<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss"
	>

<channel>
	<title>Evrim karşıtı yaratılışçı iddialara cevaplar (Answers to creationist claims)</title>
	<atom:link href="http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com</link>
	<description>Yaratılışçıların bilim dışı, gerçeklerle ilgisi olmayan evrim karşıtı iddialarının bilimsel cevapları</description>
	<pubDate>Sat, 08 Sep 2007 14:17:20 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
	<language>tr</language>
			<item>
		<title>Apandis, kuyruk sokumu kemiği ve körelmiş organlar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/09/08/apandis-kuyruk-sokumu-kemigi-ve-korelmis-organlar/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/09/08/apandis-kuyruk-sokumu-kemigi-ve-korelmis-organlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Sep 2007 14:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/09/08/apandis-kuyruk-sokumu-kemigi-ve-korelmis-organlar/</guid>
		<description><![CDATA[Evrim karşıtlarının sıklıkla üzerinde çarpıtma yaptığı bir konu da körelmiş organlardır. Bakın Harun Yahya, darwinizminsonu.com sitesinde bu konu hakkında neler söylüyor:
Evrim literatüründe uzunca bir süre yer alan, ama geçersizliği anlaşıldıktan sonra sessiz sedasız bir kenara bırakılan iddialardan biri, &#8220;körelmiş organlar&#8221; kavramıdır. Ancak bir kısım yerli evrimciler, &#8220;körelmiş organlar&#8221;ı hala evrimin büyük bir delili sanmakta ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Evrim karşıtlarının sıklıkla üzerinde çarpıtma yaptığı bir konu da körelmiş organlardır. Bakın Harun Yahya, darwinizminsonu.com sitesinde bu konu hakkında neler söylüyor:</p>
<blockquote><p>Evrim literatüründe uzunca bir süre yer alan, ama geçersizliği anlaşıldıktan sonra sessiz sedasız bir kenara bırakılan iddialardan biri, &#8220;körelmiş organlar&#8221; kavramıdır. Ancak bir kısım yerli evrimciler, &#8220;körelmiş organlar&#8221;ı hala evrimin büyük bir delili sanmakta ve öyle göstermeye çalışmaktadırlar.Körelmiş organlar iddiası bundan bir asır kadar önce ortaya atılmıştı. İddiaya göre, canlıların bedenlerinde atalarından kendilerine miras kalmış, ancak kullanılmadıkları için zamanla körelmiş işlevsiz organlar yer alıyordu.</p>
<p>Bu kesinlikle bilimsel bir iddia değildi, çünkü bilgi eksikliğine dayanıyordu. &#8220;İşlevsiz organlar&#8221;, aslında &#8220;işlevi tespit edilememiş&#8221; organlardı.</p></blockquote>
<p>Körelmiş organların ortak atadan türemeye delil oluşturduğu iddiasının <em>&#8220;sessiz sedasız bir kenara bırakıldığı&#8221;</em> ve bunu sadece <em>&#8220;bir kısım yerli evrimcinin&#8221;</em> savunmakta olduğu tamamen haya ürünü, uydurma bir iddiadır.</p>
<p>Bu konudaki en büyük çarpıtma aslında körelmiş organların işlevsiz organ diye sunulması ve bunların işlevi olmaması gerektiği şeklinde anlatılması. Bu kesinlikle doğru değildir. Körelmiş organ demek işlevsiz organ demek değildir. Bundan 150 yıl önce Darwin bunu açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<p><a href="http://kisiselgoruslerim.blogspot.com/2007/09/apandis-kuyruk-sokumu-kemii-ve-krelmi.html">Yazının devamı -&gt;&gt;</a></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/48/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=48&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/09/08/apandis-kuyruk-sokumu-kemigi-ve-korelmis-organlar/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ernst Haeckel&#8217;in embriyo çizimleri üzerine Yaratılışçı çarpıtmalar</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/12/ernst-haeckelin-embriyo-cizimleri-uzerine-yaratilisci-carpitmalar/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/12/ernst-haeckelin-embriyo-cizimleri-uzerine-yaratilisci-carpitmalar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Aug 2007 13:54:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/12/ernst-haeckelin-embriyo-cizimleri-uzerine-yaratilisci-carpitmalar/</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Haluk Ertan&#8217;ın Bilim ve Gelecek dergisinden yayımlanan Ernst Haeckel&#8217;in embriyo çizimleri üzerine Yaratılışçı çarpıtmalar başlıklı makalesine Evrim Teorisi sitesinden ulaşabilirsiniz. Makale şöyle başlıyor:
Bir grup bilimci, bilgi birikimine katkı sağlamak için emek sarf ediyor ve birtakım bulgular ortaya koyuyor. Fakat bu sonuçlar, bilgi üretmeyen, bilim asalağı durumundaki Yaratılışçılar tarafından, Darwin ve Evrim Kuramını karalamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Prof. Dr. Haluk Ertan&#8217;ın <a href="http://www.bilimvegelecek.com.tr" target="_blank"><em>Bilim ve Gelecek</em></a> dergisinden yayımlanan <a href="http://www.evrim-teorisi.org//index.php?option=com_frontpage&amp;Itemid=1"><span style="font-style:italic;">Ernst Haeckel&#8217;in embriyo çizimleri üzerine Yaratılışçı çarpıtmalar</span></a> başlıklı makalesine Evrim Teorisi sitesinden ulaşabilirsiniz. Makale şöyle başlıyor:</p>
<blockquote><p>Bir grup bilimci, bilgi birikimine katkı sağlamak için emek sarf ediyor ve birtakım bulgular ortaya koyuyor. Fakat bu sonuçlar, bilgi üretmeyen, bilim asalağı durumundaki Yaratılışçılar tarafından, Darwin ve Evrim Kuramını karalamak için sömürülüyor. Araştırmacılar sonunda, bilim dünyasında görmeye pek alışık olmadığımız bir şekilde, çalışmalarının Yaratılışçılar tarafından çarpıtıldığını, Ernst Haeckel&#8217;in kimi çalışmalarının bilimsel gerçeklere uymasa da, konuya genel bakışının doğru olduğunu ve embriyoloji biliminin Darwin&#8217;in çalışmaları ve Evrim Kuramıyla tam bir uyum içinde bulunduğunu dünyaya duyurmak zorunda kalıyor.</p>
<p><a href="http://www.evrim-teorisi.org//index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=83&amp;Itemid=1">Yazının devamı&#8230;</a></p></blockquote>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/47/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=47&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/12/ernst-haeckelin-embriyo-cizimleri-uzerine-yaratilisci-carpitmalar/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleri (devam ediyor-2)</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/10/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor-2/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/10/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 17:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/10/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor-2/</guid>
		<description><![CDATA[Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleri bitmek bilmiyor. Bu sefer de aşağıdakilerin her ikisinin de ringa balığı olduğunu, tamamen aynı olduğunu ve yaklaşık 50 milyon yıldır hiç değişmediğini söylüyor.

İlk olarak fosilin ne olduğuna bakalım. Fosildeki canlı Diplomystus cinsine dahildir. Bu cinsin hangi takıma dahil olduğuna bakalım: Ellimmichthyiformes.
Şimdi de alttaki resimde görülen balığa bakalım. Resimdeki balık Harun Yahya&#8217;nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleri bitmek bilmiyor. Bu sefer de aşağıdakilerin her ikisinin de ringa balığı olduğunu, tamamen aynı olduğunu ve yaklaşık 50 milyon yıldır <a href="http://www.harunyahya.org/evrim/yaratilis_atlasi/yaratilis_atlasi_03a.html" target="_blank">hiç değişmediğini söylüyor</a>.</p>
<p><a href="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/104.jpg" title="104.jpg"><img src="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/104.jpg" alt="104.jpg" /></a></p>
<p>İlk olarak fosilin ne olduğuna bakalım. Fosildeki canlı <em><a href="http://www.fossilmuseum.net/Fossil_Galleries/Green_River_Formation_Fish/Diplomystus/Diplomystus.htm">Diplomystus</a></em> cinsine dahildir. Bu cinsin hangi takıma dahil olduğuna bakalım: <em><a href="http://taxonomicon.taxonomy.nl/TaxonTree.aspx?id=77132">Ellimmichthyiformes</a></em>.</p>
<p>Şimdi de alttaki resimde görülen balığa bakalım. Resimdeki balık Harun Yahya&#8217;nın dediği gibi ringa balığı yani <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Herring" target="_blank"><em>Clupea</em></a> cinsine dahil. Peki ringa balığı fosildeki canlı ile aynı takımda mı? Ringa balığı <span class="order"></span><em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Clupeiformes" title="Clupeiformes">Clupeiformes</a></em> takımında.</p>
<p>İki canlı da <em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Actinopterygii" title="Actinopterygii">Actinopterygii</a></em> (<em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/I%C5%9F%C4%B1nsal_y%C3%BCzge%C3%A7liler" target="_blank">Işısal yüzgeçliler</a></em>) sınıfında olmasına rağmen bu sınıfın farklı takımlarında yer alıyorlar. Görüldüğü gibi Harun Yahya <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilimsel_s%C4%B1n%C4%B1fland%C4%B1rma" target="_blank">bilimsel sınıflandırmada</a> bırakın aynı familyada, cinste, türde olmayı daha aynı takımda bile olmayan canlıları tamamen aynıymış gibi göstermeye çalışıyor.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/45/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=45&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/10/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor-2/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/104.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">104.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleri (devam ediyor)</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/08/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/08/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Aug 2007 09:13:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/08/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor/</guid>
		<description><![CDATA[Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleriyle ilgili önceki yazımda hayali bir leopar kafatasından bahsetmiştim. Bu yazımda ise levrek olduğu iddia edilen bir fosili ele alacağım.

Harun Yahya, Yaratılış Atlasında bu resimdeki fosilin ve alttaki canlının levrek olduğunu ve ikisinin tamamen aynı olduğunu, levreklerin 50 milyon yıldır hiç değişmediğini, bunun da evrim teorisinin yanlış olduğunu gösterdiğini iddia ediyor.
İlk olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleriyle ilgili <a href="http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/30/harun-yahyanin-hayali-fosilleri/" target="_blank">önceki yazımda</a> hayali bir leopar kafatasından bahsetmiştim. Bu yazımda ise levrek olduğu iddia edilen bir fosili ele alacağım.</p>
<p><a href="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/96.jpg" title="96.jpg"><img src="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/96.jpg" alt="96.jpg" /></a></p>
<p>Harun Yahya, Yaratılış Atlasında bu resimdeki fosilin ve alttaki canlının levrek olduğunu ve ikisinin tamamen aynı olduğunu, levreklerin 50 milyon yıldır hiç değişmediğini, bunun da evrim teorisinin yanlış olduğunu gösterdiğini <a href="http://www.harunyahya.org/evrim/yaratilis_atlasi/yaratilis_atlasi_03a.html" target="_blank">iddia ediyor</a>.</p>
<p>İlk olarak bu resimdeki canlıların ne olduğunu bakalım. Resimde fosili olan canlı <em><a href="http://www.fossilmall.com/EDCOPE_Enterprises/fish/GRPhareo1/GRPhareo1.htm" target="_blank">Phareodus testis</a></em>. Bu canlı bilimsel sınıflandırmada <em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osteoglossiformes" target="_blank">Osteoglossiformes</a></em> (kemikli dilliler) takımına dahildir. Alttaki resimde görülen canlı ise <em><a href="http://www.fishbase.org/Summary/SpeciesSummary.php?id=3375">Lepomis macrochirus</a></em> (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bluegill" target="_blank">[1]</a><a href="http://www.michigan.gov/dnr/0,1607,7-153-10364_18958-45644--,00.html" target="_blank">[2]</a>) türüne ait ve bilimsel sınıflandırmada <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Levreksiler" target="_blank"><em>Perciformes</em></a> (levreksiler) takımında bulunuyor. İki canlının farklı takımlarda olması birbirlerinden oldukça farklı olduklarını açıkça göstermektedir. Yani ortada Harun Yahya&#8217;nın iddia ettiği gibi ikisinin de levrek olması gibi bir durum söz konusu değil. Fosili görülen canlı levreksiler takımında bile değil.</p>
<p>Peki alttaki resimde gördüğümüz canlı levrek mi? Maalesef değil. Harun Yahya onu da tutturamamış. <em>Lepomis macrochirus</em> Levreksiler takımına dahil olmasına rağmen <em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Levrek" target="_blank">Moronidae</a></em> (Levrek) ailesinde (familyasında) değildir <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Centrarchidae" target="_blank">Centrarchidae</a></em> ailesine dahildir.</p>
<p>Yaratılış Atlası (Harun Yahya&#8217;nın evrimle ilgili diğer tüm kitapları gibi) baştan sona bu tip önemli yanlışlarla dolu. Zaman buldukça bunlara değinmeye çalışacağım.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/39/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=39&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/08/harun-yahyanin-hayali-fosilleri-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/96.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">96.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya öğreniyor mu?</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/04/harun-yahya-ogreniyor-mu/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/04/harun-yahya-ogreniyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2007 08:09:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/04/harun-yahya-ogreniyor-mu/</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 2 yıl önce yazdığım bir yazımda Harun Yahya&#8217;nın bir kitabında yapmış olduğu bir çarpıtmadan bahsetmiştim. Kısaca özetlemek gerekirse durum şöyleydi. Charles Darwin&#8217;in babası hakkında söylediği bazı olumsuz sözler sanki Charles Darwin&#8217;in oğlu Francis Darwin tarafından Charles Darwin için söylenmiş gibi gösterilerek Charles Darwin&#8217;in bilimsel saygınlığı hedef alınıyordu. Ben de yazımda bu durumu açıkça ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Yaklaşık 2 yıl önce yazdığım <em><a href="http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/harun-yahyanin-sahtekarliklari-4/" rel="bookmark">bir yazımda</a></em> Harun Yahya&#8217;nın bir kitabında yapmış olduğu bir çarpıtmadan bahsetmiştim. Kısaca özetlemek gerekirse durum şöyleydi. Charles Darwin&#8217;in babası hakkında söylediği bazı olumsuz sözler sanki Charles Darwin&#8217;in oğlu Francis Darwin tarafından Charles Darwin için söylenmiş gibi gösterilerek Charles Darwin&#8217;in bilimsel saygınlığı hedef alınıyordu. Ben de yazımda bu durumu açıkça ortaya koymuştum.</p>
<p>Ama aradan geçen zamanda bu durum düzeldi. Yani kitabın yeni basımlarında ve internet sitelerinde artık bu alıntı kullanılmıyor. Görüldüğü kadarıyla bu çarpıtmanın bu kadar net bir şekilde ortaya koyulması kendilerini biraz rahatsız etmiş. Burdan da görülüyor ki yaptığımız iş birşeylere yarıyor.</p>
<p>Peki biri çıkıp &#8220;sen bunları uydurdun belki nerden bilelim eski baskılarında olduğunu&#8221; derse ne olacak. İşte onun için kitabın eski baskısından bir ekran görüntüsü aldım. Aşağıdaki resime tıklayarak resmi büyütebilirsiniz. Kırmızı çerçeve içine alınan kısım artık yeni baskılarda ve internet sitelerinde yok.</p>
<p><a href="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/francisdarwin.gif" title="Francis Darwin"><img src="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/francisdarwin.thumbnail.gif" alt="Francis Darwin" /></a></p>
<p>Harun Yahya ve ekibinin diğer yazılarımı da inceleyerek diğer yanlışlarını da düzeltmesini umuyorum. Ama tüm yanlışlarını burada olduğu gibi kitaplardan çıkarmaya kalksalar ortada kitap kalmaz. Yani anlayacağınız işleri zor.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/37/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=37&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/08/04/harun-yahya-ogreniyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/08/francisdarwin.thumbnail.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Francis Darwin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya&#8217;nın hayali fosilleri</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/30/harun-yahyanin-hayali-fosilleri/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/30/harun-yahyanin-hayali-fosilleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jul 2007 10:21:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/30/harun-yahyanin-hayali-fosilleri/</guid>
		<description><![CDATA[Heralde aranızda Harun Yahya&#8217;nın Yaratılış Atlası kitabını duymayan yoktur. Hani şu Avrupa ve Amerika&#8217;da okullara ve bilim adamlarına bedava olarak gönderilen yaklaşık 6 kg ağırlığındaki kitap. Hani şu bilim adamlarının çok etkilendiği ve Harun Yahya&#8217;ya göre okuyan herkesin evrim teorisinin yanlış olduğunu kabul ettiği kitap.
