Site hakkında görüşleriniz ve iletmek istedikleriniz

Bu sayfada site hakkındaki görüşlerinizi ve bana iletmek istediklerinizi yazabilirsiniz.

1,240 Yanıt

  1. körelen bir organ işlevsel olabilir evet. bunun için gereken genlerin embriyonik dönemden itibaren aktif duruma geçmesi gerekmektedir. mutasyonlar bu noktada iş görüyor.

    ilk sorunuza dönecek olursak öncelikle sürüngenlerin fiziksel gelişimlerini takip etmek lazım. üye uzunlukları ve vücut hacimleri artmakta ve dolayısıyla hareket kabiliyetleride gelişmekteydi. sonuç olarak sürüngenlerden ayrılan bir kol dinazor sınıfının oluşmasına neden oldu. bu sırada sürüngenler kaybolmadı tabi.

    şimdi dinozorların 4 ayak kullanan ve ağırlıklı olarak 2 ayağını kullanan cinsleri var. fakat bu 2 ayak kullanmak bir orangutanın ayağa kalkmasıyla kesinlikle eşleştirilemez.

    amfibilerden başlayan ön üyelerin gelişimi bir anda körelmeye başlamıştır bazı türlerde. buna paralel olarak arka üyeler gelişmiştir ve ön üyeler yere uzaklaşmıştır. vücut büyük oranda yere paraleldir. anlaşılacağı gibi dik durma yetileri yoktur. kuyrukları bu durumda çok önemli bir denge ve saldırı ve savunma organı haline gelmiştir.

    evrim sürekli yeni bir dal vermeye eğimlidir. körelmeye başlayan ön üyeler farklı bir mutasyon geçirerek biçim değiştirmeye başlamış ve uzamıştır. bununla beraber vücut küçülmüştür.

    bu söylediklerim iskelet kas sistemine ait değişimlerdir. şematik bir görsel bulduğumda hemen ekleyeceğim…

  2. BÜLENT afedersin ama evrim konusunda godlikeye iltifat ederken bize biraz hakaret etmişsin.Eğer ben burda bir çok konuya dahil olmuyorsam soruma anti soru ile tutarsız kalmamam içindir.Sen öyle bir soru sormuşsunki senin evrim konusunda fazla bir bilgin olmadığı apaçık.Bak şimdi senin sorun şudur ve günümüzde yaşayan örneğinide sana godlike söylesin.SENİN SORUN ŞUYDU DEĞİLMİ:::::::mesela kısalan bir kuyruk sokumunun veya kısalan bir ayağın tekrar uzayıp uzamayacagını soruyorum:::::::::::::GÜNÜMÜZDE HALA BİR ÇOK KERTENKELE DÜŞMANINI ŞAŞIRTMAK İÇİN KUYRUĞUNU BIRAKIP İLGİYİ O YÖNE ÇEKERKEN KENDİSİ KAÇMAKTADIR VE O BIRAKTIĞI KUYRUK MUHTEŞEM BİR ŞEKİLDE KISA BİR SÜRE HATTA İYİ BESLENİRSE BİR GÜN İÇİNDE AYNI ŞEKİLDE AYNI YERİNDEN VE AYNI UZUNLUKTA GERİ ÇIKMAKTADIR….Bu tam değil ama kısmende olsa senin soruna bir cevap niteliği taşıyabilir ve bu bizce muhteşem bir yaratılış örneğidir.Ama içgüdüsel bir savunma mekanizması olan “organ terki” EYLEMİNDEN SONRA JENERASYONUN vücutta tetiklenmesi bilim adamlarını büyük bir hırsa yönlendirmiş ve bir çoğu evrimci ve ateist olan bilim adamları bu yönde yoğun bir çalışmaya başlamıştır.Bu çalışmalar sonunda bulunan tıbbi mucizeleri saymak istemiyorum o farklı bir konudur.KOPAN TIRNAĞIN GERİ ÇIKMASI,100 YAŞINDAN SONRA DİŞLERİN GERİ ÇIKMASI evrimciler için iştah açıcı konulardır.Yani düşünsene ateistte olsa evrimistte olsa benim düşen dişimin tekrardan çıkmasına çözüm bulacak bir insana minnettar kalırım.Sağlıklı bir KARACİĞER dörtte üç yetmişbeşinide kaybetse tekrardan geri çıkıyor buda ayrı bir olay yani araştırma yapılırsa kopan bir kolun yada diğer bir organın geri çıkmayacağı söylenemez ama yoğun bir çalışma gerektirir.AMA BUNLAR SENİN SORUNA CEVAP DEĞİLDİR ÇÜNKÜ SEN KÖRELMİŞ BİR ORGANIN JENERASYONUNU SORUYORSUN yinede kısmende olsa cevap sayılır.HOŞÇAKAL,SEVGİYLE KAL

  3. @yaratılışçı bülent

    http://realityofevolution.wordpress.com/files/2009/11/bisl_dino.png

    bu şema işini epey görür, sarıyla belirttiğim noktalar kuşların kökenini oluşturuyor.

    Oviraptorosauria üst sınıfına aittir…

    yukardaki arkadaş bilgisizce rejenerasyonla, gen aktivitesini bir araya getirmeye çalışmış ama bu kısım beni ilgilendirmiyor.

    körelen bir organın tekrar gelişerek kullanılır bir hale geldiğini dinazorların şemasında ön üyeleri takip ederek görebilirsin.

    ayrıca körelen organı hasar gören organla karıştıranlara aldırış etme. yenilenme canlıların kısıtlı olarak sahip olduğu bir özelliktir körelen organlarla yakından uzaktan bir alakası yok…

    • Godlike sen önce gözünü açda yazıyı iyice oku arkadaşım..A.M.A B.U.N.L.A.R S.E.N.İ.N S.O.R.U.N.A C.E.V.A.P D.E.Ğ.İ.L.D.İ.R ÇÜNKÜ SEN KÖRELMİŞ BİR ORGANIN REJENERASYONUNU SORUYORSUN yinede kısmende olsa cevap sayılır.Zaten bunun cevap olmadığını ben kendim söylüyorum ben cahilce saçmaladım öyleyse sen yüce ilminle rejenerasyonla gen aktivasyonunun ar asındaki geniş farkı açıklada öğreneyim ve bir daha saçma benzetmeler yapmayayım.Ayrıca şemayı ön üyeleri takip ederek inceledim sana saçma gelebilir ama bende daha çok körelen organın gelişimi değilde mutasyona uğrama hissi verdi.Eğer körelen bir organ yeniden yeniden gelişim ihtiyacı hissediyorsa bunun kaçınılmaz gerçeği DNA’nın yeni bilgilere ihtiyacının olmasıdır buda kör tesadüflerle yada DNA’da meydana gelen rastgele mutasyonlarla verimli bir özelliğin bilgisinin meydana çıkması mümkün değildir herhalde.Çünkü tek bir mutasyon bile organizmaya bilgi ekleyerek onu faydalı ve yeni niteliklerle donatamaz.YAZDIKLARIMIN HEPSİ SAĞDAN SOLDAN ALINTIDIR KENDİMDEN TEK BİR CÜMLE BİLE YOK…..SAYGILARIMLA

  4. GODLİKE canım dostum bak:!!!!

    gooooooooooooole evrimci bir site günlük tıklamaya göre yön verir….ama benim asıl demek istediğim goole deki bilgilerin ancak temal niteliğinde olduğudur!!!yani google deki bilgiler ne kadar sağlıklı bilinmez anladın mı???_

  5. NE OLUYOR BU MİLLETE?????

    BİLMİYORUM???neden bu kadar aşşağı bir duruma düşüyoruz???dış milletlerin dış ülkelerin büyük bölümünün üzerimizde kullandıkları oyuna naden alet oluyoruz???

    DİNSİZLİK……………nedir bu?böyle bir şey olabilir mi???
    ahlakın sıfır olduğu ,kuralsızlıkların olduğu bir dünyadır dinsizlik!!!herkez kendi kuralları kurar sonunda.

    kabullenmezlik…….nankör insanın nankör oyunu ……

    bizim damarlarımıza kan pompalıyan bizi ayakta tutan o gücü neden kabullenmiyorsunuz???ne kusurunu ne boşluğunu gördünüzde kabul etmiyorsunuz???

    ey !!!bir çınar gibi olan beşer insan!!!
    zaman dediğin şu ömür…..
    elbet bitecek bir gün…….
    ve o zaman uyanıcaksan derin uykudan
    ancak………ancak ………..
    çok geç olucak!!!!!

    biz yıllardır böyle yaşamadık mı?yaratıcının bize verdiği inanç vede türklük duygularımızla alevlenmedik mi?

    gel bide şimdi bak!!!islamın bekçileri olan türkler……….
    kendi içinde boğuşuyorlar!!!!!ah be nankör beşer…….ah…bindiğin dalı kesiyorsun!!!

    bizki destanlar yazmış millet!!!şimdi destansız olduk!!kimileri bıraktı,unuttu bu duyguları!!!mahrum ve uzaklar!!!yeni şeyler yazmak varken….başkalarının yazdıklarını okumaya başladılar….ama bilmiyorlarki okudukları sayfada birşey yazmıyor!!!!

    UMARIM BİRGÜN O GÖZLER AÇILIR………

  6. ŞÖYLEBİR YAZI BULDUM……………

    İzah edilemeyen başlangıç
    SADECE türlerin orijini değil, aynı zamanda hayatın kendisi ni de izaha yeltenen evrim fikri, daha işin başlangıcı sayılan canlı ile cansız arasındaki boşluğu dahi açıklayamamaktadır. Şartlanmış evrimciler, hayatın kökenini daima tabiatçı te mele dayalı bir felsefe ile açıklamaya çalışmışlardır. Ancak bunların düşünceleri gerçek bir vakıaya dayanmayıp, hiçbir zaman bir inanç olmaktan öteye gidememiştir. Bir zamanlar, evrimci ilim adamları tarafından da dünya çapında kabul edi len spontan generasyon, ya da kendiliğinden meydana gelme inancı, şimdi artık hiç kimse tarafından rağbet görmemekte dir. Bu inancın, Lamarcksizmde olduğu gibi, karşılaştığı prob lem, denenebilirliği idi. Nitekim Louis Pasteur tarafından dik­katle denendiği zaman, tamamen yanlış olduğu ortaya çıktı. Ancak, en azından mutaassıp evrimciler tarafından kastedilen tek şey sadece, günümüzde hayatın cansız maddelerden meydana gelmiş olması değildir. Bunlar, kendilerinden çok daha emin bir şekilde, hayatın geçmişte, şartların farklı oldu ğu bir zamanda her nasılsa meydana gelebildiğini söylemek te ve tecrübe edilebilir olmadığından dolayı da bu iddia reddedilememektedir.

    Böylece evrimciler, bilinmeyen bir hayat şeklinin, bilinme yen bir kaynaktan oluşan, bilinmeyen enerjilerle beslenen, bilinmeyen bileşimdeki bir atmosferle temas halinde olan, bi linmeyen kimyevî yapıdaki bir denizde, bilinmeyen bazı hâ diselerle meydana geldiğini ileri sürmektedirler. Bu durum, bütün sistemi, denenebilirliğin çok ötesine götürmekte ve böylece Evrimciler için çok cazip hale gelmektedir. Bu senar yo günümüzde hemen her biyoloji kitabının ayrılmaz parçası halindedir ve öğrenciye modern ilmin kesin sonuçları olarak takdim edilmektedir.

