıra kabul etmeyen bilim adamlarınında varlığını biliyorsun.evrim teorisini sırf bazı bilim adamalrı kabul edyor diyemi kabul ediyorsun?lütfen  kopyalansa dahi  o yazıları bir defa okuyuver.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz yazısına ALACA KARANLIK tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/site-hakkinda-gorusleriniz-ve-iletmek-istedikleriniz/comment-page-20/#comment-5710</link>
		<dc:creator>ALACA KARANLIK</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 11:04:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/site-hakkinda-gorusleriniz-ve-iletmek-istedikleriniz/#comment-5710</guid>
		<description>1500 Yıllık Ayakkabı 



Eskişehir&#039;in Han ilçesindeki &#039;&#039;Yeraltı Şehri Kazısı&#039;&#039;nda 1500 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bir çift deri ayakkabı gün yüzüne çıkartıldı



ESKİŞEHİR (A.A) - Kazı çalışmalarını yürüten Anadolu Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Alp, Han&#039;daki kazılara 2004&#039;ten beri devam ettiklerini belirterek, kazılar sırasında bazen kendilerini bile şaşırtan eşyalar bulduklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Alp, şöyle konuştu:

&#039;&#039;Kazılarda açılmamış mezarlara rastlıyoruz. Bu yılki kazılarda bir mezardan yaklaşık 1500 yıllık olduğunu düşündüğümüz deriden yapılmış bir çift ayakkabıya rastladık. Ayakkabı kalıntılarına ülkedeki arkeolojik kazılarda pek rastlanmıyor. Çünkü, ayakkabı deriden yapıldığı için çabuk bozuluyor. Bu ayakkabılar o dönemin günlük yaşamına ve giyim tarzına ışık tutacak. Ayakkabıları parçalı bir şekilde bulduk. Ülkemizde deri konservasyonu konusunda yetişen bir uzman olmadığı için şimdilik çıkarıldığı gibi muhafaza ediyoruz. Ülkemizde Roma ve Bizans dönemine ait kumaş ve deri parçaları çok iyi bilinmiyor.&#039;&#039;

Yrd. Doç. Dr. Alp, deri ayakkabıların havayla çok fazla temas etmediğinden günümüze kadar iyi korunduğunu anlatarak, &#039;&#039;ayakkabı bir yetişkine ait olmalı. Günümüze göre yaklaşık 42 numara bir ayakkabı. Dikişleri ve bağcık delikleri belirli bir şekilde görülüyor&#039;&#039; dedi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>1500 Yıllık Ayakkabı </p>
<p>Eskişehir&#8217;in Han ilçesindeki &#8221;Yeraltı Şehri Kazısı&#8221;nda 1500 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bir çift deri ayakkabı gün yüzüne çıkartıldı</p>
<p>ESKİŞEHİR (A.A) &#8211; Kazı çalışmalarını yürüten Anadolu Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Alp, Han&#8217;daki kazılara 2004&#8242;ten beri devam ettiklerini belirterek, kazılar sırasında bazen kendilerini bile şaşırtan eşyalar bulduklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Alp, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Kazılarda açılmamış mezarlara rastlıyoruz. Bu yılki kazılarda bir mezardan yaklaşık 1500 yıllık olduğunu düşündüğümüz deriden yapılmış bir çift ayakkabıya rastladık. Ayakkabı kalıntılarına ülkedeki arkeolojik kazılarda pek rastlanmıyor. Çünkü, ayakkabı deriden yapıldığı için çabuk bozuluyor. Bu ayakkabılar o dönemin günlük yaşamına ve giyim tarzına ışık tutacak. Ayakkabıları parçalı bir şekilde bulduk. Ülkemizde deri konservasyonu konusunda yetişen bir uzman olmadığı için şimdilik çıkarıldığı gibi muhafaza ediyoruz. Ülkemizde Roma ve Bizans dönemine ait kumaş ve deri parçaları çok iyi bilinmiyor.&#8221;</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Alp, deri ayakkabıların havayla çok fazla temas etmediğinden günümüze kadar iyi korunduğunu anlatarak, &#8221;ayakkabı bir yetişkine ait olmalı. Günümüze göre yaklaşık 42 numara bir ayakkabı. Dikişleri ve bağcık delikleri belirli bir şekilde görülüyor&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına ALACA KARANLIK tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5709</link>
		<dc:creator>ALACA KARANLIK</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 09:18:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5709</guid>
		<description>ooooooooooooooo!!!! emre şu  NASA olayından hala vazgeçmiyorsun demi?
tebrikler sana !!!!nasa da çalışan herkez  evrimci ???her okumuş evrimci mi?peki her hatunla gezen  MÜSLüMAN MI?

hala şu denklemi aklına sokamadın mı???</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ooooooooooooooo!!!! emre şu  NASA olayından hala vazgeçmiyorsun demi?<br />
tebrikler sana !!!!nasa da çalışan herkez  evrimci ???her okumuş evrimci mi?peki her hatunla gezen  MÜSLüMAN MI?</p>
<p>hala şu denklemi aklına sokamadın mı???</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5708</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 21:04:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5708</guid>
		<description>afferin sana !!! 

kopyala yapıştır olayını çok iyi öğrenmişsin !! çok büyük bir iştir bu !!! ama anlamadığım bir nokta var .burası kopyala yapıştır yarışmasının yapıldığı bir yermi ??? ilk bir kaç cümleyi okudum sonra okumadım . çünkü bu ne olduğu belli olmayan birilerinin sitesinden alıntı !! onlar sizin adınıza görüş bildiriyor , kendilerince düşünce üretiyor , ...vs ... siz de armut piş ağzıma düş misali alıp onu kopyalayıp bir yerlere yapıştırıyorsunuz sonrada kendinizi sanki bir büyük iş yapmış gibi görüyorsunu !! KARDEŞ SİZİN KALIPLAŞMIŞ DÜŞÜNCELERİ ORDAN ORAYA KOPYALAMAKTAN başka bildiğiniz b,ir şey yokmu ??? ne bileyim işte hani kendi düşünceleriniz , analiz leriniz , yorumlarınız , akıl yürütmeleriniz , felsefik düşünceleriniz falan ... ??? varmı ???? varsa onları neden buraya yazamıyorsunuz yada yazmıyorsunuz ?? yoksa neden yok ???? birielrini vekilmi tayin ettiniz ??? onalr sizin adınıza mı konuşuyor ??? buraya bir takım tuhaf yazıalrı kopyalamakyla bir şey mi yaptığını sanmaktasın ??? o yazıaln şeylere tüm dünya gülüyor sizde ciddiye alıp oraya buraya yapıştırıyorsunuz !!!  :)))) ha espri amaçlı koyuyorsanız o yazıları buraya çok iyi espri olur bu yazıalrdan , yok ciddi iseniz o zama ndurum çok ama çok vahim !!!! yazının içeriğini eleştirirdim ama okumadım !!! emin ol espri malzemesi olarak eminim ÇOK ZENGİN BİR İÇERİĞE SAHİPTİR !! şimdilik o konuda bir şey yazamıyorum , içeriğini bilmediğim için , ama kendi düşüncelerinin olmaması konusunda yazdığım şeylerle idare ediver artık 1!! dünyada yönlenririlebilen insan çok ama çok fazladır !! birielri bunu görür , ya kendini mesih ilan eder , ya peygamber , yada titan vari bir zincir kurar , yada BAZI HOCA EFENDİLERİN ZAMANINDA YAPTIĞI GİBİ MANKEN GİBİ HATUNLARI bir araya toplayıp İLİM ARAŞTIRMALARI (!) YAPAR !!  

YUKARIDAKİ YAZIDA SANIRIM BU İLİM ARAŞTIRMLARININ (!) SONUCU OLSA GEREK !!!!!! ballandıra balşlandıra copy paste yaptığına göre !!!!! :=)))))) illaki , bu güzel bayanlarında katıldığı ilim araştırmalrının (!) sonuçlarını herkes görmeli diye düşünmektesin !!! :))))) bravo sana !!! yanlız dikkat et , sen bu anlamsız yazıalrla uğraşırken BİRİLERİ MALI GÖTÜRÜYOR !! PARAYA PARA DEMİYOR , NARİN VE HURİ GİBİ BAYANLARLA GÜNÜNÜ GÜN EDİYOR !! bunuda bilesin !!! :)))) kızma ama , sen böyle iyi niyetli olmaya devam edersen daha ne oyunlar döner bu ülkede !! sana bir lafım yok COPY PASTE yapmaya devam et . ama birilerinin &quot; cambaza bak cambaza &quot; taktiğine kurban gittiğinide unutma !!!!! ayrıca kendi düşüncelerin olsun , HAYATIN BOYUNCA MUHTEREM HOCA EFENDİLERİN AKLI İLE YAŞAYACAK DEĞİLSİN DEĞİLMİ ??? sen,nde beynin var , sende az yada çok düşünebilirsin !!! ( düşünmek le copy past gibi kompleks (!) bir yetiyi , yada özelliği kastetmemekteyim !!! ) ben çok farklı bir şeyden bahsediyorum .hedefini büyütmelisin bence , sana COPY - PASTE yapabiliyor olmak yeterli gelmemli hiç bir zaman !!! CUT komutunuda kullanabilmlisin !! bu gibi tuhaf yazıalrı kesip atmak için yani ...ama sanırım bu yazıyı buraya yapıştırmakla epey rahatlamış olsan gerek ... öyle yaa evrimde ne kadar yanlış şey var hepsini ortaya çıakrdın , darmadağın etitn güzelim teoriyi !!! bende senin yerinde olsam bende rahatlarım !! öyle ya hem COPY - PASTE yapabildiğimi cümle aleme göstermiş olurdum , hemde bu COPY PASTE ile iki dakikada yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olan , binlerce üniversitede on binlerce yüzbinlerce bilim adamı tarafında kabul edilen , binlerce on binlerce çeşitte kanıt tarafından desteklenen , NASA ,ESA ... gibi uzay araştırmaları yapan kurumlardan , binlerce bilimsle kurumdan destek gören , ONLARCA BİLİM DALI TARAFINDA DOĞRUDAN YADA DOLAYLI OLARAK desteklenen bir kuramı BİR ADET KOPY PASTE yaparak YERLE BİR ETMEK (!) her babayiğidin harcı değildir heralde !!!!!! hem bu teoriyi darmadağın ettin , hemde bir kopy paste ile cenneti ve hurielriniş garantiledin !! BU NEKADAR ETKİLİ BİR COPY PASTE mış arkadaş1!!!!! KENDİNLE NE KADAR GURUR DUYSAN AZDIR !!!!!   :)))))) keşke bende senin gibi ETKİLİ vopy paste lar yapabilsem !! bu ne kadar büyük bir yetenek , ne kadar önemli bir meziyettir böyle !!!!! bir kopy paste bu kadar mı etkili olur !!! bravo sana !!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>afferin sana !!! </p>
<p>kopyala yapıştır olayını çok iyi öğrenmişsin !! çok büyük bir iştir bu !!! ama anlamadığım bir nokta var .burası kopyala yapıştır yarışmasının yapıldığı bir yermi ??? ilk bir kaç cümleyi okudum sonra okumadım . çünkü bu ne olduğu belli olmayan birilerinin sitesinden alıntı !! onlar sizin adınıza görüş bildiriyor , kendilerince düşünce üretiyor , &#8230;vs &#8230; siz de armut piş ağzıma düş misali alıp onu kopyalayıp bir yerlere yapıştırıyorsunuz sonrada kendinizi sanki bir büyük iş yapmış gibi görüyorsunu !! KARDEŞ SİZİN KALIPLAŞMIŞ DÜŞÜNCELERİ ORDAN ORAYA KOPYALAMAKTAN başka bildiğiniz b,ir şey yokmu ??? ne bileyim işte hani kendi düşünceleriniz , analiz leriniz , yorumlarınız , akıl yürütmeleriniz , felsefik düşünceleriniz falan &#8230; ??? varmı ???? varsa onları neden buraya yazamıyorsunuz yada yazmıyorsunuz ?? yoksa neden yok ???? birielrini vekilmi tayin ettiniz ??? onalr sizin adınıza mı konuşuyor ??? buraya bir takım tuhaf yazıalrı kopyalamakyla bir şey mi yaptığını sanmaktasın ??? o yazıaln şeylere tüm dünya gülüyor sizde ciddiye alıp oraya buraya yapıştırıyorsunuz !!!  :)))) ha espri amaçlı koyuyorsanız o yazıları buraya çok iyi espri olur bu yazıalrdan , yok ciddi iseniz o zama ndurum çok ama çok vahim !!!! yazının içeriğini eleştirirdim ama okumadım !!! emin ol espri malzemesi olarak eminim ÇOK ZENGİN BİR İÇERİĞE SAHİPTİR !! şimdilik o konuda bir şey yazamıyorum , içeriğini bilmediğim için , ama kendi düşüncelerinin olmaması konusunda yazdığım şeylerle idare ediver artık 1!! dünyada yönlenririlebilen insan çok ama çok fazladır !! birielri bunu görür , ya kendini mesih ilan eder , ya peygamber , yada titan vari bir zincir kurar , yada BAZI HOCA EFENDİLERİN ZAMANINDA YAPTIĞI GİBİ MANKEN GİBİ HATUNLARI bir araya toplayıp İLİM ARAŞTIRMALARI (!) YAPAR !!  </p>
<p>YUKARIDAKİ YAZIDA SANIRIM BU İLİM ARAŞTIRMLARININ (!) SONUCU OLSA GEREK !!!!!! ballandıra balşlandıra copy paste yaptığına göre !!!!! :=)))))) illaki , bu güzel bayanlarında katıldığı ilim araştırmalrının (!) sonuçlarını herkes görmeli diye düşünmektesin !!! :))))) bravo sana !!! yanlız dikkat et , sen bu anlamsız yazıalrla uğraşırken BİRİLERİ MALI GÖTÜRÜYOR !! PARAYA PARA DEMİYOR , NARİN VE HURİ GİBİ BAYANLARLA GÜNÜNÜ GÜN EDİYOR !! bunuda bilesin !!! :)))) kızma ama , sen böyle iyi niyetli olmaya devam edersen daha ne oyunlar döner bu ülkede !! sana bir lafım yok COPY PASTE yapmaya devam et . ama birilerinin &#8221; cambaza bak cambaza &#8221; taktiğine kurban gittiğinide unutma !!!!! ayrıca kendi düşüncelerin olsun , HAYATIN BOYUNCA MUHTEREM HOCA EFENDİLERİN AKLI İLE YAŞAYACAK DEĞİLSİN DEĞİLMİ ??? sen,nde beynin var , sende az yada çok düşünebilirsin !!! ( düşünmek le copy past gibi kompleks (!) bir yetiyi , yada özelliği kastetmemekteyim !!! ) ben çok farklı bir şeyden bahsediyorum .hedefini büyütmelisin bence , sana COPY &#8211; PASTE yapabiliyor olmak yeterli gelmemli hiç bir zaman !!! CUT komutunuda kullanabilmlisin !! bu gibi tuhaf yazıalrı kesip atmak için yani &#8230;ama sanırım bu yazıyı buraya yapıştırmakla epey rahatlamış olsan gerek &#8230; öyle yaa evrimde ne kadar yanlış şey var hepsini ortaya çıakrdın , darmadağın etitn güzelim teoriyi !!! bende senin yerinde olsam bende rahatlarım !! öyle ya hem COPY &#8211; PASTE yapabildiğimi cümle aleme göstermiş olurdum , hemde bu COPY PASTE ile iki dakikada yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olan , binlerce üniversitede on binlerce yüzbinlerce bilim adamı tarafında kabul edilen , binlerce on binlerce çeşitte kanıt tarafından desteklenen , NASA ,ESA &#8230; gibi uzay araştırmaları yapan kurumlardan , binlerce bilimsle kurumdan destek gören , ONLARCA BİLİM DALI TARAFINDA DOĞRUDAN YADA DOLAYLI OLARAK desteklenen bir kuramı BİR ADET KOPY PASTE yaparak YERLE BİR ETMEK (!) her babayiğidin harcı değildir heralde !!!!!! hem bu teoriyi darmadağın ettin , hemde bir kopy paste ile cenneti ve hurielriniş garantiledin !! BU NEKADAR ETKİLİ BİR COPY PASTE mış arkadaş1!!!!! KENDİNLE NE KADAR GURUR DUYSAN AZDIR !!!!!   :)))))) keşke bende senin gibi ETKİLİ vopy paste lar yapabilsem !! bu ne kadar büyük bir yetenek , ne kadar önemli bir meziyettir böyle !!!!! bir kopy paste bu kadar mı etkili olur !!! bravo sana !!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına aser tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5707</link>
		<dc:creator>aser</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 19:56:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5707</guid>
		<description>1. EVRİM TEORİSİ NEDEN BİLİMSEL VE GEÇERLİ BİR TEORİ DEĞİLDİR?

Evrim teorisi, yeryüzündeki canlılığın tesadüfler sonucunda, doğal şartlarla kendiliğinden meydana geldiğini savunur. Bu teori bilimsel bir kanun, ispatlanmış bir gerçek değil, bilimsellik kisvesi altında toplumlara empoze edilmeye çalışılan materyalist bir dünya görüşüdür. Modern bilim tarafından her alanda yalanlanan bu teorinin en büyük dayanakları ise birtakım hile, sahtekarlık, çarpıtma, aldatmaca ve göz boyamalardan oluşan telkin ve propaganda yöntemleridir. 

19. yüzyılın ilkel bilim anlayışıyla hayali bir varsayım olarak öne sürülen evrim teorisi bugüne kadar hiçbir bilimsel bulgu veya deney tarafından doğrulanamamıştır. Tam tersine, teorinin iddialarını doğrulamak için başvurulan tüm yöntemler böyle bir teorinin geçersizliğini kanıtlamıştır. 


Darwin döneminde hücrenin kompleks yapısı hakkında hiçbir şey bilinmiyordu.  
Ancak, çoğu insan bugün bile bu teoriyi, aynen yerçekimi kanunu ya da suyun kaldırma gücü gibi ispat edilmiş bilimsel bir gerçek sanır. Çünkü başta da belirttiğimiz gibi, evrimin topluma yansıtılan yüzü gerçek yüzünden çok farklıdır. Pek çok kimse, son çırpınışlarla ayakta tutulmaya çalışılan bu teorinin ne kadar çürük temellere dayandığını ve bilim tarafından nasıl her aşamada yalanlandığını bilmez. Evrimcilerin desteksiz varsayımlar, taraflı, gerçek dışı yorumlar, çarpıtmalar, aldatmacalar, hayali çizimler, psikolojik telkin yöntemleri, sayısız sahtekarlık ve göz boyama tekniklerinden başka bir dayanakları yoktur.

Bugün biyoloji, paleontoloji, genetik, biyokimya, mikrobiyoloji gibi bilim dalları, canlılığın hiçbir şekilde tesadüfler ve doğa şartları sonucunda kendiliğinden meydana gelemeyeceğini kanıtlamıştır. Canlı hücresi, bilim dünyasının ortak kanaatiyle, insanoğlunun bugüne kadar karşılaştığı en kompleks yapı ünvanını korumaktadır. Modern bilim, tek bir canlı hücresinin dahi büyük bir şehirden çok daha kompleks bir yapıya ve içiçe geçmiş karmaşık sistemlere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Böyle kompleks bir yapı, ancak bütün parçaları aynı anda ve eksiksiz olarak ortaya çıktığında işlev görebilir. Yoksa hiçbir işe yaramaz, zaman içinde dağılır, parçalanır ve yok olur. Evrimin iddia ettiği gibi milyonlarca sene diğer parçalarının &quot;tesadüflerle&quot; oluşmasını bekleyemez. Dolayısıyla sadece tek bir hücrenin kompleks tasarımı dahi, canlılığın Allah tarafından yaratılmış olduğunu açıkça göstermektedir. (Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Hücredeki Mucize, Global Yayıncılık)


Hücredeki kompleks yapılardan örnekler; sağda: Hücredeki protein sentezinin gerçekleştiği &quot;ribozom&quot;; solda: Kromozomdaki DNA birimlerini paketleyen &quot;nükleozom&quot;. Hücre bunlar gibi, hatta daha da kompleks pek çok yapı ve sistemi içinde barındırmaktadır. İlerleyen teknolojiyle tespit edilen bu karmaşık yapıların tesadüfen meydana gelebilmelerinin imkansız olduğunun anlaşılması evrimcileri içinden çıkılamaz bir duruma sokmuştur.  

Ancak, materyalist felsefeyi savunan belli kesimler, çeşitli ideolojik çıkar ve beklentileri nedeniyle yaratılış gerçeğini kabul etmek istemezler. Çünkü Allah&#039;ın emir ve yasakları doğrultusunda hak dinin insanlığa sunduğu güzel ahlakı yaşayan toplumların varolması ve yaygınlaşması bu materyalist kesimlerin işine gelmez. Kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirebilecekleri, suistimal edebilecekleri, maneviyattan soyutlanmış, dini ve ahlaki değerlerden yoksun nesiller her zaman için bu kesimlerin dünyevi beklentilerine daha uygun olacaktır. Dolayısıyla, insanlara yaratılmadıkları, tesadüflerle ortaya çıkıp hayvanlardan evrimleştikleri yalanını telkin eden evrim teorisini, her ne pahasına olursa olsun ayakta tutmaya ve toplumlara empoze etmeye çalışırlar. Bilimin, evrimi çürüten ve yaratılış gerçeğini doğrulayan tüm açık kanıtlarına rağmen, akıl ve mantığı bir kenara bırakarak her ortamda ve her fırsatta bu safsatayı gündeme getirir ve savunurlar.


Francis Crick  
Oysa ilk canlı hücresinin, hatta bu hücrenin içindeki milyonlarca protein molekülünden tek bir tanesinin dahi kendiliğinden oluşmasının imkansız olduğu, akıl ve mantığın yanı sıra, ihtimal hesaplarıyla matematiksel olarak da kanıtlanmıştır. Yani evrim daha ilk aşamada, ilk canlı hücrenin varoluşunu açıklama aşamasında çökmüştür.

En küçük canlı birimi olan hücre -evrimcilerin iddia ettikleri şekilde- ilkel ve kontrolsüz dünya koşullarında rastlantılar sonucu asla oluşamadığı gibi, 20. yüzyılın en gelişmiş laboratuvarlarında bile sentezlenememiştir. Canlı hücresinin yapı taşı olan amino asitlerden ve bunların oluşturduğu proteinlerden yola çıkarak değil hücre, hücredeki mitokondri, ribozom, lizozom, hücre zarı, golgi aygıtı, endoplazmik retikulum, vs. gibi organellerinden tek bir tanesi bile oluşturulamaz. Dolayısıyla evrimin tesadüfen oluştuğunu iddia ettiği ilk hücre yalnızca hayal gücüne dayalı bir fantezi ürünü olarak kalmıştır. 

Halen aydınlığa kavuşturulamamış pek çok sırrı içinde barındıran canlı hücresi, evrim teorisinin en büyük açmazlarından birini oluşturur. 

Gerek hücre, gerekse hücrenin yapı taşı olan proteinlerden tek bir tanesi bile rastlantılar sonucunda oluşamayacak derecede kompleks bir yapıya sahiptir. Laboratuvar deneyleri ve olasılık hesapları, bu imkansızlığı gözler önüne sermiştir. Günümüzün en gelişmiş laboratuvarlarında, en son teknolojiyle bile canlı hücresindekine benzer bir verim ve başarıyla protein üretimi yapılamamaktadır. 