Bu kitaba HY&#8217;nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Kitabı incelerseniz göreceğiniz şey şudur: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Heralde aranızda Harun Yahya&#8217;nın Yaratılış Atlası kitabını duymayan yoktur. Hani şu Avrupa ve Amerika&#8217;da okullara ve bilim adamlarına bedava olarak gönderilen yaklaşık 6 kg ağırlığındaki kitap. Hani şu <a href="http://kisiselgoruslerim.blogspot.com/2007/07/yaratl-atlasnn-dnyadaki-etkileri.html" target="_blank">bilim adamlarının çok etkilendiği</a> ve <a href="http://kisiselgoruslerim.blogspot.com/2007/06/adnan-oktardan-inciler_11.html" target="_blank">Harun Yahya&#8217;ya göre</a> okuyan herkesin evrim teorisinin yanlış olduğunu kabul ettiği kitap.</p>
<p>Bu kitaba HY&#8217;nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Kitabı incelerseniz göreceğiniz şey şudur: HY bir fosil resminin yanına bugün varolan bir canlının resmini koyar. Resmin altına fosilin bulunduğu yeri ve tahmini yaşını yazar. (Fosille ilgili hiçbir katalog bilgisi yoktur. Yani fosille ilgili herhangi bir araşırma yapma olanağınız yok. Fosillerde en önemli belirleyici unsur fosilin katalog numarası veya fosile verilen özel isimdir. Fosiller bu etiketleri ile tanımlanır. Ama HY kitabındaki yüzlerce fosilin hiçbir için böyle bu bilgiyi vermiyor. Sanırım kimsenin bunların peşine düşüp araştırmasını istemiyor. Bunu söylediklerin doğru mu yanlış mı olduğunun araştırılmaması veya araştırılmasının mümkün olduğunca zorlaşması için yaptığı çok açık.) Daha sonra bunların altında da bu fosil ile resimdeki canlının tamamen aynı olduğunu, hiç değişmemiş olduğunu, evrimcilerin söylediklerinin yalan olduğunu söyler ve bu sebeple evrimin olmadığını iddia eder. İşte bu şekilde bütün kitap boyunca aynı hikayeyi dinliyoruz HY&#8217;dan.</p>
<p>Kitabı incelerken fosillerden bir tanesi gözüme çarptı. 148 ve 149. sayfalarda 89 milyon yıllık bir leopar kafatası olduğu iddia edilen bir fosil var.</p>
<p><a href="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/07/leopardskull.gif" target="_blank" title="leopardskull.gif"><img src="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/07/leopardskull.thumbnail.gif" alt="leopardskull.gif" /></a><br />
(Büyütmek için resme tıklayın.)</p>
<p>Bu tamamen hayal ürünü bir fosildir. Ortada katalog numarası, fosil adı veya bu buluşla ilgili bilgi veren herhangi bir referans olmadığı için bu resimdeki fosilin gerçekte ne olduğunu malesef araştıramıyoruz. Ama emin olduğumuz birşey var. Eğer bu gerçekten bir leopğar fosili ise HY&#8217;nın verdiği 89 milyon tamamen uydurmadır. En eski leopar fosilleri yaklaşık 3.8 milyon yıl öncesine dayanır. Aslan, kaplan, leopar ve jaguarları da içine alan <em>Panthera </em>cinsinin yaklaşık 6 milyon yıl önce birbirinden ayrışmaya başladığı düşünülmektedir. Yani bu tarihten öncesi için aslna, kaplan, leopar ve jaguar türlerinden bahsetmek mümkün değildir.<br />
Günümüzde yaşayan tüm kedigillerin (ev kedisi ve büyük kediler dahil) ortak atalarının yaklaşık 11 milyon yıl önceye dayandığı canlıların DNA&#8217;ları üzerinde yapılan çalışmalarla anlaşılmıştır (1).  Ama işin içine soyu tükenmiş tarihi kedigiller de katıldığında bu tarih daha da eskilere gider. 30-20 milyon yıl önce yaşamış olan <em>Proailurus </em>kedigillerin bilinen en eski ortak atası olarak kabul edilmetedir (2). <em>Proailurus&#8217;u, </em>20-10 milyon yıl önce yaşamış olan <em>Pseudaelurus</em> takip etmiştir(2). <em>Pseudaelurus</em> kedigillerin bilinen en yakın ortak atasıdır.<br />
Görüldüğü gibi 89 milyon yıllık leopar fosili bilimsel bulgularla ve verilerle tamamen çelişmektedir. Ortada böyle bir fosil yoktur. Bu tamamen hayal ürünü ve uydurma bir fosildir.</p>
<p>Bu kitap incelendikçe daha çok fazla bu tür hayali fosil bulunacağına eminim. Ama bununla kim uğraşır veya uğraşmak ister bilmiyorum.</p>
<p>Bu arada son birşey daha ekleyeyim. Bu resimdeki kafatası bir leoparınkinden çok ayınınkine benzemektedir. Bu konu üzerinde biraz araştırma yapacağım. Bakalım bu işin altından neler çıkacak.</p>
<p><strong>Referanslar:</strong><br />
1. W.E. Johnson et al.: <a href="http://www.sciencemag.org/cgi/content/abstract/311/5757/73" target="_blank"><em>The Late Miocene radiation of Modern Felidae: A genetic assessment</em></a>. <em><span>Science</span></em> 6 J<span>a</span>nu<span>a</span>ry 2006: Vol. 311. no. 5757, pp. 73 - 77<br />
2. Rothwell, T. 2003. <a href="http://hdl.handle.net/2246/2829" class="external text" title="http://hdl.handle.net/2246/2829" rel="nofollow">Phylogenetic systematics of North American Pseudaelurus (Carnivora, Felidae).</a> <em>American Museum Novitates</em> No. 3403, 64pp.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/35/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=35&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/30/harun-yahyanin-hayali-fosilleri/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yaratiliscilaracevaplar.files.wordpress.com/2007/07/leopardskull.thumbnail.gif" medium="image">
			<media:title type="html">leopardskull.gif</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Evrim Teorisi Sitesi</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/29/evrim-teorisi-sitesi/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/29/evrim-teorisi-sitesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 10:05:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/29/evrim-teorisi-sitesi/</guid>
		<description><![CDATA[Oldukça geniş bir grubun uzun bir süreden beri devam eden çalışmaları sonucu oluşan Evrim Teorisi sitesi yayıma başladı.
Evrim teorisiyle ilgili bilgi edinebileceğiniz ve aklınıza takılan soruları sorabileceğiniz bu site evrim bilimi hakkında en geniş Türkçe kaynak olarak bilimsel kaynaklara ulaşma imkanı olmayanları bilgilendirmeyi amaçlıyor.
Hepinizi bu siteye davet ediyorum: www.evrim-teorisi.org
       [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Oldukça geniş bir grubun uzun bir süreden beri devam eden çalışmaları sonucu oluşan <a href="http://www.evrim-teorisi.org/" target="_blank">Evrim Teorisi</a> sitesi yayıma başladı.</p>
<p>Evrim teorisiyle ilgili bilgi edinebileceğiniz ve aklınıza takılan soruları sorabileceğiniz bu site evrim bilimi hakkında en geniş Türkçe kaynak olarak bilimsel kaynaklara ulaşma imkanı olmayanları bilgilendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Hepinizi bu siteye davet ediyorum: <a href="http://www.evrim-teorisi.org" target="_blank">www.evrim-teorisi.org</a></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/34/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=34&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/29/evrim-teorisi-sitesi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya’nın Çarpıtmaları</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/08/harun-yahya%e2%80%99nin-carpitmalari/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/08/harun-yahya%e2%80%99nin-carpitmalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jul 2007 18:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıllı Tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/08/harun-yahya%e2%80%99nin-carpitmalari/</guid>
		<description><![CDATA[Kodoman&#8217;ın Harun Yahya’nın Evrim Konusundaki Çarpıtmaları başlıklı sitesini incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Bu sitedeki yazıların listesi şöyle:

Balina Evrimine Dair Harun Yahya’nin Çarpıtmaları - 2 
Neandertaller Üzerine Çarpıtmalar! 
Bakterilerin Antibiyotiğe Kazandığı Direnç Konusunda Çarpıtmalar 
Tyrannosaurus Rex’in Tavuğun Atası Olduğu Hususunda Çarpıtmalar 
“Son Dino-Kuş Furyası” üzerine çarpıtmaları!.. 
Toumai Çarpıtması 
Balina Evrimine Dair Harun Yahya’nin Çarpıtmaları -1 

Kodoman&#8217;a çalışmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Kodoman&#8217;ın <em><a href="http://kodoman.wordpress.com" target="_blank">Harun Yahya’nın Evrim Konusundaki Çarpıtmaları</a></em> başlıklı sitesini incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.</p>
<p>Bu sitedeki yazıların listesi şöyle:</p>
<ul>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/07/04/balina-evrimine-dair-harun-yahya%e2%80%99nin-carpitmalari-2/">Balina Evrimine Dair Harun Yahya’nin Çarpıtmaları - 2 </a></li>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/06/28/neandertaller-insanmis/">Neandertaller Üzerine Çarpıtmalar! </a></li>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/06/24/bakterilerin-antibiyotige-kazandigi-direnc-konusunda-carpitmalar/">Bakterilerin Antibiyotiğe Kazandığı Direnç Konusunda Çarpıtmalar </a></li>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/06/21/tyrannosaurus-rexin-tavugun-atasi-oldugu-hususunda-carpitmalar/">Tyrannosaurus Rex’in Tavuğun Atası Olduğu Hususunda Çarpıtmalar </a></li>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/06/20/harun-yahyanin-son-dino-kus-furyasi-uzerine-yalanlari/">“Son Dino-Kuş Furyası” üzerine çarpıtmaları!.. </a></li>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/06/17/toumai-yanilgisi/">Toumai Çarpıtması </a></li>
<li><a href="http://kodoman.wordpress.com/2007/06/16/balina-evrimine-dair/">Balina Evrimine Dair Harun Yahya’nin Çarpıtmaları -1 </a></li>
</ul>
<p>Kodoman&#8217;a çalışmaları için tebriklerimi sunuyorum ve başarılar diliyorum.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/29/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=29&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/07/08/harun-yahya%e2%80%99nin-carpitmalari/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Evrim karşıtları bunu nasıl açıklar?</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/04/21/evrim-karsitlari-bunu-nasil-aciklar/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/04/21/evrim-karsitlari-bunu-nasil-aciklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2007 16:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıllı Tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/04/21/evrim-karsitlari-bunu-nasil-aciklar/</guid>
		<description><![CDATA[İlk önce kısa bir bilgilendirme yazısının ardından sorumu soracağım.