    İngiltere’de Dr. John Gribbin’in son yayınladığı bir makale sinde bu durum şöyle tenkit edilmektedir:

    Dünyanın ilk atmosferinin oksijensiz olduğu, fakat oksi jenle birleşebilen metan ve amonyak gibi hidrokarbonlarca zengin olduğu yaygın şekilde düşünülmüş ve öğretil miştir… Bu faraziyenin arkasında yatan sebep, böyle bir atmosferin, kompleks fakat cansız hayatın başlangıcı ola­bilecek moleküllerin gelişmesi için ideal ve esas olabile ceği inancıdır… Bu tablo, genel olarak hayalleri cezp et miş, amonyak ve metandan oluşmuş bir atmosferle sarılı bir gezegenin, deniz ve göllerinde hayatın oluşumu hikâ yesi, her okul öğrencisinin bildiği ilmi bir folklor haline gel miştir. Böylece bir kuşağın “sigortalı bilimsel gerçeği” ikinci ku şağın “bilimsel folkloru” olmuştur.2

    Monitör, oksijensiz atmosfer fikrinin hızla değiştiğine dik kati çeker ve şöyle der:

    Eski oksijensiz atmosfer fikrinin terk edilmesi, birçok evrim doğmalarından birisi olup, bu doğmalar günümüz de parçalanırcasına değiştirilmekte veya terk edilmekte dir. Oksijensiz atmosfer fikri son zamanlarda öyle hızlı bir şekilde çürütülmüştür ki, birçok evrimcinin bu durumdan haberi bile olmamıştır. Mars ve Venüs gezegenlerinin at mosferleri ile ilgili uzay programları ve yer kürenin içeri sindeki volkanik gazların bileşiminden elde edilen bilgiler, konuya vâkıf ciddi ilim adamlarının oksijensiz atmosfer fikrini terk etmelerinde büyük rol oynamıştır. Her ne kadar hayatın kökeni ile ilgilenen biyologlar, indir genmiş gazlardan ibaret atmosferden sık sık bahseder lerse de, bu durum, son gelişmelerden haberdar olmamak kadar, bu gelişmelere şiddetle karşı koymak isteğin den kaynaklanmaktadır… Üç gezegenin hepsinde de ilk atmosferin oksijenli bir atmosfer olduğunun ortaya çık ması, güneşin ültraviyole ışınları ile enerjisi sağlanan ve metan/amonyak gazlarından oluşmuş bir atmosfere sa hip yer kürede, hayatın meydana geldiğini bildiren biyolo ji kitaplarını yeniden yazma zamanının geldiğini gösterdi.3

    Clemmey de ilk atmosferin CO2 bakımından zengin oldu ğunu belirtir:

    İlk atmosferin oksijensiz atmosfer olduğunu gösterir şe kilde takdim edilen jeolojik deliller, hem çelişkili ve hem de oldukça müphemdir. Son yapılan biyolojik ve geze genler arası araştırmalar, CO2 bakımından zengin ve muhtemelen serbest moleküler oksijen ihtiva eden bir ilk atmosferin olduğunu destekler mahiyettedir.4

    Gribbin, ilk atmosferin yapısının, Evrimcilerin ileri sürdü ğü tarzda olmadığını ve evrim görüşünü desteklemediğini, bu düşüncenin terk edilerek, kitapların son bulgulara göre yeni den yazılması gerektiğini nazara vermekte ve bunun büyük bir mali yük getireceğini belirtmektedir:

    “Şimdi, yeniden yazılmak mecburiyetinde olan ders ki taplarını ve hiçbir zaman mevcut olmamış bu egzotik dünya şartlan altında hayatın nasıl meydana gelmiş olabi leceğini göstermek için plânlanan anlamsız deneylere harcanmış olan milyonlarca doları düşünün… Hepimiz bütün bu ders kitaplarını yeniden yazmak ve her okul öğrencisinin, hayatın kökenini ve dünya atmosferinin evrimi konusunda en iyi teorinin hangisi olduğunu bilme sini sağlamak zorundayız.5

    Dünün doğması, bugünün folkloru olduğundan, muhte melen yarının devrini doldurmuş mitolojisi olacaktır. Dünya evrimleşmese bile, Evrim Teorisinin bizzat kendisi daima evrimleşmektedir.

    EVET BİLİNDİK ŞEYLER AMA BİRDAKİKA BENİMDE EKLİYİCEĞİM VAR:

    oksijenin varlığı ve yokluğu:

    bilindiği üzere evrim çevreler son zamanlarda çeşitli bahaneler üretip miller deneyini haklı çıkartmaya vede dünya şartlarını değiştirmeye yönelik yazılar yazıyorlar….!!!!

    tuhaftır,çünkü benim bulduğum ayrı bir nokta daha var..ilk dünyada bilindiği üzere oksijenin varlığı çok büyük bir sorundur…..bazı eğrimciler oksijenin yokmuş gibi göstermeye çalışıtyorlar…ama kendileri dahada batağa giriyorlar….
    ÇÜNKÜ:
    Oksijen olmaz ise azotta olmaz…azot olmaz ise mor ötesi ışınlar canlılığın oluşmasını imkansız hale getirir…yani oksijen olsada olmasada birşey değişmez …!!!sonuç ta canlılık oluşmaz….

    BAZILARIDA:kalkıp “hayatta suda başladı”diyorlar…ama bunun olması için elektirik enerjisi olmalı…yani dünya yüzeyin yıldırımlar bu işi sağlıyordu…ancak su yüzeyinde bunun olması imkansız!!!!!yani hayat nerede olurasa olsun başlayamaz…………..

    BU ARADA:sitedeki malum kişi (adının söylenmesini istemiyor” ) tutmuş hayat uzayda uygun ortamda başlamış diyor….eeeeeeeeeeeeee yyyyyyyyyuuuuuuuhhhhhhh yuh yuh artık!!!!!insan bu kadarmı sıkışır vede sıkışınca bu kadarmı anlamsızz vede dayanaksız konuşur kardeşim…….!!!!

  7. EMİR SEYDA bildiğin en eski fosil kaç yaşında??_?ben 18 000 000 yıllık biliyorum ama ,,,biliyorsan söyle çok önemli………….

    • ALACA KARANLIK(zifiri) bildiğim eneski fosil rahmetli dedem Gardiyan Mehmet Çavuş namı diğer Karayiğitoğlu Mehmet İmam.Babaannemin mezarı Memlekette dedeminki ise köydeydi.Dedemin vasiyeti gereği onun mezarını açtık kemiklerini bir çuvala koyup memleketteki asri mezarlığa getirdik.DEDEM 117 YAŞINDA ÖLDÜĞÜ İÇİN GÖRDÜĞÜM ENESKİ FOSİL BENİM İÇİN ODUR.Birde İLK HÜCRENİN nerden geldiğini sormuşsun benim için ilk hücre ORTA ASYADAN GELDİ…….DÜNYANIN EN ASİL IRKI ÇÜNKÜ BEN BİR TÜRKÜM VE IRKIMLA İFTAHAR EDİYORUM.CANLILARDA KOMPLEKS KONUSUNU SORMUŞSUN…BENİM BİLDİĞİM BİR KOMPLEKS VARDIR ODA KIÇINI YIKAMAYI DAHİ BİZDEN ÖĞRENEN AVRUPALIYI BENİM IRKIMDAN ÜSTÜN GÖRÜPTE BENİ AŞAĞILAYAN İNSANLARDAKİ AŞŞŞŞŞŞŞAAAAAAĞILIK KOMPLEKSLERİDİR…MADEM TÜRKLER ZEKA SORUNU ÇEKEN VEDE AŞŞAĞILIK BİR IRK,,,,ÖYLEYSE BU KADAR AYDIN İLERİ GÖRÜŞLÜ ÜSTÜN ZEKALI TÜRK EVRİMCİLER NERDEN GELDİ YOKSA ONLAR BAŞKA BİR IRKTANDA BİZMİ BİLMİYORUZ??????????????????SAYGILARIMLA

      • eeeeeee!!! dur bir düşünüyim…..

        yazın biraz enteresan….yani öylebir yazmışsınki sanki bana karşısın gibi his uyandırdı!!!

        tam olarak bilmeden yorum yapmak istemiyorum…..

        insanları ayıran özellik ahlaktır….şimdi bazıları ise……..neyse anladın sen….!!!ama ben o yazıyı feysolftun bana önerdiği siteden aldım…ne kadar mantıksız olduğunu göstermek için……..

        sorularıma tam cevap alamadım….!!!istemiyorsan mühim değil………

        ama ben kendi milletiminden menlunum..!!!doğru batı denilen yerdeki insanlar bir çok şeyi (hatta dışkıları tuvalette atmayı) bizden öğrendiler……..!!!!

        benim o yazıyı göstermekteki amacım buydu…..
        yani evrimcilerin nasıl yazılar yazdıklarını….altında benim açımdan bir yaklaşım vardı okuduysan görmişsündür…

        sadece o bile evrimin ne denli çelişkili ve yanlış olduğunun kanıtı….!!!!bu yazımın üzerine tek bir yazı yazılamaz….bu siteden da bunları savunan arkadaşlarıma akıl fikir ihsan ediyorum(hepsi değil ama onlar kim olduklarını biliyorlar)…………..

  8. VAY VAY VAY VAY!!!!!!ŞU ALTAKİ YAZIYI “EVRİM ÇALIŞKANLARI” DİYE BİR SİTEDEN ALDIM MUTLAKA OKUYUN ALTINDADA YANITIM VAR………

    Darwin Türk düşmanı ya da ırkçı mıydı?
    Ara sıra bizim medyada duyduğumuz bir iddiadır, Darwin’in Türk düşmanı olduğu, Türklerin alçak bir ırk olduğunu iddia ettiği. Aslına bakarsanız Darwin’in Türkler hakkındaki düşünceleri konumuzla pek ilgili değil, zira biz Darwin’i savunma derneği değiliz. Bizim milletimiz konusunda böyle düşünceleri vardıysa, “Hata etmiştir,” deriz olay biter. Bizi ilgilendiren adamcağızın bilimsel çalışmaları, politik ya da tarihsel konulardaki görüşleri değil. Eninde sonunda Viktoryen dönemi bir orta sınıf beyefendisinin Türk milletini övmesi bizi göklere çıkarmayacağı gibi yermesi de herhalde zarar vermeyecektir.

    Tabi denebilir ki bilimsel bir gerçek olarak ırkçılık yanlıştır, dolayısıyla Darwin’in bu konudaki görüşleri bilimsel olarak evrim kuramına gölge düşürebilir. Bu göreceli olarak biraz daha akla yakın bir itiraz. Ama yine de bunun da geçerliliği yok, zira bilim denen kurumun başarılı olmasının temel sebeplerinden birisi, bilginin o bilgiyi üretenden, keşfedenden bağımsız olarak ele alınması. Dolayısıyla evrim kuramı, temelleri Darwin tarafından atılmış olsa bile, Darwin’in kişisel olarak doğruları ve yanlışlarından bağımsız, bir çok insan tarafından toplanan verilerle desteklenen bir kuram (ya da, Darwin bu konuda haksız olsaydı, yine Darwin’den bağımsız bu verilerle yanlışlanmış olacaktı).