Evrim açısından benzer bir açmaz da canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve yaklaşık 3.5 milyar birimlik bir şifreleme sistemiyle canlının tüm bilgilerinin kodlu olduğu DNA molekülüdür. 1950&#039;lerde elektron mikroskobunun icadıyla yapısı keşfedilen DNA, muhteşem bir plan ve tasarıma sahip dev bir moleküldür. Uzun yıllar evrim teorisine inanan Nobel ödüllü bilim adamı Francis Crick bile DNA&#039;yı keşfettikten sonra, yaşamın kaynağının rastlantı ve tesadüfler olamayacağını şöyle itiraf etmek zorunda kalmıştır:


Darwin&#039;in teorisinin bilim dünyasına hakim olmasından bu yana, paleontoloji (fosil bilimi) bu teori temel alınarak yürütülmektedir. Ancak buna rağmen dünyanın pek çok farklı bölgesinde yapılan fosil kazıları, teoriyi destekleyen değil, çürüten sonuçlar vermiştir. Fosiller, farklı canlı gruplarının yeryüzünde özgün yapılarıyla aniden ortaya çıktıklarını, yani yaratıldıklarını göstermektedir.  
Bugünkü mevcut bilgilerin ışığında dürüst bir adam ancak şunu söyleyebilir: Bir anlamda hayatın kökeni mucizevi bir şekilde ortaya çıkmıştır.1 

Ülkemizdeki evrimcilerin en tanınmışlarından olan Prof. Dr. Ali Demirsoy da protein ve DNA&#039;nın meydana gelmesi hakkında şu itirafı yapmaktadır:

Esasında bir proteinin ve çekirdek asidinin (DNA-RNA) oluşma şansı tahminlerin çok ötesinde bir olasılıktır. Hatta belirli bir protein zincirinin ortaya çıkma şansı astronomik denecek kadar azdır.2

Ünlü Amerikalı mikrobiyolog Homer Jacobson ise canlılığın tesadüfen oluşumunun ne derece imkansız olduğunu şöyle ifade etmektedir:

İlk canlı ortaya çıktığı zaman, üreme planlarının, çevreden madde ve enerji sağlamanın, büyüme sırasının ve bilgileri büyümeye çevirecek mekanizmaların tamamına ait emirlerin o anda birarada bulunmaları gerekmektedir. Bunların hepsinin kombinasyonu ise tesadüfen gerçekleşemez.3


Amber içinde bulunmuş 25 milyon yıllık termit fosilleri. Günümüzde yaşayan termitlerden tümüyle farksız.  
Evrim teorisinin bir diğer büyük hezimeti de fosil kayıtlarındadır. Yıllar süren arkeolojik çalışmalarda bulunan fosiller arasında, evrimin öne sürdüğü gibi, canlıların basit türlerden kompleks türlere kademe kademe evrimleştiğini göstermesi gereken ara geçiş formlarına bir türlü rastlanamamıştır. Eğer gerçekten bu tür canlılar geçmişte yaşamışsa bunların sayılarının ve çeşitlerinin sayılamayacak kadar çok olması gerekir. Daha da önemlisi, bu ucube canlıların kalıntılarına mutlaka fosil kayıtlarında rastlanması gerekir. Çünkü bu ara geçiş formları gerçekten var olmuş olsa, bunların sayısı bugün bildiğimiz hayvan türlerinden bile fazla olmalı ve dünyanın dört bir yanı fosilleşmiş ara geçiş formu kalıntılarıyla dolup taşmalıdır. Evrimciler 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört bir yanında yaptıklarıhummalı fosil araştırmalarındabu ara geçiş formlarını aramaktadırlar. Oysa, 150 yıla yakın bir süredir büyük bir hırsla aranan bu ara geçiş formlarından eser yoktur.

Kısacası fosil kayıtları da canlı türlerinin, evrimin iddia ettiği gibi ilkelden gelişmişe doğru bir süreç izlediğini değil, bir anda ve en mükemmel halde ortaya çıktıklarını göstermektedir. 

Evrimciler, yüz elli yıla yakın bir süredir büyük bir gayretle teorilerine delil toplamaya çalışırlarken, kendi elleriyle evrim diye bir sürecin yaşanmış olamayacağını bizzat kendileri ispatlamışlardır. Sonuçta modern bilim şu tartışılmaz gerçeği ortaya koymuştur: Canlılar kör tesadüfler sonucu evrimle oluşmamış, Allah tarafından yaratılmışlardır.


2. EVRİM TEORİSİNİN ÇÜRÜTÜLMESİ YARATILIŞ&#039;IN DOĞRULUĞUNU NASIL GÖSTERİR?

Canlılığın yeryüzünde nasıl ortaya çıktığı sorusunu sorduğumuzda, karşımıza iki farklı cevap çıkar: 

- Bu cevaplardan birincisi, canlıların evrim yoluyla ortaya çıktıklarıdır. Bu iddiayı savunan evrim teorisine göre canlılık tesadüflerle ortaya çıkan bir ilk hücreyle başlamıştır. Bu canlı hücre de yine tesadüfler sonucunda gelişip evrimleşmiş ve çeşitlenerek dünya üzerindeki milyonlarca farklı türü oluşturmuştur.

- İkinci cevap ise &quot;Yaratılış&quot;tır: Bütün canlılar tüm evrene hakim olan bir Yaratıcı&#039;nın yaratmasıyla var olmuşlardır. Hiçbir şekilde tesadüfle meydana gelmesi mümkün olmayan canlılık ve milyonlarca canlı türü, ilk yaratıldıklarında da bugünkü gibi eksiksiz, kusursuz ve üstün bir tasarıma sahiplerdi. En basit gibi görünen canlı türlerinin dahi, kendi kendine, doğal şartlarla ve rastlantılarla oluşamayacak derecede kompleks yapı ve sistemlere sahip olması, bunun açık bir kanıtıdır.

Bu iki seçenek dışında, canlılığın nasıl ortaya çıktığı konusunda bugün ortaya konabilecek üçüncü bir iddia, bir teori hatta herhangi bir varsayım bile yoktur. Mantık kurallarına göre cevabı iki seçenekli bir sorunun cevap seçeneklerinden birinin kesin yanlış olduğu ortaya konursa, diğer seçeneğin kesin doğru olduğu da anlaşılır. En temel mantık kurallarından biri olan bu kurala &quot;ayrık çıkarım&quot; (modus tolendo ponens) adı verilir. 

Yani eğer yeryüzündeki canlı türlerinin, evrimcilerin iddia ettiği gibi tesadüflerle evrimleşerek ortaya çıkmadığı ispatlanırsa, bu durum canlıların bir Yaratıcı tarafından yaratıldıklarını kesin olarak ispatlar. Evrim teorisini savunan bilim adamları da &quot;üçüncü bir alternatif&quot; olmadığını kabul ederler. Bunlardan biri olan Douglas Futuyma bunu şu sözleriyle ifade etmektedir:

Canlılar dünya üzerinde ya tamamen mükemmel ve eksiksiz bir biçimde ortaya çıkmışlardır ya da kendilerinden önce var olan bazı canlı türlerinden evrimleşerek meydana gelmişlerdir. Eğer eksiksiz ve mükemmel biçimde ortaya çıkmışlarsa, o halde üstün bir akıl tarafından yaratılmış olmaları gerekir.4

Evrimci Futuyma&#039;nın bu sözlerinin cevabını fosil bilimi verir. Fosil bilimi (paleontoloji) tüm canlı gruplarının farklı zamanlarda, birdenbire ve mükemmel biçimleriyle yeryüzü sahnesine çıktıklarını göstermektedir. 

Yüzyılı aşkın bir süredir sürdürülen arkeolojik kazılarda ve araştırmalarda elde edilen bütün bulgular, evrimcilerin beklediklerinin aksine, canlıların yeryüzünde birdenbire, eksiksiz ve kusursuz bir biçimde ortaya çıktıklarını, yani &quot;yaratıldıklarını&quot; göstermiştir. Bakteriler, omurgasız deniz canlıları, balıklar, yumuşakçalar, eklembacaklılar, amfibiyenler, sürüngenler, kuşlar veya memeliler aniden, kompleks organ ve sistemleriyle yeryüzünde belirmişlerdir. Aralarında birbirine sözde bir geçiş olduğunu gösteren fosiller de yoktur. Fosil bilimi de diğer bilim dallarının verdiği mesajı vermektedir: Canlılar evrimleşmemişler, yaratılmışlardır. Sonuçta evrimciler, gerçek dışı teorilerini kanıtlamaya çalışırken, kendi elleriyle yaratılış gerçeğinin delillerini ortaya çıkarmışlardır. 

Ünlü İngiliz paleontolog (fosil bilimci) Derek W. Ager, bir evrimci olmasına karşın evrim teorisinin tüm iddialarını geçersiz kılan bu açık gerçeği şöyle itiraf eder:

Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılaşırız; kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz.5


KAMBRİYEN DEVRİ, EVRİM TEORİSİNİ YIKMAK İÇİN YETERLİDİR

Canlılar alemi, biyologlar tarafından bitkiler, hayvanlar, mantarlar gibi temel &quot;alemlere&quot; ayrılır. Bunlar da kendi içlerinde ilk olarak farklı &quot;filum&quot;lara bölünürler. Bu filumlar belirlenirken, her birinin tamamen farklı vücut planlarına sahip oldukları göz önünde bulundurulmuştur. Örneğin artropodlar (eklem bacaklılar) kendilerine has bir filumdur ve filuma dahil edilen tüm canlılar temelde benzer bir vücut planına sahiptir. Chordata olarak adlandırılan filum ise, merkezi bir sinir ağına sahip olan canlıları barındırır. Bizim için tanıdık olan balıklar, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi hayvanların tümü, Chordata&#039;nın bir alt sınıfı olan omurgalılar kategorisine dahildir. 

  
Burgess Shale fosil yatağında bulunan ilginç fosil canlılardan biri: Marrella. Kambriyen devrine ait bir fosil 
 

Hayvanların farklı filumları arasında, ahtopotlar gibi yumuşak bedenli canlıları barındıran Molluska filumu ya da yuvarlak solucanları barındıran Nematoda filumu gibi çok farklı kategoriler vardır. Bu kategorilerin en önemli özelliği ise, başta da belirttiğimiz gibi tamamen farklı vücut planlarına sahip olmalarıdır. 

Peki bu farklı canlılar nasıl ortaya çıkmıştır?

Önce evrim teorisinin bu konudaki varsayımını ele alalım. Bilindiği gibi teori, canlılığın tek bir ortak atadan geldiğini ve küçük değişimlerle farklılaştığını öne sürmektedir. Bu durumda, canlılığın, ilk başta birbirine çok benzer ve basit formlarda ortaya çıkmış olması, sonra zamanla gelişip çeşitlenmesi gerekir. 


 
İLGİNÇDİKENLER: Kambriyen devrinde bir anda ortaya çıkan canlılardan biri, sağ üstteki Hallucigenia&#039;dır. Bu ve diğer pek çok Kambriyen canlısının fosilinde, saldırılara karşı korunma sağlayan dikenler ya da sert kabuklar yer alır. Evrimcilerin açıklayamadıkları bir konu da, ortada hiçbir &quot;avcı&quot; canlının bulunmadığı bu devirde bu hayvanların nasıl bu kadar iyi bir korunmaya sahip olduklarıdır. Ortada avcı hayvanların bulunmayışı, bu durumu &quot;doğal seleksiyon&quot;la açıklamayı imkansız kılmaktadır.  

Yani evrim teorisine göre, canlılık tek bir kökten gelen, ancak sonra dallara ayrılan bir ağaç gibi olmalıdır. Nitekim bu varsayım Darwinist kaynaklarda ısrarla vurgulanır ve &quot;hayat ağacı&quot; kavramı sık sık kullanılır. Bu hayat ağacına göre, önce tek bir filum oluşmalı, sonra diğer filumlar küçük küçük değişimlerle ve uzun zaman dilimleri içinde yavaş yavaş belirmelidir. 


Denizyıldızı, denizanası gibi pek çok kompleks omurgasız canlı günümüzden yaklaşık 500 milyon yıl önce hiçbir sözde evrimsel ataya sahip olmadan, birdenbire ortaya çıkmıştır. Yani yaratılmıştır. Bugünkü örneklerinden hiçbir farkları da yoktur. 
Evrim teorisinin iddiası budur. Peki ama gerçekten böyle mi olmuştur?

Kesinlikle hayır. Aksine, hayvanlar, ilk ortaya çıktıkları dönemden itibaren çok farklı ve kompleks yapılara sahiptirler. Bugün bilinen tüm hayvan filumları, yeryüzünde aynı anda, Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde ortaya çıkmışlardır. Kambriyen devri, yaşı 530-520 milyon yıl olarak hesaplanan 10 milyon yıllık bir jeolojik dönemdir. Bu devirden önceki fosil kayıtlarında, tek hücreli canlılar ve çok basit birkaç çok hücreli dışında hiçbir canlının izine rastlanmaz. Kambriyen devri gibi son derece kısa bir dönem içinde ise (10 milyon yıl, jeolojik anlamda çok kısa bir zaman dilimidir) bütün hayvan filumları, tek bir eksik bile olmadan bir anda ortaya çıkmışlardır! 

Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller, salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, denizyıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi çok farklı canlılara aittir. Bu tabakadaki canlıların çoğunda, modern örneklerinden hiçbir farkı olmayan, göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemler, ileri fizyolojik yapılar bulunur. Bu yapılar hem çok kompleks, hem de çok farklıdır. Evrimci literatürün popüler yayınlarından Earth Sciences dergisinin editörü Richard Monestarsky, Kambriyen Patlaması hakkında şu bilgileri vermektedir:



500 milyon yıl önce Kambriyen devirde aniden ortaya çıkan kompleks omurgasız canlılardan biri de yukarıda fosilleri görülen &quot;trilobit&quot;lerdir. Trilobitin evrimcileri çıkmaza sokan bir diğer özelliği ise sahip olduğu petek göz yapısıdır. Trilobitin son derece gelişmiş kompleks gözleri çoklu mercek sistemine sahiptir. Bu sistem günümüzdeki örümcek, arı, sinek gibi pek çok canlıda bulunan örneklerinden farksızdır. Böyle kompleks bir göz yapısının bundan 500 milyon yıl önce yaşamış bir canlıda birdenbire ortaya çıkması, evrimcilerin tesadüfe dayalı teorilerini çöpe atmak için yeterlidir. 
Bugün görmekte olduğumuz oldukça kompleks hayvan formları aniden ortaya çıkmışlardır. Bu an, Kambriyen devrin tam başına rastlar ki, denizlerin ve yeryüzünün ilk kompleks yaratıklarla dolması bu evrimsel patlamayla başlamıştır. Günümüzde dünyanın her yanına yayılmış olan omurgasız takımları erken Kambriyen devirde zaten vardır ve yine bugün olduğu gibi birbirlerinden çok farklıdırlar.6


Prof. Philip Johnson 
Darwinizm&#039;in dünya çapındaki en önemli eleştirmenlerinden biri olan Berkeley Üniversitesi profesörü Philip Johnson, paleontolojinin ortaya koyduğu bu gerçeğin, Darwinizm&#039;le olan açık çelişkisini şöyle açıklamaktadır:

Darwinist teori, canlılığın bir tür &quot;giderek genişleyen bir farklılık üçgeni&quot; içinde geliştiğini öngörür. Buna göre canlılık, ilk canlı organizmadan ya da ilk havyan türünden başlayarak, giderek farklılaşmış ve biyolojik sınıflandırmanın daha yüksek kategorilerini oluşturmuş olmalıdır. Ama hayvan fosilleri bizlere bu üçgenin gerçekte başaşağı durduğunu göstermektedir: Filumlar henüz ilk anda hep birlikte vardır, sonra giderek sayıları azalır.7

Philip Johnson&#039;ın belirttiği gibi, filumların kademeli olarak oluşması bir yana, tüm filumlar bir anda var olmuşlar, hatta ilerleyen dönemlerde bazılarının soyu tükenmiştir. Çok farklı canlıların bir anda ve kusursuz şekilde ortaya çıkmalarının anlamı ise, evrimci Futuyma&#039;nın da kabul ettiği gibi, yaratılıştır.

Görüldüğü gibi eldeki bütün bilimsel bulgular evrim teorisinin iddialarını geçersiz kılmakta ve yaratılış gerçeğini gözler önüne sermektedir.


3. İNSANA AİT BULGULAR NE KADAR ESKİYE GİDER? BU BULGULAR NEDEN EVRİMİ DESTEKLEMEZ?


Tanzanya Laetoli&#039;de bulunan 3.6 milyon yıllık insan ayak izleri 
İnsanın yeryüzündeki varoluş zamanıyla ilgili sorunun cevabını bulmak için fosil kayıtlarına başvurmak gerekir. Fosil kayıtları insanla ilgili bulguların milyonlarca yıl öncesine uzandığını göstermektedir. Bu bulgular iskelet ve kafatası parçaları ve çeşitli dönemlerde yaşamış insanlara ait kalıntılardan oluşmaktadır. İnsana ait kalıntıların en eskisi, ünlü fosil bilimci Mary Leakey tarafından 1977 yılında Tanzanya&#039;nın Laetoli bölgesinde bulunmuş &quot;ayak izleri&quot; dir. 

Bu kalıntılar bilim dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Yapılan çalışmalar bu ayak izlerinin, 3.6 milyon yıllık bir tabakada yer aldığını gösteriyordu. İzleri inceleyen Russell Tuttle şunları yazmıştı:

Bu izler, çıplak ayaklı bir Homo sapiens (insan) tarafından bırakılmış olmalıdır. Yapılan tüm morfolojik incelemeler, bu izleri bırakan canlının ayağının, modern insanlarınkilerden farklı olmadığını göstermektedir.8

Yapılan araştırmalarla, ayak izlerinin sahipleri de tanımlanabildi. 10 yaşında modern bir insanın 20 tane ve daha küçük bir insanın 27 tane fosilleşmiş ayak izi mevcuttu. Mary Leakey&#039;in bulduğu izleri inceleyen Don Johanson ve Tim White gibi ünlü paleoantropologlar da bu sonucu teyidettiler. White bu fikrini şu sözlerle açıklıyordu:

Hiç kuşkunuz olmasın… Bunlar günümüz insanının ayak izlerinden tamamen farksız. Eğer bu izler bugün bir California plajında olsalardı ve bir çocuğa bunların ne olduğu sorulsaydı, hiç tereddüt etmeden burada bir insanın yürüdüğünü söylerdi. Bunları, kumsalda yer alan diğer yüzlerce insan ayak izinden ayırt edemezdi. Dahası siz de ayırt edemezdiniz.9


1.7 milyon yıllık taş kulübe kalıntısı 
Söz konusu ayak izleri evrimci bilim adamları arasında önemli bir tartışmayı başlattı. Çünkü bu izlerin bir insana ait olduğunu kabul etmeleri, maymundan insana doğru çizdikleri hayali sıralamalarının artık savunulamaz hale gelmesi anlamına gelecekti. Ancak bu noktada dogmatik evrimci mantık bir kez daha kendini gösterdi. Evrimci bilim adamlarının birçoğu bir kere daha ön yargıları uğruna bilimden vazgeçtiler. Laetoli&#039;de bulunan izlerin maymunumsu bir canlıya ait olması gerektiğini iddia ettiler. Bu iddiayı savunmaya çalışan evrimcilerden biri olan Russell Tuttle şunları yazıyordu:

Sonuçta, Laetoli bölgesindeki 3.6 milyon yıllık ayak izleri bugünkü günümüz insan ayak izlerine çok benzemektedir. Bulgu, bu izleri bırakan canlıların bizden daha kötü ya da farklı yürüyen bir canlı olduğunu göstermemektedir. Eğer bu izler bu kadar eski olmasalardı, bunların da bizim gibi bir homo (insan) tarafından bırakıldıklarını hiç tartışmasız kabul edebilirdik... Ama yaş sorunu nedeniyle, bu izlerin Lucy fosili ile aynı türe, yani Australopithecus Afarensis (Evrimcilerin yarı insan-yarı maymun olarak göstermeye çalıştıkları, gerçekte soyu tükenmiş bir maymun türü) türüne ait bir canlı tarafından bırakıldığı varsayımını kabul etmek durumundayız.10

İnsanla ilgili en eski kalıntılardan biri de Louis Leakey tarafından 1970&#039;lerin başında Olduvai George bölgesinde bulunan taş bir kulübenin kalıntılarıdır. Kulübenin kalıntıları 1.7 milyon yıllık bir katmanda bulunmaktaydı. Afrika&#039;nın bazı bölgelerinde benzerleri bugün de kullanılan bu tarz yapıların sadece Homo sapiens, yani günümüz insanı tarafından yapılmış olabileceği bilinmektedir. Kalıntının önemi, insanın, evrimciler tarafından atası olarak gösterilen sözde maymunumsularla aynı tarihte yaşadığını ortaya koymasıdır.


Turkana çocuğu 
Etiyopya&#039;nın Hadar bölgesinde bulunan 2.3 milyon yıllık modern insan çenesi de yine modern insanın yeryüzünde evrimcilerin öngördüğü tarihten çok daha önce var olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.11

İnsanla ilgili bulunan en eski ve en eksiksiz fosillerden biri de KNM-WT 15000 veya diğer adıyla &quot;Turkana Çocuğu&quot; iskeletidir. 1.6 milyon yıllık bu fosili evrimci Donald Johanson şöyle tarif eder:

Uzun ve zayıftı. Vücut şekli ve uzuvlarının oranları bugünkü Ekvator Afrikalıları&#039;nınkiyle aynıydı. Uzuvlarının ölçüleri, bugün yetişkin beyaz Kuzey Amerikalılarla tamamen uyuşuyordu.12

Yapılan araştırmalar fosilin 12 yaşında bir çocuğa ait olduğunu ve büyüyebilmiş olsaydı 1.83 m. boyuna ulaşabileceğini göstermiştir. ABD&#039;li paleoantropolog Alan Parker &quot;sıradan bir patoloğun bu çocuğun iskeletiyle, günümüz insanına ait bir iskeleti birbirinden ayırmasının çok güç olduğunu&quot; söyler.13

İnsanla ilgili bulunan kalıntılardan en çok yankı getirenlerden biri de 1995 yılında İspanya&#039;da bulunan bir fosildi. İspanya&#039;nın Atapuerca bölgesindeki Gran Dolina mağarasında yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılan 800 bin yıllık fosil 11 yaşında bir insana aitti ve onu bulan araştırmacıları şaşırtmıştı. Madrid Üniversitesi&#039;nden üç İspanyol paleoantropologdan oluşan araştırma ekibinin başı Arsuaga Ferreras şunları söylüyordu:


Evrimci literatürün en popüler dergilerinden biri olan Discover, Aralık 97 sayısında, 800 bin yıllık insan yüzünü kapaktan vererek, evrimcilerin, &quot;Bizim geçmişimize ait yüz bu mu?&quot; şeklindeki hayret ifadesini başlık yapmıştı.  
Büyük, geniş, şişkin, yani anlayacağınız ilkel bir şeyle karşılaşmayı umuyorduk. 800.000 yıl yaşındaki bir çocuktan beklentimiz, Turkana Çocuğu gibi bir şey olmasıydı. Ama bizim bulduğumuz bütünüyle modern bir yüzdü… Bunlar sizi sarsan türden şeyler: Fosil bulmak değil, tamam fosil bulmak da beklenmedik ve güzel bir olay. Fakat en etkileyici olanı bugüne ait olduğunu düşündüğünüz bir şeyi geçmişte bulmanız. Bu bir anlamda, Gran Dolina&#039;da kasetçalar bulmak gibi bir şey. Böyle bir şey çok şaşırtıcı olurdu elbette. Alt Pleistosen tabakalarında teypler, kasetler bulmayı beklemiyoruz, ancak 800 bin yıllık &quot;modern&quot; bir yüz bulmak da bunun gibi bir şey. Onu gördüğümüzde çok şaşırmıştık.14

Görüldüğü gibi fosil bulguları, &quot;insanın evrimi&quot; iddiasını yalanlamaktadır. Bu iddia bazı medya kuruluşları tarafından topluma sanki ispatlanmış bir gerçek gibi sunulur, oysa ortada sadece hayali teoriler vardır. Nitekim evrimci bilim adamları da bu gerçeği kabul etmekte ve &quot;insanın evrimi&quot; iddiasının bilimsel delillerden yoksun olduğunu itiraf etmektedirler.