Şempanzelerde 2A ve 2B isimli iki kromozom vardır. Şempanze genomu üzerinde yapılan araştırmalar genetik bilgi olarak bu iki kromozomun, 2 numaralı insan kromozomuyla büyük ölçüde benzer olduğunu göstermektedir. Yani insanlar ve şempanzelerin ortak atasında bulunan kromozomlar şempanzelerde değişikliğe uğramamışken insanlarda iki kromozomun birleşmesi sonucu bir çift kromozom [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>İlk önce kısa bir bilgilendirme yazısının ardından sorumu soracağım.</p>
<p>Şempanzelerde 2A ve 2B isimli iki kromozom vardır. Şempanze genomu üzerinde yapılan araştırmalar genetik bilgi olarak bu iki kromozomun, 2 numaralı insan kromozomuyla büyük ölçüde benzer olduğunu göstermektedir. Yani insanlar ve şempanzelerin ortak atasında bulunan kromozomlar şempanzelerde değişikliğe uğramamışken insanlarda iki kromozomun birleşmesi sonucu bir çift kromozom azalmıştır (1). 2A ve 2B&#8217;nin birleşmesi sonucu gen kaybı olmamıştır sadece insanlarda bu birleşme noktasına denk gelen bölümde şempanzelerde olmayan ufak (toplam 237.000.000 baz çifti içinde 150.000 baz çifti) bir ek bölüm oluşmuştur.</p>
<p>2 numaralı insan kromozomunun ortasındaki birleşme bölgesinde normalde kromozomların uçlarında bulunan ve hücre bölünmesinde DNA&#8217;nın kopyalanması aşamasında önemli bir görevi olan telomer bölgesi bulunmaktadır. Ayrıca sentromerler için de durum aynıdır. 2 numaralı insan kromozomundaki sentromer şempanzedeki 2A kromozomunun sentromeri ile tam olarak aynı yerdedir ve 2B kromozomunun sentromerinin izleri de 2 numaralı insan kromozomunda görülmektedir (2).</p>
<p>Yani 2 numaralı insan kromozomu açıkça iki tane kromozomun birleşimi gibi durmaktadır ve şempanzenin 2A ve 2B kromozomları buna hem genetik içerik hem de yapısal olarak belirgin şekilde uymaktadır.</p>
<p>Kısa bilgilendirmenin ardından tüm evrim karşıtlarına sorum şöyle:</p>
<p>Normalde kromozomların uçlarında bulunan ve hücre bölünmesinde DNA&#8217;nın kopyalanması aşamasında önemli bir görevi olan telomerin 2 numaralı insan kromozomunun ortasında bir yerde olmasını nasıl açıklarsınız? Ayrıca yukarda anlatılan durumu tasarım veya yaratılış mantığı içinde nasıl açıklarsınız?</p>
<p>Referanslar:<br />
1. IJdo JW, Baldini A, Ward DC, Reeders ST, Wells RA, <a href="http://www.pnas.org/cgi/reprint/88/20/9051.pdf" target="_blank">Origin of human chromosome 2: an ancestral telomere-telomere fusion</a>. Proc Natl Acad Sci U S A 1991 Oct 15;88(20):9051-5<br />
2. Avarello R, Pedicini A, Caiulo A, Zuffardi O, Fraccaro M, <a href="http://www.ncbi.nlm.nih.gov/entrez/query.fcgi?cmd=Retrieve&amp;db=PubMed&amp;list_uids=1587535&amp;dopt=Abstract" target="_blank">Evidence for an ancestral alphoid domain on the long arm of human chromosome 2</a>. Hum Genet 1992 May;89(2):247-9</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/28/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=28&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2007/04/21/evrim-karsitlari-bunu-nasil-aciklar/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya&#8217;dan bir inci daha</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/11/25/harun-yahyadan-bir-inci-daha/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/11/25/harun-yahyadan-bir-inci-daha/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Nov 2006 18:16:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/11/25/harun-yahyadan-bir-inci-daha/</guid>
		<description><![CDATA[İlk olarak http://www.talkorigins.org/faqs/homs/misquotes.html adresine bakalım. Sayfanın en altında şöyle bir bölüm var:
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;
Harun Yahya (thought to be a pseudonym for a Turkish Islamic creationist organization) writes, in Chapter 10 of the book The Evolution Deceit:
Finally, in 1994, a team from Liverpool University in England launched an extensive research to reach a definite conclusion. Finally, they concluded [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>İlk olarak <a href="http://www.talkorigins.org/faqs/homs/misquotes.html" rel="nofollow">http://www.talkorigins.org/faqs/homs/misquotes.html</a> adresine bakalım. Sayfanın en altında şöyle bir bölüm var:</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Harun Yahya (thought to be a pseudonym for a Turkish Islamic creationist organization) writes, in Chapter 10 of the book The Evolution Deceit:</p>
<blockquote><p><strong>Finally, in 1994, a team from Liverpool University in England launched an extensive research to reach a definite conclusion. Finally, they concluded that “the Australopithecines are quadripedal”.</strong>(4)</p></blockquote>
<p>Reference 4 is to a paper by Spoor, Wood and Zonneveld, Implications of early hominid labyrinthine morphology for evolution of human bipedal locomotion, Nature, 369:645-8 (1994). Yahya’s statement is an outright lie. Spoor et al. do not make the statement attributed to them, and actually concluded that:</p>
<blockquote><p>These observations support studies of the postcranial fossil record which have concluded that H. erectus was an obligatory biped, whereas A. africanus showed a locomotor repertoire comprising facultative bipedalism as well as arboreal climbing.</p></blockquote>
<p><em>Jan 22, 2002: An email from the webmaster of the Harun Yahya site states that this misquote “was truly a mistake, but not a deliberate misquote”, and that such errors are mainly due to translation errors, as Yahya writes in Turkish then translates to English. The misquote has been removed from the site. I am extremely skeptical that translation errors were responsible for this mistake. I think it far more likely that the quote was accurately translated from a creationist source in English, some of which make similar claims.</em><br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Görüldüğü gibi yazar Jim Foley, HY’nin Evrim Aldatmacası kitabının İngilizce versiyonunda Fred Spoor, Bernard Wood ve Frans Zonneveld&#8217;in <a href="http://www.nature.com/nature/journal/v369/n6482/abs/369645a0.html" target="_blank">bir makalesinden</a> yaptığı bir alıntıyı gösteriyor ve bunun açıkça bir yalan olduğunu söylüyor. Yani makalede kesinlikle böyle bir bölüm yok diyor. Yazar kendisine HY’nin sitesinin webmaster’ından mail geldiğini ve bu hatanın çeviri hatasından kaynakladığını yani kasıtlı birşey olmadığının belirtildiğini söylüyor ve daha sonra bu yanlış bilginin 22 Ocak 2002′de siteden kaldırıldığını söylüyor. Bu kaldırılan bölüm yukarda koyu renkli olarak gösterdiğim bölüm.<br />
Şimdi HY’nin Evrim Aldatmacası kitabının Türkçe versiyonunun sitesindeki <a href="http://www.evrimaldatmacasi.com/insanevrimsenaryo.php" rel="nofollow">aynı bölüme bakalım</a>:</p>
<blockquote><p><strong>İngiltere’deki Liverpool Üniversitesi’nden bir ekip, Australopithecuslar’ın iskeleti ile ilgili kesin bir sonuca varmak için kapsamlı bir araştırma yapmıştır. Vardıkları sonuç; “Australopithecuslar’ın dört ayaklı olduklarıdır.</strong></p></blockquote>
<p>Görüldüğü gibi İngilizce versiyonda çeviri hatasından kaynaklandığı, kasıtlı olarak hatalı yapılmadığı söylenen yanlış bilgi içeren bölümün aynısı Türkçe versiyonda hala mevcut. 22 Ocak 2002′de İngilizce versiyondan kaldırılan bölüm aradan yıllar geçmesine rağmen hala Türk okuyuculara aktarılmakta.<br />
Görüldüğü gibi HY bunların yanlış olduğunu ve kaynak gösterilen makalede böyle bir bölüm olmadığını bilmesine rağmen kitabın Türkçe versiyonunda bunlara yer vererek açıkça kasıtlı olarak yalan söylemekte ve sahtekârlık yapmaktadır. Amerika’da insanlar bu kaynaklara rahatça ulaşıp kontrol edebildiği için bunun yanlış olduğunu söyleyince HY’nin internetten sorumlu elemanları “evet burda çeviri hatası olmuş ama kasıtlı birşey kesinlikle yok” diyor ve bu uydurma, palavra, yalan bölümü hemen çıkarıyor. Ama Türkçe versiyonda bu yanlış bilgiyi kullanmaya devam ediyorlar çünkü Türklerin bunları araştırıp doğruluğunu teyit etmeyeceğini düşünüyor. “Ben yazarım kimse de bu kaynakları açıp araştırmaz” diye düşünüyor. Bunun için HY’nin İngilizce yazıları ile Türkçe yazılar arasında bazı yerlerde önemli farklılıklar vardır. Türkçe yazılarda yabancı yazarlardan yapılan alıntıların çevirilerinde akıl almaz manipülasyonlar yapmaktadır. Zaten daha önceki birçok yazımda da bunların birçok örneğine değinmiştim.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=27&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/11/25/harun-yahyadan-bir-inci-daha/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mustafa Akyol ile Antony Flew üzerine bir tartışma</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/28/mustafa-akyol-ile-antony-flew-uzerine-bir-tartisma/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/28/mustafa-akyol-ile-antony-flew-uzerine-bir-tartisma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Sep 2006 23:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/28/mustafa-akyol-ile-antony-flew-uzerine-bir-tartisma/</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Akyol 17.10.2005 tarihinde Anthony Flew ve Ateist Okurun Süregiden Yanılgıları başlıklı bir yazı yayımladı ve bu yazıda benim kendi sitenindeki başka bir yorumumda yazdıklarımı eleştirdi. Mustafa Akyol&#8217;un bu yazısının altında Müslümanların sıklıkla kullandıkları bir argüman olan Antony Flew&#8217;un durumunu tartışma fırsatı buldum. Şimdi size bu tartışmayı aktarmak istiyorum. (Not: Mustafa Akyol&#8217;un sitesinde birara &#8220;Ateist&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Mustafa Akyol 17.10.2005 tarihinde <a href="http://www.mustafaakyol.org/2005/10/anthony_flew_ve_ateist_okur.php" target="_blank"><span style="font-style:italic;">Anthony Flew ve Ateist Okurun Süregiden Yanılgıları</span></a> başlıklı bir yazı yayımladı ve bu yazıda benim kendi sitenindeki başka bir yorumumda yazdıklarımı eleştirdi. Mustafa Akyol&#8217;un bu yazısının altında Müslümanların sıklıkla kullandıkları bir argüman olan Antony Flew&#8217;un durumunu tartışma fırsatı buldum. Şimdi size bu tartışmayı aktarmak istiyorum. (Not: Mustafa Akyol&#8217;un sitesinde birara &#8220;Ateist&#8221; rumuzuyla yazıyordum, yani tartışmadaki &#8220;Ateist&#8221; benim.)</p>
<p><span id="more-26"></span><br />
<span style="font-weight:bold;">MA: </span></p>
<blockquote><p>&#8220;Ateist&#8221; rumuzunun kullanan — ve <a href="http://www.ateizm.org/" target="_blank">Ateist Forum</a> sitesini adres gösteren, yani bu ideolojide hayli kıdemli ve iddialı gözüken — okurumuzla tartışmamız sürüyor. En son kendisi ateizmin bilim tarafından desteklenen bir düşünce olduğunu savunmuş, ben de, diğer bazı argümanlarla birlikte, &#8220;o zaman neden ateizmin en büyük beyinlerinden olan Flew, bu inancından döndü&#8221; diye sormuştum. &#8220;Ateist&#8221; okur şöyle cevap vermiş:</p>
<p>&#8220;Antony Flew yeni çıkaracağı kitap öncesinde böyle bir dönüş yaparak kitap satışını heralde en azından 4-5 katına çıkarmıştır. Ayrıca yaşamının sonlarına yaklaşmışken böyle bir dönüş yapması da insanı düşündürüyor. Antony Flew ateizmden deizme dönmüşür. Bu doğru. Ama dünyada teizmden ateizme dönen milyonlarca kişi vardır. Bir ateistin teizme de değil deizme dönmesi sizi neden bu kadar sevindiriyor anlamıyorum. Dünyada hala milyonlarca ateist var. Antony Flew&#8217;un diğerlerine bir üstünlüğü olduğunu mu düşünüyorsunuz?&#8230; Bence hiç de önemli bir olay değil ateizmi bırakmış olması.<br />
Burada &#8220;Ateist&#8221; okurun üç iddiası var; Flew&#8217;ün amacı kitap satışını artırmaktır, teist değil deist olmuştur ve zaten önemli bir adam da değildir, diyor. Böyle demekle de bize bir kez daha ateizmin ardında yatan dogmatizmi sergileme fırsatı veriyor.&#8221;</p>
<p>Bunu görmek için önce &#8220;Ateist&#8221; rumuzlu okurun meseleyi nasıl çarpıttığını görelim.</p>
<p><strong>Flew, Önemsiz Bir İnsan mı?</strong></p>