    Yine de, kayda geçmesi için bu iddialarla ilgili bir iki söz söylemekte fayda var. Sadede gelir isek:

    Darwin’in Türk düşmanı olduğu iddialarının kaynağı olan şu mektup.

    Burada Darwin gerçekten de Türk’lerin Avrupa toplumlarından daha az uygar olduğunu ima ediyor, zira Avrupa toplumları Türkleri “yenmiş” durumda. Ancak gözden kaçmaması gereken bir nokta, bu imayı kabul edersek, bundan birkaç yüz yıl önce de Avrupa’lıların daha az uygar oldugunu söylediğini kabul etmemiz gerekiyor, zira o zaman da Türkler Avrupa’lıları yeniyordu… Ama yine de bir daha uygar, daha az uygar ayrımı var ki, bu günümüzdeki liberal düşünceler çerçevesinde savunulabilecek bir görüş değil.

    Daha genel olarak, “İnsanın Kökeni” kitabından bir pasajın incelemesi şu adreste.

    Kısaca, bu pasajda görüldüğü gibi, Darwin gerçekten de ırkları daha uygar daha az uygar diye sıralamış. Tabi, burada “cezayı hafifletici unsurlar” var: Darwin’in yaşadığı zaman, İngiltere’nin koloniyal projelerinin en tepede olduğu zamanlar, ve bu zamanlarda İngiliz toplumu genel olarak diğer ırklara karşı yüksekten bakan, paternalistik bir tavır içindeler. Darwin’in kişisel olarak Türklere ya da herhangi bir halka husumet beslediğini gösteren hiç bir delil yok, adamcağız politik konulardan uzak durmuş zaten genelde. Fakat yine de hepimizin görüşleri, içinde bulunduğumuz toplum tarafından etkileniyor, dolayısıyla Darwin’in uygarlıklar arasında ileri-geri farkı görmesi çok da şaşırtıcı olmamalı. (Tabi eklenebilir ki, o zamanlarda yaşayan Osmanlı’nın bir çok aydını da aynı görüşü– Avrupalıların daha üstün olduğunu) savunuyorlardı.

    Her halikarda yukarıda bahsettiğimiz bilimsel kuramların kurucularından bağımsız olduğu gerçeğini tekrar vurgulamamız gerek — Darwin bu fikirlerini açıklayalı 120 seneden fazla zaman geçti. Çağdaş evrim teorisinin kurucusu Darwin olsa da bugünkü evrim anlayışımız onun anlayışıyla bir degil. Günümüzde evrim kuramı ve evrimsel biyologların topladıkları veriler, ırkların birbirinden daha üstün ya da alçak olduğu görüşünü desteklemiyor. Dolayısıyla Darwin bu konuda ne yazmış olursa olsun, bugünkü evrimsel biyologların ırkçı olmak bir yana, topladıkları veriler ve popülasyonlar arasındaki farkları evrim ışığında açıklamaları ile, ırkçılığa karşı bilimsel kanıtlar ortaya koydukları söylenebilir.

    Son olarak, biraz farklı, ama bu meseleyle ilgili bir konu, kölelik konusunda, Darwin’in zamanının toplumsal görüşlerinin oldukca ilerisinde, ve ırkçılıktan uzak oldugunu görebilirsiniz. (Tekrar etmekte fayda var, Darwin köleliğe karşı çıkmamış olsaydı da, bu durum onun ortaya attığı evrim kuramının geçerliliğine gölge düşürmezdi.)

    Darwin hayatı boyunca köleliğe şiddetle karşı çıktı. Hatta, bu sene yeni çıkan bir araştırma, Darwin’in köleliğe karşı duydugu öfkenin evrim teorisini yayınlamasındaki motivasyonlarından birisi olduğunu ileri sürüyor. Zira Darwin’in yaşadığı dönemde, köleliği haklı çıkarmaya çalışanlar zencilerle beyazların farklı türler olduğunu, o yüzden beyazların zencileri kullanmasının normal olduğunu savunuyorlardı. Halbuki Darwin, evrim kuramının bir sonucu olarak, tüm insanların aynı kökenden geldiğini, dolayısıyla eşit olduklarını gösteriyordu, bu da köleliğe karşı güçlü bir argümandı. İlgilenirseniz, kitabın Amazon sayfası burada.

    Bu arada, tarihin bir cilvesi olarak, Amerika’da köleliği bitiren başkan olan Abraham Lincoln ile Darwin’in aynı tarihte ve günde doğmuş olmalarını da not etmek gerekir.

    Sonuçta, Darwin çok iyi bir bilim insanıydı, ama hatalar da yaptı. Tıpkı kalıtım meselesini tamamen yanlış çözmesi gibi, ırkların uygarlık düzeyleri konusundaki bazı görüşleri de zamanı için normal olsa da bugün savunulacak cinsten değil, ve bizler dahil kimse de bu görüşleri savunmaya çalışmıyor. Öte yandan Darwin’in Türklere karşı özel bir husumet beslediğini işaret eden birşey de yok. O yüzden, başlıktaki soruların yanıtları kısaca, “Hayır,” ve “Hayır, ama zamanının adamıydı,” diyebiliriz.

    Ve bütün bunlardan bağımsız olarak, ne Darwin’in bazı konularda hata yapması başka konularda haklı olduğu gerçeğini değiştirir, ne de bugünkü evrimsel biyoloji Darwin’in 120 sene önceki görüşlerine indirgenebilir.
    Yazan: Erol Akçay

    SAYIN EROL AKÇAY,
    dovru darwinin o zamanlar yaptıkları beni alakadar etmez kardeş….ama şu var ki o ve şimdiki bilimsel denilen (ama bilimsel olmayan ) evrim teorisi..aynı şeyleri savunmakta..doğal seleksiyon,aynı.kardeş sayın EROL AKÇAY , şu anki bilimde o zamnki bilimde hala savaşılarak hayatta kalınabiliceğini savunuyor….

    hala savaşılarak gelişilebilceği savunuluyor…bunun başka bir açıklaması yok ,olamaz,,,,,bu amaç hiç bir şekilde iyi birşeymiş gibi österilemz….

    bu arada hadi diyelim o ırkçı neden hala adamcağız diyorsunuz anlamış değilim…..!!!!

    AÇIKLAMAM LAZIM: lütfen 700 yıl hakimiyet vermiş,barış ve huzur dağıtmış ,şanlı bir devlet olan OSMANLI İMPARATORLUĞUNU VE ONUN MİLLETİNİ bu pis işlere alet etmiyiniz…..siz osmanlının bu fikre (savaşarak gelişiliceğine) asla ve katiyen sıcak bakmamıştır…….ki şu ankşi bilim hakli ise vede gerçekse o mektupta yazanlar doğru olmak zorundadır…yani yaşam mücadelesinde olma olayından bahsediyorum……o zaman mektup doğru olur…..çelişkili yazıların ,çelişkili yazarı EROL AKÇAY,lütfen biraz daha mantıklı düşünsün……ayrıca onun gibi düşünenler varsa fikirlerin değiştirsinler…!!!!!

    UNUTULMAMALIDIR Kİ…………….

    evrim bilim nekadar ilerlerse ilerlesin…,,,,bu yaşam mücadelesi saçmalığından vaz geçmiyecektir…nitekim bu iddaa çıktığından beri 200 yıldan fazla geçmiş ve bu iddaa her zaman en önemli dayanak olmuştur….bu tür inanan insanları kınıyor ve kendilerini yine kendi VİCDANLARI ile başbaşa bırakıyorum………….!!!!!

  9. zifirimisin nesin ??

    emre’ye 50 sefer soyledim, seni ve senin gibilerini adam yerine koyupta cevap yazmasin.. hatasini gec anladi… simdide baskasini aryorsun.. yavrum sen hastamisin, hastaneye gitm tedavi ol.. bundan bir sey yokki.. sagligina bak, sen kim evrimi elestirme kim..

  10. OOOOOOOOOOOOOOOO!nerelerdesin yahu sen….

    “yavrum sen hastamisin, hastaneye gitm tedavi ol.. bundan bir sey yokki.. sagligina bak, sen kim evrimi elestirme kim..”

    demişsin adem……yazık yazık …..!!!!zaten sen hiç konuşma..geliyorsun buraya bilimsel tek bir yazı yazmıyorsun…!!!!yazdıysan ne zamandır yazılan sorularıma cevap vererdin….o darwin dediğin şebek çok hoşuna gidiyor demi???

    zevk anlayışına baktığımda “aşşağı”olmayı güzel görüyormuşsun gibi geliyor…….

  11. http://realityofevolution.wordpress.com/files/2009/11/bisl_dino.png
    godlike
    sana meramımı bir türlü anlatamıyorum
    yukarıdaki sıralama tamam ben bu sıranın en solundaki hayvanın nasıl evrimleştiğini soruyorum yerde sürünen yere paralel ve 4 ayağıda birbirine eşit olan bir sürüngen nasıl olmuşta bu sıralamanın en solundaki hayvana dönüşmüş
    birde
    öteki sitede sana sorduğunm %50 memeli +%50 sürüngen bir hayvanın nasıl olduğunu açıklamanı istiyorum
    birde balinaların doğum yönünün nasıl 180 derece döndügünü

    • dostum yazmıştım yukarıda nasıl olduğunu;

      “amfibilerden başlayan ön üyelerin gelişimi bir anda körelmeye başlamıştır bazı türlerde. buna paralel olarak arka üyeler gelişmiştir ve ön üyeler yere uzaklaşmıştır. vücut büyük oranda yere paraleldir. anlaşılacağı gibi dik durma yetileri yoktur. kuyrukları bu durumda çok önemli bir denge ve saldırı ve savunma organı haline gelmiştir.
      evrim sürekli yeni bir dal vermeye eğimlidir. körelmeye başlayan ön üyeler farklı bir mutasyon geçirerek biçim değiştirmeye başlamış ve uzamıştır. bununla beraber vücut küçülmüştür.
      bu söylediklerim iskelet kas sistemine ait değişimlerdir. şematik bir görsel bulduğumda hemen ekleyeceğim…”

  12. godlike
    bana yaşını ,uzmanlık alanını veya akademik kariyerini söylersen seninle daha iyi anlaşacagımı sanıyorum

  13. DA VİNCİ…….ŞİİİİTT….OKU BUNU….

    yazılarını okum ve bazı demek istediklerim var…..

    bak kardeş darqwin ile nasıl bir bağın var bilme ama ounun gibi bir ırkçıyı savunmanın ankamı yok….

    tamam mektupta barbar demedi ama aşşağı ırk dedi….lower recers aşşağı ırk anlamına gelir….bu konu ile ilgili yazılar yazmayı kes….1!!!!!o yazıyı bende çevirdim kendi devletine ihanet etme……

    barbar kelimesini belirtirken niçin aşşağı ırk kelimesini teğet geçiyorsun??? insanları kandırmayın….ayrıca bşolojik bir kahenette bulunan darwine göre türkler yakın gelecek te yok olcak hatta gorilin bile altında olcakmış!!!1bak sen ……..doğru yazın şu yazıları…….