Örneğin evrimci paleontologlar Villie, Solomon ve Davis, &quot;biz insanlar fosil kayıtlarında aniden beliriyoruz&quot; diyerek, insanın yeryüzünde aniden, yani hiçbir evrimsel atası olmadan ortaya çıktığını kabul etmektedirler.15

Collard ve Wood ise 2000 yılında kaleme aldıkları bir makalede &quot;insan evrimi hakkındaki mevcut filogenetik (evrimsel) hipotezler hiç güvenilir değil&quot; demek zorunda kalmışlardır.16

Elde edilen her yeni fosil bulgusu -bazı ciddiyetsiz gazetelerde &quot;Evrimin Kayıp Halkası Bulundu&quot; gibi uydurma başlıklarlaaktarılsadahi- evrimcileri daha da fazla çıkmaza sokmaktadır. 2001 yılında bulunan ve Kenyanthropus platyops adı verilen kafatası fosili bunun son örneğidir. George Washington Üniversitesi Antropoloji bölümünden evrimci paleontolog Daniel E. Lieberman, Nature dergisinde yazdığı makalesinde, Kenyanthropus platyops hakkında şu yorumu yapmıştır:

EVRİMCİLERDEN NEANDERTALLERE ZORUNLU &quot;İADE-İ İTİBAR&quot; 

1975 YILININ NEANDERTAL TASVİRİ - Geheimnisse der Urzeit, Deutsche Übersetzung, 1975 (solda)
2000 YILININ NEANDERTAL TASVİRİ - National Geographic, Temmuz 2000 (sağda)

Evrimciler 20. yüzyılın başından itibaren, kaybolmuş bir insan ırkı olan Neandertalleri &quot;yarı maymun&quot; canlılar olarak gösterdiler. Üstteki gibi &quot;maymun Neandertal&quot; tasvirleri, on yıllarca evrim propagandası için kullanıldı. Ancak 80&#039;li yıllardan itibaren, bu efsane çökmeye başladı. Hem fosiller üzerindeki incelemeler hem de Neandertal kültürüne ait izler, bu insanların &quot;yarı maymun&quot; olmadıklarını gösterdi. Örneğin bulunan 26 bin yıllık iğne, Neandertallerin terzilik yeteneğine sahip medeni insanlar olduğunu belgeledi. Bunun bir sonucu olarak, National Geographic gibi evrimci yayınlar artık Neandertalleri alttaki gibi &quot;medeni&quot; insanlar olarak göstermek zorunda kalıyor.  

&quot;İnsanın evrim tarihi çok karmaşıktır ve çözümlenmemiştir. Şimdi 3.5 milyon yıllıkbaşka bir türün bulunması ile durum daha da karışacak gibi görünüyor... Kenyanthropus platyops&#039;un yapısı genel olarak insanın evrimi ve türlerin davranışı konuları hakkında birçok soruyu beraberinde getiriyor. Örneğin neden alışılmışın dışında olarak, küçük bir çene dişine ve öne doğru kavisli çene kemiği olan büyük düz bir yüze aynı anda sahip? Büyük yüzü ve benzer şekilde yerleştirilmiş çene kemiği olan tüm diğer insanımsı türlerin büyük bir dişi var. K. Platyops&#039;in önümüzdeki birkaç yıl içindeki en başlıca rolünün, birlikleri bozucu ve insanımsılar arasındaki evrimsel ilişkinin araştırmalarında karşılaşılan kargaşayı vurgulayıcı bir rolü olacağını düşünüyorum.&quot;17


Gerçek bir insan olan Atapuerca fosilinin bulunduğu İspanya&#039;daki Gran Dolina mağarası 
Görüldüğü gibi eldeki bulguların sayısının artması, evrim teorisi lehinde değil aleyhinde sonuçlar ortaya koymaktadır. Oysa eğer geçmişte bir evrim süreci yaşanmış olsaydı, bunun çok fazla kanıtı olmalı ve elde edilen her bulgu teoriyi biraz daha güçlendirmeliydi. Nitekim Darwin, Türlerin Kökeni adlı kitabında bilimin bu yönde gelişeceğini iddia etmişti. Ona göre teorisinin fosil kayıtları açısından tek sorunu, yeterince fosil bulgusu olmamasıydı. Yapılacak araştırmalarda teorisini ispatlayacak sayısız fosil çıkacağını ümid ediyordu. Oysa bilimsel bulgular, Darwin&#039;in bu hayalini tamamen boşa çıkardı.


İNSANLA İLGİLİ KALINTILARIN ÖNEMİ

İnsanla ilgili burada bazı örneklerini saydığımız bulgular çok önemli gerçekleri ortaya koymuştur. Öncelikle de evrimcilerin insanın atasının maymunsu canlılar olduğu şeklindeki iddialarının ne kadar büyük bir hayal ürünü olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Çünkü anlaşılmıştır ki insan, yeryüzünde evrimcilerin &quot;insanın atası&quot; olarak gösterdikleri maymun türlerinden çok daha önce ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu maymun türlerinin insanın atası olmaları söz konusu değildir. 

Sonuç olarak fosil kayıtları bize insanın bundan milyonlarca yıl önce de aynı bugünkü şekliyle var olduğunu ve hiçbir şekilde evrim geçirmeden bugüne kadar geldiğini göstermiştir. Bu noktada evrim savunucularının, eğer gerçekten bilimsel ve dürüst olduklarını iddia ediyorlarsa, ellerindeki hayali maymun-insan sıralamalarını çöpe atmaları gerekmektedir. Bu hayali soyağaçlarını terk etmemeleri evrimin bilim adına savunulan bir teori değil, bilimsel gerçeklere rağmen yaşatılmaya çalışılan bir dogma olduğunu bir kez daha göstermektedir.


4. EVRİM TEORİSİ NEDEN &quot;BİYOLOJİNİN TEMELİ&quot; DEĞİLDİR?

Evrimciler tarafından sık sık tekrarlanan bir iddia vardır: Evrim teorisinin bilimin temeli olduğu yalanı... Bu iddiayı ortaya atanlar, evrim teorisi olmadan biyoloji biliminin gelişemeyeceğini, hatta var olamayacağını iddia ederler. Aslında bu iddia çaresizlikten kaynaklanan bir demagojiden ibarettir. Türkiye&#039;nin bilim alanında yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan bilim felsefecisi Prof. Dr. Arda Denkel bu konuyu şöyle yorumlamaktadır:

Örneğin, &quot;Evrim Kuramı&#039;nı reddetmek biyolojik bilimlerin, yer bilimlerinin, fizik ve kimyanın bulgularını da reddetmek anlamına gelir&quot; düpedüz yanlış bir önerme. Çünkü iddia edilen türden bir çıkarım (burada bir modus tollens) elde edebilmek için, önce kimya, fizik, jeoloji ve biyolojinin bulgularını dile getiren kimi önermelerin evrim kuramını içeriyor (implication) olması gerekirdi. Oysa bulgular ya da onların ifadeleri kuramları içermezler; ayrıca onları kanıtlamazlar (demonstration/proof) da.18


Sovyetler Birliği&#039;nde Stalin dönemindeki tüm bilimsel çalışmalar Marx ve Engels&#039;in ortaya attığı &quot;diyalektik materyalizm&quot;e zorla uydurulmuştu. Darwinizm&#039;i biyolojinin temeli gibi gösterenler, aynı dogmatik zihniyeti taşımaktadırlar. 
Evrimin bilimin temeli olduğu&#039; iddiasının ne denli geçersiz ve saçma bir iddia olduğu, sadece bilim tarihinin incelenmesiyle bile anlaşılabilir. Eğer bu iddia doğru olsaydı, evrim teorisinin ortaya atılmasından önce dünya üzerinde bilimsel bir gelişme olmaması, bütün bilimlerin de evrim teorisinin ortaya atılmasından sonra doğmuş olmaları gerekirdi. Oysa biyoloji, paleontoloji (fosil bilimi) gibi bilim dallarının hepsi, evrim teorisinden önce doğmuş ve gelişmişlerdir. Evrim ise bu bilim dallarına sonradan sokulmak, zorla kabul ettirilmek istenmiş bir varsayımdır.

Evrimcilerin bu yönteminin bir benzeri, Stalin döneminde SSCB&#039;de de uygulanmıştı. O dönemde Sovyetler Birliği&#039;nin resmi ideolojisi olan komünizm, &quot;diyalektik materyalizm&quot; olarak bilinen felsefeyi tüm bilimlerin temeli saymıştı. Bunun bir sonucu olarak Stalin tüm bilimsel çalışmaların diyalektik materyalizme uydurulmasını emretmişti. Böylece SSCB&#039;de yazılan tüm biyoloji, fizik, kimya, tarih, siyaset, hatta sanat kitaplarının başına, &quot;bu bilimlerin diyalektik materyalizme, Marx&#039;ın, Engels&#039;in, Lenin&#039;in görüşlerine dayandığı&quot;na dair giriş bölümleri eklenmişti. 

Ama SSCB çökünce bu zorlama yorumlar kitaplardan çıkarılmış ve kitaplar yine aynı bilgileri içeren teknik, bilimsel kitaplar olarak kalmışlardır. Diyalektik materyalizm gibi bir safsatadan vazgeçilmesi asla bilimi gölgede bırakmamış, aksine bilimin üzerindeki baskı ve zorlamaları ortadan kaldırmıştır.

Bugün de çağdaş bilimi evrime bağlı kalmaya zorlayan hiçbir neden yoktur. Bilim gözlem ve deneye dayanır. Evrim ise, gözlemlenemeyen geçmiş hakkında ortaya atılmış bir varsayımdır. Dahası bu varsayımın iddia ve önermeleri her defasında bilimin ve mantığın kuralları tarafından yalanlanmıştır. Bu varsayım terk edildiğinde elbette ki bilim hiçbir kayba uğramayacaktır. Amerikalı bir biyolog olan Harper bu konuda şu yorumu yapar:

Sık sık Darwinizm&#039;in modern biyolojinin temeli olduğu iddia edilir. Oysa aksine, eğer Darwinizm&#039;e yapılan bütün göndermeler ortadan kaldırılsa, biyoloji biliminde hiçbir değişiklik olmayacaktır...19

Hatta tam tersine bilim, dogmatizm, ön yargı, safsata ve uydurmalarla dolu böyle bir teorinin dayatmasından kurtulduğu için çok daha hızlı ve sağlıklı bir biçimde ilerlemeyi sürdürecektir.


5. FARKLI IRKLARIN VARLIĞI NEDEN EVRİME DELİL OLUŞTURMAZ?

Farklı insan ırklarının varlığı bazı evrim taraftarları tarafından evrim teorisine delilmiş gibi gösterilmeye çalışılır. Aslında bu iddia da daha çok, savundukları teoriyi bile yeterince bilmeyen amatör evrimciler tarafından dile getirilmektedir. 

Bu iddiayı savunanların öne sürdükleri tez, &#039;eğer canlılık İlahi kaynaklarda yer aldığı gibi, tek bir erkek ve kadınla başlamışsa birbirinden farklı ırkların nasıl meydana çıkmış olabileceği&#039; sorusuna dayanır. Diğer bir ifadeyle, &#039;Hz. Adem ve Hz. Havva&#039;nın boy, ten ve diğer fiziksel özellikleri toplamda yalnızca iki kişiyi kapsadığına göre her biri farklı özelliklere sahip olan ırklar nasıl ortaya çıktı?&#039; demektedirler.

Gerçekte bütün bu soruların ya da itirazların altında yatan problem, genetik bilimi hakkındaki bilgi eksikliği ya da genetik kurallarının gözardı edilmesidir. Bugün yeryüzündeki insanlar arasında var olan ırk çeşitliliğinin nedenini anlamak için önce bu soruyla yakından ilgili olan &quot;varyasyon&quot; konusu hakkında genel bir bilgi sahibi olmak gerekir.


İlk insanın genetik materyali, çeşitli ırkların özelliklerini içerdiği için, zamanla farklı insan toplumlarında bu özelliklerin bir kısmı baskın çıkmış ve böylece ırklar oluşmuştur.  
Varyasyon, genetik biliminde kullanılan bir terimdir ve &quot;çeşitlenme&quot; anlamına gelir. Bu genetik olay, bir canlı türünün içindeki bireylerin ya da grupların, birbirlerinden farklı özelliklere sahip olmasına neden olur. Varyasyonların kaynağı ise o türün içindeki bireylerin sahip olduğu genetik bilgidir. Bu bireylerin aralarındaki eşleşmeler sonucunda bu genetik bilgi yeni nesillerde değişik kombinasyonlarda biraraya gelir. Anne ve babanın kromozomları arasında genetik madde alışverişi olur. Böylece genler birbiriyle karışır. Bunun sonucu da bu bireyin fiziksel özelliklerinde bir çeşitlenme meydana gelmesidir.

İnsan ırkları ve insanlar arasındaki birbirinden farklı fiziksel özellikler de insan türüne ait &#039;varyasyonlar&#039;dır. Yeryüzündeki insanların hepsi temelde aynı genetik bilgiye sahiptirler, ama bu genetik bilginin izin verdiği varyasyon potansiyeli sayesinde kimisi çekik gözlüdür, kimisi kızıl saçlıdır, kimisinin burnu uzun, kimisinin boyu kısadır. 

Varyasyon potansiyelini anlamak için, sarışın ve mavi gözlü bireylere sahip bir toplum ile esmer ve siyah gözlü bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplumu ele alalım. Her iki toplumun zaman içinde birbirine karışmaları ve aralarında evlilikler yapmaları sonucunda, ortaya esmer ve mavi gözlü yeni nesillerin çıktığı görülecektir. Yani her iki toplumun belli fiziksel özellikleri yeni nesillerde birbiriyle eşleşerek farklı görünümlü bireyler ortaya çıkacaktır. Diğer fiziksel özelliklerin de birbirleriyle karıştıkları düşünüldüğünde ortaya çok büyük bir çeşitlenmenin çıkacağı açıktır.

Burada bilinmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Her fiziksel özelliği belirleyen iki gen vardır. Bunlardan biri çekinik, diğeri baskın ya da her ikisi de eşit derecede baskın olabilir. Örneğin kişinin göz rengini belirleyen iki gen vardır. Bunlardan biri anneden diğeri ise babadan gelir. Baskın olan gen hangisi ise çocuğun göz rengi o gen tarafından kontrol edilir. Çoğunlukla koyu renkler açık renklere baskındır. Buna göre, bir kişide yeşil ve siyah göz renklerine ait genler varsa o kişinin gözü, siyah renk geni daha baskın olduğundan siyah olur. Fakat çekinik olan yeşil renk daha sonraki nesillere aktarılarak ileriki bir jenerasyonda ortaya çıkabilir. Yani annesi ve babası siyah gözlü olan bir çocuğun gözü yeşil olabilir. Çünkü bu renk genleri anne ve babada çekinik olarak bulunuyordur.

Bu kural diğer bütün fiziksel özellikler ve bunları belirleyen genler için de geçerlidir. Kulak, burun, ağız şekli, boy uzunluğu, kemik yapısı, uzuvların ve organların yapısı, şekli, özellikleri, vs. gibi yüzlerce hatta binlerce özellik bu şekilde kontrol edilir. İşte bu özellik nedeniyle, genetik yapıda yer alan sayısız bilgi o bireyin dış görünümüne yansımadan sonraki nesillere aktarılabilir. 

İlk insan olan Hz. Adem ve eşi de genetik yapılarındaki zengin bilgiyi, kendi dış görünümlerine bunların ancak bir kısmının yansımasına rağmen, sonraki nesillere aktarmışlardır. İnsanlık tarihi içinde ortaya çıkan coğrafi izolasyonlar da çeşitli insan gruplarında belirli özelliklerin birikmesine uygun ortam oluşturmuştur. Bu süreç, uzun zaman içinde insan gruplarının kemik yapısı, ten rengi, boy, kafatası hacmi gibi özelliklerinin birbirinden farklılaşması sonucunu getirmiştir. Bunun sonucunda ırklar ortaya çıkmıştır.