<p>&#8220;Ateist&#8221; okurumuz &#8220;Dünyada hala milyonlarca ateist var. Antony Flew&#8217;un diğerlerine bir üstünlüğü olduğunu mu düşünüyorsunuz?&#8230; Bence hiç de önemli bir olay değil ateizmi bırakmış olması&#8221; diyor, ama aslında durum hiç de öyle değil. Çünkü Flew herhangi bir ateist değil. Peki nasıl bir ateist?</p>
<p>Biraz interneti karıştıran herkes bunu cevabını bulabilir: İngiltere&#8217;nin bu önde gelen felsefe profesörü, çok değil bir yıl öncesine dek çağımızın en önemli ateist düşünürlerinden biri sayılıyordu. &#8220;Presumption of Atheism&#8221; (Ateizm Varsayımı) adlı ünlü yaklaşımıyla, &#8220;varlığına dair ikna edici kanıtlar görmedikçe, bir Tanrı&#8217;nın varlığına inanmaya gerek yoktur&#8221; diyordu. Katıldığı ateizm-teizm tartışmalarında da bunu savunuyordu.</p>
<p>Ama sonra Flew &#8220;ikna edici&#8221; kanıtlar görmeye başladı. 90&#8242;lı yıllardaki bir yorumunda &#8220;Big Bang kozmolojisi karşısında ateizmin savunmanın çok zor olduğunu itiraf etmeliyim&#8221; dediğinde, pek çok kişiyi şaşırtmıştı. 2004 yılında ise şöyle <a href="http://abcnews.go.com/US/wireStory?id=315976" target="_blank">deyiverdi</a> :</p>
<p>&#8220;Ateizmi gönüllü bir şekilde bırakıyorum&#8230; Evrenin bir İlk Neden ve Akıl tarafından yaratılmış olması gerek. Bir süper-Akıl&#8217;ı kabul etmenin, yaşamın kökeninin ve doğanın kompleksliğinin en iyi açıklaması olduğunu düşünüyorum.&#8221;</p>
<p>Flew daha sonra kendisiyle yapılan bir <a href="http://www.biola.edu/antonyflew/flew-interview.pdf" target="_blank">röportajda</a>, Akıllı Tasarım teorisyenlerinin yaklaşımını büyük ölçüde benimsediğini söyledi. Dahası, Tevrat&#8217;ta (ve Kuran&#8217;da) yer alan &#8220;Altı Günde Yaratılış&#8221; kavramına, İsrailli fizikçi Gerald Schroeder tarafından zamanın izafiyetinden yola çıkılarak getirilen yorumu da &#8220;çok etkileyici&#8221; bulduğunu belirtti.</p>
<p>Kısacası Flew&#8217;un ateizmden dönmesi tek kelimeyle &#8220;büyük olay&#8221;dı. Zaten o nedenle tüm dünyada geniş yankı buldu.</p>
<p>İşin ilginç yanı ise, &#8220;Ateist&#8221; okurumuzun bunu küçümsemeye çalışması; &#8220;bir ateistin teizme de değil deizme dönmesi sizi neden bu kadar sevindiriyor, anlamıyorum&#8221; demesi. Oysa ben &#8220;sevinmiyor&#8221;, ama önemli bir gelişmeyi &#8220;bakın bu önemlidir&#8221; diye belirtiyorum. &#8220;Ateist&#8221; okurumuzun önemli olduğu açık olan bu gelişmeyi sırf dünya görüşüne aykırı geldiği için önemsizleştirmeye çalışması ise, hiç de ileri sürdüğü gibi objektif olmadığı izlenimini veriyor.</p>
<p><strong>Çok Satmak İçin mi?</strong></p>
<p>&#8220;Ateist&#8221; okurumuzun objektiflikten hayli uzak olduğu, söze &#8220;Antony Flew yeni çıkaracağı kitap öncesinde böyle bir dönüş yaparak kitap satışını heralde en azından 4-5 katına çıkarmıştır&#8221; diye girmesinden belli zaten.</p>
<p>Böyle bir iddiaya karşı hemen sormak gerek: Nereden biliyorsunuz? Flew&#8217;un düşüncelerini mi okuyorsunuz uzaktan?</p>
<p>Durum ilginç: Flew &#8220;bilimsel kanıtlar beni ateizmin yanlış olduğuna ikna etti&#8221; diyor. Ama ateist okurumuz &#8220;hayır, bu &#8216;dönüş&#8217;ü daha çok kitap satıp para kazanmak için yapmış olmalı&#8221; diye hüküm veriyor. Sonra da &#8220;zaten çok yaşlanmış, bunamış olmalı&#8221; anlamına gelen imalarda bulunuyor.</p>
<p>Acaba eğer Flew ünlü bir teist olsaydı da ateizme dönseydi, aynı yorumu mu yapacaktı? Yoksa &#8220;adam gerçekleri gördü&#8221; mü diyecekti?</p>
<p>Sergilediği bu önyargı, &#8220;Ateist&#8221; okurumuzun gerçekleri olduğu gibi değil, görmek istediği gibi gördüğünü gösteriyor bize, bir kez daha&#8230;</p>
<p><strong>Teizm mi Deizm mi?</strong></p>
<p>&#8220;Ateist&#8221; okurumuzun üçüncü yanılgısı ise, Flew&#8217;un &#8220;teizme de değil deizme döndüğü&#8221;nde ısrar etmesi.</p>
<p>Önce bu iki kavramı kısaca açıklayalım: Deizm, Tanrı&#8217;nın evreni ilk başta yarattığı, ancak daha sonra ona hiç bir müdahalede bulunmadığı görüşüdür. Teizm ise, Tanrı&#8217;nın evreni hem ilk başta yarattığı, hem de evrene müdahale ettiği, ona egemen olduğu görüşüdür. İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik, birer &#8220;teist&#8221; dindir.</p>
<p>&#8220;Ateist&#8221; okurumuz &#8220;Flew olayı&#8221;nın çapını küçültmek için &#8220;teizme değil deizme döndü&#8221; diye ısrar ediyor, ama durum pek öyle değil. Internette Flew&#8217;un pozisyonunu tanımlamak için her iki terimin de kullandığına rastlayabilirsiniz. Ancak Flew&#8217;un &#8220;yaşamın kökeninin ve doğanın kompleksliğinin&#8221; açıklaması olarak &#8220;tasarım&#8221; argümanını makul görmesi, sadece evrenin başlangıcında değil, çok sonraları ortaya çıkan yaşamda da Yaratıcı&#8217;nın etkisini kabul ettiğini gösteriyor.</p>
<p>Yani Flew&#8217;un pozisyonunu ifade etmek için teizm kavramı daha uygun. Zaten <em>Philosophia Christi</em> dergisinin editörü Gary R. Habermas&#8217;ın Flew ile yaptığı detaylı <a href="http://www.biola.edu/antonyflew/flew-interview.pdf" target="_blank">röportajın</a> başlığı da şöyle: &#8220;My Pilgrimage from Atheism to Theism: An Exclusive Interview with Former British Atheist Professor Antony Flew&#8221;.</p>
<p>Yani, &#8220;Ateizmden Teizme Yolculuğum: Eski Ateist Profesör Anthony Flew ile Özel Bir Röportaj&#8221;.</p>
<p><strong>Bir Davet&#8230;</strong></p>
<p>Tüm bunların üzerine &#8220;Ateist&#8221; okurumuz, &#8220;ama Flew Müslüman veya Hıristiyan olmadı ki&#8221; diye itiraz edebilir. Etti de zaten. Ancak mesele bu değil. Mesele, hayatı boyunca &#8220;ben sadece bilimsel kanıtları izlerim&#8221; diyen çok ünlü ve saygın bir düşünürün, onca yıl ateizmi savunduktan sonra, &#8220;ateizm yanlıştır, bir Tanrı vardır&#8221; demesi.</p>
<p>Burada bir erdem görüyoruz: Hayatını ateizm üzerine kurmuş bir kişinin, yanlış olduğunu gördüğü anda, &#8220;ben yanılmışım&#8221; diyebilmesi&#8230;</p>
<p>Ben de &#8220;Ateist&#8221; okurumuzu ve onunla paralel şekilde düşünen herkesi bu erdemi göstermeye davet ediyorum. Bu davetin ise amacı onları &#8220;yenmek&#8221; değil, onlara yardımcı olmak.</p>
<p>Evet, inandıkları felsefe yenilgi üzerine yenilgi yaşıyor; ama kendilerini bundan sıyırıp objektif kılabilirlerse, yenilmiş değil aksine kazanmış olacaklar&#8230;</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Ateist: </span></p>
<blockquote><p>Mustafa bey,</p>
<p>Benim cevaplarım üzerinden yeni yazılar yazmanız beni çok sevindiriyor. Umarım böyle devam eder :))</p>
<p>Şimdi yazınıza itirazlarıma geçeyim:</p>
<p>1. Anthony değil Antony.</p>
<p>2. Şöyle demişsiniz:</p>
<p>&#8220;&#8216;Ateist&#8217; okurumuz &#8216;Flew olayı&#8217;nın çapını küçültmek için &#8216;teizme değil deizme döndü&#8217; diye ısrar ediyor, ama durum pek öyle değil. Internette Flew&#8217;un pozisyonunu tanımlamak için her iki terimin de kullandığına rastlayabilirsiniz. Ancak Flew&#8217;un &#8216;yaşamın kökeninin ve doğanın kompleksliğinin&#8217; açıklaması olarak &#8216;tasarım&#8217; argümanını makul görmesi, sadece evrenin başlangıcında değil, çok sonraları ortaya çıkan yaşamda da Yaratıcı&#8217;nın etkisini kabul ettiğini gösteriyor.Yani Flew&#8217;un pozisyonunu ifade etmek için teizm kavramı daha uygun. Zaten Philosophia Christi dergisinin editörü Gary R. Habermas&#8217;ın Flew ile yaptığı detaylı röportajın başlığı da şöyle: &#8216;My Pilgrimage from Atheism to Theism: An Exclusive Interview with Former British Atheist Professor Antony Flew&#8217;.Yani, &#8216;Ateizmden Teizme Yolculuğum: Eski Ateist Profesör Anthony Flew ile Özel Bir Röportaj&#8217;.&#8221;</p>
<p>Eğer <a href="http://www.biola.edu/antonyflew" target="_blank">o yazıyı</a> okuma zahmetine katlanırsanız Habermas ile Flew arasında şöyle bir diyalog geçtiğini görürsünüz:</p>
<p>&#8220;<strong>HABERMAS:</strong> Once you mentioned to me that your view might be called Deism. Do you think that would be a fair designation?</p>
<p><strong>FLEW:</strong> Yes, absolutely right. What Deists, such as the Mr. Jefferson who drafted the American Declaration of Independence, believed was that, while reason, mainly in the form of arguments to design, assures us that there is a God, there is no room either for any supernatural revelation of that God or for any transactions between that God and individual human beings.&#8221;</p>
<p>Habermas, &#8220;bana düşüncenizin deizm olarak tanımlanması gerektiğini söylediniz. sizce bu adil bir tanımlama mı?&#8221; diye soruyor. Bu soru Flew, &#8220;Evet, kesinlikle doğru.&#8221; diyo ve şu mealde birşey diyo. Tanrı var ama ne doğaüstü olarak açığa vurma (ifşa etme) ne de Tanrı ile insanlar arasında karşılıklı iş var.</p>
<p>Görüldüğü gibi Flew &#8220;Atheist Becomes Theist&#8221; başlıklı bir röportajda &#8220;Evet kesinlikle deistim&#8221; diyo. Yani öyle başlıklara bakmakla falan olmuyo bu işler. Flew&#8217;un ne dediğine bakmak lazım. Heralde deist mi teist mi olduğunu ondan iyi bilecek değilsiniz. Öyle değil mi Mustafa bey?</p>
<p>3. Şöyle demişsiniz:</p>
<p>&#8220;Flew daha sonra kendisiyle yapılan bir röportajda, Akıllı Tasarım teorisyenlerinin yaklaşımını büyük ölçüde benimsediğini söyledi. Dahası, Tevrat&#8217;ta (ve Kuran&#8217;da) yer alan &#8216;Altı Günde Yaratılış&#8217; kavramına, İsrailli fizikçi Gerald Schroeder tarafından zamanın izafiyetinden yola çıkılarak getirilen yorumu da &#8216;çok etkileyici&#8217; bulduğunu belirtti.&#8221;</p>
<p>Flew bir felsefe profesörü. Ne fizikçi ne kimyacı ne de biyolog. Anlaşılan Einstein&#8217;ın Görelilik Toerisi&#8217;yle ilgili de çok fazla şey bilmiyor. Bu sebeple sanırım çok etkilenmiş Gerald Schroeder&#8217;in yorumundan. Gerald Schroeder&#8217;in yorumu tamamen olayı kılıfına uydurmak için yapılmış bir aldatmaca. Ortada gerçek anlamda hiçbir bilimsel açıklama yok. Tamamen 6 güne uydurmak için yapılmış bir oyun. Mesela 6 gün değil de 16 gün de olsaydı Gerald Schroeder&#8217;in mantığıyla sasyılarda ufak değişiklikler yapılarak olay 16 güne de uygun hale getirilebilirdi. Onun için 6 günde yaratılma hikayesinin doğruluğunu göstermek için yapılan şeylerin ciddiye alınacak bir yanı yok. Tabi bazı konularda bilgi sahibi olmak gerekiyor. Anlaşılan Flew bu konuda yeterli bilgiye sahip değil, onun için bundan etkilenmiş.</p>
<p>4. Şöyle demişsiniz:</p>
<p>&#8220;Burada bir erdem görüyoruz: Hayatını ateizm üzerine kurmuş bir kişinin, yanlış olduğunu gördüğü anda, &#8216;ben yanılmışım&#8217; diyebilmesi&#8230;Ben de &#8216;Ateist&#8217; okurumuzu ve onunla paralel şekilde düşünen herkesi bu erdemi göstermeye davet ediyorum. Bu davetin ise amacı onları &#8216;yenmek&#8217; değil, onlara yardımcı olmak.</p>
<p>Evet, inandıkları felsefe yenilgi üzerine yenilgi yaşıyor; ama kendilerini bundan sıyırıp objektif kılabilirlerse, yenilmiş değil aksine kazanmış olacaklar&#8230;&#8221;</p>
<p>Eğer ateizmin yanlış olduğunu düşünürsem yani Tanrı diye birşeyin varlığına ikna olursam elbette ben de deist olurum. Ama bunu gerektiren bir durum göremiyorum hatta bunun yakınından geçen bir durum bile göremiyorum. Sanırım sizler buna meyilli olduğunuz için bu Tasarım hikayesi sizi fazlaca içine çekmiş.</p>
<p>Ateizmin yenilgi üstüne yenilgi falan aldığı yok. Sanırım siz bunu böyle görmek istediğiniz için size öyle geliyor. Turan Dursun&#8217;un hayatını incelemenizi ve nasıl ateist olduğunu görmenizi isterim. Arapçayı anadili olarak öğrenen ve müftülük yapmış birinin gerçekleri görünce nasıl &#8220;ben bir hata yapmışım&#8221; diyerek ateist olduğunu görmenizi isterim. Bunu zaten biliyorsunuzdur heralde ama ben niye de söylemek istedim.</p>
<p>Saygılar<br />
Ateist</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">MA: </span></p>
<blockquote><p>&#8220;Ateist&#8221; bey,</p>
<p>Yazılarınızı eleştirmek bir zevk. Sizin, gösterilen farklı yanlışlarınız üzerine, çoğu hakkında sessiz kalıp, sonra da küçük detaylar üzerinde kendinize pay çıkarıp sevinmeniz de enteresan. Mesela Flew&#8217;un nasıl olup da sansasyon yaratmak için verileri çarpıtmakla suçladığınızı açıklamadınız. Veya onu nasıl &#8220;önemsiz&#8221; biri saydığınızı&#8230;</p>