  14. ŞU AŞŞAĞIDAKİ YAZILARIM DAVİNCİNİN BU SİTEDE “YARATILIŞÇILARA CEVAP” BÖLÜMÜNE CEVAP OLARAK YAZILMIŞTIR

    MUTASYONLAR:

    da vinci yi bu konuda uyarmak isterim…bahsettiği mutasyonların verdiği örneklerle alakası bile yoktur…bunun nedeni şöyle izzah edebilirim…
    bahsi geçen örneklerde bağışıklık ,sindirim v.s. aslında sonradan kazanılan örnekler değildir….onlar canlının dna sında zaten bulunan ama pasift durumdaki,ve ancak ihtiyaç anında oluşan değişimlerdir…bu bir adamın yaptığı işe göre vücudunun sindirimini veya uyku düzenini ayarlaması gibidir…..mesela bir örnek vereyim..çok çabuk üreyen ve mutasyon geçiren canlılardan olan bakteriler sınırlı değişimler geçirirler….bakteriler basit canlılar oldukları için bu özelliklerinin kombinasyonu tespit edilmiştir….10 üzer 5 ile 10 üzeri 10 arası……yani sınır var…bunun birçok örnek var…bakteriyeb göre daha gelişmiş olan insanlarda ve fil gibi canlılarda ise bu kombinasyonun tespiti çok zordur…..!!!!!

    ayrıca verilen örnekte yani bakterinin laylon yemesi
    ,tam bir bilimsel karşılığı olmayan bir olaydır….çünkü canlı bundan 300 yada 500 yıl önce niye laylon yemiyor derse işte o zaman hata yapar …çünkü o kadar geçmişte laylon yoktur…..!!!!

    DARWİNİN türk düşmanlığı:

    da vinci harun yahyayı eleştirirken hatalar yapıyor…mesela barbar kelimesinin olmadığını söylemiş ancak diğerlerini atlamıştır.doğru barbar kelimesi yoktur…ANCAK “aşşağı ırk” denmiştir.
    insanları bu şekilde kandırmasını kınıyorum….ayrıca mektup bunlarla bitmez…..sözde avrupalı ırklar bizi elimine edicek(yok edicek),,,,sonra onların yerine daha gelişmiş bizim yerimize ise gorilden daha aşşağıdaki canlılar olucakmış(!) ayrıca bizim gibi insanların medenileşmesi çok saçmaymış….biz asla avrupalıları geçemezmişiz……!!!!!bak sen ….davinci ise bu mektuba katıldığını söylemektedir…..bu arada LOWER RECERS :AŞŞAĞI IRKTIR mektupta bu tabir bizim için kullanıldı…..!!!!!!

    SAHTE FOSİL:::
    da vinci pitdown adamı sahtekarlık doğru…ama nebraska adamıda sahtekarlık….neden mi???söyleyeyim…çünkü o zamanlarda bir adam (adını hatırlamıyorum) bunun yani böyle bir tehşisin tek bir dişe bakılarak yapılamıyacağını söylemiş ve bu yüzden linç girişimine maruz kalmıştır..hatta bu insan tehditlerle susturulmuştur!!!!!ALSANA SAHTEKARLIK….
    Doğru bilginin bilindiği halde engellenmeside bir sahtekarlık türüdür…..

    gelelim Archaeoraptor, ‘a…tamam ama unutulmamalıdırki o zamanın evrimci bilim adamları bunu kabul ettiler her yerde yaydılar….yani senin gibi her sitesi olan bunu duyurdu….mesela senden örnek vereyim….mesela ardi fosili….ne oldu 4.4 milyon yıllık fosile….şimdi savunduğun fosillerde tek tek elenicek vede elinde bir şey kalmıyacak…bu kadar yeter sonra diğerlerinede cevap yazıcam….!!!!!!!!!!!!!!!

    SİZİ DÜZGÜN YAZMAYA TEŞVİK EDİYORUM

  15. bek emre bana gelipte sen benim halimden anlamazsın sen kısıtlı düşünüyorsun deme!!!
    bende senin geldiğin yerden geldim….sen aydınlıktaydın karanlık oldun ben karanlıktaydım ışığı gördüm…..BU YÜZDEN KENDİME ZİFİRİ DEDİM.ÇÜNKÜ O KARA YARALARIN İZLERİ HALA TAZE…BENDE SENİN GİBİ DÜŞÜNÜYORDUM……

    sşylesene madem islam devletleri çok fakir nasıl oluyorda ,OSMANLI İMPARATORLUĞU VEYA SELÇUKLU gibi muazzam bir idealin oratasına devlet kuruluyor…???bu olabilirmi??saçma bir anlayış böyle idealleri oluşturabilirmi????

    islam bazı ları iöiö her zaman sıkıntıdır….sana demiyorum ama anlayanlar anladı….!!!!

    sana eziyet edilmiş yada fikir hürriyetin kısıtmanmış gibi geliyor….

    BENİM ADIM ALACA KARANLIK YADA ENES mustafa hoca deyil….beni kastettiğini biliyorum…

    bu arada nasıl olmuşta kafa tası ile maymun öenesi bir arada durmuş?diye sormuşsun…bunu banamı soruyorsun.bu soruyu sana sormak gerek…ben adnan hoca değilim ben nuhun gemisi buharlı gemiydi falan demiyorum….

    Bu arada demiz feneri ve benzeri dolandırıcılıktan dolayı müslümanları surumlu tutmuşsun…bek malum kardeş bu islamı tam olarak yaşayanların suöu olamaz..bunu söyliyemezsin…hangi hakla!!!

    gelelim İRİ GÖZLÜ BİLMEM NE NURİLERE….

    bak emre hala maddi düşünüyorsun…orada en büyük ödül MANEVİ bazıları bunu çarptırıyor ve sen onların oyunlarına geliyorsun…..

    KÖR İNSALARIN ASLI:
    “madem körüm nede ceza alıyorum?” deöişsin….

    bak emre bunun sebebi şudur…yüce yaratıcı bizleri yaratınca “sizin rabbiniz kim?” diye sorar.bazıları rabbimizsin bazıları yarım yamalak bazıları ise “”"”"”hayır (haşa) değilsin”"”"”"”"” derler.yaratıcı bize bir şans verir ve dünyaya yerleştirir.dünyada bazı insanlar öz iradeleri ile doğru yolu bulurlar….kimileri ise aynı huylarına devam ederler….ALLAH ın bize bu soruyu sorduğu döneme “galubela” denir…bu döbende inkar edenlerin çoğu buradada inkar eder…senin ceza almanın sebebi galubeladaki baç kaldırışındır…..ve bazı günahların…..yani bende bir zamanlar senin gibiydim vede böyle düşünüyordum…bu nedenle seni anlarım….!!!!

    CEHENNEMDEKİ ÖITIR ÖITIR YANMA MEVZUSU…

    cehennemde yanıcaksın tabiii….ne bekliyorsun müebbet hapis mi?yada para cezası mı?sen söyle…!!!
    unutma ki cennetten sonra ebedi cennet var….yani iki üç darbe ile cennete girilse idi ooooohoooooo ooo!!!
    hem unutma ki yaratıcı geleceği bildiği için bizi hemen cennet cehennem diye yolluyabilirdi ancak biz şüpe ederdik…………….

    BE SENİ UYARDIM:

    “siz türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz…”

    emre buradaki ince ayrıntıya dikkat et…bu söylendi ama ,,,,siz haklısınız yada onlar haklıdır denmedi…olayları çarptırma…..hem peygamberimiz “savaşın” demiyor….savaşacaksınız diyor…..yanlış anlamak kötüdür….

    yazılarının hepsi aklımda değil ama şu “bacaklarını kesin , karınızı dövün” sözünden hiçbirşey anlamadım nerede yazıyr bu???hangi ayet hangi sure sçyle herkez baksın….ama olmayan birşeyi bulamazsın….

    MEDENİYET NEDİR:
    medeniyet tek dişi kalmış canavardır…….senin savunduğun avrupalı olmak budur…ayrıca dediğim yanlış değil….evrim eşitliği sağlamaz emre…sen bunu uydurursun…böyle olduğuna inanmak istersin….
    bunu sizin kurucunuz söylüyor ben değil….

    ayrıca benimle tartışmak istemiyorsan işte kapı orda.!!!
    bana yazı yazmayı kes olsun bitsin..ben sana değil ,,,DAVİNCİYE YAZIYORUM….

    bu arada geçmiş heleceğin aynasıdır…….bunu yanı yıllar önce olmuş şeyleri hatırlatıyorum ki ; TEKRAR YAŞANMASIN….!!!!

    pamuk iplipindeki yeori:evrim’i savunmayı kes artık …bu şekilde hem kendine hemde çevrene zarar datıyorsun………

  16. BU YAZI TURAN DURSUN SİTESİNDEDİR…..ALTTA YANITIM VAR….

    Kur’an’da Yahudilerle Hıristiyanların Birbirleriyle Dost Oldukları Bildirilmekte; Oysa Yanlıştır, Çünkü İsa’nın Öldürülüşü…
    Yazdır
    Kur’an’ın Maide Suresi’nde:
    “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar…” (Maide, Suresi, ayet 51)

    diye yazılıdır. Ayetin bir başka okunuşu şöyle:

    “Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları yar tutmayın, onlar ancak birbirlerinin yaranıdırlar…”

    Bu ayeti koymakla Muhammed, Müslümanları Yahudilerle ve Hı­ristiyanlarla dost olmaktan, sıkı fıkı ilişki kurmaktan alıkoymak is­temiştir. Alıkoyabilmek için Yahudileri ve Hıristiyanları birbirleri­nin dostu ve müşterek bir cephede Müslümanların düşmanıymış gi bi göstermiştir. Oysa Yahudilerle Hıristiyanlar, hiçbir zaman birbir­lerinin dostu olmuş değillerdir; aksine birbirlerinin düşmanı olmuş­lardır. Bu düşmanlık Hıristiyanlığın ortaya çıkışı anından itibaren kendisini göstermiştir. Gerçekten de Hıristiyanların “kutsal” diye bildikleri İncil’de. Yahudilerin İsa’yı öldürdükleri yazılıdır. Bundan dolayıdır ki Hıristiyanlar Yahudilere karşı bitmeyen ve günümüze dek gelen bir düşmanlık beslemişlerdir. Her ne kadar Muhammed, Yahudilerin: “Biz İsa’yı öldürdük” şeklinde konuştuklarını ve fakat İsa’yı öldürmediklerini söyleyerek Kur’an’a. “Allah İsa’yı kendi ka­tına yükseltti” (K. 4, Nisa Suresi, ayet 158) şeklinde ayet koymuş­sa da bunu Yahudileri temize çıkarmak için yapmamıştır; sadece Yahudileri aşağılatmak için yapmıştır. Daha doğrusu Yahudilerin İsa’yı öldürmek istediklerini ve fakat Tanrı’nın buna engel olarak Yahudileri lanetlediğini anlatmak için yapmıştır.

    Öte yandan Yahudilerle Hıristiyanları birbirlerinin dostu ve fakat Müslümanların düşmanı olarak tanımlamakla, Müslümanları onlar­dan uzak tutmak istemiştir; çünkü onlarla temas kuracak ve dost ola­cak olurlarsa, onların etkisinde kalıp imanlarını yitireceklerini, İsla­mı terk edeceklerini ve kendisine karşı cephe alacaklarını düşünmüş­tür. Bu maksatla Kur’an’a biraz yukarıda belirttiğimiz gibi:

    “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinme­yin. Zira onlar birbirinin dostudurlar. İçinizden onları dost tu­tanlar, onlardandır…” (K. 5, Maide Suresi, ayet 51)

    şeklinde ayet koymuştur. Başka bir deyimle, Yahudileri ve Hıristi­yanları birbirlerinin dostuymuş gibi göstermesinin nedeni, onların kendi aralarında birlik olup Müslümanları ayartacakları vehmine kapılmasındandır.