Ancak bu uzun süreç elbette bir tür farklılığını getirmemiştir. Boyu, ten rengi, kafatası hacmi ne olursa olsun tüm ırklar insan türünün birer parçasıdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>1. EVRİM TEORİSİ NEDEN BİLİMSEL VE GEÇERLİ BİR TEORİ DEĞİLDİR?</p>
<p>Evrim teorisi, yeryüzündeki canlılığın tesadüfler sonucunda, doğal şartlarla kendiliğinden meydana geldiğini savunur. Bu teori bilimsel bir kanun, ispatlanmış bir gerçek değil, bilimsellik kisvesi altında toplumlara empoze edilmeye çalışılan materyalist bir dünya görüşüdür. Modern bilim tarafından her alanda yalanlanan bu teorinin en büyük dayanakları ise birtakım hile, sahtekarlık, çarpıtma, aldatmaca ve göz boyamalardan oluşan telkin ve propaganda yöntemleridir. </p>
<p>19. yüzyılın ilkel bilim anlayışıyla hayali bir varsayım olarak öne sürülen evrim teorisi bugüne kadar hiçbir bilimsel bulgu veya deney tarafından doğrulanamamıştır. Tam tersine, teorinin iddialarını doğrulamak için başvurulan tüm yöntemler böyle bir teorinin geçersizliğini kanıtlamıştır. </p>
<p>Darwin döneminde hücrenin kompleks yapısı hakkında hiçbir şey bilinmiyordu.<br />
Ancak, çoğu insan bugün bile bu teoriyi, aynen yerçekimi kanunu ya da suyun kaldırma gücü gibi ispat edilmiş bilimsel bir gerçek sanır. Çünkü başta da belirttiğimiz gibi, evrimin topluma yansıtılan yüzü gerçek yüzünden çok farklıdır. Pek çok kimse, son çırpınışlarla ayakta tutulmaya çalışılan bu teorinin ne kadar çürük temellere dayandığını ve bilim tarafından nasıl her aşamada yalanlandığını bilmez. Evrimcilerin desteksiz varsayımlar, taraflı, gerçek dışı yorumlar, çarpıtmalar, aldatmacalar, hayali çizimler, psikolojik telkin yöntemleri, sayısız sahtekarlık ve göz boyama tekniklerinden başka bir dayanakları yoktur.</p>
<p>Bugün biyoloji, paleontoloji, genetik, biyokimya, mikrobiyoloji gibi bilim dalları, canlılığın hiçbir şekilde tesadüfler ve doğa şartları sonucunda kendiliğinden meydana gelemeyeceğini kanıtlamıştır. Canlı hücresi, bilim dünyasının ortak kanaatiyle, insanoğlunun bugüne kadar karşılaştığı en kompleks yapı ünvanını korumaktadır. Modern bilim, tek bir canlı hücresinin dahi büyük bir şehirden çok daha kompleks bir yapıya ve içiçe geçmiş karmaşık sistemlere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Böyle kompleks bir yapı, ancak bütün parçaları aynı anda ve eksiksiz olarak ortaya çıktığında işlev görebilir. Yoksa hiçbir işe yaramaz, zaman içinde dağılır, parçalanır ve yok olur. Evrimin iddia ettiği gibi milyonlarca sene diğer parçalarının &#8220;tesadüflerle&#8221; oluşmasını bekleyemez. Dolayısıyla sadece tek bir hücrenin kompleks tasarımı dahi, canlılığın Allah tarafından yaratılmış olduğunu açıkça göstermektedir. (Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Hücredeki Mucize, Global Yayıncılık)</p>
<p>Hücredeki kompleks yapılardan örnekler; sağda: Hücredeki protein sentezinin gerçekleştiği &#8220;ribozom&#8221;; solda: Kromozomdaki DNA birimlerini paketleyen &#8220;nükleozom&#8221;. Hücre bunlar gibi, hatta daha da kompleks pek çok yapı ve sistemi içinde barındırmaktadır. İlerleyen teknolojiyle tespit edilen bu karmaşık yapıların tesadüfen meydana gelebilmelerinin imkansız olduğunun anlaşılması evrimcileri içinden çıkılamaz bir duruma sokmuştur.  </p>
<p>Ancak, materyalist felsefeyi savunan belli kesimler, çeşitli ideolojik çıkar ve beklentileri nedeniyle yaratılış gerçeğini kabul etmek istemezler. Çünkü Allah&#8217;ın emir ve yasakları doğrultusunda hak dinin insanlığa sunduğu güzel ahlakı yaşayan toplumların varolması ve yaygınlaşması bu materyalist kesimlerin işine gelmez. Kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirebilecekleri, suistimal edebilecekleri, maneviyattan soyutlanmış, dini ve ahlaki değerlerden yoksun nesiller her zaman için bu kesimlerin dünyevi beklentilerine daha uygun olacaktır. Dolayısıyla, insanlara yaratılmadıkları, tesadüflerle ortaya çıkıp hayvanlardan evrimleştikleri yalanını telkin eden evrim teorisini, her ne pahasına olursa olsun ayakta tutmaya ve toplumlara empoze etmeye çalışırlar. Bilimin, evrimi çürüten ve yaratılış gerçeğini doğrulayan tüm açık kanıtlarına rağmen, akıl ve mantığı bir kenara bırakarak her ortamda ve her fırsatta bu safsatayı gündeme getirir ve savunurlar.</p>
<p>Francis Crick<br />
Oysa ilk canlı hücresinin, hatta bu hücrenin içindeki milyonlarca protein molekülünden tek bir tanesinin dahi kendiliğinden oluşmasının imkansız olduğu, akıl ve mantığın yanı sıra, ihtimal hesaplarıyla matematiksel olarak da kanıtlanmıştır. Yani evrim daha ilk aşamada, ilk canlı hücrenin varoluşunu açıklama aşamasında çökmüştür.</p>
<p>En küçük canlı birimi olan hücre -evrimcilerin iddia ettikleri şekilde- ilkel ve kontrolsüz dünya koşullarında rastlantılar sonucu asla oluşamadığı gibi, 20. yüzyılın en gelişmiş laboratuvarlarında bile sentezlenememiştir. Canlı hücresinin yapı taşı olan amino asitlerden ve bunların oluşturduğu proteinlerden yola çıkarak değil hücre, hücredeki mitokondri, ribozom, lizozom, hücre zarı, golgi aygıtı, endoplazmik retikulum, vs. gibi organellerinden tek bir tanesi bile oluşturulamaz. Dolayısıyla evrimin tesadüfen oluştuğunu iddia ettiği ilk hücre yalnızca hayal gücüne dayalı bir fantezi ürünü olarak kalmıştır. </p>
<p>Halen aydınlığa kavuşturulamamış pek çok sırrı içinde barındıran canlı hücresi, evrim teorisinin en büyük açmazlarından birini oluşturur. </p>
<p>Gerek hücre, gerekse hücrenin yapı taşı olan proteinlerden tek bir tanesi bile rastlantılar sonucunda oluşamayacak derecede kompleks bir yapıya sahiptir. Laboratuvar deneyleri ve olasılık hesapları, bu imkansızlığı gözler önüne sermiştir. Günümüzün en gelişmiş laboratuvarlarında, en son teknolojiyle bile canlı hücresindekine benzer bir verim ve başarıyla protein üretimi yapılamamaktadır. </p>
<p>Evrim açısından benzer bir açmaz da canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve yaklaşık 3.5 milyar birimlik bir şifreleme sistemiyle canlının tüm bilgilerinin kodlu olduğu DNA molekülüdür. 1950&#8242;lerde elektron mikroskobunun icadıyla yapısı keşfedilen DNA, muhteşem bir plan ve tasarıma sahip dev bir moleküldür. Uzun yıllar evrim teorisine inanan Nobel ödüllü bilim adamı Francis Crick bile DNA&#8217;yı keşfettikten sonra, yaşamın kaynağının rastlantı ve tesadüfler olamayacağını şöyle itiraf etmek zorunda kalmıştır:</p>
<p>Darwin&#8217;in teorisinin bilim dünyasına hakim olmasından bu yana, paleontoloji (fosil bilimi) bu teori temel alınarak yürütülmektedir. Ancak buna rağmen dünyanın pek çok farklı bölgesinde yapılan fosil kazıları, teoriyi destekleyen değil, çürüten sonuçlar vermiştir. Fosiller, farklı canlı gruplarının yeryüzünde özgün yapılarıyla aniden ortaya çıktıklarını, yani yaratıldıklarını göstermektedir.<br />
Bugünkü mevcut bilgilerin ışığında dürüst bir adam ancak şunu söyleyebilir: Bir anlamda hayatın kökeni mucizevi bir şekilde ortaya çıkmıştır.1 </p>
<p>Ülkemizdeki evrimcilerin en tanınmışlarından olan Prof. Dr. Ali Demirsoy da protein ve DNA&#8217;nın meydana gelmesi hakkında şu itirafı yapmaktadır:</p>
<p>Esasında bir proteinin ve çekirdek asidinin (DNA-RNA) oluşma şansı tahminlerin çok ötesinde bir olasılıktır. Hatta belirli bir protein zincirinin ortaya çıkma şansı astronomik denecek kadar azdır.2</p>
<p>Ünlü Amerikalı mikrobiyolog Homer Jacobson ise canlılığın tesadüfen oluşumunun ne derece imkansız olduğunu şöyle ifade etmektedir:</p>
<p>İlk canlı ortaya çıktığı zaman, üreme planlarının, çevreden madde ve enerji sağlamanın, büyüme sırasının ve bilgileri büyümeye çevirecek mekanizmaların tamamına ait emirlerin o anda birarada bulunmaları gerekmektedir. Bunların hepsinin kombinasyonu ise tesadüfen gerçekleşemez.3</p>
<p>Amber içinde bulunmuş 25 milyon yıllık termit fosilleri. Günümüzde yaşayan termitlerden tümüyle farksız.<br />
Evrim teorisinin bir diğer büyük hezimeti de fosil kayıtlarındadır. Yıllar süren arkeolojik çalışmalarda bulunan fosiller arasında, evrimin öne sürdüğü gibi, canlıların basit türlerden kompleks türlere kademe kademe evrimleştiğini göstermesi gereken ara geçiş formlarına bir türlü rastlanamamıştır. Eğer gerçekten bu tür canlılar geçmişte yaşamışsa bunların sayılarının ve çeşitlerinin sayılamayacak kadar çok olması gerekir. Daha da önemlisi, bu ucube canlıların kalıntılarına mutlaka fosil kayıtlarında rastlanması gerekir. Çünkü bu ara geçiş formları gerçekten var olmuş olsa, bunların sayısı bugün bildiğimiz hayvan türlerinden bile fazla olmalı ve dünyanın dört bir yanı fosilleşmiş ara geçiş formu kalıntılarıyla dolup taşmalıdır. Evrimciler 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört bir yanında yaptıklarıhummalı fosil araştırmalarındabu ara geçiş formlarını aramaktadırlar. Oysa, 150 yıla yakın bir süredir büyük bir hırsla aranan bu ara geçiş formlarından eser yoktur.</p>
<p>Kısacası fosil kayıtları da canlı türlerinin, evrimin iddia ettiği gibi ilkelden gelişmişe doğru bir süreç izlediğini değil, bir anda ve en mükemmel halde ortaya çıktıklarını göstermektedir. </p>
<p>Evrimciler, yüz elli yıla yakın bir süredir büyük bir gayretle teorilerine delil toplamaya çalışırlarken, kendi elleriyle evrim diye bir sürecin yaşanmış olamayacağını bizzat kendileri ispatlamışlardır. Sonuçta modern bilim şu tartışılmaz gerçeği ortaya koymuştur: Canlılar kör tesadüfler sonucu evrimle oluşmamış, Allah tarafından yaratılmışlardır.</p>
<p>2. EVRİM TEORİSİNİN ÇÜRÜTÜLMESİ YARATILIŞ&#8217;IN DOĞRULUĞUNU NASIL GÖSTERİR?</p>
<p>Canlılığın yeryüzünde nasıl ortaya çıktığı sorusunu sorduğumuzda, karşımıza iki farklı cevap çıkar: </p>
<p>- Bu cevaplardan birincisi, canlıların evrim yoluyla ortaya çıktıklarıdır. Bu iddiayı savunan evrim teorisine göre canlılık tesadüflerle ortaya çıkan bir ilk hücreyle başlamıştır. Bu canlı hücre de yine tesadüfler sonucunda gelişip evrimleşmiş ve çeşitlenerek dünya üzerindeki milyonlarca farklı türü oluşturmuştur.</p>
<p>- İkinci cevap ise &#8220;Yaratılış&#8221;tır: Bütün canlılar tüm evrene hakim olan bir Yaratıcı&#8217;nın yaratmasıyla var olmuşlardır. Hiçbir şekilde tesadüfle meydana gelmesi mümkün olmayan canlılık ve milyonlarca canlı türü, ilk yaratıldıklarında da bugünkü gibi eksiksiz, kusursuz ve üstün bir tasarıma sahiplerdi. En basit gibi görünen canlı türlerinin dahi, kendi kendine, doğal şartlarla ve rastlantılarla oluşamayacak derecede kompleks yapı ve sistemlere sahip olması, bunun açık bir kanıtıdır.</p>
<p>Bu iki seçenek dışında, canlılığın nasıl ortaya çıktığı konusunda bugün ortaya konabilecek üçüncü bir iddia, bir teori hatta herhangi bir varsayım bile yoktur. Mantık kurallarına göre cevabı iki seçenekli bir sorunun cevap seçeneklerinden birinin kesin yanlış olduğu ortaya konursa, diğer seçeneğin kesin doğru olduğu da anlaşılır. En temel mantık kurallarından biri olan bu kurala &#8220;ayrık çıkarım&#8221; (modus tolendo ponens) adı verilir. </p>
<p>Yani eğer yeryüzündeki canlı türlerinin, evrimcilerin iddia ettiği gibi tesadüflerle evrimleşerek ortaya çıkmadığı ispatlanırsa, bu durum canlıların bir Yaratıcı tarafından yaratıldıklarını kesin olarak ispatlar. Evrim teorisini savunan bilim adamları da &#8220;üçüncü bir alternatif&#8221; olmadığını kabul ederler. Bunlardan biri olan Douglas Futuyma bunu şu sözleriyle ifade etmektedir:</p>
<p>Canlılar dünya üzerinde ya tamamen mükemmel ve eksiksiz bir biçimde ortaya çıkmışlardır ya da kendilerinden önce var olan bazı canlı türlerinden evrimleşerek meydana gelmişlerdir. Eğer eksiksiz ve mükemmel biçimde ortaya çıkmışlarsa, o halde üstün bir akıl tarafından yaratılmış olmaları gerekir.4</p>
<p>Evrimci Futuyma&#8217;nın bu sözlerinin cevabını fosil bilimi verir. Fosil bilimi (paleontoloji) tüm canlı gruplarının farklı zamanlarda, birdenbire ve mükemmel biçimleriyle yeryüzü sahnesine çıktıklarını göstermektedir. </p>
<p>Yüzyılı aşkın bir süredir sürdürülen arkeolojik kazılarda ve araştırmalarda elde edilen bütün bulgular, evrimcilerin beklediklerinin aksine, canlıların yeryüzünde birdenbire, eksiksiz ve kusursuz bir biçimde ortaya çıktıklarını, yani &#8220;yaratıldıklarını&#8221; göstermiştir. Bakteriler, omurgasız deniz canlıları, balıklar, yumuşakçalar, eklembacaklılar, amfibiyenler, sürüngenler, kuşlar veya memeliler aniden, kompleks organ ve sistemleriyle yeryüzünde belirmişlerdir. Aralarında birbirine sözde bir geçiş olduğunu gösteren fosiller de yoktur. Fosil bilimi de diğer bilim dallarının verdiği mesajı vermektedir: Canlılar evrimleşmemişler, yaratılmışlardır. Sonuçta evrimciler, gerçek dışı teorilerini kanıtlamaya çalışırken, kendi elleriyle yaratılış gerçeğinin delillerini ortaya çıkarmışlardır. </p>
<p>Ünlü İngiliz paleontolog (fosil bilimci) Derek W. Ager, bir evrimci olmasına karşın evrim teorisinin tüm iddialarını geçersiz kılan bu açık gerçeği şöyle itiraf eder:</p>
<p>Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılaşırız; kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz.5</p>
<p>KAMBRİYEN DEVRİ, EVRİM TEORİSİNİ YIKMAK İÇİN YETERLİDİR</p>
<p>Canlılar alemi, biyologlar tarafından bitkiler, hayvanlar, mantarlar gibi temel &#8220;alemlere&#8221; ayrılır. Bunlar da kendi içlerinde ilk olarak farklı &#8220;filum&#8221;lara bölünürler. Bu filumlar belirlenirken, her birinin tamamen farklı vücut planlarına sahip oldukları göz önünde bulundurulmuştur. Örneğin artropodlar (eklem bacaklılar) kendilerine has bir filumdur ve filuma dahil edilen tüm canlılar temelde benzer bir vücut planına sahiptir. Chordata olarak adlandırılan filum ise, merkezi bir sinir ağına sahip olan canlıları barındırır. Bizim için tanıdık olan balıklar, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi hayvanların tümü, Chordata&#8217;nın bir alt sınıfı olan omurgalılar kategorisine dahildir. </p>
<p>Burgess Shale fosil yatağında bulunan ilginç fosil canlılardan biri: Marrella. Kambriyen devrine ait bir fosil </p>
<p>Hayvanların farklı filumları arasında, ahtopotlar gibi yumuşak bedenli canlıları barındıran Molluska filumu ya da yuvarlak solucanları barındıran Nematoda filumu gibi çok farklı kategoriler vardır. Bu kategorilerin en önemli özelliği ise, başta da belirttiğimiz gibi tamamen farklı vücut planlarına sahip olmalarıdır. </p>
<p>Peki bu farklı canlılar nasıl ortaya çıkmıştır?</p>
<p>Önce evrim teorisinin bu konudaki varsayımını ele alalım. Bilindiği gibi teori, canlılığın tek bir ortak atadan geldiğini ve küçük değişimlerle farklılaştığını öne sürmektedir. Bu durumda, canlılığın, ilk başta birbirine çok benzer ve basit formlarda ortaya çıkmış olması, sonra zamanla gelişip çeşitlenmesi gerekir. </p>
<p>İLGİNÇDİKENLER: Kambriyen devrinde bir anda ortaya çıkan canlılardan biri, sağ üstteki Hallucigenia&#8217;dır. Bu ve diğer pek çok Kambriyen canlısının fosilinde, saldırılara karşı korunma sağlayan dikenler ya da sert kabuklar yer alır. Evrimcilerin açıklayamadıkları bir konu da, ortada hiçbir &#8220;avcı&#8221; canlının bulunmadığı bu devirde bu hayvanların nasıl bu kadar iyi bir korunmaya sahip olduklarıdır. Ortada avcı hayvanların bulunmayışı, bu durumu &#8220;doğal seleksiyon&#8221;la açıklamayı imkansız kılmaktadır.  </p>
<p>Yani evrim teorisine göre, canlılık tek bir kökten gelen, ancak sonra dallara ayrılan bir ağaç gibi olmalıdır. Nitekim bu varsayım Darwinist kaynaklarda ısrarla vurgulanır ve &#8220;hayat ağacı&#8221; kavramı sık sık kullanılır. Bu hayat ağacına göre, önce tek bir filum oluşmalı, sonra diğer filumlar küçük küçük değişimlerle ve uzun zaman dilimleri içinde yavaş yavaş belirmelidir. </p>
<p>Denizyıldızı, denizanası gibi pek çok kompleks omurgasız canlı günümüzden yaklaşık 500 milyon yıl önce hiçbir sözde evrimsel ataya sahip olmadan, birdenbire ortaya çıkmıştır. Yani yaratılmıştır. Bugünkü örneklerinden hiçbir farkları da yoktur.<br />
Evrim teorisinin iddiası budur. Peki ama gerçekten böyle mi olmuştur?</p>
<p>Kesinlikle hayır. Aksine, hayvanlar, ilk ortaya çıktıkları dönemden itibaren çok farklı ve kompleks yapılara sahiptirler. Bugün bilinen tüm hayvan filumları, yeryüzünde aynı anda, Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde ortaya çıkmışlardır. Kambriyen devri, yaşı 530-520 milyon yıl olarak hesaplanan 10 milyon yıllık bir jeolojik dönemdir. Bu devirden önceki fosil kayıtlarında, tek hücreli canlılar ve çok basit birkaç çok hücreli dışında hiçbir canlının izine rastlanmaz. Kambriyen devri gibi son derece kısa bir dönem içinde ise (10 milyon yıl, jeolojik anlamda çok kısa bir zaman dilimidir) bütün hayvan filumları, tek bir eksik bile olmadan bir anda ortaya çıkmışlardır! </p>
<p>Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller, salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, denizyıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi çok farklı canlılara aittir. Bu tabakadaki canlıların çoğunda, modern örneklerinden hiçbir farkı olmayan, göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemler, ileri fizyolojik yapılar bulunur. Bu yapılar hem çok kompleks, hem de çok farklıdır. Evrimci literatürün popüler yayınlarından Earth Sciences dergisinin editörü Richard Monestarsky, Kambriyen Patlaması hakkında şu bilgileri vermektedir:</p>
<p>500 milyon yıl önce Kambriyen devirde aniden ortaya çıkan kompleks omurgasız canlılardan biri de yukarıda fosilleri görülen &#8220;trilobit&#8221;lerdir. Trilobitin evrimcileri çıkmaza sokan bir diğer özelliği ise sahip olduğu petek göz yapısıdır. Trilobitin son derece gelişmiş kompleks gözleri çoklu mercek sistemine sahiptir. Bu sistem günümüzdeki örümcek, arı, sinek gibi pek çok canlıda bulunan örneklerinden farksızdır. Böyle kompleks bir göz yapısının bundan 500 milyon yıl önce yaşamış bir canlıda birdenbire ortaya çıkması, evrimcilerin tesadüfe dayalı teorilerini çöpe atmak için yeterlidir.<br />
Bugün görmekte olduğumuz oldukça kompleks hayvan formları aniden ortaya çıkmışlardır. Bu an, Kambriyen devrin tam başına rastlar ki, denizlerin ve yeryüzünün ilk kompleks yaratıklarla dolması bu evrimsel patlamayla başlamıştır. Günümüzde dünyanın her yanına yayılmış olan omurgasız takımları erken Kambriyen devirde zaten vardır ve yine bugün olduğu gibi birbirlerinden çok farklıdırlar.6</p>
<p>Prof. Philip Johnson<br />
Darwinizm&#8217;in dünya çapındaki en önemli eleştirmenlerinden biri olan Berkeley Üniversitesi profesörü Philip Johnson, paleontolojinin ortaya koyduğu bu gerçeğin, Darwinizm&#8217;le olan açık çelişkisini şöyle açıklamaktadır:</p>
<p>Darwinist teori, canlılığın bir tür &#8220;giderek genişleyen bir farklılık üçgeni&#8221; içinde geliştiğini öngörür. Buna göre canlılık, ilk canlı organizmadan ya da ilk havyan türünden başlayarak, giderek farklılaşmış ve biyolojik sınıflandırmanın daha yüksek kategorilerini oluşturmuş olmalıdır. Ama hayvan fosilleri bizlere bu üçgenin gerçekte başaşağı durduğunu göstermektedir: Filumlar henüz ilk anda hep birlikte vardır, sonra giderek sayıları azalır.7</p>
<p>Philip Johnson&#8217;ın belirttiği gibi, filumların kademeli olarak oluşması bir yana, tüm filumlar bir anda var olmuşlar, hatta ilerleyen dönemlerde bazılarının soyu tükenmiştir. Çok farklı canlıların bir anda ve kusursuz şekilde ortaya çıkmalarının anlamı ise, evrimci Futuyma&#8217;nın da kabul ettiği gibi, yaratılıştır.</p>
<p>Görüldüğü gibi eldeki bütün bilimsel bulgular evrim teorisinin iddialarını geçersiz kılmakta ve yaratılış gerçeğini gözler önüne sermektedir.</p>
<p>3. İNSANA AİT BULGULAR NE KADAR ESKİYE GİDER? BU BULGULAR NEDEN EVRİMİ DESTEKLEMEZ?</p>
<p>Tanzanya Laetoli&#8217;de bulunan 3.6 milyon yıllık insan ayak izleri<br />
İnsanın yeryüzündeki varoluş zamanıyla ilgili sorunun cevabını bulmak için fosil kayıtlarına başvurmak gerekir. Fosil kayıtları insanla ilgili bulguların milyonlarca yıl öncesine uzandığını göstermektedir. Bu bulgular iskelet ve kafatası parçaları ve çeşitli dönemlerde yaşamış insanlara ait kalıntılardan oluşmaktadır. İnsana ait kalıntıların en eskisi, ünlü fosil bilimci Mary Leakey tarafından 1977 yılında Tanzanya&#8217;nın Laetoli bölgesinde bulunmuş &#8220;ayak izleri&#8221; dir. </p>
<p>Bu kalıntılar bilim dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Yapılan çalışmalar bu ayak izlerinin, 3.6 milyon yıllık bir tabakada yer aldığını gösteriyordu. İzleri inceleyen Russell Tuttle şunları yazmıştı:</p>
<p>Bu izler, çıplak ayaklı bir Homo sapiens (insan) tarafından bırakılmış olmalıdır. Yapılan tüm morfolojik incelemeler, bu izleri bırakan canlının ayağının, modern insanlarınkilerden farklı olmadığını göstermektedir.8</p>
<p>Yapılan araştırmalarla, ayak izlerinin sahipleri de tanımlanabildi. 10 yaşında modern bir insanın 20 tane ve daha küçük bir insanın 27 tane fosilleşmiş ayak izi mevcuttu. Mary Leakey&#8217;in bulduğu izleri inceleyen Don Johanson ve Tim White gibi ünlü paleoantropologlar da bu sonucu teyidettiler. White bu fikrini şu sözlerle açıklıyordu:</p>
<p>Hiç kuşkunuz olmasın… Bunlar günümüz insanının ayak izlerinden tamamen farksız. Eğer bu izler bugün bir California plajında olsalardı ve bir çocuğa bunların ne olduğu sorulsaydı, hiç tereddüt etmeden burada bir insanın yürüdüğünü söylerdi. Bunları, kumsalda yer alan diğer yüzlerce insan ayak izinden ayırt edemezdi. Dahası siz de ayırt edemezdiniz.9</p>
<p>1.7 milyon yıllık taş kulübe kalıntısı<br />
Söz konusu ayak izleri evrimci bilim adamları arasında önemli bir tartışmayı başlattı. Çünkü bu izlerin bir insana ait olduğunu kabul etmeleri, maymundan insana doğru çizdikleri hayali sıralamalarının artık savunulamaz hale gelmesi anlamına gelecekti. Ancak bu noktada dogmatik evrimci mantık bir kez daha kendini gösterdi. Evrimci bilim adamlarının birçoğu bir kere daha ön yargıları uğruna bilimden vazgeçtiler. Laetoli&#8217;de bulunan izlerin maymunumsu bir canlıya ait olması gerektiğini iddia ettiler. Bu iddiayı savunmaya çalışan evrimcilerden biri olan Russell Tuttle şunları yazıyordu:</p>
<p>Sonuçta, Laetoli bölgesindeki 3.6 milyon yıllık ayak izleri bugünkü günümüz insan ayak izlerine çok benzemektedir. Bulgu, bu izleri bırakan canlıların bizden daha kötü ya da farklı yürüyen bir canlı olduğunu göstermemektedir. Eğer bu izler bu kadar eski olmasalardı, bunların da bizim gibi bir homo (insan) tarafından bırakıldıklarını hiç tartışmasız kabul edebilirdik&#8230; Ama yaş sorunu nedeniyle, bu izlerin Lucy fosili ile aynı türe, yani Australopithecus Afarensis (Evrimcilerin yarı insan-yarı maymun olarak göstermeye çalıştıkları, gerçekte soyu tükenmiş bir maymun türü) türüne ait bir canlı tarafından bırakıldığı varsayımını kabul etmek durumundayız.10</p>
<p>İnsanla ilgili en eski kalıntılardan biri de Louis Leakey tarafından 1970&#8242;lerin başında Olduvai George bölgesinde bulunan taş bir kulübenin kalıntılarıdır. Kulübenin kalıntıları 1.7 milyon yıllık bir katmanda bulunmaktaydı. Afrika&#8217;nın bazı bölgelerinde benzerleri bugün de kullanılan bu tarz yapıların sadece Homo sapiens, yani günümüz insanı tarafından yapılmış olabileceği bilinmektedir. Kalıntının önemi, insanın, evrimciler tarafından atası olarak gösterilen sözde maymunumsularla aynı tarihte yaşadığını ortaya koymasıdır.</p>
<p>Turkana çocuğu<br />
Etiyopya&#8217;nın Hadar bölgesinde bulunan 2.3 milyon yıllık modern insan çenesi de yine modern insanın yeryüzünde evrimcilerin öngördüğü tarihten çok daha önce var olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.11</p>
<p>İnsanla ilgili bulunan en eski ve en eksiksiz fosillerden biri de KNM-WT 15000 veya diğer adıyla &#8220;Turkana Çocuğu&#8221; iskeletidir. 1.6 milyon yıllık bu fosili evrimci Donald Johanson şöyle tarif eder:</p>
<p>Uzun ve zayıftı. Vücut şekli ve uzuvlarının oranları bugünkü Ekvator Afrikalıları&#8217;nınkiyle aynıydı. Uzuvlarının ölçüleri, bugün yetişkin beyaz Kuzey Amerikalılarla tamamen uyuşuyordu.12</p>
<p>Yapılan araştırmalar fosilin 12 yaşında bir çocuğa ait olduğunu ve büyüyebilmiş olsaydı 1.83 m. boyuna ulaşabileceğini göstermiştir. ABD&#8217;li paleoantropolog Alan Parker &#8220;sıradan bir patoloğun bu çocuğun iskeletiyle, günümüz insanına ait bir iskeleti birbirinden ayırmasının çok güç olduğunu&#8221; söyler.13</p>
<p>İnsanla ilgili bulunan kalıntılardan en çok yankı getirenlerden biri de 1995 yılında İspanya&#8217;da bulunan bir fosildi. İspanya&#8217;nın Atapuerca bölgesindeki Gran Dolina mağarasında yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılan 800 bin yıllık fosil 11 yaşında bir insana aitti ve onu bulan araştırmacıları şaşırtmıştı. Madrid Üniversitesi&#8217;nden üç İspanyol paleoantropologdan oluşan araştırma ekibinin başı Arsuaga Ferreras şunları söylüyordu:</p>
<p>Evrimci literatürün en popüler dergilerinden biri olan Discover, Aralık 97 sayısında, 800 bin yıllık insan yüzünü kapaktan vererek, evrimcilerin, &#8220;Bizim geçmişimize ait yüz bu mu?&#8221; şeklindeki hayret ifadesini başlık yapmıştı.<br />
Büyük, geniş, şişkin, yani anlayacağınız ilkel bir şeyle karşılaşmayı umuyorduk. 800.000 yıl yaşındaki bir çocuktan beklentimiz, Turkana Çocuğu gibi bir şey olmasıydı. Ama bizim bulduğumuz bütünüyle modern bir yüzdü… Bunlar sizi sarsan türden şeyler: Fosil bulmak değil, tamam fosil bulmak da beklenmedik ve güzel bir olay. Fakat en etkileyici olanı bugüne ait olduğunu düşündüğünüz bir şeyi geçmişte bulmanız. Bu bir anlamda, Gran Dolina&#8217;da kasetçalar bulmak gibi bir şey. Böyle bir şey çok şaşırtıcı olurdu elbette. Alt Pleistosen tabakalarında teypler, kasetler bulmayı beklemiyoruz, ancak 800 bin yıllık &#8220;modern&#8221; bir yüz bulmak da bunun gibi bir şey. Onu gördüğümüzde çok şaşırmıştık.14</p>
<p>Görüldüğü gibi fosil bulguları, &#8220;insanın evrimi&#8221; iddiasını yalanlamaktadır. Bu iddia bazı medya kuruluşları tarafından topluma sanki ispatlanmış bir gerçek gibi sunulur, oysa ortada sadece hayali teoriler vardır. Nitekim evrimci bilim adamları da bu gerçeği kabul etmekte ve &#8220;insanın evrimi&#8221; iddiasının bilimsel delillerden yoksun olduğunu itiraf etmektedirler.</p>
<p>Örneğin evrimci paleontologlar Villie, Solomon ve Davis, &#8220;biz insanlar fosil kayıtlarında aniden beliriyoruz&#8221; diyerek, insanın yeryüzünde aniden, yani hiçbir evrimsel atası olmadan ortaya çıktığını kabul etmektedirler.15</p>
<p>Collard ve Wood ise 2000 yılında kaleme aldıkları bir makalede &#8220;insan evrimi hakkındaki mevcut filogenetik (evrimsel) hipotezler hiç güvenilir değil&#8221; demek zorunda kalmışlardır.16</p>
<p>Elde edilen her yeni fosil bulgusu -bazı ciddiyetsiz gazetelerde &#8220;Evrimin Kayıp Halkası Bulundu&#8221; gibi uydurma başlıklarlaaktarılsadahi- evrimcileri daha da fazla çıkmaza sokmaktadır. 2001 yılında bulunan ve Kenyanthropus platyops adı verilen kafatası fosili bunun son örneğidir. George Washington Üniversitesi Antropoloji bölümünden evrimci paleontolog Daniel E. Lieberman, Nature dergisinde yazdığı makalesinde, Kenyanthropus platyops hakkında şu yorumu yapmıştır:</p>
<p>EVRİMCİLERDEN NEANDERTALLERE ZORUNLU &#8220;İADE-İ İTİBAR&#8221; </p>
<p>1975 YILININ NEANDERTAL TASVİRİ &#8211; Geheimnisse der Urzeit, Deutsche Übersetzung, 1975 (solda)<br />
2000 YILININ NEANDERTAL TASVİRİ &#8211; National Geographic, Temmuz 2000 (sağda)</p>
<p>Evrimciler 20. yüzyılın başından itibaren, kaybolmuş bir insan ırkı olan Neandertalleri &#8220;yarı maymun&#8221; canlılar olarak gösterdiler. Üstteki gibi &#8220;maymun Neandertal&#8221; tasvirleri, on yıllarca evrim propagandası için kullanıldı. Ancak 80&#8242;li yıllardan itibaren, bu efsane çökmeye başladı. Hem fosiller üzerindeki incelemeler hem de Neandertal kültürüne ait izler, bu insanların &#8220;yarı maymun&#8221; olmadıklarını gösterdi. Örneğin bulunan 26 bin yıllık iğne, Neandertallerin terzilik yeteneğine sahip medeni insanlar olduğunu belgeledi. Bunun bir sonucu olarak, National Geographic gibi evrimci yayınlar artık Neandertalleri alttaki gibi &#8220;medeni&#8221; insanlar olarak göstermek zorunda kalıyor.  </p>
<p>&#8220;İnsanın evrim tarihi çok karmaşıktır ve çözümlenmemiştir. Şimdi 3.5 milyon yıllıkbaşka bir türün bulunması ile durum daha da karışacak gibi görünüyor&#8230; Kenyanthropus platyops&#8217;un yapısı genel olarak insanın evrimi ve türlerin davranışı konuları hakkında birçok soruyu beraberinde getiriyor. Örneğin neden alışılmışın dışında olarak, küçük bir çene dişine ve öne doğru kavisli çene kemiği olan büyük düz bir yüze aynı anda sahip? Büyük yüzü ve benzer şekilde yerleştirilmiş çene kemiği olan tüm diğer insanımsı türlerin büyük bir dişi var. K. Platyops&#8217;in önümüzdeki birkaç yıl içindeki en başlıca rolünün, birlikleri bozucu ve insanımsılar arasındaki evrimsel ilişkinin araştırmalarında karşılaşılan kargaşayı vurgulayıcı bir rolü olacağını düşünüyorum.&#8221;17</p>
<p>Gerçek bir insan olan Atapuerca fosilinin bulunduğu İspanya&#8217;daki Gran Dolina mağarası<br />
Görüldüğü gibi eldeki bulguların sayısının artması, evrim teorisi lehinde değil aleyhinde sonuçlar ortaya koymaktadır. Oysa eğer geçmişte bir evrim süreci yaşanmış olsaydı, bunun çok fazla kanıtı olmalı ve elde edilen her bulgu teoriyi biraz daha güçlendirmeliydi. Nitekim Darwin, Türlerin Kökeni adlı kitabında bilimin bu yönde gelişeceğini iddia etmişti. Ona göre teorisinin fosil kayıtları açısından tek sorunu, yeterince fosil bulgusu olmamasıydı. Yapılacak araştırmalarda teorisini ispatlayacak sayısız fosil çıkacağını ümid ediyordu. Oysa bilimsel bulgular, Darwin&#8217;in bu hayalini tamamen boşa çıkardı.</p>
<p>İNSANLA İLGİLİ KALINTILARIN ÖNEMİ</p>
<p>İnsanla ilgili burada bazı örneklerini saydığımız bulgular çok önemli gerçekleri ortaya koymuştur. Öncelikle de evrimcilerin insanın atasının maymunsu canlılar olduğu şeklindeki iddialarının ne kadar büyük bir hayal ürünü olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Çünkü anlaşılmıştır ki insan, yeryüzünde evrimcilerin &#8220;insanın atası&#8221; olarak gösterdikleri maymun türlerinden çok daha önce ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu maymun türlerinin insanın atası olmaları söz konusu değildir. </p>
<p>Sonuç olarak fosil kayıtları bize insanın bundan milyonlarca yıl önce de aynı bugünkü şekliyle var olduğunu ve hiçbir şekilde evrim geçirmeden bugüne kadar geldiğini göstermiştir. Bu noktada evrim savunucularının, eğer gerçekten bilimsel ve dürüst olduklarını iddia ediyorlarsa, ellerindeki hayali maymun-insan sıralamalarını çöpe atmaları gerekmektedir. Bu hayali soyağaçlarını terk etmemeleri evrimin bilim adına savunulan bir teori değil, bilimsel gerçeklere rağmen yaşatılmaya çalışılan bir dogma olduğunu bir kez daha göstermektedir.</p>
<p>4. EVRİM TEORİSİ NEDEN &#8220;BİYOLOJİNİN TEMELİ&#8221; DEĞİLDİR?</p>
<p>Evrimciler tarafından sık sık tekrarlanan bir iddia vardır: Evrim teorisinin bilimin temeli olduğu yalanı&#8230; Bu iddiayı ortaya atanlar, evrim teorisi olmadan biyoloji biliminin gelişemeyeceğini, hatta var olamayacağını iddia ederler. Aslında bu iddia çaresizlikten kaynaklanan bir demagojiden ibarettir. Türkiye&#8217;nin bilim alanında yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan bilim felsefecisi Prof. Dr. Arda Denkel bu konuyu şöyle yorumlamaktadır:</p>
<p>Örneğin, &#8220;Evrim Kuramı&#8217;nı reddetmek biyolojik bilimlerin, yer bilimlerinin, fizik ve kimyanın bulgularını da reddetmek anlamına gelir&#8221; düpedüz yanlış bir önerme. Çünkü iddia edilen türden bir çıkarım (burada bir modus tollens) elde edebilmek için, önce kimya, fizik, jeoloji ve biyolojinin bulgularını dile getiren kimi önermelerin evrim kuramını içeriyor (implication) olması gerekirdi. Oysa bulgular ya da onların ifadeleri kuramları içermezler; ayrıca onları kanıtlamazlar (demonstration/proof) da.18</p>
<p>Sovyetler Birliği&#8217;nde Stalin dönemindeki tüm bilimsel çalışmalar Marx ve Engels&#8217;in ortaya attığı &#8220;diyalektik materyalizm&#8221;e zorla uydurulmuştu. Darwinizm&#8217;i biyolojinin temeli gibi gösterenler, aynı dogmatik zihniyeti taşımaktadırlar.<br />
Evrimin bilimin temeli olduğu&#8217; iddiasının ne denli geçersiz ve saçma bir iddia olduğu, sadece bilim tarihinin incelenmesiyle bile anlaşılabilir. Eğer bu iddia doğru olsaydı, evrim teorisinin ortaya atılmasından önce dünya üzerinde bilimsel bir gelişme olmaması, bütün bilimlerin de evrim teorisinin ortaya atılmasından sonra doğmuş olmaları gerekirdi. Oysa biyoloji, paleontoloji (fosil bilimi) gibi bilim dallarının hepsi, evrim teorisinden önce doğmuş ve gelişmişlerdir. Evrim ise bu bilim dallarına sonradan sokulmak, zorla kabul ettirilmek istenmiş bir varsayımdır.</p>
<p>Evrimcilerin bu yönteminin bir benzeri, Stalin döneminde SSCB&#8217;de de uygulanmıştı. O dönemde Sovyetler Birliği&#8217;nin resmi ideolojisi olan komünizm, &#8220;diyalektik materyalizm&#8221; olarak bilinen felsefeyi tüm bilimlerin temeli saymıştı. Bunun bir sonucu olarak Stalin tüm bilimsel çalışmaların diyalektik materyalizme uydurulmasını emretmişti. Böylece SSCB&#8217;de yazılan tüm biyoloji, fizik, kimya, tarih, siyaset, hatta sanat kitaplarının başına, &#8220;bu bilimlerin diyalektik materyalizme, Marx&#8217;ın, Engels&#8217;in, Lenin&#8217;in görüşlerine dayandığı&#8221;na dair giriş bölümleri eklenmişti. </p>
<p>Ama SSCB çökünce bu zorlama yorumlar kitaplardan çıkarılmış ve kitaplar yine aynı bilgileri içeren teknik, bilimsel kitaplar olarak kalmışlardır. Diyalektik materyalizm gibi bir safsatadan vazgeçilmesi asla bilimi gölgede bırakmamış, aksine bilimin üzerindeki baskı ve zorlamaları ortadan kaldırmıştır.</p>
<p>Bugün de çağdaş bilimi evrime bağlı kalmaya zorlayan hiçbir neden yoktur. Bilim gözlem ve deneye dayanır. Evrim ise, gözlemlenemeyen geçmiş hakkında ortaya atılmış bir varsayımdır. Dahası bu varsayımın iddia ve önermeleri her defasında bilimin ve mantığın kuralları tarafından yalanlanmıştır. Bu varsayım terk edildiğinde elbette ki bilim hiçbir kayba uğramayacaktır. Amerikalı bir biyolog olan Harper bu konuda şu yorumu yapar:</p>
<p>Sık sık Darwinizm&#8217;in modern biyolojinin temeli olduğu iddia edilir. Oysa aksine, eğer Darwinizm&#8217;e yapılan bütün göndermeler ortadan kaldırılsa, biyoloji biliminde hiçbir değişiklik olmayacaktır&#8230;19</p>
<p>Hatta tam tersine bilim, dogmatizm, ön yargı, safsata ve uydurmalarla dolu böyle bir teorinin dayatmasından kurtulduğu için çok daha hızlı ve sağlıklı bir biçimde ilerlemeyi sürdürecektir.</p>
<p>5. FARKLI IRKLARIN VARLIĞI NEDEN EVRİME DELİL OLUŞTURMAZ?</p>
<p>Farklı insan ırklarının varlığı bazı evrim taraftarları tarafından evrim teorisine delilmiş gibi gösterilmeye çalışılır. Aslında bu iddia da daha çok, savundukları teoriyi bile yeterince bilmeyen amatör evrimciler tarafından dile getirilmektedir. </p>
<p>Bu iddiayı savunanların öne sürdükleri tez, &#8216;eğer canlılık İlahi kaynaklarda yer aldığı gibi, tek bir erkek ve kadınla başlamışsa birbirinden farklı ırkların nasıl meydana çıkmış olabileceği&#8217; sorusuna dayanır. Diğer bir ifadeyle, &#8216;Hz. Adem ve Hz. Havva&#8217;nın boy, ten ve diğer fiziksel özellikleri toplamda yalnızca iki kişiyi kapsadığına göre her biri farklı özelliklere sahip olan ırklar nasıl ortaya çıktı?&#8217; demektedirler.</p>
<p>Gerçekte bütün bu soruların ya da itirazların altında yatan problem, genetik bilimi hakkındaki bilgi eksikliği ya da genetik kurallarının gözardı edilmesidir. Bugün yeryüzündeki insanlar arasında var olan ırk çeşitliliğinin nedenini anlamak için önce bu soruyla yakından ilgili olan &#8220;varyasyon&#8221; konusu hakkında genel bir bilgi sahibi olmak gerekir.</p>
<p>İlk insanın genetik materyali, çeşitli ırkların özelliklerini içerdiği için, zamanla farklı insan toplumlarında bu özelliklerin bir kısmı baskın çıkmış ve böylece ırklar oluşmuştur.<br />
Varyasyon, genetik biliminde kullanılan bir terimdir ve &#8220;çeşitlenme&#8221; anlamına gelir. Bu genetik olay, bir canlı türünün içindeki bireylerin ya da grupların, birbirlerinden farklı özelliklere sahip olmasına neden olur. Varyasyonların kaynağı ise o türün içindeki bireylerin sahip olduğu genetik bilgidir. Bu bireylerin aralarındaki eşleşmeler sonucunda bu genetik bilgi yeni nesillerde değişik kombinasyonlarda biraraya gelir. Anne ve babanın kromozomları arasında genetik madde alışverişi olur. Böylece genler birbiriyle karışır. Bunun sonucu da bu bireyin fiziksel özelliklerinde bir çeşitlenme meydana gelmesidir.</p>
<p>İnsan ırkları ve insanlar arasındaki birbirinden farklı fiziksel özellikler de insan türüne ait &#8216;varyasyonlar&#8217;dır. Yeryüzündeki insanların hepsi temelde aynı genetik bilgiye sahiptirler, ama bu genetik bilginin izin verdiği varyasyon potansiyeli sayesinde kimisi çekik gözlüdür, kimisi kızıl saçlıdır, kimisinin burnu uzun, kimisinin boyu kısadır. </p>
<p>Varyasyon potansiyelini anlamak için, sarışın ve mavi gözlü bireylere sahip bir toplum ile esmer ve siyah gözlü bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplumu ele alalım. Her iki toplumun zaman içinde birbirine karışmaları ve aralarında evlilikler yapmaları sonucunda, ortaya esmer ve mavi gözlü yeni nesillerin çıktığı görülecektir. Yani her iki toplumun belli fiziksel özellikleri yeni nesillerde birbiriyle eşleşerek farklı görünümlü bireyler ortaya çıkacaktır. Diğer fiziksel özelliklerin de birbirleriyle karıştıkları düşünüldüğünde ortaya çok büyük bir çeşitlenmenin çıkacağı açıktır.</p>
<p>Burada bilinmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Her fiziksel özelliği belirleyen iki gen vardır. Bunlardan biri çekinik, diğeri baskın ya da her ikisi de eşit derecede baskın olabilir. Örneğin kişinin göz rengini belirleyen iki gen vardır. Bunlardan biri anneden diğeri ise babadan gelir. Baskın olan gen hangisi ise çocuğun göz rengi o gen tarafından kontrol edilir. Çoğunlukla koyu renkler açık renklere baskındır. Buna göre, bir kişide yeşil ve siyah göz renklerine ait genler varsa o kişinin gözü, siyah renk geni daha baskın olduğundan siyah olur. Fakat çekinik olan yeşil renk daha sonraki nesillere aktarılarak ileriki bir jenerasyonda ortaya çıkabilir. Yani annesi ve babası siyah gözlü olan bir çocuğun gözü yeşil olabilir. Çünkü bu renk genleri anne ve babada çekinik olarak bulunuyordur.</p>
<p>Bu kural diğer bütün fiziksel özellikler ve bunları belirleyen genler için de geçerlidir. Kulak, burun, ağız şekli, boy uzunluğu, kemik yapısı, uzuvların ve organların yapısı, şekli, özellikleri, vs. gibi yüzlerce hatta binlerce özellik bu şekilde kontrol edilir. İşte bu özellik nedeniyle, genetik yapıda yer alan sayısız bilgi o bireyin dış görünümüne yansımadan sonraki nesillere aktarılabilir. </p>
<p>İlk insan olan Hz. Adem ve eşi de genetik yapılarındaki zengin bilgiyi, kendi dış görünümlerine bunların ancak bir kısmının yansımasına rağmen, sonraki nesillere aktarmışlardır. İnsanlık tarihi içinde ortaya çıkan coğrafi izolasyonlar da çeşitli insan gruplarında belirli özelliklerin birikmesine uygun ortam oluşturmuştur. Bu süreç, uzun zaman içinde insan gruplarının kemik yapısı, ten rengi, boy, kafatası hacmi gibi özelliklerinin birbirinden farklılaşması sonucunu getirmiştir. Bunun sonucunda ırklar ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Ancak bu uzun süreç elbette bir tür farklılığını getirmemiştir. Boyu, ten rengi, kafatası hacmi ne olursa olsun tüm ırklar insan türünün birer parçasıdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz yazısına ALACA KARANLIK tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/site-hakkinda-gorusleriniz-ve-iletmek-istedikleriniz/comment-page-20/#comment-5706</link>
		<dc:creator>ALACA KARANLIK</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 15:27:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/site-hakkinda-gorusleriniz-ve-iletmek-istedikleriniz/#comment-5706</guid>
		<description>çok güzel böyle devam edin................!!!!