<p>Flew röportajinda aktardığınız kısımda ise Habermas &#8220;Once you mentioned to me that your view might be called Deism&#8221; diyor, yani Flew&#8217;un eski bir açıklamasını hatırlatıyor. O bunu onaylıyor. Sonra Habermas &#8220;You very kindly noted that our debates and discussions had influenced your move in the direction of theism&#8221; diyor, Flew bunu da onaylıyor. Yani deizmden teizme doğru ilerleme söz konusu. Röportajda defalarca geçiyor bu.</p>
<p>Zaten Flew&#8217;un deizmi, vahiy konusundaki çekincesiyle ilgili. Kaldı ki Schroeder&#8217;in tezi dolayısıyla Tevrat&#8217;tan etkilendiğini de belirtmiş.Asıl ilginç olan, sizin Flew ve Schroeder gibi felsefe ve bilim alanında tüm dünyada saygın isimleri bilgisizlikle suçlarken, bir eski müftü olan Turan Dursun&#8217;u yol gösterici edinmeniz. Yani Flew ve Schroeder bilimi anlayamıyor, ama siz ve ilham kaynağınız Turan Dursun çok iyi anlıyorsunuz, öyle mi?Turan Dursun&#8217;un nasıl ateist olduğunu da anlatın bize&#8230; Yere su döküp rastgele dağıldığını görmesi üzerine büyük bir &#8220;vizyon&#8221; edinmişti galiba, öyle mi?Bu yaklaşımla elbette ateizmin yenilgilerini göremezsiniz.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Ateist: </span></p>
<blockquote><p>Mustafa bey,</p>
<p>Bir konuda daha ekleme yapmam gerekiyor. Flew&#8217;un şu sözlerini vermişsiniz:</p>
<p>&#8220;Bir süper-Akıl&#8217;ı kabul etmenin, yaşamın kökeninin ve doğanın kompleksliğinin en iyi açıklaması olduğunu düşünüyorum. (9 Aralık 2004, <a href="http://abcnews.go.com/US/wireStory?id=315976" rel="nofollow">http://abcnews.go.com/US/wireStory?id=315976</a>)&#8221;</p>
<p>Şimdi size 29 Aralık 2004&#8242;de Richard Carrier&#8217;a gönderdiği mektupta yazıklarını göstermek istiyorum (<a href="http://www.secweb.org/asset.asp?AssetID=369" target="_blank">http://www.secweb.org/asset.asp?AssetID=369</a>):</p>
<p>&#8220;I now realize that I have made a fool of myself by believing that there were no presentable theories of the development of inanimate matter up to the first living creature capable of reproduction.&#8221;</p>
<p>Yani aşağı yukarı şöyle diyo Flew: &#8220;Üreme yeteneğine sahip ilk canlı hücrenin cansız maddeler tarafından oluşturulmasını açıklayan düzgün bir teori olmadığına inanarak aptallık yaptığımı şimdi anlıyorum.&#8221;</p>
<p>Yine aynı adreste görebileceğiniz gibi bu konuda yani yaşamın başlangıcı konusunda Richard Dawkins&#8217;in zamanında kendine gerekli bilgileri vermediği için suçluyor.</p>
<p>Ayrıca yine aynı mektupta Gerald Schroeder&#8217;in kendisini yanlış bilgilendirdiğini söylüyor. Sebebini de Gerald Schroeder&#8217;in iyi donanımlı bir fizikçi olduğunu ve onun söylediklerini sorgulama gereği duymadığını ama daha sonradan asıl konunun fizik değil biyokimya ile ilgili olduğunu anladığını söylüyor.</p>
<p>Görüldüğü gibi Flew, bir fizikçi olan Gerald Schroeder&#8217;in yaşamın başlangıcıyla ilgili sözlerini fazla ciddiye almış ve doğruluklarını sorgulama gereği bile duymamış. Ayrıca Richard Dawkins&#8217;i de bu konuda kendine gerekli bilgileri vermemekle suçluyor. Yani adam kendi bu konuları araştırmak yerine başkalarından kendini bilgilendirmelerini bekliyor. Pek hoş bir durum değil öyle değil mi? Konuyu her yönüyle bilmeden bir insana hem de o konunun uzmanı olmayan bir insanın söylediklerine güvenerek böyle bir açıklama yapıyor ve sonra aptallık yaptığını kabul ediyor. Sanırım ilerlemiş yaşının da bu olayda etkisi vardır heralde. Artık yorulmuş ve her konuyu enine boyuna araştıramıyor gibi geldi bana.</p>
<p>Sanırım demek istediklerini anlamışsınızdır <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /><br />
Saygılar<br />
Ateist</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Ateist: </span></p>
<blockquote><p>Mustafa bey,</p>
<p>Flew açık açık ben deistim diyo ama siz onu teist yapmakta israrlısınız. Bu gidişle onu yakında müslüman yaparsanız da hiç şaşırmam.</p>
<p>Önceki mesajımdaki neredeyse hiçbir şeye cevap vermemişsiniz ve sanırım yanıldığınızı görüp kendiniz kurtarma çabasıyla Turan Dursun&#8217;a saldırdığınızı görüyorum. Turan Dursun sayesinde bizler islamiyetteki bilim dışı, mantık dışı şeyleri gördük. Arapçayı, Kuran&#8217;ı ve İslamiyeti çok iyi bilen birinin İslamiyete yaptığı eleştirileri siz değersiz görebilirsiniz ama bence çok önemli ve Türk gençlerinin İslamiyetteki gerçekleri görebilmesi açısından çok faydalı.</p>
<p>Ayrıca tekrar iddia ediyorum. Schroeder&#8217;in 6 günde yaratılış ile ilgili teorisi tamamen sayı oyunudur. Onun mantığıyla çok rahatça 16 gün için de aynı şey yapılabilir. 666 gün için de&#8230;</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">MA: </span></p>
<blockquote><p>&#8220;Ateist&#8221; bey,</p>
<p>İlk başta Flew&#8217;un ne önemi var diyordunuz, şimdi ise onun teizme ikna eden sürecin yanlışlığını göstermek için uğraşıyorsunuz. (Flew&#8217;un teizm açıklaması üzerine ateistlerin adamın üzerine gittiği malum. Dawkins&#8217;in veya diğer Darwinistlerin yaşamın kökeni konusunda ileri sürdükleri tezler zaten tartışılıyor; Flew bunları ele almadığı için eleştirilmiş, ama zaten ele alsa da ortada yaşamın materyalist bir açıklaması yok.)</p>
<p>Her durumda Flew geri adım atmış değil. Teizm kavramından ise geri durmadığı açık. Oysa bu konuyu siz &#8220;teist değil deist&#8221; diye, teizm alternatifini dışlayarak açmıştınız.</p>
<p>&#8220;Bu gidişle onu yakında müslüman yaparsanız da hiç şaşırmam&#8221; gibi yorumlarınız ise, ciddiye alınamayacak bir demagoji; baştan beri belirtiyorum Müslüman veya başka bir dinin mensubu değildir diye.</p>
<p>Schroeder&#8217;in tezine yöneltilen eleştirilere cevap vermek ise Schroeder&#8217;e ait. Benim bu tezi savunmak gibi bir yaklaşımım yok. Sadece Flew&#8217;u etkilemiş bir görüş olarak belirttim, siz deizmde ısrar edince.</p>
<p>Turan Dursun&#8217;u ise önce bize ideal bir ateist olarak gösterdiniz ve nasıl ateist olduğundan ders almamız gerektiğini söylediniz. Şimdi de asıl Islam hakkkındaki görüşleri önemlidir diyorsunuz. Ben adamın nasıl ateist olduğunu merak ediyorum asıl; anlatırsanız sevinirim.</p>
<p>Selamlar,<br />
M.A.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Ateist: </span></p>
<blockquote><p>Mustafa bey,</p>
<p>Yazılarımın tamamanı ciddi bir şekilde okuduğunuzdan şüphe etmeye başladım. Ortaya koyduğum şeylerle ilgili kayda değer hiçbir şey ortaya koyamıyorsunuz. Ayrıca hâlâ Flew için teist demeniz çok komik. Ben size Flew&#8217;un deist olduğunu söylediği sözlerini gösteriyorum ama siz teist olduğunu söylediğini bir tek sözünü bile gösteremiyorsunuz. Adam bütün röportajlarında Tanrı&#8217;nın varlığını kabul ettiğini ama dünyaya ve yaşama müdahele etmediğini ve kendisinin bir deist olduğunu söylüyor. Zaten yaptığı Tanrı tanımı da deizmin Tanrı kavramına birebir uyuyor. Bence Flew&#8217;un teist olduğunu göstermeye çalışarak şansınızı fazla zorluyorsunuz. Artık ateist değil bunu kabul ediyoruz ama teist olmadığı da su götürmez bir gerçek.<br />
Saygılar<br />
Ateist</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">MA: </span></p>
<blockquote><p>&#8220;Ateist&#8221; bey,</p>
<p>Anthony Flew tartışmasında benim ele aldığım nokta, sizin yaklaşımınızdı, halen de öyle. Flew eleştiriler karşısında geri adım atmış olabilir, yarın öbür gün ateizme geri bile dönebilir. Ben bunla o kadar fazla ilgilenmiyorum. Benim ilgilendiğim, Flew&#8217;den ilk sözünü ettiğim anda, &#8220;milyonlarca ateistten sadece biridir ve kitabını daha çok sattırmak için fikir değiştirmiştir&#8221; demenizdi.</p>
<p>Ben Flew&#8217;un öyküsünü değil, bu gibi olaylar karşısında sizin &#8212; ve sizler gibi düşünenlerin &#8212; gösterdiği bu bağnaz tepkiyi ilginç buluyorum.</p>
<p>Ateizmden dönen daha pek çok düşünen insan var. Mesela Patrick Glynn, &#8220;God The Evidence&#8221; diye bir kitap da yazdı. Ama bunlar sizin için bir şey değiştirmeyecek. İlk defasında &#8220;para kazanmak için yapmıştır&#8221; diyeceksiniz. O tutmazsa, &#8220;zaten akıllı adam değildir&#8221; diyeceksiniz. Bu böyle gidecek. Gidebilir de&#8230; Ateizmi seçmekte serbetsiniz.</p>
<p>Ama eğer yanılıyor iseniz, bu yanılgınızın &#8220;objektivizm&#8221;den değil, Tanrı kavramına olan bir nefretten kaynaklandığını şimdiden bilin. Bunun sonuçlarına katlanmayı da göze alın.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Ateist: </span></p>
<blockquote><p>Sayın Akyol,</p>
<p>Keşke söylemediğim şeyleri söylemişim gibi göstermeye çalışmayasaydınız. Ama olmuş bir kere. Bakın ben hiçbir zaman &#8220;Flew kitap satışını artırmak için ateizmden döndü&#8221; diye birşey söylemedim. Sanırım siz benim yazdıklarımı bu şekilde yorumlamışsınız. Ama sizin böyle yazmanız benim böyle söylediğim anlamına gelmez. Ayrıca Flew&#8217;un ateizmi terketmesinin neden hiç de önemli olmadığını açıkladım. Bilimsel yaklaşımdan ne kadar uzak davranışlar sergilediğini gösterdim. Onun için rahatlıkla &#8220;evet, Flew önemsizdir&#8221; diyebiliyorum. Nedenlerini önceki yazımda açıkladım zaten.</p>
<p>Peki siz neden Turan Dursun&#8217;u önemsiz göstermeye çalışıyorsunuz veya önemsiyor musunuz? Ben Flew&#8217;un neden önemsiz olduğunu açıkladım. Sizi de Turan dursun&#8217;un dinlerin kökenine yaptığı eleştiriler ve dinlerin mantıksızlığı üzerine yorum yapmaya davet ediyorum. Sakın yine kelime oyunlarıyla geçiştirmeye çalışmayın.</p>
<p>Saygılar<br />
Ateist</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">MA: </span></p>
<blockquote><p>Sayın &#8220;Ateist&#8221;,</p>
<p>Flew meselesine &#8220;Antony Flew yeni çıkaracağı kitap öncesinde böyle bir dönüş yaparak kitap satışını heralde en azından 4-5 katına çıkarmıştır&#8221; diyerek başlamıştınız. Buradaki imanın ne olduğu açık diye düşünüyorum&#8230;</p>
<p>Turan Dursun konusunda ise daha fazla bilgi isteyen benim asıl. &#8220;Nasıl ateist oldu&#8221; diye soruyorum size sürekli. Anlatırsanız sevinirim. Önce ateizmini öğrenelim, sonra dinler konusundaki görüşlerini de tartışırız.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Ateist: </span></p>
<blockquote><p>Sayın Akyol,</p>
<p>Siz hâlâ benim bir cümlemden yola çıkarak Flew&#8217;un sadece kitap satışını artırabilmek için ateizmden döndüğünü söylemek istediğimi düşünüyorsunuz. Ama yanılıyorsunuz. Ben orda bir gerçeğe temas ettim. İster kabul edin ister etmeyin bu bir gerçek.</p>
<p>Ayrıca Turan Dursun&#8217;la ilgili yazdıklarımı okumadınız heralde. İslamiyetin içindeki bilim dışı, mantık dışı ve çelişkili birçok şeyi görmüştür kendisi. Aynı şekilde diğer dinlerde de bu tip saçmalıklar olduğunu görerek dinlerin yanlış olduğu sonucuna varmış. Yine bilimsel yöntemlerle ancak ateizme ulaşıldığını görmüştür. Turan dursun islamiyeti bilmiyor veya cahil gibi komik yorumlar beni çok güldürüyor. Televizyonlarda kendine güvenen varsa gelsin tartışalım diyen ama karşısına çıkmaya kimsenin cesareti yetmeyen bir adamdan bahsediyoruz.<br />
Saygılar<br />
Ateist</p></blockquote>
<p>Antony Flew ile ilgili tartışamamız böyleydi. Umarım sizin için bilgilendirici olmuştur.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/26/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=26&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/28/mustafa-akyol-ile-antony-flew-uzerine-bir-tartisma/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Embriyoloji ne diyor?</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/26/embriyoloji-ne-diyor/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/26/embriyoloji-ne-diyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Sep 2006 01:26:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıllı Tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/26/embriyoloji-ne-diyor/</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımda Akıllı Tasarım Türkiye Öğrenci Platformu&#8217;nun sitesindeki Embriyoloji ne diyor? başlıklı yazının ufak bir incelemesini ve eleştirisini yapacağım.