    Gerçekten de Enes’in rivayetine dayalı bir hadisten öğrenmekte­yiz ki Neccar oğullarından Hıristiyan bir kişi Müslüman olduktan sonra Muhammed’e vahiy katipliği yapmaya başlar. Fakat az zaman sonra İslamı terk edip Hıristiyanlığa döner ve etrafa:

    “Muhammed bir şey bilmez. Yalnız benim kendisine yazdığım şeyleri bilir”

    diye konuşmaya başlar.1 Çünkü Muhammed’in Hıristiyanlıkla ilgi­li bilgileri Tanrı’dan değil kendisinden aldığını görmekle, onun pey

    1 Buhari’nin Enes’ten rivayeti için bkz. Sahihi Buharı Muhtasarı…, c.IX, s.308320, Hadis No: 1477.

    gamber olmadığını ve peygambere yakışır şekilde davranmadığını düşünmüş ve eski dinine, yani Yahudiliğe dönmek istemiştir.

    Yine tekrar edelim ki, Muhammed kendi çevresindeki Hıristi­yanlardan İncil hakkında bilgiler toplarken şu veya bu nedenle Müslümanlığı kabul eden bazı Yahudilerden de Tevrat hakkında bilgiler edinirdi. Bu bilgilere dayalı olarak Kur’an’a, Tanrı’dan gel­diğini söylediği “vahiy”leri yerleştirmeye çalışırken, biraz önce de­diğimiz gibi, katiplerinden birinin İslamdan çıkması ve yukarıdaki şekilde konuşması, onu çok güç duruma sokmuştur. Bu tür sözlerin kendi taraftarlarını olumsuz şekilde etkileyeceğini hesaplamıştır.

    Öte yandan Yahudileri kötülemek için bir de onların kendi ara­larında: “Kur’an’a inanmış gibi görünelim ama onu gizlice inkar edelim, böylece Müslümanları dinlerinden çevirelim” şeklinde ko­nuştuklarını söylerdi. Bu doğrultuda olmak üzere Tanrı’dan vahiy indi diyerek Kur’an’a, şu ayeti koymuştur:

    “Ehli Kitab’tan bir kısım kimseler (dindaşlarına) dedi ki: ‘(Müslümanlara) nazil olana (Kur’an’a) siz de iman etmiş gi­bi görününüz; gündüzün evvelinde iman ediniz, (sonunda) in­kar ediniz! Olur ki, o Müslümanlar da dinlerinden dönerler’” (Âli İmran Suresi, ayet 72).

    Ve işte bu tür bir taktikle Muhammed, Yahudileri ve Hıristiyan­ları birbirlerinin dostu ve Müslümanların müşterek düşmanıymış gibi göstermeye çalışmış, onlarla teması yasaklamıştır. Oysa ki, bi­raz önce dediğimiz gibi Hıristiyanlar, kendi peygamberlerinin Ya­hudiler tarafından öldürüldüğüne inanmış olarak onlara karşı dost­luk değil, düşmanlık beslemişlerdir.

    Bu vesileyle şunu da ekleyelim ki Muhammed, sırf yukarıda be­lirttiğimiz nedenlerle, Yahudileri ve Hıristiyanları birbirlerinin dos­tu olarak gösterirken, yine kendi günlük siyasetinin icabı olarak on

    ları birbirlerinin düşmanı olarak da göstermekten geri kalmamıştır. Böylece onların arasını açmak ve kendisine karşı birlik kurmaları­na engel olmak yolunu seçmiştir. Bu düşmanlığı sağlayabilmek iç­in başvurduğu taktik, İsa’yı ve İsa’nın anasını (Meryem’i) Yahudiler tarafından iftira ve saldırıya uğramış gibi göstermek olmuştur. Ni­tekim Nisa Suresi’ne koyduğu şu ayetler bunun kanıtlarındandır: “… Meryem’in üzerine büyük bir iftira atmalarından ve ‘Allah elçisi Meryem oğlu isa’yı öldürdük’ demeleri yüzünden (onla­rı lanetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar: fakat (öldürdükleri) onlara Isa gibi gösterildi. Onun hakkında ihti­lafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yok­tur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilakis Allah (İsa’yı) kendi nezdine kaldırmıştır…” (Nisa Suresi, ayet 156158.)

    Görüldüğü gibi bu ayetlerde, İsa’nın anası Meryem’in Yahudiler ta­rafından iftiraya uğradığı ve İsa’nın da yine onlar tarafından öldürül­mek istendiği ve bu yüzden Tanrı tarafından lanetlendikleri bildiriliyor. Yorumcuların söylemesine göre yukarıdaki ayetlerde yer alan

    “.. .Meryem’in üzerine büyük bir iftira atmalarından dolayı…” (Nisa Suresi, ayet 156)

    şekindeki sözler, Yahudilerin Meryem’e zina isnatında bulunarak Tanrı’ya küfür etmeleriyle ilgilidir. Güya Yahudiler, Meryem’in hiç kimse ile cinsi münasebette bulunmadan ve sadece Tanrı’nın işare­tiyle İsa’ya hamile kalmasına inanmayıp ona zina isnat etmekle Tanrı’nın kudretini inkar etmişlerdir.

    Yine Muhammed’in Kur’an’a koyduğu yukarıdaki ayetlere göre Yahudiler: “Biz İsa’yı öldürdük” demekle yalan söylemişlerdir, çün­kü aslında onu öldürmek istedikleri halde öldürememişlerdir; Tanrı bu fırsatı onlara vermemiştir. Yorumcuların açıklamalarına göre, güya Tanrı İsa’yı Yahudilerin elinden alarak başka birisini İsa kılığına sokmuş ve işte Yahudiler, İsa’dır diye onu öldürmüşlerdir.2 Bazı yorumculara göre güya Yahudiler İsa’yı öldürmek maksadıyla bir gö­zetici tutmuşlar ve o gözetici İsa’yı gözetmek için peşinden gittiği bir sırada Tanrı İsa’yı gökyüzüne alıp gözeticiyi İsa şekline sokmuştur. Bunun üzerine Yahudiler onu yakalamışlar ve adamcağızın: “Ben İsa değilim” demesine inanmayıp onu öldürmüşlerdir. Bazı yorumculara göre güya İsa, Yahudiler tarafından yakalanıp öldürüleceğini anladı­ğı zaman taraftarlarına: “Benim kılığıma sokulmaya razı olup Cenne­ti satın alacak olan kim var?” diye sormuş, bunun üzerine birisi: “Ben varım” deyince Tanrı bu adamı İsa’ya benzettirmiş ve İsa’yı da gökyüzüne almıştır. Ve bunun üzerine Yahudiler İsa’ya benzetilen ki­şiyi tutup öldürmüşlerdir.3 Dikkat edileceği gibi Muhammed, İsa’nın Yahudiler tarafından öldürülmediğine ve çünkü Tanrı’nın buna fırsat bırakmadığına dair bu ayetleri yerleştirirken anlatmak istemiştir ki “peygamberler insanlar tarafından öldürülemezler, çünkü Tanrı ken­di peygamberlerini insanların saldırılarından korur. Kuşkusuz ki Mu­hammed, İsa’nın Tanrı tarafından ölümden kurtarıldığı örneğini ve­rirken her şeyden önce kendisine karşı diş bileyen kişileri korkutmak istemiştir; yani demek istemiştir ki: “Beni öldürmek isteyenler şunu bilsinler ki Tanrı beni korur ve onları cezanlandırır.”

    Bütün bu yukarıda söylediklerimizden anlaşılacağı gibi Mu­hammed, Kur’an’a koyduğu ayetlerle, hem bir yandan Yahudileri Hıristiyanların dostu olarak (Maide Suresi, ayet 51) ve hem de düş­manı olarak göstermiştir (Nisa Suresi, ayet 156158). Ancak böyle yaparken Kur’an’a hem çelişkili ve hem de yanlış yeni hükümler koymak gibi bir yol izlemiştir.

    2 Ayrıca Diyanet Vakfı’nın, Nisa Suresi’nin 157. ayetiyle ilgili yorumuna bkz.

    3 Elmalılı H. Yazır, age, c.II, s.1516 vd

    BENİM YANITIM:

    bu çok taraflı bir düşüncedir…..bilindiği üzere yahudiler ile hıristiyanlar eskiden kötü anlaşırlardı…

    ancak şimdi İSRAİL İLE A.B.D. ARASINDAKİ bağ malum….yani durum ap açık ortada…..

  17. “(Ey Muhammed!) De ki, “İnsanlar ve cinler, birbirlerine yardımcı olarak, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gel­seler, andolsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar’…” (İsra Suresi, ayet 88.)

    Ve yine Kur’an’ın, insanlar tarafından yapılamayacak kadar mükem­mel ve mucizevi nitelikte bir yapıt olduğunu anlatmak için, bu kitapta bir­birini tutmamazlık ve aykırılık olmadığı iddia olunur ve Tanrı’nın şöyle dediği örnek verilir:

    “…Eğer o (Kur’an) Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birçok tutarsızlık (aykırılık) bulurlardı” (Nisa Suresi, ayet 82.)

    bu ayetleri bazı kişilerin yanlış yorumlamaları nedeni ile açıklamak zorunda kaldım…..
    TURAN DURSAN AMCA sen sınav kavramını iyi anlayammışsın…sen kuran da herşeyin söylenmesini istiyorsun…..yani öss sınavında CEVAP ANAHTERI İSTİYORSUN!!!!böyle olunca sınav olmanın ne anlamı kaldı???bana bunun açıklamasını yapıcak bir BABAYİĞİT VAR MI???

  18. HAYATINIZDA AÇAMADIĞINIZ O GÖZLER…………..

    SİZİNLE UĞRAŞMAK BENİ YORUYOR…anlıyorum sizi…bende sizin gibiydim.zamanımın kim bilir kaçını boş işlere harcadım…kim bilir kaç kişinin aklına girdim,,,ahmakmışım!!!açık açık söylüyorum.rabbinin ışığını gözü kör bile görürken benim gözlerim hep körmüş…ben karşımdaki zifiri karanlık ile durdum hep….

    Beni bağlayanlar oldu… anladım sonra…umarım sizlerde anlarsınız.en ufak şeylerde mantıksız yorumlar yapıp duruyorsunuz…bende yaptım…ama ne ahmakmışım.burada yazdığım her harf aleyhime…sadece zaman kaybı.aklınızda en ufak bir kuşku bile olmadı.çünkü siz gerçekten mühürlüsünüz.belki kulaklarınızla, duyarsınızda bu mühür kalkar dedim ama olmadı…umarım başka biri açar bu mührü…
    Hadi ama Emre yahut New ateist yada Adem ne bileyim ,,,,diğerleri yada…asla kabul etmiyeceksiniz çünkü bu çok derin bir düşünce…maddiyata bu kadar bağlanmak NEDEN???