evrimciler kusur yapar mı?evrimciler haklı evrimciler  akıllı onlar bilim adamı!!!ama kezban?kezban ne anlar demi?kezban  bilgisiz kara cahil demi?acaba senin evrimin neden eşitlik sağlamamış?evrim adalet demi?evrim NAZİLERİN POLİTİKASI  değil demi?

kezban okursa evrimci,okumazsa müslüman demi?bırakın !!!!bu  avuntudan başka neyiniz var?sanki her profössör,her nasa mühendisi ,her doktor,her avukat,her bilmem ne  EVRİM TARAFTARI DEMİ?okuyan insan başka demi?sen çok mu zekisin?sen kör  değilsinde ,nasa kör değilde geriye kalan bilmem kaç milyar insan KÖR değil mi?

ama onlar okumamış he?düşünmemiş he?ONLARIN SEÇİM HAKKI YOKTUR HE?

bu düşünce neye yarar.evrimde bir inanç mevzusu!kimisi ateist kimisi  yaratılış taraftarı!!!!!sadece canlılar üzerindeki benzerlikten yola çıkarak düşünmek  BİLİMSELLİK ÖYLE Mİ?savaş ve anarşi  DİĞER ADI TABİİ SELEKSİYON muhteşem ve ahenkli bir  düzene ,,,barışa ve huzura sebep oluyor öyle mi?

bir iki geri zekalı  ,,,tutmuş  dininin dışına çıkmış bilmem deniz feneri yok mercimek davası ..........sanki bunları ortaya atan babam!!!sanki bunları söyleyen ben....sanki bu günkü şeriat  kanunlarını  yalandan uyduran BABAMDI(!)


ooooooooooooooooo!!!!beyfendi bu şekilde örnek vericeksek ben sana NAZİLERİ VE ONLARIN YOLDAŞLARINI,ergenekonu,pkk&#039;yı v.s. adını saymadığım onbinleri söylerim....ayrıca bunlar yüzünden ölen  insanları,mağdurları boşa giden paraları  SAYMIYORUM!!!!!