Bu yazıyı okuyunca göreceğiniz gibi Akıllı Tasarımcıların evrim karşıtlığı bakımından yaratılışçılardan hiçbir farkı yok. Onlar da aynı modası geçmiş argümanlarla saldırıyor evrime ve Darwin&#8217;e. Saldırı noktası olarak da Alman biyolog Ernst Haeckel&#8217;in omurgalı hayvanlardaki embriyo gelişimini gösteren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Bu yazımda Akıllı Tasarım Türkiye Öğrenci Platformu&#8217;nun sitesindeki <em><a href="http://attr.spaces.live.com/blog/cns!6D67339C02C9EFE1!579.entry" target="_blank">Embriyoloji ne diyor?</a></em> başlıklı yazının ufak bir incelemesini ve eleştirisini yapacağım.</p>
<p>Bu yazıyı okuyunca göreceğiniz gibi Akıllı Tasarımcıların evrim karşıtlığı bakımından yaratılışçılardan hiçbir farkı yok. Onlar da aynı modası geçmiş argümanlarla saldırıyor evrime ve Darwin&#8217;e. Saldırı noktası olarak da Alman biyolog Ernst Haeckel&#8217;in omurgalı hayvanlardaki embriyo gelişimini gösteren çizimleri seçiliyor. 1800&#8242;lerde yapılan bu çizimlerin Evrim Teorisini desteklemek için kullanıldığı ve evrimci bilimadamları tarafından kullanıldığı ama yakın bir zamanda bunların yanlışlığının ortaya çıktığından bahsediliyor. Hatta Stephen Jay Gould&#8217;un bir makalesinde Haeckel&#8217;in çizimlerinin Darwin&#8217;in teorisi için delil olduğu söylediği ve evrimle ilgili tüm kitaplarda gerçekmiş gibi sunulduğunu yazılıyor.</p>
<p>Bunlar tamamen gerçek dışı, hayal ürünü şeyler. Stephen Jay Gould&#8217;un yazıda geçen makalesine <a href="http://www.findarticles.com/p/articles/mi_m1134/is_2_109/ai_60026710/print" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz. Yazıyı incelerseniz Gould&#8217;un böyle birşey söylemediğini görürsünüz. Kaldı ki Gould 1977&#8242;de yazmış olduğu <em>Ontogeny and Phylogeny</em> adlı kitabında Haeckel&#8217;ın embriyolojik gelişimle ilgili (ve yanlışlığı çok uzun süre önce kanıtlanmış) teorisini ve yanlışlar içeren çizimlerini eleştirmiştir. Ayrıca yukardaki linkini verdiğim makalesinde de Haeckel&#8217;i ve çizimlerini eleştirmektedir. Yani bilim dünyasında Haeckel&#8217;ın çizimlerinin yanlış olduğu çok eskiden beri bilinmekteydi.</p>
<p>Gelelim Haeckel&#8217;ın çizimleriyle Darwin&#8217;in ilişkisine. Darwin 1859&#8242;da <em>Origin of the Species</em> kitabını bastığında bu çizimlerden veya Haeckel&#8217;in düşüncelerinden faydalanmışmıydı? Hayır. Haeckel teorisini ortaya attığı kitabını 1866 yazmıştı. Ama o tarihte bu çizimler yine ortada yoktu. Çizimler 1874&#8242;te yayımlandı. Yani Haeckel&#8217;in embriyolojik gelişimle ilgili teorisi ve çizimleri yaratılışçıların ve akıllı tasarımcıların iddia ettiği gibi Darwin&#8217;in teorisinde ve görüşlerinde bir etkisi yoktur. Tam tersine Haeckel Darwin&#8217;den etkilenmiştir. Yani Darwin&#8217;in görüşleri Haeckel&#8217;dan bağımsız olarak gelişmiştir. Yani Haeckel&#8217;in teorisinin veya çizimlerinin yanlış olmasının evrim teorisi üzerinde olmusuz bir etkisi olamaz.</p>
<p>Şimdi Akıllı Tasarım Türkiye Öğrenci Platformu&#8217;nun yazısının başlığına geri dönelim: Embriyoloji ne diyor? Embriyoloji evrim görüşünü destekler mi yoksa evrim görüşüne karşı veriler mi ortaya koyar?</p>
<p>Omurgalı hayvanların embriyolojik gelişimi izlendiğinde herbirinin birbirine çok benzediği bir evreden geçtikleri gözlemlenmiştir. Bu evreye filotipik evre denir. Bu evrede tüm omurgalıların embriyoları aynı genel <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pharyngula" target="_blank">yapıdadır</a>. Gelişimin ileri aşamalarında bu aşamada aynı olan yapılar farklı canlı türlerine göre farklı yapılara dönüşmektedir. Örneğin filotipik evrede balık ve insanda aynı olan yapılardan balıkarda solungaçlar oluşurken insanlarda akciğerler oluşmaktadır. Yani belli bir yere kadar benzer giden gelişim bir noktadan sonra farklılaşmaktadır. Aynı sınıfa ait canlılarda ise bu benzer gelişim daha ileri gitmekte daha ileri bir noktada farklılaşma oluşmaktadır. Omurgalılarda olduğu gibi omurgasız hayvanlarda da kendi aralarında bu tip bir embriyolojik gelişim benzeşimi kurmak mümkündür. Yani sonuç olarak akrabalık seviyesi düşük türlerin embriyolojik gelişimi birbirine daha az benzerken akrabalık seviyesi yüksek türlerin embriyolojik gelişiminin daha fazla benzerlikler taşıdığı sonucuna varabiliriz. Embriyolojik gelişimi sağlayan şeyin genler olduğu ve akrabalık seviyesi yüksek türlerin daha fazla ortak gen taşıdığı düşünülürse tüm bu verilerin evrim teorisiyle uyumlu olduğu ve evrim düşüncesini desteklediği sonucuna ulaşılır.</p>
<p>İşte gördüğünüz gibi evrim karşıtları her zamanki gibi bilimsel verileri çarpıtarak, manipüle ederek insanları kandırmaya çalışıyor. Kendi çaplarında da başarılı oluyorlar çünkü hitap ettikleri kitle beynini kullanmayı, araştırmayı, sorgulamayı sevmeyen, önüne koyulan hazır yemeği yemekle yetinmeyi tercih eden yapıdaki insanlardan oluşuyor. Benim burdaki amacım ise araştıran, sorgulayan, fikri hür, vicdanı hür insanlara yardımcı olmak. Umarım bunda başarılı olurum.</p>
<p>Saygılar</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/25/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=25&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/26/embriyoloji-ne-diyor/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Birkaç evrim karşıtı iddianın cevapları</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/22/22/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/22/22/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2006 15:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Harun Yahya]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/22/22/</guid>
		<description><![CDATA[İddia 1: &#8220;Evrimcilerin insan ile maymun arasındaki genetik                            benzerlik konusunda kullandıkları bir diğer örnek               [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-weight:bold;">İddia 1:</span> &#8220;Evrimcilerin insan ile maymun arasındaki genetik                            benzerlik konusunda kullandıkları bir diğer örnek                            ise insanda 46, şempanze ve gorillerde ise 48 kromozom                            bulunmasıdır. Evrimciler, kromozom sayılarının yakınlığını                            evrimsel bir ilişkinin göstergesi sayarlar. Oysa eğer                            evrimcilerin kullandığı bu mantık doğru olsaydı, insanın                            şempanze kadar yakın bir akrabası daha olması gerekirdi: Patates. Çünkü patatesin kromozom sayısı maymununkiyle aynıdır: 48&#8243;</p>
<blockquote><p>Bu iddiayı kullananlar:</p>
<p>1. Elif Kıral, Zafer Bilim Araştırma Dergisi, http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1933</p>
<p>2. Harun Yahya, http://www.harunyahya.org/Makaleler/genom.html</p></blockquote>
<p><span style="font-weight:bold;">Cevap:</span> İlk olarak şunu belirtmek isterim ki elbette sadece kromozom sayısına bakarak canlılar arasında akrabalık olduğu sonucuna varılamaz. Daha sonra konuya girelim. Normalde kromozonların uçlarında telomer denilen yapılar vardır. Fakat yapılan araştırmalarda insanlardaki 2 numaralı kromozomun ortasında bir yerlerde telomer olduğu görülmüştür. Bu da insanlardaki 2 numaralı kromozomun iki kromozomun birleşmesiyle oluştuğunu göstermektedir. Yani insandaki kromozom 2, şempanzelerin 2A ve 2B kromozomlarının birleşimidir (1).</p>
<p>Ama kromozom sayısının da hiçbir anlamı yok diyemeyiz. Mesela insanda 46 krmozom varken şempanzede 146 kromozom olsaydı böyle bir akrabalıktan bahsetmek mümkün olmazdı diye tahmin ediyorum. Ama insandaki 2 numaralı kromozomun iki kromozomun birleşmesiyle oluştuğunun bilinmesi bu akrabalık tezini desteklemektedir.<br />
%98-99&#8242;luk benzerlik kromozom sayısına bakarak değil, genom üzerinde teker teker nükleotidler incelenerek yapılan uzun araştırmalar sonucunda varılıyor. Yani patatesin veya moli balığının kromozom sayısının konuyla hiçbir ilgisi yok. Önemli olan genom içindeki genetik bilgidir. Şempanzeler ile insanlardaki benzerlik genetik bilgidedir.</p>
<p>İnsanlar ile büyük kuyruksuz maymunların ortak atadan evrimleştiği düşünülmektedir. Büyük kuruksuz maymunlar ailesine goriller, orangutanlar, şempanzeler ve insanlar girer. Bunların hepsinin ortak bir atadan evrimleştiği düşünülür. Bunlar içinde de insanlar ile şempanzeler en yakın akrabalardır. Bu türler arasındaki akrabalığı hem fizyolojik hem de genetik benzerliklerinden anlayabiliyoruz. İnsan genomu ile şempanze genomu çok büyük (kaba olarak %98-99 civarında) benzerlikler göstermektedir (2).</p>
<p>1. IJdo JW, Baldini A, Ward DC, Reeders ST, Wells RA, <a href="http://www.pnas.org/cgi/reprint/88/20/9051.pdf" rel="nofollow">Origin of human chromosome 2: an ancestral telomere-telomere fusion</a>. Proc Natl Acad Sci U S A 1991 Oct 15;88(20):9051-5</p>
<p>2. Chimpanzee Sequencing and Analysis Consortium (2005). <a href="http://www.nature.com/nature/journal/v437/n7055/full/nature04072.html" rel="nofollow">Initial sequence of the chimpanzee genome and comparison with the human genome</a>. Nature 437: 69-87. (1 September 2005)</p>
<p><strong>İddia 2:</strong> &#8220;Mutasyonlar küçük, rastgele, zararlı ve yıkıcıdırlar. Çok ender olarak meydana gelirler ve en iyi ihtimalle etkisizdirler. Hiçbir yararlı veya yapıcı mutasyon olmamıştır ve olamaz. Bana bir tek mutasyon gösterki yapıcı olsun yıkıcı değil.&#8221;</p>
<blockquote><p>Bu iddiayı kullananlar:</p>
<p>1. Cavit Yalçın, http://www.cavityalcin.com/cuma_yazilari_68.html</p>
<p>2. Bilim Araştırma Vakfı (BAV), http://www.bilimarastirmavakfi.org/imza_kampanyasi_ek1.html</p>
<p>3. Harun Yahya, http://www.darwinizminsonu.com/mekanizmalar06.html</p></blockquote>
<p><strong>Cevap:</strong> Sadece bir tane değil birçok örnek vereceğim buna. Hem örneği hem de bilimsel kaynağını da vereceğim.</p>
<p>1. Mutasyon sonucu naylonu parçalama özelliği kazanan bakteri (1).<br />
2. Mutasyon sonucu HIV enfeksiyonlarına ve AIDS&#8217;e karşı direnç kazanan insanlar (2,3).<br />
3. İnsan kemiklerinin daha sağlam olmasına sebep olan mutasyon (4).<br />
4. İnsanların kalp hastalıklarına karşı daha dirençli olasını sağlayan mutasyon (5).<br />
5. Tek hücreli yaşamdaki yeşil algin çok hücreli yaşama geçmesine sebep olan mutasyon (6).</p>
<p>Aslında daha da fazla örnek verilebilir ama buna gerek olduğunu sanmıyorum. Sen zaten bir tane yeterli demiştin. Gördüğün gibi yararlı mutasyonlar vardır. Zaten bu argüman da <a href="http://www.answersingenesis.org/home/area/faq/dont_use.asp" target="_blank">AiG&#8217;nin yaratılışçılara kullanmamalarını önerdikleri argümanlar</a> içinde bulunmaktadır. Yani kısacası mutasyonların hepsinin zararlı olduğu kötü bir yalandan başka birşey değildir.</p>
<p>1. Prijambada, I. D., S. Negoro, T. Yomo and I. Urabe. 1995. Emergence of nylon oligomer degradation enzymes in Pseudomonas aeruginosa PAO through experimental evolution. Applied and Environmental Microbiology 61(5): 2020-2022.<br />
2. Dean, M. et al. 1996. Genetic restriction of HIV-1 infection and progression to AIDS by a deletion allele of the CKR5 structural gene. Science 273: 1856-1862.<br />
3. Sullivan, Amy D., Janis Wigginton and Denise Kirschner. 2001. The coreceptor mutation CCR5-delta-32 influences the dynamics of HIV epidemics and is selected for by HIV. Proceedings of the National Academy of Science USA 98: 10214-10219.<br />
4. Boyden, Ann M., Junhao Mao, Joseph Belsky, Lyle Mitzner, Anita Farhi, Mary A. Mitnick, Dianqing Wu, Karl Insogna, and Richard P. Lifton. 2002. High bone density due to a mutation in LDL-receptor-related protein 5. New England Journal of Medicine 346: 1513-1521, May 16, 2002. http://content.nejm.org/cgi/content/short/346/20/1513<br />
5. Long, Patricia. 1994. A town with a golden gene. Health 8(1) (Jan/Feb.): 60-66.<br />
6. Boraas, M. E., D. B. Seale, and J. E. Boxhorn. 1998. Phagotrophy by a flagellate selects for colonial prey: A possible origin of multicellularity. Evolutionary Ecology 12: 153-164.</p>