    Bu konuda gerçek olmayan şeylere sığınıp duruyorsunuz. Gördüğünüz her şeyi kabul edip size yardıma gelenleri reddediyorsunuz. Sizlere bunu defalarca söyledim… Bunun örneklerini verdim. Mesela Emre,

    “madem körüz neden yakılıyoruz?” demiş. Çünkü kör olmayı seçen sizsiniz. Kalubela adlı dönemde olanları anlattım. Azcık araştırsan sende bulurdun… Aklın ikiye bölünmüş! İnanmak istemiyorsun…

    Oysa azcık bu işin ehlini bilen birileri ile görüşsen (cami hocası ile değil, işin ehlini bilen biri ile hem dini hemde bilim bilen biriyle)… Daha etkili olur… Ah be yazık o kafalarınıza… Yanlış anlama bunu sende biliyorsun…

    Gel birlikte aşalım bunu… Yardım etmeme izin ver. Senin halinden anlarım… Beklide en iyi ben anlarım… Başlarda üslubum sertti ama sinirlendim… Özür dilerim…ama sor ki doğru yanıt alasın….!!!!din çok ince bir çizgidir unutma….!!!

    Ben zifiriyim karanlıktan yeni çıkmışım….!!!
    Kanımdaki kara leke tazedir…
    Savaşır dururum …..
    Hem içimle hem de dışımla…..
    Bilemem ne olduğu mu …?
    Bildiğimi bilmemeye andı içtim…
    Bu yüzden hep öğrenirim…!!!
    Geçmişim bir hara laledir…
    Kokusuz, renksiz, soğuk…
    Zamanım yok ki!!!
    Ne ahmakmışım meğer…
    Ah karanlık ah…
    Ateşin hem yakar hemde ışık saçmaz…
    Ah ahmak kafam ah…!!!!
    Meğer bende ne körmüşüm…
    ZİFİRİ BİR KARANLIĞIN TAM ORTASINDA…

    SEN YİNEDE GEL,NE OLURSAN OL YİNE GEL,

    Ben,
    İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım.
    (Yoksa) hapishane nerede, ben nerede?
    Kimin malını çalmışım?

  19. “Kadınları dövün” hükmünü bildirdiği iddia edilen ve bazı çevrelerce kabul gören Nisa Suresinin 34. ayetinin aslı aşağıdaki gibidir:

    “Erkekler kadınları gözetirler. Zira Allah herbirine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Nitekim erkekler evin geçiminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı’nın yasasına) boyun eğer ve Allah’ın korumasını emrettiği (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. Allah Yücedir, Büyüktür.”

    *************************
    Arkadaşlar bizim Diyanet İşlerinin bildiğiniz gibi doğru bir tane karar veya açıklaması olmadığı gibi Meali de yüzüne gözüne bulaştırmıştır.. Ben şahsi olarak Diyanet işlerinin yapmış olduğu açıklamaları hiçbir zaman dikkate almadım sizde almayın bence…
    *************************

    İşte Nisa Suresinin 34. ayetinin Diyanet işleri tarafından yapılan meali..

    Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.

    //====>
    NOT : “Onlari çikarin” ifadesi, yanlış olarak “onları dövün” diye çevrilmiştir. “Daraba” kelimesi çok anlamlı bir kelime olup Kuran’da seyahat etmek, dışarı çıkmak, vurmak, dövmek, ortaya koymak, örnek vermek, sorumluluğu kaldırmak, mahkum olmak, kapamak, örtmek, açıklamak gibi çeşitli anlamlara gelir ve kullanılır.

  20. “ellerini kesin” ifadesini “onları bu işten men edin, bu işi yapmalarını engelleyin” şeklinde anlamak mümkündür.

    buradaki ayette geçen “kataa” kelimesinin benzerleri kuranda 3 değişik anlamda kullanılmış.

    1-elin kökten kesilmesi

    2-elin çizilip yarılması

    3-mezazi anlamda kesmek, ilişkiyi kesmek mesela.

    bunlara birer örnek verelim:

    1. anlama örnek:
    “Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!” araf 124 (firavunun musa ya inanan sihirbazlara söylediği söz)

    2. anlama örnek:
    “Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusufa): “Çık karşılarına!” dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil… Bu ancak üstün bir melektir!”
    yusuf 31 (burada kökten ellerini kesip atmıyorlar sadece çiziyorlar. bu anlamıyla alınırsa hırsızın eline 3. dereceden bir çizik atılır ve böylece bu onun sabıkası olur. nereye gitse tanınır)

    3. anlama örnek:
    “Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. işte onlar kaybedenlerdir.”
    bakara 27

    üstelik uygulanacak herhangi bir ceza zorunluluktan dolayı suç işleyenlere uygulanamaz. kuran zaruret halinde asgari miktarı aşmadan haramdan yemeye izin verir.

    “….Kim açlıktan dolayı zorda kalırsa, günaha istekle yönelmeden yerse ona günah yoktur” maide 3

    OKEY Mİ ???EMRE BEY………….

  21. “Kadınları dövün” hükmünü bildirdiği iddia edilen ve bazı çevrelerce kabul gören Nisa Suresinin 34. ayetinin aslı aşağıdaki gibidir:

    “Erkekler kadınları gözetirler. Zira Allah herbirine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Nitekim erkekler evin geçiminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı’nın yasasına) boyun eğer ve Allah’ın korumasını emrettiği (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. Allah Yücedir, Büyüktür.”

    *************************
    Arkadaşlar bizim Diyanet İşlerinin bildiğiniz gibi doğru bir tane karar veya açıklaması olmadığı gibi Meali de yüzüne gözüne bulaştırmıştır.. Ben şahsi olarak Diyanet işlerinin yapmış olduğu açıklamaları hiçbir zaman dikkate almadım sizde almayın bence…
    *************************

    İşte Nisa Suresinin 34. ayetinin Diyanet işleri tarafından yapılan meali..

    Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.

    //====>
    NOT : “Onlari çikarin” ifadesi, yanlış olarak “onları dövün” diye çevrilmiştir. “Daraba” kelimesi çok anlamlı bir kelime olup Kuran’da seyahat etmek, dışarı çıkmak, vurmak, dövmek, ortaya koymak, örnek vermek, sorumluluğu kaldırmak, mahkum olmak, kapamak, örtmek, açıklamak gibi çeşitli anlamlara gelir ve kullanılır.

    EMRE BEY OKEY Mİ???rabbin huzur ve adalet sahibidir………………………!!!!

  22. “ayrıca ellerinizi çaprazlama kesiceğim”

    sözü firavunun MUSA ‘YA SÖYLEDİĞİ SÖZDÜR………Buna dikkat etseydin görürdün…!!!!

  23. ayrıca “ellerinizi çaprazlama kesiceğim”

    sözü firavunun MUSA ‘YA SÖYLEDİĞİ SÖZDÜR………Buna dikkat etseydin görürdün…!!!!

  24. arkadaslar..

    C. Taslaman’in Evrim Teorisi, Felsefe ve Din kitabini okuyaniniz varmidir acaba ??

  25. emre peşin peşin söyleyeyim….!!!!

    bir kere asla “siz bile bile kabullenmiyorsunuz “demedim….kabul etmek istemiyorsunuz dedim…sana söyledim arapçayı iyi bilmeden yorum YAPMA diye…..ama dinleyen mi var???kardeşim şimdi senin yapmam gereken şey ÖZÜR DİLEMEK….bende niye hiç karşılaşmadım diyorum???olmayan şeyle nasıl karşılaşıcam….

    gelelim şu kuran daki gramer hatalarına…….

    kardeşim bir dilin başka dile çevrilmesinde tabiiki sorun yaşanır…mesela ingilizcede bir kelime belli bir varlık ise başına “a” veya “an” gelir….bu cümleye “bir” anlamı katar…mesela “a dog” burada bilinen bir köpekten bahsedilir.ama bunun türkçesi “bir köpek” tir…yani bu kimin köpeyi sorusuna verilen ingilizce cevabın türkçe karşılığı “bu benim BİR KÖPEĞİM”dir….burada sanki başka anlamlar katar…arapçayı da bu şekilde çevirince gramer hataları olması çok NORMAL!!!!!bilmem anlata bildim mi???

    boşuna debelen meyin!!!!!kuran mucizevi bir kitaptır….!!!!istersen tekrar bir şey söylede AĞZININ PAYINI VEREYİM…………..ayrıca mantıken de düşünsen bu yanlıştır…önceden hırsızlık yapan bir kişi iki eli kesilmişse ve tekrar hırsızlık yapmaya kalkmışsa….NE OLUCAK…..bu araplar ve onun gibi geri zekalı mahluklara bakma sen…zaten onlar bu şekilde düşünürler…..sanki şiddet çözümmüş gibi gelir….!!!!!!,

    dediğim gibi islamın ondabirini doğru biklmiyorsun…..!!!!

    AYRICA nedir bu “güneşin doğduğu yer” menzusu….
    güneşin doğduğu yer iki boyutlu bir bakış ile ŞAFAKTIR….sen şafağın varlığına inanmıyormusun???emir seyda sende ilk defa tuhaf bir örnek vermişsin….ama tamamen yanlış değil….insan seninde dediğn gibi manevi duygular ile tanrıyı seze bilir………..!!!!!!!!!

    her arapça uzmanı kuran-ı kerim’in ne denli hassas olduğunu bilir..hatta bu nedenle mnüslüman olanlar vaR…..eminim arapça bilsen sende etkilenirdin….ateist,yahudi veya hıristiyanlar bile kuran-ı kerimin ne denli olağan üstü olduğunu BİLİR…..!!!!!!!!!!

    BU ARADA :hala korku imparatorluğunun OSMANLI imparatorluğu ‘mu olduğunu söylemedin……!!!galiba sende yaptığın hatanın farkındasın……bu arada ben sana ALLAH’I İSPAT EDERİM….ama tanrısızlığı ispat edemem…olmayan birşeyin ispatıda OLMAZ,OLAMAZ….bu yüzden seninki her zaman bir düşünce düzeyinede kalıcak….hiçbir zaman ileri gidemez………..!!!!!!