SEN ŞARTLANDIRILMIŞSIN!!!!

buraya gelip saçma sapan insanları gösterip &quot;işte müslümanlık böyleédiyorsun.....sanki karşında çocuk var.kezban  da bilgi yoktur ama  kezbana birşeyler gösteren yine siz olamazsınız.!!!!

o kezbana ateistlik sonucu olacakları anlatçak mısın?yok yok ben sana ataistliği anlatarak inanç saygısızlığı yapmak ve senin gibi olamam.zaten  da vinici  &#039;ye dava açmayı düşünüyorum...dine hakaretten dolayı.zaten çoğu blog  kapatılmış.dur bakıyım hala safsata mı diyor?******hııııııııııııııııııııııııııııııııııııııımmmmmmm*****EVET hala safsata diyor...tam anlamı ile rezillik.


sen bunları daha açıklayamıyorsun!!sana Kuran-ı kerim&#039; de &quot; karılarınızı dövün&quot; yok  diyorum ama nerede ......benim arapça bilmez ,bildiği ni yanlış yorumlayan kardeşim bunu dikkate alır mı?hala saçma sapan bu komediyi sürdürür....kulaklarını kapıyor işte,bir de ağzından düşmeyen o laf  &quot;BİLİMSEL KONUŞ&quot; BE MAHLUK NE DİYEYİM.???
ATOMLAR KARIŞTI ODUN BALIK OLDU MU?bunu istiyorsan söyleyeyim.sanki yoktan patlama çok  MANTIKLI VE BİLİMSEL.öyle mi?al sana bilmim bittiği yer.yoktan nasıl patlama olmuş?akıl almaz demi.ama gel gelelim balığın odundan olmasına inanmıyorsun!!!

oy oy oy!!!siz daha debelenin.neymiş efendim 1400 yıllık birşeymiş.her seferinde yenilensin mi istiiyorsun.suç sende o zaman NİYE KAÇ MİLYAR YILDIR AYNI DÜNYA DA YAŞIYORUZ.???bazı şeyler  değişmez.!!!!bazı şeyler  his edilir.bazı şeyler  inalınır.ama çağımızda big bang gibi bir kaynak ve onu takip eden HARİKALAR VE MUCİZELER VAR!!!! 

ama gel gelelim benim insanım ne anlar?adam tutturmuş bir bilim!!!sanki kendi düşünceleri çok bilimsel...sanki  ben kezsbanım sanki ben ahmet amcayım(!)ad değişince pek bir şey değişmiyor ama neysa kalın sağlıcakla..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok güzel böyle devam edin&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.!!!!</p>
<p>evrimciler kusur yapar mı?evrimciler haklı evrimciler  akıllı onlar bilim adamı!!!ama kezban?kezban ne anlar demi?kezban  bilgisiz kara cahil demi?acaba senin evrimin neden eşitlik sağlamamış?evrim adalet demi?evrim NAZİLERİN POLİTİKASI  değil demi?</p>
<p>kezban okursa evrimci,okumazsa müslüman demi?bırakın !!!!bu  avuntudan başka neyiniz var?sanki her profössör,her nasa mühendisi ,her doktor,her avukat,her bilmem ne  EVRİM TARAFTARI DEMİ?okuyan insan başka demi?sen çok mu zekisin?sen kör  değilsinde ,nasa kör değilde geriye kalan bilmem kaç milyar insan KÖR değil mi?</p>
<p>ama onlar okumamış he?düşünmemiş he?ONLARIN SEÇİM HAKKI YOKTUR HE?</p>
<p>bu düşünce neye yarar.evrimde bir inanç mevzusu!kimisi ateist kimisi  yaratılış taraftarı!!!!!sadece canlılar üzerindeki benzerlikten yola çıkarak düşünmek  BİLİMSELLİK ÖYLE Mİ?savaş ve anarşi  DİĞER ADI TABİİ SELEKSİYON muhteşem ve ahenkli bir  düzene ,,,barışa ve huzura sebep oluyor öyle mi?</p>
<p>bir iki geri zekalı  ,,,tutmuş  dininin dışına çıkmış bilmem deniz feneri yok mercimek davası &#8230;&#8230;&#8230;.sanki bunları ortaya atan babam!!!sanki bunları söyleyen ben&#8230;.sanki bu günkü şeriat  kanunlarını  yalandan uyduran BABAMDI(!)</p>
<p>ooooooooooooooooo!!!!beyfendi bu şekilde örnek vericeksek ben sana NAZİLERİ VE ONLARIN YOLDAŞLARINI,ergenekonu,pkk&#8217;yı v.s. adını saymadığım onbinleri söylerim&#8230;.ayrıca bunlar yüzünden ölen  insanları,mağdurları boşa giden paraları  SAYMIYORUM!!!!!</p>
<p>SEN ŞARTLANDIRILMIŞSIN!!!!</p>
<p>buraya gelip saçma sapan insanları gösterip &#8220;işte müslümanlık böyleédiyorsun&#8230;..sanki karşında çocuk var.kezban  da bilgi yoktur ama  kezbana birşeyler gösteren yine siz olamazsınız.!!!!</p>
<p>o kezbana ateistlik sonucu olacakları anlatçak mısın?yok yok ben sana ataistliği anlatarak inanç saygısızlığı yapmak ve senin gibi olamam.zaten  da vinici  &#8216;ye dava açmayı düşünüyorum&#8230;dine hakaretten dolayı.zaten çoğu blog  kapatılmış.dur bakıyım hala safsata mı diyor?******hııııııııııııııııııııııııııııııııııııııımmmmmmm*****EVET hala safsata diyor&#8230;tam anlamı ile rezillik.</p>
<p>sen bunları daha açıklayamıyorsun!!sana Kuran-ı kerim&#8217; de &#8221; karılarınızı dövün&#8221; yok  diyorum ama nerede &#8230;&#8230;benim arapça bilmez ,bildiği ni yanlış yorumlayan kardeşim bunu dikkate alır mı?hala saçma sapan bu komediyi sürdürür&#8230;.kulaklarını kapıyor işte,bir de ağzından düşmeyen o laf  &#8220;BİLİMSEL KONUŞ&#8221; BE MAHLUK NE DİYEYİM.???<br />
ATOMLAR KARIŞTI ODUN BALIK OLDU MU?bunu istiyorsan söyleyeyim.sanki yoktan patlama çok  MANTIKLI VE BİLİMSEL.öyle mi?al sana bilmim bittiği yer.yoktan nasıl patlama olmuş?akıl almaz demi.ama gel gelelim balığın odundan olmasına inanmıyorsun!!!</p>
<p>oy oy oy!!!siz daha debelenin.neymiş efendim 1400 yıllık birşeymiş.her seferinde yenilensin mi istiiyorsun.suç sende o zaman NİYE KAÇ MİLYAR YILDIR AYNI DÜNYA DA YAŞIYORUZ.???bazı şeyler  değişmez.!!!!bazı şeyler  his edilir.bazı şeyler  inalınır.ama çağımızda big bang gibi bir kaynak ve onu takip eden HARİKALAR VE MUCİZELER VAR!!!! </p>
<p>ama gel gelelim benim insanım ne anlar?adam tutturmuş bir bilim!!!sanki kendi düşünceleri çok bilimsel&#8230;sanki  ben kezsbanım sanki ben ahmet amcayım(!)ad değişince pek bir şey değişmiyor ama neysa kalın sağlıcakla..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5705</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 22:53:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5705</guid>
		<description>müslüman yazar hüğseyin üzmezi es geçtim .eğer bunu yazsa idim , hüseyin üzülmezdi ama sizler gerçekten çok üzülürdünüz :))))) onuda yazarsam sanırım inanan arkadaşların yüreğine inerdi bu yazı !!! ama sizin ,&quot; canım yapmış bir hata tövbe eder olur biter &quot; dediğinizi duyar gibi oluyorum !! doğru ya , mesele tövbe edip etmeme meselesi !! yoksa SİSTEM MESELESİ DEĞİL !!! çok haklısınız çookkk !! !bir tövbe eder olur biter değilmi ??? ya anlayış ?? ya düşünce sistemi ?? ya şu  sahip olunan çıkarcı zihniyet ??? ya bu faşist düşünce ??? ya bu zorbalık ??? ya bu bilim dışılık ?? onlar ne olacak ??? tövbe edildiğinde onalrda düzeliyormu ???? ayrıca bunca yazıdan sonra bende tövbe etsem olurmu ki ??? :)))))) görüşmek üzere ... alakasız oldu ama şu resmede bir bakın derim , net bir benzerlik ..

http://photos1.blogger.com/blogger/224/1710/1600/HS_B03.0.jpg</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>müslüman yazar hüğseyin üzmezi es geçtim .eğer bunu yazsa idim , hüseyin üzülmezdi ama sizler gerçekten çok üzülürdünüz :))))) onuda yazarsam sanırım inanan arkadaşların yüreğine inerdi bu yazı !!! ama sizin ,&#8221; canım yapmış bir hata tövbe eder olur biter &#8221; dediğinizi duyar gibi oluyorum !! doğru ya , mesele tövbe edip etmeme meselesi !! yoksa SİSTEM MESELESİ DEĞİL !!! çok haklısınız çookkk !! !bir tövbe eder olur biter değilmi ??? ya anlayış ?? ya düşünce sistemi ?? ya şu  sahip olunan çıkarcı zihniyet ??? ya bu faşist düşünce ??? ya bu zorbalık ??? ya bu bilim dışılık ?? onlar ne olacak ??? tövbe edildiğinde onalrda düzeliyormu ???? ayrıca bunca yazıdan sonra bende tövbe etsem olurmu ki ??? :)))))) görüşmek üzere &#8230; alakasız oldu ama şu resmede bir bakın derim , net bir benzerlik ..</p>
<p><a href="http://photos1.blogger.com/blogger/224/1710/1600/HS_B03.0.jpg" rel="nofollow">http://photos1.blogger.com/blogger/224/1710/1600/HS_B03.0.jpg</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5704</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 22:49:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5704</guid>
		<description>müslüman dolandırıcılar ...

yimpaş , jetpa , bosna paraları meselesi , kayıp tirlyon , ihlas holding meselsi , HÜSEYİN ÜZMEZ HOCA EFENDİ !!! , DENİZ FENERİ  ve daha sayamadığım irili ufaklı hırsızlılar ..ha birde kombassan  :)))) yolsuzluk hırsızlık her insanın yapabileceği şeyler aslında .yani dini inancı kuvvetli olmayanın demek istedinm !!!  ama gelin görünki bu adamların bir şeyleri kuvvetli o da inançları !!! ne kadar tuhaf değilmi ??? bir taraftan ateistlere , bu canlıalr hırsız namuzsuz şerefsiz derler , bir bakmışsınızki kendileri  öyle olmuşlar !!! ne kadar ilginç değilmi ??? insanın &quot; demekki din hiç bir şeyi çözmüyormuş &quot; diyesi geliyor !! öyle ya  ,  bir ateist japonlara bakın birde bizim müslüman hırsızlara !!!!! sanki bir tuhaflık var gibi  :))))ee ??? nerde kal dı dinin &quot;yanlışları önleme &quot; kapasitesdi ??? bir tarafta alabildiğine dindarlık ama aynı zamanda hırsızlık , bir tarafta alabildiğine ateistlik ve dinsizlik ama dürüstlük ve insan onuru !!!!! eee ??? ne yapacağız şimdi ??? yine dini savunmaya devam değilmi ??? bu örnekler istisna değilmi ????? ee ?? ya japonyadaki dürüst isnanlar ?? yada isveçteki atesit ve dürüst insalar ==???? onalrda istisna değilmi ???? SAKIN HA !! ZİNHAR !!! KATİYEN !! dinin aslında bir çözüm üretmediğini aklınızdan geçirmeyin 1! bunu düşünmeyin bile !!! dinde hiçbir hata yoktur olmaz da diyin 1!! aferin size , bu kafayla devam edin !! yanlışlar varsa o kişilerin yanlışlarıdır , s,n,zn sisteminizde hiç bir hata yoktur olmazda !!! aferin size !! bu gidişle DÜNYANIN HAKİMİ MÜSLÜMANLAR OLACAK !!! AMA O ZAMAN DİĞER AKILLI İNSANLAR DÜNYAYI TERK ETMİŞ , BAŞKA YERLERDE KOLONİLER KURMUŞ OLACAKALR !!! sizde burada dünyanın yok oluşunu beklersiniz artık !!! aman ha , kadınalrında başını örtün ondan sonra bekleyin !!!!!!!! sakın ha , beklerken başları açık olmasın !!!!!! sakın ha dininizden vazgeçmeyin , bilime saldırmayı ihmal etmeyin !!! yobazlığı kimseye vermeyin 1! ( ne kadar yobazlık , cennette o kadar huri !!!! )  ...kalın sağlıcakla ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>müslüman dolandırıcılar &#8230;</p>
<p>yimpaş , jetpa , bosna paraları meselesi , kayıp tirlyon , ihlas holding meselsi , HÜSEYİN ÜZMEZ HOCA EFENDİ !!! , DENİZ FENERİ  ve daha sayamadığım irili ufaklı hırsızlılar ..ha birde kombassan  :)))) yolsuzluk hırsızlık her insanın yapabileceği şeyler aslında .yani dini inancı kuvvetli olmayanın demek istedinm !!!  ama gelin görünki bu adamların bir şeyleri kuvvetli o da inançları !!! ne kadar tuhaf değilmi ??? bir taraftan ateistlere , bu canlıalr hırsız namuzsuz şerefsiz derler , bir bakmışsınızki kendileri  öyle olmuşlar !!! ne kadar ilginç değilmi ??? insanın &#8221; demekki din hiç bir şeyi çözmüyormuş &#8221; diyesi geliyor !! öyle ya  ,  bir ateist japonlara bakın birde bizim müslüman hırsızlara !!!!! sanki bir tuhaflık var gibi  :))))ee ??? nerde kal dı dinin &#8220;yanlışları önleme &#8221; kapasitesdi ??? bir tarafta alabildiğine dindarlık ama aynı zamanda hırsızlık , bir tarafta alabildiğine ateistlik ve dinsizlik ama dürüstlük ve insan onuru !!!!! eee ??? ne yapacağız şimdi ??? yine dini savunmaya devam değilmi ??? bu örnekler istisna değilmi ????? ee ?? ya japonyadaki dürüst isnanlar ?? yada isveçteki atesit ve dürüst insalar ==???? onalrda istisna değilmi ???? SAKIN HA !! ZİNHAR !!! KATİYEN !! dinin aslında bir çözüm üretmediğini aklınızdan geçirmeyin 1! bunu düşünmeyin bile !!! dinde hiçbir hata yoktur olmaz da diyin 1!! aferin size , bu kafayla devam edin !! yanlışlar varsa o kişilerin yanlışlarıdır , s,n,zn sisteminizde hiç bir hata yoktur olmazda !!! aferin size !! bu gidişle DÜNYANIN HAKİMİ MÜSLÜMANLAR OLACAK !!! AMA O ZAMAN DİĞER AKILLI İNSANLAR DÜNYAYI TERK ETMİŞ , BAŞKA YERLERDE KOLONİLER KURMUŞ OLACAKALR !!! sizde burada dünyanın yok oluşunu beklersiniz artık !!! aman ha , kadınalrında başını örtün ondan sonra bekleyin !!!!!!!! sakın ha , beklerken başları açık olmasın !!!!!! sakın ha dininizden vazgeçmeyin , bilime saldırmayı ihmal etmeyin !!! yobazlığı kimseye vermeyin 1! ( ne kadar yobazlık , cennette o kadar huri !!!! )  &#8230;kalın sağlıcakla &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serbest Tartışma Alanı yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/serbest-tartisma-alani/comment-page-10/#comment-5703</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 22:36:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/?page_id=368#comment-5703</guid>
		<description>türban 2 :))

üst tarafı sıkma baş , alt tarafı mini etek olan müslüman bayandan size söz etmiştim , şimdi biraz daha vahim bir durumdan söz edeceğim .türbanlı bir çocuk !! ne var bunda demeyin sadece 5-6 yaşlarında !!!!! biraz garip değilmi ???hem yaştan dolayı , hem de anlayıştan dolayı .birde afrikada ki yerlelerin BELDEN YUKARISINI AÇIKTA BIRAKIRKEN hesaba katmadığı allahın &quot;&quot;örtünün &quot;&quot; emrinin , müslüman toplumunda nasıl bu kadar ciddiye (!) alındığını görmekte çok ama çok şaşırtıcı !!! düşünsenize big bang i yaratan bir allah , evrendeki kattrilyonlarca gök cismini , gezegen, galaksiyi , milyonalrca IŞIK YILI ( ışık saniyede !! 300 000 km !!! hızda yayılır !!! ) mesafefyi yaratan bir allah , OKYANUSTA DAMLA BİLE OLMAYAN şu önemsiz dünyanın çok önemsiz bir coğrafyasına &quot; örtünün saçınızı aman ha kimseye göstermeyin &quot;&quot; diyor , ama hemen yanı başındaki afrika yerlilerine böyle bir şey demiyor , onalrda fırsattan istifade ne var ne yok çıkarıyorlar !!! BİR TARAFTA 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN KAFASINA bez parçasıo geçiren zihniyet !! ,zorba , faşist , cahil , ne ye inandığını bilmeyen zihniyet !! diğer tarafta kadınalrın bu derece serbest olduğu bir afrika !!! ( bu kadarıda fazla o ayrı konu  :)))  ama kafama bir şey takıldı .çocuğunun kafasına o bez parçasını geçirenlermi , yoksa kimsenin giyim tarzına karışmayanlarmı daha demokratik ???? vede birde allahın ÇELİŞKİLİ EMİRLERİ VAR !! yani , bir tarafa diyor 5-6 yaşındaki çocuğun saçını !!! kimseye göstermeyin , diğer tarafta kadınların belden yukarısını çıplaklığına ses çıkarmayan bir tanrı !!! bir de , bir çelişki daha var . o da , yukarıda saydığım kadar güçlü olan , evreni zamanı herşeyi yaratan , her şeyi bilen , 1035654654654654  yıl sonrasında her hangi bir kimsenin her hangi, bir zamandakji düşüncelerini bilen , kara karıncanın karanlıktaki kara gözünü bile görebilen bir allah NASIL OLUYORDA BU TÜR GEREKSİZ , KÜÇÜK İŞLERLE BU KADAR İLGİLENEBİLİYOR !!!!!! çok ,ilginç çoookkk !!!!! yada bu kadar ilme güce kudrete ... sahip bir allah nasıl oluyorsa oluyor , ailevi meselelerin çözümü yada insanların sosyal ilişkileri ile ilgili olarak , bu sorunalrı çözmek için KOL BACAK KESME , KADIN DÖVME , KELLE UÇURMA , GÖRÜLDÜĞÜ YERDE ÖLDÜRÜLME ...... VS ...gibi daha binlerce etkili (!) mantıklı (!) gerçekçi (!) bilimsel (!) ... çözümleri &quot; kutsal kitaplarda &quot; insanlara gönderebiliyor !!!!! BİR TARAFTA BİG BANG İ YAPAN BİR SONSUZ GÜÇ , DİĞER TARAFTA kadın dövme ile , zenci kölelerin peygambere ait olduğunu söylemekle , kafa koıl kesmekle , hammurabi kanunları ile , kadın dövme ile ...ilgili olarak net bir taraf olan ( olumsuz ve ilkel tarafta !!! ) bir tanrı !!! YA BU TANRI BİG BANG İ YAPMAMIŞ , YADA &quot;KUTSAL KİTAPLARDA &quot; BU TÜR ŞEYLER İSÖYLEMEMİŞTİR !!! big bang i yapan , kadını dövün demez ( nisa suresi !!! ) , kadını dövün diyen bir tanrı ise big bang i yapaömaz !!!!!!!! bunlar birbiri ile çelişen tanrı tasfirleridir !!!! kendinizi belki kandırabilirsiniz ama , KARŞI TARAFI ASLA !!!! kimse bana &quot; allah kadının başının örtünmesini ister &quot; diyemez !! !iatersede her yerde ister !!! afrikada kadınalrı çıplak kabul eden bir tanrı , müslüma ncoğrafyada KADINLARIN BAŞINI ÖRTTÜREMEZ !!!! birde şu çelişki var kadın başını örtüyor ama dudakları açıkta , gözleri kaşiları açıkta , burnu açıkta , boynu açıkta , vücut hatları meydanda ... ( ve çelişkide olan yanlızca bir kesim değil çok çok geniş bir kitle !!! yani inanan ve bu şekilde giyinwen bir kitle !!! ) sizcede çok tuhaf değilmi bir taraftan SAÇININ TELİ GÖZÜKMEYECEK ,diğer taraftan kaşın gözün ... görülecek !! ve sen bunu İNSAN HAKKI DİYE YUTTURACAKSIN !!! HADİ ORDAN !!!! sen önce şu ilkel çelişkinden kurtul ondan sonra ağzını bir temizle ondan sonra eğer knedinde o cesareti bulursan ondan sonra &quot;insan hakları &quot; kavramını ağzına al !!!! insan hakkını savunmak sana kaldı ise vay bu dünyanın haline !!!! ben &quot; kendi kafamdan uydurduğum şeyi millete insan hakkı olarak yutturmaya çalışıyorum &quot; demiyorda insan hakkı diyor !!!! bu benim YAŞAM ŞEKLİM , KÜLTÜÜRM , BENİM KİŞİSEL TERCİHİM DEMİYORDA ALLAH BU ŞEKİLDE İSTİYOR &quot; DİYOR !! hadi ordan !!!!! ey cahil zihniyet , inandığınız allaha bile siz hakaret etmektesiniz !! onu , ilkel bir insanın mantığına sahip bir varlık olarak gösteriyorsunuz !!! ilkel insandan bu yana var olan gelenekelri ,sizler allaha bağlayarak çok ama çok komik duruma düşmektesiniz !!!!allah 5-6 yaşındaki çocuğun SAÇININ TELİ,NİN GÖRÜLMESİNİİ İSTEMİYOR ÖYLEMİ ?? yada yaşıda önemli değil 30 yaşındaki birinin saçının görülmesini istemiyor öylemi ????eee ??? dünyanın dört bir yanında insanlar saçlarını kapatmıyor ama ???? buna neden müsade eidyor sizin allahınız ???
yobazlığın bağnazlığın kademeleri vardır !! en uç ta kilerden biride 6 yaşındaki çocuğunun başını örten zihnişyettir !! !o kadar olmasada , evirme karşı çıkan ( bilimsel olmadığından falan değil , akla uygun olmadığından da değil , kanıtı olmadığından hiç değil !!1 sadece ve sadece dine uygun olmadığından !!! ) zihniyette bu yobazlığın kademeleri içindedir !!! yabazlık yeri gelir 6 yaşındaki çocuğun başını örttürür , yeri gelir evrime karşı insanları kışkırtır !!!! 6 yaşında başını örten bir çocuk nasıl olacakta büyüyünce evrim kuramı ile ilgili çok doğru tesbitler yapacak ????? evrime karşı çıkarak doğru tesbitler yaptığını sanan DON KİŞOT LAR acaba özgür bir ortamdamı yetiştiler ?=??? yoksa yaştaşlarının kafalarına bir bez parçasının geçirildiği demokratik (!!)bir  ortamdamı ??? bu şekilde bu ülke düşünsel anlamda da gelişebilirmi ???? yönlendirilebilen isnanlardan bilimsel ve akılcı bir görüş beklemek ne kadar normaldir sizce ???? sizce neden isveç te evrimi doğru kabul etme oranı bizimkinin 3213213213 katı ???  :))))) vede isveç bize göre  neden bu kadar gelişmiş???? ya soru çok yazdıkça yazıyorum benim yatmam gerek  :)))) ülke meseleleri beni derinden etkilemekte . :))) yazamadan duramıyorum ee ne demişler &quot; dert adamı söyletir &quot; 