<p><strong>İddia 3:</strong> &#8220;Darwin dediğiniz adamın Türkler hakkında neler yazdığını biliyor musunuz? Darwin bir mektubunda şöyle demiş: &#8216;Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde Türk barbarlığına karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, bu tür aşağı ırkların çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından elimine edileceğini (yok edileceğini) görüyorum.&#8217;&#8221;</p>
<blockquote><p>Bu iddiayı kullananlar:</p>
<p>1. Bilim Araştırma Vakfı (BAV), http://www.bilimarastirmavakfi.org/evrim/evrimteorikisatarih_2.html</p>
<p>2. Harun Yahya, http://www.harunyahya.org/evrim/hy_Turk_Dusmanligi/dtd4.html</p>
<p>3. Ahmet Demir, http://www.ahmetdemir.com/m41.html</p>
<p>4. Cavit Yalçın, http://www.cavityalcin.com/dunya_siyaseti_09.html</p></blockquote>
<p><strong>Cevap:</strong> Bu metkupta geçen yazının orijinali şöyle:</p>
<blockquote><p>The more civilised so-called Caucasian races have beaten the Turkish hollow in the struggle for existence. Looking to the world at no very distant date, what an endless number of the lower races will have been eliminated by the higher civilized races throughout the world.</p></blockquote>
<p>Kaynak: <a href="http://pages.britishlibrary.net/charles.darwin/texts/letters/letters1_08.html" target="_blank">Buraya tıklayın</a> (F. Darwin, ed., The Life and Letters of Charles Darwin. New York, D. Appleton &amp; Co., 1905.)</p>
<p>Ateist forumdan Hacı&#8217;nın (kendisi uzun yıllardır Amerika&#8217;da yaşıyor onun için çevirisine güvenilebilir) çevirisi şöyle:</p>
<blockquote><p>Kafkasyalı (beyaz ırk) denen daha medeni ırklar yaşam mücadelesinde Türk yalanını (abartısını) yenmişlerdir. Dünyanın pek uzak olmayan bir tarihte geleceğine bakarsak, sayısız aşağı ırkların üstün uygar ırklar tarafından yok edileceğini görürüz.</p></blockquote>
<p>Görüldüğü ortada barbarlıktan falan bahsetmiyor. Orda kullanılan &#8220;hollow&#8221; kelimesinin barbarlıkla falan ilgisi yoktur. İstediğiniz sözlükten &#8220;hallow&#8221; kelimesinin anlamına bakabilirsiniz. Harun Yahya burda kasıtlı olarak çeviri üzerinde manipülasyon yapıyorve okuyucularını yanıltıyor.<br />
Ayrıca sadece avrupalılar medenidir de demiyor sadece &#8220;daha medenidir&#8221; diyor ki bunda da söylediği zamana bakarsak haksız sayılmaz. Hatta rahatlıkla bunun bugün için de geçerli olduğunu söyleyebilirim.</p>
<blockquote><p><em><strong>Güncelleme (21.04.2007):</strong></em> Oulker rumuzlu bir katılımcı bu konuda önemli bir katkı yaptı. &#8220;Hollow&#8221; kelimesinin tercümesiyle ilgili bizim de hata yaptığımızı gösterdi. Kendisine bu katkısından dolayı teşekkür ediyorum ve bu konuda yazdıklarını direk olarak aktarıyor:</p></blockquote>
<blockquote><p>Davinci bey,</p>
<p>Darwin’in Türkler ile alakalı söylediği sözlerle alakalı Hacı’nın çevirisi de doğru değil. Bu cümlenin yanlış tercümesi hollow’un ayrı bir kelime olduğunun sanılması. Oysaki oradaki “hollow” beat hollow deyiminin bir parçası.<br />
Beat someone hollow’un anlamı İngilizce de “vanguish completely” demektir. Yani Türkçesiyle hezimete uğratmak diyebiliriz. Hollow’da wholly’nin bozulmuş şeklidir. Birkaç sözlük sitesine bakılırsa zaten beat hollow’un anlamı anlaşılacaktır.</p>
<p>Örneğin bu Oxford’dan <a href="http://www.askoxford.com/results/?view=dict&amp;field-12668446=hollow&amp;branch=13842570&amp;textsearchtype=exact&amp;sortorder=score%2Cname" target="_blank">hollow</a></p>
<p>Hatta aşağıdaki bir kaç site Darwin’in bu cümlesini beat hollow için örnek cümle olarak veriyor.<br />
<a href="http://everything2.com/index.pl?node=hollow" rel="nofollow">http://everything2.com/index.pl?node=hollow</a><br />
<a href="http://machaut.uchicago.edu/CGI-BIN/WEBSTER.sh?word=Hollow" rel="nofollow">http://machaut.uchicago.edu/CGI-BIN/WEBSTER.sh?word=Hollow</a></p></blockquote>
<p>Bu düzeltmenin, HY&#8217;nin çevirisinin daha da mantıksız, ilgisiz ve gerçekle alâkasız görünmesini sağlaması açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>İddia 4:</strong> &#8220;Evrimci bilimadamları evrim teorisini sahtekârlıklarla ayak tutmaya çalışmaktadır. Birçok sahte fosil oluşturulmuş ve bunlar evrim teorisi kanıtlamak için kullanılmıştır. Piltdown adamı, Nebraska adamı, Archaeoraptor gibi&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>Cevap: </strong>Tek gerçek sahtekârlık 1912&#8242;de Charles Dawson&#8217;ın orataya çıkardığı ve Piltdown adamı olarak adlandırılan sahte fosildir. Bu sahtekârlık 1953 yılında bilim adamlarının incelemeleriyle ortaya çıkarılmıştır. Tabiki bunun bu kadar uzun sürmüş olması bilim adına güzel bir örnek değildir. Ama bu sahtekârlığın ortaya çıkarılması ilerki yıllarda ortaya çıkan yeni teknolojik gelişmelerle mümkün oldu. Zaten ilerki yıllarda bulunan <em>Australopithecus</em> ve <em>Homo erectus</em> fosilleri Piltdown adamının insanın evriminde uygun bir yere oturmadığını göstermekteydi. Artan şüphelerle fosiller üzerinde incelemeler yapıldı ve sahtekârlık ortaya çıkarıldı. Piltdown adamıyla ilgili ayrıntılı bilgi için <a href="http://www.talkorigins.org/faqs/piltdown.html" rel="nofollow"><em>Piltdown Man</em></a> başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Bir de Nebraska adamı var. Ama bunda Piltdown adamında olduğu gibi bir sahtekârlık falan yok. Bilimsel bir yanlışlık var ve kısa sürede bundan dönüldü. Ama nedense yaratılışçıların arasında çok popülerdir. Nebraska adamıyla ilgili ayrıntılı bilgi için <a href="http://www.talkorigins.org/faqs/homs/a_nebraska.html" rel="nofollow">buraya</a> ve <a href="http://www.talkorigins.org/faqs/homs/wolfmellett.html" rel="nofollow">buraya</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>Archaeoraptor, hakemli bilimsel dergilerde değil bir popüler bilim dergisinde yayımlanmıştır. Nature ve Science dergileri makaleyi reddetmiştir. Ama National Geographic hakem onayından geçirmeden kabul etmiştir. Ayrıca Archaeoraptor ile ilgili yazının ana yazarı bir bilim adamı değil National Geographic dergisinin sanat editörü Christopher P. Sloan&#8217;dır. Zaten 2000 yılında yani bu yazıdan 1 yıl sonra Nature dergisinde bu fosilin geçersizliğiyle ilgili bir makale çıkmıştır.</p>
<p>Sanırım şimdilik bu kadarı yeterli. İlerde yeni iddialara da cevap vereceğim. Eğer cevaplanmasını istediğiniz evrim karşıtı argümanlarınız varsa sunabilirsiniz.</p>
<p>Saygılar</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/24/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=24&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/09/22/22/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Akıllı Tasarım Hareketinin amacı nedir?</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Mar 2006 18:49:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıllı Tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce Akıllı Tasarım: Bilim mi din mi? başlıklı yazımda Kama Belgesi&#8217;ne  değinmiştim ama sadece bu konuyla ilgili yeni bir yazı yazmak istedim.
Kama Belgesi (Wedge Document)&#8217;nde akıllı tasarım hareketinin kısa ve uzun dönemli planlarını ve hedeflerini anlatan Kama Stratejisini içermektedir. Bu belgede temel hedef olarak şu iki madde yer alıyor:

To defeat scientific materialism and [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Daha önce <em><a href="http://cevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-bilim-mi-din-mi/" target="_blank">Akıllı Tasarım: Bilim mi din mi?</a></em> başlıklı yazımda Kama Belgesi&#8217;ne  değinmiştim ama sadece bu konuyla ilgili yeni bir yazı yazmak istedim.</p>
<p>Kama Belgesi (Wedge Document)&#8217;nde akıllı tasarım hareketinin kısa ve uzun dönemli planlarını ve hedeflerini anlatan Kama Stratejisini içermektedir. Bu belgede temel hedef olarak şu iki madde yer alıyor:</p>
<ul>
<li>To defeat scientific materialism and its destructive moral,    cultural and political legacies.</li>
<li>To replace materialistic explanations with the theistic    understanding that nature and human beings are created by    God.</li>
</ul>
<p>Türkçe&#8217;ye çevirmek gerekirse aşağı yukarı amaçlarını şöyle ifade edebiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Bilimsel materyalizmi; yıkıcı manevi, kültürel ve politik mirasını yenilgiye uğratmak</strong></li>
<li><strong>Materyalist açıklamaları, doğanın ve insanların Tanrı tarafından yaratıldığı teistik (tanrısal) anlayışı ile değiştirmek.</strong></li>
</ul>
<p>Bu belgede temel hedeflerin dışında 5 yıllık ve 20 yıllık hedefler de koyulmaktadır. Bunların arasında Akıllı Tasarımın; <strong>&#8220;bilim dünyasında baskın olarak kabul gören bir teori haline getirilmesi&#8221;</strong>, <strong>&#8220;dini (dinsel), manevi, kültürel ve politik hayatın içine iyice işlemesi&#8221;</strong> gibi bazı hedefler de mevcut. Bu arada bu stratejinin adının neden &#8220;kama&#8221; olduğunu merak edenler olabilir. Kama belgesinde bu şöyle açıklanıyor: &#8220;Materyalist bilimi dev bir ağaç kabul edersek stratejimiz bir kama gibi görev görmesi için tasarlandı. Bir kama görece küçük olmasına rağmen, en zayıf noktasına vurulduğunda bir ağaç gövdesini ikiye ayırabilir.&#8221;</p>
<p>Bu arada 5 yıllık strateji planı özeti bölümündeki şu ifade dikkat çekicidir:</p>
<blockquote><p>Design theory promises to reverse the stifling dominance of the materialist worldview, and to replace it with a science consonant with Christian and theistic convictions.</p></blockquote>
<p>Burada şöyle diyor: <strong>&#8220;Tasarım teorisi materyalist dünya görüşünün boğucu egemenliğini geri çevirerek, bunu Hristiyan ve teist inancıyla uyumlu bir bilim ile değiştirmeyi vaadetmektedir.&#8221;</strong></p>
<p>Diğer yazımda bunlarla ilgili yorum yapmıştım ama bu sefer sadece bilgilendirme amaçlı olarak bunları veriyorum. Yani bu hedefler, amaçlar ve strateji ile ilgili yorum yapmayacağım. Ama eklemek istidiğim som birşey daha var. Sizce bu belge nasıl ortaya çıkmış olabilir? Acaba AT&#8217;ciler bu hedefleri açık açık herkese söyledi mi? Elbette hayır. Akıllı tasarım hareketinin başındakilerden biri olan Stephen C. Meyer&#8217;in söylediğine göre belge DI (Discovery Institute) ofislerinin birinden çalınmış ve DI&#8217;dan izin alınmadan internete koyulmuş. Ne kadar ilginç öyle değil mi?</p>
<p>Bu konuda daha ayrıntılı bilgi isteyenler bu Kama Belgesine <a href="http://www.antievolution.org/features/wedge.html">buradan </a>ulaşabilir. Ayrıca <a href="http://scienceblogs.com/pharyngula/upload/2006/02/Wedge.pdf">buradan</a> da Kama Belgesinin orijinalinin tarayıcıdan çıkarılmış pdf dosyasına ulaşabilirsiniz.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com&blog=1201343&post=21&subd=yaratiliscilaracevaplar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/akilli-tasarim-hareketinin-amaci-nedir/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/cevaplar-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Da Vinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Şu meşhur &#8216;indirgenemez komplekslik&#8217;</title>
		<link>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/su-meshur-indirgenemez-komplekslik/</link>
		<comments>http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/su-meshur-indirgenemez-komplekslik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Mar 2006 18:40:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıllı Tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[evrim]]></category>

		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/2006/03/25/su-meshur-indirgenemez-komplekslik/</guid>
		<description><![CDATA[İndirgenemez komplekslik kavramı, Akıllı Tasarım (AT) hareketini savunanların en fazla başvurdukları ve belki de AT&#8217;nin bilimsel bir teori olduğunu savunmak için kullandıkları yegâne argüman olarak karşımıza çıkıyor. Aslında indirgenemez komplekslik, AT&#8217;nin ispatlanması için kullanılamaz yani doğru olması AT&#8217;nin doğruluğunu göstermez ama bu yazımda bu konuyu bir kenara bırakıp indirgenemez kompleksliğin bilimsel konumunu inceleyeceğim.