    • Allah aşkına ZİFİRİMİSİN,ALACAKARANLIKMISIN,SULTANMISIN,FATMAMISIN,AYŞEMİSİN,MURATMISIN,KİMSEN NEYSEN,NECİ İSEN YETER ARTIK.Sana yalvarırım arkadaşım şu saçmalığı kes artık.Sen kimle konuşuyorsun,neyi konuşuyorsun,sen yazıyorsun sen cevaplıyorsun VALLAHİ ARTIK BEN SENİN ADINA UTANMAYA BAŞLADIM.Arkadaşım senin hiç gururun yokmu yaHu anla artık kimse sana cevap bile vermiyor sen hala KENDİ KENDİNE GELİN GÜVEY OLUYORSUN,SORU SORUYOR SONRADA KAALE ALAN VARMIŞ GİBİ BİRDE YORUM YAPIP CEVAP YAZIYORSUN.************************++++++++++++++****************************************++++++++++++++++++++++++++++++BEN SENİN AKLINDAN ŞÜPHE ETMEYE BAŞLADIM VALLA.DELİMİSİN NESİN KARDEŞİM SUS ARTIK SUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSS NE OLURSUN YAHU BİRAZ GURUR SAHİBİ OL YAHU……YETER KENDİNE YAZIK ETME ……………………..SUÇLAMADIĞIN ÇATMADIĞIN BİR DİYANET İŞLERİ KALDI SONUNDA ONADAMI ELATTIN.Hem sen kimsin neysinde ARAPLARA çirkin ithamlarda bulunuyorsun beyinsiz herif.PEYGAMBERİMİZ NEYDİ TÜRKMÜYDÜ ODA ARAPDI SEN DAHA KİME HAKARET ETTİĞİNİ BİLMİYORSUN………………………………………………………………………………………………HELAL OLSUN SANA HERKESİ SUSTURDUN YA PES VALLAHİ,PEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEESSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSS TAMAMMI………?????????????????SAYGILARIMLA KENDİNE İYİ BAK HOŞÇA KAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAALLLLLLLLLLLLLLLLLL

      • :)))))))

        :)))) sakin ol mustafa hocam …biz seninle tartışmaya devam edebiliriz . senin gibi akıllı bir müslümanla tartışmak isterim ben … herşeyi kafana takma .zor ama gayret et biraz …

        ayrıoca new atesit o dediğin kitaba bir bakayım tavsiye ettiğine göre iyi bir kitap olsa gerek .ben en son 10 yıl önce bir kitap bitirmiştim sanırım en büyük eksikliğim kitap okumamam , ama zamanım olmuyor ama bir gün düzenli okumayı başaracağım !!… herkesin , her türden kitabı okuması gerek ama ülkemizde bu maalesef büyük bir sorun , ben dahil pek çok kimse kitap okumuyor ,kendimden utanıyorum …ama bu kitap muhtemelen ilgimi çekecek …

      • emre..

        ben bu kitabi buyuk umutlarla aldim… belki evrim teorisi, felsefe ve tanri konularini, birbirleriyle olan alakalarini daha bilimsel bir sekilde anlatiyor diye umitlendim.. 3. bolume kadar felsefe’nin kisa tarihini veriyor… iyi..

        ama 3. bolumden itibaren okuduklarima inanamadim, bu yazilari bir yerlerde hatirliyorum diye dusundum.. evet, Harun Yahya sitesinin okuyormusum gibi geldi bana… yazar nasil olsa Evrim teorisi yanlis ve ateistlerin isidir diye kafasina koymus ya, kendisini dogrulamak icin oyle sacmaliklarda bulunmuski, oyle yanlis bilgiler siralamiski inanamadim.. ayrica verdigi sozumona butun bilimadamlarini listeledim ve hepsini google’dan kontrol ettim, kimlerdir bunlar diye .. hepsininin nbasinda ” cerationist bilmem ne, intelligent design bilmem ne..” diye sifatlari var…::))

        sadece okuyan varmi diye sormustum ? tavsiye etmek amaciyla degil..

      • agzina saglim hocam…!!! ne guzel soylemissin.. banada tercuman oldun..

  26. he! tabi canım gerçek tercümeyi yapmasaydım da bu malum kişi hala alakasız olmayan şeylerşi yazsaydı demi…

    ayrıca ben emreye yada new ateistle uğraşmıyorum…onlarla işim yok!!!!!şu davincinin yaptığı hataları sdöylüyorum…..sıkışınca o bana yorum yapıyor…ben yapmıyayım mı???

    o artistin BÜYÜK ADAM hareketleri umrum da bile değil…..ne halt yerse yesin…tek bir soruma bile cevap veremiyecek kadar bilgisiz.ve doğru bir tercüme yapamıyacak kadar da çaresiz….ASIL BEN KAYDE ALMAM…ama bana karşı yazdığı o yazıya cevap vernek benimn hakkımdır…!!!!!

  27. DİYANET İŞLWERİNİN HATALARI……………

    bir diyanet kesinlikle suçlu…sanırım içlerinden iran veya suudi arabistan kökenli olanlar var…

    kuran ı açarsan oaradada ELLERİNİ KESİN,KADINLARI DÖVÜN yazar…her ülke aynı yazmıyor…..gerçeği aynı arapçası doğru ama çevirisini ellerine gözlerine bulaştırıyorlar….incil in ve tevrat ında
    asıl bozulma sebebi bu……eş sesliler ile eş anlamlılar karışıyor ve alsana kutsal kitap…..zaten yabancılarda kuran -ı kerim okumayı bu yüzden sevmiyor!!!!!

  28. BEN PEYGAMBERE HAKARET Mİ ETTİM?

    emir ben kendi peygamberime hakaret etmedim.ben ülkeye ve yönetenlere ettim.kuran-ı yanlış yorumladıkları için bulundukları durum ortada.beş on tane eş almalar,el kesmeler,asmalar,kırbaçlamalar…sence bunlar onları güzel ve akıllı mı yapıyor?yanıtın bu mu?peygamber efendimizin kurduğu ülkenin binde biri bile OLAMAZ….

  29. türban

    Bir anda aklıma geldi şu türban konusunda yazayım dedim , bunun evrimle bir alakası yok ama olsun yinede :))) bugün sokakta dolaşırken bir bayan gördüm ,üst tarafı SIKMA BAŞ ALT TARAFI İSE SIKMA KOTTU !!!! vücudunun geri kalanıda sıkma idi !!! vede ne acayiptirki başındada sıkma bir türban !!! şimdi birielrinin bu yazı zoruna gidebilir ama insanların dine yada hayata nasaıl baktığını yada BAKTIRILDIĞINI Anlatabilmem açısından bu yazıyı yazmam gerekti ..toplumda artık giderekj serbvestleşme var , 150 yıl önceki gibi insanlar , belli nedenlerden dolayı artık kara çarşaf takmıyor !! o zaman dinin inancın bir gereği olarak kabul edilen çarşaf artık bir çok inanan ve başını örten kii tarafıonda bile bu şekilde algılanmamkta !!! nasıl algılanmakta peki ?? bir moda , yada avanta kapmak için yapılan bir takiyye gösterisi !! içlerinde gerçekten samimi olanlarda vardır ( onalrada bu yazımda değineceğim ) bir kısmıda ne den bunu taktığını bnilmememkte !! üst tarafında çok garip bir şekilde başlanmış bir türban takmakta alt tarafı ise BAŞI AÇIKLARDAN ÇOK DAHA SERBEST !!! hani erbakanın dediği gibi neredeyse eteği ile başını örtecek 1!! sorarsan ona ” beni,m inancım der , takmam gereki,r der ” ama mahalle baskısından yada nedenini bilmediği bir gelenekten bahsetmez !! kaşı gözü dudağı yanakları burnu …açıkta olan bir insanın neden ve niçin saçlartını örtmesinin gerekli olduğunu hiç düşünmemiştir ve kendisine düşündürülmemiştir bu 1!! her tarafını açar ama başını asla !! daha doğrusu saçının telini !! sanırım saçları kapatmak cinsel bir arzu uyandırmamk adına yapılıyor ( aslında kimse neden yapıldığınıda bilmiyor o ayrı konu ) o şekilde birileri söylüyor ,
    bu işin mantığı büyük oranda budur deniyor ama insanın aklına bir soru takılıyor ya arkadaş dudakların kaşın gözün burnun oran buran açıkta cinsel arzu oluşturmuyor sadece saçınmı oluşturuyor ???bu mudur yani ??? eğerki, islam örtünün demişse her tarafını örtmen gerekmezmi ??? bir taraqfların açıkta olacak oralara bir ton boya süreceksin sonrada orda burda türbanı savunacaksın !! bu mudur olay ???bu nasıl bir mantıktır ???örtünüyorsan afganistandanki gibi burka giy de tam olsun !!! o zaman dinimin emri demeye hakkın olur !!! işine gelince dinimin emri ,
    gelmeyince efendim moda !!!! sıkıysa bacım kaşını gözünü dudaklarınıda örtsene !! o ilşine gelmiyor değilmi ?? bu şekilde bir orta yol buluyprsun değüilmi ??* kendini , inandığın allahı , toplumu herkesi kandıorsığını sanıyorsun değilmi ???neye i,nandığını bilmiyorsun , neyte karşı çıktığınıda bilmiyorsun !!SENİ SEN DEĞİL , SENİN BEYNİN DEĞL BAŞKALARININ EMELLERİ YÖNETİYOR !!!! siyaset seni kullanıyor , cumhuriyete karşı seni kullanıyor sen de buna alet oluyorsun !!! adına türban denilen bez parçasını takan bayanlara bir sorun SİZLE HERŞEYİ,NE İDDİAYA GİRMEYE HAZIRIM hiç biri neden taktığını bilmiyor !!! inancında bu varmı yokmu bilmiyor !!!! inancının ne söylediğini bilmiyor ,”!!!! birielri imam hatipler arka bahçemiz diyor , iktidara gelişimiz kanlımı olacak kansızmı diyor ,daha neler neler diyor ..ülkeyi milleti uygarlıktan medeniyetten uzaklaştırmak istiyor ve kullandığıu argümanlşardan biriside bu bez parçası . mesele örtünmek falan değil !! allah kimseye saçınızı kapatın kimseye göstermeyein demez arkadaşlar !!’ eğer allahın öyle bir düşüncesi olsa idi AFRİKADA BELDEN YUKARISI ÇIPLAK OLAN İNSANALRA DERDİ BUNU 1!! ordaki insanlar belden yukarısı çıplak geziyor ona allah göz yumuyor , burada ( yada arabistanda ) birilerinin saçının teli ile bu kadar ilgili oluyor öylemi ???? birileri biz bu örtünme meselesini uyduruverdik demiyorda allah öyle dedi diyor !!! allah senin saçınla başınla neden bu kadar ilgili olsun ???? evreni yaratmıiş sonrada milettin saçıyla başıyla uğraşıyor !! varmı böyle komedi ya ????arkadaşlar neyi anlatmak istediğime geliyorum , işte birileri allahı yanına çekerek bir şekilde din de n inançtan nemalanmak istememkte !! bu tarihin her devrinde oldu !! kimisinin amacı nemalanömak , kimiside samimi bir şekilde bu tuhaflıkları savunmakta !!! aslında din de NEYİN NE OLDUĞUDA MEÇHUL ‘! her kafadan bir ses çıkkmakta neyiğn ne olduğunu kimse bilmemmkte !’!! onun bunun hacının hocanın cemaatin bilmnem şunun bilmem bunun düşünceleri millete DEĞİŞMEZ VE MUTLAK GERÇEKLER OLARAK YUTTURULMAYA ÇALIŞILMAKTA !!!!hani klişe bir laf vardır ya ” anadoludaki insanımız baş örtüsü takar türban değil !! tamamen doğru 1!! onalr için baş örtüsü bir GELENEKTİR , BİR KÜLTÜRDÜR , BİR ALIŞKANLIKTIR !! YOBAZLIKLA FAŞİSTLİKLE YADA ZORBALIKLA BİR ALAKASI YOKTUR O BAŞ ÖRTÜSÜNÜN !!! ayrıca o baş örtüsü kuranda “örtünün dendiği için takılmamktadır !! sadece ve sadece bir alışkanlık bir yaşam tarzı olduğu için takılmaktadır !!! onu takan insanlar üst tarafı sıkma baş alt tarafı sıkma kot olan bir bilinçsiz le yada bir ikiyüzlü ile ( kimileri için geçerli, bu ) aynı kefede değillerdir !!!
    türbanı bir inanç meselesi gibi sunmakta bir yutturmnacadır !!! eğitim seviyesi düştükçe ,dünyayı insnalığı medeniyeti anlayabilme yeteneği düştükçe BU YUTMA OLAYI ARTMAKTA !!! o yüzden ya birileri heralde geleceği garanti altına alma k için 3 çocuk yapın diyor !! EĞİtim yok , sağlık yok , adalet yok , ekonomi bozuk .. ama 3 çocuk !! neden ??? daha kolay güdebilmek için !! bazı şeylerin yaşamaya devam etmesini sağlamak için !!! birielrini kullanabilmek için !!!toplumu bilinçsizce bir şeylere yönlendirebilmek işçin !!! bazen bazı kanallardaki ( dinci kanallar ) bazı programları izliyorum da …çok üzülüyorum çookkk … insanımız o kadar saf o kadar temizki , o kadar cahilki aynı zamanda o kadar yönlendirilebilirki ..dini konualrda kafası karışmış nereye çekersen oraya gidiyor … ee o zaman ne oluyor ?? tabbiki toplum , toplumsal gelişimini tamamlayamıyor !!! yerinde asyıyor yada geriliyor !!!! şimdi evrime geliyorum :)))