bu yazım kimseye yönelik değil , genel bir yazı idi ... daha çok bir durum tesbiti ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>türban 2 :))</p>
<p>üst tarafı sıkma baş , alt tarafı mini etek olan müslüman bayandan size söz etmiştim , şimdi biraz daha vahim bir durumdan söz edeceğim .türbanlı bir çocuk !! ne var bunda demeyin sadece 5-6 yaşlarında !!!!! biraz garip değilmi ???hem yaştan dolayı , hem de anlayıştan dolayı .birde afrikada ki yerlelerin BELDEN YUKARISINI AÇIKTA BIRAKIRKEN hesaba katmadığı allahın &#8220;&#8221;örtünün &#8220;&#8221; emrinin , müslüman toplumunda nasıl bu kadar ciddiye (!) alındığını görmekte çok ama çok şaşırtıcı !!! düşünsenize big bang i yaratan bir allah , evrendeki kattrilyonlarca gök cismini , gezegen, galaksiyi , milyonalrca IŞIK YILI ( ışık saniyede !! 300 000 km !!! hızda yayılır !!! ) mesafefyi yaratan bir allah , OKYANUSTA DAMLA BİLE OLMAYAN şu önemsiz dünyanın çok önemsiz bir coğrafyasına &#8221; örtünün saçınızı aman ha kimseye göstermeyin &#8220;&#8221; diyor , ama hemen yanı başındaki afrika yerlilerine böyle bir şey demiyor , onalrda fırsattan istifade ne var ne yok çıkarıyorlar !!! BİR TARAFTA 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN KAFASINA bez parçasıo geçiren zihniyet !! ,zorba , faşist , cahil , ne ye inandığını bilmeyen zihniyet !! diğer tarafta kadınalrın bu derece serbest olduğu bir afrika !!! ( bu kadarıda fazla o ayrı konu  :)))  ama kafama bir şey takıldı .çocuğunun kafasına o bez parçasını geçirenlermi , yoksa kimsenin giyim tarzına karışmayanlarmı daha demokratik ???? vede birde allahın ÇELİŞKİLİ EMİRLERİ VAR !! yani , bir tarafa diyor 5-6 yaşındaki çocuğun saçını !!! kimseye göstermeyin , diğer tarafta kadınların belden yukarısını çıplaklığına ses çıkarmayan bir tanrı !!! bir de , bir çelişki daha var . o da , yukarıda saydığım kadar güçlü olan , evreni zamanı herşeyi yaratan , her şeyi bilen , 1035654654654654  yıl sonrasında her hangi bir kimsenin her hangi, bir zamandakji düşüncelerini bilen , kara karıncanın karanlıktaki kara gözünü bile görebilen bir allah NASIL OLUYORDA BU TÜR GEREKSİZ , KÜÇÜK İŞLERLE BU KADAR İLGİLENEBİLİYOR !!!!!! çok ,ilginç çoookkk !!!!! yada bu kadar ilme güce kudrete &#8230; sahip bir allah nasıl oluyorsa oluyor , ailevi meselelerin çözümü yada insanların sosyal ilişkileri ile ilgili olarak , bu sorunalrı çözmek için KOL BACAK KESME , KADIN DÖVME , KELLE UÇURMA , GÖRÜLDÜĞÜ YERDE ÖLDÜRÜLME &#8230;&#8230; VS &#8230;gibi daha binlerce etkili (!) mantıklı (!) gerçekçi (!) bilimsel (!) &#8230; çözümleri &#8221; kutsal kitaplarda &#8221; insanlara gönderebiliyor !!!!! BİR TARAFTA BİG BANG İ YAPAN BİR SONSUZ GÜÇ , DİĞER TARAFTA kadın dövme ile , zenci kölelerin peygambere ait olduğunu söylemekle , kafa koıl kesmekle , hammurabi kanunları ile , kadın dövme ile &#8230;ilgili olarak net bir taraf olan ( olumsuz ve ilkel tarafta !!! ) bir tanrı !!! YA BU TANRI BİG BANG İ YAPMAMIŞ , YADA &#8220;KUTSAL KİTAPLARDA &#8221; BU TÜR ŞEYLER İSÖYLEMEMİŞTİR !!! big bang i yapan , kadını dövün demez ( nisa suresi !!! ) , kadını dövün diyen bir tanrı ise big bang i yapaömaz !!!!!!!! bunlar birbiri ile çelişen tanrı tasfirleridir !!!! kendinizi belki kandırabilirsiniz ama , KARŞI TARAFI ASLA !!!! kimse bana &#8221; allah kadının başının örtünmesini ister &#8221; diyemez !! !iatersede her yerde ister !!! afrikada kadınalrı çıplak kabul eden bir tanrı , müslüma ncoğrafyada KADINLARIN BAŞINI ÖRTTÜREMEZ !!!! birde şu çelişki var kadın başını örtüyor ama dudakları açıkta , gözleri kaşiları açıkta , burnu açıkta , boynu açıkta , vücut hatları meydanda &#8230; ( ve çelişkide olan yanlızca bir kesim değil çok çok geniş bir kitle !!! yani inanan ve bu şekilde giyinwen bir kitle !!! ) sizcede çok tuhaf değilmi bir taraftan SAÇININ TELİ GÖZÜKMEYECEK ,diğer taraftan kaşın gözün &#8230; görülecek !! ve sen bunu İNSAN HAKKI DİYE YUTTURACAKSIN !!! HADİ ORDAN !!!! sen önce şu ilkel çelişkinden kurtul ondan sonra ağzını bir temizle ondan sonra eğer knedinde o cesareti bulursan ondan sonra &#8220;insan hakları &#8221; kavramını ağzına al !!!! insan hakkını savunmak sana kaldı ise vay bu dünyanın haline !!!! ben &#8221; kendi kafamdan uydurduğum şeyi millete insan hakkı olarak yutturmaya çalışıyorum &#8221; demiyorda insan hakkı diyor !!!! bu benim YAŞAM ŞEKLİM , KÜLTÜÜRM , BENİM KİŞİSEL TERCİHİM DEMİYORDA ALLAH BU ŞEKİLDE İSTİYOR &#8221; DİYOR !! hadi ordan !!!!! ey cahil zihniyet , inandığınız allaha bile siz hakaret etmektesiniz !! onu , ilkel bir insanın mantığına sahip bir varlık olarak gösteriyorsunuz !!! ilkel insandan bu yana var olan gelenekelri ,sizler allaha bağlayarak çok ama çok komik duruma düşmektesiniz !!!!allah 5-6 yaşındaki çocuğun SAÇININ TELİ,NİN GÖRÜLMESİNİİ İSTEMİYOR ÖYLEMİ ?? yada yaşıda önemli değil 30 yaşındaki birinin saçının görülmesini istemiyor öylemi ????eee ??? dünyanın dört bir yanında insanlar saçlarını kapatmıyor ama ???? buna neden müsade eidyor sizin allahınız ???<br />
yobazlığın bağnazlığın kademeleri vardır !! en uç ta kilerden biride 6 yaşındaki çocuğunun başını örten zihnişyettir !! !o kadar olmasada , evirme karşı çıkan ( bilimsel olmadığından falan değil , akla uygun olmadığından da değil , kanıtı olmadığından hiç değil !!1 sadece ve sadece dine uygun olmadığından !!! ) zihniyette bu yobazlığın kademeleri içindedir !!! yabazlık yeri gelir 6 yaşındaki çocuğun başını örttürür , yeri gelir evrime karşı insanları kışkırtır !!!! 6 yaşında başını örten bir çocuk nasıl olacakta büyüyünce evrim kuramı ile ilgili çok doğru tesbitler yapacak ????? evrime karşı çıkarak doğru tesbitler yaptığını sanan DON KİŞOT LAR acaba özgür bir ortamdamı yetiştiler ?=??? yoksa yaştaşlarının kafalarına bir bez parçasının geçirildiği demokratik (!!)bir  ortamdamı ??? bu şekilde bu ülke düşünsel anlamda da gelişebilirmi ???? yönlendirilebilen isnanlardan bilimsel ve akılcı bir görüş beklemek ne kadar normaldir sizce ???? sizce neden isveç te evrimi doğru kabul etme oranı bizimkinin 3213213213 katı ???  :))))) vede isveç bize göre  neden bu kadar gelişmiş???? ya soru çok yazdıkça yazıyorum benim yatmam gerek  :)))) ülke meseleleri beni derinden etkilemekte . :))) yazamadan duramıyorum ee ne demişler &#8221; dert adamı söyletir &#8221; </p>
<p>bu yazım kimseye yönelik değil , genel bir yazı idi &#8230; daha çok bir durum tesbiti &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya&#8217;nın Yanılgıları &#8211; 2 yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/miller-urey-deneyi-ve-harun-yahyanin-yanilgilari-2/comment-page-1/#comment-5702</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 14:17:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/miller-urey-deneyi-ve-harun-yahyanin-yanilgilari-2/#comment-5702</guid>
		<description>bende bir yeri anlamadım parthenon. şeriatı sempati duyan ama sempati duyduğunun farkında olmayan kişiler ( hani neye inandığını bilmeyenler dediklerim ) acaba medeni kanunlarla şerri kanunlar arasında bir tercih yapma durumunda olduklarının farkında değlllermi acaba ??? yani bir taraftan kuranda yazılı her şeye eyvallah diyeceksin öbür taraftanda kafa kol kesmeyi el kesmeyi , recm cezasını , kadınları dövmeyi vs ... çağdışılık yada vahşet olarak algılayacaksın .bu nasıl bir mantıktır acaba ?? insanlar bir taraftan kol kesmeyi adam öldürmeyi vahşet sayarlar bir taraftanda içinde ne yazdığını hiç merak etmeden kuranı tamamiyle kabul ederler ,&quot;&quot;ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜĞMANIM &quot;&quot; demekten geri kalmazlar !! bu tip insanlar müslüman oldukalrı için kendileri ile gurur duyarlar ama ne gariptirki müslümanlık nedir  bunu hiç bilmezler !! kuranı okumamışlardır , evrime karşı çıkarlşar ama evrimin neyi anlattığını bilmezler !! birileri karşı çıktığı için , cami hocaları , şeyh ler vs.. karşı çıktığı için onalrda karşı çıkmalktadırlar !! evrim kuramını anlayabildikleri için , yada bilimsel bulmadıkları işçin değil ,birileri öyle istediği için bu tip insnalar evrime karşı çıkarlar .( aynı zamanda dini inançlarını sorgulamazlar ) din evrim , yada şerri örf ler ve medeni kanun arasındaki şaşkınlıkları yada çelişkileri bir çoğunun giyimi,ne bile yansımıştır !! dün sokakta bir kadın ALT TARAFI DİZDEN ÜSTÜ MİNİ ETEK ÜST TARAFI İSE TÜRBANLI BİR ŞEKİLDE GEZİYORDU !! türbanda ne türban ama !! saçının bir teli bile gözükmemkte !!!!! alt tarafınıda hesaba katarsak sanırım &quot; ben gerekirse eteğimle başımı örterim &quot; mesajı veriyor sanırım  :))) işte bu , isnanların dünya görüşleri , hayata bakışları , dine bakışları ... kousunda çok güzel bir örnek !!! bu sadece bir istisna değil!! kimileri bunu giyim tarzına yansıtıyor , kimileri ise bunu yapmıyor ama daha vahimini yapıyor YANİ DÜŞÜNCESİNE YANSITIYOR !! bir yandan müslümanlığı ile gurur duyuyor diğer yandan recm , yada kol kesme gibi uygulamalara ilkellik diyor !! bunu neden yapıyor ??? çünkü inandığı dini bilmiyor !! kuranı okumamış , üzerinde düşünmemiş , kapalı b,ir çevrede yetişmiş , sindirilmiş , kokutulmuş , düşünmesi engellenmiş , okumamış , hayatı boyunca hep ufak ve gereksiz detaylarla OYALANMIŞ DAHA DOĞRUSU OYALANDIRILMIŞ !!! işte mesele budur !!! bir toplumun eğer inancı ile övünmesi sağlanmış ise o toplum gerçekleri göremez !!!!


gelelim kurban bayramına !! bence bu bir isnanlık ayıbıdır !! o kadar hayvanın sırf ibadet olsdun diye kesilmesi çok yanlıştır !! ( beslenme amaçlı kesim çok farklıdır elbette ben et yiyorum 1!!! ) ama inananların yaptığı şey kendilerince allaha yaranma girişimi olduğundan , bu uğurda hayvanların öldürülmesi bana yanlış gelmekte !!! ) sanki &quot; allah &quot; şöyle bir konuma sokuluyor gibime geliyor &quot; benim için kan dökün &quot; &quot; bana bir şeyler adayın &quot; ... ya sanki allah buna muhtaçmı ???? 

bu sadece bir gelenektir !! inanç yada &quot;&quot; allahın &quot; emri falan değildir !! bu uygulama tarih boyunca bir çok insan topluluğu tarafında gerçekleştirilmiştir .bir zamanlar aztek ve mayalar kendi inandıları ALLAHLARINA İNSAN 1! !! KURBAN ETMEKTEYDİLER !! şimdi bu uygulama varmı peki ??? yok 1! insanalr bunun yanlış , gereksiz , ilkel  ve tuhaf bir anlayış inanç olduğunu görmüşler !!! ama o zaman birileri, bunu hararetle savunnuyordu ???? tıpkı şimdi olduğu gibi ?? gerçeklere kulaklarını kapatmışlardı !1 varsa yoıksa kendi söyledikleri idi !!! mantık aynı , anlayış aynı , inanç benzer , analiz ve eleştirel yaklaışm yok 1!! alın size aztekler ile şimdiki &quot;azteklerin &quot; benzerliği...devam edecek ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bende bir yeri anlamadım parthenon. şeriatı sempati duyan ama sempati duyduğunun farkında olmayan kişiler ( hani neye inandığını bilmeyenler dediklerim ) acaba medeni kanunlarla şerri kanunlar arasında bir tercih yapma durumunda olduklarının farkında değlllermi acaba ??? yani bir taraftan kuranda yazılı her şeye eyvallah diyeceksin öbür taraftanda kafa kol kesmeyi el kesmeyi , recm cezasını , kadınları dövmeyi vs &#8230; çağdışılık yada vahşet olarak algılayacaksın .bu nasıl bir mantıktır acaba ?? insanlar bir taraftan kol kesmeyi adam öldürmeyi vahşet sayarlar bir taraftanda içinde ne yazdığını hiç merak etmeden kuranı tamamiyle kabul ederler ,&#8221;"ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜĞMANIM &#8220;&#8221; demekten geri kalmazlar !! bu tip insanlar müslüman oldukalrı için kendileri ile gurur duyarlar ama ne gariptirki müslümanlık nedir  bunu hiç bilmezler !! kuranı okumamışlardır , evrime karşı çıkarlşar ama evrimin neyi anlattığını bilmezler !! birileri karşı çıktığı için , cami hocaları , şeyh ler vs.. karşı çıktığı için onalrda karşı çıkmalktadırlar !! evrim kuramını anlayabildikleri için , yada bilimsel bulmadıkları işçin değil ,birileri öyle istediği için bu tip insnalar evrime karşı çıkarlar .( aynı zamanda dini inançlarını sorgulamazlar ) din evrim , yada şerri örf ler ve medeni kanun arasındaki şaşkınlıkları yada çelişkileri bir çoğunun giyimi,ne bile yansımıştır !! dün sokakta bir kadın ALT TARAFI DİZDEN ÜSTÜ MİNİ ETEK ÜST TARAFI İSE TÜRBANLI BİR ŞEKİLDE GEZİYORDU !! türbanda ne türban ama !! saçının bir teli bile gözükmemkte !!!!! alt tarafınıda hesaba katarsak sanırım &#8221; ben gerekirse eteğimle başımı örterim &#8221; mesajı veriyor sanırım  :))) işte bu , isnanların dünya görüşleri , hayata bakışları , dine bakışları &#8230; kousunda çok güzel bir örnek !!! bu sadece bir istisna değil!! kimileri bunu giyim tarzına yansıtıyor , kimileri ise bunu yapmıyor ama daha vahimini yapıyor YANİ DÜŞÜNCESİNE YANSITIYOR !! bir yandan müslümanlığı ile gurur duyuyor diğer yandan recm , yada kol kesme gibi uygulamalara ilkellik diyor !! bunu neden yapıyor ??? çünkü inandığı dini bilmiyor !! kuranı okumamış , üzerinde düşünmemiş , kapalı b,ir çevrede yetişmiş , sindirilmiş , kokutulmuş , düşünmesi engellenmiş , okumamış , hayatı boyunca hep ufak ve gereksiz detaylarla OYALANMIŞ DAHA DOĞRUSU OYALANDIRILMIŞ !!! işte mesele budur !!! bir toplumun eğer inancı ile övünmesi sağlanmış ise o toplum gerçekleri göremez !!!!</p>
<p>gelelim kurban bayramına !! bence bu bir isnanlık ayıbıdır !! o kadar hayvanın sırf ibadet olsdun diye kesilmesi çok yanlıştır !! ( beslenme amaçlı kesim çok farklıdır elbette ben et yiyorum 1!!! ) ama inananların yaptığı şey kendilerince allaha yaranma girişimi olduğundan , bu uğurda hayvanların öldürülmesi bana yanlış gelmekte !!! ) sanki &#8221; allah &#8221; şöyle bir konuma sokuluyor gibime geliyor &#8221; benim için kan dökün &#8221; &#8221; bana bir şeyler adayın &#8221; &#8230; ya sanki allah buna muhtaçmı ???? </p>
<p>bu sadece bir gelenektir !! inanç yada &#8220;&#8221; allahın &#8221; emri falan değildir !! bu uygulama tarih boyunca bir çok insan topluluğu tarafında gerçekleştirilmiştir .bir zamanlar aztek ve mayalar kendi inandıları ALLAHLARINA İNSAN 1! !! KURBAN ETMEKTEYDİLER !! şimdi bu uygulama varmı peki ??? yok 1! insanalr bunun yanlış , gereksiz , ilkel  ve tuhaf bir anlayış inanç olduğunu görmüşler !!! ama o zaman birileri, bunu hararetle savunnuyordu ???? tıpkı şimdi olduğu gibi ?? gerçeklere kulaklarını kapatmışlardı !1 varsa yoıksa kendi söyledikleri idi !!! mantık aynı , anlayış aynı , inanç benzer , analiz ve eleştirel yaklaışm yok 1!! alın size aztekler ile şimdiki &#8220;azteklerin &#8221; benzerliği&#8230;devam edecek &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz yazısına ALACA KARANLIK tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/site-hakkinda-gorusleriniz-ve-iletmek-istedikleriniz/comment-page-20/#comment-5701</link>
		<dc:creator>ALACA KARANLIK</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 12:00:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/site-hakkinda-gorusleriniz-ve-iletmek-istedikleriniz/#comment-5701</guid>
		<description>HERKEZİN BAYRAMINI ateistlerin isee tatilini kutlarım...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>HERKEZİN BAYRAMINI ateistlerin isee tatilini kutlarım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya&#8217;nın Yanılgıları &#8211; 2 yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/miller-urey-deneyi-ve-harun-yahyanin-yanilgilari-2/comment-page-1/#comment-5700</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 10:35:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/miller-urey-deneyi-ve-harun-yahyanin-yanilgilari-2/#comment-5700</guid>
		<description>cevap vermek istersen cevap çok aslında ama vermeye değmez !! benim şöyle bir düşüncem var , birielri ( evrim karşıtları ) evrim kuramının bitmesini kesinlikle istemiyorlar !! ee nede olsa evrimi çarpıtarak , halka yanlış anlatarak , dine karşı olduğunu belirtip kendi düşüncesini  masalalrını halka anlatmak ve kabul görmek kolay .bir gün evrim yok olursa ( hadi yok oldu diyelim ) ne olacak o zaman ??? birielri köşeye sıkışacak !! artık evrim üzerinden komik masalalrı halka kabul ettiremeyecekler ( en azında n bir kısmına ) &quot; o yanlışsa bizimki kesin doğrudur &quot; diyewmeyecekler !!! artık sıra direkt  olarak kendi masalalrını bilimsel olarak kanıtlamaya gelecek !! dikat ettiyseniz birielri nedense sürekli, evrim yanlıştır demekte yada kendilerince &quot; bilimsel &quot; kanıtlar ileri sürerek evrimi yanlışlladığını sanmakta !! ya arkadaş birielri evrimi doğrulamaya çalışsın sende inandığın masalalrı doğrulamaya çalış olmazmı ??? buna olmaz derler !! çünkü işlerine hiç ama hiç gelmez !!! dini bir tartışma bile birielri tarafında evrim kuramına kaydırılmak istenir !! öyle ya bu kuramı nasıl çarpıtacak , nasıl &quot; işte evrim gördüğünüz gibi yanlış o zaman Hİ,Ç TARTIŞMAYA GEREK YOK OTOMATİK OLARAK BİZİM İNANCIMIZ DOĞRULANMIŞ OLUYOR !!!&quot;&quot; Nasıl derler o zaman ??? yani evrim olmasa birileri &quot; aa cambaza bak cambaza &quot; deyip nasıl gemisini yürütecek ???evrim olmasa birileri nasıl oalcakta &quot; evrim aldatmacvası &quot; diye kitaplar yazxacak??? oradan kendi düşiüncesinin doğru olduğu yalanını yayacak ??arkadaşlar evrim kuramı olmasa din diye bir şey kalmaz ortada !!! birielrinin bilim bilim diye ortalarda gezme durumları kalmayacak !! ÖYLE YA BİLİM YANLIZCA EVRİMİ ELEŞTİRMEK İÇİNDİR !! DİN SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA BİLİM BİR ŞEYTAN İCADIDIR VE SAFSATADIR !! evrim kuramı olmazsa eğer artık bilim , oklarını tamamen dine çevirecek ve onu kevgire çevirmesi hiç te zor olmayacak !! ben , evrimi doğru kabul eden biri olarak bilimin oklarından kaçmam !! ama dindar insan , yada yaratılşış masalına inanmak ZORUNDA KALAN VE BIRAKILAN bir insan HİÇ BİR ZAMAN BİLİMLE KARŞILAŞMAK İSTEMEZ !! bilimi , evrime karşı kullanır , işi bittiğindede KALDIRIP ATAR !! evrimi eleştişrmek için kullandığı bilimi hiç bir zaman dinini eleştirmek için kullanmaz KULLANAMAZ KULLANMAYA CESARET BİLE EDEMEZ AYRICA ONA KULANDIRMAZLAR !!!!! sıkıysa bilimle akılla  eleştirsin bakalım inandığı daha doğrusu inanmak zorunda olduğu masalalrı , adamı doğduğuna pişman ederler !! aşağılarelar !!! tehdit ederler !! öyle ya bilim sadece an-ma sadece evrimi eleştirmek , yada sözde çürütmek için vardır !!  bilimi bu yönde ARAÇ OLARAK KULLANMAK bir inananın en doğal hakkıdır , anasının ak sütü gibi helaldir !! ama aynı bilimi , inançları söz konusu olduğunda kullanmak BİR İNANANIN NE HADDİDİR NEDE HARCI 1!!! adama haddini bildiririler !! bilim evrimi yok etmek için sadce ama sadece bir araçtır , dine dil uzatmak için kullanılan şeytani bir düşünce tarzı değildir !!! bu tüp isnanlar ne bilimden anlar ne teknolojiden ne atom bombasından !! bunalrın aklı kendilerince kurnazlıpğa çalışır !! ne dünyayı bilirler ne isnanlığı ne bilimi nede İNANDIKLARI MASALALRI !!! bunlar piyon bile değildir !!! piyon olmaları için kırk fırın ekmek yemeleri gerekir !! ( sözüm masum ve asf vatandaşlara değil , bazı ne olduğu bilinmeyen amaçlarının ne olduğpu aşağı yukarı belli olan mesih ilan edilmiş birilerine ... ) yazacak şey çok sonra devam ederim..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>cevap vermek istersen cevap çok aslında ama vermeye değmez !! benim şöyle bir düşüncem var , birielri ( evrim karşıtları ) evrim kuramının bitmesini kesinlikle istemiyorlar !! ee nede olsa evrimi çarpıtarak , halka yanlış anlatarak , dine karşı olduğunu belirtip kendi düşüncesini  masalalrını halka anlatmak ve kabul görmek kolay .bir gün evrim yok olursa ( hadi yok oldu diyelim ) ne olacak o zaman ??? birielri köşeye sıkışacak !! artık evrim üzerinden komik masalalrı halka kabul ettiremeyecekler ( en azında n bir kısmına ) &#8221; o yanlışsa bizimki kesin doğrudur &#8221; diyewmeyecekler !!! artık sıra direkt  olarak kendi masalalrını bilimsel olarak kanıtlamaya gelecek !! dikat ettiyseniz birielri nedense sürekli, evrim yanlıştır demekte yada kendilerince &#8221; bilimsel &#8221; kanıtlar ileri sürerek evrimi yanlışlladığını sanmakta !! ya arkadaş birielri evrimi doğrulamaya çalışsın sende inandığın masalalrı doğrulamaya çalış olmazmı ??? buna olmaz derler !! çünkü işlerine hiç ama hiç gelmez !!! dini bir tartışma bile birielri tarafında evrim kuramına kaydırılmak istenir !! öyle ya bu kuramı nasıl çarpıtacak , nasıl &#8221; işte evrim gördüğünüz gibi yanlış o zaman Hİ,Ç TARTIŞMAYA GEREK YOK OTOMATİK OLARAK BİZİM İNANCIMIZ DOĞRULANMIŞ OLUYOR !!!&#8221;" Nasıl derler o zaman ??? yani evrim olmasa birileri &#8221; aa cambaza bak cambaza &#8221; deyip nasıl gemisini yürütecek ???evrim olmasa birileri nasıl oalcakta &#8221; evrim aldatmacvası &#8221; diye kitaplar yazxacak??? oradan kendi düşiüncesinin doğru olduğu yalanını yayacak ??arkadaşlar evrim kuramı olmasa din diye bir şey kalmaz ortada !!! birielrinin bilim bilim diye ortalarda gezme durumları kalmayacak !! ÖYLE YA BİLİM YANLIZCA EVRİMİ ELEŞTİRMEK İÇİNDİR !! DİN SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA BİLİM BİR ŞEYTAN İCADIDIR VE SAFSATADIR !! evrim kuramı olmazsa eğer artık bilim , oklarını tamamen dine çevirecek ve onu kevgire çevirmesi hiç te zor olmayacak !! ben , evrimi doğru kabul eden biri olarak bilimin oklarından kaçmam !! ama dindar insan , yada yaratılşış masalına inanmak ZORUNDA KALAN VE BIRAKILAN bir insan HİÇ BİR ZAMAN BİLİMLE KARŞILAŞMAK İSTEMEZ !! bilimi , evrime karşı kullanır , işi bittiğindede KALDIRIP ATAR !! evrimi eleştişrmek için kullandığı bilimi hiç bir zaman dinini eleştirmek için kullanmaz KULLANAMAZ KULLANMAYA CESARET BİLE EDEMEZ AYRICA ONA KULANDIRMAZLAR !!!!! sıkıysa bilimle akılla  eleştirsin bakalım inandığı daha doğrusu inanmak zorunda olduğu masalalrı , adamı doğduğuna pişman ederler !! aşağılarelar !!! tehdit ederler !! öyle ya bilim sadece an-ma sadece evrimi eleştirmek , yada sözde çürütmek için vardır !!  bilimi bu yönde ARAÇ OLARAK KULLANMAK bir inananın en doğal hakkıdır , anasının ak sütü gibi helaldir !! ama aynı bilimi , inançları söz konusu olduğunda kullanmak BİR İNANANIN NE HADDİDİR NEDE HARCI 1!!! adama haddini bildiririler !! bilim evrimi yok etmek için sadce ama sadece bir araçtır , dine dil uzatmak için kullanılan şeytani bir düşünce tarzı değildir !!! bu tüp isnanlar ne bilimden anlar ne teknolojiden ne atom bombasından !! bunalrın aklı kendilerince kurnazlıpğa çalışır !! ne dünyayı bilirler ne isnanlığı ne bilimi nede İNANDIKLARI MASALALRI !!! bunlar piyon bile değildir !!! piyon olmaları için kırk fırın ekmek yemeleri gerekir !! ( sözüm masum ve asf vatandaşlara değil , bazı ne olduğu bilinmeyen amaçlarının ne olduğpu aşağı yukarı belli olan mesih ilan edilmiş birilerine &#8230; ) yazacak şey çok sonra devam ederim..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya&#8217;nın Yanılgıları &#8211; 2 yazısına parthenon tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/miller-urey-deneyi-ve-harun-yahyanin-yanilgilari-2/comment-page-1/#comment-5699</link>
		<dc:creator>parthenon</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 00:23:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/miller-urey-deneyi-ve-harun-yahyanin-yanilgilari-2/#comment-5699</guid>
		<description>Benim anlamadığım tek birşey var o da;