İndirgenemez komplekslik kavramının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><em>İndirgenemez komplekslik</em> kavramı, Akıllı Tasarım (AT) hareketini savunanların en fazla başvurdukları ve belki de AT&#8217;nin bilimsel bir teori olduğunu savunmak için kullandıkları yegâne argüman olarak karşımıza çıkıyor. Aslında <em>indirgenemez komplekslik</em>, AT&#8217;nin ispatlanması için kullanılamaz yani doğru olması AT&#8217;nin doğruluğunu göstermez ama bu yazımda bu konuyu bir kenara bırakıp <em>indirgenemez kompleksliğin</em> bilimsel konumunu inceleyeceğim.</p>
<p><em>İndirgenemez komplekslik</em> kavramının mucidi olan Michael J. Behe, 1996 yılında yazdığı Darwin&#8217;in Kara Kutusu (Darwin&#8217;s Black Box: The Biochemical Challenge to Evolution) kitabında <em>indirgenemez kompleksliği</em> şöyle tanımlıyor:</p>
<blockquote><p>By irreducibly complex I mean a single system composed of several well-matched, interacting parts that contribute to the basic function, wherein the removal of any one of the parts causes the system to effectively cease functioning. (s. 39)</p>
<p>An irreducibly complex system cannot be produced directly (that is, by continuously improving the initial function, which continues to work by the same mechanism) by slight, successive modifications of a precursor system, because any precursor to an irreducibly complex system that is missing a part is by definition nonfunctional. (s. 39)</p></blockquote>
<p>Burda Michael Behe, aşağı yukarı şöyle diyor:</p>
<blockquote><p>İndirgenemez kompleks sistem ile temel fonksiyona katkıda bulunan, birbiriyle etkileşim halinde olan, iyi eşleşmiş çeşitli parçalardan oluşan ve bu parçalardan herhangi birinin çıkarılmasıyla çalışması sonlanacak olan tek bir sistemi ifade ediyorum.</p>
<p>İndirgenemez kompleks bir sistem, öncü bir sistemin ufak, birbirini takip eden değişimleriyle direk olarak (yani aynı mekanizma ile çalışıp ilk fonksiyonu devamlı olarak geliştirerek) üretilemez çünkü indirgenemez kompleks bir sisteme giden herhangi bir öncü sistem tanım gereği işlevsizdir.</p></blockquote>
<p>İşte Michael Behe <em>indirgenemez kompleks</em> sistemi böyle tanımlıyor ve canlılarda bu özellikleri gösteren biyokimyasal yapılar olduğunu iddia ediyor. Bu yapılara örnekler veriyor ve kitabında bunları uzun uzun anlatıyor. Örnek olarak bakteri kamçısı (bacterial flagellum), kan pıhtılaşma sistemi (blood clotting system) ve bağışılık sistemi (immune system) gibi birkaç sistem veriyor ve bunların kendi tanımına göre <em>indirgenemez kompleks</em> olduklarını ve bu sebeple de evrimleşmiş olamayacaklarını iddia ediyor.</p>
<p>Şimdi ilk olarak Michael Behe&#8217;nin yaptığı <em>indirgenemez komplekslik</em> tanımını ve daha sonra da bu tanım gereği evrimleşmiş olamayacağını düşündüğü sistemleri inceleyelim.<span id="more-20"></span></p>
<p>Behe yaşamın tasarlanmış olması gerektiği sonucuna şu mantıksal düzen içinde ulaşıyor. Tanım gereği, <em>indirgenemez kompleks</em> bir sistemin bir parçası eksik öncüsünün işlevsiz olması gerekiyor. Böylece doğal seçilimde işlevsiz bir yapının seçilmiş olamayacağı ve böylece <em>indirgenemez kompleks</em> yapının bir bütün olarak tasarlanmış olması gerektiği sonucuna varlıyor. Ama gerçekte durum böyle değil. İlk olarak öncü bir sistemin daha az parçadan oluşması gibi bir zorunluluk yokur, yani daha fazla parçadan da oluşuyor olabilir. İkinci olarak öncü sistem farklı bir görevi yapıyor olabilir, yani öncü sistemin tanımdaki gibi işlevsiz olması şartı yoktur. Öncü sistem farklı bir fonksiyonu gerçekleştiriyor olabilir. Görüldüğü gibi Behe&#8217;nin kurmuş olduğu mantıksal düzende belirgin bir sorun var. Behe&#8217;nin <em>indirgenemez komplekslik</em> tanımına uygun yapılar olabilir ama bu onların evrimleşmiş olamayacağı anlamına gelmez.</p>
<p>Peki Behe&#8217;nin <em>indirgenemez kompleks</em> olduğunu düşündüğü, dolayısıyla da evrimleşmiş olamayacağını ileri sürdüğü ve &#8220;biyokimyasal makineler&#8221; olarak adlandırdığı yapılar gerçekten evrimleşmiş olamaz mı? Bu yapılar gerçekten de bir bütün halinde mi ortaya çıkmış olmak zorunda? İşte bu noktada, Behe&#8217;nin vermiş olduğu örnekler incelendiğinde, bilim adamları bu yapıların evrimleşmiş olabilecekleri sonucuna varıyor. İlk olarak bakteri kamçısını ele alalım.</p>
<p><strong>Bakteri kamçısı</strong></p>
<p>Flagellum yani kamçı organı prokaryot ve ökaryot hücrelerde bulunabiliyor. Bakteriler kamçılarını sıvı ortamlarda hareket etmek için kullanıyorlar. Bakteri kamçısının işlevini ve yapısını Mustafa Akyol şöyle açıklıyor (1):</p>
<blockquote><p>Organ, bakterinin hücre zarına tutturulmuştur ve canlı ritmik bir biçimde dalgalandırdığı bu kamçıyı bir palet gibi kullanarak dilediği yön ve hızda yüzebilir.</p>
<p>[...] Bakterinin hareketli motoru, elektrik motorlarıyla aynı mekanik özelliğe sahiptir. İki ana bölüm söz konusudur: Bir hareketli kısım (rotor) ve bir durağan kısım (stator).</p>
<p>Bu organik motor, mekanik hareketler oluşturan diğer sistemlerden farklıdır. Hücre, içinde ATP molekülleri halinde saklı tutulan hazır enerjiyi kullanmaz. Bunun yerine kendine özel bir enerji kaynağı vardır: Bakteri, zarından gelen bir asit akışından aldığı enerjiyi kullanır. Motorun kendi iç yapısı ise olağanüstü derecede komplekstir. Kamçıyı oluşturan yaklaşık 240 ayrı protein vardır.</p>
<p>[...] Bakteri kamçısını kitabında detaylı olarak anlatan Michael J. Behe, sadece bu kompleks yapısının dahi, evrimi &#8220;yıkmak&#8221; için yeterli olduğunu savunmaktadır.</p></blockquote>
<p>Aslında bakteri kamçısının <em>indirgenemez kompleks</em> olup olmadığıyla veya evrimleşmiş olup olamayacağıyla çok ilgisi yok ama yine de belirtmek lazım. Burda adı bahsi geçen bakteri kamçısını oluşturan farklı protein sayısı olan 240 doğru değil. Bakteri kamçılarının çok daha az proteinle oluştukları yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. Örneğin E. coli türü bakterinin kamçısının yapısında 18-20 farklı protein bulunmaktadır (2). Ayrıca farklı bakteri türlerinde farklı (E. coli&#8217;ninkinden daha az) sayıda proteinden oluşan kamçı türleri vardır. Ökaryot hücrelerdeki kamçı ise &#8220;cilium&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Yapı olarak bakteri kamçısından oldukça farklı yapıdadır. Örneğin bir hayvan sperm hücresindeki cilium 250 civarında proteinden oluşmaktadır (2). Aslında sayılarda yapılan bu yanlışlığın çok da önemi yok. Asıl önemli olan nokta bakteri kamçısının herhangi bir parçası çıkarıldığında işlevsiz olacağı ve bu sebeple evrimleşmiş olamayacağı gibi hatalı bir sonuca varılmış olmasıdır.</p>
<p>Yapılan homoloji çalışmaları bakteri kamçısı ile &#8220;tip III salgılama sistemi&#8221; (type III secretory system) (TTSS)&#8217;nin birçok parçasının birbiriyle ilişkiliği olduğunu hatta bazı bakterilerde tamamen aynı olduğunu göstermektedir (3). TTSS bakterilerin başka hücrelerin içine protein aktarmak için kullandığı bir yapıdır. Hatta bazı ölümcül bakteriler ürettikleri protein toksinleri bu yöntemle kurbanlarının hücrelerine bu yolla aktarırlar (4). TTSS&#8217;nin protein yapısı üzerinde yapılan araştırmalarda bakteri kamçısının bazal (temel) bölümünün TTSS ile direk homolog olduğunu göstermektedir (4). Yani <em>indirgenemez kompleks</em> olduğu iddia edilen bakteri kamçısının ufak bir bölümünün oldukça işlevsel olduğu görülmektedir. Behe ise tek bir parçanın bile çıkarılmasının geri kalan kısmı işlevsiz kılacağını ve doğal seçilim mekanizması tarafından seçilemeyeceğini söylüyordu. Ama görüldüğü gibi <em>indirgenemez kompleks</em> kavramına yapılan itirazdaki gibi öncü bir sistemin asıl sistem ile aynı görevde olması zorunluluğ yoktur. Farklı görevi yapan bir sistem gen eşleşmesi, mutasyon ve doğal seçilim sayesinde başka bir işlev gören bir yapıya dönüşerek sağladığı avantaj sayesinde de korunarak gelecek nesillere aktarılabilir.</p>
<p>Peki bakteri kamçısının TTSS&#8217;den nasıl evrimleşmiş olabileceğiyle ilgili neler biliniyor? Bu konuda en geniş bilgiye Nick Matzke&#8217;nin <a href="http://www.talkdesign.org/faqs/flagellum.html">makalesinden</a> (4) ulaşmak mümkün. Matzke makalesinde bakteri kamçısının ve TTSS&#8217;nin yapısıyla ilgili bilgi veriyor, bakteri kamçısının evrimiyle ilgili önceki modeller hakkında bilgi veriyor ve daha sonra kendi modelini anlatıyor. Bu modellerin kesin doğru olduğunu iddia etmek mümkün değildir ama zaten bu modellerin amacı da bu yapıların nasıl evrimleşmiş olabileceğiyle ilgili mantıklı, olası varsayımlar ortaya koymaktır çünkü Behe <em>indirgenemez kompleks</em> olduğunu söylediği yapılar için bu tip olası modellerin oluşturulmasının mümkün olmadığını söylemektedir.</p>
<p>Bakteri kamçısını bir kenara koyarsak yılan balığı sperm hücresinin kamçısında (ökaryot bir hücrede olduğu için cilium) üç önemli bölüm eksiktir. Yani Behe&#8217;nin kitabında <em>indirgenemez kompleks</em> olduğunu iddia ettiği ve bu yapının vazgeçilmez parçaları olarak belirttiği bazı parçalar bu yılan balığı sperm hücresi kamçısında bulunmamaktadır ve buna rağmen normal olarak görevini görmektedir (6). Bu da Behe&#8217;nin belirttiği yapının kendi tanımına göre <em>indirgenemez kompleks</em> olmadığını göstermektedir.</p>
<p><strong>Kan Pıhtılaşma Sistemi</strong></p>
<p>Michael Behe&#8217;nin <em>indirgenemez kompleks</em> olduğunu iddia ettiği bir başka sistem de omurgalılardaki kan pıhtılaşma sistemidir. Omurgalıların kan pıhtılaşma sistemi &#8220;kaskat&#8221; olarak adlandırılan bir yapıdadır. Yani bir nevi domino taşlarından kurulmuş bir sistemdir ve son hamlede kan pıhtılaşması gerçekleşir. Sistemde görevli proteinler, kofaktörler (enzimlerin çalışmasını sağlayan maddeler) ve proteazlar (proteinleri peptit bağlarını kopararak parçalayan enzimler) görev almaktadır. Kan pıhtılaşması iki farklı yolla gerçekleşebilir: İntrensek ve ekstrensek yol. Bu iki yol Jeremy M. Berg&#8217;un Biochemistry kitabında aşağıdaki <a href="http://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/bv.fcgi?call=bv.View..ShowSection&amp;rid=stryer.figgrp.1401">şekilde</a> gösterilmektedir.</p>
<p><a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7845/1859/1600/blood_clotting_cascade.1.gif"></a></p>
<p><a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7845/1859/1600/blood_clotting_cascade.1.gif"></a></p>
<p><a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7845/1859/1600/blood_clotting_cascade.1.gif"><img src="http://photos1.blogger.com/blogger/7845/1859/400/blood_clotting_cascade.jpg" border="0" /></a><br />
Bu şekilde pembe ile gösterilenler maddelerin aktif olmayan, sarı ile gösterilenler ise aktif halledir, mavi ile gösterilenler ise kofaktörlerdir. Ayrıca tüm Roma Rakamıyla gösterilenler rakamın önüne &#8220;faktör&#8221; koyularak okunur. Örnek vermek gerekirse faktör VIII<sub>a</sub> bir kofaktördür ve aktif haldeki faktör IX (yani faktör IX<sub>a</sub>)&#8217;un yardımcı olarak inaktif haldeki faktör X&#8217;u aktive hali olan faktör X<sub>a</sub>&#8216;ya dönüşmesini sağlar. Şekilden bakarak aynı mantıkla her adımda neler olduğunu anlayabilirsiniz.</p>
<p>Şekilden görülebileceği gibi intrens