    inandığıu dini bile bilmeyen , neden o bez parçasını taktığını bile bilmeyen siyaseti ekonomiyi bilimsel ve teknik gelişmeleri takip etmeyen edemeyen ettirilmeyen etmek istemeyen bir toplum nasıl olurda evrim konusunda olumlu düşünebilir ??? dinini bile bilmeyen bir toplum nasıl olurda evrim kuramı gibi çok yönlü bir kuramı anlayabilecek kapasite ve bilgi birikimine sahip olabilir ???? nasıl bağladım ama :)))) içimden geldi birde bu konu hakkında yazayım dedim …dışarda garip giyim tarzlı insanlar gördükçe bir tuhaf oluyorum :)))) bir gün alt tarafı mini etek , kafası sıkma baş olan birine rastlarsam hiç şaşırmam heralde :)))) YÖNLENDİRİLEBİLEN YÜZEYSEL İNSANLARDAN HER ŞEY BEKLENİR !!!!

    YA unuttum bir de 28 şubat süreci var .hani birileri demokrasi demokrasi diye tutturur ( hani zamanında “demokrasi bizim için amaç değil ARAÇTIR “DİYENLER VARYA !!1 ) SONRADA 28 şubatta başbakanlık binasında CÜPPELİ SARIKLI TARİKAT LİDERLERİNİN NE İŞİ VARDI ??? sorusuna cevap veremezler ya !!! bir de bu nokta var !!! birileri 28 şubat sürecini eleştirir ama TARİKAT ŞEYHLERİŞNİN TAKKELİ CÜPPELİ TEHLİKELİ TİPLERİN NEDEN BASŞBAKANLIK BİNASINDA TOPLANDIĞINI GÜNDEME GETİRMEZ !!!! benim saf halkımda bunu afiyetle yer !!!! işte ülkem insanı bir şekilde kandırılıyor dedim ya …hani kendi ağzı ile zamanında “demokrasi hedefe ulaşmak için kullanılacak bir ARAÇTIR ” diyen şimdide DEMOKRAT İMAJI İLE SAF MİLLETİN OYUNU ALANLAR VARYA !!! işte bu adamlar bu halktan bu derece oy alabiliyorsa evrim bu ülkede nasıl kabullenilebilir ???? yada bu insanlardan evrimi anlamaları nasıl beklenebirlir ??? adam dünyayı , siyaseti, isnanları hayatı anlayamamış ,biz onlardan evrimi anlamalarını bekliyoruz !!!! bunu beklemek demek ,birilerini gerçekten demokrat ve laik sanan halk gibi saftirik olmak demek değilmidir ????? birazcık öz eleştri yaptım …her evrimci ateist arkadaşın yapması gerek bunu !!!
    içimden geldi birazda siyaset yazayım dedim …siyasettede yazacak çok şey var ama neyse …dert adamı söyletiyor işte …bu yazının bir amacıda bizim milletimizin bazı özelliklerini daha iyi anlatabilmektir .hani birielri diyor ya ” halkımızın yüzde bilmem kaçı evrim kuramına karşı ” diye … halk nhe biliyorki, halk doğru karar verebiliyormuki bunu bir övünç kaynağı olarak görüyorsunuz ??? bence bu tablodan UTANILMASI GEREKİR !!! cahil insanlar arasında kabul görmektense , akıllı insanlar tarafından reddedilmeyi tercih ederim ben !!!

  30. emre önemli olan başında ne olduğu değil BAŞININ İÇİNDE (BEYNİNDE) NE OLDUĞUDUR….

    bazı kişiler gerçekten neden başını kapattığını dahi bilmez.çok haklısın.ama isteyene de karışılamaz.bu yazı sana karşı değil ama iletmek isterim…

    türkiye’ de mahalle baskısı YOKTUR.AMA AİLE BASKISI VAR.ama bunun bilgili olmakla ALAKASI YOK.!!!!etrafına bakarsan çok iyi eğitim görmüş başı kapalı insanlarıda görebilirsin…

  31. HERKEZİN BAYRAMINI ateistlerin isee tatilini kutlarım…

  32. çok güzel böyle devam edin…………….!!!!

    evrimciler kusur yapar mı?evrimciler haklı evrimciler akıllı onlar bilim adamı!!!ama kezban?kezban ne anlar demi?kezban bilgisiz kara cahil demi?acaba senin evrimin neden eşitlik sağlamamış?evrim adalet demi?evrim NAZİLERİN POLİTİKASI değil demi?

    kezban okursa evrimci,okumazsa müslüman demi?bırakın !!!!bu avuntudan başka neyiniz var?sanki her profössör,her nasa mühendisi ,her doktor,her avukat,her bilmem ne EVRİM TARAFTARI DEMİ?okuyan insan başka demi?sen çok mu zekisin?sen kör değilsinde ,nasa kör değilde geriye kalan bilmem kaç milyar insan KÖR değil mi?

    ama onlar okumamış he?düşünmemiş he?ONLARIN SEÇİM HAKKI YOKTUR HE?

    bu düşünce neye yarar.evrimde bir inanç mevzusu!kimisi ateist kimisi yaratılış taraftarı!!!!!sadece canlılar üzerindeki benzerlikten yola çıkarak düşünmek BİLİMSELLİK ÖYLE Mİ?savaş ve anarşi DİĞER ADI TABİİ SELEKSİYON muhteşem ve ahenkli bir düzene ,,,barışa ve huzura sebep oluyor öyle mi?

    bir iki geri zekalı ,,,tutmuş dininin dışına çıkmış bilmem deniz feneri yok mercimek davası ……….sanki bunları ortaya atan babam!!!sanki bunları söyleyen ben….sanki bu günkü şeriat kanunlarını yalandan uyduran BABAMDI(!)

    ooooooooooooooooo!!!!beyfendi bu şekilde örnek vericeksek ben sana NAZİLERİ VE ONLARIN YOLDAŞLARINI,ergenekonu,pkk’yı v.s. adını saymadığım onbinleri söylerim….ayrıca bunlar yüzünden ölen insanları,mağdurları boşa giden paraları SAYMIYORUM!!!!!

    SEN ŞARTLANDIRILMIŞSIN!!!!

    buraya gelip saçma sapan insanları gösterip “işte müslümanlık böyleédiyorsun…..sanki karşında çocuk var.kezban da bilgi yoktur ama kezbana birşeyler gösteren yine siz olamazsınız.!!!!

    o kezbana ateistlik sonucu olacakları anlatçak mısın?yok yok ben sana ataistliği anlatarak inanç saygısızlığı yapmak ve senin gibi olamam.zaten da vinici ‘ye dava açmayı düşünüyorum…dine hakaretten dolayı.zaten çoğu blog kapatılmış.dur bakıyım hala safsata mı diyor?******hııııııııııııııııııııııııııııııııııııııımmmmmmm*****EVET hala safsata diyor…tam anlamı ile rezillik.

    sen bunları daha açıklayamıyorsun!!sana Kuran-ı kerim’ de ” karılarınızı dövün” yok diyorum ama nerede ……benim arapça bilmez ,bildiği ni yanlış yorumlayan kardeşim bunu dikkate alır mı?hala saçma sapan bu komediyi sürdürür….kulaklarını kapıyor işte,bir de ağzından düşmeyen o laf “BİLİMSEL KONUŞ” BE MAHLUK NE DİYEYİM.???
    ATOMLAR KARIŞTI ODUN BALIK OLDU MU?bunu istiyorsan söyleyeyim.sanki yoktan patlama çok MANTIKLI VE BİLİMSEL.öyle mi?al sana bilmim bittiği yer.yoktan nasıl patlama olmuş?akıl almaz demi.ama gel gelelim balığın odundan olmasına inanmıyorsun!!!

    oy oy oy!!!siz daha debelenin.neymiş efendim 1400 yıllık birşeymiş.her seferinde yenilensin mi istiiyorsun.suç sende o zaman NİYE KAÇ MİLYAR YILDIR AYNI DÜNYA DA YAŞIYORUZ.???bazı şeyler değişmez.!!!!bazı şeyler his edilir.bazı şeyler inalınır.ama çağımızda big bang gibi bir kaynak ve onu takip eden HARİKALAR VE MUCİZELER VAR!!!!

    ama gel gelelim benim insanım ne anlar?adam tutturmuş bir bilim!!!sanki kendi düşünceleri çok bilimsel…sanki ben kezsbanım sanki ben ahmet amcayım(!)ad değişince pek bir şey değişmiyor ama neysa kalın sağlıcakla..

  33. 1500 Yıllık Ayakkabı

    Eskişehir’in Han ilçesindeki ”Yeraltı Şehri Kazısı”nda 1500 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bir çift deri ayakkabı gün yüzüne çıkartıldı

    ESKİŞEHİR (A.A) – Kazı çalışmalarını yürüten Anadolu Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Alp, Han’daki kazılara 2004′ten beri devam ettiklerini belirterek, kazılar sırasında bazen kendilerini bile şaşırtan eşyalar bulduklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Alp, şöyle konuştu:

    ”Kazılarda açılmamış mezarlara rastlıyoruz. Bu yılki kazılarda bir mezardan yaklaşık 1500 yıllık olduğunu düşündüğümüz deriden yapılmış bir çift ayakkabıya rastladık. Ayakkabı kalıntılarına ülkedeki arkeolojik kazılarda pek rastlanmıyor. Çünkü, ayakkabı deriden yapıldığı için çabuk bozuluyor. Bu ayakkabılar o dönemin günlük yaşamına ve giyim tarzına ışık tutacak. Ayakkabıları parçalı bir şekilde bulduk. Ülkemizde deri konservasyonu konusunda yetişen bir uzman olmadığı için şimdilik çıkarıldığı gibi muhafaza ediyoruz. Ülkemizde Roma ve Bizans dönemine ait kumaş ve deri parçaları çok iyi bilinmiyor.”

    Yrd. Doç. Dr. Alp, deri ayakkabıların havayla çok fazla temas etmediğinden günümüze kadar iyi korunduğunu anlatarak, ”ayakkabı bir yetişkine ait olmalı. Günümüze göre yaklaşık 42 numara bir ayakkabı. Dikişleri ve bağcık delikleri belirli bir şekilde görülüyor” dedi.

Yorum Yapın