Diyelim ki, bir şekilde evrim teorisini çürütmeyi başardı bu bilimsel ağızlı safsata kanıt(ımsı)larla birileri...

Herkes &quot;koşun lan koşuun, evrim yokmuş!&quot; diyerek bir anda imana gelecek falan mı sanıyorsunuz? Şöyle bir mantık zincirini kuracak kafasında insanlar herhalde?

Evrim yoktur -&gt; Eee evrim yoksa biz nasıl oluştuk ki? -&gt;Demek ki bütün canlıları, evreni, dünyayı, herşeyi allah yaratmıştır.

Mantıklı hiçbir açıklaması olamaz değil mi başka? Bir zamanlar İstanbul&#039;daki insanların 2/3&#039;ü KARA VEBA&#039;dan ölürken, hastalığın allahın takdiri olduğundan başka mantıklı bir açıklaması yoktu, bir zamanlar yağmur yağarken, başmelek Mikail&#039;in göklerdeki yağmur tuşuna basıp yağdırdığından başka mantıklı bir açıklaması yoktu, aa bir de baktık ki su buharı göğe yükselip yoğunlaşınca yağmur yağıyormuş. 

Açıklanamayan fenomenlere &quot;allah yarattı&quot; demek çok basit, siz boşlukların tanrısına tapadurun, araplar topraklarından petrol fışkırdığı halde bedevi yaşamına devam ededursunlar, GAVUROĞLU bilimde aldı başını gitti, o beğenmediğiniz ortodoks bilim ile uygarlık seviyelerini nerelere getirdiler... Bilim üretmek başka şeye benzemez!

Aşı geliştirmek nefesi kuvvetli üfürükçüye gitmeye benzemez, sonra bir salgın çıkar, gavurlardan aldığın aşılar elinde, şaşkın şaşkın bir başbakana bir sağlık bakanına bakarsın, zamanında &quot;çayda radyasyon madyasyon yok bakın ben içtim bişi olmadı!&quot; diyen bakana baktığın gibi. 

Atom bombası yapmak, allah yolunda cihat yapmaya benzemez, sonra Amerika höt dediğinde nereye saklanacağını şaşırırsın, haaa pardon yaa ne biçim örnek veriyorum ben, atom bombası yapmak caizdi unutmuşum tamamen, ortodoks bilimi hayatımızın her alanında tamamen dışlayalım ama iş atom bombasına gelince, onu da bir şekilde yapalım, iman gücüyle!

Siz harcamaya devam edin zaman ve enerjinizi şeriat getirmeye uğraşmakla gençler, zaman buldukça bilimi kötüleyin, Türkiye&#039;nin önü çok açık 21.yy kesin Türkiye&#039;nin!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benim anlamadığım tek birşey var o da;</p>
<p>Diyelim ki, bir şekilde evrim teorisini çürütmeyi başardı bu bilimsel ağızlı safsata kanıt(ımsı)larla birileri&#8230;</p>
<p>Herkes &#8220;koşun lan koşuun, evrim yokmuş!&#8221; diyerek bir anda imana gelecek falan mı sanıyorsunuz? Şöyle bir mantık zincirini kuracak kafasında insanlar herhalde?</p>
<p>Evrim yoktur -&gt; Eee evrim yoksa biz nasıl oluştuk ki? -&gt;Demek ki bütün canlıları, evreni, dünyayı, herşeyi allah yaratmıştır.</p>
<p>Mantıklı hiçbir açıklaması olamaz değil mi başka? Bir zamanlar İstanbul&#8217;daki insanların 2/3&#8242;ü KARA VEBA&#8217;dan ölürken, hastalığın allahın takdiri olduğundan başka mantıklı bir açıklaması yoktu, bir zamanlar yağmur yağarken, başmelek Mikail&#8217;in göklerdeki yağmur tuşuna basıp yağdırdığından başka mantıklı bir açıklaması yoktu, aa bir de baktık ki su buharı göğe yükselip yoğunlaşınca yağmur yağıyormuş. </p>
<p>Açıklanamayan fenomenlere &#8220;allah yarattı&#8221; demek çok basit, siz boşlukların tanrısına tapadurun, araplar topraklarından petrol fışkırdığı halde bedevi yaşamına devam ededursunlar, GAVUROĞLU bilimde aldı başını gitti, o beğenmediğiniz ortodoks bilim ile uygarlık seviyelerini nerelere getirdiler&#8230; Bilim üretmek başka şeye benzemez!</p>
<p>Aşı geliştirmek nefesi kuvvetli üfürükçüye gitmeye benzemez, sonra bir salgın çıkar, gavurlardan aldığın aşılar elinde, şaşkın şaşkın bir başbakana bir sağlık bakanına bakarsın, zamanında &#8220;çayda radyasyon madyasyon yok bakın ben içtim bişi olmadı!&#8221; diyen bakana baktığın gibi. </p>
<p>Atom bombası yapmak, allah yolunda cihat yapmaya benzemez, sonra Amerika höt dediğinde nereye saklanacağını şaşırırsın, haaa pardon yaa ne biçim örnek veriyorum ben, atom bombası yapmak caizdi unutmuşum tamamen, ortodoks bilimi hayatımızın her alanında tamamen dışlayalım ama iş atom bombasına gelince, onu da bir şekilde yapalım, iman gücüyle!</p>
<p>Siz harcamaya devam edin zaman ve enerjinizi şeriat getirmeye uğraşmakla gençler, zaman buldukça bilimi kötüleyin, Türkiye&#8217;nin önü çok açık 21.yy kesin Türkiye&#8217;nin!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Michael J. Behe’den Ortak Atadan Türeme Üzerine yazısına parthenon tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/comment-page-1/#comment-5698</link>
		<dc:creator>parthenon</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 17:29:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/#comment-5698</guid>
		<description>God Like, zaten bana göre agnostik düşünce ile ateizm arasında pratikte hiç bir fark yok. O yüzden &quot;amcaoğlu&quot; tanımını kullandım bu iki düşünce arasındaki bağı açıklarken. İster varoluşu yaratan bir güç olduğuna inan, ister inanma, pratikte bu gücün evrenin işleyişine hiç karışmadığını anladıysan ve bütün kutsal kitaplarda yazan herşeyin yalan oldukları çıkarımını yapabildiysen, zaten tanrının varlığı/yokluğu fikri akademik bir tartışmadan öteye gidemiyor.

ZİFİR, sana cevap vermeyeceğim, siz gidip TRT&#039;de &quot;Darwini bitiren balık&quot; haberi falan yapın öylesi daha kolay. Ben de &quot;Kur&#039;an ı bitiren bulut&quot; haberi yapmayı düşünüyorum, zira başmelek Mikail tarafından düzenlenen bir aktivite değilmiş meğersem bu yağmur dediğimiz şey, su buharının yoğunlaşarak dünyaya yağmasıymış, öyle doğaüstü güçler, Mikail falan karışmıyormuş işe! E bu su götürmez kanıt ışığında Kur&#039;an bitmiştir artık?! Ama yayınlamazlar heralde bunu TRT&#039;de :(</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>God Like, zaten bana göre agnostik düşünce ile ateizm arasında pratikte hiç bir fark yok. O yüzden &#8220;amcaoğlu&#8221; tanımını kullandım bu iki düşünce arasındaki bağı açıklarken. İster varoluşu yaratan bir güç olduğuna inan, ister inanma, pratikte bu gücün evrenin işleyişine hiç karışmadığını anladıysan ve bütün kutsal kitaplarda yazan herşeyin yalan oldukları çıkarımını yapabildiysen, zaten tanrının varlığı/yokluğu fikri akademik bir tartışmadan öteye gidemiyor.</p>
<p>ZİFİR, sana cevap vermeyeceğim, siz gidip TRT&#8217;de &#8220;Darwini bitiren balık&#8221; haberi falan yapın öylesi daha kolay. Ben de &#8220;Kur&#8217;an ı bitiren bulut&#8221; haberi yapmayı düşünüyorum, zira başmelek Mikail tarafından düzenlenen bir aktivite değilmiş meğersem bu yağmur dediğimiz şey, su buharının yoğunlaşarak dünyaya yağmasıymış, öyle doğaüstü güçler, Mikail falan karışmıyormuş işe! E bu su götürmez kanıt ışığında Kur&#8217;an bitmiştir artık?! Ama yayınlamazlar heralde bunu TRT&#8217;de :(</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Michael J. Behe’den Ortak Atadan Türeme Üzerine yazısına God Like tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/comment-page-1/#comment-5697</link>
		<dc:creator>God Like</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 16:57:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/#comment-5697</guid>
		<description>@new ateist

söylediğin ayrımın tek nedeni canlıların neslini devam ettirebilme çabasıdır.

dolayısıyla güçlü olan, sağlıklı görünen, genellikle deneyimli(belli bir yaşı geçmiş) olan birey eş olur.

insanda nesil devam ettirme gibi bir kaygı kalmadığı için eş seçimi değişik özelliklere bakılarak yapılabiliyor, genellikle kişisel çıkarlar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@new ateist</p>
<p>söylediğin ayrımın tek nedeni canlıların neslini devam ettirebilme çabasıdır.</p>
<p>dolayısıyla güçlü olan, sağlıklı görünen, genellikle deneyimli(belli bir yaşı geçmiş) olan birey eş olur.</p>
<p>insanda nesil devam ettirme gibi bir kaygı kalmadığı için eş seçimi değişik özelliklere bakılarak yapılabiliyor, genellikle kişisel çıkarlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Michael J. Behe’den Ortak Atadan Türeme Üzerine yazısına New Ateist tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/comment-page-1/#comment-5696</link>
		<dc:creator>New Ateist</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 11:39:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/#comment-5696</guid>
		<description>Sorum ile ilgili daha fazla bilgi nerede bulabilirim? bilgi olaniniz varsa memnun olurum.

Belki Da Vinci veya God Like verir..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sorum ile ilgili daha fazla bilgi nerede bulabilirim? bilgi olaniniz varsa memnun olurum.</p>
<p>Belki Da Vinci veya God Like verir..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Michael J. Behe’den Ortak Atadan Türeme Üzerine yazısına emre tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/comment-page-1/#comment-5695</link>
		<dc:creator>emre</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 22:27:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2009/06/07/michael-j-beheden-ortak-atadan-treme-zerine/#comment-5695</guid>
		<description>http://videogaleri.gazetevatan.com/8525_15_Ruya-goren-kopek.html  rüya gören köpek 

ayrıca ben hayvanlarda seçme özelliği hiç yok demedim . insanlardaki kadar gelişmemiştir dedim.ayrıca tekrar belirtmek isterimki hayvanlardaki çeşitlilik isnanlardaki kadar değildir !! ( hayvanlar zengin olamaz , güçlü olmaz ( fiziksel güçten bahsetmiyorum , bakımlı olamaz , konuşması yada zekası ile oluşturduğu davranış şekilleri yoktur !! , sosyalleşmesi insanın binde biri kadar bile değildir ... insanların sahip olduğu bir çok özelliğe sahip değişlllerdir !! bu , İNSANLARLA HAYVANLAR ARASINDAKİ TERCH KAVRAMININ DERİNLİĞİNİ BELİRLER !! yani bir çok etkenden dolayı insanların tercihlerinin nitelikleri ile hayvanlarınki çok çok farklıdır !!! insanların kriterleri , ve bu kriterlerin nitelikleri çok daha fazladır ve aynı zamanda derinliklidir !! yüzeysel değildir !! bir çok değişken ve etkili faktöe vardır !! isnanda hayvanlar aleminin GELİŞİMİŞ BİR ÜYESİ OLDUĞUNDAN bir şekilde hayvanların davranışlarını gösterir !! ama bu , onalrınki kadar ilkel değildir ! gelişmiştir , ama incelerseniz köken,i hayvanlarınki ile aynıdır é!!!!! davranışlarındaki vede daha özel olarak tercihlerindeki bu özelleşme farkklılaşma ve derinleşmenin nedenleri çok fazladır .bunalr için de onun zekası en başta gelir ... zeka ile birlikte kompleks duygular ve düşüncelerde gelişme göstermiştir !!! NE KADAR ZEKA O KADAR KOMPLEKS DUYGU VE DĞŞÜNCELER YANİ !!!! bu konu beni sardı  :))) aslında zevkli ve yararlı bir tartışma konusu olabilir ...

http://www.webim.eu/videom/2320.asp 

bu korkak ayı videosu  :)) ben çok güldüm sizde gülün ...ama bir de gülerken düşünün !! sanki bizle , davranışsal olarak bir benzerliği var ne dersiniz ???? tıpkı biizm gibi korkmakta değilmi ??? işte bu evrimin binlerce kanıtında biridir . davranışsal olarak hepimiz benzeriz !!! bizdede ayıya benzer davranışlar var .bu ve benzeri binlerce hayvan davranışının aslında bizlerin davranışlarına ne kadar yakın olduğunu görmek gerek .bu dediğim gibi sadece bir örnek . çok daha net örneklerde bulunmakta ... anatomik , fizyolojik kimyasal ... vs .. olarak benzer olduğumuz gibi , hayvanlarla davranışsal olarakta benzeriz !!! bu zaten bir gerçektir .ama arkadaşlar bu konuyu tartışalım ben çok sevdim bu davranış olgusunu ...aslında isnan beyni hala tam olarak çözülememiş , ama bilimin çözdüğü kadarı bile , bizim kökenlerimiz hakkında çok net ve ilginç bilgiler vermekte .özetle , insan eğer hayvanlar aleminin bir üyesi olmasaydı zaten davranışsal olarakta hiç bir benzerliğimiz olmazdı 1!! vazgeçtim kimyasal , fiziksel ,hücresel , genetiksel , ...benzerliklerden . bu kadar benzerlik biraz ilginç değilmi ??? ne alaka?? biri maymun yada ayı ,diğeri insan !!! sanki iç içe gibi ne dersiniz ???? bu kadar benzerlik sanki biraz fazla gibi :)))) aslında konuyu ağıtmak istemiyorum , hayvanların ve insanların davranışsal benzerlikleri üzerinde konuşalım derim ben ...bu çok önemli bir konu aslında .belki tercih meselesinide çözeriz o zaman ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://videogaleri.gazetevatan.com/8525_15_Ruya-goren-kopek.html" rel="nofollow">http://videogaleri.gazetevatan.com/8525_15_Ruya-goren-kopek.html</a>  rüya gören köpek </p>
<p>ayrıca ben hayvanlarda seçme özelliği hiç yok demedim . insanlardaki kadar gelişmemiştir dedim.ayrıca tekrar belirtmek isterimki hayvanlardaki çeşitlilik isnanlardaki kadar değildir !! ( hayvanlar zengin olamaz , güçlü olmaz ( fiziksel güçten bahsetmiyorum , bakımlı olamaz , konuşması yada zekası ile oluşturduğu davranış şekilleri yoktur !! , sosyalleşmesi insanın binde biri kadar bile değildir &#8230; insanların sahip olduğu bir çok özelliğe sahip değişlllerdir !! bu , İNSANLARLA HAYVANLAR ARASINDAKİ TERCH KAVRAMININ DERİNLİĞİNİ BELİRLER !! yani bir çok etkenden dolayı insanların tercihlerinin nitelikleri ile hayvanlarınki çok çok farklıdır !!! insanların kriterleri , ve bu kriterlerin nitelikleri çok daha fazladır ve aynı zamanda derinliklidir !! yüzeysel değildir !! bir çok değişken ve etkili faktöe vardır !! isnanda hayvanlar aleminin GELİŞİMİŞ BİR ÜYESİ OLDUĞUNDAN bir şekilde hayvanların davranışlarını gösterir !! ama bu , onalrınki kadar ilkel değildir ! gelişmiştir , ama incelerseniz köken,i hayvanlarınki ile aynıdır é!!!!! davranışlarındaki vede daha özel olarak tercihlerindeki bu özelleşme farkklılaşma ve derinleşmenin nedenleri çok fazladır .bunalr için de onun zekası en başta gelir &#8230; zeka ile birlikte kompleks duygular ve düşüncelerde gelişme göstermiştir !!! NE KADAR ZEKA O KADAR KOMPLEKS DUYGU VE DĞŞÜNCELER YANİ !!!! bu konu beni sardı  :))) aslında zevkli ve yararlı bir tartışma konusu olabilir &#8230;</p>
<p><a href="http://www.webim.eu/videom/2320.asp" rel="nofollow">http://www.webim.eu/videom/2320.asp</a> </p>
<p>bu korkak ayı videosu  :)) ben çok güldüm sizde gülün &#8230;ama bir de gülerken düşünün !! sanki bizle , davranışsal olarak bir benzerliği var ne dersiniz ???? tıpkı biizm gibi korkmakta değilmi ??? işte bu evrimin binlerce kanıtında biridir . davranışsal olarak hepimiz benzeriz !!! bizdede ayıya benzer davranışlar var .bu ve benzeri binlerce hayvan davranışının aslında bizlerin davranışlarına ne kadar yakın olduğunu görmek gerek .bu dediğim gibi sadece bir örnek . çok daha net örneklerde bulunmakta &#8230; anatomik , fizyolojik kimyasal &#8230; vs .. olarak benzer olduğumuz gibi , hayvanlarla davranışsal olarakta benzeriz !!! bu zaten bir gerçektir .ama arkadaşlar bu konuyu tartışalım ben çok sevdim bu davranış olgusunu &#8230;aslında isnan beyni hala tam olarak çözülememiş , ama bilimin çözdüğü kadarı bile , bizim kökenlerimiz hakkında çok net ve ilginç bilgiler vermekte .özetle , insan eğer hayvanlar aleminin bir üyesi olmasaydı zaten davranışsal olarakta hiç bir benzerliğimiz olmazdı 1!! vazgeçtim kimyasal , fiziksel ,hücresel , genetiksel , &#8230;benzerliklerden . bu kadar benzerlik biraz ilginç değilmi ??? ne alaka?? biri maymun yada ayı ,diğeri insan !!! sanki iç içe gibi ne dersiniz ???? bu kadar benzerlik sanki biraz fazla gibi :)))) aslında konuyu ağıtmak istemiyorum , hayvanların ve insanların davranışsal benzerlikleri üzerinde konuşalım derim ben &#8230;bu çok önemli bir konu aslında .belki tercih meselesinide çözeriz o zaman &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
